Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Abdulkadir Aksu'nun Basın Toplantısı
AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı, Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Sayın Abdulkadir Aksu'nun Konya İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında şöyle konuştu:
Değerli Basın Mensupları
Güzide şehrimiz, Konya'mızda aranızda olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ederek toplantıma başlamak istiyorum.
Herkesin, fiziki olarak doğduğu yerin, memleketinin yanında, manen kendisini ait hissettiği yerler vardır.
İşte Konya benim için böyle bir şehirdir.
Konya'nın Tozunda, toprağında, doğasında ve insanında bana huzur veren sayfalar vardır.
Konya tüm insanlığa kucak açan, istisnasız tüm insanlara "gel" diyen Mevlana'mıza bağrını açan ve ona "gel" diyen bir yerdir.
Tarih boyunca; Bağrında yaşattığı birbirinden kıymetli medeniyetlerle, düşünürlerle, müstesna insanlarla adeta tek başına ve üstelikte halen canlı bir tarih kitabı gibidir.
Bürokrasi ve siyaset hayatımda Konya'dan aldığım o ilham her zaman yolumu aydınlatmıştır.
Burası ışığın merkezidir, hoşgörünün, huzurun ve barışın mekanıdır.
İçinden geçtiğimiz bugünlerde; muhalefet partilerimiz başta Sayın Bahçeli olmak üzere kendisini kaybedenlere, düçar oldukları eksiklikleri gidermeleri için, ruhen içine düştükleri depresyondan çıkabilmeleri için verebileceğim en değerli tavsiye; bir an önce her ne yapıyorlarsa bırakıp Konya'ya Mevlana'ya gelmeleridir.
Belki bu kutlu şehrin havası, iklimi onları içine düştükleri çelişkilerden, çarpıklıklardan çıkarmaya yetebilir.
Ayrıca kitle siyaseti yapmak yerine kimlik siyaseti yapmayı tercih eden, bugüne kadar defalarca girdikleri çıkmaz sokaklardan bir türlü çıkmayan, çıkamayan, son günlerde ise yeni bir sayfa açmak istediklerini söyleyenlere de tavsiyem yine Konya üzerinden olacaktır.
Bu cennet vatanın bir kısmı için değil, bütünü için siyaset yapsınlar.
Türkiye bilinciyle ve hassasiyetiyle hareket etsinler.
İstikbale giden yol milletimizin birliğinden, beraberliğinden, kardeşliğinden geçmektedir.
Kim bu yolda taş üstüne taş koyarsa bizi yanında bulur.
Kim ezberlenmiş sloganlarla, dümeni kilitlenmiş rotalarla yapmaya değil, yıkmaya soyunursa da bizi karşısında bulur.
Mesajım Konya üzerinden olacak demiştim. Mevlana'mızın sözleri burada da bize ışık tutuyor.
"Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş
Dünle beraber gitti cancağızım ne kadar söz varsa düne ait,
şimdi yeni şeyler söylemek lazım"
Herkesin bu kapıdan alacağı dersler var; Çünkü bu kapı ümitsizlik kapısı değildir.
Değerli Basın mensupları
Her şey, herkesin gözü önünde yaşanıyor. AK PARTimizin hangi zorlukları, hangi engelleri aşarak memleketi düze çıkardığı artık çok daha iyi anlaşılıyor.
Açıkça ortaya çıktı ki ülkemizde sadece ekonomik problemler yoktu.
Bir zihniyet problemi de vardı.
Bu "sorunlu zihniyetler"; Aziz Milletimizi, şahsiyeti olan bir varlık olarak görmek yerine, "hakkında karar alınan", "yönlendirilen", "sınırlar içinde hareket etmesine izin verilen", "nasıl düşünebileceği", "ne kadar ifade edebileceği" ve "neye inanacağı" tespit edilmesi ve ölçülenmesi gereken bir kitle olarak gördüler.
Milletimiz seçimden seçime zoraki hatırlanan, gelecekleriyle ilgili alınan kararlarda dışlanan, özgürlükleri idarecilerin "lutfuna" tabii olan, dar görüşlü vizyonsuz zihinlerin diktikleri dar elbiseyi giymeleri beklenen bir halde, karanlık güçlerin ve ekonomik krizlerin darbeleri arasında inim inim inliyordu.
AK PARTi olarak işe milletimizin hayat standartlarını yükseltecek önlemleri alarak başlattık.
Devletin hazinesine uzanan elleri kırdık, hortumları kestik.
Milletin üzerine gölgesini düşürenleri ışığımızla uzaklaştırdık.
Kaynakların adil ve verimli kullanılmasını sağladık.
Anadolu'nun sadece külfet çeken bir yer değil, nimetten de faydalanması için ne gerekiyorsa yaptık.
Sadece ekonomik değil, demokratik standartları da yükselttik.
Rahmetli Özal'ın da yapmaya çalıştığı düşünce, inanç ve teşebbüs hürriyeti önündeki tüm engelleri kaldırmaya başladık.
Gözümüzü budaktan esirgemedik.
Milletin geleceğine tuzaklar kuranların tuzaklarını başlarına yıktık. Milletin gücünü, istikbalini emmeye alışan "keneleri" yerlerinden kazıdık.
Kaos tacirlerinin mallarını ellerinde patlattık.
Bu yapılanlar elbette ki birilerini rahatsız etti.
Fincancı katırları ürktüler ve gürültü çıkarmaya başladılar.
Memleketi girdiği istikrardan çıkarmak için her türlü entrikayı çevirmeye başladılar ve bunu hala da sürdürüyorlar.
Işık altında, aydınlıkta deşifre oldukları için karanlığı geri getirmek istediler.
Ancak Buradan sesleniyorum, sular geriye akmaz.
Artık rüyalarında dahi Türkiye'mizin geriye gittiğini göremeyecekler.
Bu ülke birliğiyle, beraberliğiyle, kardeşliğiyle her türlü entrikayı boşa çıkaracak ve geleceğe emin adımlarla yürüyecektir.
Değerli Basın Mensupları
Hani bir söz vardır; "güler misin, ağlar mısın diye"
İşte bizim muhalefetimizin hali de böyle..
Siyasetteki pozisyonlarını "ne söylendiğine göre değil de, kimin söylediğine göre alan bir muhalefetimiz var...
Öyle bir muhalefete sahibiz ki; Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde; Peygamberlik müessesesini günlük siyasi polemik malzemesi yapabilecek kadar saygısız ve pervasız hareket edebilen, Sayın Başbakan'ın değerli eşi hanımefendiye dil uzatarak aile mahremiyetini ayaklar altına alan, karşılaştığı zorluğu, ayıbı, haksızlığı alay konusu yapmaya yeltenen, buna cüret eden bir muhalefetimiz var..
"Yazıklar olsundan başka" söylenebilecek bir söz var mı?
Mevlana'mız zaten hakikati şu sözlerle ortaya koyuyor:
"İnsanoğlu dilinin altında gizlidir, dil can kapısının perdesidir. Rüzgar perdeyi kaldırdı mı ne var belirir bize" . Herkes seviyesini yansıtır.
Yine Mevlana'mızın;
"Kuzgun bağda kuzgunca bağırır, ama bülbül kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç" demesi misali...
Biz bu milletin kendisi olmaya, sesi olmaya, şiiri olmaya, türküsü olmaya devam edeceğiz.
Değerli Basın Mensupları
Ancak Aziz Milletimizde çok iyi biliyor ki;
Bunlar sadece AK PARTiye değil, değişime de muhalifler.
Sadece AK PARTiye değil, zamana da muhalifler, geleceğe de muhalifler...
A'dan Z'ye yapılan her işe peşinen muhalifler.
Çetelerle, Darbecilerle mücadele ederiz, Muhaliftirler...
Daha fazla demokrasi deriz, Muhaliftirler
Milli birlik ve Kardeşlik projesi deriz, Muhaliftirler...
Avrupa Birliği'nden tarih alırız. Muhalefet ederler.
Hatta Antalya Milletvekilimiz Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa Parlamentosun da Meclis Başkanlığına seçilir, yedi kat yabancı oy verir, ama bir bakarsınız ki bu arkadaşlar yine Muhaliftirler.
Müzmindirler, muhaliftirler.
Komşularla sıfır sorun olsun deriz; muhaliftirler..
Komşularımızla kavga etmek yerine ticaret yapalım deriz, yine muhalefet ederler.
Başı dik, alnı açık, onurlu dış politika izleyelim deriz, korkarlar ve muhalefet ederler.
Çok iyi bilinmelidir ki;
Biz bu muhalefetin kafasına göre bir iktidar olmamaya karalıyız.
Biz milletimizin ideallerine göre hükümet olmaya devam etmeye kararlıyız.
Hiçbir odağın, mihrakın ve lobinin bizi yolumuzdan döndürmesine izin vermeyeceğiz.
06.02.2010