|

Başbakan Yıldırım, Gençlik Kolları Büyük Türkiye’nin Güçlü Gençliği Gelişim Kampı‘nda konuştu

Başbakan Yıldırım, "AK Parti demek, memleket zordaysa, milletin ayağa kalkması gerekiyorsa, en önde giden teşkilat demektir. O gün şehadet şerbetini içen gençler arasında AK Parti Gençlik Kolları'nın mensubu 12 kardeşimiz var." dedi.

Başbakan Yıldırım, Kızılcahamam ilçesinde bir otelde düzenlenen AK Parti Gençlik Kolları Gelişim Kampı'nda yaptığı konuşmada, 1 milyon 700 bin genci bünyesinde bulunduran AK Parti Gençlik Kolları’nın her geçen gün büyümeye ve  kendini yenilemeye devam ettiğini belirtti.

Yapılan çalışmalarla gençlerin fikir dünyasının daha da zenginleşeceğini, Türkiye’nin meseleleriyle ilgili donanımlarının artacağını ifade eden Yıldırım, gençlerle birlikte olmaktan mutluluk duyduğunu bildirdi.

Gençlere bakarken Türkiye'nin aydınlık yarınlarını, parlak geleceğini gördüğünü vurgulayan Yıldırım, "Sizler, hayalini kurduğumuz mutlu, gelişmiş Türkiye'nin umudusunuz. AK Parti olarak biz sadece yaşadığımız coğrafyanın sorumluluğunu taşımıyor, geniş bir coğrafyanın sorumluluğunu da taşıyoruz. Her nerede olursa olsun bütün gençler, insanlığın gelecek umududur. Sizleri geleceğe hazırlamak Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin en önemli ve öncelikli görevidir. Sizler hafta sonu tatillerinizi bir kenara bırakarak, düzenlenen bu çalışma programına 81 ilden akın akın geldiniz. Bu bir dava şuurudur, parti bilincidir." diye konuştu.

Yıldırım, gençlere yönelik çalışmaların Erzurum, Afyonkarahisar, Kahramanmaraş ve Kızılcahamam'da 8 haftadır devam ettiğini, kalan son iki eğitimin de bugünlerde tamamlanacağını belirterek, çalışmalarda emeği geçen AK Parti Genel Merkez Gençlik Kolları Başkanı Melih Ecertaş ve çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.

15 Temmuz gününü ve gecesini çok iyi hatırladıklarını vurgulayan Başbakan Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti:

"15 Temmuz, ülkemizin karanlık bir girdaptan milletimizin cesareti, feraseti ve basiretiyle kurtulduğu gündür. AK Parti davasının kurucu Genel Başkanı, liderimiz Türkiye sevdalısı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara inen, en önce meydanları dolduran sizlerdiniz gençler. Gençleri sürekli tenkit ettiler, 'gençler apolitik, Türkiye’nin sorunlarına Fransız’ dediler. Gençlere çok şey söylediler ama o gençler 15 Temmuz'da Türkiye'ye sahip çıktılar, alçaklara bu ülkeyi teslim etmediler. Gençlere öncü olan sizlerdiniz."

Darbe girişimi esnasında, saat 22.30’da Melih Ecertaş’ı aradığını ve "Melih hazır olun, teşkilatını hazırla. Cumhurbaşkanımız ile konuştuk, direneceğiz, ölümüne direneceğiz, hiçbir kimseye hiçbir haine bu bayrağı teslim etmeyeceğiz" dediğini anlatan Yıldırım, şunları kaydetti:

"Melih kardeşim de 'Biz hazırız Genel Başkanım, her an meydanlardayız' dedi. İşte AK Parti şuuru bu. AK Parti demek memleket zordaysa, milletin ayağa kalkması gerekiyorsa, en önde giden teşkilat demektir. O gün şehadet şerbetini içen gençler arasında AK Parti Gençlik Kolları'nın mensubu 12 kardeşimiz var. Bütün şehitlerimize, gerek vatanın savunması için, gerek 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün defedilmesi için hayatını seve seve veren bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Mekanları cennet olsun. Gazilerimize acil şifalar, hayırlı uzun ömür diliyoruz."

Yıldırım, 15 Temmuz gecesi, FETÖ'nün darbe girişimiyle Türkiye'yi karanlık günlere götürmek isteyenlerin heveslerinin kursaklarında kaldığını belirtti.

Millet olarak verilen mücadelenin demokrasi tarihine altın harflerle yazıldığını vurgulayan Yıldırım, "Milli Güvenlik Kurulu'muzun aldığı kararla ve Bakanlar Kurulu'muzda vereceğimiz kararla 15 Temmuz, Şehitler ve Demokrasi Günü olarak her yıl kutlanacaktır. 15 Temmuz artık resmi bir bayram haline gelmiştir." diye konuştu. 

Başbakan Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti:

 "15 Temmuz asla unutulmayacak, asla unutturulmayacaktır. Bugünlerde sürekli olarak, 'İkinci darbe yapılacak', 'Daha bitmedi', 'Yeniden geleceğiz' deniyor. Geleceğiniz varsa göreceğiniz de var. Bunlar, bu alçak FETO terör örgütünün tezviratlarıdır. Topluma, millete korku salmak, huzuru bozmak, tedirginlik oluşturmak için tezgahladıkları kara kampanyalardır. Milletimiz asla buna itibar etmesin ama rehavet de yok. Gece gündüz de her şeye hazır olacağız. Bu gençlikle hazır olacağız, AK Parti gençliği ile hazır olacağız, sizlerle hazır olacağız. Milletin nerede olduğunu bu hainler gördüler. 15 Temmuz gecesi milleti gördüler. Sevgili gençler, o gece Türkiye'nin bütün minareleri ezanlarla, selalarla inledi. O gece, Türkiye'nin bütün meydanları, genciyle, ihtiyarıyla, kadınıyla, erkeğiyle doldu taştı." 

BU MİLLETİN ÖNÜNDE ŞAPKA ÇIKARILIR

Bütün vatandaşların 15 Temmuz gecesi Türkiye'yi savunmak için akın akın meydanlara koştuğunu anlatan Yıldırım, şehit olanların "Ya istiklal ya ölüm" diyerek gözlerini kırpmadan toplara, tüfeklere, kurşunlara meydan okurcasına direndiğini kaydetti. 

Yıldırım, şehitlerin arasında ömrünün baharındaki 15-16 yaşında gençlerin de bulunduğunu anımsatarak, "Kimisi Kars'tan, kimisi Diyarbakır'dan, kimisi Bursa'dan. Hepsi bu mübarek Anadolu topraklarından. Doğdukları şehirler farklıydı ama gönülleri hep aynıydı. Hepsinin tek bir amacı vardı. O amaç da vatanı savunmak, ay yıldızlı bayrağı hainlere teslim etmemekti." ifadelerini kullandı. 

Başbakan Yıldırım, "Bu darbeyi tezgahlayan hainler zannettiler ki bu vatan evlatlarını korkutacak... Sayın Cumhurbaşkanımızın, hükümetimizin korkacağını, darbe sesi duyunca şapkasını alıp kaçacağını zannettiler. Ama onlar bilemedi ki darbeyi görünce şapkasını alıp giden değil, darbeye darbe vuran, bu milletin önünde şapkasını çıkaran yöneticiler vardı."  diye konuştu.

Yıldırım, "Bu milletin önünde şapka çıkarılır. Çünkü, bu millet Türkiye'nin kaderini değiştiren millettir. O gün, o gece Cumhurbaşkanımızla telefonla görüştük ve bir şeye karar verdik. Biz yola kefenimizi giyerek çıktık, 'ölmek var, dönmek yok.' Biz, 'Milletin emanetine asla halel getirmeyeceğiz, ihanet etmeyeceğiz." diye ahitleştik. Şükürler olsun ki hainler, millet iradesi karşısında kısa sürede diz çöktüler. Şimdi artık zaman, bunları bünyeden temizleme zamanıdır. Devletin içinden, ticaretin içinden, siyasetin içinden, her yerden bu hainleri söküp atacağız. Hiç kimse, mağdur edebiyatı yapmasın. Milletin mağduriyetini görmezden gelip, FETO'culara sahip çıkarak mağdur edebiyatı yapanlar, asla ve asla bu millet tarafından hoş görülmeyecektir. İşin başında söyledik kardeşlerim. Kılı kırk yaracağız. Yaşla, kuru bir arada yanmayacak. İntikam duygusuyla değil, adaletle hareket edeceğiz. Bütün bunları söyledik. Buna rağmen, hataların olabileceğini de öngörüyoruz ancak hata yapmayacağız diye hiçbir şey de yapmayacağımızı kimse bizden beklemesin. Öfkeyi bir kenara bırakarak, hukuk çerçevesinde hareket ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Başbakan Yıldırım, AK Parti'nin siyasetteki varlık sebebinin demokrasiyi ve hukuk devletini eksiksiz olarak hayata geçirmek olduğunu belirterek, 15 yılın böyle geçtiğini, bundan sonra da böyle devam edeceğini ifade etti. 

Partinin kuruluşunda "Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" diyerek yola çıktıklarını, geçen 15 yılda AK Parti'nin yaptıklarını herkese anlatma görevinin de gençlere düştüğünü vurgulayan Başbakan Yıldırım, gençlere  şöyle seslendi:

"Türkiye'nin her köşesinde, vatandaşlarımızın yaşadığı her yerde mutlaka AK Parti'yi, AK Parti'nin davasını, AK Parti'nin Türkiye'ye olan sevdasını anlatacaksınız. Herkese yılmadan, yorulmadan anlatacaksınız. Bu toplantıları AK Parti şuurunu, AK Parti'nin takım ruhunu geliştirmek için yapıyorsunuz."  

 AK Parti'nin 15 yıllık iktidar döneminde Türkiye'nin kalkınmasını sağladığını, bunun anlaşılması için 15 yıl önceki yolların, hastanelerin, okulların ve şehirlerin bugünle karşılaştırılması gerektiğini anlatan Yıldırım, "Bir Türkiye'yi üç Türkiye yaptık. Türkiye'yi üçe katladık. Yollarıyla, hastaneleriyle, okullarıyla, dünyaya dudak uçuklatacak büyük projeleriyle, Türkiye'ye çağ atlatan partinin adı AK Parti'dir." diye konuştu.

Başbakan Binali Yıldırım, tüm bunları "Sütliman" bir ortamda gerçekleştirmediklerine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Bunları yaparken zannediyor musunuz ki her şey sütlimandı, önümüzde kimse yoktu, her şey rahattı, maalesef öyle olmadı. İlk iktidara geldiğimiz andan itibaren darbe heveslileri, vesayet odakları hemen harekete geçti. Tek başına iktidar olmuşuz. 'Tek başına iş başına' demişiz, meydanlara düşmüşüz, millet de bize güvenmiş 3 Kasım'da tek başına iş başına geçirmiş. Ankara'ya geldik, işe başladık, ortaklarımız peydah oldu. 'Siz neredeydiniz kardeşim? Seçim meydanlarında biz sizi görmedik'. Ama o gelenekmiş, Ankara'ya gelince gizli ortaklar varmış. Biz 'Kardeşim, yağma yok, biz senedi milletten aldık, hesabı millete veririz. Hadi oradan' dedik. Eski alışkanlıkları elinin tersiyle iten, milletten başka irade tanımayan partinin adı AK Parti'dir. Bunlar boş durmuyor, bir yandan kapıdan kovuyorsunuz, bacadan girmeye çalışıyorlar. Bu kötü bir alışkanlık, darbe alışkanlığı kötü bir alışkanlık. Ne yazık ki bizim yakın siyasi tarihimizde çokça rastladığımız kötü bir alışkanlık."

KADROLU VESAYETÇİ HUKUKÇULAR, HER DÖNEMDE İŞ BAŞINDALAR

Türkiye'de 27 Mayıs 1960'da darbeyle Demokrat Parti'nin iktidardan indirildiğini, 1971'de muhtıra verildiğini, 1980'lere gelindiğini, 12 Eylül darbesinin, 1990'larda 28 Şubat'ın yaşandığını anımsatan Yıldırım, AK Parti tek başına iktidar olduğunda "Artık vesayet odakları yok oldu" derken, "Cumhurbaşkanı seçebilmek için Meclis'te 367 milletvekilinin hazır olması gerekir" kararının alındığını kaydetti.

Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti:

"Cumhuriyetin ilk yıllarında 230 ile cumhurbaşkanı seçiliyor, AK Parti iktidarında çok bilmiş hukukçular yeni bir icat buldular, 367. Onlar kadrolu vesayetçi hukukçular, her dönemde iş başındalar. Ne o, 'AK Parti cumhurbaşkanı seçemez.' Kim dedi? Kardeşim, milletin sözünün üzerine söz olur mu? Millet bir şey dediyse, herkes selam duracak, bitti. Ne oldu? 'Öyle mi diyorsunuz, hadi buyurun meydana'. Gittik millete sorduk, millet de cevabını verdi, 'Siz mi seçtirmiyorsunuz, biz seçiyoruz, biz' dedi.

Bu millet hep yanlışı düzelten bir millet olmuştur. Kim yanlış yapmışsa, o yanlışı düzelten hep millet olmuştur. Ama millet ilk defa 15 Temmuz'da başka bir şey yaptı. Yanlışları millet hep ilk seçimde düzeltiyordu. Yanlış yapılıyor, ses etmiyor, bekliyor, bekliyor, seçim geldiğinde hesabı görüyor, yanlış yapanları kenara atıyor. Ama 15 Temmuz'da millet 'Haddi aştınız. Seçimi bekleyecek hal yok, acil operasyon lazım' dedi. Seçimi beklemeden, o gece hesabı gördü. Hepsinin, darbecilerin birer birer hesabını gördü."

DAHA BÜYÜK BİR HAMLE YAPMAYA KARAR VERDİLER

AK Parti'ye 2008'de kapatma davası açıldığını anımsatan Başbakan Binali Yıldırım, tek başına iktidar olmuş, sorunları çözen, milletin desteğini almış bir partinin hedef alındığını, herkesin kararı büyük bir şaşkınlıkla öğrendiğini kaydetti.

Yıldırım, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:  

"Ben o gün bir resmi ziyaret için yurt dışındaydım. Muhatabım duymuş, bana söyledi, 'Bu bir şaka olmalı herhalde, doğru mu?' dedi. 'Maalesef doğru' dedim. 14 Mart 2008. Cumhurbaşkanı seçiminde sonuç alamayanlar, bu sefer daha büyük bir hamle yapmaya karar verdiler. Orada da başarılı olamadılar. 

O kapatma davasında siyasetten men edilecek 71 kişilik o önemli listenin içinde ben de vardım. O benim için bir şeref listesidir. Listenin başında Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları. 15 Temmuz'da da aynı liste var, yine listede Recep Tayyip Erdoğan ve diğer arkadaşları."

Gençlerden, bir yandan millete hizmet etmelerini, milletin dertlerini, sorunlarını çözmelerini, diğer yandan da vesayet odaklarını temizlemelerini isteyen Yıldırım, "Artık hiçbir şey olmaz demeyin. Çünkü bu topraklar çok dinamik, bu bölge üzerinde hesabı olanlar çok. O yüzden uyanık olmak mecburiyetindeyiz. Her an her şeye hazır olarak hedeflerimizden zerre kadar sapmadan, yorulmadan yolumuza devam edeceğiz." diye konuştu.

FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişiminin geride kaldığını ve 15 Temmuz'un doğurduğu kötü sonuçlardan süratle kurtulmak gerektiğini vurgulayan Başbakan Yıldırım, bunun için yoğun bir şekilde çalıştıklarını bildirdi.

BİZİM HEDEFİMİZ İHANET EDENLERLE, BİZİM DERDİMİZ HAİNLERLE

FETÖ'nün amacına ulaşamamasının ardından işi Bölücü Terör Örgütü'ne (BETÖ) devrettiğini  anlatan Yıldırım, "FETÖ 15 Temmuz'dan önce başarılı olamadığı için BETÖ'ye dedi ki 'bizim işler ters gitti, bize bir el atın. Siz terör faaliyetlerini artırın, biz size ne istiyorsanız yapacağız." ifadesini kullandı.

Başbakan Binali Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti:

"Ey bacılarım, kardeşlerim verdiğiniz himmet paraları terör olarak dönüyor, terörün insanları öldüren kaynağı olarak dönüyor. Artık bırakın bu hainlerin peşinden gitmeyi. Cumhurbaşkanımız bunları üçe ayırıyor. İbadet edenler, ticaret edenler ve ihanet edenler. Bizim hedefimiz ihanet edenlerle, bizim derdimiz hainlerle, bizim derdimiz sizin ibadet diye verdiğiniz o paraları, oraya buraya peşkeş çekip ticaret adı altında millete doğrultanlardan hesap sormak. Yoksa dişinden tırnağından artırmış, çocuklarımız, gençlerimiz geleceğe daha iyi hazırlansın diye o halis duygularla yardım eden, himmet eden, kurban bağışlayan, burs veren, dinini diyanetini öğrensin diyen okullarına gönderen temiz, masum vatandaşlarımızla bizim işimiz yok. Onlar bizim başımızın üstündedir. Bizim derdiğimiz bunların bu güzel duygularını sömürerek, dini duygularımızı istismar ederek, hainlerle, Türkiye düşmanlarıyla iş birliği yapan FETÖ terör örgütüyledir. Onun için bize hiç kimse siz masum insanlarla uğraşıyorsunuz demesin."

HİÇ KİMSE BİZE DERS VERMEYE KALKMASIN

FETÖ'nün kapalı bir örgüt olduğunu, bu nedenle de örgütteki ilişkileri ortaya çıkartmanın çok kolay olmayacağını vurgulayan Yıldırım, "En yakınınızda olabilir. Damarlarınızın içerindeki mikroptur bunlar. Bu mikropları tek tek bulup çıkartacağız, vücudumuzu temizleyeceğiz. Bunun için hiç kimse bize ders vermeye kalkmasın. Dostlarımız darbeyi bir kenara bıraktılar, 'ama bunları fazla hırpalamayın'… Kardeşim yaşananları gördün mü, bu milletin halini gördün mü, çocukların halini gördün mü?" dedi.

Başbakan Yıldırım, AK Parti'nin gençler için seçilme yaşının düşürülmesi başta olmak üzere, çok şeyler yaptığını anımsatarak, üniversiteye girişteki kat sayı engelini ve üniversite harcını birinci öğretimde tamamen kaldırdıklarını belirtti.

Bütün illerde üniversite açıldığını, üniversiteye girişteki haksızlığı sona erdirdiklerini, katsayı zulmünü bitirdiklerini ifade eden Yıldırım, üniversite öğrencileri ve gençlere verilen destekleri anlattı.

Gençlere, "Eğer Türkiye'yi geleceğin en önemli güçlerinden biri haline getirmek istiyorsak, bunun yolu teknolojiden, bilgiye sahip olmaktan geçiyor. Bilgiye sahip olan, bilgiyi üreten, bilgiyi kullanan ülkeler bir adım öne geçiyor. Artık top, tüfek, tank değil bilgi iş görüyor. Güç bilgidir. Onun için bilgi toplumu olma yolunda çok daha büyük gayret göstermemiz gerekiyor." diye seslenen Başbakan Yıldırım, hükümet olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da gençlerin önünü açmaya devam edeceklerini vurguladı.

SABIRLA KORUK ÜZÜM OLUR

Türkiye'yi bilgi toplumuna dönüştürecek her projeye destek vereceklerine işaret eden Yıldırım, "Kendinizi geliştirirken diğer yandan da siyasete aktif katılımlarınızı devam ettirmenizi istiyorum. Bilimde de siyasette de tarihte de sosyal ilişkilerde de iletişime açık, donanım sahibi gençler olarak yetişmeniz biçim çok önemli. Ancak hayatın en önemli gerçeklerinden birinin sabır olduğunu unutmayın. Sabırla koruk üzüm olur. Sadece hissiyatla, sadece duygularınızla değil, bilim çağında aklınızla mukayese gücünüzle, analiz yeteneğinizle kabiliyetinizi artırarak var olmaya devam edebilirsiniz. Dar alanda oynanan oyunlar, kısır düşünceler, boş tartışmalardan daima uzak durun. Bu ülke sabırla sizin yetişmenizi, emaneti devralmanızı bekliyor. Sizden öncekiler birçok yanlışla yüzleşti, sayısız yanlışlarla sınandılar, sizin ve sizden sonraki nesillerin bu tür yanlışlarla sınanmaması için var gücümüzle çalışıyoruz. Artık Türkiye'de kaybolan yıllar, kayıp nesiller olmasın diye uğraşıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Programa Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, AK Parti Genel Sekreteri Abdülhamit Gül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatih Şahin de katıldı.

Başbakan Binali Yıldırım konuşmasını tamamlamasının ardından, Kızılcahamam Belediye Başkanlığı'nı ziyaret etti.

Ziyaret basına kapalı olarak gerçekleşti.

  • Kadın Kolları
  • Gençlik Kolları
  • AKIM
  • Yaşlılar Koordinasyon Merkezi
  • Engelliler Koordinasyon Merkezi
  • Akparti Siyaset Akademisi
  • Kütüphane
Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Merkezi : Söğütözü Caddesi No : 6 Çankaya / ANKARA . Tel: 0312 204 50 00 (Pbx) Faks : 0312 204 50 44