|

Haluk’un Nesli Ve Asım’ın Nesli… İki Modelleme

Asım ve Haluk… Yepyeni iki genç tasavvurunun iki farklı vücutlaşmış ismi. Aynı dönemde yaşayan iki apayrı şairin gençlik modellemesi ve nesil ideali üzerine ortaya çıkan iki ayrı isim.

Haluk,Tevfik Fikret’in öz oğlu,Asım ise Mehmet Akif Ersoy’un hayal ettiği ve ruhunda canlandırdığı gencin adı. Yani Haluk gerçek, Asım sanal kişiler. Fakat bu isimlere sadece iki farklı insan modeli gibi değil, daha büyük resme bakarak ‘rol model genç’ persepektifinden bakmak gerek. İki farklı şairin iki ayrı saftaki,iki farklı bakış açısı,iki farklı ideal…

Haluk batı eğitimi görmüş, yurt dışına çıkıp farklı medeniyetlerin kültürünü yaşamış ve benimsemiş bir genç. Aynı zamanda da Tevfik Fikret’in kendi oğlu üzerinden sembolize ettiği bir gençlik modeli Haluk.

‘Karanlığı boğacak ışık, gökten deha-yı narı çalacak kahraman.’ Önce Robert Koleji’ni bitirir ardından İskoçya’ya gider. İskoçya’dan Amerika’ya. Kendi kültürünü benimsemeden batı kültürünün etkisine girer ve dinini değiştirir. Bir Hristiyan olarak 1965’te Park Lake Presbyterian Kilisesinde rahipken ölür. Yani 1915’lerde ve sonrasında ne Çanakkale Savaşı’nda ne de Kurtuluş Savaşı’nda Haluk’u göremeyiz.

Şimdi de Asım’ı tanıyalım. Akif’in eserinde Köse İmam’ın oğlu olarak ifade edilir Asım. (Yaptığım araştırmalardan edindiğim izlenim ve bilgilere göre bir çıkarımda bulunarak şahsen ben Asım’ın Akif üstadın ruh dünyasının çok daha derinliklerinde daha da eski tarihlere giderek Asr-ı Saadette yaşamış Mekke’li Müşriklerin karşısında İslam’ı savunmak adına cesurca direnen, güçlü, basiretli, delikanlılık abidesi Asım bin Sabit olduğu kanaatinde olsam da Safahat’ın altıncı kitabında, Asım’da bahsedilen Köse İmam’ın oğlunu yazacağım.) Manzumede askere gitmeden önce vurdumduymaz olan, katıldığı Çanakkale Harbi’nden sonraki süreçte zalimlere, adaletsizliğe, haksızlığa ve düzeni bozan her şeye karşı dimdik duran Asım’ı anlatır Akif. Meyhaneleri basan, sarhoşları döven, hatta Bab-ı Ali’yi basmayı düşünen Asım. Bütün bunların kaba kuvvetle çözülemeyeceğini anlatmak için Mehmet Akif Asım’ı karşısına alır ve nasihat eder. Yeni nesillerin ancak ilimle fenle yetişeceğini anlatır ve Asım’ı Almanya’ya yollar. Döndüğünde de vatanına hayırlı vazifeler yapması gerektiğini anlatır. İslami İlimlerce donanımlı, batının o dönemlerde başarılı olduğu ilimleri de özümsemiş, doğuya da batıya da hakim, tarihini hıfzetmiş bir genç olmasını arzu eder.

Görüldüğü gibi iki farklı gençlik tasavvurudur Asım ve Haluk. Asım tarihiyle bütünleşmiş bir gençliğin, Haluk ise Cemil Meriç’in ifadesiyle ‘tarihinden kaçanların’ ismi olmuştur.

Buradaki amacım tabi ki de Haluk’u kötüleyip Asım’ı yüceltmek değildir. Bizler Ak Gençlik olarak dilimize pelesenk ettiğimiz Asım’ı çok iyi tanımalı özümsemeli ve Akif Üstadın dizelerinde hayat bulmalıyız. Bununla beraber Haluk’u da tanımalıyız. Tevfik Fikret ve Mehmet Akif yıllar boyunca yenilikçiler ve muhafazakarlar bağlamında değerlendirilse de ortaya koydukları iki gençlik modellemesini 2000’li yılların gençleri olarak bizler çok net bir şekilde görebiliyoruz.

Asım ile fazilet, iman, irfan ve bilimle donanmış ahlaklı, kişilikli ve dimdik duruşlu bir gençlik hayalini kuruyoruz. Bu gençliğin yetişmesi için bütün imkanlarını seferber etmeye hazır ve nazır genç kardeşlerimizin olduğunu biliyoruz. Bu ülkede Asım’lar yetişirken, Haluk ve Asım’ın da kardeşçe yaşaması gerektiğine inanıyoruz.   

Emre Çalışkan
AK Parti Genel Merkez Gençlik Kolları
Siyasi Ve Hukuki İşler Başkanı

  • Kadın Kolları
  • Gençlik Kolları
  • AKIM
  • Yaşlılar Koordinasyon Merkezi
  • Engelliler Koordinasyon Merkezi
  • Akparti Siyaset Akademisi
  • Kütüphane
Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Merkezi : Söğütözü Caddesi No : 6 Çankaya / ANKARA . Tel: 0312 204 50 00 (Pbx) Faks : 0312 204 50 44