|

SUDAN - Kara Kıta’da İki Gün

Sudan National Congress Party Gençlik Kollarının daveti üzerine MYK üyemiz Emre Cemil Ayvalı ile birlikte Sudan’ın başkenti olan Hartum’a doğru yola çıktık.

Hartum’a uçağımız gece 1:30 gibi iniş yapti. Saat 3:00 e kadar süren pasaport ve vize alma işlemlerimizden sonra bizi bekleyen mihmandarımızla beraber konaklayacağımız otele geçiş yaptık. Bizimle beraber aynı zamanda Hartum'a ulaşan iki Tunuslu davetli de vardı. Onlar vize almadan direk pasaport işlemlerini tamamlayıp gümrükten geçiş yaptılar. Vize işlemi ise 100$ karşılığında sadece sınırda evrakların doldurulmasından ibaret. Daha sonra 30 Ağustos resepsiyonunda karşılaştığımız Almanya büyükelçilik çalışanının ifade ettiğine göre Almanya’dan Sudan’a gelmeden önce vize için bir iki ay vize prosedürüne tabi tutuluyorlarmış. Bizim sınırda kısa sürede vizemizi alabilmemizde ikili ilişkilerimizin ileri seviyede olmasının etkili olduğu açık.

Hartum’daki programımız cumartesi sabahı saat 10:00 da otelin lobisinde diger ülkelerden gelen misafirlerle beraber toplanmamızla başladı. Bizimle beraber Eritre, Etiyopya, Zambiya, Tunus, Komor adaları ve Kenya’dan gelen gençlik kolları temsilcileri vardı. Hepsiyle tek tek tanışıp bir müddet sohbet ettik. Burada dikkat çekici ve hayati olan bir husus, bu ülkelerin çoğunun Arapça biliyor ve aralarında Arapça konuşuyor olmaları idi. Sudan’ın da resmi dili Arapça olması aralarındaki iletişimi ve samimiyeti üst düzeye çıkarıyordu. Bu noktada gençlik kolları olarak biz de dünya üzerinde 27 ülkede bilfiil konuşulan birleşmiş milletlerin resmi dillerinden biri olan Arapçayı öğrenmemizin ne kadar hayati olduğunu idrak ettik. Bu hususta yapılan çalışmalardan en önemlisi ise Sudan ziyaretimizle aynı zamanda başlayan Tunus’ta bir ay sürecek, teşkilatlarımızdan arkadaşların katıldığı Arapça kursunun düzenlenmesidir.

Bu kısa tanışma faslının ardından Sudan “National Congress Party” gençlik kollarının kongresinin yapılacağı salona geçtik. Burada partinin gençlik kolları genel başkanı  Hamit Mümtaz bey bizi karşıladı ve onunla bir süre oturduktan sonra salona geçtik. Kongrenin açılış bölümünün başlamasından hemen önce Sudan medyasına bir röportaj verdik. Röportajda sorular Arapça soruldu cevapları tercüman aracılığıyla İngilizce olarak verdik. Röportajda kongrenin sloganı ile ilgili düşüncelerimizden, bölge Müslüman ülkelerinin gençlik kollarının yönetime katılımları ve iki ülke ilişkilerine kadar çeşitli sorular soruldu ve toplamda yaklaşık 10 dk. kadar sürdü. Kongre sloganı ise; "el şebab: ıslahen, ve binaen, ve nahda.". “Gençlik: iyileştirme, inşa etme ve gelişim.”

Röportajdan hemen sonra Kur'an tilaveti ve ardından parti genel sekreter yardımcısının açılış konuşmalarını yapmasıyla kongrenin açılış bölümü başladı. Konuşmada özellikle ilgi çekici bir husus genel sekreter yardımcısının Çinli ekibe katkılarından dolayı teşekkür etmesiydi. Salona gelen 4 kişilik Çinli ekibin 2 si parti konferans boyunca genel başkanının oturduğu divan masasında oturdu. Çinli bayanlardan birisi ise gayet akıcı bir şekilde Arapça konuşuyordu. Tahminim hepsinin bu dile hâkim olduğu yönünde. Daha sonradan öğrendiğimiz kadarıyla Sudan’da Çin’in çok büyük bir etkisi ve nüfuzu var, burada bir hayli yatırımları var, hükümetle araları çok iyi. Ayrıca kongre başlamadan hemen önce Türk büyükelçiliğinden ikinci kâtip Yener Ustaoğlu Bey ile tanıştık. Bizi büyükelçilikte düzenlenecek 30 Ağustos Zafer Bayramı resepsiyonuna davet etti. 

Konferans başladıktan sonra ikinci konuşma olarak Çinli ekibe söz verdiler ve uzunca bir hitabı oldu. Sudan ve Çin’in ikili ilişkilerine atıf yapan bir konuşma yaptı. Bu arada yanımıza Türkçe konuşan Sudanlı bir genç geldi. Türkçesi çok kuvvetli değil ama anlaşabilecek kadar konuşabiliyor. Türkçe’yi burada, Sudan’da TİKA’nın düzenlediği kurslarda öğrenmiş. Bir sonraki konuşma National Congress Party Gençlik Kolları Başkanı Hamit Mümtaz’ın konuşmaları oldu. Konuşması içinde yoğunlukla ülkede bölünme sonrası süren diyalog sürecine değindi. Gençlerin sosyal ve politik olarak bu süreci desteklemesini istedi. Ayrıca konuşmasının bir kısmında Filistin, Gazze direnişine de selam gönderip Hamas'ın İsrail'e kazandığı galibiyeti kutladı. Ve her zaman gençlik kolları olarak Filistinliler ve Hamas’ın gençlik yapılanmaları ile kardeşliklerinin ve onlara desteklerinin süreceğini söyledi. Ayrıca konuşmalar sırasında mütemadiyen salondan tekbir sesleri yükseliyor hatta bazen birisi ayağa kalkıp salona dualar tekrarlatıyor. Konuşmaya başlayan herkes besmele ve Peygamber efendimize salâtu selami eksik etmiyor. Selâmun aleykum diyerek konuşmalarını sonlandırıyor. 

Konuşmaların sonlanmasından sonra açılış bölümü bitti ve öğleden sonra yapılacak kongre için divan üyeleri seçildi. Divan üyelerinin seçimi liste usulü değil. İlk önce birisi kürsüye gelip adayını açıklıyor, isteyen istediğini aday gösterebiliyor. Adaylara göre hemen salonda seçim yapılıyor ve karar veriliyor. Sonradan öğrendiğimize göre asıl kongre ve görev değişimi kasım ayında yapılacak olan ana kademe kongresinde seçilecek genel başkanının gençlik kolları başkanı ataması ile olacak. Eğer değiştirmek isterse. 

Kongrenin açılış bölümü bittikten sonra öğle yemeği için yabancı misafirler olarak hep beraber otele döndük. Yemeğimizin yöresel yemekler olacağını söylemelerine rağmen otelde yediğimiz yemekler bizim yemeklerimizden çok da farklı değildi. Muhtemelen damak tatlarımızın çok farklı olacağını bildikleri için böyle bir seçim yaptılar.

Öğleden sonra seçim ve imza işlerinin tamamlanmasından sonra akşam kapanış konuşmalarını dinlemek üzere tekrar kongre salonuna geçtik. Bu sefer salonda düzenlenen resmi belgeleri almak üzere partinin meclisteki milletvekillerinden bir kadın vekil vardı. Uzunca bir konuşması oldu maalesef bu sefer tercüme imkânı olmadığı için içerik hakkında pek bir fikrimiz yok. Ancak ses tonu ve vurgulardan çıkarımım çok hararetli bir konuşma olduğu yönünde. Kapanış bölümünde salona baştan beri aralarda müzik çalan küçük orkestranın yanına bir de şarkıcı geldi. Konuşmalar başlamadan önce tam bir konser havasında salonun içinde dolaşarak, kürsüye çıkarak şarkılar söyledi. Şarkıların arasında ise ara ara salonla birlikte tekbirler getiriyordu. Bütün konuşmalar tamamlanıp -ki burada tekrar ifade etmek istiyorum-  çoğunda Filistin’e Gazze’ye selam ve dua göndermek ihmal edilmedi. Konuşmalar tamamlandıktan sonra ise salon tamamen bir konser havasına büründü, bizi de aralarına alıp dans etmeye başladılar. Bizim için de çok farklı olan bu tecrübe onlar açısından da bizim katılımımızla farklılaşmış oldu. Konser esnasında sürekli fotoğraflarımız ve videolarımız çekildi.

Kongre sürecinin bitmesiyle beraber salondan ayrıldık ve bizi Hartum eyaletinin Hartum, Omdurman  ve Kuzey Hartum ile birlikte  üç şehrinden biri olan Omdurman’a akşam yemeği için nil nehrinin kıyısında yöresel bir restorana götürdüler. Restoran Sudanlıların çölde yaşarken kullandıkları evlerin biraz günümüze uyarlanmasıyla oluşturulmuş farklı bir mekandı. Akşam yemeği sırasında diğer ülkelerden gelen katılımcılarla sohbet etme imkânımız oldu, bize sordukları sorulardan ve yaptıkları yorumlardan anlaşılıyor ki Türkiye’yi bir çoğu çok yakından tanıyor ve takip ediyor.

Pazar günü belli bir programımız yoktu, ilk olarak National Congress Party Gençlik Kolları binasına bir ziyaret düzenledik, burada Gençlik Kolları Genel Başkanı Hamit Mümtaz bey ile istişarelerde bulunduk, Sudan’da bulunmaktan dolayı memnuniyetimizi, ilişkilerimizin, dostluk ve kardeşliğimizin artarak devam etmesi için temennilerimizi aktardık. Burada ifade etmek isterim ki Türkiye’nin bölge coğrafyasındaki etkisini bu gezide dahi hissettik bütün katılımcıların, özellikle Sudan’lı yetkililerin bize karşı tavrı üst düzeyde, sürekli bizimle beraber olmak, konuşmak istiyorlar, farklı meselelerdeki düşüncelerimizi öğrenmek istiyorlar. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a özellikle Sudanlıların sevgisi çok farklı, yeni Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nu da tanıyorlar ve onunla ilgili bize sorular soruyorlar, ayrıca hayırlı olsun dileklerini iletiyorlar. Parti genel merkezinden ayrıldıktan sonra Nil nehrinde bir tekne gezisine çıkardılar, anlattıklarına göre Nil’in bazı bölümlerinde timsahlar yaşıyormuş ancak biz göremedik. Nil’in suları kabardığında timsah yavruları kıyıya vuruyormuş hatta yerlilerin bir kısmı bu yavruları yakalayıp yiyorlarmış.

Bu akşam, Cumartesi günü kongrede davet edildiğimiz üzere Türkiye büyükelçiliğine, 30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle düzenlenen resepsiyona katılmak üzere gittik. Binaya girişimizde gelen misafirleri karşılayan Sudan Büyükelçimiz Cemalettin Aydın Beyefendi ile kısa bir tanışmamız oldu, ilerleyen saatlerde görüşmek üzere tokalaşıp bahçeye geçtik. Büyükelçilik konutu nisbeten geniş bir araziye ve nil nehri kıyısına konumlandırılmış çok hoş bir yapı. Büyük bir bahçesi olan bina müstakil şekilde iki katlı olarak tasarlanmış. Resepsiyon da bu bahçede gerçekleştirildi. Konukların gelmesi ve özellikle Sudan Savunma Bakanı’nın teşrifleri ile program başladı. Programda sunuculuğu Arapça ve İngilizce olarak büyükelçilik personeli olan Sudan’lı bir bayan gerçekleştirdi. Sırasıyla yeni atanıp göreve başlamış olan askeri ateşemiz, büyükelçimiz ve Sudan savunma bakanının konuşmalarından sonra beraber bir pasta kesildi ve ikramlar kısmına geçildi. Yaklaşık bir-iki saat civarı büyükelçimiz ve national congress party gençlik kollarından resepsiyon daveti için gelen davetlilerle yaptığımız sohbetten sonra Sudan programımızı tamamlamış olduk. Artık İstanbul’a dönmek üzere Hartum havaalanındaydık, yarım saatlik bir aksamadan sonra, ki söylenene göre burada uçaklar genellikle vaktinde havalanamazmış, Türkiye’ye doğru havadaydık.

Ömer Faruk KOÇ
AK Parti Gençlik Kolları MKYK Üyesi

  • Kadın Kolları
  • Gençlik Kolları
  • AKIM
  • Yaşlılar Koordinasyon Merkezi
  • Engelliler Koordinasyon Merkezi
  • Akparti Siyaset Akademisi
  • Kütüphane
Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Merkezi : Söğütözü Caddesi No : 6 Çankaya / ANKARA . Tel: 0312 204 50 00 (Pbx) Faks : 0312 204 50 44