|

“Çocuklarınıza, maaşınıza el konulacak yalanlarıyla karşılaşıyoruz”

Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selva Çam, Kadın kollarının halk oylamasına yönelik çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu.

Çam, günlük olarak takip ettikleri kampanya çalışmalarını "salon toplantıları", "çat kapı ziyaretler" ve "ev sohbetleri" olarak gerçekleştirdiklerini anlattı. 

Hazırladıkları günlük çalışma takip formuyla il ve ilçelerde gün sonunda ulaşılan kişi sayısını öğrendiklerini dile getiren Çam, seçmenlere "Neden evet?", "Neden hayır?" ya da "Neden kararsızsınız?" sorularını yönelttiklerini bildirdi. Çam, üyelerinden, kararsız vatandaşlara cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini detaylı bir şekilde anlatmalarını, kafa karışıklığının devam etmesi durumunda ise tekrar ziyaret gerçekleştirilmesi talimatı verdiklerini aktardı. Bu çalışmalar sonucunda iller bazında oy oranlarını çıkarmayı amaçladıklarını ifade eden Çam, Türkiye'deki 55 milyon seçmenin 28 milyonunun kadın olduğuna dikkati çekti. 

Çam, sözlerine şöyle devam etti: 

"Evet oyu vereceklere baktığımızda Cumhurbaşkanımıza ve hükümete duyulan güven ile istikrar karşımıza çıktı. Hayır oyu kullanacaklara bakıldığında da belirleyici faktörün Cumhurbaşkanımız olduğunu gördük. 'Recep Tayyip Erdoğan sonrası ne olacak' endişesi var. Aynı şekilde kararsızlara baktığımızda yine aynı endişeyi ve önerilen sistemi tam olarak anlamadıklarını görüyoruz. Biz de bu sonuçlara göre bir strateji değişikliği yaptık. Daha fazla ev ziyaretleri yapılması kararını aldık. 'Kadınlar Soruyor' programının çok faydasını gördük. Çünkü bu toplantıya çarpan etkisi oluşturacak kişileri çağırıyoruz. Bir kişiye anlatıyoruz ama çok daha fazla insana ulaşıyoruz. Kadın Kolları olarak, günde yaklaşık 500-550 bin arasında kadına ulaşıyoruz. Sadece İstanbul'da 17 Şubat'tan bugüne 7 milyon 672 bin kişiye ulaştık."

"CHP'de karşıdakinin fikirlerine saygı duyan bir yaklaşım yok"

İlk etapta CHP'lilerin sahaya yanlış algı operasyonlarıyla çıkmış olmaları nedeniyle bütün argümanlarını tükettiklerini savunan Çam, "Yalan üzerine kurdukları bir stratejileri olduğu için ülke genelinde başta Anamuhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere sözde yumuşak bir üslup kullanıyor ama alta indikçe o yumuşak üslup yerini kendi gerçekliklerine bırakıyor. Kılıçdaroğlu ne kadar 'AK Parti', 'Sayın Cumhurbaşkanı' dese de bizim sahada gördüğümüz tablo bu değil. İnsanları kucaklayıcı, kavrayıcı ve karşısındakinin fikirlerine saygı duyan bir yaklaşım yok." değerlendirmesinde bulundu. 

AK Parti Kadın Kolları teşkilatındaki görevlilerin arabasının kundaklandığını, kafalarına saksı fırlatıldığını, ev ziyaretlerinde üzerlerine köpekler salındığını, mahalle taramalarında taş ve sopayla kovalandığını, darp edildiğini anlatan Çam, "hayır" kampanyası yürütenlerin kahvelerde, dolmuşlarda yalan mekanizmasıyla halkı etkilemeye çalıştıklarını, karşıt bir fikirle karşılaştıklarında da saldırı metoduna geçtiklerini söyledi.

"Yalan Rüzgarı dizisini bile solda bırakacak yalanlar"

Çam, CHP'nin kendilerinin uyguladığı çalışma metodunu taklit ettiğine dikkati çekerek, "Bizden öğrendikleri metodları yanlış uyguluyorlar. Halka dokunamıyor, evlere galoşlarla giriyorlar. Girdikleri evde de yalan söylüyorlar. 80 yaşında teyzemize gidilmiş, sonra biz gidiyoruz. Ağlayan gözle şunu söylüyor, 'Evet çıkarsa maaşıma el koyacaklar' diyorlar. Yalan Rüzgarı diye bir dizi vardı. Onu bile solda bırakacak yalanlar." dedi.

Sahada çok fazla duyulan ve duyulmayan yalanlarla karşılaştıklarını ifade eden Çam, "Çocuklarınıza el konulacaktan tutun, teyzelerimizin duş maaşlarına el konulacağa kadar birçok yalan söylemde bulunuyorlar. Ama şunu unutuyorlar, biz mahallelere bugün girmiyoruz, o yaşlı teyzelere bugün dokunmuyoruz. Dolayısıyla teyzeler biz gittiğimizde şunu söylüyorlar, 'Biz sizi tanıyoruz ama evet oyu verirsem maaşım da gidecekmiş'. Bunun doğru olmadığını biz herkese anlatıyoruz. Korku salarak oy toplama stratejileri var. Ana muhalefette üst kademelerde sözde yumuşak üslup, alt kademelerde ise tamamen sertleşme ve korkuya dönük bir strateji var." diye konuştu.  

"Evet de diyorsa, hayır da diyorsa check ediyor"

CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt'un açıklamalarını hatırlatan Çam, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu, aslında başlangıçta söyledikleriyle örtüşmeyen bir yaklaşım. Bizim söylemlerimizi bir anlamda çalarak konuşuyorlardı. 'Halka götürüyoruz, halkın kararına saygılıyız.' Ama diğer tarafta 'Sizi İzmir'de denize dökeceğiz' söylemleri, kahvedeki saldırıları, eve ziyaretlerinde bulunan kızlarımıza saldırmaları var. Sonuçta halk bunları net bir şekilde görüyor. Sahada halk çok sağlam şekilde söylenenleri dinliyor. O kadar basit de değil, zorluyorlar da. Bursa'da bir ev ziyaretinde kapıyı açan kişi 'ben hayır oyu kullanacağım' diyor. Arkadaşımıza maddeleri tek tek anlattırıyor. Sonra karşılaştırmalı bir şekilde anlatmasını istiyor. 'Neden evet diyim bana gerekçelerini anlat' diyor. Arkadaşımız onları da anlatıyor. Diyor ki 'Ben zaten 'evet' oyu verecektim ama siz evlere gittiğinizde neler anlatıyorsunuz onu öğrenmek istedim' diyor. Yani test ediyor. Vatandaş, 'evet' de diyorsa, 'hayır' da diyorsa check ediyor."

Doğuda il ve ilçelerde rahat bir kampanya çalışması yaptıklarını bildiren Çam, "Şırnak'ta Cudi ve Nur mahallelerine 15 senede ilk defa girildi. Güvenlik olunca biz rahat çalışıyoruz. Motivasyonumuz çok yüksek. Kadınlar olarak baskı ve engellemelere karşı yılmadan, yorulmadan çocuklarımıza iyi bir gelecek bırakmak için çalışıyoruz." ifadesini kullandı. 

  • Kadın Kolları
  • Gençlik Kolları
  • AKIM
  • Yaşlılar Koordinasyon Merkezi
  • Engelliler Koordinasyon Merkezi
  • Akparti Siyaset Akademisi
  • Kütüphane
Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Merkezi : Söğütözü Caddesi No : 6 Çankaya / ANKARA . Tel: 0312 204 50 00 (Pbx) Faks : 0312 204 50 44