|

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa Kadın Kolları 5. Olağan İl Kongresi’nde konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tofaş Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen Bursa Kadın Kolları 5. Olağan İl Kongresi'nde konuştu.

Konuşmasına tüm Bursalıları selamlayarak başlayan Erdoğan, kuruluşundan bugüne kadar AK Parti Bursa teşkilatlarında görev yapan tüm partililere şükranlarını sundu, ahirete irtihal edenlere de Allah'tan rahmet diledi. 

Kongrenin hayırlara vesile olmasını isteyen Erdoğan, salona girmeden önce dışarıda büyük bir katılım ve heyecan bulunduğunu belirtti. Erdoğan, "Bursa maşallah dimdik ayakta." ifadesini kullandı.

Erdoğan, 16 Nisan halk oylamasında yüzde 53,2 "Evet" oranıyla verdiği destekten ötürü tüm Bursalılara şükranlarını sunarak, "Her ne kadar Türkiye ortalamasının üzerinde bir neticeye ulaşılmış olsa da benim Bursa'dan beklentim çok daha büyüktü, öyle mi? Çünkü biliyorum ki siz de daha fazlasını bekliyordunuz. İnşallah 2019'un Mart’ında da Kasım’ında da bu patlamayı Bursa yapacaktır." diye konuştu. 

"HAKKIYLA DEĞERLENDİRİLEMEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM"

Hep birlikte Bursa'yı çok daha yukarılara çekeceklerine ve bunun için şimdiden çalışmaya başlamaları gerektiğine işaret eden Erdoğan, kongreyle birlikte teşkilatların tüm güç ve vakitlerini 2019'a yönelteceklerini bildirdi. 

Erdoğan, "Türkiye'nin en önemli sanayi, ticaret, tarım, turizm ve eğitim şehirlerinden biri olan, maziden atiye kurduğumuz köprünün adeta kilit taşlarından biri olan Bursa'yı şaha kaldırmadan bize durmak, dinlenmek haramdır." dedi.

Türkiye'nin 2023 vizyonunda Bursa'yı çok önemli görevlerin beklediğine değinen Erdoğan, "Bin yıldır şefkatli bir ana yüreği gibi kapısına gelen herkesi kucaklayan bu şehir, kendisi için yapılan her yatırımı kat be kat fazlasıyla ülkemize iade etmiştir. Bununla birlikte kadim tarihinden ve geniş bir yelpazeye yayılan üretim kapasitesinden gelen gücüyle Bursa'nın, önünde kullanılmayı bekleyen çok daha büyük bir potansiyel var." ifadesini kullandı. 

Bursa'nın sıradan bir şehir olmadığını ve alışılmışın üzerinde bir alt yapıya sahip olduğunu belirten Erdoğan, "Uludağ gibi bir turizm markasının dahi hala hakkıyla değerlendirilemediğini düşünüyorum, bunun için 'Dört Mevsim Uludağ' sloganıyla başlayan çalışmayı çok önemli görüyorum." diye konuştu.

Erdoğan, son 15 yılda sadece kamu kurumları eliyle Bursa'ya 32 katrilyon liralık yatırım yaparak, bu konuda önemli bir alt yapı oluşturduklarını bildirdi. Erdoğan, eğitimde 8 bine yakın derslik yaptıklarını, sağlıkta 20'si hastane 55 tesisi Bursa'ya kazandırdıklarını, inşası devam eden şehir hastanesinin de gelecek yıl hizmete gireceğini söyledi. 

"BAZI HATALARIN DA GAYET İYİ FARKINDAYIZ"

Çekirge, Yenişehir ve Kestel devlet hastanelerinin inşasının da sürdüğüne işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bursa hızla büyüyen bir şehir olduğu için buraya toplu konut projelerimizde önemli bir yer verdik. Bugüne kadar 20 binin üzerinde konutu hak sahiplerine teslim ettik. Tabii bu süreçte bazı hataların da gayet iyi farkındayız. İnşallah önümüzdeki dönemde onları da telafi edecek bir anlayışla Bursa'yı çok daha ileriye taşıyacak atılımları hep birlikte gerçekleştireceğiz."   

Bursa'nın, Türkiye'nin ulaşım hatlarının en önemli kavşaklarından biri olmasına rağmen sadece 200 kilometre bölünmüş yolu bulunduğunu, kendilerinin bu rakamı 532 kilometreye çıkardıklarını vurgulayan Erdoğan, İstanbul-Bursa-İzmir otoyolunun Bursa'yı her iki istikamete de adeta bir adım mesafesinde yaklaştıracağını belirtti. 

Osmangazi Köprüsü, Orhangazi Tüneli ve otoyolun önemli bir bölümünün hizmete açıldığına değinen Erdoğan, "Artık ben Bursa'ya uzak değilim, Bursa'ya artık bir İstanbullu olarak komşuyum. Zira İstanbul-Bursa bir saat, öyle mi? Güzelliklerine doyum olmaz, her taraf yemyeşil, İstanbul'dan bastırıyorsun, Orhangazi, Osman Gazi buralardan hem tarih hem de Bursa'ya bir an önce ulaşıyorsun. İzmir'e 2,5 saatte ulaşacağız." dedi.  

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa'nın bir diğer önemli ulaşım projesinin de Bursa-Bilecik hızlı tren hattı olduğunu ve projeyi gelecek yıl tamamlamayı planladıklarını belirterek, Bursa'nın böylece tüm hızlı tren hatlarına bağlanarak ulaşımı en kolay şehirlerden biri haline geleceğini bildirdi. 

Gemlik-Bursa Demiryolu Projesi'nin sanayi ve ticaret için büyük önem taşıdığını ve inşasına yakında başlanacağını söyleyen Erdoğan, deprem riski sebebiyle Gemlik'in dönüştürülmesi projesinin de süratle hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. 

"SEÇİMLERE KADAR DÖRT DÖRTLÜK BİR HAZIRLIK BEKLİYORUM"

İnşa ettikleri 18 baraj ve 15 göletle şehrin içme suyu sorununu çözdüklerini ve arazilerinin bereketini artırdıklarını, şu ana kadar yaklaşık 400 bin dekar araziyi sulamaya açtıklarını belirten Erdoğan, şu görüşlere yer verdi:

"Sadece ana başlıklarıyla ifade etmeye çalıştığım bu hizmetlerin neler olduğunu en iyi sizler biliyorsunuz. İnşallah önümüzdeki dönemde bu yatırımları daha da büyüterek, daha da yaygınlaştırarak sürdüreceğiz. 2019 aynı zamanda işte bu projelerin hazırlık sürecidir. Bunun için hem sizlerden hem ilgili kurumlarımızdan sıkı bir çalışmayla seçimlere kadar şöyle dört dörtlük bir hazırlık bekliyorum. Buna hazır mıyız?"

Erdoğan, partililerin "Dik dur eğilme, bu millet seninle" şeklindeki tezahüratları üzerine, "Hiç merak etmeyin. Biz bugüne kadar beşer planında hiçbir gücün önünde eğilmedik. Sadece ve sadece Rabbimizin huzurunda rükuda ve secdede eğildik. Bunun dışında asla." karşılığını verdi.  

Bursa'da özellikle düğünlerde sıkça söylenen bir Cezayir Türküsü olduğunu anımsatan Erdoğan, "Bizi geçmişimizden, tarihimizden, ecdadımızdan kopartmaya çalışanlar sebebiyle gençlerimizin çoğu bu türküde geçen ifadelerin anlamını bilmez. Aslında bir ağıt olan bir türkünün oyun havası niyetine çalınıp söylendiği yerler dahi bulunuyor. Halbuki bu türkü, Barbaros Hayrettin Paşa tarafından Osmanlı'ya bağlanan Kuzey Afrika topraklarının Avrupalı güçlerce işgalini ve bu sırada askerlerimizin maruz kaldığı katliamları anlatır." dedi.

Erdoğan, "Cezayir'in harmanları savrulur, savrulur da sol yanına devrilir, sarı buğday samanından ayrılır, sokakları mermer taşlı, güzelleri hilal kaşlı Cezayir. Gemilere çürük tahta dayanmaz, yiğitlere gaflet bastı uyanmaz, aman Allah'ım buna canlar dayanmaz, sokakları mermer taşlı, güzelleri hilal kaşlı Cezayir. Cezayir'i bir ikindi bastılar, camilere çifte çanlar astılar, yiğitleri kurban diye kestiler, sokakları mermer taşlı, güzelleri hilal kaşlı Cezayir" şeklindeki türkünün sözlerini okudu.  

"BUNUN PROPAGANDASINI YAPMADIĞIMIZ İÇİN..."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz 200 yılda kademe kademe yaşanan acıların ifadelerinden biri olan bu türkünün, aslında bugüne de ışık tuttuğunu ve aydınlattığını bildirdi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Biz nereden çekilmek zorunda kalmışsak, nereyi boşaltmışsak orası zulme, baskıya, bitip tükenmek bilmeyen istikrarsızlıklara, çatışmalara gark olmuştur. Kuzey Afrika'da, Orta Doğu'da, Balkanlar'da nereye baksanız bu gerçeği görebilirsiniz. Tarihinde sömürgecilik gibi bir insanlık suçu olmayan ecdadımız, asırlarca yönettiği bu bölgeleri sadece imar etmiş, sadece güvenin ve huzurun teminatı olmuştur.

Birileri hep sözüm ona 'soykırım' diye bizi suçluyor ya, aslında son asrın en büyük soykırımına Türk milleti maruz kalmıştır. Balkanlar'dan çekilirken verdiğimiz sivil kayıpların sayısı 2 milyonun üzerindedir, Kafkasya'da en az bu kadar bir kayıp söz konusudur. Birinci Dünya Savaşı'nda, dört bir yandaki cephelerde bıraktığımız yiğitlerimiz için yakılan ağıtlar bugün de yüreğimizi dağlamaya devam ediyor, nesilden nesile aktarılıyor. Şu dillerden düşürülmeyen, Ermeni tehcirinin sebebi olan katliamlarda kaybettiğimiz insanlarımızın sayısı 'soykırım' diye ifade edilen rakamlardan kat ve kat fazladır. Biz tevekkül sahibi bir millet olarak acımızı kalbimize gömdüğümüz, bunun propagandasını yapmadığımız için, tam tersi iddialara muhatap olduğumuzdan şaşırıyoruz. Hem suçlu hem güçlü dedikleri türden bir saldırı ile giderek daha çok karşılaşacağımız anlaşılıyor. Allah'ın izniyle hepsine de verecek cevabımız vardır." 

Erdoğan, yıllardır Ermeni iddialarını dile getirenlere "Bu, siyasetin değil, tarihin konusudur, gelin karşılıklı olarak arşivleri inceleyelim, varsa arşivinizi açın, biz de açalım." dediklerini anımsattı.

Şu anda sadece Genelkurmay arşivinde bir milyon 700 bin belgenin olduğu bilgisini paylaşan Erdoğan, bunun bir milyonunun açıldığını, bugüne kadar bu teklifi kabul edenin çıkmadığını söyledi.

"BİZE YANLIŞ YAPMAYIN"

Diğer iddialar konusunda da aynısını yapacaklarını, iddiaları dile getirenlerin karşılarına çıkacak cesaretlerinin olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Ne oldu Cerablus'ta, Er Rai'de, El Bab'da? 'Bakın bize yanlış yapmayın, sınırlarımıza saldırmayın, taciz etmeyin, böyle yapacak olursanız çok fazla dayanamayız.' dedik. Bunu Sayın Obama'ya da söyledim. Obama'ya söylediğim zaman bizim bir zeytinlik projemiz vardır. Ne yazık ki beklediğimiz cevabı almadık." diye konuştu.

Erdoğan, 15 Temmuz gazilerinin kendilerine haber gönderdiğini, gazilerin "Cumhurbaşkanım bize müsaade etsin, biz de Afrin'e gidelim." dediklerini söyledi.

"DURDUK, DURDUK, DURDUK, BİR GECE ANSIZIN VURDUK"

On beş gündür, "Bir gece ansızın gelebiliriz." dediklerini anımsatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Maalesef müttefikimiz olan bazı ülkeler, 'Biz terör örgütüne silah yardımı yapmadık.' diyorlar ama biz terör örgütüne silah yardımı yaptıklarını tüm kayıtlarıyla biliyoruz, görüyoruz, görüntülüyoruz. Kimi aldatıyorsunuz ya! Bunların hepsi bilinen gerçekler. Şimdi 5 bin tırın dışında 2 bin civarında uçakla gelen silah ve mühimmat var. Bütün bunlarla beraber terör örgütü desteklendi. PKK, PYD, YPG, bunlar desteklendi ve bunların bir kısmı Afrin'e yerleştirildi. Nereden? 2 bin kilometre karelik alan var ya bu alanın güneyinden. Biz bunların takipçisi olarak durduk, durduk, durduk, bir gece ansızın vurduk ama işimiz çok, daha yapacağımız çok şey var." 

Erdoğan, dün akşam hava harekatıyla gereken adımların atıldığını, ardından kara harekatının başladığını ve devam ettiğini dile getirdi.

"TÜRK MİLLETİYLE BAŞ EDEMEZSİNİZ"

Afrin'de yüzde 55 Arapların, yüzde 35 sonradan yerleştirilmiş Kürtlerin ve yüzde 6-7 civarında Türkmenlerin olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi:

"Şimdi bütün mesele Afrin'i gerçek sahiplerine teslim etmek. Bizim hedefimiz nedir? Hedefimiz 3,5 milyon Suriyeli topraklarımızda var mı? Var. İşte bizim topraklarımızdaki Suriyeli kardeşlerimizi kendi topraklarına bir an önce göndermek. Şu anda attığımız, bizim attığımız adımlar da şu var. Bölücü terör örgütüne karşı atılması gereken adımları kararlı bir şekilde atıyoruz, atacağız. Buradan taviz vermemiz mümkün değil. Bu PKK, PYD, YPG'yi, evelallah ülkemizde bunları hiçbir tanesi kalmayıncaya dek bunların hepsini bitireceğiz. Suriye tarafından gelmek isteyenler de bunun bedelini çok ağır öderler.

Emin olun, bunlar şu operasyonlardan sonra bir daha karşımıza çıkacak cesareti de bulamayacaklar. Sadece uzaktan atıp tutarak, 'Bizim arkamızda Amerika var, bize silahları gönderiyor.' diyerek, Türkiye'yle, Türk milletiyle baş edemezsiniz, bunu böyle bilesiniz."

"GELSİNLER, YERLİ VE MİLLİ OLARAK BERABER YÜRÜYELİM"

Erdoğan, HDP'nin, KCK'nın, terör örgütünün bazı temsilcilerinin Kürt vatandaşları meydanlara çağırdığını dile getirdi.

Şu ana kadar pek meydanlara çıkan, Diyarbakır'daki kongreye katılan olmadığını belirten Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sakın ha bu çağrıya uyup da meydanlara çıkma yanlışına düşenler olursa bedelini çok ağır öderler, bunu da böyle söylüyorum. Zira bu, bir milli mücadeledir. Bu milli mücadelede karşımıza kim çıkarsa çıksın ezer geçeriz. Bu, böyle bilinsin. Taviz yok, en ufak bir esneklik yok. Gereği neyse bunu yaparız. Burada ana muhalefetin başındaki zat, onlara destek veriyor diye bu doluşa gelirlerse yine aldanırlar. 'Yok, kan dökülmesini istemiyoruz, yok şu.' Sen ne diyorsun? Böyle bir süreç başladığı zaman burada şehadet de olur, gazi de olur, kan da olur.

Maalesef ana muhalefetin başındaki zat, İstanbul'a yeni bir il başkanı seçti. Düşmanlarımızın diliyle konuşan, iftiralar üzerinden ülkemize ve milletimize saldıran içimizdeki mankurtlarla da uğraşmak zorunda kalıyoruz. Dünyada milletin değerlerine bu kadar yabancı, ülkesinin tarihine bu derece husumet besleyen başka bir ana muhalefet var mıdır bilmiyorum. Bunların hepsini de gören, takip eden milletimizin takdirini seçimlerde en güzel şekilde ortaya koyacağını düşünüyorum. Zira ben CHP'nin içinde yerli ve milli olan kardeşlerimizin de olduğuna inanıyorum. Onları da ben bu saflara davet ediyorum. Gelsinler, yerli ve milli olarak beraber yürüyelim."

Erdoğan, yaklaşık bir asırdır kendi içine kapanmanın, bin yıllık sorumlulukları ortadan kaldırmadığını son 15 senede defaatle gördüklerini, bizzat yaşadıklarını vurguladı.

Kimsenin Türkiye üzerindeki emellerinden vazgeçmediğini söyleyen Erdoğan, toprak bütünlüğü ve milli bütünlüğe yönelik saldırıların ardı arkasının kesilmediğini ifade etti.

"KENDİMİZİ BÖLGEMİZDE YAŞANAN HADİSELERDEN SOYUTLAMA LÜKSÜMÜZ YOK"

Diğer taraftan, gönül coğrafyasının her köşesinden yükselen feryatların artık tıkalı kulaklar tarafından dahi duyulur hale geldiğine dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"KKTC'de bir pespaye gazete, ahlaksızca bugün bir başlık atmış. Ben KKTC'deki kardeşlerimi de burada tavır almaya davet ediyorum. Türk ordusunun Kıbrıs'tan sonra yeni bir işgal yaptığını söylüyor. Bu ne ahlaksızlık, edepsizliktir. Ben KKTC'li kardeşlerime özellikle böyle bir duruşu sergilemek suretiyle KKTC'de gereken cevabı onlara vermeleri lazım. Sadece son çeyrek yüzyıla baktığımızda dahi dün Bosna'da, Irak'ta, Filistin'de, bugün Suriye'de yaşanan katliamlar karşımıza çıkıyor. Kim bilir yarın nerelerde ne acılarla ne zulümlerle karşılaşacağımız bilmiyoruz. Bunun için kendimizi bölgemizde yaşanan hadiselerden soyutlama, onların dışında kalma gibi bir lüksümüz yoktur.

'Türkiye'nin şurada ne işi var?'. Öyle diyor ya ana muhalefet. 'Burada ne işi var?' diyenler, hem bu ülkenin hem bu milletin gerçeklerinden bihaber olanlardır. Türkiye, oralarda olmak zorundadır Bay Kemal. Türkiye milli bekası için yılanın başını ezmek mecburiyetindedir Bay Kemal. Hem kendimiz hem de umudunu bize bağlamış kardeşlerimiz için gerekli gördüğümüz her yerde varlık göstereceğiz. Afrika'daki çocuklar dua ediyorlardı. Duanın yanında da işte gördünüz bu zeytinlik operasyonuyla alakalı bir pankart da asmış önlerine, dua ediyorlardı, aman Yarabbi. Şu güzelliğe bak. Ta Afrika'daki yavruların Türk ordusuna dua etmesinin altında bir gerçek yatmıyor mu? Bu, sıradan bir olay mı?"

"TERÖR ÖRGÜTLERİ BÜYÜK BİR OYUNUN PİYONLARI"

Erdoğan, terör örgütlerinin sadece görünen yüzlerinden ibaret olmadığını, her birinin farklı güçlerin oyuncusu olarak sahada arzıendam ettiğini iyi bildiklerini söyledi.

"FETÖ demek, sadece Pensilvanya'daki şarlatan ve tüm hakikatler ortada olmasına rağmen adeta ona tapan köle sürüsü demek değildir. PKK demek, sadece Kandil ve Avrupa'da yuvalanmış katiller sürüsü demek değildir. DEAŞ demek, nereden ve nasıl geldikleri belli olmayan, tek vasıfları sözde Müslüman olan ve görevleri kan dökmek olan bir güruh demek değildir. DHKP-C demek, belirli bir meşrebe mensup insanlarımızı istismar ederek teröristçilik oynayan bir grup demek değildir." diyen Erdoğan, terör örgütlerinin hepsinin döktükleri kanın, yaptıkları zulmün yanında çok daha büyük bir oyunun piyonları olduğunu ifade etti.

Erdoğan, Kudüs meselesinde, İslam İşbirliği Teşkilatının dönem başkanlığının Türkiye'de olduğu bir dönemde adımlar attıklarını hatırlattı.

Bu kapsamda, ABD'nin yanında Bursa'nın kasabaları gibi 8 ülkenin yer aldığını anımsatan Erdoğan, "Hamdolsun, biz de 128 ülke bir arada olduk. Bununla kalmayacağız, çalışacağız çünkü Kudüs, Müslümanların ilk kıblesidir. Hristiyanların da yine burada mabetleri var." dedi.

Türkiye'nin takındığı tavrın, İslam dünyasında da Hristiyan dünyasında da ilgi uyandırdığını dile getiren Erdoğan, Papa'yı arayıp konuştuğunu, Vatikan'ı ziyaret ederek, bu işin ikinci etabını konuşacaklarını kaydetti. Papa'nın daha önce Türkiye'yi ziyaret ettiğini hatırlatan Erdoğan, kendisinin de iade-i ziyaret gerçekleştireceğini söyledi.

Erdoğan, Türkiye'nin ekonomik olarak gelişmekte olan ülkelerden, gelişmiş ülkeler sınıfına atlama hamlesini başlattığı 2013 yılında Gezi olayları ile sokakların hareketlendirildiğine dikkati çekerek, bunların durup dururken olmadığını vurguladı.

Suriye'de inisiyatif alıp bölgeyi huzura kavuşturma hazırlıklarına başlanılan bir dönemde, FETÖ'nün seri darbe girişimleri, PKK'nın çukur eylemleri, DEAŞ'ın bombalı saldırılarıyla bambaşka bir iklimin oluştuğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

"Siyasette, diplomaside, ekonomide ne zaman yeni bir hamle yapsak, karşımıza hep terör örgütlerinin desteğiyle oluşturulmuş engeller çıktı. Buna rağmen hedeflerimizden vazgeçmedik, adım adım ilerlemeye devam ettik. Zaman kaybettik mi? Ettik. Hedefimiz 2023 yılında 2 trilyon dolar milli gelire ulaşmaktı. Henüz 1 trilyon doları ancak yakalayabilmiş durumdayız. Geç olacak ama er veya geç olacak. Hiç endişe etmeyin. Türkiye mutlaka dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline gelecek. Bunun yanında küresel adaletsizliklerin çözümü için başlattığımız girişimlerimizden eninde sonunda, mutlaka netice alacağız. Diğer ülkelerde uyguladıkları yöntemlerle bizi durdurabileceklerini, yolumuzdan döndürebileceklerini sananlar, hüsrana uğramaya mahkumdur. Zira biz Türkiye'yiz."

"BÜYÜK DAVALAR, BÜYÜK FEDAKARLIKLAR İSTER"

Türk milletinin, arkasında yüzlerce milyon kardeşinin duası ve desteği olan koskoca bir millet olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Çünkü biz, nereden geldiğimizi ve nereye gittiğimizi bilen bir devletiz. Cumhuriyetimizin geçmişi 95 yıllık olabilir ama devletimizin mazisi binlerce yıllıktır. Bu milleti tarih sahnesinden silmeye, bırakınız bu ne idiği belirsiz birkaç çapulcuyu, bunların ağa babalarının dahi gücü yetmedi ve yetmeyecek. Allah'ın izniyle biz bu coğrafyada daha binlerce yıl yaşamaya devam edeceğiz. Karşımıza diktikleri terör örgütleri ve onların iplerini ellerinde tutanların ise yarım asır, bir asır sonra ne olacakları belli değil." dedi.

Erdoğan, bu söylediklerini en iyi, tarih boyunca kurucu bir şehir olma vasfıyla öne çıkan Bursa'nın anlayacağını bildiğini dile getirdi.

"Rabbim, bölgemizde ve dünyanın dört bir yanında yüreği bizimle birlikte çarpan kardeşlerimizin duaları, göz yaşları, umutları hürmetine bizim önümüzü açsın, yar ve yardımcımız olsun." diyen Erdoğan, büyük davaların, büyük gayretler ve büyük fedakarlıklar istediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 yıl önce, bu büyük davaya talip olarak, büyük bir imtihanla yüzleştiklerini bilerek bu yola çıktıklarını belirterek, Necip Fazıl Kısakürek'in "Sakarya Türküsü Şiiri"ni okudu. Erdoğan, "Evet, biz işte bu binbir başlı kartalı taşımaya talip kadrolar olarak 15 yıldır ülkemize hizmet ediyoruz." ifadesini kullandı.

"2019 BU SÜREÇTE KRİTİK BİR DÖNEMEÇTİR"

Türkiye'yi 15 yılda 3,5 kat büyütmelerinin, büyük bir başarı olduğunu dile getiren Erdoğan, asıl hedeflerinin yanında bunun sadece mütevazi bir adım olduğunu söyledi.

Karşılaştıkları her kriz, girdikleri her virajın, önlerine çıkan her engelin hedeflerle aralarındaki bir imtihan olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Başlamak, bitirmenin yarısıdır derler. Bir yandan başlattığımız işlerimizi titizlikle takip ederek sonuçlandırırken, bir yandan da yeni adımlar için hazırlıklarımızı ihmal etmiyoruz. Onlara da devam. 2019, bu süreçte kritik bir dönemeçtir. Bunun için her fırsatta 2019'un önemine işaret ediyorum. Bu durumun farkında olan sadece biz değiliz. Ülkemizin ayağına çelme takmak isteyenler de 2019 ehemmiyetini gayet iyi biliyorlar. Onun için bu süreci çok dikkatli yönetmek mecburiyetindeyiz. Ana kademeden kadın ve gençlik kollarımıza kadar tüm teşkilatlarımızın sorumluluklarının bilincinde olduklarına inanıyorum."

Bursa Kadın Kolları Kongresi'nde ortaya koyacakları kararlılık görüntüsünün, tüm Türkiye'ye örnek olacağına işaret eden Erdoğan, kendisini dinleyen partililerden, 2019 yerel seçimlerine kadar kapı kapı dolaşmalarını istedi.

“HEP BİRLİKTE TÜRKİYE'YİZ"

Erdoğan, 2019'a az bir zaman kaldığını belirterek, yerel seçimde Bursa'da aynen yola devam edeceklerini kaydetti.

Konuşması sırasında rabia işareti yapan Erdoğan, şunları söyledi:

"Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Türk'ü ile Kürt'ü ile Laz'ı ile Çerkez'i ile Boşnak'ı ile Roman'ı ile Gürcü'sü ile Arnavut'u ile biriz, beraberiz, iriyiz, kardeşiz, hep birlikte Türkiye'yiz. İki, tek bayrak. Bayrağımıza eş bir bayrak tanımıyoruz. Üç, tek vatan, 780 bin kilometrekare ile tek vatan. Dört, tek devlet. Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka devlet tanımıyoruz. Buralarda kararlı olacağız, diri olacağız."

Kongrenin gerçekleştirildiği salonda "Yeşil Bursa'nın AK kadınları seninle, hoş geldiniz Sayın Cumhurbaşkanımız" ve "Kubbede hoş bir seda bırakmak adına yolunu yolumuz bildik düştük ardına" pankartları dikkati çekti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ile katıldığı kongrede, Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakcı, Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selva Çam, milletvekilleri ve belediye başkanları da hazır bulundu. 

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Bursa'ya gelişinde helikopterden inerken karşılayanlardan Ece Naz Sönmez isimli çocuk, Arif Nihat Asya'nın "Bayrak" şiirini okudu.

  • Kadın Kolları
  • Gençlik Kolları
  • AKIM
  • Yaşlılar Koordinasyon Merkezi
  • Engelliler Koordinasyon Merkezi
  • Akparti Siyaset Akademisi
  • Kütüphane
Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Merkezi : Söğütözü Caddesi No : 6 Çankaya / ANKARA . Tel: 0312 204 50 00 (Pbx) Faks : 0312 204 50 44