16 Ocak 2015 Basın Raporu

GÜNDEM

16 Ocak 2015

 

1- Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, AA Editör Masası'na konuk olacak.

(Ankara/10.00)

2- AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, düşünce platformu "Fikir Sofrası" tarafından Avusturya'da düzenlenen "Türkiye Ekonomisindeki Gelişmelerin Uluslararası İlişkilere Yansıması" konulu toplantıya katılacak.  (Viyana) 

3- Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, valiliği, rektörlüğünü, belediyeyi ve AK Parti il başkanlığını ziyaret edecek, MÜSİAD Genel Kuruluna katılacak, kentsel dönüşüm alanlarında ve İller Bankası okul inşaatında incelemelerde bulunacak, (Adıyaman/09.30-15.00)

4- Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Basın Onur Günü ve Gazetecilik Yarışması'nın ödül törenine katılacak. (Kocaeli/10.00)

5- Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hindistan Dışişleri Bakanı Sushma Swaraj ile kahvaltıda bir araya gelecek.

- Çavuşoğlu, Swaraj ile ikili görüşmesinin ardından düzenleyeceği basın toplantısıyla Elektronik Arşiv Projesi'ni (e-arşiv) kamuoyuna tanıtacak. (Ankara/09.30/10.30/15.00) 

6- Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Avusturya'da, Başbakan Yardımcısı, Ekonomi, Bilim ve Araştırma Bakanı Reinhold Mitterlehner ile görüşecek, Türk iş adamları derneklerinin temsilcileriyle bir araya gelecek, büyükelçilik tarafından verilen resepsiyona ve Liechtestein Sarayı’ndaki "Fikir Sofrası Toplantısı"na katılacak. (Viyana)

7- Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Şehitlik Camisi'ni ziyaret edecek, Küresel Gıda ve Tarım Forumu kapsamında düzenlenen FAO çalışma toplantısına, "Uluslararası Yeşil Hafta Fuarı"na ve Avrupa Türk Demokratlar Birliğince verilen akşam yemeğine katılacak.(Berlin)

8- Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, İTÜ Taşkışla Kampüsü'nde İTÜ Bilim Okulunun açılış törenine katılacak. (İstanbul/14.30)

9- Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, basın toplantısıyla 2014 yılını değerlendirecek, 2015 yılında yapılacak faaliyetler hakkında bilgi verecek ve 2019 yılı hedeflerini açıklayacak, Türk Dünyası Mühendisler ve Mimarlar Birliğinin KKTC Su Temin Projesi'nin tanıtım programına katılacak. (Ankara/10.00/19.00)

10- Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Belek Cornelia Diamond Otel Cornelia De Luxe'de "Sağlık Bakanlığı Koordinasyon, Değerlendirme ve Planlama Toplantısı"na katılacak. (Antalya(09.00)

11- Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, işadamı Ahmet Keleşoğlu'nun Mürşit Pınar Cami'sindeki cenaze törenine katılacak. (Konya/12.00)

12- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, "İl Halkla ilişkiler Başkanları Toplantısı"na katılacak, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelecek, valiliği ve belediyeyi ziyaret edecek. (Kırşehir/10.30-14.00)

 

YAZILI BASIN ÖZETLERİ

Sabah’ın bazı haber başlıkları:

İNSANLIK ADINA UTANÇ VERİCİ

Ankara, İsrail başbakanı Benyamin Netanyahu'nun Paris'teki yürüyüşe katılmasına yönelik yaptığı eleştiri«lere İsmail'den gelen yanıtlara sert tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Paris'teki yürüyüşe katılan İsrail Başbakanı için "Hangi yüzle oraya gitti" açıklamasına Netanyahu'nun Twitter'dan verdiği "Utanç verici yorumları uluslararası toplum tarafından reddedilmeli" karşılığına Ankara'dan sert yanıt geldi. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi İbrahim Kalın'ın, bu göreve getirildikten sonra yaptığı ilk açıklamada şu ifadeler yer aldı:

BİNLERCE MASUM ÖLDÜRÜLDÜ:

Sayın Cumhurbaşkanımız, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile birlikte 12 Ocak'ta Ankara'da düzenledikleri basın toplantısında Filistin'de geçen yıl yaşanan yıkım ve katliamın hafızalarda tazeliğini koruduğuna işaretle, binlerce masum Filistin vatandaşının hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına yol açan saldırıların etkilerinin bugün de devam ettiğine dikkati çekmiştir. İsrail 2014'ün temmuz ve ağustos aylarında, Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ne karşı sivil, kadın ve çocuk ayrımı gözetmeksizin düzenlediği saldırılar sonucunda bin 483'ü sivil 2 bin 205 Filistinli hayatını kaybetmiş, 11 binden fazla Filistinli yaralanmıştır. Ölenlerin 521'i çocuk, 283'ü kadındır. İsrail'in saldırıları neticesinde 14 gazeteci de hayatını kaybetmiştir. İsrail; BM binalarını, okulları ve hastaneleri bombalamış, yaralıların tedavi edildiği kliniklere bile saldırmaktan geri durmamıştır. 

SİYASİ ŞOV:

Sahilde oynayan çocukların hunharca katledilmesi, 21. yüzyılda insanlığın hafızasına kara bir İeke olarak kazınmıştır. Ayrıca İsrail hükümeti, Gazze'ye insani yardım götüren Mavi Marmara gemisine uluslararası sularda saldırmış ve 10 vatandaşımızı katletmiştir. Bu katliam bütün dünya tarafından en şiddetli şekilde kınanmıştır. Netanyahu'nun, Paris'te teröre karşı düzenlenen yürüyüşü kendi siyasi amaçları için istismar etmeye çalışması, Gazze'de öldürülen masum sivillerin hatıralarına saygısızlık olduğu gibi, uluslararası kamuoyuna karşı da zavallıca bir siyasi şov yapma arzusundan başka bir anlam taşımamaktadır.

İKİYÜZLÜ, UTANÇ VERİCİ:

 Bu çerçevede, İsrail Başbakanı’nın 14 Ocak günü Sayın Cumhurbaşkanımızın beyanının kınanması yolunda çağrıda bulunması ve Gazze'de işlediği suçları unutturmaya çalışması, insanlık adına utanç verici ve ikiyüzlü bir durumdur.

HERKES KINAMALI:

Başta Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande olmak üzere önde gelen tüm dünya liderlerinin Paris'teki terör olaylarını İslam ile ilişkilendirmekten özenle imtina ettiği bir dönemde, Netanyahu'nun İslami terör' ifadesini kullanarak bu saldırıları açıkça İslam'la ilişkilendirmeye çalışması tek kelimeyle islamofobik bir tavırdır. İsrail Başbakanı’nın Paris saldırısını ve terör karşıtı yürüyüşü kendi siyasi çıkarları için kullanmaya çalışması esef vericidir ve herkes tarafından kınanmalıdır. İsrail hükümeti, antisemitizmin arkasına sığınarak başkalarına saldırmak yerine kendi saldırgan ve ırkçı politikalarına son vermeli ve Filistin halkının hak ve hukukuna saygı göstermeyi öğrenmelidir. 

 

Star’ın bazı haber başlıkları:

Hz. Muhammed’e Hakaret Edilmesine İzin Vermeyiz

Paris'teki teröre karsı tutumlarında kararlı oldukları gibi Hazreti Peygamber'in onurunu korumak konusunda da en az o kadar kararlı olduklarını vurgulayan Davutoğlu, "Bu ülkede Hazreti Peygamber'e hakaret edilmesine izin vermeyiz" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Brüksel'e hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda basın toplantısı düzenledi. Paris'teki saldırının ardından karikatür tartışmalarının Türkiye'ye de yansımasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu şu mesajları verdi:

 BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ BU DEĞİL

 Terör nedeniyle çok kayıp veren Türkiye, dünyanın hiçbir yerinde terörün ortaya çıkmasını istemez. Buna karşı da açık ve net bir tutum takındık. İlkesel ve net tutumlarımızdan bir diğeri de şudur. Basın özgürlüğü hakaret etme özgürlüğü anlamına gelmez. Hele hele bu bizim şahsiyetimizden, kişiliklerimizden çok daha büyük anlam taşıyan ve âlemlere rahmet olan bir peygambere, bir şahsiyete yönelik bir hakaret ise bu basın özgürlüğü değildir. Evet, inanmayabilirsiniz, o sizin şahsi takdirinizdir. Aynen iki insan arasındaki ilişkinin her zaman iyi olması gerekmediği gibi ama iki insan arasındaki ilişki bugün yaşayanlar arasında dahi iyi değil diye kimse kimseye hakaret etme özgürlüğüne sahip değildir. Hele hele dediğim gibi bu 1,5 milyar insanın inandığı ve âlemlere rahmet olarak gördüğü bir kişiyle, bir büyük önderle, bir peygamberle ilgiliyse buna basın özgürlüğü denmez.

BURADA BİR TAHRİK VAR

Türkiye'de bu anlamda geniş kitlelerin büyük hassasiyetleri var. Şahsına gelebilecek hakareti dahi müsamahayla en azından sabırla karşılayabilecek insanlar Hazreti Peygamber'e bir hakaret olduğunda onu o ölçüde karşılamayacağı da açıktır. Hal böyleyken birileri Hazreti Peygamber'e hakaret niteliği taşıyan bir karikatürü, bir görüşü basıyorsa burada bir tahrik vardır. Paris'te teröre karşı ilkesel tutumumuzda ne kadar kararlıysak, Hazreti Peygamber'in onurunu korumak konusunda o kadar kararlıyız. Hiç kimse bunu yapamaz. Bu sebeple her bir Müslüman bütün varlığını ortaya koyacak şekilde bir hassasiyete sahip. Bunu basın özgürlüğüyle ilişkilendirmek doğru değil. Başka yerlerde ilişkilendirilebilir, o ülkelerin kendi tutumlarıdır, Türkiye söz konusu olduğunda bu ülkede Hazreti Peygamber'e hakaret edilmesine izin vermeyiz. Bu çok açık ve net ilkesel tutumdur. Herkes de bunu böyle bilmelidir. Bu konu ilgili basın kuruluşları nezdinde de izah edilmiştir.

TEDBİRE BASKI DENİLMESİN

Bu kadar hassas bir süreçten geçilirken, açık bir tahrik niteliği taşıyan tavır takınılması, 'Bunda bir başka hesap da var mı' sorusunu beraberinde getiriyor. Dikkat ederseniz Hazreti Peygamber'i dizilerde kamyona kadar indirip böyle bir şey yapan paralel çete yayın organları, bu hakareti sahiplenecek, bunu medya özgürlüğü gibi gösterecek bir tutum takındılar. Bunu özellikle Peygamber aşığı bildiğimiz o cemaate vaktinde destek vermiş olan, o topluluğa diyeyim, destek vermiş olan samimi vatandaşlarımın da dikkatine getiriyorum. Eğer tahrik ve hakaret söz konusuysa ortaya çıkabilecek güvenlik problemini kontrol altına almak için her türlü tedbir alınır. Kimse de bunu baskı olarak nitelendirmemelidir. Açıkça neredeyse 'gelin bize saldırın' gibi bir hakaret karikatürü basacaksınız ister istemez herhangi bir gerilimi engellemek için de güvenlik güçlerimiz tedbir alır. 

 

Akşam’ın bazı haber başlıkları:

Aynı Dayanışmayı Bize ’de Gösterin

            Brüksel'e giden Başbakan Davutoğlu, Avrupalı liderleri uyardı: Türkiye'nin sınırları güvenli ise Avrupa'nın da sınırları güvenlidir.

Brüksel'de bulunan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği Daimi Temsilciliği ile 'Friends of Europe' tarafından düzenlenen toplantıda konuştu. Dünyanın değiştiğini, zamanın önemli olduğunu anlatan Başbakan Davutoğlu, geçen hafta Paris'te Fransız halkı ile dayanışma, terör kurbanları için yürüdüklerini anlatırken, "Dünyanın başka yerlerinde baskı ve zulme maruz kalan insanlar için yürüdük. Nerede olursanız olun terörizm, ekonomik kriz sizi vurabilir" dedi.

TÜRKİYE BÜYÜK BİR DEĞERDİR

 Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türk ekonomisinde sürdürülebilir kalkınmanın devam edeceğini, kapsayıcı siyaset ve sürdürülebilir bir kalkınma vizyonuna sahip olduklarım belirterek şöyle devam etti: "Biz on yıllar boyunca askeri vesayetin olduğu yapılarda yaşadık. Şimdi geldiğimiz noktada demokrasi Türkiye için çok büyük bir değerdir. Bizim iktidarımız halkımızın sınavından geçmiştir. Türkiye'nin sınırları güvenli ise Avrupa'nın da sınırları güvenlidir. Ne olursa olsun biz sınırlarımızı kapatmayacağız, sınırlarımızı sadece yabancı savaşçılara ve teröristlere kapalı olacak."

 

Yeni Şafak’ın bazı haber başlıkları:

Hesabı Soruldu

17 - 25 Aralık darbe girişimlerinin icracı savcıları Zekeriya Öz, Celal Kara, Muammer Akkaş ve Mehmet Yüzgecin açığa alınmasının ardından HSYK 2 Dairesi, Türkmenlere yardım götüren MİT TIR’larına operasyona kalkışan 5 savcıyı da görevden uzaklaştırdı. 

 

HSYK 2. Dairesi, Hatay ve Adana'da MİT TIR'larım durdurarak arama yapan Adana eski Başsavcısı Süleyman Bağrıyanık, Başsavcıvekili Ahmet Karaca, Cumhuriyet Savcıları Aziz Takçı ile Özcan Şişman ve eski Reyhanlı Başsavcısı Yaşar Kavalcıoğlu'nun 'yargı erkinin nüfuz ve itibarına zarar verdikleri' nedeniyle haklarındaki soruşturma sonuçlanıncaya kadar açığa alınmasına karar verdi. Karar 2'ye karşı 5 oyla, oy çokluğuyla alındı.

MİT TIR'LARINA OPERASYON

 l Ocak 20l4'te Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde ve 19 Ocak 2014'te Adana Ceyhan'da Türkmenlere yardım götüren MİT TIR'ları durduruldu. Durdurma emrini veren Adana eski Başsavcısı Süleyman Bağrıyanık, Başsavcıvekili Ahmet Karaca, Cumhuriyet Savcıları Aziz Takçı, Özcan Şişman ve eski Reyhanlı Başsavcısı Yaşar Kavalcıoğlu 'usul ve yasaya aykırı olarak' TIR'ları aramak istedi. Türkiye'yi uluslararası platformda zor durumda bırakmak için gerçekleştirilen operasyon, büyük tepkilere yol açarken, söz konusu 5 isim de görevden alınarak farklı illere atandı. Olayın ardından HSYK 3. Dairesi, skandala imza atan 5 savcı hakkında 'usule aykırı işlemler' saikiyle  inceleme başlattı. HSYK Müfettişi Arif Sami Kaya'nın hazırladığı inceleme raporuna istinaden de soruşturma izni verdi. 3. Daire ayrıca, müfettişlerin talebi ile 5 ismin soruşturma tamamlanana kadar açığa alınmasını istedi.

İHRAÇ EDİLEBİLİRLER

HSYK 2. Dairesi dün yaptığı toplantıda, 'Savcıların hukuken davranmaları gereken şekilde davranmadığı, soruşturmaları kurallara uygun ve tarafsız yürütemediği' kanısına vararak, söz konusu 5 ismin, HSYK Kanunu'nun 77. Maddesi gereği açığa alınmasına karar verdi. Karar 2'ye karşı 5 oyla alındı. Karara, idari yargıdan HSYK'ya giren Mahmut Şen ile Yargıtay'dan seçilen Mustafa Kemal Özçelik muhalif kaldı. Söz konusu 2 üye, 17 ve 25 Aralık darbe girişimlerinde rol oynayan savcılar Zekeriya Öz, Celal Kara, Muammer Akkaş ve Mehmet Yüzgeç'in açığa alındığı toplantıda da karara muhalif kalmışlardı. 2. Daire, 5 savcı hakkındaki uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme ve meslekten çıkarma gibi cezalardan biri ile adli soruşturma için kovuşturma izni verebilecek. 5 savcı, görevden el çektirildiği bu sürede sosyal hak ve yardımlardan yararlanmaya devam edecek, fakat maaşlarının 3'te 2'sini alabilecek. Savcıların karara itiraz hakkı bulunuyor. 2. Daire itirazı reddeder ve savcılar tekrar itiraz ederse bu durumda konu, HSYK Genel Kurulu'na taşınacak. Son sözü söyleyecek olan Genel Kurul'un kararı kesin hüküm olacak.

 

Milliyet’in bazı haber başlıkları:

'Bütçe Beklentiden Çok Daha İyi Geldi'

            Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2014'te bütçenin öngörülerden çok daha iyi geldiğini, büyümede de bu yıl yüzde 4'lük tahminin yakalanabileceğini söyledi. Bütçe gerçekleşmelerine dair düzenlediği basın toplantısında, 2014 bütçesinde giderlerin öngörüler düzeyinde kaldığını, vergi gelirlerinde hedefin önemli ölçüde arttığını kaydeden Şimşek, "Bu 2B gelirleri ya da özelleştirme gelirleriyle açıklanamaz. Maliye Bakanlığı'nın performansıyla gelirler öngörülerden 22.6 milyar lira daha fazla geldi" dedi. Şimşek'in verdiği bilgiye göre, 2014 yılında giderler yüzde 9.8 artarak 448.4 milyar lira, bütçe gelirleri yüzde 9.3 artarak 425.8 milyar Ura, vergi gelirleri yüzde 8.1 artarak 352.4 milyar lira oldu. Buna göre, 2014'te bütçe açığı 22.66 milyar lira oldu. Orta Vadeli Program'da açık 24.4 milyar lira olarak öngörülüyordu. Gelirdeki artışta kamu bankalarını yüksek kârları da etkili oldu. Şimşek, dünya ekonomilerindeki gelişmeler, Fed'in izlediği faiz politikası, Euro Bölgesi'ndeki sıkıntılar, Rusya ve Ortadoğu'daki bölgesel gelişmelerin etkisine rağmen yüzde 3'lük büyümenin yakalanabileceğini kaydederek, şunları söyledi: "Bu yıl büyüme beklentilerimiz daha olumlu çünkü küresel ekonomide toparlanma öngörülüyor, AB toparlanırsa bu da olumlu yansır ve geçen yılki kuraklığın bu yıl tekrarlanma olasılığı  düşük. Bu sene rahat şekilde yüzde 4 civarında büyüme olacağını tahmin ediyoruz."

MEMURA DEŞİFRE YOK

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Şimşek, yolsuzluğu ihbar eden memurun teşvik edildiği Kamu Yönetiminde Şeffaflık Programı'yla kimsenin deşifre edilmeyeceğini söyledi.

 

Akit‘in bazı haber başlıkları:

10 Polis Hakkındaki İddianame Kabul Edildi     

Başbakanlığı döneminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ailesinin kişisel bilgilerinin, Emniyet Genel Müdürlüğü istihbarat Daire Başkanlığının "DEVA (Detaylı Veri Analizi) 1-2" programlarıyla sorgulanarak ele geçirilmesine ilişkin 10 polis hakkında hazırlanan iddianame, Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. Anayasal Düzene Karşı işlenen Suçları Soruşturma Bürosu Cumhuriyet Savcısı Serdar Coşkun'un hazırladığı iddianamede, Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan, kardeşi Mustafa Erdoğan, oğulları Bilal ve Ahmet Erdoğan, kızı Sümeyye Erdoğan, gelinleri Sema ve Reyyan Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kız kardeşi Vesile İlgen ve eşi Ziya İlgen "müşteki" olarak gösterildi. Soruşturmanın, içişleri Bakanlığı mülkiye müfettişlerinin raporu üzerine başlatıldığı belirtilen iddianamede, şüphelilere "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" suçlaması yöneltildi. İddianamede, "şüpheliler" polis memurları K.T, M.A, Ö.G, O.T.B, Y.T, İ.Ü, A.K, S.Ş, M.Y. ve komiser F.Ş. olarak gösterildi.

 

Türkiye GAZETESİ

Gardaş Dayanışması

Ermenistan sözde soykırım iddialarının 100. yılını anmaya hazırlanırken, Ankara'dan Erivan'a karşı kritik bir misilleme geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çanakkale Savaşlarının 100. yıl dönümünün dünyanın dört bir yanından devlet ve hükümet başkanının katılacağı görkemli bir törenle anılacağını açıkladı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in de katılacağı törenin tarihi ise manidar; Soykırım iddiasıyla anmaların yapıldığı 24 Nisan... Türkiye-Azerbaycan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısı için Ankara'ya gelen Azerbaycan Devlet Başkanı Aliyev, Beştepe Sarayı'nda resmi törenle karşılandı. İkili ve heyetler arası görüşmelerin ardından da kara para ve terörle mücadele için iş birliği, gümrüklerde kolaylık sağlanması için ortak komite kurulması ve Stratejik İşbirliği konseyi kararlarını içeren üç anlaşma imzalandı.

Ortak basın toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasında ticaret hacminin 5 milyar dolar olduğunu hatırlatarak 2023'te bunun 25 milyar dolara çıkarılacağını vurguladı. Yukarı Karabağ sorunun Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü çerçevesinde çözümlenmesi gerektiğini belirten Erdoğan, "Minsk üçlüsü samimi değil. Dediklerini kabul etmemiz mümkün değil" dedi. İki ülke arasında işbirliği projelerini sayan Erdoğan, "Pekin-İstanbul hattı da ilerliyor. Türkiye G20'nin lideri. Biz de hakkımızı kullandık ve G-20'ye Azerbaycan'ı çağırdık. Çanakkale Savaşlarının 100. yıl anmasına tüm devlet başkanlarını çağırdık. 24 Nisan'da da Aliyev kardeşimizle orada olacağız" diye konuştu.

 Türkiye'nin G20'ye Azerbaycan'ı da çağırmasından dolayı minnettar olduğunu vurgulayan Aliyev ise şunları söyledi: "24 Nisan'da Çanakkale'de bir araya geleceğiz. Bu tarihin seçilmesi çok önemli. Minsk grubu bir netice alamıyor. Ermenistan sulh istemiyor, işgale devam ediyor. Türkiye - Azerbaycan kardeşliği dünyada çok önemli bir yerdedir. Gelecekte de büyük ilerlemelere sahne olacak."