24 Ekim 2014 Basın Raporu

GÜNDEM

24 Ekim 2014

 

1- Cumhurbaşkanı Erdoğan Estonya'da 

- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Estonya Cumhurbaşkanı Toomas Hendrik Ilves tarafından resmi törenle karşılanacak.

- Erdoğan'ın ve Ilves, baş başa ve heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı yapacak. 

- Bağımsızlık Savaşı Anıtı'na çelenk koyacak Erdoğan, Dışişleri Bakanı Urmas Paet tarafından verilen öğle yemeğine katılacak.

- Estonya Parlamentosu Başkanı Eiki Nestor ve NATO Siber Savunma Mükemmeliyet Merkezi ile E-Estonia Demo Merkezini ziyaret edecek Erdoğan, resmi akşam yemeğinin ardından yurda dönecek. (Tallin)

2- AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin genel merkezinde, AK Parti 98. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'na katılacak. (Ankara/11.00)

3- Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Uluslararası Genç Girişimciler Platformunda açılış konuşması yapacak, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesinin eğitim öğretim yılı açılışına katılacak.  (İstanbul/09.30/14.30)

4- Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu tarafından düzenlenen 3. Türk Arap Gençlik Kongresi ile İslam Ülkeleri Akademisyenler ve Yazarlar Birliği (AYBİR) tarafından gerçekleştirilen programda bulunacak.  (İstanbul/10.00/16.00) 

5- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Sürdürülebilir Kalkınma İçin Girişimcilik ve İnovasyonda Kadın Konferansı'nda yer alacak.  (Ankara/10.00)

6- Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Uluslararası Temiz Teknolojiler Girişimcilik Hızlandırma Programı'nın finaline ve ödül törenine katılacak. (Ankara/13.30)

7- Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci,  Portekiz Başbakan Yardımcısı Paulo Portas'la bir araya gelecek, Türkiye Portekiz JETCO 2. Dönem Toplantısı ve İş Forumu'nda bulunacak.  (İstanbul/10.00-14.00)

8- Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, AK Parti 98. İl Başkanları Toplantısı'nda yer alacak.  (Ankara/11.00)

9- Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Nene Hatun Acil Durum Müdahale Gemisi'nin denize indirilmesi töreni ile İzmit Körfezi kıyı tesisi işletmecileri ve sanayicilerle istişare toplantısına katılacak, incelemelerde bulunacak. (Yalova/11.00-Kocaeli/12.45)

 

YAZILI BASIN ÖZETLERİ

Star’ın bazı haber başlıkları:

YASİN'İN GÜNLÜĞÜNDE 'MERHAMET' VARDI

Kobani bahanesiyle ortalığı savaş alanına çeviren I PKK yandaşlarının fakirlere kurban eti dağıtan biri lise öğrencisi 4 genci linç ederek öldürmesi olayıyla ilgili tanık ifadeleri terör örgütünün barbarlığını gözler önüne serdi. Kurban eti dağıtırken PKK'lılar tarafından, önce bıçaklanan, sonra boğazı kesilmeye çalışılan ve 3. kattan atıldıktan sonra üstünden araba ile geçilerek katledilen lise öğrencisi Yasin Börü' nün notlarında ise 'merhamet' vardı.

GÖRGÜN TANIKLARI ANLATIYOR

Kurban Bayramın 4. günü fakirlere kurban eti dağıtan Yasin Börü (16), Hüseyin Dakak (19), Hasan Cökgöz (26) ve Riyad Güneş'in (28) linç edilerek öldürülmesinin yankıları sürerken maktullerin yakınları, yaralılar ile görgü tanıklarının ifadelerine STAR ulaştı. İfadelere göre PKK'lılar önce dernek, ev ve arabaları taşladılar, ateşe verdiler. Daha sonra ateşli silahlarla belirledikleri kişi ve hedeflere saldırıldı.

ÜZERİNDEN ARABAYLA O GEÇTİ

 Görgü tanıklarının verdiği ifadelere göre Yasin Börü ile 3 arkadaşının linç edildiği akşam, Yasin'in üzerinden arabayla geçen kişi, yan apartmanda oturan evli ve iki çocuklu bir kadın. Görgü tanığı, Bağlarda oturan bu kadının, Yasin ve arkadaşları linç edilirken arabasına iki kişi alarak Yasin'i ezdiğini söyledi. Gençlerin sığındığı apartman ile yan apartmanda oturan 8 kişinin bizzat linç girişimini gerçekleştirdiğini belirten görgü tanığı, linçten bir gün sonra bu kişilerin apar topar mahalleden taşındıklarını söyledi.

 'PARTİDEN SİLAHLARI GETİRİN'

Saldırı akşamı yaşananları tüm çıplaklığıyla anlatan bir görgü tanığı, HDP ve PKK'lı grubun başında talimat veren kişinin bina önünde bekleyenlerden birisine talimat verdiğini ve talimat verdiği kişiye "İlçe binasına git 30 keleş gelmiş hemen onları dağıt" dediğini söyledi. BELEDİYELERDE SAKLANIYORLAR

 Bir başka tanığın verdiği bilgilere göre saldırılarda yaralanan bir çok HDP ve PKK'lı belediyeye ait birimlerde saklanıyor. Belediye ambulanslarıyla düzenli olarak gelen doktorlar tarafından tedavi ediliyorlar. Bi kişilerin çoğu ise, dağdan gelen PKK'lılar ile Kobani'den gelenler.

 'GİZLİCE DEFNEDİLENLER VAR'

Demek yöneticisi bir tanık da, dernek olarak kendilerinin baktığı Kobanili ailelerden 3 gencin zorla eyleme götürüldüğünü, eylemde öldüklerini ve belediye tarafından gizlice gömüldüklerini iddia etti.

 

Yeni Şafak’ın bazı haber başlıkları:

Bir Terör Örgütüne Silah Verildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kobani'de PYD/YPG güçlerine havadan silah yardımı yapan ABD'ye tepkisini Letonya ziyaretinde de sürdürdü: "Türkiye bu ise olumlu bakmıyor. Türkiye'ye rağmen Amerika bu isi yapmıştır. Kobani ABD için değil bizim için stratejik. Halkı zaten benim ülkemde"

Letonya ve Estonya ziyaretlerinden oluşan Avrupa turunun ilk durağında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Letonyalı mevkidaşı Andris Berzins ile bir araya geldi, daha sonra Türkiye-Letonya İş Forumu'nda konuştu. Ziyaretlerinde başta ABD'nin Kobani'de PYD/YPG güçlerine yaptığı silah yardımı olmak üzere gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Erdoğan, PYD'nin terör örgütü PKK ile ilişkisini ABD Başkanı Barack Obama'ya ilettiğini, ancak bu ülkenin havadan silah yardımını Türkiye'ye rağmen yaptığını anlattı. İşte temasları sırasında Erdoğan'ın mesajlarından satır başları:

BİRİNCİ TERCİH ÖZGÜR SURİYE ORDUSU

 "Sayın Obama'ya teklifimiz, önerimiz şu olmuştur; eğer Amerika ve Türkiye, bizler teröre karşıysak, ki Türkiye olarak biz karşıyız, Amerika'nın da teröre karşı olduğunu bu konudaki hassasiyetlerini bilen bir siyasetçi olarak, bir cumhurbaşkanı olarak PYD'nin, PKK'yla aynı durumda olduğunu kendilerine telefon görüşmemde ifade ettim. 'O da bir terör örgütüdür' dedim. 'Dolayısıyla burada PYD'ye yapacağınız yardımlar bir terör örgütüne gitmektedir. Şu anda PYD saflarında PKK'nın lider kadrosunda olup, orada savaşan kişiler var', bunları da kendilerine ifade ettim. 'Burada iki önemli grup var ki bunlar Kobani'de önem arz edebilen veya iş görecek gruplardır. Özgür Suriye Ordusu birinci tercihimizdir, ikinci tercih peşmergelerdir ve biz peşmergelere ülkemiz üzerinden kontrollü bir şekilde geçmelerine müsaade ederiz' dedik."

TÜRKİYE OLUMLU BAKMADI

"PYD ilk etapta peşmergeleri kabul etmedi, daha sonra kabul etti ve Kuzey Irak Yönetimi ile 200 rakamında anlaştılar. Tabii bu arada Amerika özellikle Kobani'ye indirmekte olduğu silahlarda artık her şey belgeli, delilli biliyorsunuz bu silahların bir kısmının IŞİD terör örgütünün eline geçtiğini gördük. Diğerleri de PYD'ye geçti. Peki PYD'ye ve IŞİD terör örgütüne geçen bu silahlarla ilgili olarak Türkiye bu işe olumlu baktı mı, hayır bakmadı. Türkiye'ye rağmen Amerika bu işi yapmıştır ve ben kendilerine 'Şu anda Kobani sizin için stratejik bir yer değil. Olsa olsa Kobani bizim için stratejik bir yerdir ve bu konuda hassasiyeti göstermesi gereken de biziz' dedim."

BU SORULAR CEVAPLANMALI

 "Peki şu anda Kobani'de yaşayan var mı? Yok. Sivil halk zaten benim ülkeme geldi. 200 bin kişi. Bu çelişkileri görmemiz lazım. 300 bini aşkın insan Suriye'de öldürülürken dünya neredeydi? Kobani'de bu kadar hassassınız da Suriye'nin tümünde niye bu hassasiyet yok? İki, Irak'ın üçte biri IŞİD terör örgütünün işgali altında, peki orada şu anda ne yapılıyor. Bu soruların cevabının bulunması gerekir."

40 Bin İnsan Öldürülürken Neredeydiniz?

Belli çevrelerin "Türkiye IŞİD'e destek veriyor" algısı oluşturmak için kampanya yürüttüğüne dikkat çeken Erdoğan, "Bu iddia hiçbir delile, belgeye, bilgiye dayanmıyor. Tam tersine Türkiye IŞİD'e de IŞİD'İ doğrudan sebeplere deçokgüçlü şekilde karşı çıkmış, uyarılarını da tüm dünyaya güçlü şekilde yapmış bir ülkedir. Bu uyarılarımızı dinlemeyenler, ne yazık ki bugün IŞİD'e şu veya bu yolla destek vermektedirler" dedi. Letonya Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada ise Erdoğan, Suriye'de 300 bin insanın ölümüne sessiz kalanların Kobani için ayağa kalktığını belirterek şöyle konuştu: "Peki güzel de Dera için neredeydiniz? Hama, Humus yanarken neredeydiniz? Örneğin PKK gibi kanlı bir terör örgütünü umursamayan dünya biranda IŞİD terör örgütü için ittifak kurabiliyor, iyi de PKK ülkemde 40 binden fazla insanı öldürürken neredeydiniz? Mısır'da bir günde 5 bin insan öldürüldü. Mursi'yi darbeci yöntemle indirdiler. Peki, BM Güvenlik Konseyi'nde ses var mı? Yok. Çünkü orada 5 kişi ne derse o oluyor. BMGK' nin daimi üyeleri tüm dünyayı temsil etmiyor." 

 

Yakılan Okullar Derinden Yaraladı

Toplumsal Gelişim Eğitim ve Dayanışma Derneği (TOGEMDER) ve Avrupa Eğitim Vakfı 'Temiz sınıf sağlıklı gelecek' sloganıyla okul öncesi eğitim verilen sınıflara yönelik proje Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun eşi Sare Davutoğlu'nun katıldığı törenle başladı. Üsküdar Belediyesi'nin ev sahipliğinde yapılan programda konuşan Davutoğlu "Projeyle hastalıklara yakalanma riski azalacak" dedi.

TARİFSİZ BİR ACI YAŞADIM

Okul öncesi eğitimde son 12 yılda tarihi adımlar atıldığın söyleyen Sare Davutoğlu, geçtiğimiz günlerde Kobani bahanesiyle yapılan sokak eylemlerinde yakılan okulların kendisini derinden yaraladığını kaydederek, "Bazı okullar küle döndü. Tarifsiz bir acı yaşadım. Fakat bu üzücü olaylar milletimizin beraberliğini etkileyemedi" şeklinde konuştu. CİDDİ TEDBİRLER ALINACAK

Gücü el verdiğince TOGEMDER'in projesini destekleyeceğini belirten Davutoğlu, "Hayatımı bu milletin çocuklarına harcayacağım" dedi. TOGEMDER Başkanı Saadet Gülbaran ise "Proje okullarda hijyenin sağlanmasına büyük katkı sağlayacak. Hastalıklar azalacak, ciddi tedbirler alınacak" dedi.

 

Sabah’ın bazı haber başlıkları:

Ekonomiyi Eleştirenler Art Niyetli

Türkiye ekonomisine karşı asılsız ve mesnetsiz eleştiriler yapıldığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan "Bu kampanyalara rağmen büyümeye ve güçlenmeye devam ediyoruz" mesajını verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ve AB'de kimi uluslararası medya kuruluşlarının tamamen art niyetli şekilde Türkiye ekonomisine karşı asılsız ve mesnetsiz eleştiriler yaptıklarını söyledi. Letonya Cumhurbaşkanı Andris Berzins ile birlikte, Letonya Milli Kütüphanesi'nde düzenlenen Türkiye-Letonya İş Forumu'nun açış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ekonomisinin bu kampanyalara rağmen büyümeye ve güçlenmeye devam ettiğini söyledi.

REYTİNGCİLERE DE TEPKİ

Türkiye ve ekonomisi üzerine yapılan yorumların çok dikkatli şekilde izlenip analiz edilmesi gerektiğinin altını çizen Erdoğan, çarpıcı bir tespitte bulunarak, "Şu anda ABD veya Avrupa'da kimi uluslararası medya kuruluşlarının tamamen art niyetli şekilde bir koro halinde Türkiye ekonomisine karşı asılsız ve mesnetsiz eleştiriler yaptıklarını görüyoruz. Aynı tavrın kredi derecelendirme kuruluşlarının bazıları tarafından da yine tamamen art niyetli şekilde pompalandığına zaman zaman şahit oluyoruz. Bu kampanyalara rağmen Türkiye ekonomisi büyümeye ve güçlenmeye devam ediyor" diye konuştu. Türkiye ekonomisi hakkında çıkan yalan ve yanlış haberlere atıfta bulunan Erdoğan, "Bunların asılsız, mesnetsiz olduğunu daha önce de ifade ettim. Türkiye'de gerçek ortada. Yıllık ortalama yüzde 5 büyüyen bir ekonomimiz var. Bankacılık ve mali sistem güçlü, yatırımlar ise her yıl istikrarlı artıyor" değerlendirmesinde bulundu.

1 Trilyon Dolarlık Ticaret Hayal Değil

Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yıl dönümü olan 2023te 1 trilyon dolarlık dış ticaret hacminin hedeflendiğini ifade eden Erdoğan, "Türkiye'deki işadamları, özellikle de ihracatçılar büyük hedefe inanıyor ve kilitlendi. Bir trilyon dolar dış ticaret hacmini asla bir hayal olarak görmüyorum. Türkiye'nin toplam dış ticaret hacmi 12 yılda 5 kat artarak 604 milyar dolara ulaştı. Dış ticaretimizi önümüzdeki 9 yıllık süreçte 2.5 kat daha artırarak bir trilyon dolar hedefini yakalamak mümkün olacak" dedi.

Letonya İle Hedef 1 Milyar $’Lık Hacim

Letonya'nın ekonomik performansına da değinen Erdoğan, "Letonya 2013'te yüzde 4 büyümeyle Avrupa Birliği'nin en iyi performans gösteren ülkelerinden biri oldu. Gerek büyüme gerek uluslararası yatırımların teşviki konularında Türkiye ve Letonya, Avrupa içinde başarılı bir seyir izliyor. İki ülke arasındaki ilişkilerin daha da yoğunlaştırılmasına büyük önem veriyoruz. Türkiye ve Letonya arasında 2013'te 323 milyon dolar olan ticaret hacmini bir milyar dolara çıkarmak hedefimiz olmalı" dedi.

 

Akşam’ın bazı haber başlıkları:

Girişimci İçin Yeni Eylem Planı Geliyor

Ali Babacan "Üniversite sanayi işbirliğiyle ilgili yeni strateji belgesi hazırlanıyor" dedi. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Borsa İstanbul ev sahipliğindeki California Üniversitesi, Berkeley ile ortaklaşa düzenlenen konferansın açılışında konuştu. Türkiye'nin G-20 başkanlığında reformların uygulanması için özel bir gündemleri olacağı bilgisini veren Ali Babacan, sözlerine şöyle devam etti:

 HİÇBİR ŞEY YAPILMAZSA NE OLUR?

"20 ülke 900 kadar taahhütte bulundu. Sözler yerine getirilirse 5 yıl içinde dünya 'Hiçbir şey yapmazsak ne olur?' durumuyla karşılaştırdığımızda, yaklaşık 2 puan daha fazla büyümeyi görebilecek" dedi.

KISA ZAMANDA AÇIKLAYACAĞIZ

Girişimciler için farklı destek mekanizmaları kurduklarını anlatan Babacan, "Üniversite sanayi işbirliğinin geliştirilmesiyle ilgili yeni strateji belgesi hazırlanıyor ve bunu kısa zamanda açıklayacağız" diye konuştu.

 

Bir Yenilik Olacaksa Bunu Kobi'ler Yapar

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Borsa İstanbul ev sahipliğindeki "Girişimcilik Yoluyla Köprüler Kurmak: Girişimcilikte Yükselen Ülke Türkiye'ye Bölgesel ve Küresel Bakış" adlı konferansın açılışında yaptığı konuşmada, girişimcilik kavramının 2008 krizinden çıkışın en önemli araçlarından birisi olduğunu söyledi. Şu anda KOBİ'lerin istihdamdaki payının büyük olduğunu anımsatan Babacan, "Eğer büyüme yenilikle olacaksa, araştırma ve geliştirmekle olacaksa, katma değerli daha yüksek teknoloji ile sağlanacaksa, bu KOBİ'ler ve genç girişimciler ile olacak" dedi. Babacan, Türkiye'de girişimcilikle ilgili hazır olan mayayı daha bilinçli bir şekilde, nasıl sonuç alıcı bir şekle döndüreceklerinin kendileri için önemli olduğunu söyledi.

 

Haber Türk’ün bazı haber başlıkları:

'4 Yılda 53 Milyar Vergi Cezası Kestik

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2011 yılından bu yana yapılan vergi denetimlerinde 26 milyar lira vergi kaçağı tespit ettiklerini ve vergi kaçırdığı belirlenen mükelleflere 53 milyar lira ceza kestiklerini açıkladı. Şimşek, 2015 yılı bütçesini TBMM Plan Bütçe Komisyonu'na sunumunda, vergi denetimleri hakkında bilgi verdi. Şimşek, 31 Ağustos itibarıyla 2011-2014 yıllarında 207 bin mükellef nezdinde vergi incelemesi yaptıklarını söyledi. Şimşek, akaryakıt sektöründe vergi kayıp-kaçağının tespiti ve önlenmesi kapsamında ÖTV Takip Sistemi projesini 1 Ocak 2015 itibarıyla hayata geçireceklerini vurguladı.

BES'E 5MİLYAR TL

Şimşek, 1 Ocak 2013'te başlayan Bireysel Emeklilik Sistemi'ne (BES) yüzde 25'lik devlet katkısı uygulaması ile ilgili olarak da "Bugüne kadar 2.6 milyar verdik. 2015'te de 2.5 milyar lira ayırdık" ifadesini kullandı.

 

Hürriyet’in bazı haber başlıkları:

Sekretarya Makul İstek

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'ın sekretarya talebinin makul bir istek olduğunu söyledi. A Haber'in sorularım yanıtlayan Arınç, özetle şöyle konuştu:

"Öcalan, 'Ben burada yalnızım. Benimle geliyorsunuz, görüşüyorsunuz. Süreç de devam ediyor. Bu süreç devam ettikçe benim de ne konuştuğumuzu, ne karar aldığımızı, nerede ne zaman ne yapacağınızı takip etmem lazım' talebinde bulundu. Bu, haksız bir talep değil bana göre. Bu görüşülmüştür, Bakanlığımız bunun cezaevi şartları içerisinde nasıl olabileceğini dikkate alacak. Bir insan, bu kadar yaşına gelmiş, 14 seneden beri cezaevinin içerisinde, kitaplar yazıyor, bir şeyler gönderiyor ama bu süreçte biz dinamik bir tavır içerisindeyiz. İstihbarat kendisi ile görüşüyor, bazı konularda mutabık kalınıyor ama 'Bu kararların bir tarafa yazılmasında, not edilmesinde, bunların aşama aşama takip edilmesinde benim birkaç kişiye ihtiyacım var, onları da bu cezaevi şartlarında bulundurursanız, ben yararlanırım' demişse bunu Adalet Bakanlığımız karşılayacaktır. Bu yarımda bulunan hükümlülerden ya da yeni getirilecek hükümlülerden de olabilir. Cezaevlerinde görevli olan kişilerden birisi de olabilir ama kesinlikle dışarıdan gelmeyecek ve bu o cezaevi şartlan içerisinde kanun, yönetmelik ne diyorsa o kapsamda olacak.

 

Milliyet’in bazı haber başlıkları:

Öcalan’ın Mesajı Olayları Tahrik Etti

            Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Kobani eylemleri için "Öcalan'ın verdiği mesajın, bu olayları tahrik ettiği kanaatindeyim" dedi. Akdoğan, HDP'nin çözüm süreci yol haritasını da eylül ayında gördüğünü açıkladı.

'ÖNERİYİ BİZ GETİRDİK'

Akdoğan, NTV'de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları cevapladı. Daha önce koridor konusunda "PKK'yı buradan geçirmemiz söz konusu değildir" dediğini hatırlatan Akdoğan "Şimdi bazıları bunu eleştiriyorlar. O cümlenin ardından ben 'Peşmerge'nin statüsü farklı' demiştim. Peşmerge, Irak Ordusu'nun bir parçasıdır, meşru bir güçtür" diye konuştu. Türkiye'nin bu konuda tavrığını değiştirmediğini ifade eden Akdoğan, Peşmerge'nin Türkiye'den geçmesi için "Bu öneriyi biz getirdik, ABD getirmedi" dedi.

 'ÖCALAN ROLÜ VAR'

"Kobani olaylarında Öcalan'ın rolü olduğunu düşünüyorum" diyen Akdoğan şunları söyledi: "Öcalan'ın verdiği mesajın, bu olayları tahrik ettiği kanaatindeyim. Yani kardeşi üzerinden verdiği 15 Ekim mesajı, nereden çıktı? 15 Ekim diye bir tarih yok. Öcalan kontrollü bir gerginlik bekliyordu belki ama bunu araziye yansıması her şeyi yakıp yıkan, bütün süreci bitiren çok negatif noktaya getirdi." HDP'nin "Çözüm sürecinde yol haritasını t bilmiyoruz" açıklamalarına da I değinen Akdoğan "1 Ekim'de Başbakanımız, Demirtaş'ı davet ettiğinde bu konu konuşulmuştur. Biz görmedik, bilmiyoruz demeleri anlamlı değildir. Eylül ayında bunun muhtevası HDP, İmralı ve Kandil tarafından bilinmiştir" dedi.

 

Akit‘in bazı haber başlıkları:

Ceberut Devlet Anlayışını Bitirdik

            35 ülkeden çok sayıda aydın, fikir adamı ve siyasetçinin 6. İslam Ülkeleri Kanaat Önderleri Forumu dün sona erdi. Türk-Arap İlişkileri Merkezinin düzenlediği forumun dünkü oturumuna katılan Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, toplantının hayırlı olmasını ve İslâm dünyasının sorunlarına ışık tutmasını diledi. Eski Türkiye'de haksızlık, zulüm ve devlet eliyle bütün kitlelerin baskı altında tutulduğunu, başörtüsüne, ana dile dahi müsaade etmeyen bir devlet zihniyetinin hakim olduğunu belirten Kurtulmuş, yeni Türkiye'nin ise özgürlükleri artıran, şefkat elini uzatan, kardeşlerine yardım eden bir ülke pozisyonunda olduğunu söyledi.

 Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, "Bana 'Türkiye'de son 10-15 yıldır yaşanan en önemli gelişme nedir?' derseniz size köprüleri, hastaneleri, yolları, havaalanlarını, yeni üniversiteleri saymam. Bunlar zaten ortada görüyorsunuz, Türkiye'deki en önemli gelişme; devlet zihniyetinin değişmesidir. Ceberut devlet anlayışından kerim devlet anlayışına doğru Türkiye'nin gitmekte oluşudur. İslam medeniyetinin üçüncü büyük koşusunun başlangıcı yeni Türkiye'nin kısasıdır, yeni ve güçlü Türkiye'nin kısasıdır. Dünya sadece iktisadi olarak değil, siyasi olarak da büyük krizler döneminin içine girmiştir. Onun için bu krizler dönemi eski sözler, eski usuller, kurumlarla çözüm üretemez. Bu krizler döneminden çıkış için yeni bir ses, medeniyet, soluk ve çözümler paketine ihtiyaç vardır. Bu çözüm paketini ortaya koyacak en önemli medeniyet havzası da bizatihi İslam coğrafyasının kendisidir" diye konuştu. İslam ülkelerinin birlik ve dayanışmaya ihtiyacı olduğunu da belirten Kurtulmuş, "Müslüman ülkeler olarak kendi içimizde Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, 6. İslam Ülkeleri Kanaat Önderleri Forumu'na katıldı. Farklılığı, siyasi farklılık olabilir, sınıf farklılıkları olabilir, dini farklılıklar olabilir, mezhep farklılıkları olabilir, bütün bu farklılıkları bir arada yaşatabilme, yaşama iradesini bizlerin ortaya koyabilmesi lazım" dedi. "

BİZDE TOLERANS YOK, SAYGI VAR"

Her medeniyetin kendi kavramlarını ürettiğini ifade eden Kurtulmuş, sözlerine şöyle devam etti: "Bizim medeniyetimizde tolerans yoktur. Tolerans çünkü geri bk şeydk. Tolerans, 'Ben varım, sana tahammül ediyorum' demektir. Bizim medeniyetimizde saygı vardır. Karşısındakinin dini, diyaneti ne olursa olsun, teninin rengi ne olursa olsun, konuştuğu ana dil ne olursa olsun, 'Hazreti insan' olarak kabul etmek vardır. Onun için bizde tolerans değil ondan çok daha yukarıda olan kavram var. Her insana yaratandan dolayı saygı duymak her insanı yaratandan ötürü insan olarak kabul etmek vardır. Ayrıca, mesela bugünkü medeniyette çok fazla kullandığımız kavramlardan bir tanesi entegrasyondur. Hani diyoruz ya Avrupa kıtasındaki oradaki Müslüman göçmenlerin entegre olmasını istiyoruz. Eyvallah da entegrasyon çok matah bir şey değil. Entegrasyon şu demektir: Bir ana gövde var, o ana gövdeye küçük parçalar entegre oluyor. Bizim lügatimizde ise entegrasyon değil 'birlikte barış içinde yaşamak' vardır. Bu çok daha ileri bir kavramdır, çok daha güçlü bir kavramdır. Her kim ne olursa olsun, ister küçük bir azınlık olsun, ister büyük bir topluluk olsun bizim coğrafyamızda yaşayanların hepsi yaratılışta eşit olan kısanlardır, bu insanların hepsine biz birlikte barış içinde yaşamak diyoruz." Kurtulmuş, "Hadramut'tan yola çıkan bir kadının emniyet ve selamet içinde" Şam'a, Ankara'ya, Medine'ye ulaşacağı günlerin gelmesini dileyerek konuşmasını tamamladı.

 

Türkiye GAZETESİ

Alevi Açılımı Kaldığı Yerden

 

2009 yılında ilk adımı atılan Alevi açılımı için Başbakan Ahmet Davutoğlu "çalışma yapın" talimatı verdi. Paket yakında kamuoyuyla paylaşılacak.  Hükümetin terörü bitirmek için başlattığı çözüm sürecinde önemli mesafeler alınırken, Başbakan Ahmet Davutoğlu ilk adımı 2009 yılında atılan Alevi açılımı için de yeniden çalışma yapılması talimatını verdi. Davutoğlu, önceki gün ilgili bakanlarla bir araya gelerek bugüne kadar yapılan çalışmalar hakkında brifing aldı. Toplantıda en kısa süre içinde Alevi kesimlerin temsilcileri ile bir kez daha toplantı yapılması, talepleri karşılayacak şekilde bir paket hazırlanması ve bunların kamuoyuna açıklanması kararlaştırıldı. Toplantıda, Alevi açılımı konusunda birçok adım atılıp, her seferinde bu çalışmaların rafa kaldırılmasının Alevi kesimlerde rahatsızlık oluşturduğunu, bu sebeple yeni yapılacak çalışma ile artık sonuca gidilmesi gerektiği üzerinde görüş birliğine varıldı.

PAKETTE NELER VAR?

 Kamuoyuna açıklanacak düzenlemeler arasında cem evlerine bütçe ayrılması, bu kapsamda Alevi dedelerine maaş bağlanması gibi konular yer alacak. Ayrıca tartışma konusu olan cem evlerinin statüsü de yasa ile tanımlanacak. Bir üniversite bünyesinde Alevi Enstitüsü veya kürsüsü kurulması da öngörülüyor. Bu kapsamda Kürt sorununun çözümündeki adımlardan biri olan ve Mardin Üniversitesi'nde Kürt Dili ve Kültürü Anabilim Dalı kurulmasına benzer bir formül gündeme gelecek. Çorum Hitit Üniversitesi'nde Alevi Enstitüsü veya kürsüsü kurulması önerilecek. Diyanet İşleri Başkanlığında Aleviler başta olmak üzere farklı mezhepleri temsil eden bir daire başkanlığı kurulması da öneriler arasında yer alıyor. Kurulacak üniversite kürsüsü veya araştırma merkezi üzerinden dedelere hizmet içi eğitim ve sertifika verilecek.