26 Temmuz 2014 Basın Raporu

GÜNDEM

26 Temmuz 2014

1- Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstasyon Meydanı'nda düzenlenecek mitingde konuşacak, Valiliği ziyaret edecek, Başakşehir Stadı'nın açılışına katılacak ve sporcularla iftar yapacak.  (Diyarbakır/16.00/18.00/İstanbul/20.00)

2- Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AK Parti il başkanlığının Atıcılar Spor Kompleksi'ndeki iftarına katılacak.(Bursa/20.34) 

3- Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, valilik, belediye, Kaynaşlı, Yığılca, Çilimli, Cumayeri ve Gümüşova ilçelerini ziyaret edecek, Gölyaka'da iftara katılacak.(Düzce/11.00-22.00) 

4- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, valilik, büyükşehir belediyesi ile huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezini ziyaret edecek, 2. Geleneksel KADEM iftarında yer alacak.(Balıkesir/11.00/11.45/12.30/İstanbul/20.00) 

5-  Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu,  AK Parti Cumhurbaşkanlığı Adayı Seçim Ofisi'nin açılışı ile AK Parti il başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına katılacak.(Antalya/18.00/Burdur/20.00) 

6- Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Gebze'de Kent Meydanı'nda düzenlenen iftar programına katılacak.(Kocaeli/20.34) 

7- Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünün şehit yakınları ve gaziler için vereceği iftarda bulunacak.(Bingöl/19.45) 

8- Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Fatih ilçesinde restorasyon çalışmaları tamamlanan "Şehzade Külliyesi Türbeleri"nin açılışını yapacak.(İstanbul/16.00) 

9- Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, AK Parti Keşan İlçe Başkanlığı toplantısına katılacak, esnafı ziyaret edecek ve bayramlaşacak. 

- Keşan Küçükdoğanca'da toplu açılış törenine katılacak Müezzinoğlu, Havsa, Süloğlu, Lalapaşa ilçelerini ziyaret edecek, Edirne'de esnaf ziyaretinde bulunarak, bayramlaşacak Fatih Mahallesi'nde halk iftarına katılacak.(Edirne/11.00-21.00) 

10- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, Pehlivanköy ve Babaeski beldelerini ziyaret edecek, Kırklareli Üniversitesi Rektörlük salonunda düzenlenecek İl Danışma Meclisi toplantısına ve festival alanındaki iftar programına katılacak. Soylu, Lüleburgaz'da İstanbul Caddesi'ndeki T Cafe'de sahur yapacak.(Kırklareli/14.30/17.00/20.15/00.15)  

 

26 TEMMUZ 2014 CUMARTESİ GÜNDEM HABERLERİ

GÜNDEM

8 POLİS TUTUKLANDI

Emniyette paralel yapı iddialarıyla başlayan operasyon kapsamında gözaltına alınan 113 polisten 22'si önceki gün savcılığa sevk edildi. Polislerden 8'i tutuklandı. 8'i savcılıktan, 6'sı mahkemeden serbest kaldı.

MİT TIR'LARI SORUŞTURMASINDA 6 POLİS MESLEKTEN İHRAÇ EDİLDİ
Adana'daki yasa dışı dinleme soruşturması sanıklarından ikisi emniyet müdürü biri emekli 6 polis hakkında meslekten ihraç kararı çıktı.

 

EKONOMİ

YHT, BİR HAFTA ÜCRETSİZ

Yüksek Hızlı Tren (YHT), Ankara-Pendik arasında dün ilk seferini yaptı. Yüksek Hızlı Tren'de normal bilet fiyatı 70 TL. olarak belirlenirken, Başbakan Erdoğan, YHT'nin 1 hafta boyunca ücretsiz olacağını açıkladı.

 

DIŞ TİCARET AÇIĞI HAZİRANDA 7.8 MİLYAR DOLAR

Türkiye İstatistik Kurumu, haziran dönemine ilişkin dış ticaret istatistiklerini açıkladı. Buna göre, haziran ayında dış ticaret açığı yüzde 8,8 azalarak 8 milyar 613 milyon dolardan 7 milyar 853 milyon dolara düştü.

 

POLİTİKA

ERDOĞAN: TÜRKMENLERE YARDIM GÖTÜRÜYORLARDI

Eskişehir'deki Yüksek Hızlı Tren hattı açılışında konuşan Başbakan Erdoğan, Adana'daki TIR'lar için emri kendisinin vermediğini söyledi. Erdoğan, "Ben emredersem ne olacak? MİT'in TIR'ını sen durdurmazsın. O TIR'lar Türkmenlere yardım götürüyorlardı" dedi.

 

YAZILI BASIN ÖZETLERİ

Star’ın bazı haber başlıkları:

 

BALYOZ TİPİ DİJİTAL TUZAK

Paralel yapının Selam örgütü davası için Balyoz taktiğini kullandığı ortaya çıktı. Emniyet müfettişleri, 17 Şubat’ta savcılığa gönderilen söz konusu dosyada 20, 21 ve 22 Aralık tarihlerinde bazı eklemeler yapıldığını tespit etti. Selam-Tevhid soruşturmasıyla Başbakan Erdoğan, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı hedef alan paralel yapının dijital verilerde oynama yaparak delil ürettiği ortaya çıktı. Balyoz davasında da bazı belgelerde sonradan ekleme ve çıkarma yapıldığı bilirkişiler tarafından tespit edilmişti. Casusluk soruşturması kapsamında incelenen sözde Selam dosyasının bulunduğu hard disklere sonradan belge oluşturulduğu tespit edildi. 17 Şubat 2013 günü üst yazı ve dizi pusulasıyla savcılığa gönderilen hard disklerdeki incelemede 20, 21 ve 22 Aralık’ta son oluşturma tarihli belgelere rastlandı.

 

Yeni Şafak’ın bazı haber başlıkları:

RÜYA GERÇEK OLDU

Ankara-İstanbul arasını 3 saate indiren yüksek hızlı tren, raylarla buluştu. Başbakan Erdoğan'ın Ankara Garı'ndan hareket ettirdiği YHT, zaman zaman 255 kilometre hıza ulaştı. 2015'te Marmaray'a bağlanacak olan hat, Halkalı'ya ulaşacak.

KİMSEYE İMRENMİYORUZ

Eskişehir Tren Garı'ndaki törende konuşan Erdoğan, "Artık Avrupa kentlerinde hızlı trenleri görüp oralara hayranlık duyacak bir millet değiliz" dedi ve bir müjde daha verdi: Projeler hazırlandı. 2017'de Türkiye'nin milli yüksek hızlı trenini artık Eskişehir üretecek, o 16Osmanlı kentlerini İstanbul'a bağladık Bir hafta ücretsiz Demir ağlarla Türkiye'yi biz ördük Ankara İstanbul arası yüksek hızlı tren seferleri, Başbakan Erdoğan tarafından başlatıldı. İki şehir arasındaki yolculuk ilk etapta 3,5, ikinci etapta ise 3 saate düşecek. Seferler 2015'te Halkalıya kadar uzatılacak. Açılış töreninde konuşan Başbakan, "CHP hükümetleri hikaye. Biz geldik ve Türkiye'nin dört bir yanını şimdi biz demir ağlarla örüyoruz" ifadelerini kullandı.

NAZAR DEĞDİ

O Başbakan tarafından Ankara Garından hareket ettirilen tren, İstanbul’a kadar 5 helikopter tarafından korundu. Savaş helikopterleri treni havadan takip etti. 2 kobra tipi, 2 Skorsky ile bir adet Sağlık Bakanlığına ait ambulans helikopter havadan treni takip etti. T'nin ilk seferinde kısa süre aksaklık yaşandı. Katener telinde fark edilen arıza 10 dakikada giderildi ve tren yola devam etti. Ankara-İstanbul arası ille Yüksek Hızlı Tren (YHT) seferi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla başladı. 

 

DEMİR AĞLARLA TÜRKİYE’Yİ BİZ ÖRDÜK

Osmanlı kentlerini İstanbul'a bağladık Hızlı tren diye bir hayalleri var mı? Demir ağlarla Türkiye'yi biz ördük Ankara-İstanbul arası yüksek hızlı tren seferleri, Başbakan Erdoğan tarafından başlatıldı. İlci şehir arasındaki yolculuk ilk etapta 3,5, ikinci etapta ise 3 saate düşecek. Seferler 2015'te Halkalı'ya kadar uzatılacak. Açılış töreninde konuşan Başbakan, "CHP hükümetleri hikâye. Biz geldik ve Türkiye'nin dört bir yanını şimdi biz demir ağlarla örüyoruz" ifadelerini kullandı Ankara-İstanbul arası ilk Yüksek Hızlı Tren (YHT) seferi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan katılımıyla başladı. Ankara'dan ilk YHT, saat 11.20'de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Eskişehir'e hareket etti. Bu tarihi projenin ilk seferine Başbakan Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın yanı sıra çok sayıda bakan da katıldı. Medyanın yoğun ilgi gösterdiği ilk seferde bazı televizyon kanallarının muhabirleri 3-G sistemi ile 255 kilometre hızdaki trende canlı yayın yaparak tarihi seferi naklen aktardı. SABOTAJLARA RAĞMEN YAPILDI Erdoğan, Eskişehir Tren Garı’ndaki açılış töreninin ardından Bilecik ve Pendik'te düzenlenen açılış törenlere de katıldı. YHT hattı için çok çalıştıklarını, dağlan aştıklarını, nehirlerin üzerinden geçtiklerini belirten Erdoğan, "Sabotajlara rağmen, engelleme, yavaşlatma çalışmalarına rağmen, işte o hattı da bitirdik ve bugün onu da hizmete alıyoruz" dedi.

İNÖNÜ HÜKÜMETLERİ HİKAYE "Biz muhalefet gibi değiliz. Onların vizyonu yok. Bizim vizyonumuz var. Bunlar 1938'e kadar Gazi Mustafa Kemal'in yapmış olduğu raylı sistemlerde kaldılar." diyen Erdoğan, "Ondan sonra gelen İnönü hükümetleri falan hep hikâye, CHP hükümetleri hikâye. Biz geldik, ele aldık ve Türkiye'nin dört bir yanım şimdi biz demir ağlarla örüyoruz. İnanın bundan 12 yıl önce YHT bir hayalden öteye geçemezdi" ifadesini kullandı.

 

ÇOK ÖZEL DİNLEME

İstanbul Emniyeti’ndeki yasadışı dinlemeleri inceleyen mülkiye müfettişleri, akıl almaz bir olayı ortaya çıkardı. Savcı Zekeriya Öz aleyhinde konuşan kuzeni Seyfullah Vatanseveri "Serhat" koduyla Ergenekon'dan dinletti, HD Kamera ile Başbakanın evini izledi. Tutuklanarak cezaevine gönderilen Emniyet Müdürü Mesut Yılmaz'ın, 17 Aralık operasyonları öncesinde Başbakan Erdoğan'ın evini izleyen ve HD kamerayla kayıt altına alan ekibin başı olduğu öğrenildi. Yılmaz'ın paralel yapının Emniyet'teki kozmik odasına girebilen 3 kişiden biri olduğu iddia ediliyor. KIZLARA YAKIN TAKIP KİMLERE SERVİS ETTİNİZ 8 polis tutuklandı. Paralel yapının emniyet ayağına yönelik operasyonda gözaltına alınıp mahkemeye sevk edilen 14 polisten 8'i tutuklandı.

 

Sabah’ın bazı haber başlıkları:

PARALELDE İLK TUTUKLAMA

Paralel'de ilk tutuklama Emniyet'teki Paralel Yapı'dan yakalanan polislerle ilgili suçlamaları yerinde bulan mahkeme 8 kritik ismi tutukladı ADLİYEYE getirilen 114 polisten 17'si savcılıktan serbest kalırken 14'ü mahkemeye sevk edildi. Hâkim 8 zanlı polisin "Usulsüz dinleme yapmak ve evrakta sahtecilik" suçlamasıyla tutuklanmasına karar verdi. Tutuksuz yargılanacak 6 polisten 4'üne yurtdışı yasağı getirildi. 83 polisin sorgusu ise sürüyor. ORHAN PARALELCILER BU KEZ YIRTAMAYACAK

Paralel örgüt, 'nöbetçi mahkeme' ve 'bir üst mahkeme' tezgahıyla bugüne kadar yargılanmaktan kurtuldu. Sulh Ceza Hâkimliği, Paralelin oyununu bozdu Müfettiş raporu suç' dedi, operasyon başladı İçişleri müfettişlerinin hazırladığı rapora göre 38 polis; gazeteci ve yargı mensuplarını yasadışı dinledi. "Yargılanmaları gerekir" denilen rapordan sonra operasyon başlatıldı.

 

DİNLEME TÜMÜYLE ORTADAN KALKSIN

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan: İnsanların mahremine girmenin medeniyetimizde yeri yok. Keşke TİB'i hiç kurmasaydık tamamen kalkmasından yanayım. Son düzenlemede dinleme kararlarının Ağır Ceza Mahkemesi'nde oybirliğiyle alınması şartını getirdik ama bunlar bile kalkmalı. TİB’in kurulması yanlış olmuştur. Kuruldu ama onların işgali altında. Bizim TİB'i kaldırmamız lazım. Ne gerek var TİB'e, zaten MİT'imiz var. Bu adımla (Paralel'e operasyon) zincirin halkaları sökülmeye başlanacak. Yargıda hassasiyeti olanlar yüreğini ortaya koyuyor. ('Paralelciler af dilesin' sözü) Ben yetkili makamda olduğum sürece asla! Çünkü çok insan mağdur edildi.

HAFİFE ALINIRSA PALAZLANIRLAR

Şu anda işin ucu nerelere gidiyor daha bilmiyoruz. Bunu hafife alırsanız yarın (Paralel Yapı) farklı şekilde palazlanır. Türkiye’deki Musevi vatandaşlarımız bize emanet. Sokak tahriklerine asla prim vermeyiz.

 

Haber Türk’ün bazı haber başlıkları:

YÜKSEK HIZLI HAYAT

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın açılışını yaptığı YHT, İstanbul ile Ankara arasını 3.5 saate indirdi. Yapımı devam eden tünel bitince iki şehrin arası 3 saate düşecek. Erdoğan, hızlı trenin birçok şehre uzanacağını belirtirken hedef, hattı Edirne'den Kars'a kadar uzatmak Bîr sanayi, üniversite, kültür şehri olan Eskişehir'in ulaştırmanın da merkez şehri, hızlı tren şehri konumuna yükseldiğini dile getiren Erdoğan, "Şimdi de bu fabrika, hızlı trenlerimizi imal etmeye başlayacak. Projeler hazırlandı. 2017'de Türkiye'nin millî yüksek hızlı trenini artık Eskişehir üretecek, Tülomsaş, hem hızlı trenlerimizi üretecek hem de artık dünyaya ürettiklerini ihraç eden bir konuma yükselecek. Türkiye, 2002 yılındaki manzara ile o günün şartlan ile yoluna devam etseydi biz, bu muhteşem gurur tablosunu yaşayabilir miydik? Yamalı bohça gibi koalisyonlar, sanal gerilimler, ufuksuz, vizyonsuz hükümetler, işbaşında olsaydı Türkiye ve Eskişehir, bu gururu yaşayabilir miydi? Çeteler, mafya, vesayet sistemi devam etseydi Türkiye ve Eskişehir, bu muhteşem anı acaba görebilir miydi? İnanın, bundan 12 yıl önce hızlı tren öteye gidemezdi.

 

Türkiye’nin bazı haber başlıkları:

KKTC’NİN TERCİHİ DE ERDOĞAN

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yurt dışındaki seçmen belirleyici olacak. Bu yerlerden biri de KKTC... Lefkoşa'da nabız yoklayan AK Partili Ömer Faruk Öz, "91 bin seçmenin yüzde 75'i Sayın Erdoğan'ı destekleyecek" dedi. 12'DE91 BİN SEÇMEN VAR YAVRU VATANIN TERCİHİ ERDOĞAN Yücel Kayaoğlu ANKARA AK Parti Ömer Faruk Öz, KKTC'de 91 bin seçmenin bulunduğu belirterek, "Edindiğim izlenim yavru vatandaki seçmenlerin yüzde 75'i Erdoğan'ı destekleyecek. Lefkoşe'de sadece iki okulda sandık kurulacağını belirten Öz, "Oy kullanma yerlerinin uzak olması nedeniyle seçmene ulaşım desteği vereceğiz, katılım oranı artarsa Erdoğan'a verilen oylar da artar" dedi.

 

YHT… TEK RAKİBİ THY

Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Hattı seferlerine resmen başladı. İlk yolcular arasında Başbakan Erdoğan da vardı. Bir hayal daha dün gerçeğe dönüştü. Ankara-İstanbul artık 3.5 saat. Hızlı tren hattı için adeta 500 bin kişinin yaşadığı bir kent inşa edildi. 35 tünel, 26 viyadük, 52 köprü, 158 alt geçit, 83 üst geçit, 669 menfez olmak üzere 1023 eser yapıldı. Birçok yerde zemin sebebiyle farklı inşa yöntemi kullanıldı. 9 durak bulunuyor Hattın ilk treni Başbakan Erdoğan'ın da katılımıyla saat 11.20'de Ankara'dan yola çıktı. İlk seferde 250 km hıza ulaşıldı. YHT hattında ilk etapta Polatlı, Eskişehir, Bozüyük, Bilecik, Pamukova, Sapanca, İzmit, Gebze ve Pendik olmak üzere toplam 9 durak bulunacak. Hat, İstanbul'da Söğütlüçeşme'ye kadar uzatılacak. Normal bilet ücreti 70 lira 4 milyar dolar olan maliyetin 2 milyar doları kredilerle sağlandı. İlk etapta 6 gidiş 6 geliş olmak üzere günlük karşılıklı 12 sefer düzenlenecek. Önümüzdeki yıl Marmaray'a bağlandıktan sonra her 15 dakika ya da yarım saatte bir sefer olacak. Yılda 7.5 milyon yolcuya hizmet verilecek. Bilet ücretleri ise normal 70, öğrenci 55,65 yaş üstü ise 35 lira.

 

 

KÖŞE YAZARLARI

STAR GAZETESİ

NASUHİ GÜNGÖR

YENİ TÜRKİYE ESKİ İSRAİL

Başından itibaren İsrail’in hava ve kara saldırısının sıradan bir projenin adımı olmadığını savundum. Aralarındaki siyasi çekişmelere ve bizzat İsrail içindeki insani tepkilere rağmen bu saldırılar, bölgedeki değişimde bir siyasi aklın hamlesi olarak görülmeli.

İsrail, bölgedeki dinamiklerin geri dönülmez biçimde değiştiğinin ve bazı konularda erken hamle yapmazsa bunların kendi aleyhine olacağının elbette farkında. Saldırganlığı plansız ya da anlık öfke ürünü değil. Aksine her zaman olduğu gibi uluslararası dengeleri ve arkasında pişkince duran güçleri hesaba katarak hareket ediyor.

Bu meselenin İsrail tarafı. Dengenin diğer tarafında tartışmasız en önemli ülke Türkiye. İsrail’in hamlelerini planlayan akıl, kuşkusuz bunun farkında ve eninde sonunda içimizde kurulacak dengeleri etkileme hesabında. Ülke içindeymiş gibi görünen bazı çatışmaların, doğrudan bu sürecin parçası olduğunu söylemek mümkün.

Diğer yandan Türkiye’nin tüm karşı hamle ve operasyonlara rağmen devam eden yükselişi; muhtemelen cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından, hem işleyiş, hem de aktörler düzeyinde önemli ölçüde yenilenecek siyasi mimarisi, bölgesel barışın belki de yegane şansı.

Saçma sapan gerekçeler ve sudan bahaneler üzerinden yeni siyasi mimarinin şekillenmesini engellemeye gayret eden merkezleri, Gazze’ye saldıran güçlerle birlikte düşünmek zorundayız. Burada ana aktör kısa bir süre sonra cumhurbaşkanlığı makamına oturacak olan Başbakan Tayyip Erdoğan. Tam da bu nedenle operasyonlar doğrudan onu hedef alıyor. Erdoğan’ı tasfiye edebildikleri takdirde onun hitap ettiği geniş kesimleri daha kolay kontrol edilebilir ve öngörülebilir bir isme teslim etmenin peşindeler.

Cumhurbaşkanlığı sürecinin 30 Mart seçimlerine göre daha düşük tansiyonda geçmesi aldatıcı olmamalı. Az önce tarif ettiğim hamleleri planlayan akıl, Erdoğan Köşk’e çıktıktan sonra siyaseten daha geniş bir operasyon alanı bulacağını düşünüyor. Gerek AK Parti, gerekse Erdoğan’ı destekleyen geniş kesimlerin, bu dönemde daha çok zaaf taşıyacağını hesap ederek bekliyor.

Aslında çok fazla beklememiz gerekmiyor. Tayyip Erdoğan, Çankaya’da oturmaya başladığı andan itibaren önüne pek çok yeni soru ve sorun getirecek ve kısa sürede bunların sonuçları, ülkenin siyasi kader haritasını çizecek.

Şu ana kadar kulislerde dile getirilenler, elbette Erdoğan sonrası dönem için şansı olan isimler. Ancak Erdoğan parti içinde böyle bir tartışmanın başlamasına şu ana kadar izin vermedi; aksine kendisinin Köşk’e doğru giden yolculuğu partiyi bütünleştiren bir etki yarattı.

Sürekli merhum Turgut Özal’ın Çankaya yolculuğunu ve sonuçlarını hatırlatanlar, bu tecrübenin nasıl yürüyeceğini öngörmekten çok, Erdoğan’ı psikolojik baskı altına almanın hesabındalar. Çünkü bu iki tecrübeyi daha ilk bakışta benzemez kılan pek çok başlık var. Ama en önemlisinin altını çizelim. Merhum Özal’ın en büyük sıkıntısı ve eksiği bürokrasinin ona yönelik net karşı tavrıydı.

Erdoğan açısından tablo çok daha farklı. Şu anda devlet içinde hayli önemli yer tutan paralel yapıya karşı verdiği mücadele, muhtemelen önümüzdeki dönemde elini güçlendirecek ve daha hızlı karar alabilen bir liderliğin önünü açacak.

Kendi içinde bölünmüş, siyasi hedefleri paramparça bir ülkenin geleceğe yürümesi imkansız. O nedenle bu yeni Çankaya sürecinin güçlü ve birleştirici bir liderlik etrafında yeni bir Türkiye’nin yol haritası olması elzem.

Yine tam da bu nedenle devlet içindeki temizlik sonuna kadar devam edecek ve bu durumun temizlenenlerin bizzat kendileri dahil herkese güçlü bir Türkiye armağan edeceğini unutmayalım.

 

AKŞAM GAZETESİ

EMİN PAZARCI

KARGA BİLE SEKMEZDİ

Çok eskilerden değil, seksenli yıllar, hatta doksanların başından bahsediyorum. Ankara’dan İstanbul’a gitmek, oldukça ciddi bir meseleydi. Günler öncesinden hazırlıklar ve kılı kırk yaran hesaplar yapardık. 

Tabi, İstanbul’dan Ankara’ya geleceklerin durumu da farksızdı. 

Bolu Dağı herkesi korkuturdu. Karga Sekmez denildiğinde çok insan ecel terleri dökerdi. Dualar okunarak yola çıkılırdı. Hem de sabahın kör vaktinde. Akşam olduğunda kazasız belasız menzile varan kendini şanslı sayardı. 

Bugün bunları üniversite gençliğine anlatsanız, yüzünüze anlamsız anlamsız bakarlar. Anlamazlar, anlayamazlar; değerlendiremezler! Çünkü, her şey o kadar büyük bir hızla değişti ki… 
Bugün Ankara-İstanbul arası sadece 3,5 saat. 

* * *
Aslında çoktan bitmişti. Aylar önce test sürüşüne bile katıldık. Daha önce açılacaktı, ama olmadı. Sabotajlar, hırsızlıklar yaşandı. Kablolar kesildi ya da çalındı. Sergilenmeyen ihanet kalmadı. 
Nihayet iş öyle bir hale geldi ki, kabloların başına asker dikildi. Büyük güvenlik tedbirleri alındı. Hızlı trende İstanbul-Ankara hattı hazır hale getirildi. 

Dün biz de Ankara’dan bindik. Konfor içinde İstanbul’a ulaştık. 

İlginçtir, geçmişe dönüp baktım. O Karga Sekmez’de, Bolu’da yaşadıklarımızı düşündüm. Açıkçası, ben bile gerçek değil, hayal sandım! 

* * *

Kim ne derse desin, kim aksini iddia ederse etsin… 
Bu ülke, son 10 yılda ulaştırma alanında baş döndürücü gelişmeler kaydetti. Üstelik, bunlar daha düne kadar gıpta ile baktığımız pek çok batılı ülkeyi bile kıskandıracak gelişmeler. 
Ne diyorduk 10. Yıl Marşı’nda: 

“Demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan.” 

Doğru, Cumhuriyet’in ilk yıllarında bir seferberlik başlattık. Ancak gerisini bir türlü yapamadık.Atatürk’ün ardından demiryollarını ihmal ettik. Onarım çalışmalarını bile yeterince yerine getiremedik. 

Rakamlar ortada: 

2003 Yılı’nda 483 milyon lira olan demiryolu yatırımları, 2012 Yılı’nda 14.5 kat artarak 7 milyarliraya yükseldi. Diğer pek çok sektörün yatırım ödeneği yerinde sayar ya da düşerken, demiryolları ödeneği hep arttı. Yeni yatırımların yanı sıra, Cumhuriyet öncesi ve sonrası yapılan demiryollarının yarıdan fazlası yenilendi. 

10. Yıl Marşı, şimdi anlam kazandı!

* * *

Menemen-Aliağa hattı sıfırdan yapıldı. Buna Kütahya-Alayunt hattı eklendi. Tecer-Kangal veTekirdağ-Muratlı hatları da yine sıfırdan imal edildi. 

Ankara-Eskişehir ve Ankara-Konya hızlı trenlerini hepimiz biliyoruz. Buna dün Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren hattı eklendi. 
Sanmayın ki sadece ulaşımın kalitesi yükseldi… 

Bu hatlar, turizm sektörünün de yüzünü güldürdü. Ankara-Konya YHT’siyle Konya’daki turist sayısı yüzde 30 arttı. Konya’nın 4 bin 500 yatak kapasitesine 5 bin yatak kapasiteli yatırım belgesi eklendi. 

YHT’nin ulaştığı diğer illerde de durum farksız. Hızlı trenlerin gittiği bölgelerde milyarlarca dolarlık yatırım yükseliyor. 

* * *

Marmaray, 151 yıllık rüyaydı… 

Üzerine ne tartışmalar yapıldı. Hatırlarsınız, açılışında bile olmadık iddialar ortaya atıldı. Proje yerden yere vuruldu. Ne oldu? Şimdi tıkır tıkır işliyor. 

Üstelik, sırada Boğaz’ın altına yeni tüp döşenmesi çalışmaları var. 

Bunlar, “ileri batı” dediğimiz toplumun bile gıpta ettiği gelişmeler. Türkiye, bir zihniyet devrimi yaparak bu ivmeyi yakaladı. 

Aslında batı ne yapıyorsa biz de onu yaptık. Fransa, İngiltere, Amerika, Japonya gibi ülkelerin başbakan ve devlet başkanları, yatırımcılarının yurt dışındaki işleri ile bile ilgilenirken, bizde uzak durma, bulaşmama, karışmama alışkanlığı vardı. Mesela onu yıktık. 
Ama gelinen noktada bakıyorum da karganın bile sekmediği dönemlerde kalanlar var! Baksanıza hala, “Cumhurbaşkanları köprüyle, yolla, barajla ilgilenmez” tekerlemesini tekrarlayıp duruyorlar! 

 

TÜRKİYE GAZETESİ

İSMAİL KAPAN

KARA TRENDEN HIZIL TRENE…

Türkiye ulaşım alanında, dün dev bir adım daha attı. Ankara-İstanbul arası hızlı tren ulaşımı, ülkemize sınıf atlatan bir olaydır. Kıymetini bilelim!

1977 yılı erken seçimleri için yapılan meydan mitinglerinde, dönemin AP Genel Başkanı Süleyman Demirel’in söylediği bazı sözleri hâlâ net biçimde hatırlıyorum. Diyordu ki: “İstanbul-Ankara arasını trenle 3.5 saate indireceğiz… Sabah Ankara’ya giden vatandaş, işlerini hallettikten sonra akşam üzeri evine dönecek. Haydarpaşa’dan Bakırköy’e  (o gün Bakırköy’deki miting meydanında söylemişti.) gider gibi…” Aradan 37 sene geçti. Demirel bu sözleri söylediğinde, İstanbul-Ankara arası yolculuk otobüsle 7-8 saat sürüyordu. Zira o zaman, Bolu Tüneli açılmamıştı. (Bolu tünelinin inşaatı bilindiği gibi yılan hikâyesine dönmüştü. 16 sene gibi uzun bir zaman sürüncemede kaldıktan sonra; bir de Düzce depreminden zarar görünce, bir ara tünel yapmaktan bile vazgeçilir olmuş ve ‘acaba patates deposu mu yapalım?’ gibi, yeni zihin egzersizlerine dahi konu olmuştu. Neyse ki, AK Parti iktidarı gelince bu cenazeyi ortadan kaldırdı ve tüneli tamamlayıp ulaşıma açtı...)
Evet, Demirel’in 37 yıl önce siyasi program çerçevesinde işlediği, hızlı tren projesini hayata geçirmek de AK Parti iktidarına nasip oldu. O vakitler hiç konuşulmayan, hatta hiç düşünülmeyen; ama ecdadımızın yüz elli küsur sene önce düşünmeye başladığı tüp geçit projesi de, bu arada aynı hükümet tarafından gerçekleştirildi. Lastik tekerlekli araçlar için ikinci tüp geçit de gelecek sene tamamlanıyor. Bütün bunlar ulaşım alanında dev hamleler ve ülkemize medeniyet yarışında sınıf atlatıyor… Bunun kıymetini bilmeliyiz! Kıymetini bilmek nasıl olur diye, soran olursa, cevabım şudur: Bugün sevinçle karşıladığımız Hızlı Tren projesini engellemek için, şeytanın aklına gelmeyecek sinsiliklere başvuran şer güçlerine mani olmak… Bakınız bu dev proje, şimdiye kadar yüzlerce kez sabotaja maruz kaldı. Ve bu yüzden de hizmete açılması gecikti. Bu sabotajları yapan iç ve dış mihraklı hainlerin maksadı sizce ne olabilir?!.

Türkiye’nin kalkınmasında ve gelişmesinde en önemli meselelerden biri ulaşımdır. Deniz ve demir yolu ulaşımımız, gelişmiş ülkeler seviyesinde olmadığı için, Türkiye her yıl büyük ekonomik kayıpları sineye çekiyor. Ağırlık kara taşımacılığında olduğu için, trafik kazalarında dünya ortalamasının çok üzerinde bir seyir söz konusu. İşte her yıl olduğu gibi, yine bayram günleri öncesinde yollar kan gölüne dönmeye başladı. Bunun en etkili çaresi, demir yolları ağını genişletmek ve modernleştirmektir. Türkiye 25 bin kilometrelik demir yolu ağını gerçekleştirdiğinde; bunu Doğu-Batı ve Kuzey-Güney akslarında birbiriyle entegre hâle getirdiğinde ve deniz yolu ulaşımı ile irtibatlandırdığında, sosyal ve ekonomik anlamda azami faydayı da sağlayabilecektir. Böylelikle halkımız da layık olduğu konfora, refaha kavuşacaktır.
On yıllarca, “Kara Tren” diye adlandırdığı bir ulaşım vasıtasına mahkûm edilen Türk milleti, bu yüzden bestelenen acıklı türküleri tekrarlamak yerine, daha rahat ve daha modern şartlarda, emniyetli şekilde yolculuk etme imkânını en kolay şekilde bulabilmelidir. Ankara-İstanbul Hızlı Treni, bu anlamda ilk adımdır. Devamını bekliyoruz. Emeği geçen herkese teşekkürler!..