30 Ekim 2014 Basın Raporu

GÜNDEM

30 EKİM 2014

1- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Güvenlik Kurulu Toplantısı'na başkanlık edecek.  (Ankara/14.00)

2- TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Uluslararası Mağdur Hakları Sempozyumu'na katılacak. (Ankara/10.00)

3- Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakanlık Merkez Bina'daki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Hazırlık Toplantısı'na ve Çankaya Köşkü'ndeki MGK toplantısına katılacak.  (Ankara/11.00/14.00)

4- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Güvenlik Kurulu Toplantısı'na başkanlık edecek.  (Ankara/14.00)

5- Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, HSYK üyeleriyle Anıtkabir'i ziyaret edecek, Rixos Otel'de düzenlenecek Uluslararası Mağdur Hakları Sempozyumu'na katılacak. (Ankara/09.00/10.00)

6- Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olacak. (Ankara)

7- Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, AB’ye Katılım için Ulusal Eylem Planı’na ilişkin basın toplantısı yapacak. Bozkır daha sonra Avrupa Parlamentosu Sosyalistler ve Demokratlar Grubu Başkanı Gianni Pittella ile görüşecek. (Ankara/10.30/18.30)

8- Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, valilik ve belediye ziyareti sonrası değerlendirme toplantısına katılacak, bazı işletme ziyaretlerinin ardından AK Parti il danışma meclisi toplantısında bulunacak. (Bayburt/11.00-17.00) 

9- Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Kapıkule Gümrük Sahası'nda inceleme yapacak. (Edirne/13.00) 

10- Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, TÜMEXPO TÜMSİAD Sanayi ve Ticaret Fuarı'nın açılışına katılacak. (Gaziantep/10.00)

11- Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, yağışlar, barajlardaki doluluk oranları, şehirlerin içme suyu durumları, kuraklıkla mücadele kapsamında alınan tedbirler ve gelecek aylara ilişkin meteorolojik değerlendirmeler hakkında basın toplantısı düzenleyecek. (İstanbul/10.30) 

12- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Erdem, partisinin il danışma meclisi toplantısına katılacak. (Ağrı/14.00) 

13- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdülhamit Gül, Belediye Başkanları Toplantısı ile İl Yerel Yönetimler Toplantısı'na katılacak. (İzmir/10.30/13.30)

 

YAZILI BASIN ÖZETLERİ

Star’ın bazı haber başlıkları:

İşveren Madenci İçin Yapılanı Hazmedemedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Olayın olduğu anda yemeğin aşağıda yenilmesine yönelik baskılar, bu sıkıntıyı doğurmuştur. Soma olayından sonra maden isçilerine bir takım imkanlar getirdik. Bunları hazmedemeyen işverenler var" diye konuştu. Maden faciası nedeniyle Cumhuriyet resepsiyonunun iptal edilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, incelemelerde bulunmak üzere kazanın gerçekleştiği Ermenek'e gitti. Erdoğan ve Davutoğlu madendeki çalışmalarla ilgili bilgi aldıktan sonra gazetecilere açıklamalarda bulundu. Erdoğan, şunları söyledi:

Bu Hakkı İsçiden Alamazsınız

"Olayın olduğu anda yemeğin aşağıda yenmesine yönelik baskılar, böyle bir sıkıntıyı doğurmuştur. Bildiğiniz gibi mesai saatini 8'den 6'ya indirdik. Bu adımı ağır iş yükü nedenliyle attık. Siz kalkıp yemekle ilgili olayını bu 6 saate yedirmeye kalkarsanız hesabını devletin sorması gerekir. Siz bu hakkı ondan alamazsınız."

Bu Sıkıntı Ne Yazık Ki Belliydi

"Ülkemizde madencilikle ilgili yapılan çalışmaların Soma olayından sonra çok daha farklı şekilde ele alınmasına yönelik bir dizi yasal düzenleme yaptık. Bu yasal düzenlemeyle birlikte buralarda çalışan işçilerimize çok daha farklı imkanlar getirdik. Bunu hazmeden veya hazmedemeyen işverenler var. İşverenlerin bunları hazmedemeyişi ne yazık ki bazı sıkıntıları doğuracağı belliydi."

İs Güvenliğinden Taviz Yok

"Adli ve idari soruşturmalarda ne çıkacak, bunu göreceğiz. Hemen süratle bunun takibi ve neticesini almamız gerekiyor. Bu neticeyi alacağız çünkü iş sağlığı ve, güvenliği noktasında yapılan düzenlemelerin harfiyen uygulamaya girmiş olması ve bu noktada da özellikle bakanlığımızın bunu takip ettiğini bilmenizi isterim. 18 kardeşimiz için yürütülen çalışmaları da yakından takip edeceğim."

 

Chp'den Yalan Gazeteci Raporuyla Skandal Kitap

CHP'nin Freedom House'un iftiralarla dolu Türkiye Raporu'na dayanarak hazırladığı Kalemi Kırılan Gazeteciler kitabı, hükümetin baskısıyla isten çıkarıldığı öne sürülen gazetecilerin ifadeleriyle yalanlandı. Gazeteciler 'patron tasarrufu' ve 'küçülme' nedeniyle isten çıkarıldıklarını söyledi. Paralel Yapı ile birlikte hareket ederek 30 Mart Yerel Seçimleri ve 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı Seçimi'nde fiyasko yaşayan CHP, bu kez de paralel yapının partneri İsrail destekli Freedom House adlı kuruluşun Türkiye'yi karalayan basın raporunu siyaset malzemesi yapmanın peşine düştü. Kalemi Kırılan Gazeteciler adıyla kitaplaştırılan CHP raporunda, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti hükümeti gazetecileri işten attırmakla suçlanıyor. Ancak skandal kitapta kendi hikayelerini anlatan gazeteciler "patron tasarrufuyla" ya da "küçülme" nedeniyle işten çıkarıldıklarını söylüyor. Ayrıca raporda gazetecilerin "işsiz" olduğu vurgusu yapılırken, gazetecilerin büyük çoğunluğunun çok kısa süre sonra "iş bulduğu" biliniyor. CHP raporunun her satırında olumsuz algı oluşturma amaçlı manipülasyon görülüyor.

 

91. Yılda Madenci Hüznü

Cumhuriyet Bayramı tüm yurtta törenlerle kutlandı. Karaman'da yaşanan maden kazası nedeniyle kutlamalar buruk geçerken, Cumhuriyet Resepsiyonları da iptal edildi. Türkiye Cumhuriyeti'nin 91. kuruluş yıldönümü tüm yurtta, KKTC'de ve dış temsilciliklerde törenlerle kutlandı. Ankara'da 29 Ekim törenlerinin ilki Anıtkabir'de düzenlenirken, Karaman'da önceki gün 18 işçinin mahsur kaldığı maden faciası nedeniyle kutlamalar bu yıl buruk geçti. Maden kazası nedeniyle tüm illerde Cumhuriyet Resepsiyonu iptal edildi.

 

Yeni Şafak’ın bazı haber başlıkları:

Türkiye Yüzde 5’e Yakın Büyür

Ekonomi Bakanı Zeybekci, enflasyonla mücadelede arzı arttırmak yerine, talebi düşürme' yönteminin büyümeyi küçülttüğünü söyledi. Zeybekci, "Hızla arzı arttıran, yüzde 45 gibi AB pazarına yönelik ihracata imkan veren büyüme modeline dönmemiz gerekiyor dedi. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, 2014 sonunda yüzde 3,3 olarak revize edilen büyümenin aşılacağından ümitli olduğunu söyledi. Zeybekci, "3,3 büyümek kabul edilecek bir büyüme değil. Bizim ortalama olarak yüzde 5'in üzerinde büyümek gibi bir zorunluluğumuz var. Dünyada, FED'in ve ECM'nin parasal daralma ve genişleme şeklinde verdikleri reflekslere baktığımızda Türkiye'nin yüzde 5'lik büyümeyi yakalaması, kesinlikle mümkün" diye konuştu. Yeni Şafak Gazetesi'ni ziyaret eden Bakan Zeybekci, ekonomiye dair değerlendirmelerde bulundu. İhracata dayalı büyüme modelinin önemli olduğuna işaret eden Zeybekci, Türkiye'nin enflasyonla ve faizle mücadelede çok iyi performans sergilediğini dile getirdi.

 

Haber Türk’ün bazı haber başlıkları:

'Öcalan Öldü' Haberine Yalanlama

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İmralı Cezaevi'nde bulunan Abdullah Öcalan'ın öldüğüne ilişkin sosyal medyada yer alan iddialara ilişkin Twitter hesabından açıklama yaptı. Bozdağ, "Sosyal medyadaki 'Abdullah Öcalan'ın öldüğü' haberleri; asılsız, uydurulmuş, provakatif bir haberdir" açıklamasında bulundu. Bakan Bozdağ'ın Başdanışmanı Adnan Boynukara da Twitter hesabından, "Öcalan'ın öldüğüne ilişkin haberler asılsızdır, yalandır. Bu haberlerin tümü provakasyon amaçlıdır!" mesajını paylaştı.

 

Hürriyet’in bazı haber başlıkları:

Balkanlar'ın Onursal Başkanı

Dünya Balkan Dernekleri Federasyonu, AK Parti İzmir Milletvekili Rıfat Sait'i onursal başkan seçti. Federasyon, Sait için Eyüp'teki Ensar Lokantası'nda tören düzenledi. Törene, Rıfat Sait ve eşi Sevilay Sait, AK Parti İstanbul Milletvekilleri Sevim Savaşer ile Gülay Dalyan, Eyüp Belediye Başkam Remzi Aydın ve çok sayıda davetli katıldı. Sait törende yaptığı konuşmada, "Asla kavim milliyetçiliği yapmadık. Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarları için mücadele veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz. Türkiye'nin en büyük sorunlarından birisi birlik ve beraberlik konusundaki eksikliklerimizdir. Birlik ve beraberlik içerisinde olmamız lazım" dedi.

 

Türkiye’nin bazı haber başlıkları:

Bakanın Derin Acısı

Ermenekli bir maden mühendisi olan Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan, hemşerilerinin acısına ortak oldu. Karaman'ın Ermenek ilçesinde meydana gelen maden kazası, tüm Türkiye'yi üzüntüye boğdu. Bölgede yaşayanlar ise bu üzüntüyü en derinden hissedenler oldu. Onlardan biri de Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan. Ermenek doğumlu olan, ilkokulu da burada okuyan Elvan, aynı zamanda maden yüksek mühendisi. Kazayı haber aldığı gün, tarihî Avrasya Tüneli'nde incelemelerde bulunan Bakan Elvan, apar topar memleketine giderek, hem kurtarma çalışmalarını inceledi hem de hemşerilerinin acısını paylaştı. Bazı hemşerileri, Elvan'ın boynuna sarılarak gözyaşı döktü. İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Mühendisliğini bitiren Elvan, daha sonra Milli Eğitim Bakanlığı bursunu birincilikle kazanarak İngiltere'ye eğitim almaya gitti. Burada "maden ve yöneylem" alanında araştırmalar yapan Elvan, ardından ABD'de yüksek lisans yaptı. Döndükten sonra Devlet Planlama Teşkilatı'nda madencilik ve üretim planlaması alanlarında çalışmalar yürüttü. Elvan, DPT Müsteşarlığı'nın ardından milletvekili ve bakan oldu.

 

DIŞ BASIN ÖZETLERİ

 

TÜRKİYE’NİN BARIŞ VİZYONU

 The Jerusalem Post -İsrail -27 Ekim 2014

 

      Türkiye, 29 Ekim'de Cumhuriyetinin 91. yıl dönümünü kutlayacak. Dış politikası "yurtta barış, dünyada barış" ilkesi üzerine inşa edilmiş, görkemli bir cumhuriyet. Türkiye'nin "komşularla sıfır sorun" politikası, tüm ülkelerin uyması gereken bu ilkenin uzantısından başka bir şey değil.

      Türkiye, Dış Politikası "Yurtta Barış, Dünyada Barış" İlkesi Üzerine Kurulu Görkemli Bir Cumhuriyet. Dış Politikası Bu İlkenin Uzantısından İbaret.

     Amotz Esa-El'in 24 Ekim'de Jerusalem Post gazetesinde yayımlanan "Türkiye'nin Tarifi Güç Vaat Edilmiş Toprakları"adlı makalesini okudum. Türkiye'nin, çelişkili iddialar geçidinde, Avrupa'nın geri kalanıyla oldukça bütünleşmiş demokratik ve laik bir ülke olduğu, 1987 yılından itibaren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine bireysel başvuru hakkıyla ve her yıl ülkeyi ziyaret eden 35 milyondan fazla turistle dünyanın en büyük 16. ekonomisi olduğu gerçeğini kabullenmekte güçlük çekiyorum.

     Türkiye'nin bölge için vizyonu, kapsayıcılığa, demokratik kurumların, insan hakları ve ekonomik entegrasyonun geliştirilmesine dayalı bir barış. Türkiye'nin Filistin birlik hükûmetine ve Orta Doğu barış sürecine verdiği destek, aynı ilkeden kaynaklanıyor. Bölgede meydana gelen korkunç gelişmelerin sebebi, temel insan hakları ve özgürlükler yönündeki talepler değil ama bunların eksikliğidir.

     Türkiye, üç yıldan fazla bir süre önce Suriye'deki çatışmanın başlamasından bu yana tutarlı bir şekilde tek bir açık mesaj gönderiyor. Kapsayıcı, birleşik ve demokratik bir Suriye kurulmalıdır ve uluslararası toplum, rejimin devam etmekte olan katliamlarını durdurmak için birlikte hareket etmelidir. İslam Devleti, ılımlı muhalefeti engellemek amacıyla ortaya çıktı ve Türkiye'nin ulusal güvenliğine doğrudan bir tehdit hâline geldi.

     Türkiye'nin Suriye ve Irak'la olan sınırının uzunluğu 1,295 kilometre. 2 milyon nüfuslu Halep ve 400 bin nüfuslu Kamışlı en büyükleri olmak üzere, Türk sınırı yakınında birçok şehir var. Türkiye, hukuki ve insani bir görev olarak sınırlarını tüm etnik gruplara açık tutuyor. Bu nedenle Kobani'den 200 bin kişi Türkiye'ye geldi. Aslında Kobani halkının şu anda Türkiye'de olduğunu söyleyebiliriz. Suriye rejiminin topçu mermilerinden, füzelerinden, varil bombalarından ve kimyasal silahlarından kaçan 1,5 milyondan fazla Suriyeliye katıldılar. Türkiye, Irak'tan gelen binlerce Yezidi'ye de ev sahipliği yapıyor. Öte yandan, Çobanbey ve Tel Abyad adlı Türkmen şehirleri birkaç ay önce İD'nin eline geçtiğinde Türkiye yaptığı çağrılara pek yanıt bulamadı.

     Çatışmanın başlangıcından bu yana 200 binden fazla kişi öldürüldü. Uluslararası toplumun görevi, Suriyelilerin tümünü korumaktır. Seçici çıkar, çare değildir. Peşmerge kuvvetlerinin destek olmak için Kobani'ye giriş yapmalarının kolaylaştırılması dâhil olmak üzere Türkiye, kentteki gelişmelere büyük bir hassasiyetle yaklaştı ve sakinlerinin evlerine dönebilmeleri için Kobani'yi kurtarmaya yönelik çabalara katkıda bulunmaya devam edecektir. İnsani yardım yapılması ve Suriye içinde Suriye halkını rejimin ve İD'nin zulmünden korumak için uçuşa yasak bölgelere ve güvenli bölgelere acilen ihtiyaç vardır.

     Suriye'de güvenlik ve istikrarın bu rejime son vermeden elde edilemeyeceği anlaşılmalıdır. Net bir son aşamayı içeren ortaklaşa bir strateji gereklidir. Suriye rejimi, bu çatışmaya askerî bir çözümün olmadığını ve tek çıkış yolunun, Cenevre bildirisinde öngörülen reel politik değişikliği getirecek kapsayıcı bir siyasi dönüşüm yönünde müzakerelerden ibaret olduğunu anlamalıdır.

     Türkiye, 29 Ekim'de cumhuriyetinin 91. yıl dönümünü kutlayacak. Dış politikası "yurtta barış, dünyada barış" ilkesi üzerine inşa edilmiş, görkemli bir cumhuriyet. Türkiye'nin "komşularla sıfır sorun" politikası, tüm ülkelerin uyması gereken bu ilkenin uzantısından başka bir şey değil.

    

ABD, RUSYA VE İRAN İLE AYNI FİKİRDE DEĞİLİZ!

Defence-point.gr- Yunanistan  -27 Ekim 2014

 

       Estonya dönüşünde gazetecilere konuşan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye konusunda ABD, Rusya ve İran ile hemfikir olmadıklarını ifade etti.

      Türk Cumhurbaşkanı, "Ne yazık ki Suriye konusunda Rusya ile hemfikir değiliz. Biz bu konuyu defalarca konuştuk ancak sadece zaman kaybettik. Rusya, Esad rejimini desteklemeye devam etmektedir. Bunun ötesinde, aramızdaki ekonomik ilişkiler mükemmel durumda.” dedi.

     "ABD, uçuşa yasak bölgenin uygulanması yönünde herhangi bir önlem almadı. Sürekli olarak konuşuyorlar, sadece görüşüyorlar. Bunlar, donanım ve eğitim üzerine harekete geçti, ama silah atılmasının eğitim ile ilgisi olduğunu sanmıyorum. Eğitim olmaksızın silah veriyorlar.

     Böylece bu yapılanın, bizim, Suriye rejimiyle mücadeleye dair beklentilerimizin üzerinde olumlu bir etkisi yoktur.” diyen Erdoğan, Orta Doğu'da Türklerin arzularıyla paralel gitmeyen, Kobani’de kuşatılmış olan Kürtleri ikmal etmek ve havadan teçhizat sağlamak yönündeki Amerikan politikası için iğneli sözler sarf etti.

     Erdoğan, İran ile ilgili olarak Suriye konusunda, Ankara ile Tahran arasında büyük bir görüş ayrılığı olduğunu söyledi. "İran ile ikili temaslarımız oldu. Onlar, Suriye meselesinin ortak çözümü için birlikte çalışma sözü verdiler. Harekete geçme zamanı geldiğinde, ne yazık ki kendi yollarını izlediler ve izliyorlar. Bu çok üzücü. Bu yüzden, bölgede Türkiye ile iş birliğini güçleştirerek dogmatik bir politika izlemekte olan İran ile iş birliği için verimli bir zemin bulamıyoruz”. şeklinde konuştu.

     Ortadoğu'da kurduğu egemenlik hayalleri kağıttan kule gibi yıkılan Sultan, sözlerini "İran'ın son zamanlarda bölgedeki hareketleri başka bir yönde. Irak ve Suriye'deki faaliyeti devam ediyor ancak ne yazık ki bu faaliyet, iyi niyet çerçevesinde değil. İran'a şunu söylüyoruz: Gelin bu sorunu birlikte çözelim. Bunu Başbakan’ken de söylüyordum, şimdi de söylüyorum ancak İran, bu yolu izlemiyor.” ifadeleriyle bitirdi.