22 Ekim 2014 Basın Raporu

GÜNDEM

22 Ekim 2014

 

1- TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Güney Kore'de

- Çiçek, Güney Kore Cumhurbaşkanı Park Geun-hye tarafından kabul edilecek.

- Seul'den Busan'a geçecek olan Çiçek, burada Birleşmiş Milletler Kore Anıtsal Mezarlığı'na giderek Türk Şehitliğini ziyaret edip, resmi törenle çelenk koyacak. Çiçek daha sonra Türkiye'ye dönecek. (Seul-Busan)

2- Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Lüksemburg’un Ankara Büyükelçisi Arlette Conzemius’u, Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Eberhard Pohl’u ve Romanya’nın Ankara Büyükelçisi Radu Onofrei’yi ayrı ayrı kabul edecek. (Ankara/10.00-10.30-11.00) 

3- Bilim-Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Almanya'da Türk sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle kahvaltı yapacak, Darmstadt Diyanet İşleri Türk İslam Birliğini ziyaret edecek ve vatandaşlarla buluşacak, Avrupalı Türk Demokratlar Birliğinin akşam yemeğine katılacak. (Almanya/09.00-13.00-19.00)

4- Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı İstanbul Milletvekili Ahmet Berat Çonkar'ı ve AB Karma İstişare Komitesi Türkiye Kanadı üyelerini kabul edecek. (Ankara/09.15-11.00) 

5- Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Akdeniz Üniversitesinin akademik yılı açılış töreni ve açılış dersine katılacak, Antalya Valiliğini ziyaret edecek, 5. YÖREX Yöresel Ürünler Fuarının açılışını yapacak ve AK Parti Antalya İl Başkanlığını ziyaret edecek. (Antalya/10.30-14.00-15.00-17.00)

6- Ulaştırma-Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, İstanbul Sanayi Odası Meclis Toplantısı'na ve Hak-İş Konfederasyonu'nun 39. kuruluş yıldönümü etkinliğine katılacak. (İstanbul/15.00 - Ankara/19.00)

 

YAZILI BASIN ÖZETLERİ

 

Yeni Şafak’ın bazı haber başlıkları:

DEVRİM GİBİ PAKET

Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin grup toplantısında yeni güvenlik paketini açıkladı. Yapılacak düzenlemeye göre Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlıkları İçişleri Bakanlığına bağlanacak İstanbul'da tahkim mahkemesi kurulacak, molotof silah sayılacak ve polise 24 saat süreyle gözaltı yetkisi verilecek.

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kobani eylemleri sonrası hazırlanan yeni iç güvenlik paketinin ayrıntılarını AK Parti grubunda anlattı. Paketin detayları şöyle: Doğum, evlenme, boşanma ve ölüm gibi hallerde nüfus müdürlüklerine gitme zarureti ortadan kalkacak. İsim ve soy isim değişiklikliği ile ilgili mahkeme kararı gerekmeyecek. Nüfus ve kayıt örneği ikametgâh gibi belgeler e-devlet üzerinden verilecek. Pasaport Nüfus Müdürlüğü'nden verilecek.

JANDARMA İÇİŞLERİNE BAĞLANACAK

 Jandarma ve Sahil Güvenlik, İçişleri Bakanlığı'na bağlanacak. Askeri konular hariç atama ve sicil gibi bütün diğer konularda yetkiler İçişleri'ne veriliyor. Jandarma, bakanlığın belirleyeceği kıyafet giyecek. İstihbari amaçlı dinlemelerde İçişleri Bakanlığı'nda ve Başbakanlık Teftiş Kurulu ve Başbakanlık'ta denetim yapılacak. Önleyici dinleme yapılmışsa, TBMM'de bütün partilerin katıldığı komisyonda değerlendirilecek.

MOLOTOF SALDIRI ARACI

Molotof devreye girdiği an gösteri hakkı sona erecek. Molotof saldırı aracı olarak tanımlanacak. Maske takana izin verilmeyecek ve potansiyel suçlu muamelesi görecek. Gösteriye silahlı katılanların cezaları artırılacak. 6 aydan 3 yıla kadar olan ceza, 2.5 yıldan 4 yıl kadar artırılacak. Polis 24 saat gözaltı yapabilecek. Sav cı da bunu en fazla 48 saate uzatabilecek. 4 günde hâkim huzuruna çıkarılacak. Zarar eylemciden tahsil edilecek. KİMSE RASTGELE ARANAMAYACAK

Bonzai ve diğer uyuşturucu işi yapanlar terör muamelesi görecek. Bonzai’nin uyuşturucu sayılacağı kanuni düzenleme yapılacak. Uyuşturucu faaliyetinin okula yaklaşmasında ceza iki misline çıkarılacak. Hiçbir vatandaşın üstü aracı ya da evi keyfi şekilde aranmayacak. Çok güçlü bir suç işleme delili varsa yargıdan izin alınacak. Sanal ortamda nefret ve şiddet dili içeren mesajlar engellenecek. AB standartlarına uygun Kolluk Gözetim Komisyonu kurulacak.

TAHKİM MAHKEMESİ KURULACAK

 İş sağlığı ve güvenliği tasarısı en kısa zamanda Meclis'e sunulacak. Kişisel verilerin korunması için düzenleme yapılacak, en kısa sürede kanunlaşacak. Patent haklarının korunması konusunda bir kanun düzenlemesi yapılıyor. Elektronik ticaretin düzenlenmesi yasal çalışması tamamlandı. Bu da en kısa zanda Meclis gündemine gelecek. İstanbul Tahkim Mahkemeleri kurulacak.

 

Başkanlara Tebrik

 6-7 Ekim olayları sonrasında bölgede görevli belediye başkanlarını 'demokrasi kahramanları' olarak nitelendiren Davutoğlu, "TBMM'ye nüfuz etmiş milli irade ruhu adına hepimizi temsilen, o bölgede demokrasiyi ayakta tuttular" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmada, belediye başkanlarının her birinin, gerçek demokrasi kahramanı olduğunu söyledi. Geçen haftaki grup toplantısının ardından Doğu ve Güneydoğu illerinden gelen belediye başkanlarıyla uzun görüşme gerçekleştirdiklerini hatırlatan Davutoğlu, belediye başkanlarından son olaylarla ilgili kanaat, izlenim, çözüm önerilerini dinlediğini, acılarını paylaştığını, bütün kaygılarını tek tek ele alacakları konusunda onlara teminat verdiğini söyledi. Davutoğlu, bu belediye başkanlarının her birinin, gerçek demokrasi kahramanı olduğunu ifade ederek, belediye başkanlarına teşekkür etti.

DEMOKRASİ KAHRAMANI 

Davutoğlu, "Çünkü bulundukları yerlerde fikir, ifade, siyaset yapma özgürlüğünün bayraktarlığını yaptılar. Şantaj, tehditle karşılaştılar, en yakın akrabaları saldırılara uğradı, evleri, binaları tarumar edildi. Ama onlar dimdik ayakta durdular. Sizler adına ve en fazla da TBMM'ye nüfuz etmiş milli irade ruhu adına hepimizi temsilen, o bölgede demokrasiyi ayakta tuttular" ifadelerini kullandı. Akil İnsanlar heyetiyle yaptığı görüşmeyi de değerlendiren Davutoğlu, "Kobani bahane edilerek yapılan şiddet ve vandalizmden sonra çözüm süreciyle ilgili kararlılığımızı bir kez daha burada teyit etmek istiyorum. Akil İnsanlar heyeti, geçen yıl çözüm süreci ivme kazandığı dönemde, Sayın Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı döneminde, bu sürece vicdanları, birikimleriyle katkıda bulunan çok saygın isimlerden oluşuyor. Toplumun her kanaatini, toplumdaki her siyasi ideolojik eğilimi barındıran, gerçek bir fikir harmanı oluşturuyor" dedi.

AKİLLER İNANÇ İFADE ETTİ

Akil İnsanlar heyetiyle görüşmeden memnuniyet duyduğunu ifade eden Davutoğlu, "Sonunda kendi kanaatlerimi, açık şekilde ifade ettim. Katkıları ve toplantı sonrası yaptıkları yorumlarla, kamuoyuyla paylaştıkları hususta çözüm sürecine olan inançlarını bir kez daha dile getirmesi dolayısıyla teşekkür ediyorum" diye konuştu. 

 

Sabah’ın bazı haber başlıkları:

90’LI YILLARA DÖNMEYECEĞİZ

Güvenlik paketine ilişkin kaygılara "90'lı yıllara dönmeyeceğiz" diyerek yanıt veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Bıçak sırtında yürürcesine özgürlük ve güvenlik dengesini muhafaza etmeliyiz.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun ' ayrıntılarını açıkladığı Güvenlik Paketi için, "90'lı yıllara dönmeyeceğiz" diyerek güvence verdi. Erdoğan, bıçak sırtında yürünürcesine özgürlük ve güvenlik dengesinin kurulacağını söyledi. Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından düzenlenen 2'nci Uluslararası Ombudsmanlık Sempozyumunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güvenlik Paketi “ne ilişkin eleştirileri de yanıtladı. Erdoğan, şu mesajları verdi:

 ÖZGÜRLÜK VE GÜVENLİĞİN BIÇAK SIRTI DENGESİ:

Özgürlüklerin ve güvenliğin çok hassas bir dengede muhafaza edilmesi gerektiğini hepimiz biliyoruz. Eğer güvenlik öne çıkarsa özgürlük kısıtlanır. Eğer özgürlük başkasının özgürlük alanını ihlal edecek şekilde yorumlanırsa o zaman da güvenlik sarsılır. Adeta bıçak sırtında yürürcesine özgürlük ve güvenlik dengesini muhafaza etmek, teraziyi tam dengede tutmak zorundayız.

VANDALLIĞA ÖZGÜRLÜK MÜ DİYECEĞİZ?:

Basın açıklaması yapmak, gösteri yapmak, protesto etmek, fikirlerini özgürce ifade etmek elbette demokratik haktır. Ama ne oldu? Birkaç gün içinde 42 insan gösterilerde hayatını kaybetti. Kamuya ve sivillere ait onlarca bina yakıldı, kullanılamaz hale getirildi. Şimdi biz bunlara demokratik hak mı diyeceğiz? Bu vandallığa, bu şiddete, gösteri hakkı, protesto hakkı, ifade özgürlüğü mü diyeceğiz?

 

IŞİD DE TWITTER'I KULLANIYOR:

Başkan Obama'nın riyasetinde olan toplantıda (BM Güvenli Konseyindeki toplantı) özellikle IŞİD denilen bu terör örgütünün, son dönemlerde attığı adımların değerlendirmesi yapılırken, orada interneti, bunun yanında Tvvitter'ı çok iyi kullandığı ve buna karşı bazı tedbirlerin alınmasının gereği gündeme geldi. Şimdi sosyal medyada, özellikle gerek internet, gerek Tvvitter, gerek Facebook, bütün bunlar değerlendirilirken, bunu tek taraflı görmek ciddi yanlış olur.

 

NEŞTERDEN YANA MI BIÇAKTAN YANA MISIN? 

(Güvenlik- özgürlük dengesi için): Katilin elinde bıçak var, doktorun elinde neşter var. Doktorun elindeki neşter hayat kurtarır ama katilin elindeki bıçak insan hayatına kasteder ve öldürür. Biz neşterden yana mıyız, yoksa katilin elindeki bıçaktan yana mıyız? Eğer bunu iyi ayırt edemezsek, tefrik edemezsek bunun bedelini işte aynen IŞİD’in elindeki bıçaklar gibi görürüz veyahut da şu son dönemde 42 vatandaşımızın öldüğü olaylardaki gibi, onların elindeki bıçaklar gibi görürüz.

ÇOCUĞU ÖLEN ANNENİN HAKKI YOK MU?:

Yüzüne maske takıp eline molotof kokteyli alıp sivilleri katletmek dünyanın hiçbir yerinde özgürlük olarak kabul edilemez. Biz gösteri yapanların hakkı kadar evinde otururken çocuğu katledilen annenin haklarını da korumak zorundayız.

OKYANUS ÖTESİNDEN TİMSAH GÖZYAŞLARI:

Ta okyanus ötesinden, ölen çocuğun (Berkin Elvan) mezhebine de vurgu yaparak, timsah gözyaşlarıyla taziyeler yayımladılar. Ancak bu gösteriler sırasında ateşli silahla kasten öldürülen Burak hiç kimsenin dikkatini çekmedi, hiç kimsenin vicdanına dokunmadı. Daha önceki hafta Diyarbakır'da vahşice öldürülen 3 genç o malum çevrelerin ilgi alanlarına hiç girmedi.

BU KATLEDİLENLER İNSAN W DEĞİL Mİ?

 Bu vahşice katledilenler (Güneydoğu'daki gösterilerde ölen vatandaşlar) insan değil mi? Bunlar çocuk değil mi? Genç değil mi? İstanbul'da talihsizce ölen çocuk için sahte, yalan ifadelerle 'ekmek almaya gidiyordu', hâlbuki hiç alakası yok. Maalesef terör örgütünün maşası olmuş durumdaydı. Bu tür hikâyeler tasarladılar. O çocuğu f siyasi bir istismar aracı yapanlar neredeler? Okyanus ötelerinden taziyeler yayımlayan, timsah gözyaşları döken, burada sokak olaylarına benzin dökmeye çalışanlar neredeler?

KOBANİ İÇİN DERTLİSİN DE:

Kobani için bu kadar dertlisin de Kobani'nin dışındaki şehirler için niçin senin en ufak bir derdin yok? Kaldı ki Kobani'de şu anda kimse yok; Kobani'de olanların hepsini biz aldık, ev sahipliği yapıyoruz, 200 bin Kobanili Kürt şu anda bizim ülkemizde.

KOBANİ BİZİM İÇİN M STRATEJİK, ABD İÇİN DEĞİL:

Kobani eğer stratejikse bizim için stratejik. Amerika için stratejik değil. Dolayısıyla bizim burada alacağımız tedbirler önem arz ediyor. 

 

Akşam’ın bazı haber başlıkları:

3.Nükleer Santralımız Yüzde 100 Milli Olacak

Başbakan Davutoğlu, Türkiye'nin enerji ihtiyacına dikkat çekerek, "3. nükleer santralın yüzde 100 milli yapılması için talimat verdim" dedi. BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, dün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nda, Türkiye'nin enerji ihtiyacı ve yatırımları konusunda brifing aldı. Daha sonra Başbakan Davutoğlu, Bakan Taner Yıldızla birlikte basın toplantısı düzenledi. Türkiye'nin gelişen bir ülke olarak enerji ihtiyacına dikkat çeken Davutoğlu, iki nükleer santralın 2023 yılma kadar devreye gireceğini hatırlatarak, "inşallah üçüncü (nükleer) santralı yeterli insan unsuru yetiştikten sonra 20182019'dan itibaren yüzde 100 milli bir şekilde yapma konusunda gerekli çalışmaları başlatma talimatı verdim" dedi. 2016 Mayıs'ına kadar Türkiye'de doğalgazın ulaşmadığı il kalmayacağını vurgulayan Davutoğlu, dört ayrı senaryoda kendisine sunum yapıldığını ve enerji kırılganlığını en aza indirmek için Enerji Eylem Planı'nın hazır olduğunu söyledi.

 

Star’ın bazı haber başlıkları:

Türkiye, Birleşmiş Milletler Gibi Davranmayı Sürdüremez

Türkiye'nin, BM gibi davranmaya sürdüremeyeceğini belirterek "Suriye'deki drama son vermek ve uçuşa yasak bölge için ortak sorumluluk zorunlu hale gelmiştir" dedi ve Türkiye'nin terörle mücadelede her zaman on safta olacağını söyledi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin Suriyeli sığınmacılar konusunda Birleşmiş Milletler (BM) gibi davranmaya devam edemeyeceğini belirterek, "Suriye'deki drama son vermek ve uçuşa yasak bölge için ortak sorumluluk zorunlu hale gelmiştir" dedi.

Güvenli bölgeler şart

Çavuşoğlu, İngiliz Guardian gazetesinde yayımlanan "Türkiye'nin Kobani'ye yardım etmesine kim yardım edecek?" başlıklı makalesinde, Türkiye'ye sığınmak isteyen ve Kobani'den gelen herkese sınırların açıldığını, Kobani'ye her türlü insani yardımın da yapıldığını kaydetti. Türkiye'nin uluslararası koalisyonla tam işbirliği içinde hareket ettiğini ifade eden Dışişleri Bakanı, "Kürtpeşmerge güçlerinin Kobani'ye geçişlerini sağlıyoruz. Şehrin kurtarılması ve dolayısıyla bu şehrin sakinlerinin evlerine dönmeleri için katkı sağlamayı sürdüreceğiz" dedi. Çavuşoğlu, şu değerlendirmelere yer verdi: "Herkes üzerine düşeni yapmaya hazır olmalı ve kimse sonuçlarını kendi göğüsleyecek şekilde yalnız bırakılmamalıdır. IŞİD daha büyük bir şeytanın ürünüdür. Sadece Suriye'deki istikrarsızlık değil, rejimin desteği terör gruplarının büyümesine yardımcı olmuştur." Çavuşoğlu, rejim devam ettikçe Suriye'nin istikrarlı ve güvenli bir ülke olamayacağını vurgulayarak uçuşa yasak bölge ile Suriye halkını korumak için güvenli bölgelerin oluşturulması gerektiğini bildirdi. Çavuşoğlu, "Bu olmadan mevcut tehditleri ortadan kaldırmak için yapılan herhangi bir operasyon yetersiz olacaktır" ifadesini kullandı. Çavuşoğlu, makalesinin sonunda şu ifadelere yer verdi:

Umursamazlık bitmeli

"Türkiye'nin yaptığı yardımın eşi benzeri görülmemiştir. Türkiye'ye gelen ve sığman tüm etnik ve dini kökenlere ait Suriyelilerin sayısı artmaya devam ediyor. 2 milyona yaklaşıyor. Son birkaç haftadır Kobani'den 200 bin Suriyeli geldi. Büyük sözlerle takdir edilmiştir ancak fiiliyatta edilmemiştir. Maliyeti 4 milyar dolara ulaşmıştır ve Türkiye BM gibi davranmaya devam edemez. Suriye'deki drama son vermek ve uçuşa yasak bölge için ortak sorumluluk zorunlu hale gelmiştir. Bu dünyanın karşı karşıya olduğu ciddi bir sorundur. Umursamazlığa son verilmesi gerekmektedir."

 

Haber Türk’ün bazı haber başlıkları:

Yargı Paketi Alt Komisyona Gönderildi

TBMM Adalet Komisyonu, Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere Komisyon Başkanı Ahmet İyimaya başkanlığında toplandı. Komisyon, katalog suçları genişleten, makul şüphe üzerine arama kararı, hâkim ve savcı maaşlarında artış, avukatların soruşturma dosyasına erişimine kısıtlama gibi düzenlemeler içeren yargı paketini alt komisyona sevk etme kararı aldı. 

 

Hürriyet’in bazı haber başlıkları:

'KKTC'de Sismik Araştırma Hakkımızı Kullanırız'

Başbakan Ahmet Davutoğlu, KKTC'nin de Rumlar kadar Akdeniz'de sismik araştırma yapmaya hakkı olduğunu söyledi. Enerji Bakan Taner Yıldız ile basın toplantısı düzenleyen Davutoğlu, şunları söyledi: "Kıbrıs adasında Rumlar kadar Türklerin de hakkı var. Rumlar Kıbrıs'taki kaynakları tek taraflı olarak kullanmak için çaba harcadı. Biz bunun mümkün olmayacağım söyledik. Biz buna rağmen Türkiye'den gidecek olan suyun Rum kesimi tarafından da kullanılabileceğini belirttik. Türkiye'de Doğu Akdeniz'in en büyük ülkesidir, Kıbrıs'taki Türklerin hakkım da gözetecektir. Türkiye ile KKTC arasındaki anlaşmalarla sismik araştırma yapma hakkımız var, bunu kullanırız." En stratejik alanın enerji olduğunu belirten Davutoğlu Türkiye'nin yılda net 55 milyar dolar civarında enerji ithalatına ihtiyaç duyduğunu belirtti. Enerji ihtiyacının artmasının ekonominin ve refahın artmasının işareti olduğunu söyleyen Davutoğlu: "Türkiye enerjide transit ülke, bunu avantaja dönüştürmek gerekir. İç arzı dış etkilerden bağımsız olarak en üstü düzeye çıkarmak gerek" dedi. Davutoğlu ayrıca üçüncü (nükleer) santrali yeterli insan unsuru yetiştikten sonra 2018-2019'dan itibaren yüzde 100 milli bir şekilde yapma konusunda gerekli çalışmaları başlatma talimatı verdiği bilgisini de verdi.

 

Milliyet’in bazı haber başlıkları:

İstanbul Tahkim Merkezi Olacak

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin yapacağı mikro reformlarla tekrar yüksek büyüme patikasına girmesi gerektiğini, bu kapsamda 25 alanda belirledikleri 1.200'ün üzerinde reform tedbirini hayata geçireceklerini ve ilk olarak İstanbul'un bir tahkim merkezi yapılmasına dair tasarının bu hafta TBMM'den geçeceğini söyledi. İstanbul'da düzenlenen "CEO Club-Türkiye Ekonomisi 2015" konulu toplantıda konuşan Şimşek, 2015'teki seçimin ardından 2019 yılma kadar seçim olmayacağım ve bu dört yıllık dönemde belirledikleri mikro reformları hayata geçireceklerini belirterek, "Ekim-kasım ayında belki patent kanunu, kişisel verilerin korunması gibi çok kritik önemli reformlar geçecek" dedi.

'Hedefler iddialı'

Türkiye'nin mikro düzeyde, ikinci, üçüncü nesil adımlarla daha yüksek büyüme patikasına oturtulması gerektiğini ifade eden Şimşek, bu kapsamda belirlenen hedeflerin iddialı olduğunu ancak bu hedeflere yaklaşılması gerektiğini kaydetti. Enflasyonun kalıcı yükselmesi önünde bir neden olmadığını ve mali dengelerin güçlü olduğunu ifade eden Şimşek, "Enflasyonda da geçici bir sorun görüyoruz. Sorun enflasyonun yüzde 5-7 arasında olmasıdır, geçici olarak yüzde 9.4'e çıkması değildir. Bizim yüzde 3-5 arasına indirmemiz lazım, bu çok temel hedeftir" dedi. Şimşek, cari açığı azalttıklarını belirterek, "Cari açığın olduğu yerde en son isteyeceğimiz şey bütçede elle tutulur açıktır, onun olmamasını sağlıyoruz. Türkiye tüm bu kargaşaya, yanı başımızdaki yangına, küresel sorunlara, içerideki tartışmalara rağmen nispeten yüksek cari açığı finanse edebiliyorsa bu önemli ölçüde makro ihtiyati mantaliteye dayanıyor" dedi.

 

 

'Hazırlıklar kışa göre'

Türkiye'ye ilişkin bazı kaygılar olduğunu kaydeden Şimşek "Biz bütün hazırlıklarımızı kışa göre yaptık. Önümüzdeki dönemde global para politikası normalleşse bile biz kalıcı tahribat yaşamadan yolumuza devam ederiz. 1990'h yıllardaki gibi gelişmekte olan ülkelerin sermayeye aç bırakılması mümkün değil" dedi.

 

Akit’in bazı haber başlıkları:

Arınç: Viranhaneler Süratle Yıkılacak

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, uyuşturucuyla mücadele konusunu değerlendirirken, "Türkiye'nin neresinde metruk yapılar, viranhaneler bulunuyorsa bunların süratle yıkılması, ortadan kaldırılması da gerekiyor. Bu bir önleyici tedbirdir ve doğrudur. Bakanlar Kurulu'muzda da bu konu görüşülmüştür" dedi. Arınç, yeni Başbakanlıkta düzenlenen, ilgili bakanların ve bakanlık yetkililerinin katıldığı Uyuşturucu ile Mücadele Yüksek Kurulu toplantısında yaptığı açıklamada, hükümetin uyuşturucuyla mücadeleye verdiği öneme işaret etti. TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal işler Komisyonu Başkanı Necdet Ünüvar başkanlığında bir araya gelen ilgili bakanlık yetkililerinin bu konuda bir çalışma yürüttüğünü hatırlatan Arınç, uyuşturucu meselesinin birçok bakanlığın görev alanına girdiğini söyledi. Arınç, "Bu konu dünyanın en zor en kötü sorunlarından birisi olduğu kadar, özellikle son yıllarda da Türkiye için çok hayati bir konu haline geldi" dedi. Arınç, "Uyuşturucunun U'sunun bile isminin geçtiği yerlerde veya çocuklarımıza, gençlerimize bu zehirleri ulaştırabilmek için buraları kullanan insanların mutlaka bilgi sahibi olduklarını düşünüyoruz. Onların vereceği bilgiler, belki narkotimler veya yapmayı düşündüğümüz çalışmalarla ilgili olabilecektir" dedi.

 

Türkiye GAZETESİ

Bakan Ala Gözaltılar Ders Olsun

Katar'da paralel yapı operasyonunu değerlendiren İçişleri Bakanı Efkan Âlâ, , "Suç işleyen hiç kimsenin yanma bu kalmaz. Hiç kimse kamudan, milletten aldığı yetkiyi milletin hak ve özgürlüklerini, özel hayatını, tarumar edici biçimde kullanamaz, kullanmamalıdır. Bütün memurlar bunlardan ders çıkarsın" dedi.

 

Başbakandan Börü Ailesine Taziye Telefonu

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Diyarbakır'daki Kobani olaylarında göstericiler tarafından vahşice öldürülen Yasin Börü'nün babası Fikri Börü'yü arayarak, başsağlığı dileklerinde bulundu. Börü, "Başbakan, Yasinin aklından çıkmadığını, çok üzgün olduğunu ve Diyarbakır'a geldiğinde kendilerini ziyaret edeceğini söyledi" dedi.