Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, okullarda uygulamaya konulan FATİH Projesi ile Türkiye'nin, bilgi toplumu olma yönünde çok önemli bir yol alacağını ve dünyada bu alanda başa güreşen ülkelerin konumunu yakalayacağını söyledi.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, okullarda uygulamaya konulan FATİH Projesi ile Türkiye'nin, bilgi toplumu olma yönünde çok önemli bir yol alacağını ve dünyada bu alanda başa güreşen ülkelerin konumunu yakalayacağını söyledi.
TTNET tarafından yürütülen ''Yeteneğe Destek Yaratıcı Ekonomiye Destek'' başlıklı proje kapsamındaki 2012 yılı programı, Gediz Üniversitesi'nde düzenlenen tanıtım toplantısıyla başladı.
Yıldırım, toplantıda yaptığı konuşmada, programın sunumu yapılırken, aklına Şener Şen'in başrolünü oynadığı ''Züğürt Ağa'' filminin geldiğini, zamanında böyle altyapılar ve imkanlar olsaydı, iflas etmiş bir Züğürt Ağa'nın olmayacağını ifade ederek, ''O günlerden, yoksulluktan, yoksunluktan, bugün 'Mümkünlü'de herşey mümkün olan bir döneme geldik'' dedi.
Son 10 yılda bilgi toplumu hedeflerini gerçekleştirmek için çok önemli adımlar atıldığını, 2002'de geniş bant internetin olmadığı bir ortamdan, batısı ile doğusu arasında hiçbir hız farkı bulunmayan geniş bant internet hızına erişildiğine dikkati çeken Yıldırım, şunları söyledi:
''Dünyanın ilgiyle izlediği FATİH Projesi'ni de eğitim sistemimize kazandırıyoruz. FATİH Projesi esasında, Türkiye'nin bilişim çağını başlatan bir projedir. Bilgi toplumu hedeflerini gerçekleştirmek için attığımız çok önemli bir adımdır. Bu projeyle birlikte ülkemiz bilgi toplumu olma yönünde çok önemli bir yol alacaktır. Bu alanda başa güreşen ülkelerin konumunu yakalayacaktır. Türkiye'nin, değişime dönüşüme çok müsait bir nüfus yapısı var. Biz teknolojiyi çok kolay benimsiyoruz ve hatta geliştirebiliyoruz. Türkiye, bugün sosyal paylaşım sitelerini en yoğun kullanan 5 ülkeden biri haline geldi.''
''Siyaset eskiden ne kolaydı...''
Yıldırım, internet teknolojilerindeki hızlı gelişimin tüm sosyal hayatı olduğu gibi siyaseti ve siyasetçiyi de etkilediğini, artık siyaset yapmanın kolay olmadığını dile getirerek, şöyle konuştu:
''Eskiden siyaset kolaydı. Bir şey söylüyordunuz, doğru mu eğri mi olduğunu insanlar yıllarca anlamıyordu. Şimdi ne söylerseniz anında bakıyorlar. 'Bu adam bir şeyler anlatıyor, ama hepsi palavra. Ben internete baktım hiçbiri dediği gibi değil' diyorlar. Artık siyasetçilik de sorumluluk istiyor, öyle kafadan atmayla bu işler olmuyor. Yani aslında bilişim, internet bizi de terbiye ediyor, şeffaflığı, hesap verebilirliği artırıyor.''
Yıldırım, internetin ne kadar önemli olduğunu, 2007 yılı seçim çalışmaları sırasında bir köyde konuştuğu 80 yaşındaki kadından öğrendiğini ifade ederek, bu yaşlı kadının kendisinden ADSL hattı istemesini konu alan anısını, ''Teyze, 'ADSL bizim köyden çekmiyor' deyince, 'o ne' dedim. 'Bakan olmuşsun, ama cahil kalmışsın, Allah bilir sen mesenceri de bilmezsin' dedi. Teyze orada bize ders verdi. Sonra işi anladık, torunu İsviçre'de yaşıyormuş, onunla görüşme yapmak için şehre gitmek zorunda kalıyormuş'' sözleriyle anlattı.
Artık vatandaşın devletten yol, kanalizasyon değil, ADSL istediğini, bu isteklerin, doğu batı farkı gözetmeksizin sunulması gerektiğini belirten Yıldırım, bunun, ülkede barış, birlik ve beraberliğin sağlanması için de gerekli olduğunu söyledi.
Yıldırım, son 10 yılda bilişime, bilgi otoyollarına çok büyük yatırım yaptıklarını belirterek, ''Türkiye, bu konuda AB'deki 10 ülke arasında yerini aldı. Bir çok hizmette Avrupa'nın en iyisiyiz. Avrupa'da mobil ve sabit, kişi başına aylık konuşmada 1. sıraya geldik. Aslında Fransızlarla başabaşız; ama bir farkla, Fransızlar boş konuşuyor, biz boş konuşmuyoruz'' dedi.
Girişimci gençlerle iş alemi bir araya getirilecek
TTNET'in yetenekli gençlere verdiği eğitimin, bilişim toplumunun oluşturulması hedefi kapsamında çok önemli olduğuna işaret eden Yıldırım, bunun ikinci adımında, girişimci gençlerin iş alemiyle bir ''Bilişim Vadisi''nde bir araya getirilmesi gerektiğini, TTNET'in ikinci adımın da bu olacağını öğrendiğini ve bundan ziyadesiyle memnun olduğunu ifade etti.
Yıldırım, artık ülkelerin gücünün, kişi başına milli gelirin en yüksek olmasıyla ölçülmediğini, nüfusun ve özellikle de genç nüfusun önemli hale geldiğini belirterek, küresel ekonomi sıralamasında Hindistan'ın Japonya'yı, Brezilya'nın İngiltere'yi geride bıraktığını, Türkiye'nin de oldukça iyi insan kaynağının bulunduğunu dile getirdi.
Türkiye'de sayıları 40'ı aşan teknoparktan 700 milyon dolarlık bilişim ihracatı yapıldığını, bu noktada henüz çok mütevazi rakamlara sahip olunduğunu belirten Yıldırım, Hindistan'ın bilişimden yılda 70 milyar dolar para kazandığına işaret etti.
Yıldırım, sanayide bir kişiye istihdam yaratma maliyeti 40 bin lira, bilişimde ise bunun onda biri kadar olduğuna da dikkati çekerek, şöyle devam etti:
''Önemli olan gençlerin elinden tutmak, onların akıl terini bir katma değere dönüştürmek. Bilişimle birlikte gittikçe alın terinin yerini, akıl teri alıyor. Bugün başlayan bu programı, akıl terini üretime dönüştüren, ülkenin bilişimle kalkınmasını sağlayan önemli bir çalışma olarak görüyoruz.
Programın 2012 yılında İzmir'den başlatılmış olmasından da İzmir milletvekili olarak mutluluk duyuyoruz. İzmir'de 9 üniversite var, üniversite öğrencileri 125 bini aşmış durumda. Bazı şehirler var, nüfusu bu kadar bile değil. İzmir, sadece turizm, deniz, tarım, kültür, şehri değil, aynı zamanda eğitim şehridir.''
İzmir'de bilişim alanında 4 önemli projeyi hayata geçirdiklerini, çağrı merkezleri projesi kapsamında şu anda 3 merkezin faaliyete geçtiğini, 3 tanesinin daha sırada olduğunu, bu merkezlerde ortalama 300-400 genç çalıştığını ifade etti.
Dijital Arşiv Kent Projesi kapsamında da tesisin yapımına başlandığını, bununla birlikte geçici binada 250 kişiyle işe başlandığını kaydeden Yıldırım, PTT koordinasyonunda oluşturulacak ''e-ticaret merkezini'' de ilk kez İzmir'de kurduklarını, PTT'nin teslimat garantisiyle kurulan sanal ticaret platformunun KOBİ'lere büyük fayda getireceğini söyledi.
Bakanlık da destekleyecek
Bakanlığının, bilişime özel destekler sağlaması konusunda yeni bir programa başlayacağını, bu noktada Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun (BTK) gelirlerinin yüzde 20'sinin bakanlığın evrensel hizmet fonu bütçesine aktarılacağını kaydeden Yıldırım, bu bütçenin de gençler başta olmak üzere, bu alanda faaliyet gösterecek tüm bireysel girişimcilere açılacağını, bu konudaki düzenlemelerin hemen hemen tamamlandığını belirtti.
10 ilde 1060 genç
TTNET Genel Müdürü Tahsin Yılmaz ise şirket olarak, ''yaratıcı ekonomi'' kavramını sahiplenmeye karar verdiklerini, bu proje kapsamında gençlere bilişim dünyasındaki yeni istihdam olanaklarını tanıtmayı ve yetenekli gençlerin yatırım yapmasını teşvik etmeyi amaçladıklarını ifade etti.
Program kapsamında, ülke genelinde 10 ilde dijital içerik üretimi, sunumu ve ticareti ile iş geliştirme ve girişimcilik konularında seçilen gençlere eğitim vereceklerini belirten Yılmaz, ''Geçen yıl Türkiye'de 3 bin 606 başvuru aldık. 60 gencimizi seçtik ve onları eğitim sürecinden geçirdik. 2012'de hedef on binlerce başvuru arasından 1060 genci seçmek. İzmir'de 100 gençle başlıyoruz. 10 ilde uygulanacak eğitim programı çevre illerin de katılımıyla 81 ile yayılmış olacak'' dedi.
Gediz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Seyfullah Çevik ise üniversite sanayi işbirliğine büyük önem verdiklerini, bu kapsamda TTNET'in eğitim programına büyük destek verdiklerini ifade etti.
Programda, sanatçı Şener Şen de proje için çekilen reklam filminin sunumunu yaptı.
Gediz Üniversitesi'nde başlayan proje kapsamında, Ege Bölgesi'ndeki illerin yanı sıra Burdur ve Antalya'dan yapılan başvurular arasında belirlenen 100 öğrenci, yaratıcı ekonomi konusunda 3 günlük eğitim alacak.
