Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye'nin, bugün yıldızı her geçen gün parlayan ve gelecekte dünyanın en büyük starları arasında gösterilen bir ülke olma noktasında çok yoğun gayret sarf ettiğini belirtti.
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye'nin, bugün yıldızı her geçen gün parlayan ve gelecekte dünyanın en büyük starları arasında gösterilen bir ülke olma noktasında çok yoğun gayret sarf ettiğini belirterek, ''Gelecek yüz yıllar Türkiye'nin de içinde bulunduğu bir kaç ülkenin elinde şekillenecektir'' dedi.
Bakan Çağlayan, Türk Eğitim Derneğince (TED), maddi imkansızlıklar nedeniyle öğrenim göremeyen öğrencilere burs sağlamak amacıyla JW Marriot Otel'de düzenlenen Cumhuriyet Balosu'na katıldı. Çağlayan, eşi Songül Çağlayan ile birlikte geldiği baloda yaptığı konuşmada, oğullarının ikisinin de TED mezunu olduğunu anlattı.
Türkiye'nin yarınlarının, Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün ifade ettiği gibi çok iyi bir nesle, iyi bir gençliğe emanet edildiğini ifade eden Çağlayan, ''Türkiye Cumhuriyeti, önüne konulan her türlü engele rağmen, üç beş çapulcunun, Türkiye'nin birlik ve beraberliğini, bütünlüğünü, bölmek istemesine rağmen, 1923'de Cumhuriyetin nasıl, ne pahasına ve nelere rağmen kurulduğunu çok iyi biliyor. Bugün bize düşen, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizin kanları sulanmış ve böyle elde edilmiş Cumhuriyeti daha ileri götürmek, Türkiye'yi dünya liginde, dünya ekonomi liginde ve dünyadaki tüm ülkeler içinde en yüksek noktaya getirmektir'' diye konuştu.
Çağlayan, ''Türkiye, bugün yıldızı her geçen gün parlayan ve gelecekte dünyanın en büyük starları arasında gösterilen bir ülke olma noktasında çok yoğun gayret sarf ediyor. Hükümet olarak, gecemizi gündüzümüze katarak, yaz, kış demeden yoğun bir şekilde 2023 yılına odaklanmış durumdayız. Biliyoruz ki, gelecek yüz yıllar Türkiye'nin olacaktır. Gelecek yüz yıllar Türkiye'nin de içinde bulunduğu bir kaç ülkenin elinde şekillenecektir. Böyle bir değişim ve dönüşümü bugünden hazırlamak ve bugünden bunun alt yapısını kurmak için yoğun gayretlerimiz devam ediyor'' şeklinde konuştu.
Gerek sporda gerek eğitimde bir marka olan TED'i, maddi imkanı olmayan gençlerin eğitimine verdiği destek nedeniyle kutlayan Çağlayan, ''Ben de işçi, emekli bir babanın oğlu olarak, 7 nüfuslu bir ailede 5 kardeşten biri olarak, eğitim konusunda ciddi zorluklarla karşı karşıya kalmış ve çok zor şartlarda hayatını idame ettirmiş biri olarak, bunun ne anlama geldiğini çok net bilen biriyim'' dedi.
Cumhuriyeti, hürriyeti, istiklali, istikbali ve laikliği her dönem bünyesinde adeta genetik kodlarına kayıtlı olarak yaşamanın herkesin temel görevi olduğunu vurgulayan Çağlayan, Atatürk'ün verdiği direktifle, Türkiye'nin muasır medeniyetler seviyesine gelmesi için gece, gündüz durmadan çalıştıklarına işaret etti.
Çağlayan, muasır medeniyetin, başkaları tarafından gündemi belirlenen değil, gündem belirleyen bir ülke olmak anlamına geldiğini dile getirerek, ''Muasır medeniyet demokrasiyi, insan haklarını, Cumhuriyet'in temel hak ve özgürlüklerini kılcal damarlarında bile hissedecek yaşam tarzını oluşturmaktır'' görüşünü ifade etti.
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri İsen
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen de, eğitimin bir gelenek işi olduğunu kaydederek, ''Gelenek de sadece okulda öğretmenle öğrenci arasında kurulan bir faaliyet değil. Bir takım sosyal sorumluluk projeleriyle elde edilen ve bunu öğrencilere yansıtan bir yaşama biçimi. Gerçekten bu manada TED neredeyse Cumhuriyet'le eşit, tarihi Cumhuriyet'le birlikte anılabilecek bir yapı çerçevesinde, Türkiye'nin en önde gelen elit eğitimi gerçekleştiren kurumlarından bir tanesi'' diye konuştu.
TED Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu ise, aslında Cumhuriyet Balosu'nu 25 Ekim'de gerçekleştirmeyi planladıklarını, ancak o dönemde yaşanan ve çok sayıda şehit verilen terör saldırısı ile Van'da meydana gelen deprem nedeniyle bugüne ertelediklerini anlattı.
Artık savaşların silahlarla değil, beyinlerle verildiğini dile getiren Pehlivanoğlu, şunları söyledi:
''Artık bir ülkenin petrolünün olmasının hiçbir önemi yok, ne kadar nitelikli bir nüfusa sahip olduğunun önemi var. Artık kaç yüz yıllık geçmişinizin olduğu, gelecek açısından bir şey ifade etmiyor. Artık evlatlarınıza nasıl sahip çıktığınız önemli olan. Biz, Büyük Önder Atatürk'ün kurduğu dernek olarak, 850 çocuğumuzla yolumuza devam ediyor, Türkiye için onları öncü olarak yetiştiriyoruz. 10 bin genç hedefiyle çalışıyoruz. Eğer, maddi imkanı olmadığı için eğitim hakkından yoksun olabilmeyle karşı karşıya kalmış 10 bin evladımızın geleceğini kurtarırsak, onlar iki milyon gencin geleceğini kurtaracaktır.''
Behzat Gerçeker ve Enbe Orkestrası'nın da sahne aldığı geceye, ASO Başkanı Nurettin Özdebir, Mehmet Ali Bayar ve Nihat Özdemir'in de aralarında bulunduğu iş ve siyaset dünyasından çok sayıda davetli de katıldı.
