|

TÖRE VE NAMUS CİNAYETLERİ HAKKINDA BASIN AÇIKLAMASI… (13 Mayıs 2009)

TÖRE VE NAMUS CİNAYETLERİ HAKKINDA GENEL MERKEZ KADIN KOLLARI BAŞKANLIĞI BASIN AÇIKLAMASI… (13 Mayıs 2009)

TÖRE VE NAMUS CİNAYETLERİ HAKKINDA GENEL MERKEZ KADIN KOLLARI BAŞKANLIĞI BASIN AÇIKLAMASI… (13 Mayıs 2009)

Ülkemizde kadınların uğradığı haksızlıkların en büyüğü ve maalesef en vahimi “Töre” ya da başka bir deyişle “Namus” cinayetleridir.

 

Her şeyden önce şunu belirtmek gerekir ki; töre ya da namus cinayetleri kesinlikle bir “yargısız infaz” türüdür. Onun için hangi gerekçeyle olursa olsun, hiçbir şekilde tasvip edilemez! Bu, toplumsal bir yaradır. Yapılan araştırmalara göre kanayan bu yara, özellikle iç göçün veya dış göçün yaşandığı aileler ve geleneksel aile yapısından modern aile yapısına geçiş dönemini yaşayan ailelerde daha çok görülmektedir. Ayrıca köyden kente göçte, tarımdan sanayiye geçişte de artış gösterdiği gözlenmektedir. Eğer kız çocuklarının eğitimi zayıfsa, ekonomik olarak güçsüzse, aile kendi adına karar vermekte ve bu tür cinayetlerin oranı yükselmektedir.

 

Töre ve namus cinayetleri genelde aile meclisi kararı ile işlenmektedir. Ailenin bu kararı alabilmesi, nasıl bir toplumsal baskı ile karşı karşıya kalındığını göstermesi bakımından da kayda değerdir. Dolayısı ile meselenin arka planına inildiğinde, sadece bu kararı veren ya da infazı gerçekleştirenleri değil, aynı zamanda toplumsal baskıyı oluşturan değer yargılarını masaya yatırmak gerekmektedir.

                                              

Toplumsal kangrene dönüşmüş bu meseleyi sadece “namus” ve “cinayet” bağlamında değerlendirmek “sığ” kalacaktır. Bu kararı veren aile meclisi, bu kararı onaylayan toplum ve çevre, bu kararı almayı öğütleyen töre ve değerler bağlamında bir değerlendirme yapmak gerekmektedir. Mağdurun yanı sıra, bu kararın ne kadar sağlıklı olduğu, bu kararı veren ailenin ve toplumun ne kadar sağlıklı olabileceği de esasen tartışılmalıdır.

 

Bu çerçevede TBMM ve hükümet tarafından birçok çalışma gerçekleştirilmiş ve yürürlüğe sokulmuştur.

 

Bu kapsamda;

 

1 Ocak 2006 tarihinde Adalet Bakanlığı’nca 4320 sayılı “Ailenin Korunmasına Dair Kanun’un Daha Etkin Uygulanmasına Dair 2006/35 Sayılı Genelge” yayınmıştır. “Ailenin Korunmasına Dair Kanun’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” kabul edilerek 04.05.2007 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

 

Ailenin korunmasına Dair Kanunun Uygulanması hakkında yönetmelik Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün koordinatörlüğünde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının ve sivil toplum örgütlerinin hukukçu temsilcilerinin katılımlarıyla hazırlanmış ve 1 Mart 2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe sokulmuştur.

 

Başta kadın-erkek eşitliğinin sağlanması amacıyla, ulusal mevzuatımızda reform niteliğindeki düzenlemeleri gerçekleştiren TBMM, kadına karşı şiddetin önlenmesi konusunda da gösterdiği duyarlılık ve hassasiyetle 2005 yılında “Töre ve Namus Cinayetleri ile Kadınlara ve Çocuklara Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi” amacıyla Araştırma Komisyonu kurmuştur. Komisyonun çalışmaları sonucunda ortaya çıkan Rapordaki veriler, önemli bir yol haritası kazandırmıştır. Raporu takiben 2006/17 sayılı ve “Çocuk ve Kadınlara Yönelik Şiddet Hareketleriyle Töre ve Namus Cinayetlerinin Önlenmesi İçin Alınacak Tedbirler” Konulu Başbakanlık Genelgesi yürürlüğe girmiştir. Genelge ile Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, kadına yönelik şiddet konusunda koordinatör kurum olarak görevlendirilmiştir. Genelge kapsamında; Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü koordinatörlüğünde kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve STK’ların temsilcilerinin katılımı ile oluşturulan “Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesi” düzenli olarak toplanmaya başlamıştır.

 

Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün koordinasyon görevi kapsamında Genelge’de belirlenen sorumlu kuruluşlarının genelge kapsamında gerçekleştirdikleri faaliyetlere ilişkin bilgiler, üçer aylık periyotlar halinde izlenmektedir.

 

Şu ana kadar Başbakanlığa sunulan 8 Dönemsel Rapor ilgili Genel Müdürlüğün web adresinde de yayınlanmaktadır.

 

İçişleri Bakanlığı ile imzalanan “Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesinde Polisin Rolü ve Uygulanacak Prosedürler Eğitimi Projesi Protokolü” kapsamında 270 eğiticinin eğitimi tamamlanmış; bu eğitici kadrosu tarafından polis merkezlerinde ve karakollarda çalışan yaklaşık 36 bin emniyet teşkilatı personelinin eğitimi tamamlanmıştır. Protokol kapsamında 40 bin 400 personelin eğitiminin tamamlanması beklenmektedir. Hazırlanan protokol kapsamında sahada çalışan 75 bin sağlık personeline ulaşılması hedeflenmektedir.

 

2005 yılı Türkiye-AB Katılım Öncesi Mali İşbirliği Programı çerçevesinde Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından, Avrupa Komisyonu’nun mali katkısı ve BM Nüfus Fonu’nun (UNFPA) teknik desteği ile Mart 2007 tarihinde başlayan ve Kasım 2008 tarihinde tamamlanan “Kadına Karşı Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi” yürütülmüştür. Proje çıktılarının son haline getirilmesi çalışmalarında son aşamaya gelinmiştir.

 

Kadına Yönelik Aile içi Şiddet Projesi” kapsamında 2006/17 Sayılı Başbakanlık Genelgesinin tedbirleri arasında yer alan “2007-2010 Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı” hazırlanmış ve yürürlüğe girmiştir. Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nce toplantılar ve ilgili kurumlardan gelen raporlar yoluyla Ulusal Eylem Planı’nın izlenmesi gerçekleştirilecektir.

 

Aile içi şiddet, şiddet türleri, şiddet mağdurlarının ya da risk altındakilerin başvurabileceği kurum ve kuruluşlar ile şiddet mağdurlarının haklarına ilişkin bilgileri içeren “Aile İçi Şiddetle Mücadele El Kitabı” basılmış ve ilgili kurum ve kuruluşlara gönderilmiştir.

 

Kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, üniversiteler, medya çalışanları ve STK temsilcilerine “Kadına Yönelik Şiddet Eğitim Programları” düzenlenmiştir. Söz konusu programla ile katılımcılara; şiddetin tanımı, türleri, mağdura etkisi ve mağdura sunulan hizmetleri de içerecek şekilde, şiddete ilişkin temel bilgi ve becerileri kazandırmak amaçlanmıştır.

 

Ekim 2008 tarihinde Ankara’da; 81 ilimizden, ilgili kamu kuruluşlarının yetkilileri, STK’lar, üniversiteler ve medya temsilcilerinin katıldığı ve kadına yönelik aile içi şiddetle mücadele sürecine erkeklerin katılımının önemi ile sağlayacağı yaraların ele alındığı, dünya genelinde büyük bir etkinlik olan Beyaz Kurdele Kampanyası’nın kurucularından olan Michael Kaufman’ın ana konuşmacı olarak yer aldığı “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Erkek Katılımı” konulu bir konferans ile bir atölye çalışması gerçekleştirilmiştir.

 

2008 yılında, kadına yönelik aile içi şiddeti izlemek ve mücadele etmek amacıyla ülke çapında “Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Alan Araştırması” başlatılmıştır. Söz konusu araştırmanın saha çalışması sürdürülmekte olup, 2009 yılında tamamlanması öngörülmektedir.

 

2006/17 sayılı Başbakanlık Genelgesi kapsamında sorumlu kurum-kuruluşlar tarafından Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’ne iletilen üçer aylık faaliyet raporları incelendiğinde söz konusu genelgeye ilişkin olarak şu faaliyetlerin yürütülmekte olduğu gözlenmektedir:

 

- “Toplumsal cinsiyet eşitliği, kadına yönelik şiddet, töre/namus cinayetleri, kadının insan hakları” konularında halkın konu ile ilgili duyarlılığını ve farkındalığını artıracak toplantı, paneller, konferanslar, eğitim seminerleri ile birçok kurum ve kuruluşta personele dönük hizmet içi eğitimler düzenlenmektedir.

 

- Kadına karşı şiddet ve töre/namus cinayetlerinin önlenmesi ve toplumda yerleşik ön yargı ve geleneksel anlayışın değiştirilmesi amacıyla, gerek kadının Statüsü Genel Müdürlüğünce, gerekse diğer kurum kuruluşlarca hazırlanan broşürler ve afişlerin ülke genelinde dağıtımları yapılmakta, konuya ilişkin olarak çekilen spot filmlerin ulusal ve yerel televizyonlarda gösterilmeleri sağlanmaktadır.

 

- Başta “4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun” olmak üzere mevzuat ve yasal haklar konusunda halka yönelik bilgilendirme çalışmaları ve hizmet içi eğitimler gerçekleştirilmektedir.

 

- Çeşitli kurum ve kuruluşlarca konuya ilişkin proje ve programlar yürütülmekte, araştırmalar yapılmaktadır.

 

- İlk ve orta dereceli okullardaki veli toplantılarında konuya değinilmekte, velilere ve öğrencilere dönük bilgilendirme çalışmaları yapılmakta, “okulda şiddet” e ilişkin seminerler düzenlenmekte, anket çalışmaları yapılmakta ve raporlar hazırlanmaktadır.

 

- Din görevlileri ile Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu görevlileri “Türkiye’deki Üniversitelerde kadın çalışmaları”, “Töre ve Namus Cinayetleri”, Kadının ve Çocuğun Cinsel İstismarı” , “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği”, “Toplumsal Alanda ve Aile İçinde Şiddet” vb. konularında yapılan sunumlarla eğitilmektedir. 81 İl bazında camilerde kadın, aile, çocuk, şiddet, töre ve namus cinayetleri konulu vaazlar verilmekte, hutbeler okutulmaktadır.

 

- Şiddet mağduru kadınların koruma altına alınması, kadın konukevi ve sığınma evlerin eyerleştirilmesi, yeni yaşamlarına uyum sağlamaları ve bir işe yerleştirilmeleri amacıyla çalışmalar yapılmaktadır. Çeşitli belediyeler tarafından kadın sığınma evi açma çalışmaları sürdürülmektedir.

 

- Kadınlara yönelik başta okuma-yazma bilgisayar kursları, kadınların aktif iş gücüne katılımlarını mümkün kılacak gerekli donanımı edinmeleri amacına yönelik meslek edindirme kursları olmak üzere çeşitli kurslar düzenlenmekte, bilinç ve farkındalık düzeyini artırıcı eğitimler verilmekte, rehberlik ve danışmanlık hizmetleri sunulmaktadır.

 

- Kadınlara ayni/nakdi yardım ve ücretsiz kreş hizmeti sağlanması konusundaki çalışmalar devam etmekte, Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nden hizmet alan, kreş ücreti ödeyemeyecek durumda olan kadınların, ücretsiz kreş kontenjanından yararlanmaları sağlanmaktadır.

 

- Üniversitelerde yüksek lisans programlarında; kadının insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve hukuk gibi derslere yer verilmekte, tez çalışmalarında konuya ilişkin araştırmalar yapılmakta, şiddet ve töre namus cinayetleri konusunda araştırma çalışmaları desteklenmekte ve konuya ilişkin konferans, panel ve toplantılar düzenlenmekte, kurum ve kuruluşlarca yürütülen çalışmalara katkı sağlanmakta, eğitim çalışmaları yürütülmekte ve şiddet konusuna ilişkin projeler geliştirilmektedir.

 

- İçişleri Bakanlığının 200/8 sayılı genelgesi gereğince, Merkezi Yönetim Taşra Teşkilatı bünyesinde, oluşturulan “Töre ve Namus Cinayetlerinin Önlenmesine Yönelik Kurullar/Komiteler” tarafından düzenli aralıklarla toplantılar düzenlenmektedir.

 

- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, etkinliklerle kutlanmaktadır.

 

Kadın-erkek eşitliği, kadının insan haklarının korunması ve geliştirilmesi, toplumsal yaşamın her alanında kadının konumunun güçlendirilmesi ve kadına yönelik şiddetin önlenmesinin devlet politikası haline getirilmesinin açık göstergesi olan Başbakanlık genelgesi uyarınca kuruluşların gönderdikleri 11’inci Dönemsel Faaliyet Raporları’ndan, genelgedeki tedbirlerin hayata geçirilmesi ve kadına karşı şiddetin önlenmesi, kadının aile içinde ve toplumsal yaşamdaki statüsünün yükseltilmesi, töre ve namus cinayetleri, kadına yönelik aile içi şiddet konularında toplumda yerleşik ön kabullerin veya geleneksel anlayışın tersine çevrilmesi amacıyla toplumun bilinç düzeyi, duyarlılığı ve farkındalığının artırılmasına yönelik çalışmaların, tüm taraflarca sahiplenildiği, öncelikli çalışmalar olarak kararlılıkla yürütüldüğü görülmektedir.

 

BM verilerine göre dünyada her yıl 5 bin töre cinayeti işlenmektedir. Bu bir ayıp ve cinayettir.

 

Sonuç olarak; artık bu cinayete dur demek gerekmektedir. Bu konu TBMM’nin en önemli misyonlarından biri olmuştur.

 

Hükümetimiz de bu misyonu sahiplenerek gereğini yerine getirmiştir.

İç İşleri Bakanlığı 40 bin polisi eğitime almıştır.

Adalet Bakanlığı’nca hakimler ve savcılara bu konuda eğitim verilmiştir.

Sağlık Bakanlığı’nca şiddete maruz kalanlar için acil yardım çalışanları eğitime alınmıştır.

Din görevlilerinin, konuyla ilgili halkı irşat etmesine önem verilmektedir.

Cezai artırımlar caydırıcılık açısından önemlidir. Ama daha önemlisi, önleyici sosyolojik ve bilimsel olarak neden ve sonuçların araştırılması gerçeğini görmektir. Bununla ilgili istatistikî veriler çıkartılmıştır.

 

Sorun kronikleşmiş ve kökleşmiştir. Çözümü konusunda toplumsal duyarlılık oluşturulması gerekmektedir. 70 Milyon çözümün bir parçası haline getirilmelidir.

 

 

 

Fatma ŞAHİN

AK PARTİ Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı

Gaziantep Milletvekili

  • Kadın Kolları
  • Gençlik Kolları
  • AKIM
  • Yaşlılar Koordinasyon Merkezi
  • Engelliler Koordinasyon Merkezi
  • Akparti Siyaset Akademisi
  • Kütüphane
Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Merkezi : Söğütözü Caddesi No : 6 Çankaya / ANKARA . Tel: 0312 204 50 00 (Pbx) Faks : 0312 204 50 44