"Biz Sayın Cumhurbaşkanı'mızı cezaevine ağlayarak gönderdik, kararı üzülerek karşıladık ancak bu kararın nasıl sevinçle karşılandığını görüyoruz"
Grup Başkanvekili Yılmaz Tunç, Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Erkem İmamoğlu hakkında verdiği mahkumiyet kararıyla ilgili, "Biz Sayın Cumhurbaşkanı'mızı 1998'de Pınarhisar Cezaevi'ne ağlayarak gönderdik, o kararı üzülerek karşıladık ancak dünkü manzaraya göre bu kararın nasıl sevinçle karşılandığını, nasıl bayram edildiğini görüyoruz." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin maddelerinin görüşmelerinde İmamoğlu hakkında verilen karar tartışma konusu oldu.
"Mağduriyet algısı oluşturulmaya çalışılması doğru değil"
AK Parti Grup Başkanvekili Yılmaz Tunç, İmamoğlu hakkında ilk derece mahkemesinin verdiği kesin olmayan bir kararın söz konusu olduğunu belirtti. İstinaf sürecinin bulunduğunu, temyiz yolunun açık olduğunu söyleyen Tunç, "Kesin olmayan bir karar üzerinden fırtına koparılması, buradan mağduriyet algısı oluşturulmaya çalışılması doğru değil." dedi.
Kararın, iktidarın talimatıyla verildiği iddiasının kabul edilemeyeceğini dile getiren Tunç, "Böyle bir durum söz konusu olamaz. Bu, bir karalama siyaseti." ifadesini kullandı.
Yargı kararlarının eleştirilebileceğini, kendilerinin de zaman zaman mahkeme kararlarını eleştirdiklerini anlatan Tunç, şunları kaydetti:
"Bağımsız ve tarafsız yargıya müdahale kesinlikle söz konusu değil. Bu karar ile Sayın Cumhurbaşkanı'mızın 1998'de Siirt'te okuduğu şiir nedeniyle aldığı mahkumiyet arasında benzerlik kurmak son derece yanlış. Sayın Cumhurbaşkanı'mız, Ziya Gökalp'in ders kitaplarında olan bir şiirini okuduğu için ceza aldı ve hapse girdi. Burada ise Yüksek Seçim Kurulu hakimlerine 'ahmak' dediği için hakaret nedeniyle ceza alınan bir durum var. Biz Sayın Cumhurbaşkanı'mızı 1998'de Pınarhisar Cezaevi'ne ağlayarak gönderdik, o kararı üzülerek karşıladık ancak dünkü manzarayı gördüğümüzde bu kararın nasıl sevinçle karşılandığını, nasıl bayram edildiğini de görüyoruz."
Yargı sürecinin beklenmesi gerektiğini, bağımsız yargının en doğru kararı vereceğini belirten Tunç, "Kesinleşmeyen karar üzerinden 'Bu karar istibdat yönetiminin kararı' demek son derece yanlış. Türkiye bir hukuk devleti. Yargı kararlarına saygı duymak zorundayız. Kararları eleştirebiliriz ancak bunu 'iktidar baskısıyla alınan bir karar' gibi göstermek yanlış, bunu kabul edemeyiz. " diye konuştu.