"FETÖ ruhunun, 15 Temmuz sonrasındaki muazzam mücadelemizde nerede olduğu, nerede olmadığı herkesin malumu"
Grup Başkanvekili Bülent Turan, TBMM Adalet Komisyonunda konuştu.
Turan, barolara ilişkin kanun teklifinin, "FETÖ teklifi olduğu" yönündeki ithamları haksız bulduğunu vurgulayarak, "FETÖ ruhunun, 15 Temmuz sonrasındaki muazzam mücadelemizde nerede olduğu, nerede olmadığı herkesin zaten malumu. Kime karşı olduğu, olmadığı herkesin gündeminde. DHKP-C’nin kim karşısında, kim hedefinde değil herkesin gündeminde. Böyle afaki, delilsiz, ispatsız konuları söylemeyi doğru bulmuyorum. Ben de bu ithamların ispat edilmediği zaman sizin üzerinizde büyük bir bühtan olarak kalacağını düşünüyorum." diye konuştu.
Bazı milletvekillerinin konuşurken çok ağır ithamlarda bulunabildiğine, hakarete, tehdide varan ifadeler kullanabildiğine değinen Turan, "Arkadaşlarımızdan en ufak bir şerh geldiği zaman bağırmaya başlıyorlar." dedi.
Eleştirilere sabretmeye çalıştıklarını ancak teklif sahiplerinden kim ağzını açıyorsa benzer tepkiyle karşılaştıklarını belirten Turan, "Bu, komisyonun adabına, usulüne uygun değil. Sizin bir iddianıza ’Hayır, böyle değil.’ dediğimiz zaman büyük bir reaksiyon göstermenin kimseye faydası yok." değerlendirmesini yaptı.
"Çalıştık, gururla Genel Başkana sunduk"
Düzenlemeye ilişkin "sarayın talimatı", "sarayın içindeki", "saraydaki kişi" ifadelerinin rahatsız edici olduğunu vurgulayan Turan, şöyle devam etti:
"Saray dediğiniz bu milletin evi. 20 yıldan beri milletin önüne sayısız defa gitmiş, onay almış, gelmiş bir ekibin çalışması. ’Saraydaki kişi’ dediğiniz bizim Genel Başkanımız. İster inanın ister inanmayın, bu kanun teklifini Genel Merkezimiz, avukatlarımız, MHP’deki avukat arkadaşlarımız, bizim avukat arkadaşlarımız beraber çalıştık. Barolardan fikir aldık. Bu çalışmayı yaptık, şerefle gururla Genel Başkana sunduk. Tabii ki sunacağız. Israrla ’Baroları bölüyorsunuz.’ diyorlar. Önümüzde ’baroları zorla bölmek’ diye bir metin yok. Terminolojiyi iyi kullanın. Örgütlenme hürriyetinin gereği olarak baroların da birden fazla olmasına imkan veriliyor. İmkan başka, zorunluluk başka bir şey."