Gönüllülük esasına dayalı

Arınç, internet haber sitelerinin Basın Kanunu kapsamına alınmasını öngören kanun tasarısının Adalet Komisyonu'ndaki görüşmelerinde yaptığı konuşmada,internetin ülkeyegirişinden itibaren internet gazeteciliğinin de gündeme geldiğinive hızla mesafe katettiğini söyledi.

Hemen hemen bütün yaygın ve yerel medya kuruluşlarının kendi adıyla yayın yaptığı internet haber siteleri mevcut olduğu gibi, bağımsız internet haber sitelerinin sayısının dahızla arttığına dikkati çeken Arınç, internet gazeteciliğinin başta haberi verme hızı olmak üzere pekçok yönden yazılı basının sınırlarını zorladığını vurguladı. Arınç, "İnternet medyasının yaygınlaşmasıyla birlikte internet ortamında basın özgürlüğü, kişisel hak ve özgürlüklerin korunması, telif hakları, reklam payları ve internet üzerinden haber yayını yapan kuruluşların basın kartı sahibi olması, internet ortamında yayın yapan gazetelerin basılı gazetelerin sahip olduğu haklardan yararlanamaması ve dolayısıyla tabi olduğu sorumlulukların dışında kalması... Bütün bu sorunlarla birlikte gündeme gelmiş ve internet medyasına ilişkin bir yasal çerçevenin çizilmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır" diye konuştu.

TBMM'de kurulmuş olan Bilişim ve İnternet Araştırma Komisyonu'nun hazırlamış olduğu sonuç raporunun internet medyası kısmında yer alan görüş ve önerilerde debu zorunluluğa işaret edildiğini anlatanArınç, tasarıda bu önerilerin karşılandığı görüleceğini söyledi.

Tasarıya ilişkin bilgi verenArınç,"Bu komisyon raporunun145. önerisinde 'internet yayıncılığının Basın Kanunukapsamında yayıncılık, çalışanların ise basın çalışanı sayılabilmesini teminen internet haber sitelerince internet ortamında yapılan yayınların Basın Kanunu kapsamına alınması ve Basın Kanunu ve ilgili diğer mevzuatın bu amaçla yeniden düzenlenmesi, bu sayede internet medyasını da içeren kapsamlı bir mevzuatın oluşturulması ve bu mevzuatta haber üzerindeki hak sahipliğinin tespiti hususuna yer verilmesi önem arz etmektedir'diyor. 146. ve diğer önerilerde de bu konuda bizlere bir görev yüklüyor" ifadlerini kullandı.

Arınç, Bu çerçevedeBasın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü koordinasyonunda ilgili kurumlar olarak RTÜK, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, Basın İlan Kurumu temsilcilerinin katılımıyla oluşturulan çalışma grubunca hazırlanan taslak üzerinde Türkiye Halklar İlişkiler Derneği, Radyo Televizyon Yayıncıları Federasyonu, Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği, Türkiye Gazeteciler Federasyonu, İnternet Yayıncıları Derneği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Medya Derneğive Tüm İnternet Medyası Derneği gibi ilgili basın meslek kuruluşlarından görüşlerini bildirmeleri istendiğini anımsattı.

Bunlardan Türkiye Halkla İlişkiler Derneği, Radyo Televizyon Yayıncıları Federasyonu, Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği, Gazeteciler Cemiyeti veTüm İnternet Medyası Derneği tarafından bildirilen görüşler değerlendirilerek,uzun bir çalışma süreci sonunda bu kanun tasarısının hazırlandığını belirten Arınç, tasarıylainternet haber sitelerinin 5187 sayılı Basın Kanunu kapsamına girmelerinin önünün açıldığını ifade etti.

Buna bağlı olarak internet haber sitelerinde çalışanların Basın İş Kanunu'nunsağladığı iş ve sosyal güvenceden yararlanmalarına imkan sağlanacağını da kaydeden Arınç, internet haber sitelerinin sahip ve çalışanlarınabasın kartı alabilme imkanı getirildiğini vurguladı.

Arınç, internet haber sitelerinin resmi ilan ve reklam yayınlamaları için gereken değişikliklerin yapıldığını, internet haber sitelerinin 5651 sayılı kanunda yer alan yükümlülükleriyle sorumluluklarının da devam etmesinin öngörüldüğünü söyledi.

"Buradaki hedefimiz,internetteki haber siteleri"

Arınç,özellikle medya kurumlarından sorumlu bir bakan olarak görevlendirildiğinde bir kaç konuya dikkat ettiğini, bunlardan birinin de Basın Kanunu olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Yeni çıkmıştı. 2004'te yapılan bir şurayla birlikte 2005'te de yasalaşmıştı. Basın Kanunu'ndan doğrusu çok fazla bir şikayet yoktu. Özgürlükçü bir basın kanunu olduğu yönünde de görüş birliği içindeydik.Bukurumlardan sadece RTÜK'tekikanun,20 senelik bir kanundu. Orada bazı Anayasa Mahkemesi kararlarıyla doğan boşluklar bazen de AB medya yönergesinin dışında kalan hükümlerle tanınmaz, birbiriyle ahengi, akordu kalmamış bir kanun önümüzde duruyordu. İlk olarak RTÜK Kanunu'nu yenilemek amacıyla takriben 1 seneye yaklaşan bir çalışma yaptık. 2011 Mart ayında yeni RTÜK Kanunukabul edilerekyürürlüğe girdi. CHP tarafından Anayasa Mahkemesi'ne müracaat edilmişti. Sonradan verilen kararla da anayasa aykırılık itirazı reddedildi, RTÜK Kanunu yürürlüğe girdi.

Bireksiğimiz özellikle internetteki gelişmeleri takiben, internet haber siteleriyle ilgili bir şeyler yapmamız gerektiğini düşündük. İnternet medyasıyla ilgilenen değerli arkadaşlarımız bizi bu konuda hem teşvik ettiler, hem yol gösterdiler. Bu geniş, bu sınırsız dünyada,artık gazetelerin yerini haber sitelerinin de almaya başladığını gördüğümüzde bir yasal çerçeve içerisinde bazı hak ve imkanların da internet haber sitelerine verilmesi gerektiğini kabul ettik."

Buradaki hedeflerinin internetteki paylaşım siteleri değil, internetteki haber siteleri olduğuna işaret eden Arınç, şöyle konuştu:

"Haber sitelerinin ne olduğunu da hem Basın Kanunu'nuniçerisine tarifiyle birlikte koymalıyız hem de ilgili mevzuat hepsi önümüzde, mevcut olanlardan istifade ettik. Kendileri bildirimde bulunmak suretiyle Basın Kanunu'nun sağladığı haklardan, imkanlardan yararlanacaklardır. Bu gönüllülük esasına dayalıdır. Yani bir internet haber sitesi, 'ben bu kanun kapsamında değerlendirilmek isteniyorum' dediğinde, adeta bir yazılı veya süreli basının çıkışındaki şartlar gibi çalıştıracaklarını, kimliğini ve diğer istediğimiz belgeleri sunacaklar ve bunun üzerine kendilerinegazeteci mesleğini yapan kişi olarak basın kartı verilecek, tanımı yapılacak, ilan ve reklamlardanhaklarıyla istifade edeceklerdir. Çünkü bugün yazılı basında 300 bin, 500 bin satan gazetelerin yanında, 1 milyon, 2 milyon, 3 milyon tıklanan ve ilgiyle takip edilen haber sitelerinin de bulunduğunu biliyoruz. Bunlar eleman çalıştırıyorlar,yazılar yazıyorlar, ilginç haberler buluyorlar ve önemli bir alanda büyük bir boşluğu dolduruyorlar. Dolayısıyla 'ben hayır bu kanun kapsamına girmeyeceğim' diyene, bir yaptırımımız yok. Onlar genel hükümlere göre, bugüne kadar nasıl geldilerse bundan sonra da öyle devam edecekler. Ama 'ben yeni haber sitemi buna göre kurmak istiyorum'veya 'mevcut habersitemi kanunda tanımlanan usule uygun hale getirmek istiyorum' derlerse onlar için bu kanunumuzda belli şartlar vardır. Zorlayıcı bir hüküm yoktur."

Bu kanun üzerindeçalışırken önlerine büyük engeller çıktığını belirten Arınç, "Doğrusu ben arkadaşlarımıza verdiğim sözleri zamanında yerine getirmedim. Çünkü o tarihlerde işte yasama döneminin başında, o bitti öbür yasama döneminin başında...Talik etmek zorunda kaldık. Bunun da sebebi bilişim dünyasında, internet dünyasında yaşanan olumsuz gelişmeler oldu" dedi.

Arınç, bugün de o tartışmaların devam ettiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

"Her ne kadar bizitiraz eden kişilere, 'bunlar internet haber sitesidir, bunlarla ilgili bir sorun yok, bunların kanun tarafından desteklenmesi gerekir. Yanlış anlamayın' dedikse de, birileri bunun da içine cezai hükümler koymak için ısrarcı oldular. Üzerinde çok fazla çalıştık. Ama bizim tavrımız şu oldu; biz pozitif bir düzenleme yapmak istiyoruz. Bu taslağın içerisine bir cezai hüküm koymayacağız. Aslında bununla ilgili bir kanun 5, 6 seneden beri var. Bilişim suçlarıyla ilgili işlenen, takibat nasıl yapılacak, hangi cezalar verilecek... Ogenel hükümlerin dışında ayrıca haber sitelerinde kişiler adına şahsi hürriyeti bağlayıcı ceza koymak gibi bir düşüncemiz yok. 'Eğer siz öyle düşünüyorsanız biz bundan vazgeçiyoruz'deme noktasına geldik. Arada 3 yıllık bir gecikme vardır. 2011 ortalarında başladığımız çalışmayı bugün uygun olursa sonuçlandırmak istiyoruz ve Meclis tatile girmeden önce de yasalaştırmaya çalışacağız."

"Mütevazi ve iyi niyetli hazırlanmış tasarı..."

Bu arada görüşmelerde, muhalefet milletvekilleri tasarının bazı maddelerine ilişkin eleştirilerini anlatarak,tasarının ilgili kurum ve kuruluşların dinlenmesi için alt komisyonuna sevk edilmesini istedi.

Bunun üzerine Arınç,bu komisyon toplantılarının İçtüzük gereğince yapıldığını anımsatarak, komisyonungündemine hakim olduğunu söyledi. Başbakan YardımcısıArınç, şöyle devam etti:

"Gelen tasarıda bir maddeyi çıkarmak, bir maddeyi değiştirmek, bir maddeyi reddetmek mümkündür. Arkadaşlarımız genelde olumlu bir tasarı olduğunu ancak bazı maddelerine dikkatedilmesi gerektiğini söylüyorlar. Ama herkes bilmeli ki içine dinamit falan saklamış değiliz. Yani iddialar ve ithamlar zaman zaman bu komisyonlarda yapılır. Ben RTÜK Kanunu'ndan hatırlıyorum. Her maddesine saatlerce muhalefet eden arkadaşlarımız hiç konuyla ilgili olmayan şeyler söylüyorve sonunda 'anayasaya aykırıdır'diyorlardı. Nihayetinde Anayasa Mahkemesi'ne gidildi. Öyle olmadığı anlaşıldı. Bunlar görüşlerdir, bunları dinleyeceğiz büyük bir sabır içerisinde. Ben bu mütevazı ama çok iyi niyetli hazırlanmış olan tasarımızın bugün bu heyetimizle müzakere edilebileceğini, farklı düşünceleri dikkate alacağımızı, önergeleri değerlendireceğimizi arz etmek istiyorum."

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.
Yükleniyor...