Lykketof ve beraberindeki heyet ile görüştü

Cemil Çiçek, yaptığı konuşmada, Türkiye'nin,AB üyelik sürecinde, "kapıların oldukça sıkı kapanmasına" rağmen, ilişkileri sürdürmeye devam edeceğini söyledi. Çiçek, Türkiye'nin AB üyesi olmasının, her iki tarafa da sayısız fayda sağlayacağını vurguladı.

Türkiye'nin ve Danimarka'nın NATO'un iki önemli üyesi olduğunu belirten Çiçek, "İçinden geçtiğimiz sürece baktığımızda,bölgenin sorunları,NATO'nun karar vermesi gereken bir çok sorunları hesaba kattığımızda, Türkiye-Danimarka ilişkileri daha önemli hale geliyor" ifadesini kullandı.

"Ya tam üye oluruz ya da hiç olmayız"

Danimarka'dan bazı konularda destek beklediklerini vurgulayanÇiçek, bunlardan birinin, Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği olduğunu ifade etti.

Bazı AB üyesi ülkelerinin, Türkiye'ye tam üyelik dışında başka tekliflerde bulunduklarını anlatan Çiçek, şunları söyledi:

"Bunları çok da doğru bulmuyoruz. Ya tam üye oluruz ya da hiç olmayız. Dostlarımızdan beklentimizözel birdestek vermeleri değil, bize karşı objektif olmalarıdır. Bir kısım iç siyaset mülahazaları ile müzakere sürecinde Türkiye'nin önüne engel çıkarmamalarıdır.

Şu an Türkiye'nin müzakere edeceği başlık kalmadı. Bir kısmına Güney Rum kesimi, bir kısmına Fransa engel oluyor. Bir kısım müzakeresi yapılacak başlıklarla ilgili kriterler bize bildirilmedi. Fasıllar açıldı, kapanış kriterleri bildirilmedi. Ama dış görüntüden bakıldığında, Türkiye müzakere eden bir ülke... Ortada trajikomik bir durum var. Türkiye bunu hak etmiyor.

Türkiye'de ABBakanlığı var.Ne yapacak bu Bakanlık? Kapılar kapalı. Kalın duvarlarla örülmüş. Ama bir Bakanlık var. Ne iş yapacak bu Bakanlık?"

Vize konusuna da değinen Çiçek, Gümrük Birliği'ne üye olmayan bazı ülkelere sağlanan vize kolaylığının, Gümrük Birliği üyesi olan Türkiye'ye sağlanmadığını ifade etti. Çiçek, bunun ciddi bir ayrımcılık olduğuna dikkati çekti.

Danimarka'nın insan hakları konusundaki hassasiyetini takdir ettiklerini belirten Çiçek, "Türk toplumumun, sünnet meselesi gibi konularda bir kısım beklentisi var. Bunlar inançla ilgili hususlardır. İnanç özgürlüğünün ritüelleridir bunlar. Bu konuda vatandaşlarınızın önemli bir kısmınınkolaylaştırıcı yaklaşımının gerçekleşmesini ümit ediyoruz" dedi.

"AB, sözlerini yerine getirmedi"

Çiçek, Kıbrıs sorunun, BM'nin önündeki en uzun, çözülememiş ihtilaflardan biri olduğunu söyledi. Halk oyuna sunulan Annan Planı'nını Türk tarafının kabul ettiğini ancak Rum tarafının kabul etmediğinianımsatan Çiçek, 2004 yılındaki bu fırsatın böylece kaçtığını ifade etti.

Bu olumsuz tablo karşısında KKTC'deyaşayan insanların tecritten kurtarılması konusunda AB'nin verdiği sözlerin olduğunu hatırlatan Çiçek, bu sözlerin halen yerine getirilmediğini kaydetti.

"PKK'nın, batı toplumlarına sempatik görünme çabaları var"

Terör örgütü PKK'nın halen Türkiye'de kanunsuz eylemlerine devam ettiğini belirtenÇiçek, şunları söyledi:

"PKK yol kesiyor, adam kaçırıyor, fırsat buldukça bombalama eylemelerini yapmaya devam ediyor. PKK, bu özelliğini halen korumaya devam ediyor. Dün üç tane okul yaktılar. Bundan daha vahşice bir şey olabilir mi? Orada çocuklar. Hayatlarını kaybedebilirlerdi.Ancak şimdi kendisini bir hayır kurumu gibi gösterme çabaları var, özellikle Irak'ta yaşanan gelişmelerden sonra. Kaldı ki o günden bugüne Suriye'de ve Irak'ta yaşananlar, bölgenin, terör örgütlerininuygulama yaptığı, eğitim yaptığı, eylem koyduğu alan haline geldi.

PKK'nın, IŞİD'e karşı verdiği mücadeleden bahisle batı toplumlarına sempatik görünme çabaları var. Böyle bir illüzyona inşallah batı toplumları inanmaz. Bu örgüt, terör örgütü olmaya devam ediyor.

Biz Türkiye olarak, terörün her türlüsüne karşıyız. İster etnik ister ideolojik ister radikal terör... Hangisi olursa olsun. Çünkü Türkiye bu üç terörden de çok çekmiş olan dünyada belki de tek ülkedir. Bunun için terörün her türlüsüne karşıyız. İsminin bir önemi yok.

Uluslararası toplumun, Suriye'de ve Irak'ta olanları iyi değerlendirip, geçmişte yaptığı hataları yapmaması lazım. Terör örgütleri karşısında kararlı bir duruş sergilemesi lazım."

"Kendi tarihimizle yüzleşmeye açığız"

Cemil Çiçek, 1915 olaylarının 100. yılı yaklaşırken, Ermeni diasporasının Türkiye aleyhine karalama kampanyası başlattığını söyledi.

Bu konuda hedef kuruluşların parlamentolar olduğunu anlatan Çiçek, "Parlamentolarda karara bağlayarak bir karalama kampanyası sürdürmek istiyorlar. Parlamentolar bu işe alet olmamalıdır. Bu, tarihçilerin işidir. Biz bu konuda açığız. Kendi tarihimizle yüzleşmeye açığız. Hangi ülkenin tarihçileri bu konuyu araştırmak istiyorsa bir ortak komisyon kurmaya hazırız. Her türlü belgeyi vermeye hazırız. Parlamentoların işi geçmişi karıştırmak değil. Öyle olursa herkes herkesle ilgili bir çok kararı alabilir. Parlamentolar, bugünü ve geleceği inşa etmelidir" diye konuştu.

"Türkiye'nin yerine kendilerini koysunlar"

Cemil Çiçek,Türkiye'den, Suriye ve Irak konusunda yüksek beklenti olduğunu kaydederek, "Herkes bizim yerimize kendisini koyarak, bizden beklenti içerisinde olmalıdır. Uzaktan göründüğü kadar çok kolay bir sorunla karşı karşıya değiliz. Çok karmaşık bir konuyla karşı karşıyayız. 'Türkiye şunu yapsın, bunu yapsın' diyenler, Türkiye'nin yerine kendilerini koymadan beklenti içerisinde oluyorlar" dedi.

Suriye ve Irak'ta yaşanan olayların ardından Türkiye'ye yönelikgöçe değinen Çiçek, bu rakamın 1,5 milyonun üzerine çıktığına işaret etti.

Cemil Çiçek, şöyle devam etti:

"Dışarıdan bakıldığında bir göç sorunu gibi gözüküyor. Ama bizim açımızdan kriminal sorunu var, sosyal boyutu var, güvenlik boyutu var, ekonomik boyutu var. Bunun dışında sayısız problemler var. Acaba bu 1,5 milyon kitle, Türkiye'ye değil de tüm Avrupa ülkelerine dağılsaydı nasıl bir sorunla karşı karşıya kalırlardı? Bunun için Türkiye'nin iyi anlaşılması lazım. Bir kısım gelişmelerle ilgili, 'Türkiye şunu yapsın, böyle bir beklenti içerisindeyiz' diye batı basınında, özellikle Amerikan basınında yazılar çıkıyor. Kendilerini Türkiye'nin yerine koyup, hariçten şarkı söylemek yerine, gelip bu acıları bizzat Türkiye'nin bir kasabasında, bir köyünde, sınır ilinde yaşamaları lazım. Çünkübu konularda değerlendirme yapılırken Türkiye'ye haksızlık yapılıyor. Şimdi Irak'tan 36 bin Yezidi geldi. Bu da yeni birdalga. Bir insanlık dramı yaşanıyor bu bölgede. Herkes bu konuya ciddi yaklaşmalı."

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.
Yükleniyor...