“O gün millet tankların önüne çıktıysa, bir liderle çıktı”

Mustafa Elitaş, TBMM Genel Kurulu'nda, KHK'nin 1. Bölümü üzerinde yaptığı konuşmasında, çok partili siyasi hayata geçtikten sonra sandıkla gelenin sandıkla gitmesi gerektiği ilkesinin ancak 10 yıl devam ettirilebildiğini belirtti.

Elitaş, "Demokrat Parti'nin milletin özgür iradesiyle seçilmesine tahammül edemeyenler, sandıkla gelenin sandıkla gitmesini bekleyemeyenler darbe yaptı. O gün muhalefet partisinin genel başkanı 'böyle yaparsanız sizi ben bile kurtaramam' dedi ve kurtaramadı. Halbuki, 'seçimle gelen seçimle gider, hiçkimse seçilmişleri idam edemez' deme basiretini ve cesaretini gösterebilmeliydi." değerlendirmesini yaptı.

Geçmişte darbelere karşı gerekli tavrın gösterilmesi halinde 15 Temmuz'un yaşanmayacağını savunan Elitaş, "28 Şubat'ta imam hatipleri kapattırıp millet cemaatin okullarına mahkum edilmeseydi, 28 Şubat'ın sonuçlarından bu noktaya gelinmezdi. Apo'nun yakalanışı 15 veya 16 Şubat 1999, Feto'nun Türkiye'yi terk edişi Mayıs 1999. Birini verdiler, öbürünü aldılar. " görüşünü savundu.

Elitaş, 15 Temmuz'da milletin tankların önüne yattığını, üstüne çıktığını belirterek, "Başı örtülü kadın ile başı açık kadın kamyona bindi, darbeyi durdurmak için elinden gelen gayreti gösterdi. O gün Türk milleti bir ve beraberce darbecilere, 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül'de cesaret gösteremeyenlere, AK Parti'yi kapatma davasında 'Ne yapıyorsunuz? Seçimle gelen seçimle gider." diyemeyenlere büyük ders verdi. O gün millet tankların önüne çıktıysa, bir liderle çıktı. O liderin sayesinde bugün Türkiye demokrasisini devam ettirmeye çalışıyor." diye konuştu.

Elitaş, 27 Nisan ile ilgili eleştirilere yanıt verirken, bildirinin yayınlandığının ertesi günü dönemin Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek'in açıklama yaptığını, muhtıralara karşı dik duruşun sergilendiğini vurgulayarak, "Hükümetin şapkasını alıp gitmediğini, gereken cevabı verdiğini" kaydetti.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.
Yükleniyor...