Genel Başkan Yardımcımız Yalçın, "İnsani Yardım ve Türkiye Modeli" programında konuştu
Genel Başkan Yardımcımız ve İnsan Hakları Başkanımız Hasan Basri Yalçın, Türkiye'nin hem devlet hem de sivil toplum olarak insani yardım kapasitesinin son 20 yılda muazzam bir ilerleme kaydettiğini söyledi.
Partimizin İnsan Hakları Başkanlığı tarafından, 19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü dolayısıyla parti genel merkezinde "İnsani Yardım ve Türkiye Modeli" başlıklı program düzenlendi.
Programın oturum başkanlığını üstlenen Genel Başkan Yardımcımız Yalçın, buradaki konuşmasında, insani yardım meselesinin hem Türkiye içerisinde hem de uluslararası düzeyde son zamanlarda çok daha büyük önem arz etmeye başladığını belirtti.
Dünyanın dört bir tarafında savaşların ve bunlarla ilişkili insani dramların yaşandığını ifade eden Yalçın, uluslararası örgütlerin ise bazı durumlarda insani yardım konusunda yetersiz kalabildiğini, stratejik ve siyasi kaygıların zaman zaman insani yardımların önüne geçebildiğini söyledi.
Son yıllardaki Gazze ve Suriye örneklerinin insani yardımın aslında ne kadar mühim olduğunu gösterdiğine işaret eden Yalçın, insani yardımın olmadığı, insanı merkeze almayan bir siyasetin aslında hiçbir şeye hizmet etmediğini dile getirdi.
"İnsani yardım ulaştırmada devletimiz son derece güçlü"
Türkiye'de son yıllarda meydana gelen deprem, sel, yangın gibi afet durumlarının da insani yardıma olan ihtiyacı tekrar ön plana çıkardığını vurgulayan Yalçın, şöyle konuştu:
"Türkiye Cumhuriyeti devletinin hem devlet olarak hem de sivil toplum olarak insani yardım kapasitesi son 20 yıl içerisinde muazzam bir ilerleme kaydetti. 1999 depremi esnasında neredeyse hareket edemeyen bir kamu yönetimi, neredeyse insanlara yardım ulaştıramayan bir sivil toplum söz konusuydu. Devletin uykusundan bile uyanamadığı, insanlarına yardım götürmekte çok ciddi zorluklar yaşadığı ve afet anını yönetemediği dönemleri yaşadık. Ama bunun üzerinden geçen 25-30 yıl sonrasında bugün hepimizin gururla gösterebileceği, kamu kurumlarımız ve sivil toplum örgütlerimiz mevcut.
Asrın felaketi dediğimiz depremler esnasında, her ne kadar o dönem devletimizin ve sivil toplum örgütlerimizin yaptığı yardımları karalamaya çalışan çabalar olmuş olsa da depremlerde gördük ki aslında insani yardım ulaştırmada devletimiz son derece güçlü. Bir Avrupa ülkesi kadar bölge etkilenmiş olmasına rağmen en kısa süre içerisinde devlet elini koydu ve sadece oradaki acil yardımları ulaştırmakla kalmadı, bugün o bölgeleri devletimiz kamu gücüyle yeniden inşa etti."
Yalçın, sivil toplum örgütlerinin deprem bölgesine yardım götürmek için birbirleriyle yarıştığının altını çizdi.
"Sırf iyilik olsun diye iyilik götürmeye çalışan bir devlet ve topluma sahibiz"
Bütün bu tecrübeler bir araya geldiğinde Türkiye'de insani yardım meselesinde özel bir modelin ortaya çıkmaya başladığını dile getiren Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Merkezinde insan olan ve insana sırf ihsan için herhangi bir karşılık beklemeden, sırf iyilik olsun diye iyilik götürmeye çalışan bir devlet ve topluma sahibiz. Bununla ne kadar gurur duysak azdır. Ve yine merkezine insanı koyduğu için sadece kendi toplumuna, kendi vatandaşlarına yönelik değil, dünyanın dört bir tarafındaki mazlumlara sırf iyilik olsun diye yardım göndermeye çalışan bir insani yardım modelinden bahsediyoruz. Bu model, sadece acil önlemleri değil, onun dışında bir kalkınma modeli, bir eğitim modeli, o toplumların bu tür sorunlarla kendi başlarına daha iyi ilgilenebilmelerini sağlayacak şekilde, onların kalkınmalarına ve gelişmelerine katkı sunacak bir model haline dönüştü."
6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler döneminde gündeme gelen tartışmalara değinen Yalçın, herkesin bir an önce depremin yaralarını sarma, bölgeye acil yardım götürme çabası içerisindeyken bunu siyaset malzemesi haline getirmek, seçimler öncesi AK Parti iktidarına ve devlete eleştiri oklarını haksız şekilde yöneltmek isteyenler olduğunu ifade etti.
Yalçın, özellikle sosyal medya üzerinden sansasyonlar oluşturulduğunu, kamu kurum ve kuruluşlarının itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını belirterek, bu alanda yapılanları göz ardı edip, yalanlarla ve spekülasyonlarla meseleyi karartmak isteyenler olduğunu söyledi.
"İnsanı merkeze alan Türkiye modelini takip etmeye devam edeceğiz"
Yalçın, "Üzerinden geçen süre zarfında gördük ki, ne devletimiz ne sivil toplum örgütlerimiz bu tür sansasyonel haberlere, yalan haberlere fırsat vermedi ve depremzedelerimize ulaştırılabilecek her türlü yardımı, kalkınmayı sağladı." dedi.
Genel Başkan Yardımcımız Yalçın, o dönem "Devlete yardım yapmayın, devlet kurumlarına yardım yapmayın, çeşitli başka sivil kuruluşlara yardım yapın" diye kampanyalar yapıldığını dile getirerek, şunları kaydetti:
"Aradan geçen zaman zarfında gördük ki o kuruluşlar, o siyaseten işaret edilen kuruluşlar vatandaşın depremzedelere yaptığı yardımların bile üzerine çökmüş. Biz işte tam da böylesi sorunların olabileceği bir düzlemi bilerek, her seferinde devletimizin ve samimi sivil toplum kuruluşlarımızın, insani yardım meselesinin ne kadar önemli olduğunun altını çizmek zorundayız.
O dönemlerde 'Devlete yardım yapmayın, bu kurumlara yardım yapın, muhalif gibi gözüken kurumlara yardım yapın' diyenler, bugün o kurumların içerisinin nasıl boşaltıldığı, kaynaklarının nasıl hortumlandığını gördüklerinde utanırlar mı bilmem. Ama biz kendi modelimizle yürümeye devam edeceğiz. İnsanı merkeze alan, siyasi hedeflerden ziyade insanı mutlu etmeyi ve insana el uzatmayı merkeze alan Türkiye modelini takip etmeye devam edeceğiz."