“100 yil önce kimlerle karsi karsiya gelmissek bugün yine karsi karsiyayiz”
Genel Başkan Yardımcısı Sorgun, Olağan Genel Kurul’un açılışında yaptığı konuşmada, 40 yıldır ayakta duran TYB’nin kalıcı, etkin, ağırlığı ve kökleri olduğunu, kendini geçici heveslere kaptırmayan dingin bir yapısının bulunduğunu anlattı.
Siyasetin çok önemli olmakla birlikte "her şey" olmadığını vurgulayan Sorgun, siyasetle birlikte sanat ve edebiyatın bir bütünün parçaları olduğunu, TYB’nin de kalıcı, çok önemli çalışmalar yaptığını aktardı.
Sorgun, "Sanat karın doyurmaz deniliyor. Karın belki doyurmayabilir ama kafa, gönül doyurur. Bunu böyle bilmemiz gerekiyor. Bazen şunu görebiliyoruz, her şey günü birlik politikaya irca edilmek isteniyor. Bakıyorsunuz çok verimli bir eğitimci, işadamı, sanatçı jübileyi siyasette yapmak istiyor. Elbette siyaset önemli ama Allah bir insana hangi şeyleri doğal olarak vermişse belki de onu mu ifa etmek gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu. "Başkasına iş tarif etme kolaycılığı"nın modern bir hastalık olduğunu aktaran Sorgun, bu kolaycılığa sapmadan, "ben ne yapabilirim" sorumluluğunun taşınması gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin çok önemli dönemlerden geçtiğine işaret eden Sorgun, "100 yılı tekrar yaşıyoruz, coğrafyamızda bunu aynıyla yaşıyoruz. 100 yıl önce kimlerle karşı karşıya gelmişsek bugün yine karşı karşıyayız. Belki enstrümanlar, kullandıkları araçlar değişmiştir." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin bir taraftan bir taraftan Afrin’de, Suriye’de, Irak’ta, içeride ve dışarıda olanca gücüyle terörle mücadele ettiğini, diğer taraftan yatırımların sürdüğünü, Türkiye ekonomisinin geçen yıl yüzde 7,4 büyüdüğünü belirten Sorgun, şimdiyse 100 yılın reformunu yaptıklarına, yeni bir hükümet etme sistemine geçme çalışmalarının sürdüğüne dikkati çekti.
Sorgun, TYB’ye nice 40’ncı yıllarının olması temennisinde bulundu.
"Düşünce olmadan her şey eksiktir"
Eski Başbakan Yardımcısı ve Van Milletvekili Beşir Atalay da TYB’nin her zaman kendi kurumsal kimliğini koruduğunu vurgulayarak, "Okumanın, yazmanın, kültür ortamının, düşüncenin, sözün değeri her zaman yüksek. Düşünce olmadan her şey eksiktir." ifadesini kullandı.
TYB’nin ilkeli bir yürüyüşü olduğunu, mesafelerini her yerle iyi koruyarak, gerektiğinde eleştirilerini de yaparak hareket eden bir kuruluş olduğunu ve büyük bir fonksiyon üstlendiğini belirten Atalay, İslam dünyasının son 40 yılda siyasi hareketlilik anlamında da düşünce dinamizmi, devimini anlamında da çok önemli olaylar yaşadığına işaret etti.
TYB kurucusu ve şeref başkanı Mehmet Doğan ise konuşmasında TYB’nin 40. yılında 20. Genel Kurulu’na ulaşmasından duyduğu mutluluğu dile getirerek, TYB’nin yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Kültür ve Turizm Bakanlığının bazı önemli projelerinde TYB’ye destek sağladığını anlatan Doğan, sosyal belediyeciliğin önemine de dikkati çekti. Doğan, Ankara’daki belediyelerde kültürel çalışmalar anlamında eksikliklerin bulunduğunu ve bunun giderilmesi gerektiğini ifade etti.
TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, da 19. genel kurulda genel merkez yönetimini aldıklarını söyleyerek, iki yıl süresince kendilerine tevdi edilen emaneti en iyi şekilde bugüne kadar taşımaya çalıştıklarını kaydetti.
TYB’nin 40. yılında birbirinden önemli faaliyetleri gerçekleştireceklerini söyleyen Arıcan, birliğin 20. Olağan Genel Kurul’unun hayırlara vesile olması, bundan sonra teşekkül edecek yeni yönetimin de nice kırklı yıllara uzanacak faaliyetlere imza atması temennisinde bulundu.
Genel Kurul’da Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Esen, TYB Eski Genel Başkanı Nazif Öztürk ile TYB İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı da birer konuşma yaptı.
Genel Kurul, konuşmaların ardından, yönetim ve denetim kurulları raporlarının okunması, dernet organlarının seçimi ile devam etti.