Yükleniyor...

2023’te 4 temel hedef

 

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde, "Cumhurbaşkanlığı Türkiye Vizyon Belgesi"ni açıkladığı toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin takip eden değil, takip edilen bir ülke olduğunu, yıllar önce dünyaya ancak 45 milyon dolar yardımda bulunulurken, şimdi dünyaya 3,5 milyar dolar yardım yapıldığını söyledi.

Türkiye’nin, artık kıyafeti veya inancı yüzünden okul ve devlet dairesi kapısından kovulanların değil, her kimliğin, her inancın, her yaşam tarzının serbestçe birlikte yaşadığı bir ülke olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kızlarımız yurt dışına kaçıp gittiler, burada okuyamadılar. Ben de kendi kızlarımı burada okutamadığım için mecburen yurt dışına gönderdim. Düşünebiliyor musunuz? Benim kızlarım Amerika’da başörtüsüyle okuyabiliyor ama kendi ülkemde okuyamıyor. Üstat diyor, ’Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya.’ Öyle yaşadık. Şimdi bütün bunların hepsi özgür hale geldi. Ne oldu ülkemiz bölündü mü? Parçalandı mı? Ne oldu? Öğrencilerimizin arasında bir sıkıntı mı var? Hepsi kardeşçe el ele kol kola okuyor. Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yılı olan 2023, ki bu bizim tayin ettiğimiz bir hedeftir. Milletimiz için büyük bir hedeftir. Siyasette, ekonomide, kültürde, bilimde, hayat kalitesinde milletimize layık çok daha ileri düzeylere inşallah ulaşacağız. Gayretimiz, çabamız, çalışmamız, bu büyük hedef içindir. Milletimiz dönüşüm iradesini güçlendirerek, devam ettirmektedir. Cumhurbaşkanını kendisinin seçmesi kararını da 2007’de yapılan halk oylamasında muhalefete rağmen milletimiz kendisi vermiştir. Böylece 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimleri çok farklı bir anlam kazanmıştır."

4 temel hedef 

Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan, siyasi sınırların medeniyet atılımını asla sınırlayamayacağını dile getirerek, "Hoşgörüsüyle çoğulculuğuyla büyük bir medeniyetin mirasçısı olarak dünyaya daha da açık olmak durumundayız. Her insan, her bölge, her güzellik, bize dosttur. İş adamımız, sanatçımız, bürokratımız, diplomatımız, öğretmenimiz, akademisyenlerimiz, bakışını medeniyet ufkuna doğru genişletmelidir. Nasıl geçmişte çoğulculuğu başardıysak, gelecek dünyada da çoğulculuğa katkıda bulunan bir Türkiye, mutlaka olacaktır. Fikir, sanat ve iş dünyamız inanıyorum ki bu yeni dönemde medeniyet mirasımızı yeni bir devreye taşıyacaktır" diye konuştu.

Cumhuriyet’in 100. yılı olan 2023’te 4 temel hedefe ulaşmayı amaçladıklarını belirten Erdoğan, bunları "demokrasiyi daha da geliştirmek, siyasi ve toplumsal normalleşmeyi daha ileri taşımak, toplumsal refahı daha çok yükseltmek, dünyada öncü ülkeler arasında olmak" şeklinde sıraladı.

Erdoğan, "AK Parti’nin 12 yıllık iktidarıyla başlayan ’Yeni Türkiye’yi inşa süresinin, cumhurbaşkanını halkın seçmesiyle en parlak dönemine ulaşacaktır" ifadelerini kullandı.

"Bizim yönetim anlayışımız eski ve yeni her türlü vesayete karşıdır"

Demokratik yönetim anlayışının millete saygı ve güvene dayalı olduğunu, millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldiklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Yönetim anlayışımız, millet merkezlidir, uzlaşma kültürüne dayalıdır. Bizim yönetim anlayışımız eski ve yeni her türlü vesayete karşıdır. Bizim yönetim anlayışımız, büyük düşünen, vizyoner bir anlayıştır. 2023 yılında ve o yolculukta demokrasimizi inşallah daha da güçlendireceğiz. Demokratik siyaset zeminini, çoğulculuk alanını, uzlaşma kültürünü gerçekleştireceğiz. Bugüne dek başardığımız demokrasi ve özgürlükler alanındaki ve özgürlükler alanındaki reformları eski, o tek tipçi, vesayetçi, paralel kalıntıları bertaraf ederek, daha üst seviyelere inşallah ulaştıracağız. Milli birliğimizi, kardeşliğimizi, toplumsal ahengimizi daha da büyüteceğiz. Suni gerilimlerle milletimizi ayrıştırmaya çalışanların önünde dimdik durmaya devam edeceğiz. Bizim muhatabımız millettir, gelecektir. Biz geleceğin peşindeyiz. Bizim mayamız, birliktir. Biz birliğin peşindeyiz. Bizim çağrımız, bir inşa davetidir. Biz inşanın peşindeyiz. Bizim davetimiz, çoğulcu, eşitlikçi ve katılımcı bir demokrasi davetidir. Biz demokrasinin peşindeyiz. Biz taş üstüne taş koymuş herkesi kucaklıyoruz, kimseyi reddetmiyoruz. Bu ülkenin Müslüman olsun, farklı dinlere mensup olsun her bir vatandaşı, her etnik kimlikten, her düşünceden, her farklılığa sahip vatandaşı bizimdir. Onlar, bizim güvencemiz altındadır. Türkiye’nin geleceğine sahip çıkan herkesle birlikteyiz."

Yeni Türkiye yolunda yeni bir anayasanın öncelikli gündem maddelerinin arasında olduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin bugüne kadar pek çok anayasa gördüğünü, bunların biri hariç hepsinin ya tek parti yönetiminin ya da darbelerin ürünü olduğunu anlattı.

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: 

"Bugün aşmaya çalıştığımız pek çok toplumsal sorunun temelinde bu yanlış anayasal tercihlerin yattığını inkar etmek, mümkün değildir. Milletimizin güven duyacağı, demokrasi, refah, güç ve gelecek beklentilerini karşılayacak bir anayasa, olmazsa olmazdır. Milletin güven duygusuna hitap eden, güvence veren bir anayasa mimarisi şarttır. İnanıyoruz ve biliyoruz ki milletimiz 95 yıl önce başardığını bugün de başarmaya kadim toplum sözleşmesi üzerine geleceğin demokratik Türkiye’sini daha da güçlendirmeye azimlidir, kararlıdır. Yeni anayasa, yeni bir gelecek demektir. Milletimiz takdir eder de Türkiye Cumhuriyeti’nin 12. Cumhurbaşkanı olarak seçilirsek bu vizyona dayalı yeni anayasanın hazırlanması için gereken öncülüğü yapmak, öncelikli işlerimiz arasında yer alacaktır. 2023 yılında hedefimiz, etnik, mezhepsel, inançsal her türlü farklılığı kucaklayan, onları evrensel ilke ve değerler temelinde, demokratik bir ortak yaşam bilincine ulaştıran bir anlayışın hayata geçirilmesidir. Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Gürcü, Abaza, Boşnak, Roman, Alevi, Sünni ve farklı din mensupları arasında ayrım yapmadan 77 milyon vatan evladının tüm sorunlarını çözmek, devletin asli görevidir. Bu yönde çözüm perspektifiyle atılan adımlar, büyük önem taşımaktadır ve neticeye ulaştırılmalıdır. 2023 vizyonunda, hiç kimsenin kendini devlet karşısında, devletin kurumları karşısında ezik, ötelenmiş hissetmediği bir Türkiye’yi tasavvur ediyoruz. Her bir ferdin kendisini bu ülkenin eşit vatandaşı olarak hissettiği, bu ülkenin kalkınması için, ortak idealleri için yüreğini ortaya koyduğu bir Türkiye hedefliyoruz."

"Demokratik çözüm sürecini inşallah hep birlikte nihayete erdireceğiz"

Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı olursa, çözüm sürecini daha güçlü bir şekilde sürdürmek için ilgili tüm kurumları yönlendirmeye ve toplum kesimlerinin bu sürece sahip çıkmaları için gerekli mesajları vermeye devam edeceklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı olarak çözüm sürecinin en yakın takipçisi ve destekçisi olacağını kaydeden Erdoğan, "Bu kardeşlik, bu Türkiye’yi ayağa kaldırma projesini, bu demokratik çözüm sürecini inşallah hep birlikte nihayete erdireceğiz" dedi.

Ülkede yaşayan her inanç, her din ve düşünceden vatandaşın güvencesinin demokratik toplum ve devlet düzeni olduğunu söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Devleti din-devlet ilişkisi alanına tahakküm eden değil, bu alana güven veren bir araç olarak görüyoruz. Devlet, din ve inanç etrafında örgütlenen vatandaşlarının özgürlüğüne müdahale edemez. Bu özgürlükleri koruyan hukuk, aynı zamanda bu özgürlüklerin suistimal edilmesine de engel olur. Nasıl devlet, din üzerinde tahakküm kuramazsa, dini topluluklar da devler ve diğer dini topluluklar üzerinde tahakküm kuramaz. Dini istismar eden örgütlerin devlet içinde yapılanmasına, paralel devlet yapıları kurmasına, devletin gücünü kendi çıkarları için kullanmasına elbette izin verilemez. Demokratik devlet, bunun güvencesidir. Devletin görevi, dinlerin ve inançların kurduğu ve yaşattığı kurumların, yani sivil toplum örgütlerinin serbestiyetini güvence altına almaktır. Dolayısıyla devlet-din ilişkisini belirleyen unsur, sivilliktir. Toplum, kendi dini yaşamını, kendi yorumunu kendi gerçekleştirmelidir." 

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı olması halinde siyasi ve hukuki serbestleşme için olduğu kadar hoşgörü, birlikte yaşama, ortak mirasın demokrasi ve çoğulculuk ekseninde güçlendirilmesi için de çabalarını artırarak sürdüreceğini vurguladı.

Notlar

Haliç Kongre Merkezi’ndeki toplantıya, Başbakan Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, kızı Sümeyye Erdoğan, Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Ali Babacan ve Beşir Atalay, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, Başbakanlık Başdanışmanı Yalçın Akdoğan, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Ali Şahin, Yasin Aktay, Numan Kurtulmuş, Mustafa Şentop, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Yıldırım Demirören, eski TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, eski futbolcular Rıdvan Dilmen ve Tanju Çolak, basketbolcu Hidayet Türkoğlu, Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, Adnan Polat, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, eski Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, sanatçılar Orhan Gencebay, Uğur Işılak, Alişan, Ece Erken, Hülya Koçyiğit, Kutsi, İsmail YK, Zerrin Özer, Mustafa Sandal, Şahan Gökbakar, Hande Yener, İzzet Yıldızhan, Berdan Mardini, Şafak Sezer, Başbakan Erdoğan’ın öğretmenlerinden 90 yaşındaki coğrafya öğretmeni Orhan Oktar ve Hüseyin Atilla Şener katıldı.

AK Parti milletvekilleri, il başkanları, kadın ve gençlik kolları başkanları, belediye başkanları, bazı sendika yetkilileri, iş adamları, akademisyenler, akil insanlar, köşe yazarları, televizyon programcıları, çeşitli düşünce ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, üçüncü köprü, üçüncü havalimanı ve Marmaray gibi projelerde çalışan mühendis ve işçiler de toplantıda bulundu. 

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan, saat 15.15’te salona eşi Emine Erdoğan ile geldi. "Dombra" şarkısıyla salona giren ve alkışlarla sahneye çıkan Erdoğan, eşinin elini tutarak katılımcıları selamladı. 

Erdoğan’ın konuşmasından önce hayatını anlatan 18 dakikalık bir tanıtım filmi izletildi.

Uğur Işılak’tan yeni şarkı

Toplantıda daha sonra sanatçı Uğur Işılak’ın seslendirdiği "Milletin Adamı" isimli yeni seçim şarkısı çalındı.

Şarkının sözleri şöyle:

"Kul olmadık hiçbir kula

Meyletmedik sağa sola

Baş koymuşuz aynı yola 

Sevdan sevdamızdır bizim. 

Erdoğan, Erdoğan bu milletin adamı.

Göğsümüzü gere gere 

Yürüyoruz aynı yere 

Fırsat verme zalimlere 

Kavgan kavgamızdır bizim.

Güneş gibi doğdukça sen 

Kalbimize değdikçe sen 

Hakka boyun eğdikçe sen 

Davan davamızdır bizim."

Erdoğan konuşurken, işitme engelliler için de çeviri yapıldı. 

Bu arada, toplantıya katılan bazı partililerin, Erdoğan’ın seçim logosunu işledikleri kilimi basın mensuplarına gösterdikleri gözlendi.

Erdoğan’ın 1 saat 35 dakika süren konuşmasının ardından, "Erdoğan milletin gururusun, mazlumun umudusun" isimli ikinci şarkı çalındı. Şarkıya Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile alkışla tempo tuttu.

Program, Uğur Işılak’ın "Dombra" şarkısıyla sona erdi.

Öte yandan Erdoğan, törene katılan sanatçılar ve sporcular ile de görüştü. 

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.