Yükleniyor...

AK Parti Genel Baskani Sayin Davutoglu’nun kongre sonrasi yaptigi ‘Tesekkür Konusmasi‘nin tam metni

 

Sayın Cumhurbaşkanım, değerli Divan, AK Partimizin değerli delegeleri, dava arkadaşlarım; hepinizi saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.

Teşekkür ve minnetlerimi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Zatıma gösterilmiş olan teveccüh beni ağır bir sorumluluğu bundan sonra üstlenmekle karşı karşıya bıraktı. Allah bu sorumluluğun gereğini yapabilme kudretini bize nasip eylesin, mahcup eylemesin.

Birkaç özel teşekkürü vurgulamak istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımıza hem Partimiz, hem ülkemiz, hem demokrasi geleneğimiz açısından bu kongre vesilesiyle bir kez daha teşekkürlerimi arz etmek istiyorum. Ayrıca bendenize göstermiş oldukları teveccüh, biraz önce zikrettiğim o büyük sorumluluğu bundan sonra hakkıyla yerine getirme konusunda ayrıca bana güç vermektedir.

Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkürümüz, aslında bugünkü burada AK Parti 1. Olağanüstü Büyük Kongresinde yaşanan atmosferle ilgilidir ve Türk demokrasi tarihiyle ilgilidir. Bugün ve yarın Türk demokrasi tarihinde iki ilki yaşamış olacağız. İlk defa Türk demokrasi tarihinde bir iktidar partisinde böylesi bir devir-teslimle hiçbir ihtilaf olmadan, hiçbir farklı görüş ya da herhangi bir şekilde farklı izlenim sahibi olmadan tam bir birlik ve beraberlik halinde böyle bir devir-teslim gerçekleşmiş oldu. Daha önceki iktidar partisi değişimlerinde yaşanan güç mücadelesi, kıyasıya sürdürülen siyasi rekabetler, aslında bugün AK Parti’nin ahlak ve erdem merkezli siyaset farkını da açık bir şekilde ortaya koymuştur. Bunda Sayın Cumhurbaşkanımızın bütün bu süreci istişare temelli yürütmesinde ve ortak aklı hayata geçirerek, harekete geçirerek bu değişimi sağlamasında büyük bir rolü vardır. Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz. Türk demokrasi tarihinde ilk kez iktidar partisinde böylesi bir devir-teslim yapılmaktadır.

Ayrıca yarın yine Türk demokrasi tarihinde ilk defa aynı partiden, aynı hareketten gelen iki cumhurbaşkanı arasında devir-teslim töreni yapılacak. Yarın sağlığında gerçekleşen iki cumhurbaşkanının devir teslimi Atatürk ile rahmetli İnönü arasındaki devir-teslim sağlığı esnasında gerçekleşmemişti aynı partiden gelmekle birlikte. İlk defa Türk demokrasi tarihinde Meclis tarafından seçilen ve AK Parti Grubunun desteğiyle Cumhurbaşkanlığına gelen Sayın Abdullah Gül yarın halkımız tarafından ilk defa doğrudan seçilen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a görevi devredecektir. Bu da, AK Parti hareketinin farkını ortaya koymaktadır. Bütün bunların gerçekleşmesinde Sayın Cumhurbaşkanımızın AK Parti Lideri olarak ve AK Parti’nin oluşumundan ve geleneğinin oturmasından bu anlamda birinci derecede rol sahibi olarak taşıdığı tarihi bir katkı var. Biz AK Parti kadroları olarak, Türkiye Cumhuriyeti ve demokrasi tarihimizin siyasi geleneği itibarıyla Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkürü bir kez daha ifade etmeyi bir borç olarak telakki ediyorum.

İkinci teşekkürümüz Divan’a; gerçekten mükemmel bir organizasyonla ve suhuletle bu Kongremizin gerçekleşmesini sağladılar.

Tabi bir diğer teşekkürümüz delegelerimize; büyük bir katılımla yine siyasi tarihimizde nadir görülen yoğunlukta bir katılımla ve coşkuyla Kongreyi gerçekleştirdiler, kendilerine teşekkür ediyorum.

Yurt dışından ve yurt içinden kongremize katılarak bu coşkuyu paylaşan misafirlerimize de teşekkür ediyorum.

Ama tabi aslında bütün bu Kongre bu coşkuyla yaşamışsa 30 Mart seçimlerinde bize büyük bir destek vermiş olan ve bu desteğini Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 10 Ağustos’ta bir kez daha çok daha güçlü bir şekilde göstermiş olan aziz milletimize ve halkımıza. Onların desteği arkamızda oldukça, Edirne’den Ardahan’a kadar, Hakkari’den Muğla’ya, Sinop’tan Mersin’e, doğusu, kuzeyi, batısı, güneyiyle halkımızın bu desteği arkamızda oldukça Allah’ın izniyle daha kat edilecek çok yol var, ama bu kat edecek gücü de kendimize görüyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanımız konuşmasında aslında bize bir emanet tevdi etti, bir mesaj iletti, bundan sonraki 3 seçimi hedef gösterdi, 2015, 2019 ve 2023. İlk hedef 2015, inşallah 2015 seçimlerinde çok güçlü bir destekle, anayasayı değiştirebilecek bir çoğunlukla Meclise gelmemiz mümkün olur; ben bunu başaracağımıza inanıyorum. Çünkü aramızdaki birlik, beraberlik ve tesanüt bunu gerçekleştireceğimizin işaretidir.

2015 yılında bu emaneti devraldığımız halinde 2019 yılına kadar altın ölçeğinde değerli bir 4 yılımız olacak. Bir seçim maratonuna girmeyeceğimiz, bu anlamda birilerinin türbülans oluşturma niyetlerinin hiçbir zaman gerçekleşmeyeceği bir istikrar dönemine gireceğiz, bütün temel sorunlarımızı, anayasa başta olmak üzere özgürlükler, siyasi reformlar, ekonomik reformlar ve ekonomik dinamizmi harekete geçirecek şekilde hukuk düzeninde yapılacak reformlar, bütün bunlar 2015 ila 2019 yılları arasını bir anlamda biraz önce zikrettiğim yeni Türkiye’nin inşasında önemli ve kritik bir konuma getirecektir. Burada milletimizden aldığımız destek yanında en büyük destekçimiz, bu anlayışla ve hedefle, yeni Türkiye hedefiyle bugün Kongrede bizim önümüzü açmış olan Sayın Cumhurbaşkanımızın Çankaya’daki varlığıdır.

Türkiye’de maalesef anayasalar yapılırken, özellikle 1982 Anayasası bir varsayımla yapılmıştır. O da şu: Bu millet doğruyu tercih edemez, yanlış başbakanlar getirilebilir, dolayısıyla cumhurbaşkanını öylesine bir mekanizmayla seçilim ki bir fren rolü oynasın. Türkiye’de silah gösterilerek adaylık çektirilmiş Ali Fuat Başgil rahmetli var, Meclis basılarak neredeyse 1970’de cumhurbaşkanlığına getirilmek istenenler var, anayasa referandumuyla kendi cumhurbaşkanlığını, devlet başkanlığını, cumhurbaşkanlığı dememek çok doğru, 1982’de onaylatan cunta liderleri var. Şimdi artık bu dönem bitti, ne Cumhurbaşkanlığı makamı devlet adına milletin iş başına getirdiği hükümeti denetleme makamadır, ne de Başbakanlık Cumhurbaşkanlığı ile bir şekilde farklı telakkilere sahip olma makamıdır. İnşallah milletimizden destek almış, seçilmiş cumhurbaşkanı ve seçilmiş başbakan ile gerçek anlamda bir ivme, gerçek anlamda bir sıçrama dönemi yaşayacağız.

Tabi teşekkürümün bir başka boyutu da bütün misafirlere ve delegelere, bugün bu sıcakta yoğun bir şekilde terlemeye rağmen dinamizmlerini kaybetmemiş olmamaları. Ama bunun da bir hikmeti var diye düşünüyorum, Sayın Cumhurbaşkanımız bundan sonra terleyen Cumhurbaşkanı, terleyen başbakan olacak demişti, gördüğünüz gibi birlikte terledik. Alın terinin karışmadığı hiçbir sonuç helal değildir. Alın terinin karışmadığı emek nasıl helal olmazsa, millet adına dökülen terin karışmadığı siyasi mücadelede de helal olmaz. Biz millet adına ter dökmeye, enerji harcamaya, her türlü zorluğa direnmek üzere bu yola çıktık, Allah bu yolda ayaklarımızı sabit eylesin, bu yolda bizleri kudretli ve şefkatli bir devletin yönetiminde erdemli bir siyaseti hayata geçirme basireti, dirayeti her zaman nasip eylesin.

Ben tekrar Sayın Cumhurbaşkanımıza, değerli Divan üyelerine, değerli Bakanlar Kurulu üyelerimize, Merkez Karar Kurulu üyelerine, il başkanlarımıza, belediye başkanlarımıza, çok değerli milletvekillerimize, delegelerimize bendenize gösterdikleri teveccüh için teşekkürlerimi burada ifade etmek istiyorum, hepinizi Allah’a emanet ediyorum.

Allah yar ve yardımcımız olsun.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.