Yükleniyor...

Amacimiz sorunlara kalici çözüm

 

Konuşmasında, 27 Mayıs 1960’taki darbeye değinerek, millet tarafından seçilen başbakanın idam edildiğini hatırlatan Şentop, o tarihte siyasete yapılan müdahalenin, bugünlere kadar Türkiye’de siyasetin sorun çözme gücünü büyük ölçüde zayıflattığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, "Ben kefenimi giydim, yola öyle çıktım" diyerek, "Sizin darbe ve ölüm tehdidinizden korkmuyorum" mesajı verdiğini dile getiren Şentop, dik durmayı başaran siyasetçilerin, Türkiye’de siyasetin alanını ve sorun çözme gücünü artırdığını kaydetti.

Şentop, Türkiye’de başta Roman vatandaşlar olmak üzere Kürtler, gayrimüslimler, başörtülüler gibi birçok kesimin uzun süre birinci sınıf insan muamelesi görmediğini ifade ederek, siyasetçilerin, siyaset dışı müdahalelere maruz kaldığı sürece temsil ettiği halk kitlelerinin taleplerini yerine getirecek cesareti bulamayacağını belirtti.

Türkiye’nin siyaset üzerindeki vesayet baskısını Erdoğan liderliğindeki AK Parti iktidarı ile aştığını vurgulayan Şentop, "Bir taraftan koşmaya çalışıyoruz, bir taraftan da kimisi eteklerimizden, paçalarımızdan çekmeye çalışıyor, kimisi bacağımıza çelme takmaya çalışıyor. Bu şekilde bir mücadeleyle bugünlere geldik" dedi.

"Siyasete dışarıdan müdahale sona erecek"

Şentop, 7 Haziran seçimlerinin Türkiye’yi, siyasete dışarıdan yapılan müdahalelerin sona erdiği bir döneme taşıyacağını aktararak, şöyle konuştu:

"Eğer 7 Haziran’da AK Parti’ye milletimizin desteği daha önceki seçimlerde olduğu gibi artarak devam ederse, o zaman artık ne Paralel Yapı, ne Ergenekoncular, ne başkaları AK Parti iktidarına karşı o kural dışı müdahalelerini, siyaset dışı müdahalelerini yapacak gücü kendilerinde bulamayacaklar. Bu bakımdan 7 Haziran seçimleri önemli."

AK Parti’nin, seçimi kazanmak ve Türkiye’yi yönetmek iddiasıyla seçimlere hazırlandığını ancak muhalefet partilerinin böyle bir iddiaları olmadığını söyleyen Şentop, "Kılıçdaroğlu, ’Seçimi kazanacağım, Türkiye’yi yöneteceğim’ diyebiliyor mu? Yok. Hedefini geçen bir gazeteciye açıklamış, ’2011 seçimindeki oranın altında kalırsam bırakmayı düşünebilirim’ demiş. Neydi o? Yüzde 26. Yüzde 26 ile iktidar mı olunur Türkiye’de? Demek ki iktidar olma, seçim kazanma iddiası yok. Bahçeli’nin zaten hiç yok böyle bir iddiası. HDP de baraj maraj hikayesiyle uğraşıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Şentop, Çözüm Süreci, Roman Açılımı gibi konularda AK Parti’nin yaklaşımının seçimlerle ilgili olmadığını belirterek, "AK Parti, Türkiye’de başka siyasetçilerin, başka siyasi partilerin yaptığı gibi ’Seçimler yaklaşıyor, Roman kardeşlerimizin, Kürt kardeşlerimizin gönlünü yapalım, oyunu alalım da seçimden sonra unutur gideriz’ şeklinde bir yaklaşıma sahip değil. Türkiye’de daha önce hep öyle yapıldı" şeklinde konuştu.

"Amacımız, sorunları kalıcı olarak çözmek"

Türkiye’de Kürt vatandaşların sorunları, başörtüsü sorunu gibi toplumsal bazı sorunların daha önce çözülmeye çalışıldığını ancak kalıcılık sağlanamadığını anlatan Şentop, sözlerini şöyle tamamladı:

"Çünkü Türkiye’de bu sorunların sebepleri arasında hukuki sebeplerin yanında sosyal sebepler de var. Biz şimdiye kadar bütün bu sorunları çözerken belli bir tedricilik içerisinde, yavaş yavaş, sosyal kabulü de dikkate alarak bu sorunları çözmeyi tercih ettik. Mesela üniversitelerde başörtüsü sorunu; AK Parti 2002’de iktidara geldi, bir kanun çıkarıp sorunu çözerdi ama 2-3 sene sonra tekrar geriye dönülebilirdi. Kalıcı olarak bu sorunların çözülmesi lazım. Onun için de bizim hedeflerimizin bütün toplum kesimleri tarafından da anlaşılabilir şekilde anlatılması, sindirilerek ilerlenmesi gerekiyor. Kürt sorununda da öyle. Niye Çözüm Süreci diyoruz? Çünkü bu bir süreç. ’Çıkar kanunları, al kararları olsun’ şeklinde olmuyor. Bizim maksadımız, bu toplumda yaşayan bütün kardeşlerimizin kendisini birinci sınıf insan olarak hissedeceği, ’Bu devlet benim devletim’ diyeceği bir anlayışa ulaşabilmesi. Bu bakımdan önümüzdeki dönem, açılan bütün hesapların, fasılların son sayfalarının yazılacağı, tamamlanacağı bir dönem olacak."

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.