Avrupa Parlamentosu’nda Iftar
İftar Programı’na AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Katar Dışişleri Bakanı Khalid Al-Attiyah, AK Parti’de geçmiş dönemlerde milletvekilliği yapmış olan Ali Şahin, Tülin Erkal Kara, Şaban Dişli, Reha Denemeç, Avrupa Parlamentosu üyesi ve AECR Başkanı Jan Zahradil, Britanya Parlamentosu Üyesi Barones Seyda Warsi başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Jan Zahradil bu yıl ikincisi gerçekleştiren iftar programının artık gelenekselleştiğini umduğunu ifade ederek, programın gerçekleşmesinde önemli pay sahibi olan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Yasin Aktay’a teşekkür etti.
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, İftar programının AECR üyeleri arasındaki işbirliğine katkı sağlayacağını umduğunu belirtti. Bozkır, Türkiye’nin Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği’nin organları ile iyi ilişkiler içerisinde olmayı önemsediğine dikkat çekti ve AECR üyeleri arasında gelişecek ilişkilerin Avrupa Birliği’ne de olumlu yansıyacağını söyledi. Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye karşı eşit olmayan bir yaklaşım içerisinde olduğunu belirterek Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olmak için gereken adımları atmasına rağmen Avrupa Birliği’nden aynı samimiyeti ve ilkeli yaklaşımı bugüne kadar göremediklerini, yeni dönemde bu durumun değişmesini umut ettiğini ifade ederek konuşmasını tamamladı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Prof. Yasin Aktay da konuşmasına iftar programının düzenlenmesinde katkı sahibi olan herkese teşekkür ederek başladı. Oruç ibadetinin en başta dünyada gerçekleşen her şeyden, özellikle fakirlikten ve insanların ihtiyaç sahibi olmasından insanın sorumlu olduğunu hatırlattığını kaydeden Aktay İslâm inancında Hz. Peygamber’in "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" ifadesiyle kaidesini bulan yaklaşımın oruç dönemlerinde daha güzel anlaşıldığının altını çizdi.
Komşu kelimesinden sadece yakınımızdaki kişilerin anlaşılmaması gerektiğine dikkat çeken Aktay, Türkiye’nin yanı başında yaklaşık 4 yıldır devam eden Suriye iç savaşını örnek göstererek tüm dünyanın Suriye’de yaşanan drama seyirci kalmasına rağmen Türkiye’nin 2 milyon civarında Suriyeli mülteciye ev sahipliği yaptığını hatırlattı. Suriye’de yaşanan katliamlara, sefalete, insanlık dışı uygulamalara kayıtsız kalındığını söyleyen Aktay özellikle batı dünyasının Mısır’da yaşanan trajediye de seyirci kalmasının insanlık değerleri açısından kabul edilemez olduğunu ifade etti. Aktay, Avrupa Parlamentosunun çatısı altında gerçekleştirilen bu iftar programının tüm katılımcılarda orucun anlamına uygun dayanışma ve işbirliğini geliştireceğinden emin olduğunu, iftar programının hazırlanmasında büyük katkı sağlayan AECR üyelerine teşekkür ettiğini belirterek konuşmasını tamamladı.