Basbakan Ahmet Davutoglu’nun Bingöl Toplu Açilis Töreninde yaptigi konusmanin tam metni
Sevgili Bingöllüler, bana en güzel doğum günü hediyesi sunan sevgili gençler, sevgili bacılar, değerli misafirler; hepinizi saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum.
Siz beni güzel Türkçemizle selamladınız, hoş geldiniz dediniz. Ben de güzel Zazacamızla selam ediyorum ve güzel Kürtçemizle hoş bulduk diyorum. Bingöl benim ikinci evim.
Başbakan olarak bir yılda 2’nci kez Bingöl’e geliyorum, son 2 yılda ise 3’üncü kez, Dışişleri Bakanı olarak da gelmiş sizlerle kucaklaşmıştım. Bizi birbirimizle buluşturan Rabbimize hamdüsenalar olsun.
Buradan Genç’i, Solhan’ı, Karlıova’yı, Adaklı’yı, Kiğı’yı, Yedisuyu, Yayladere’yi selamlıyorum. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Düğünlerde sizlerin söylediği ne güzel bir türkü var, geçen gelişimde de zikretmiştim:
“Bingöl dört dağ içinde,
Yanarım yağ içinde,
Kim Bingöl’ü sorarsa,
Bir yarim var içinde.”
Bu türküyü yazanın Bingöl’de bir yari varmış, benim ise Bingöl’de 270 bin yarenim var, dostum var, Zaza bacılarım var, Zaza yiğitlerim, Kürt yiğit kardeşlerim var. Her bir Bingöllü bizim yüreğimizin bir parçasıdır.
Yiğit Zazalar, siz bizim yüreğimizin parçası, ülkemizin asli unsurusunuz, hepinize selam ediyoruz.
Bingöl’e mitinge geldiğimde böyle seslenmiştiniz ve sizin desteğinizle hamdolsun huzurunuza tekrar Başbakan olarak geldim.
Baharın habercisi bu güzel günde bu aziz toprakları bize vatan kılan güzel insanları, ecdadımızı yad etmeden, aziz ruhlarını şad etmeden olmaz. Hazreti Ömer’in komutanlarından Sultan Kubeys’i, Seyyid Kasım’ı, Şeker Baba, Şehit Halil Binbaşıyı rahmetle yad ediyorum. Onların emanetine sonuna kadar sahip çıkacağımızı bir kez daha ifade ediyorum.
Bingöl’ün değerli evladı Kalkınma Bakanımız, aziz yol arkadaşım Cevdet Yılmaz kardeşim ile beraber sizleri selamlamaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum.
Bingöl benim gözümde Karlıova … kadar tevazula, erdemiyle, birikimiyle, ülkemize yaptığı hizmetlerle hepsi kardeşimdir. Cevdet Bey de sizleri en iyi şekilde temsil ediyor. Onu huzurunuzda özellikle zikretmek ve yiğit bir Zaza kardeşimle gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum. Yolumuz, yoldaşlığımız, beraberliğimiz ebedi olsun inşallah.
Ayrıca, Belediye Başkanımız Yücel Beye de teşekkür ediyorum, Bingöl’e hizmetleri dolayısıyla teşekkür ediyorum. Bütün Bingöllü gelmiş-geçmiş milletvekillerimize, siyasetçilerimize de teşekkür ediyorum.
Bakın buraya ziyaretimin, hemen Başbakan olarak ziyaret ettiğim ilk illerimizden birisiniz, ziyaretimin 3 sebebi var.
Birincisi, teşekkür etmek. Bingöl her zaman bizim yanımızda oldu, bu sefer de 1 Kasım’da yüzde 66 oyla Bingöl yanındayız diye haykırdı ve oylarımızı en fazla arttırdığımız 3’üncü il oldunuz. Bingöl, size binlerce teşekkür ediyoruz, binlerce teşekkür.
Ziyaretimin ikinci sebebi yine bir teşekkür için, bu hain alçaklar ülkemizi terör belasına musallat etmesi karşısında en dik duran illerimizden biri Bingöl oldu. Onlar halkın kendilerine destek vereceğini zannettiler, ama doğu ve güneydoğulu kardeşlerim, özellikle de Bingöllü kardeşlerim bu vatan bölünmez diye haykırdı, kardeşliğimiz ebedi diye haykırdı. Hepinize teşekkür ediyorum.
Evet, şehitler ölmez vatan bölünmez.
Burada bulunuşumuzun üçüncü sebebi ise, Bingöl’e kazandırdığımız bazı eserlerimizin açılışını yapmak.
Sevgili Bingöllüler, sizleri yürekten seviyorum, sizlere yürekten bağlıyım. Biz bugün güzel Bingöl’ümüze eli boş gelmedik. Seçimlerden önce buraya geldiğimde sizlere verdiğim her sözü yerine getirmenin bahtiyarlıyla, gururuyla karşındayım. Biz tutmadığımız sözleri vermez, verdiğimiz sözleri de asla unutmayız. Nasıl ki Ankara’da ülke geneliyle ilgili verdiğimiz sözleri birer birer yerine getiriyorsak, tek tek illerimize yönelik sözlerimizi de tutuyoruz, işte bugün bunun için buradayız.
Dün Meclisimizde bütçe programının başlaması sebebiyle bütün milletimize hitap etmiştim. Meclisimizden gece yarısı ayrıldık, sabah güneşle birlikte güzel Bingöl’e kavuşmak için güne başladık. Elhamdülillah, dün Meclisimizle milletimizleydik, bugün de Bingöl’de sizlerle birlikteyiz. Bingöl’e sevgimizi, aşkımızı gösteren bir hizmet paketiyle karşınızdayım. Güzelliğini, imar ve inşasını daha artıracak, Bingöl’ü daha da güzelleştirecek ve zenginleştirecek bir açılış paketiyle karşınızdayız. İnşallah önümüzdeki 4 yıl boyunca nice vesilelerle Bingöl’e hep geleceğim, nice vesilelerle sizlerle hep kucaklaşacağız, hep yeni hizmetlerimizin önünü açacağız.
Bugün açılışını yapacağımız hizmetler arasında kayak tesisi var, terminal binası var, göletler var, okul var, pansiyon var, lojman var, var da var. Tam 82 milyon 920 bin 503 liralık, eski parayla neredeyse 83 trilyonluk bir yatırım bugün hizmetinize giriyor, hayırlı olsun, uğurlu olsun. Bingöl bugün biraz mamur hale geliyor, biraz daha müreffeh hale geliyor. Birileri yıkmak için yola çıkar, biz iman etmek için yola çıkarız. Böyle güzel bir vesileyle bizleri biraraya getiren Rabbimize bir kez daha hamd ediyorum.
Bizim derdimiz işte bu, bizim meselemiz bu, bizim gündemimiz bu, Bingöl’ün daha güzel, Bingöllü kardeşlerimin daha huzurlu, daha güvenli, daha refah içinde olmasıdır bizim meselemiz. Türkiye’nin daha istikrarlı, daha güçlü, milletimizin daha huzurlu, daha güvenli, daha refah içinde olmasıdır bizim meselemiz. Biz işte bu heyecanla yollara düştük.
Bu eserle sadece Bingöl’e kazandırdığımız eserler değil, Güneydoğu Anadolu Bölgemize, Doğu Anadolu’muza, Türkiye’ye kazandırdığımız eserlerle de gurur duyuyoruz. Ayrısız gayrısız bu güzel ülkenin her köşesinde aynı heyecanla hizmet için koşturuyoruz. Bingöl parlayacak, yükselen bir güç olacak. Türkiye parlayacak, dünyanın yükselen gücü olmaya devam edecek. Ne Türkiye’nin yürüyüşünü durdurabilirler, ne Bingöl’ümüzün kalkınmasını durdurabilirler. Çevremizde ne tuzaklar kurulursa kurulsun, Türkiye’nin yükselişi, Bingöl’ün kalkınması engellenemeyecek.
Bugün hizmete açacağımız bu eserlerle işte bu topyekun kalkınmanın bir buketini sunuyoruz size, Allah hayırlı eylesin.
Bingöllüler daha da güzel hizmetlere layıklar. Hepimizi size hizmet etme yolunda Rabbimiz kudretli kılsın, güçlü kılsın. Bingöl’ün Türkiye’nin yükselen bir güç olma hedefine ulaşması için siz değerli Bingöllüleri de bizim yanımızdan eksik etmesin.
Değerli Bingöllü kardeşlerim, Türkiye’yi baştanbaşa imar ve inşa faaliyeti AK Parti ile başladı, eskiden hayali bile kurulamayan dev projeler bizimle birlikte hayata geçti. Bugün benim doğumu dünü kutladınız dün itibarıyla, ben de buradan sizlerle birlikte bütün bu hizmetlere öncülük eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum gününü kutluyorum.
Ayrıca, bugün selefim rahmetli Profesör Doktor Necmettin Erbakan’ın da Rabbimize kavuştuğu vefat günü, onu da rahmetle anıyoruz, rahmetle onu Türkiye’ye yaptığı hizmetler dolayısıyla anıyoruz.
Şehirlerimiz bizim dönemimizde birbirine bağlandı, bölgelerimiz arasındaki gelişmişlik farkı bizim dönenimizde en aza indi. Adalet sadece hukukun, kanunların, adliyelerin konusu değildir, adalet her konuda, her alanda o ulvi duyguyu kaybetmemektir; işte biz kalkınma hamlesinde de adaletli olduk. Başarımızın sırrı da, Bingöllülerin bize yüzde 66 oranında oy vermesinin sırrı da buradadır. Bizim adalet ve kalkınma anlayışımız birbirini tamamlayan bir siyasetle mümkün oluyor.
Kalkınma ve adaleti eşzamanlı olarak gerçekleştiriyoruz. Samsun kalkınırken Van’ı, Antalya kalkınırken Erzurum’u, Edirne kalkınırken Bingöl’ü asla ihmal etmiyoruz. Bir elimiz Karadeniz sahil olunda, bir elimiz Akdeniz sahil yolunda. Bir elimiz Afyon’da, bir elimiz Bingöl’de. Bunu zikretme sebebim, nasıl Afyon bütün Batı Anadolu’nun doğu-batı-kuzey-güney hatlarında kesişim yolu üzerindedir, Bingöl de doğu ve güneydoğunun, Karadeniz’in Mezopotamya’ya inen, Erzurum’un Harran’a inen yollarının tam merkezinde, tam üzerinde. Bingöl yolların birleştiği şehir, Bingöl gönüllerin, kalplerin birleştiği şehir. Onun için Afyon ve Bingöl kardeş şehirler olmuş. Belediye Başkanlarımız da inşallah bu kardeşliğe daha da büyük katkılar yapacak.
Gündemimizde, ajandamızda eğitim yatırımları da var, sağlık yatırımları da var. En büyük meselelerden en küçük detaylara hiçbir meselenin çözümünü ertelemiyoruz. Yaşı uygun olan vatandaşlarımız hatırlarlar, eski Türkiye’de bir kamu inşaatı görürdünüz, hurdalık gibi bir inşaat sahası, bölük pörçük bir-iki beton kalıp. Gelirken kadın doğum hastanesini gördüğümüzde, bu 90’lı yıllarda başlamış, ama yarım bırakılmış bir inşaattı dedi Kalkınma Bakanımız, biz tamamladık dedi. Doğru, AK Parti yarım bırakılan işleri tamamlayan partidir. AK Parti yarım kalan gönülleri birleştiren partidir, doğuda da böyle, batıda da böyle.
Bakınız, Bolu Dağı tünelinin ihalesi 1990’da yapılmıştı, ilk kazı işlemi 1993’te başlayabildi, o proje yıllarca ilerlemedi. Ne zaman ki biz iktidara geldik Bolu tünelinde ışık göründü, aynen burada projelerde olduğu gibi. 2003 yılı başından itibaren bütün gecikmeleri telafi ettik ve 2007 başında da tüneli hizmete açtık. Bütün AK Parti hükümetleri hizmet ve eser verme anlayışını terk etmediği için Türkiye bugün parlayan bir yıldız. Kadrolarımız hiçbir şekilde odaklanmayı kaybetmediği için, Türkiye bugün eskisiyle asla kıyaslanamayacak ileri bir seviyede. Ülkemizin her köşesi, her şehri aynı anda gelişiyor.
Önce dış politika sonra iç politika demiyoruz, önce ekonomi sonra şehircilik demiyoruz, önce demokrasi sonra kalkınma ve refah demiyoruz, bütüncül bir siyaset izliyoruz ve insanımızın mutluluğu için gerekli bütün adımları aynı zamanda atıyoruz. Siyasi odağımızı değiştirmek isteyenlerin bizi durdurmayışı bu yüzden.
Biz bu yüksek, yüce hedeflerin peşindeyken, şu muhalefetin, kimi çevrelerin haline bir bakın Allah aşkına, Türkiye’nin arkaik dönemlerinin diskurlarıyla bugünün Türkiye’sine seslenmeye çalışıyorlar. İşte dün Mecliste gördünüz, karşımızda ne hale düştüklerini gördünüz. Hepsine Türkiye’nin her yerinden meydan okuyoruz. İşte biz bugün Bingöl’deyiz, dün Ankara’daydık, gelecek hafta Ağrı’da, ertesi hafta İzmir’de, Edirne’de, Van’da, Şanlıurfa’da olacağız, ülkemizin her yerine gideceğiz. Ama diğer partiler Türkiye’nin bir bölgesinde varlar, diğer bölgesinde yoklar, bir şehrinde varlar, diğer şehrinde yoklar. Biz ise ülkemizin her yerinde varız, çünkü biz her şeyden önce 78 milyonun kalbinde varız, yüreğinde varız, zihninde varız.
Onların ufukları dar, küçük küçük düşünüyorlar. Fikirleri kısır, herhangi bir soruna herhangi bir çözüm üretemiyorlar. Kelime hazineleri zayıf, dillerinde nizadan, çekişmeden, hakaretten başka bir şey yok. Ve en önemlisi de, bunların yüreğinde millet sevgisi, halk sevgisi yok, bu sevgisizlikleriyle mutsuzlar, bu mutsuzluklarını da bütün ülkeye yaymak istiyorlar; CHP’si de böyle, MHP’si de böyle, HDP’si de böyle.
Bakın dün hiçbir birbirlerine laf etmediler. Tek parti zihniyetine sahip CHP diğerlerine laf etmedi. MHP, bu ülkenin doğusunda, güneydoğusunda gelip selam veremeyen MHP diğerlerine laf etmedi. HDP, terör örgütünün sözcüsü olan parti diğerlerine laf edemedi, hep beraber bize saldırdılar. Hodri meydan, kim çıkarsa çıksın karşımıza, ister tek başına, ister hepsi birlikte, biz buradayız, Türkiye’deyiz, doğudayız, batıdayız, kuzeydeyiz, güneydeyiz, her bir ilimizdeyiz ve her yerde her meydan okuyamaya karşı da dimdik ayaktayız, çünkü Türkmen yiğitler de bizimle, Zaza yiğitler de bizimle, Kürt yiğitler de bizimle.
Bakın, 7 Haziran’dan önce bu eşbaşkanlardan birisi buraya gelmişti, burada Bingöllülerin gözlerinin içine baka baka halkımızla gönül ittifakı yaptık, hiçbir kirli işbirliğine asla girmedik demişti. Peki, ne oldu sonra? Yalanları, yaldızları bir bir döküldü. İki seçim sonrasında da Meclise gelir gelmez sırtını bölücü terör örgütüne, Kandil’e, sınır ötesindeki Türkiye düşmanlarına dayadılar. Partisinden pek çok isim terörist cenazelerinin kadrolu yasçısı olmadı mı? Türkiye’nin nizalı olduğu ülkelere gidip Türkiye’yi buralarda şikayet ettiler. Kirli ittifakın göbeğindeler, kirli ittifakların merkezindeler. Onlar kimlerle ittifak yaparsa yapsın, biz 78 milyonla birlikte yürümeye devam ediyoruz. Terörden medet umanlar, elini tetikten çekmeyenler ise hiç iflah olmayacaklar.
Şimdi tehdit ediyorlarmış, daha önce Cizre’de, Sur’da, Silopi’de bu terörü başlattık, bahar gelince kuzeye, Bingöl’e, Van’a ve diğer illerimize yayılacaklarmış. İşte buradan diyorum, baharında da, yazında da, kışında da, güzünde de ülkenin her yerinde varız, her yerinde olacağız, bizi kimse korkutamaz. Her hafta buradayım, her bahar buradayım, Nevruz’da da burardayım, Hıdrellez’de de buradayım, kurban bayramında da buradayım, Ramazanda da buradayım, kurtuluş günlerinde de buradayız.
Arkadaşlar, değerli Zazalar, yiğit Türkler, yiğit Kürtler; bilin ki, bunlar baharı ateşle çağırıyorlar, şiddetle çağırıyorlar, terörle çağırıyorlar. Biz ise baharı kardeşlik türküleriyle çağırıyoruz. Biz ise baharı dağlara, teröre değil, kayak tesislerine davet etmek için çağırıyoruz. Biz ise baharı barikatlar arkasında o gencecik yiğitlerin heba edilmesi için değil, Bingöl Üniversitesi’ne, eğitime, amfiye, kampusa gelmeleri için, bugün açacağımız kültür merkezlerine gelmeleri için çağırıyoruz. Biz baharın sözcüsüyüz, biz şafağın sözcüsüyüz. Onlar karanlık gecelerin sözcüleri. Onlar karanlık gecelerdeki kirli ittifakın neferleri, piyonları, biz ise aydınlık sabahın habercileriyiz. Onlar sırtlarını Moskova’ya dayanan Stalin’in peşinden Stalinist anlayışla yürüyenler, bizler ise yüreğimizde Alp Arslan, gönlümüzde Selahaddin, Alp Arslan’ın çocuklarıyla Selahaddin’in torunlarını birarada görüyoruz. Herkes sevdikleriyle haşrolacak, onlar sevdikleriyle, biz sevdiğimizle. Sevdiğimiz Bingöl’le yaşamaya da, haşrolmaya da hazırız.
Bizim terör konusuna bakışımız başından beri belli.
Millet 1 Kasım’da ayağa kalktı, her zaman da ayakta. Bingöl, ayağa kalkan Bingöl, seninle gurur duyuyoruz. 1 Kasım’da Doğu ve Güneydoğu’da altın bir gibi neticeyle en fazla oyumuzu artıran Bingöl, sizinle gurur duyuyoruz; Allah sizden razı olsun. Sizler ayaktayken bizler de ayaktayız.
Bingöl, geldiğimde söylemiştim, ne kadar milletvekili çıkarırsanız, bizler sizin her zaman gönüllü milletvekiliniz olacağız. Sakın ha 2 milletvekilimiz var diye sadece düşünmeyin, 3’üncü milletvekiliniz de biziz. Türkiye’de her yerde olduğu gibi Bingöl’ümüzü de alnımızın akıyla temsil edeceğiz.
Biz hep çözüm odaklı olduk, çözüme katkı verecek herkese, sivil toplum kuruluşlarına, aydınlara, akademi dünyasına, buyurun fikrinizi söyleyin, katkı verin dedik. Risk aldık, sorumluluk aldık, iyi niyetle harekete geçtik. Sayın Cumhurbaşkanımızın bizzat ilan ettiği ve Başbakanlık sıfatıyla yürüttüğü, şimdi de benim devraldığım süreç demokrasi anlayışımızın gereğiydi. Biz siyasetin sorun değil, çözüm üretmesi gerektiğine inandık. Siyasi bir sorunun çözümünün öncelikli adresinin siyaset kurumunun kendisi olduğu bilinciyle hareket ettik. Bu nedenle her türlü talebin demokratik bir atmosferde serbestçe dile getirilebileceği bir zemin tesis ettik. Sözü olanın gelip söyleyebileceği, talebi olanın rahatça dile getirebileceği bir ortamın oluşmasını sağladık. En baştan itibaren çözüm sürecinin milli ve yerli bir proje olduğunu vurguladık. Toplumun bütün kesimleri de büyük bir vicdanla, büyük bir akılla, engin bir gönülle bu süreci sahiplendi. Bu süreçte şiddetin, silahın tasfiye edilmesini ve demokratik siyasetin tek meşru yol olarak kalmasını amaç olarak benimsedik, herkesin de aynı yaklaşım içinde bulunacağını düşündük. Bu amaçla attığımız adımların samimiyetini kimse sorgulayamaz. Ne yazık ki bizim iyi niyetli ve samimi çalışmalarımız aynı derecede karşılık bulmadı.
Bölgemizde gelişen hadiseleri örgüt çıkarları için bir fırsata dönüştürmek isteyen ve bunun için en alçakça yöntemleri kullanmaktan kaçınmayan bir anlayışla karşılaştık. Meşruiyetten nefret eden o cinayet şebekesi birdenbire eski ayarlarına, Marksist, Leninist, Stalinist ayarlarına geri döndü. Ülkemizin birlik ve beraberliğine kasteden oluşumlar, huzur ve güvenlik ortamını ortadan kaldırmak için yeniden harekete geçti. Barış ve huzur ortamı yerine, yanı başımızda halkını ateşe veren Esad rejimiyle işbirliği halinde kanlı bir etnik ve mezhebi çatışmanın tarafı olmayı tercih ettiler. Türkiye’nin, bölgenin huzuruna kastettiler, huzura kasteden güçlerin taşeronu, piyonu haline geldiler.
Bugün çözüm sürecinin durmasının tek sorumlusu, silahların gölgesine saklanmaktan vazgeçmeyenlerdir. 2013 Mart’ında silahları terk edeceğiz sözünü verdikten sonra, 2014’te, 2015’te ve şimdi 2016’da şehirlerimizi, ilçelerimizi silah deposu haline getirmeye çalışanlar, işte çözüm sürecini durduranlar da, bitirenler de onlardır, bütün vebal onların omuzlarındadır. Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir demokratik ülke bir şehrinin, bir ilçesinin herhangi bir yerinin bir terör örgütü tarafından silahlandırılmasına izin vermez.
Bu denli meşakkatli bir süreçten geçtiğimiz bir dönemde kimi vekillerin teröristlerin cenazesine gitmesi de ayrı bir provokasyondur. Kendi meşruiyetini imha eden ileri düzeyde hastalıklı bir ruh haline sahipler. Bir milletvekilinin terör örgütünün bile sahiplenmeye çekindiği bir teröristin cenazesine gitmesi tam bir aymazlıktır.
Aziz Bingöllüler, değerli kardeşlerim; Ankara’da, Ankara’nın göbeğinde o kardeşlerimize saldırıp bombalı araçla 29 canımızı şehit eden bu teröristin cenazesine giden, aynı o terörist gibi bu suça ortak olmuş olur taziyesine giden. Hiçbir siyasi sistem böyle bir şımarıklığa, böyle bir aymazlığa göz yummaz.
Al bayrağı böyle gönülleriyle dalgalandıran Zaza yiğitlerine selam olsun.
Kıymetli Bingöllü kardeşlerim, merak etmeyin, bizim gündemimiz belli ve biz o gündemimize hakimiz. Onlar istiyorlar ki bölgede sadece terör konuşulsun, onlar istiyorlar ki bölge sadece karanlık senaryolar üzerine konuşulsun. Hayır, bizim gündemimiz bu değil. Biz sokaktaki insanımızın aşını, işini, sevincini, coşkusunu, düğününü, günlük derdini, tasasını, kısacası hayatının her veçhesini konuşmak istiyoruz.
Bakınız, daha dün Mecliste sunduğumuz bütçe bunun en önemli göstergesidir. 2016 bütçesi, 2002 bütçemizin tam 5 katı büyüklüğündedir. Bu bütçe artık eksisi gibi bir faiz bütçesi değil, hizmet yatırım bütçesidir. Biz bir taraftan terörle kararlı bir şekilde mücadele ederken, bir taraftan da ülkemizin saygınlığını, milletimizin refahını artırmanın gayreti içindeyiz. Bu hayatta Türk’ün, Zaza’nın, Kürt’ün, Laz’ın, Çerkez’in hayatında teröre yer yok. Terör tarih boyunca arizi bir durum olmuştur, yöne öyle kalacaktır. Allah’ın izniyle arizi durumu hep birlikte ortadan kaldıracağız.
Gündemi öldürme, yok etme, yıkma olanlara inat, bizim gündemimiz yaşatmadır, imardır, inşadır, kalkınmadır, birliktir, beraberliktir, dirliktir, ebediyete kadar kardeşliktir. Bizim gündemimiz hem manen, hem madden kalkınmadır. Bu kalkınmayı Türkiye’nin her yerine öyle bir yayalım ki Bingöl’de yükselsin. Bütün şehirlerimiz de, Bingöl de bu yükselişten hak ettiği payı alsın. İşte bizim yol haritamız, bizim ajandamız, bizim gündemimiz budur.
Son 13 yılda olağanüstü hamleler yaptık, her bir hamlede de Bingöl’ü yanımızda gördük. Türkiye’yi dönüştürme, daha özgür kılma, kalkındırma yolcuğumuzda hep yanımızda oldunuz.
Şimdi azim Bingöllüler, sorayım da o güzel sesinizi duyayım, bundan sonra da bizim yanımızda olmaya devam edecek misiniz? Bundan sonra da terör örgütünün karşısında AK Parti’nin yanında dimdik ak alınla durmaya devam edecek misiniz? Bu terör örgütüne karşı inadına kardeşlik, ebediyete kadar kardeşlik diyecek misiniz?
İşte Bingöl bize sürur veriyor. Yüzde 32’yle başlayan desteğiniz yerel seçimlerde yüzde 57’lerde, genel seçimlerde yüzde 67’lere ulaştı. Hele o referandumlarda Bingöllü daha çok özgürlük çağrımıza yüzde 95,3’le, yüzde 95,8’le muazzam bir ses verdi, omuz verdi. İnşallah anayasamızı Ankara’da sizlerin de onayıyla yaptıktan sonra referandumda çok daha büyük bir oranla evet diyeceğinizi de biliyorum. Kurucu liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçildiği seçimlerde de yüzde 65’le onun yanında, aynen 1 Kasım’da da bizim yanımızda durduğunuz gibi durdunuz. 14 yıldır kesilmeyen bu desteğiniz için sağ olun, var olun, Allah razı olsun.
Değerli Bingöllüler, Bingöl’e neler yaptık, bölgeye neler yaptık? Bugün de birçok müjdeyle geldik, ama önce bir hatırlatmada bulunmak istiyorum. Bakınız, sadece 4 ay önce Bingöl’de sizin evladınız Cevdet Yılmaz kardeşimiz bir dizi projenin açılışını gerçekleştirmişti, o gün tam 323 milyon 588 bin lira değerinde. Biz hiçbir gücün karşısında eğilmeyiz Allah’ın izniyle. Bingöl yanımızdaysa bizim başımız hiç eğilmez. O gün tam 323 milyon 588 bin lira değerinde konut, hastane, okul, cami, adalet sarayı, yüzme havuzu ve daha pek çok bina, tesis, proje hizmete girmişti. Sadece 4 ay önce ve işte 4 ay sonra bugün 88 milyon lira değerinde yeni yatırımlarla yine sizlerleyiz. Bu kadar kısa aralıklarla, bu kadar büyük maddi değerli çok sayıda yatırımı hizmete sunmak sadece AK Parti’nin yapabileceği bir şeydir, bu AK Parti farkıdır.
Son 14 yılda Bingöl’de tam 8 milyar liralık yatırım yaptık, bu parayla tam 4739 farklı projeyi Bingöl’e kazandırdık.
Bingöl’ün en büyük atılımlarından birini eğitimde yaptık, 14 yılda 1539 derslik inşa ettik, tekli sisteme geçtik, 6202 öğretmen atadık, 9 milyon ders kitabını ücretsiz dağıttık. FATİH Projesiyle okullarımıza 2191 etkileşimli tahta ve öğrencilerimize 4361 tablet bilgisayar verdik. Bakın Bingöllüler, aramızdaki fark bu, biz bu bölgenin, bu yörenin yiğit çocuklarına ellerine tablet veriyoruz, onlar ise ellerine silah veriyorlar, taş veriyorlar, bomba veriyorlar; aramızdaki fark bu.
Ve bilsinler ki, hiçbir gencimizin o çukurlarda, o barikatlarda, bu dağlarda herhangi bir şekilde hayatının kararmasına artık izin vermeyeceğimiz. Ellerinde tablet, gönüllerinde iman, yüreklerinde millet ve ülke sevgisi ve önlerinde büyük ideallerle yola çıksın istiyoruz.
2007’de Bingöl Üniversitesi’ni kurduk. 2016 yatırımları dahil, 200 milyon Türk Lira’yı sadece Bingöl Üniversitesi için tahsis ettik, bugün itibarıyla 13195 öğrencisi var.
11 spor tesisi, 16 sağlık tesisi, 5544 konut, 79 adet ıslah tesisi, 7 adet gölet ve sulama tesisi inşa ettik, 2,4 milyon adet fidan diktik, 194 kilometre bölünmüş yol yaptık. Gelirken çevre yolumuzu da gördüm, inşallah en kısa zamanda tamamlanacak.
Bingöl’ü Elazığ ve Muş’a bölünmüş yollarla bağladık. 2013’te Sayın Cumhurbaşkanımızın bizzat Bingöl’e gelip havaalanı açmasına şahit oldunuz, bugün yolcu sayısı 135 bine ulaştı.
Bingöl’deki belediyelerimize 14 yılda 828 milyon Türk Lirası kaynak aktardık. Buradan Bingöl’e bir teşekkürümü daha ifade ediyorum, 7 belediyemizin Bingöl’de 5’i AK Parti’ye ait. Bu bölgedeki diğer belediyeler bu kaynakları başka yerlere harcarken, Bingöl Belediyemiz sadece Bingöllülerin hizmetine harcadı. Bingöl’ü ve bütün ilçe belediyelerimizi tebrik ediyorum ve yanınızdayız, arkanızdayız, her türlü hizmetinizi destekleyeceğiz diyorum, ta ki aradaki fark görülsün, ta ki kimin hizmet ettiği, kimin ise teröre hizmet ettiği ortaya çıksın.
34 bin 530 dönüm araziyi sulamaya açtık ve çiftçilerimize yıllık 14 milyon Türk Lirası zirai gelir artışı sağladık. Gül gibi Bingöl’e Gülbahar Barajı’nı hizmete aldık. Bingöl’e toplam 133 milyon Türk Lirası tarımsal destek ödedik.
Biz göreve geldiğimizde Bingöl’de hiç organize sanayi bölgesi yoktu, biz açtık. Aralarında sporcu fabrikasının da olduğu 4 spor tesisi daha yapıyoruz. Bingöllü gençlerimiz, kardeşlerimiz, geleceğin yıldızları bu spor solanlarında, gençlik merkezlerinde yetişecek, dağlarda heba edilmeyecek. Kültür merkezlerinde, eğitim kurumlarında, gençlik merkezlerinde dünyanın en güzel imkanlarıyla geleceğe hazırlanacaklar. Bingöl’ün gençlerinden daha nice Cevdet Yılmaz’lar bekliyoruz inşallah, daha nice.
5 gölet ve sulaması, 15 taşkın koruma tesisi inşa edeceğiz. Köy köy sulama projeleri yapıyoruz. Bingöllüler, gençleri kırmayın, hadi hep beraber ayağa kalkalım, ayağa kalkalım ve hep beraber.
Aziz Bingöl, ayağa kalkan Bingöl; sizin huzurunuzda söz veriyoruz, bu ülkenin birliğini, bu milletin birliğini, kardeşliğini korumak için gece-gündüz çalışacağı. Birliğimize, dirliğimize, kardeşliğimize söz veriyor musun Bingöl? Birliğimizi, dirliğimizi, kardeşliğimizi tehdit edenlere karşı dimdik duracak mıyız? Dimdik duracak mıyız?
Hep beraber söz verelim o zaman; birliğimiz için, dirliğimiz, kardeşliğimiz için, yüreğimizdeki imanla, elimizdeki al bayrakla, alnımızdaki terle gece-gündüz çalışacak, Selahaddin’in torunlarıyla Alp Arslan’ın torunlarını ebediyen kardeş kılacağız. Allah sizden razı olsun, buyurun.
Toplam 226 bin 200 dönüm zirai araziyi kapsayan 38 köy için 4 mikro havza proje hazırladık. Dev bir enerji projesi olan 175 metre yüksekliğindeki Kiğı Barajı’nı söz verdiğimiz gibi tamamladık, su tutmaya başladı, o bereketli su topraklarımıza bereket dağıtacak. Baraj toplam 450 milyon kilovat saat enerji üretecek.
Bakınız, 2002 yılına kadar Bingöl’de petrol ve doğalgaz sektörüne hiç yatırım yapılmamıştı. Biz ise 14 yılda sadece bu iki sektör için toplam 92 milyon lira yatırım yaptık. Bingöl’e doğalgaz iletim hattını yaptık, söz vermiştim size Bingöl’e doğalgaz gelecek diye, şimdi de iletim hattı tamamlandı, söz verdiğimiz gibi ev ev, dükkan dükkan dağıtımını yapmak için çalışmaları başlattık. İnşallah gelecek kış Bingöl’de doğalgaz kullanımı başlamış olacak, hayırlı, uğurlu olsun.
Sadece Bingöl’de de değil, bu bölgede yılların ihmal edilmişliklerini gidermek için çok şeyler yaptık. 14 yılda geçmiş yılların eksikliklerini telafi edecek dev yatırımlara imza attık. Büyük projeler ve dev yatırımlar için DAP ve GAP eylem planlarının kaynağını artırdık.
Son 14 yılda bölgeye yapılanlardan bazılarını kısaca zikretmek istiyorum.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde 19 baraj inşa ettik, toplam sulanan alanı 367 bin hektardan 883 bin hektara çıkardık. Toplamda 21 milyar Türk Lirası tarım ve hayvancılık desteği verdik. Her iki bölgede toplam 473 milyon fidan diktik.
TOKİ eliyle 19,3 milyar liralık yatırımımız sürüyor, 14 yılda toplam 127 bin konutu hak sahiplerine teslim ettik.
5360 kilometre bölünmüş yol yaptık. Bu rakam Türkiye’nin 2002’deki toplam bölünmüş yol rakamıydı. 5 hava limanı kurduk ve 12 yeni terminal binası hizmete aldık. Doğu bölgemizde 10 ilimize ve Güneydoğu Anadolu Bölgemizde ise 8 ilimize hızlı tren getirmek için proje çalışmalarına başladık.
Her iki bölgede toplam 18 yeni üniversite açtık, 69 bin derslik inşa ettik, yaklaşık 240 bin öğretmen atadık. Bakın, Bingöl’de derslik başına öğrenci sayısı 23’e düştü, Türkiye ortalaması 27; işte AK Parti farkı bu.
185 yeni hastane ve blok yaptık. Toplam 540 adet birinci basamak sağlık tesisini hizmete aldık. Her iki bölgede 14 yıl sadece 77 olan ambulans sayısını 1200’e çıkardık, 77’den 1200’e. Ayrıca 20 sağlık tesisi daha yapıyoruz. Sunduğumuz istihdam imkanlarıyla 30 bin olan sağlık personeli sayısı 73500’e ulaştı.
Her iki bölgede sigortalı çalışan 1,5 milyon kişiyi yaklaşık 3,5 milyona ulaştırdık.
İlbank eliyle bölgedeki belediyelere 14 yılda toplam 37 milyar lira kaynak aktardık, yerel yönetimler.
Ayrıca BELDES ve KÖYDES eliyle toplam 3,2 milyar liralık kaynak kullandık.
Bunlar sadece bir kısmı, vaktimiz dar, hepsini sıralamak mümkün değil. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimize son 14 yılda toplamda aktardığımız kaynak ise 200 milyar lirayı aştı, 200 milyar, eski rakamla 200 katrilyon. Bu bölgeye, Bingöl’e ne yapsak azdır. Şiddetten uzak, demokrasiye bağlı, kültür ve inancını diri tutan bu güzel belde bizim göz bebeğimizdir. Doğu-batı ekseninde de, Karadeniz-GAP ekseninde de kavşak noktası olan Bingöl inşallah çok daha iyi noktalara taşınacak.
Beklentilerinizi biliyorum, söz verdiğimiz her şey yerine gelecek. Hastaneyle ilgili sıkıntıyı biliyorum, çok özel takibimde. İnşallah bu konu 3-4 aya kadar çözülecek ve Bingöl gündeminden çıkacak, 350 yataklı hastane Bingöl’e şifa dağıtacak.
Belediyelerimizin çalışmalarını her zaman iftiharla takip ediyorum. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da desteğimiz sürecek.
Kentsel dönüşüm çalışmalarında çok önemli ilerlemeler sağlandı. Doğalgazda da biraz önce zikrettiğim gibi gerekli adımlar atıldı, o konu da hiç gündemimizden çıkmıyor.
Biz bütün bu planlamaları, icraatları, hizmetleri yaparken, ülkeyi, Bingöl’ü mamur kılarken, bir yandan gönülleri de mamur kılıyoruz. Biz 2001’de yola çıkarken bu memlekette insanlar dilleri, kültürleri, inançları, kılık kıyafetleri sebebiyle aşağılanıyordu, ayrımcılığa tabi tutuluyordu. İşte biz o aşağılananlar, o mazlumlar adına yola çıktık. Şimdi geldiğimiz noktada ise Allah’a şükürler olsun ki o ayıplardan hiçbir eser kalmadı. Güzel Kürtçeyi, güzel Zazacayı yasaklayan zihniyetten, burada, Bingöl’de güzel Kürtçe, güzel Zazacayla yiğit Zazaları, yiğit Kürtleri selamlayan bir Başbakan geldi; aradaki fark bu. Bütün yasakları kaldırdık, bütünün siyasetini yapıyoruz, parçanın değil, bölmüyoruz birleştiriyoruz. Vatandaşlarımız arasında en ufak ayrımcılık yapmıyoruz, herkes bu ülkenin birinci sınıf vatandaşlarıdır.
Sevgili Bingöllü kardeşlerim, tesislerimizin açılışı için sabırsızlandığınızı biliyorum. Gelin bir bir sayalım, güzel Bingöl’e hayırlı olsun: Hesarek Kayak Tesisleri, terminal binası, tarımsal sulama tesisleri ve göletler, Yatılı Bölge Okulu, Kız Meslek Lisesi, Yedisu Lisesi, Cumhuriyet Kız Yatılı Bölge Okulu ile Anadolu Lise’sinin pansiyonları, Anadolu Lisesi spor salonu, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü hizmet binası, emniyet müdürlüğü lojmanları, kültür merkezi, öğretmen evi. Bitti mi? Hayır, daha niceleri. Organize sanayi bölgesi çağrı merkezi, tıbbi atık tesisi, kent güvenliği sistemi, iş makineleri ve 15 köyümüzün park düzenlemeleri. İnşallah bir gün gelir o köylerimizi de ziyaret ederim. Hepsi Bingöl’ümüz için.
Bingöllüler, siz gerçekten çok şanslısınız. Uçakla gelirken Bingöl’ün o dağlarındaki karları gördüm, indiğimiz zaman o güzel güneşinizi gördük. Söz verdik ve elhamdülillah verdiğimiz sözü yerine getirdik. Hayırlı uğurlu olsun Bingöllüler, hayırlı, mübarek olsun.
Birileri bu bölgeleri, bu şehirleri yıkmaya çalışırken, biz imar etmeye geliyoruz. Birileri bu yiğit Zaza kadınlarının, Kürt kadınlarının yüreklerine evlat ateşi düşürmeye çalışırken, biz onların yüreğine bütün Türkiye’nin evlat muhabbetini sunuyoruz. Birileri bu gençleri dağlarda, barikatlarda heba etmek, piyon gibi kullanmak isterken, biz gençlerimizi açtığımız kayak tesisine, gençlik merkezine, kültür merkezlerine, liselere, üniversiteler çağırıyoruz.
Allah hayırlı uğurlu eylesin. Allah birliğimizi, beraberliğimizi daim etsin. Gençler bizi çağırdı, her zaman sizinleyiz, her zaman Bingöllü gençleriyiz.
Allah sizden razı olsun, Allah yar ve yardımcımız olsun. Allah’a emanet olun.