Yükleniyor...

Basbakan Davutoglu’nun 64. Hükümet 2016 Yili Eylem Plani Takdim Toplantisinda Yaptigi Konusma

 

Değerli davetliler, değerli kamu yöneticilerimiz, değerli basın mensupları, aziz milletim; hepinizi sevgiyle, hürmetle selamlıyorum.

Tarihi bir gündeyiz, tarihi öneme sahip bir toplantı gerçekleştiriyoruz. Alnımızın akıyla milletimizin huzurunda verdiğimiz sözleri hayata geçirecek olmanın heyecanını yaşıyoruz. Türkiye’de demokrasi tarihimizin en parlak sayfalarından birini 1 Kasım seçimleriyle aştık. Aziz milletimizin yol göstericiliği için, basireti için, feraseti için, dirayeti, aklıselimi ve sağduyusu için ne kadar teşekkür etsek azdır. 81 vilayetimizde milletimiz sandık başına gitti ve yüzde 85’i aşan bir yüksek katılımla dünyaya örnek bir demokratik olgunluk numunesini sergiledi. Bütün iddiaları çürüten, bütün gölgeleri bertaraf eden bir sonuçla toplumun yüzde 97’sinin temsil edildiği bir Türkiye Büyük Millet Meclisi tablosu ortaya çıktı. 1 Kasım’da oluşan bu demokratik tablo sadece Türkiye’nin demokrasi tecrübesi açısından değil bütün dünyanın demokrasi tecrübesi açısından da manidardır. Sandık başına giden, demokrasi tercihini kullanan her bir vatandaşımıza sizlerin huzurunda şükran ve minnetlerimi ifade ediyorum.

7 Haziran seçim sonuçlarına bakarak Türkiye’nin tökezleyeceğini sananlar 1 Kasım’da hak ettikleri dersi aldılar. 7 Haziran-1 Kasım seçimleri arasında yüklendiğimiz sorumluluk milletimizden destek gördü ve 1 Kasım’da milletimiz kaos simsarlarına unutulmayacak, unutulamayacak bir ders verdi.

Eylem Planımıza geçmeden önce müsaadenizle 7 Haziran sonrası yönetim performansımızın bir yansıması olarak son 1 hafta içinde elde edilen birkaç ekonomik müjdeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

2015 yılında iki seçim nedeniyle ortaya çıkan siyasi belirsizliklere ve komşu ülkelerde artan jeopolitik gerginliğe rağmen üçüncü çeyrekte çok güzel ekonomik veriler elde ettik. Ekim ayında sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,6 oranında önemli bir artış gösterdi. Arındırılmamış verilere göre ise sanayi üretiminde yıllık artış dikkatinizi çekiyorum, yüzde 14,7 oldu. 1 Kasım seçimleriyle bunun devam edeceğini ve sanayi üretiminin dördüncü çeyrek büyümesine ciddi katkı sağlayacağını görüyoruz.

Türkiye ekonomisi 2015 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre bugün sabah açıklanan rakamlarla yüzde 4 ile beklentilerin üzerinde, ilk 3 çeyreğinde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 oranında büyümüştür. Yüzde 3,5-4 civarında bir büyüme, 2015 yılında Türkiye ekonomisinin Çin ve Hindistan hariç gelişmekte olan ekonomilere göre yaklaşık 2 kat veya daha hızlı büyümesi demektir. 2016 yılı ise inşallah çok daha iyi bir yıl olacak.

Kasım seçimleri sonrası ülkemizde siyasi görünümün iyileşmesi ve 4 yıllık iktidar döneminde hayata geçireceğimiz reformlarla büyüme potansiyelimizi daha da artıracağız. Kalkınma ve refahın iki temel bileşeni olan siyasi istikrar ve reform Hükümeti sayesinde ülkemizin ekonomik görünümü pozitife dönmüştür.

Saygıdeğer konuklar, aziz milletim; milletle ahdimizi tazeledik ve yeniden ilk günkü aşkla koşmaya başladık. Milletimiz bize güvendi ve emanetini omuzlarımıza yükledi. Milletin o aziz emanetini yere düşürmedik, düşürmeyeceğiz. Vehim üretenler, korkuyu bekleyenler, ülkenin moralini çökertmek isteyenler, milletin yazdığı destan karşısında aciz kaldılar, aciz kalacaklar. Zira büyük milletimiz düğümü bir hamlede nasıl çözeceğini 1 Kasım’da cümle aleme gösterdi. Seçimden önce ne dediysek hayata geçirmek için yüz akıyla bugün bu salonda, ama bütün bir Türkiye’de 78 milyonun huzurundayız. Başkaları verdikleri sözlerin mahcubiyetini bile yaşamadan unuttu gitti. Başkaları suya, kuma yazı yazar. Biz ise taşa, kayaya hiç silinmeyecek hitabeler yazarız.

Seçimden önce millete giderken bizim sözümüz senettir demiştik, işte o senedi bugün imzalıyoruz. Ne mutlu bize ki her gün yeniden milletimizle ahitleşiyoruz, yeniden sözleşiyoruz, yeniden kucaklaşıyoruz, yeniden şaha kalkıyoruz.

Değerli davetliler; siyasal meşruiyetin kaynağı halktır. Halka rağmen siyaset yapmak isteyen, halka gitmeden, halkın rızasını almadan demokrasiye gölge olmak isteyen bütün hayaletleri siyaset sahnesinden uzaklaştırdık. Demokrasiyle Türkiye’yi büyüttük, demokrasiyle özgürlük alanlarını genişlettik, demokrasiyle teşebbüs hürriyetini gerçekleştirdik. Dünyanın her yerinde başımız dik, alnımız ak. Bizim siyasetten muradımız insanlık onurunu yükseltmek ve yüceltmektir. Daha itibarlı bir Türkiye, daha güçlü bir toplum için çalışacağımız. Halkımızın bize verdiği güç ile, halkımıza hizmetle taçlandıracağız. Daha adil, daha müreffeh, daha güçlü, daha özgür ve daha demokratik bir Türkiye idealiyle geleceğe yürüyeceğiz. Hükümet Programımızı bu anlayışla hazırladık, Eylem Planımızı bu anlayışla bugün sizlere sunuyoruz. İlk bir yılda gerçekleştireceğimiz reformları bu anlayışla hazırladık. Size verdiğimiz sözleri yerine getirmeye yönelik büyük bir kararlılıkla konuşurken etrafınızda bir ateş çemberi olduğunun da farkındayız. Bölgemiz büyük bir istikrarsızlığın pençesinde, krizlerle, çatışmalarla boğuşuyor. Bütün dikkatimize, çabamıza rağmen ülkemiz yanı başındaki bu yangınlardan ister istemez etkileniyor. Ancak bir yandan bu krizlere çözüm bulmak, bölgemizin halklarını selamete kavuşturmak, ülkemizi bu yangından uzat tutmak için yoğun bir mesai harcarken, diğer yandan da sizlere verdiğimiz vaatleri bir an bile geciktirmeden yerine getirme kararlılığındayız. Hani güzel bir deyiş vardır, bir yandan şeytan taşlayacağız, ama bir yandan da tavaf etmeyi ihmal etmeyeceğiz.

Zamanı, saati durdurmadan büyük krizleri yönetirken bile odağımızı kaybetmeden Türkiye’yi büyütmeye çalışıyoruz hiçbir zaman mazeret üretmedik, üretmeyeceğiz. İşte bu anlayışla bugün Eylem Planımızı yol haritamızı açıklıyoruz. Temel hedefimiz siyaset kurumunun daha çok güçlendiği, meşruiyet alanının herkes için daha çok genişlediği, hak ve hürriyetlere herkesin daha kolay eriştiği güçlü bir Türkiye inşa etmektir. Milletimizin bize olan güvenine Allah’ın izniyle halel getirmeyeceğiz. O güven duygusunu yaralayacak, zedeleyecek hiçbir adımı atmayacağız. Kendimizi bağlamak, milletle ahdimizi tazelemek için seçimden önce verdiğimiz sözleri şimdi bir Eylem Planıyla hayata geçiriyoruz. Seçim beyannamemize de yazdığımız her şeyin arkasında olduğumuz bugün gösteriyoruz bizim ahdimiz, akdimiz halkımızla. Birazdan açıklayacağımız takvimdeki vaatlerin hepsini meydan meydan gezip o güzel Anadolu, Rumeli insanının gözlerinin içine bakarak konuştuk. İşte verdiğimiz sözlerden sadece birkaçını hadi birlikte izleyelim.

Başta da dediğim gibi.

(VTR Gösterildi)

Tabi diğer miting meydanları pek belli olmadı, ama Adana belli oldu, Ömer Bey’de orada gülmeye başladı. Adana’dan bütün 81 vilayetimize selamlarımızı tekrar buradan gönderiyoruz. Bütün vilayetimize bizi bağrına basan Anadolu’nun, Trakya’nın yiğit insanlarına, bacılarımıza bir kez daha huzurunuzda selamlarımızı iletiyoruz.

Değerli arkadaşlar, bu vaatleri tartışmaya açmadan, kendimizle çelişmeden verdiğimiz bütün sözleri birer birer gerçekleştireceğiz. İşte bugün burada kamuoyu önünde STK’ların, medyanın takibinde, milletimizin huzurunda kendimizi bağlayarak vaatlerimizin gerçekleşme takvimini açıklıyoruz. Bugünden başlayarak yeni bir sayfa açıyoruz, vira bismillah diyoruz. Bir kez daha vakitler hayrola, hayırlar fetih ola, şerler defola diyoruz.

Değerli kardeşlerim, bu Eylem Planımızı bütün Türkiye, 78 milyon kardeşimiz takip etsin. Kurucu Genel Başkanımız, şimdiki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan 3 Kasım 2002 genel seçimlerinden sonra AK Parti Hükümetinin ilk acil eylem planını açıkladığında herkesi çetelemizi tutmaya, yapacaklarımızı takip etmeye çağırıyoruz demişti. Biz de bu siyaset tarzının takipçisi olarak bugün reformist bir Hükümet olduğumuzu cümle aleme ilan ediyor ve sizlerden verdiğimiz hangi sözü ne zaman gerçekleştirdiğimizi takip etmenizi istiyoruz. Seçim geçtikten sonra eski defterleri kapatan, verilen sözleri unutan bir siyaset anlayışımız olmadı, olmayacak. Biz Eylem Planımızı milletimizin talep ve istekleri doğrultusunda hazırladık. Tek amacımız, milletimizin ve devletimizin birlikte güçlenmesidir. Her eylememizin, her reformumuzun muhatabı toplumun tamamıdır. Her eylememizin, her reformumuzun gayesi bütün toplum kesimlerinin huzur ve refahının artmasıdır.

Eylem Planımızda önce vaatlerimizin takvimini sizlere aktaracak, ardından da 3 ay, 6 ay ve 1 yıllık periyot içerisinde hayata geçirmeyi planladığımız reform paketlerimize yer vereceğim.

Şimdi Eylem Planımızda 1 hafta, evet, sadece 1 hafta içerisinde yapacaklarımızı hızlıca sizlere aktarmak istiyorum, önümüzdeki 1 hafta içinde.

1- Eylem Planımızın uygulanmasına yönelik Bakanlar Kurulu kararını çıkartıyoruz.

2- Reformların koordinasyonu ve izlenmesi kurulu ve reform grubu oluşturuyoruz.

3- Gençlerimize proje karşılığı 50 bin Türk Lirası’na karşılıksız nakdi destek vermeye başlıyoruz. 24 Aralık Perşembe günü gerçekleştireceğimiz Girişimcilik Ödül Töreninde bu düzenlemenin ilk adımını atacağız.

4- Gençlerimize 100 bin Türk Liraya kadar faizsiz kredi desteğiyle ilgili süreci başlatıyoruz. Kredi Garanti Fonu aracılığıyla bu krediye yüzde 85 kefalet imkanı sağlıyoruz.

5- Henüz 1 haftayı bile beklemeden bugün imzaladığımız kararla lisans öğrencilerinin aldığı 350 Türk Lirası burs ve kredi miktarın bugünden itibaren 400 Türk Lirası’na çıkardığımızın müjdesini veriyorum.

Gençlerde evliliğin teşvik edilmesi amacıyla çeyiz hesabı uygulamasını başlatarak çeyiz hesabında biriktirilen paranın yüzde 20’si oranında destek sağlamaya başlıyoruz.

Esnafımıza 30 bin Türk Lirası faizsiz kredi desteği uygulamasını derhal önümüzdeki haftadan itibaren başlatıyoruz.

İşletme büyüklüğü 5 dönümün altında olan meyve, sebze, süs bitkisi ve ıtri, tıbbi, aromatik bitki yetiştiricisi çiftçilerimizi destekleme yönelik düzenlemeyle ilgili de bütün kararları çıkartıyoruz.

Çiftlere seraların modernizasyonu için faizsiz kredi desteği uygulamasını önümüzdeki haftadan itibaren başlatıyoruz. Seralara ticarethane elektrik fiyatı yerine sula suyu elektrik fiyat uygulamasını başlatarak seracılık maliyetini düşürüyoruz.

Bunlar hemen hayata geçireceğimiz düzenlemeler, çünkü herhangi bir yasal düzenlemeye ihtiyaç hissetmiyoruz bunlarda. Allah’ın izniyle bunların bir kısmını önümüzdeki günlerde gerekli Bakanlar Kurulu kararlarını çıkartarak en geç 1 hafta içinde bütün b alanlarda süreci başlatacağız.

Aziz vatandaşlarım, burada bir hususa işaret etmem gerekiyor; bütün kamuoyumuzun hakemliği de çok önemlidir. Reform niteliğindeki bazı değişiklikler Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesini gerektiriyor. Bu vaatlerimiz içerisinde yasal düzenleme gerektiren hususlarda millet iradesini temsil eden herkesin katkısı gerekecek, en azından yeterli sayısal desteğe ihtiyaç duyulan alanlarda muhalefetin omuz vermesi gerekecek.

Huzurunuzda muhalefet partilerimize çağrıda bulunuyorum, gelin Türkiye’nin gelişme iradesine, büyüme azmine katkı verin. Bütçe konusunda, kalıcı bütçeyi çıkarma konusunda yaptığımız çağrıya maalesef sadece Sayın Bahçeli olumlu cevap verdi, bu çağrımız konusunda makul çağrımızı ise diğer partiler pazarlık konusu yapmaya kalktılar. Bu reformların hayata geçmesinde aynı tutumu sergilemeyin ve millete hizmet yolunda makul bir siyasi tavır sergileyin. Milletimizin gözü üzerinizdedir, milletimiz katkılarınız dolayısıyla hızla hayata geçen reformları da, engelleyici tutumunuz nedeniyle geciken reformları da gözleyecek, notunuzu ona göre verecektir.

Artık önyargılı, sonuç vermeyen siyasi alışkanlıklarla muhalefetin de gideceği bir yer yoktur. O nedenle, bir kez daha muhalefet liderlerine sesleniyorum; gelin bu ülkeyi el ele vererek yarınlara hep birlikte taşıyalım.

Değerli davetliler, milletimizin yaşam kalitesini doğrudan yükseltecek olan eylemlerimizin tamamını hiç ertelemeden, hiç geciktirmeden vaatlerin bütününü, reformları daha sonra açıklayacağım dikkatinizi çekiyorum, vaatlerin bütününü ilk 3 ya içinde hayata geçireceğiz.

İlk 3 ay içinde gerçekleştirmeyi planladıklarımızı ekonomik ve sosyal politikalar alanında yoğunlaştırdık. Toplumun tamamının mutluluğunu gözeterek, emeği, alın terini ve sosyal adaleti esas alarak büyük değişiklikler yapıyoruz.

Türkiye’nin imkan ve kaynaklarını adaletle paylaşmayı sosyal ve ekonomik politikalarımızın merkezine alıyoruz. 78 milyon vatandaşımızın hayatına doğrudan temas edecek olan büyük müjdelerimizi ertelemeden hayata geçiriyoruz.

Birer birer şimdi gelin eylemlerimize girelim.

Bu 3 ay içinde tamamlayacağımız eylemlerimiz şunlardır: Bunlar sadece burada zikredeceklerim, daha detaylı bilgiler sizlere sunulan kitapçılarda, belgelerde yer alacak.

1- Asgari ücreti inşallah 1300 Türk Liraya yükseltiyoruz. İşçilerimize yönelik bu düzenlemeyi, şimdi toplu sözleşme görüşmeleri devam ediyor, bu hedefe ulaşacağız. İşçilerimize yönelik bu düzenlemeyi gerçekleştirirken de işverenlerimizin rekabet gücünü zaafa uğratmayacak düzenlemeler yapacak, özellikle KOBİ’lerimiz üzerindeki yükü minimize edeceğiz. Bir taraftan işçilerimize bir refah aktarımı sağlarken, diğer taraftan özellikle KOBİ’lerimizin rekabetçilik açısından etkilenmemesi için de gerekli tedbirleri alacağız.

2- Tüm işçi ve BAĞKUR emeklilerimize yıllık 1200 Türk Lirası veriyoruz.

3- Yüzde 15’ten yüzde 10’a indirilen BAĞKUR, SSK ve Emekli Sandığı sigortalısı olan esnafımızın emekli aylıklarından kesilen sosyal güvenlik destek primi kesintisini tamamıyla bu 3 ay içerisinde kaldıracağız.

4- 65 yaş aylığı alan yaşlılarımız kimin yanında, nerede yaşarsa yaşasın bundan sonra maaşlarında kesinti, duraksama ve engelleme olmayacak, bunun için gerekli düzenlemeleri yapıyoruz.

5- Bütün muhtarlarımıza selam ederek söylüyorum, muhtarlarımızın 950 lira olan maaşlarını 1300 liraya önümüzdeki 3 ay içinde yükseltiyoruz.

Polislerimizin ve uzman erbaşlarımızın, kahraman polislerimize, özellikle terörle mücadele eden polislerimize bütün milletim adına şükranlarımı ifade ediyor ve onlarla da bu müjdemi paylaşmak istiyorum; polislerimizin ve uzman erbaşlarımızın 2200 olan ek göstergelerini 3000’e çıkarıyoruz ve polislerin emniyet hizmet tazminatını yüzde 25 oranında arttırıyoruz.

Askerlerimize, Silahlı Kuvvetler mensuplarımızı da selam ediyorum. Astsubay emeklileriyle ilgili zikredilen bütün sorunları çözüyoruz.

Askeri öğrencilerimizin harçlığını 400 liraya çıkarırken, er ve erbaşlarımızın harçlığını da 30 liradan 100 liraya yükseltiyoruz. Bütün erlerimizi, Mehmetçiklerimizi de buradan selamlıyorum.

Küçük ve orta ölçekli işletmelerin TSE ve patent belgelerinin maliyetlerinin devlet tarafından karşılanmasını sağlıyoruz.

Biraz önce miting meydanında söz verdiğim hususa geliyorum, önümüzdeki Şubat ayında 30 bin yeni öğretmenin atamasını yapıyoruz. 

Konut hesabı uygulamasını başlatıyoruz. Bu çerçevede ev almak için konut hesabı açan ve yüzde 25 peşinat biriktiren vatandaşlarımıza yüzde 15 katkı sağlıyoruz.

Emeklilerimizi ve dar gelirli vatandaşlarımızı 250 lira taksitle konut sahibi yapmak üzere düğmeye basıyoruz.

Değerli davetliler; dün Dünya Kadınlar Günü’nde de üzerinde durduk, Kadın Kongremizi yaptık geçen hafta Cumartesi Kadın Kongremizi, bütün AK kadınlarımıza selamlarımızı buradan iletiyorum. Dün de Birleşmiş Milletler’le birlikte kadına karşı şiddete dur demek için İstanbul’da bir büyük toplantıya ev sahipliği yaptık. AK yüzlü, AK gönüllü bütün kadınlarımıza buradan selamlarımı hürmetlerimi ifade ediyor ve şimdi kadınlarımızla ilgili vaatlerimize geliyorum.

Toplumun direği kadınlardır, kadınların ayakta olduğu, kadınların diri, kadınların etkin olduğu bir toplumun zaaf göstermesi mümkün değildir. Kadına yapılan her hizmet toplumun sağlığına, huzuruna, mutluluğuna yapılmıştır. Biz de bu anlamda popülizme, hamasi gönül alıcı sözlere sapmadan, doğrudan kadınlarımızın itibarını yükselten işler yapıyoruz. Buradan bütün kadınlarımızı bilvesile tekrar hürmetle selamlıyorum.

Eylem Planımızda kadınlarımız için çok özel bir çalışma yaptık, şimdiden kadınlarımıza hayırlı olsun diyorum ve başlıyorum zikretmeye.

Doğum nedeniyle ücretsiz izinde geçen sürelerin memuriyet kıdeminde değerlendirilmesini sağlayacak düzenlemeleri yapıyoruz. Yine bunlar ilk 3 ay içinde, yani Mart ayının sonuna kadar gerekli yasal işlemlerin tamamlanmasını planladığımız çalışmalar.

Çalışanların doğuma bağlı izin ve haklarını gerçekleştirmek üzere Devlet Memurları Kanunu ve İş Kanununda gerekli değişiklikleri hazırladık, gecikmeden hayata geçireceğiz. Çalışan kadınlarımıza doğuma bağlı olarak ilk çocukta 2 ay, ikinci çocukta 4 ay, üçüncü ve üzeri çocukta 6 ay yarı zamanlı ve tam ücretli çalışma hakkı ile çocuğun okula başlama yaşına kadar kısmı süreli çalışma hakkı getiriyoruz. Böylece kadınlarımız artık annelik mi, meslek mi diye onları derinden kaygıya sevk eden bir soruyla muhatap olmayacaklar. Hem anneliklerini hakkıyla yapacaklar, hem de emek verdikleri mesleklerini yerine getirebilecekler.

Yine üzerinde titizlikle durduğumuz mevsimlik tarım işçisi kadınlar, o güneşin alnında çalışan yiğit kadınlar, hem onlar, hem de ev eksenli çalışan kadınlarımızın sosyal güvenceden daha kolay faydalanmalarını sağlayacak düzenlemeler yapıyoruz. Mevsimlik tarım işçileriyle göçer ve yarı göçerlerin okullaşmasına yönelik tedbirleri alıyoruz.

51 ilimizde uygulanmakta olan yüzde 6 oranındaki işveren primi indiriminde esas alınan 10 işçi çalıştırma zorunluluğunu kaldırıyoruz. Böylece çalışma hayatımız için üretimin teşvikinde önemli bir yenilik daha yapıyoruz.

Yoksul ailelere belirli ölçülerde internet erişim imkanı sağlayacağız, hiçbir aile elinde imkan olmadığı için internet kullanamamanın hüznünü yaşamayacak.

Kentsel dönüşüm yapılması şartıyla izinsiz yapılara elektrik ve su bağlanması imkanını getiriyoruz, ama istismara asla izin vermeyeceğiz kentsel dönüşümle birlikte.

Eylem Planımızda kültürel ve tarihi unsurlar ile pedagojik boyutlu düzenlemelere de yer verdik. Bu kapsamda, tarihimizin önemli şahsiyetleri ve olayları ile masal kahramanlarımızın belgesel, dizi ve çizgi filmlerle tanıtımını destekleyeceğiz.

Çocuklarımızın sevebilecekleri ve sorumlu birer birey olarak yetişmelerini sağlayacak içeriğe sahip bilgisayar oyunlarının ve animasyonların üretilmesini teşvik edeceğiz; çocuklarımız bizim her şeyimizdir.

Dün Birleşmiş Milletler Kadın Zirvesinden Dolmabahçe Ofisine giderken, Ofisin orada müzeye doğru yürüyen cıvıl cıvıl çocuklar gördüm. Rahmetli hocam, birçoğumuzun hocası Sebahattin Zaim’in adını taşıyan Sebahattin Zaim İlkokul öğrencileri. Durdum, onlarla selamlaştık, kucaklaştık, benim misafirim olur musunuz dedim, beraber Dolmabahçe Ofisine gittik, sohbet ettik. Gözleri ışıl ışıl; Allah çocuklarımızın gözlerindeki o ışığı hiç söndürmesin. Onların gözlerine baktığımda, bana bir kısmı Ahmet amca dedi, bir tanesi aradan, ben emmi diyebilir miyim dedi. Olur, sen de Ahmet emmi de dedim; kimisi dayı, kimisi amca.

Ama o çocuklara baktığımda, şu anda biz burada Türkiye’nin bu büyük ideallerini paylaşırken çocuklarımızın geleceğiyle ilgili heyecanla, barış içinde konuşurken, çocukları sahile vuran Suriye halkı, bombalar altında ayaklarını kaybeden çocukların yaşadığı Suriyeli kardeşlerim, mülteciler, onlara da inşallah güzel günler duasıyla her zaman yanlarında olacağımızı, dünyanın neresinde olursa olsun gözünden bir damla yaş akan çocuk varsa onun yaşını silmek için bütün bir Hükümet olarak seferber olacağımızı buradan ilan ediyorum.

Masum çocukların etnik, mezhebi, dini geçmişleri yoktur, onların hepsi masumdur. Kim olursa olsun, hangi coğrafyada olursa olsun, çocuklara zulmedenler en büyük insanlık suçunu işlemişlerdir ve nerede, hangi coğrafyada olursa olsun o çocukların gözyaşını dindirmek, yetimlere sahip çıkmak bize ulu Peygamberimizden en büyük nasihattir; bunun gereğini yaptık, yapmaya devam edeceğiz.

Herkes Aylan bebeği unutsa biz Aylan bebeği unutmayacağız. Kimileri bu garipleri, bu çocukları ateşin altına geri gönderelim diye çağrı yaparken, biz ateş altındaki bütün çocukların Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin şefkat ve merhamet çınarı altında yetişmeleri için elimizdeki her imkanı kullanacağız. Allah bize öyle bir güç ve kudret versin ki, değil namerde, merde dahi muhtaç eylemesin. Allah bize öyle bir kudret, öyle bir şefkat versin ki, nerede bir mazlum varsa, nerede eşini kaybetmiş bir kadın varsa, nerede babasını, annesini kaybetmiş bir çocuk varsa, ah Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin şefkatli çınarı altına sığınabilsem diyen nerede bir insan varsa, ona şefkat elimizi uzatabilmemiz için Allah bize güç ve kudret versin.

Değerli arkadaşlar, kültür faaliyetlerimizle ilgili ayrıca bir stratejik eylem planı hazırlayacağız. Ama hem geleneksel sanatlarımızı destekleyeceğiz, hem de çağdaş sanatları destekleme doğrultusunda gerekli adımları atacağız. Çağdaş sanatların, sinemanın, tiyatronun, operanın geliştirilmesine yönelik destek mekanizmalarımızı güçlendiriyoruz.

Burada gurbette olan vatandaşlarımıza da seslenmek istiyorum, bizi Ekim başında Almanya’da, Avrupa’da bağrına basan seçim kampanyamızı başlattığımız vatandaşlarımıza, onların da taleplerini tek tek almış ve söz ve vaatte bulunmuştuk. Şimdi orada ne söz verdiysek, 7 Haziran öncesinde ve 1 Kasım öncesine yurtdışındaki vatandaşlarımıza ne söz verdiysek büyük bir kısmını yerine getirdik, geri kalanlarını da yerine getireceğiz.

Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın bu çerçevede bedelli askerlikle ilgili beklentilerine cevap veriyoruz. Bu kapsamda, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın askerlik bedelini 6 bin avrodan 1000 avroya düşürüyoruz.

Ekonomik istikrarın en önemli ayaklarından birisi küçük ve orta boy işletmelerdir. Biraz önce de zikrettim KOBİ’lerimizi, KOBİ’ler, refahın işveren nezdinde de, çalışan nezdinde de yaygınlaştırılmasında çok önemli bir işlev görmektedirler, biz de KOBİ’lerimize bu öneme uygun bir ihtimamla yaklaşıyoruz.

KOBİ’lerimize sesleniyorum, her bir KOBİ için 1,5 milyon lira ve her bir risk grubu için 2 milyon lira olan kefalet limitini yükseltiyoruz. Buna göre limitler, imalat sektöründe faaliyet gösteren KOBİ’lerin yatırım kredileri için 2,5 milyon liraya, her bir risk grubundaki imalatçı KOBİ’ler için ise 3 milyon liraya çıkarılacak. Diğer KOBİ’ler için 8 yıl olan maksimum vade de imalatçı KOBİ’ler için 10 yıla, diğer KOBİ’ler için yüzde 75 olan kefalet oranı ise imalatçı KOBİ’ler için yüzde 80’e çıkartılacak. KOBİ’lerimize bütün bu desteklerimiz hayırlı olsun diyorum.

Küçük esnafımız için de iyileştirmelerimiz var. Basit usulde vergilendirilen esnafın yıllık 8 bin Türk Lirası’na kadar olan kazançlarından hesaplanan vergiyi almayacağız.

Değerli konuklar; geride bıraktığımız 13 yıla büyük hizmetler sığdırdık, bu hizmetlerin arasında gençlerimize yönelik olanlar her zaman ayrı bir yer tuttu. Çocuklarımızdan bahsettik, şimdi de gençlerimize hitap ediyorum, gençlerimiz bizim istikbalimizin en önemli teminatlarıdır, onlarla birarada olduğumuzda hem dinamizm ve aşk kazanıyoruz, hem de istikbalimizin ışıklarını görüyoruz. Önümüzdeki günlerde Gençlik Kongremizi de yapacağız inşallah. Şimdiden Türkiye’nin her yerinde cıvıl cıvıl geleceğe hazırlanan gençlerimize selamlarımızı iletiyorum.

Büyüyen, gelişen Türkiye yolunda tam özgüven ve ehliyetle çıkan 64. Hükümetimiz de bu yeni dönemde gençlerimize çok özel projelerle ulaşacak.

Birer birer söylüyorum; ilk kez iş bulan her gencimizin 1 yıl boyunca ücretini devlet ödeyecek. Bunu söz verdik, bazıları hayal zannetti, değil. İlk 3 ayın içinde yapacağımız düzenlemeyle gençlerimizin ilk 1 yıllık maaşı bizden.

Gençlerin genel sağlık sigortası prim borçlarını sıfırlıyoruz.

Meslek lisesi ve üniversite öğrencilerinin staj yapmalarına özendirici tedbirler alıyoruz.

Lise veya üniversite mezunu gençlerimizin genel sağlık sigortası giderlerine destek oluyoruz. Buna göre, primler 2 yıl süreyle gelir testi yapmaksızın ve prim alınmaksızın devlet tarafından karşılanacak.

Gençlere ücretsiz internet erişimi imkanı getirecek düzenlemeleri süratle yapacağız.

Yeni iş kuran gençlerimize 3 yıl boyunca Gelir Vergisi muafiyeti sağlıyoruz, ta ki gençlerimiz bütün gelirlerini kendi maişetlerine ve yeni yatırımlara ayırabilsinler.

Gençlerimiz için GENÇDES programını hayata geçiyoruz.

Kısa film, ilk film, kitap, dergi ve benzeri sanatsal faaliyetler ile sportif etkinliklerde bulunan gençlerimize proje bazlı karşılıksız destek vereceğiz, gençlerimizin nice kabiliyetlerini ortaya çıkaracağız bu yolla.

Yine geçlerimize verdiğimiz bir taahhüttü, hemen hayata geçiriyoruz, öğrenim gören gençlerimizin pasaport harcını kaldırıyoruz, öğrenim gören gençlerimiz pasaport alırken harç ödemeyecekler.

Değerli misafirler; Eylem Planımızda tarım alanına ilişkin olarak da çok önemli yenilikleri hayata geçiriyoruz, söz verdik, o sözleri yapacağız. Bereketli çiftçilerimize de buradan yine selamlarımızı iletiyorum.

Yemde ve gübrede KDV’yi tamamen kaldırıyoruz.

Genç çiftçilerimize proje karşılığı 30 bin lira karşılıksız destek veriyoruz.

Kırsal kalkınma desteklerinin 81 ile yaygınlaştırılmasını sağlamaya yönelik programlar hazırlıyoruz.

Eylem Planımızı hazırlarken ekonomik ve sosyal politikaları da bu anlamda birarada geliştirdik. Özünde ekonomik olan bir düzenlemenin mutlaka geniş katmanlı sosyal bir boyutu olmasına da dikkat ettik. Örneğin, devletçe bir işletme sahibine yaptığımız herhangi bir katkının dezavantajlı kesimden en az birkaç vatandaşımıza dokunuyor olmasına özen gösterdik. Bu çerçevede, sosyal destek alan vatandaşlarımızdan istihdam edilenlerin işveren sigorta primini desteklemeye başlıyoruz, böylece sosyal destek aldığı için kişilerin çalışmaması yönündeki bir yaklaşımını da engellemiş oluyoruz, teşvik ediyoruz.

Planımızdaki en önemli düzenlemelerden birisi de, anahtar teslimi fabrika modelimiz oldu. Evet, sembolik bir kira bedeliyle girişimcilerimizi fabrika sahibi yapıyoruz. Emek yoğun sektörlerde vatandaşlarımızı istihdam eden girişimcilerimiz anahtar teslimi fabrika binasını devlet olarak bizden alacak, sadece sembolik bir kira ödeyecek.

Elektronik Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartının vatandaşlara dağıtımına başlıyoruz.

Bu vaatlerimizi seçim meydanlarında size taahhüdümüz olarak ilan etmiştik. Allah’ın izniyle, biraz önce zikrettiğim gençlerimize, kadınlarımıza, esnaflarımıza, çiftçilerimize, işçilerimize, bütün vatandaşlarımıza dönük bu vaatlerin tamamını 3 ay içinde hayata geçiriyoruz. Allah izniyle, bu çalışmaları hayata geçirdiğimize hep beraber şahit olacaksınız.

Bir kez daha tekrarlıyorum, milletimize söz verdik, şimdi de verdiğimiz sözleri tutmanın zamanı.

Bu vaatlerimizin dışında, üzerinde çok titizlikle çalışılmış reform paketlerinden oluşan bir eylem planı da hazırladık. Reformlardan Sorumlu Başbakan Yardımcımızın koordinatörlüğünde bütün bakanlıklarımızla ve kurumlarımızla işbirliği ve istişareyle 2016 yılı için 1 aylık, 3 aylık ve 1 yıllık dönemleri içeren kapsamlı bir eylem planı taslağı hazırladık.

Değerli konuklar; 1 Kasım öncesi vatandaşlarımıza söz verdiğimiz üzere AK Parti Hükümeti reformlar yapan, reformlar vaat eden bir Hükümet olacak. Statüko bizim iktidarımızı rehin alamayacak. Ve hiçbir zaman kendi siyaset geleneğimizin statik hale gelmesine, donuklaşmasına, hareket kabiliyetini yitirmesine fırsat vermeyeceğiz. Dogmatik tabularla ve önyargılarla devlet yönetilmez. Vatandaşlarımızın devletini sahiplenmesi bizim için hayati derecede önemlidir. Biz devleti milletle buluşturduk ve devletle milleti kenetleyerek geleceğe bu ülkeyi taşıyoruz. Vatandaş esastır, kurumlar ve kurumsal yapılar vatandaşların hizmetinde değer kazanır. Toplumsal barış esastır, kaygılar ve endişeler değil. Vatandaşların güvenliği, vatandaşın hukukunun korunması esastır, yanlış teamüllerin korunması değil. Bu anlamda, kamu yönetimimizi toplumun talepleri, vatandaşların ihtiyaçları ve güçlü demokrasi istikametinde yenileyecek reformlar yapacağız. Dileğimiz, istediğimiz, 78 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının aralarında ayrım gözetilmeden hak ve hukukunun korunduğuna inanması ve huzur içinde yaşamasıdır.

Bütün bürokrasiye, bütün ilgili kamu yöneticilerine her yerde söylüyorum, devletin esası adalettir. En yakınınızla sizin can düşmanınız bir konuda ihtilaf etse ya da ihtilaf etse ve sizin huzurunuza getirse, o anda yakınınızın yakın olduğunu, can düşmanınızın can düşmanı olduğunu unutacak ve adalet terazisi ne gerektiriyorsa onu yapacaksınız. Bu konuda Fatih Sultan Mehmet Han’ın, Hazreti Ömer’in ve daha nice öncülerin öylesine güzel misalleri var ki, biz onları okuyarak, dinleyerek sadece zihnimize değil, gönlümüze yazarak, kaydederek büyüdük, yetiştik.

Bir gayrimüslimle ihtilaf konusunda Fatih Sultan Mehmet Han’ın İstanbul’da kadı’nın tavrı üzerine neler söylemiş olduğu hepimizin zihnindedir. Eğer beni Sultan olarak görüp farklı bir hüküm verseydin şu hançerle seni cezalandıracaktım der o büyük Sultan kadı’nın önünde eşit şartlarda gayrimüslimle otururken. Kadı’nın cevabı daha da muhteşemdir, eğer sen de kendini Sultan farz ederek benim adaletle hükmetmemi engellemiş olsaydın ben de seni bu hançerle cezalandıracaktım. Biz Fatih Sultan Mehmet Han’ın çocuklarıyız. Karşımıza adalet için önümüze gelen bir dosya söz konusu olduğunda nepotizme, yakınlığımıza bakmayız. Tek bir ölçüye bakarız, adalet terazisi. Kadim siyaset kültürümüzün en önemli kavramı adalet terazisidir. Hangi siyasi şeyi açarsanız açın Kutadgu Bilig’den, Nizamülmülk’e, Kınalızâde’ye hepsinde şaşmayan tek bir prensip vardır devletin esası adalettir. Ben buradan 78 milyon vatandaşımıza hangi düşüncede, hangi fikirde, hangi mezhepte, hangi etnik kökende olursa olsun hepsine sesleniyorum, herhangi bir devlet görevlisi eğer bu adalet terazisinden şaşarsa doğrudan bize geleceksiniz. Hiçbir şekilde şu veya bu kaygıyla, şu veya bu düşünceyle, şu veya bu yakınlıkla adalet terazisinin şaşmasına asla izin vermeyeceğiz.

Biz birilerini ödüllendirmek için değil ya da birilerini önyargıyla cezalandırmak için değil, geçmişteki olduğu gibi 28 Şubat dönemlerinde. Biz herkese adalet ve merhamet, şefkat ve vicdan dağıtabilmek için bu görevlerdeyiz. Hepimiz hesap veririz ve her hükümde millete ve Allah’a vereceğimiz hesaptan başka gönlümüzde, zihnimizde bir kaygı olmaz. Allah bizi millet önünde ve kendi önünde mahcup olanlardan eylemesin.

Biraz önce de söylediğim gibi reformlarımızı 3 aylık, 6 aylık ve 1 yıllık periyotlara göre takvimlendirdik. Allah’ın izniyle bu takvimimizde herhangi bir gecikme yaşanmadan millete verdiğimiz sözlerimizi birer birer yerine getireceğiz. 3 aylık reformlar önümüzdeki 3 ayda gerçekleştireceğimiz reformları 3 ana paket altında toplayabiliriz.

1- Temel hak ve hürriyetler reform paketi 3 ay içinde.

2- Kamu yönetimi ve şeffaflık reform paketi.

3- Kamu yönetimi ve şeffaflık reform paketi eylem planımızı içeren kitapçıkta burada aktaracağım alanlarla ilgili ayrıca daha ayrıntılı bilgilerde vereceğiz.

Bugün burada müsaadenizle her bir paketimizde yer alan önemli birkaç eylemi aziz milletimizin dikkatlerine sunmak istiyorum.

Temel hak ve hürriyetler reform paketi darbe dönemlerinden kalan mevzuat gözden geçirilecek antidemokratik hükümler kaldırılacak.

2- Kişisel verilerin korunmasına ilişkin yasal düzenlemeler hayata geçirilecek.

3- Geleneksel irfan merkezleri ve cem evlerine hukuki statü tanınacak.

4- Roman vatandaşlarımızın sorunlarının çözümüne yönelik daha önce atılmış adımlar değerlendirilerek yeni çalışmalar yapılacak.

Kamu yönetimi ve şeffaflık reform paketi çerçevesinde:

1- Siyasi etik kanunu çıkarılacak.

2- Siyasetin finansmanında şeffaflık, şeffaflığı artıran yasal düzenleme yapılacak.

3- İmar planı değişiklikleri sonucunda ortaya çıkacak değer artışından kamunun pay alması sağlanacak.

Yine sosyal politikalar ve çalışma hayatı reform paketi çerçevesinde:

1- Çalışma hayatına esneklik sağlayacak düzenlemeler yapılacak.

2- Avrupa Birliği norm ve standartlarında özel istihdam bürolarının faaliyetleri geçici iş ilişkisini de içerecek şekilde genişletilecek.

3- Kıdem tazminatı sisteminde yaşanan sorunların çözümü amacıyla altını çizerek söylüyorum, ilgili bütün sosyal taraflarla istişare içinde gerekli mevzuat düzenlemesi yapılacak.

4- Alt işverenlik çerçevesinde asıl işlerde çalışanların kamuda istihdam edilmesine yönelik düzenleme yapılacak.

Evet, bu reformları ilk 3 ayda gerçekleştireceğiz. 6 aylık reformlar bağlamında değerli kardeşlerim, yapacağımız reformları takvimlendirirken kılı kırk yaran bir dikkatle hazırlandık. Gecikmeye tahammülü olmayan en hayati alan adalettir, hukuktur. Bu anlamda adaletin hızla tecelli için tedbirler aldık. Vatandaşın adalete erişiminin sağlanması ve önünde hiçbir engel olmaması için gerekli adımları atacağız.

Bu çerçevede demokratikleşme ve adalet reform paketinin ana unsurları şunlardır: İnsan haklarının korunma mekanizmalarında etkinlik sağlanacak, bu kapsamda Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Türkiye İnsan Hakları Kurumunun etkinliği artırılacak, uluslararası temel hak ve hürriyetleri koruma mekanizmaları doğrultusunda mevzuata uyum düzeyi yükseltilecek. Yargı mensupları içinde mesleki etik kurallar belirlenecek. Temyiz mahkemelerinin alt derece mahkemeler üzerindeki hukukilik denetiminin yetkileri sınırlandırılacak. Önemli bir husus, bilirkişilik müessesesini yeniden ele alarak müstakil bir bilirkişilik kanun tasarısı hazırlanacak.

Yine iş camiamızdan gelen talepler vardı, iş mahkemelerinin yapısı ve işleyişi gözden geçirilecek. Adil ve idari yargıda adli ve idari yargıda istinaf mahkemelerinin hayata geçirilmesi en geç 6 ay içinde sağlanacak. Ülke genelinde ideal yargılama süreleri belirlenecek, böyle uzayıp giden, yıllarca süren yargılamalara son verilecek. Yargılama süreleriyle ilgili olarak mahkeme ve dava türlerine göre ideal süreler belirlenecek, mahkeme ve savcılıkların bu sürelere uymalarını sağlayacak tedbirler alınacak.

Kamu yönetimi reform paketi çerçevesinde ise merkezi birimlerin daha dinamik ve etkin bir yapıya dönüştürülmesi kurumlar arası yetki mükerrerliklerinin kaldırılması ve bürokrasinin azaltılmasına yönelik düzenlemeler getirilecek. Yine teknolojinin kamu yönetiminde kullanılması bağlamında dijital Türkiye projesi yol haritası oluşturulacak ve uygulamaya geçilecek. Bu kapsamda vatandaşlarımızın kamu kurumlarına gitmeden iş ve işlemlerini sanal ortamda sonlandırılmasını sağlayacak altyapı, mevcut kapasite gücü ve operasyon çeşitliliğinden daha ileri bir noktaya taşınacak. Çağdaş anlamda siber güvenliğe ilişkin yasal düzenleme yapılacak.

Eğitim reformu paketi çerçevesinde ulusal öğretmen strateji belgesi hayata geçirilecek ve eğitim fakülteleri yeniden yapılandırılacak. Üniversitede kalite ve özerkliği odağına alan yeni bir yükseköğretim kanunu hazırlanacak. Öğretim kalitesiyle, araştırma kapasitesi yüksek, girişimci ve yenilikçi yaklaşımlara açık bilimsel özerkliği, rekabetçiliği ve topluma karşı sorumluluğu gelişmiş bir üniversite sistemi oluşturulacak.

Çok önemli bir adım olarak özellikle hemen devreye sokacağım hususlardan biri de yükseköğretim kalite kurulu kurulacak. Sadece niceliğe değil, niteliğe ve mezunların kalitesine özel önem verilerek bu kalite kurulu Türkiye’nin geleceğindeki nitelikli insan unsurunun yetiştirilmesine öncülük edecek. Daha önce ele aldığımız konulardan biri çerçevesinde de organize sanayi bölgeleri dışında da açılacak özel mesleki ortaöğretim kurumları teşvik edilecek.

Ekonomik ve mali düzenlemeler reform paketi içinde ise vergi beyannameleriyle, sosyal güvenlik bildirgeleri birleştirilecek, yeni Gelir Vergisi Kanunu çıkarılacak, Vergi Usul Kanunu güncellenecek, gümrüklerde tek pencere sistemi uygulamaya konulacak. Tek pencere sistemiyle gümrük işlemleri sırasında istenen tüm belgelerin tek noktadan temin edilmesini sağlayan e-belge aşamasıyla diğer kurumlara ilişkin taleplerin tek noktadan yapılması temin edilecek. Gümrüklerimiz çağdaş bir etkinliğe kavuşturulacak.

Enerji verimliliğini teşvik eden vergisel düzenlemeler yapılacak ve binalarda enerji verimliliği desteklenecek. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve yerli kaynakların geliştirilmesi için gerekli tedbirler alınacak. Yatırım ortamının iyileştirilmesi reform paketi çerçevesinde ise yatırımlarda bürokrasinin azaltılması ve uluslararası doğrudan sermayenin ülkemize çekilmesine yönelik tedbirler artırılacak. Enerji lisans ve ruhsat izin işlemleri kolaylaştırılacak.

Şirketlerin kuruluş ve tasfiye işlemleri daha da kolaylaştırılacak. Endüstri ve organize sanayi bölgelerinde arsa maliyetlerini azaltacak yeni bir mekanizma kuruyoruz. Organize sanayi bölgelerinde yetki karmaşası kesinlikle ortadan kaldırılacak. Yatırım destek ofislerinin kurumsal ve beşeri kapasiteleri güçlendirilecek. İş yeri açma ve çalışma ruhsatlarında basitleştirme ve uygulama birliği sağlanacak.

Bilim, teknoloji ve yenilik reform paketi çerçevesinde patent kanunu çıkartılacak. Türkiye uzay ajansı kurulacak, ar-ge ve tasarım alanında erken aşamaya yönelik bir fon kurulacak. Yenilikçi girişimlerin projelerinin ticarileşmesi için kredi garanti mekanizması oluşturulacak. Turkuaz kar sistemi için hazırlıklar tamamlanacak.

Burada turkuaz kar sistemine bir açıklık getirmem lazım. Nitelikli insan gücünü ülkemize çekme konusunda turkuaz kar sisteminden faydalanacağız. Vasıflı yabancı uyruklu çalışanlar ile aileleri turkuaz kar sistemi ile Türkiye’de çalışabilecek ve özellikle seçkin beyinlerin Türkiye yönelmesinin önü açılacak.

Çevre yerel yönetimler ve kentsel dönüşüm reform paketi çerçevesinde Su Kanunu ile Tabiat ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu çıkarılacak. Büyükşehir Belediyesi Kanunu gözden geçirilecek ve büyükşehir ilçe belediyelerinin kaynakları artırılacak. Gayrimenkul sertifikası modeli hayata geçirilecek. Kentsel dönüşüm alanlarına imkan tanıyan devretmeye imkan tanıyan sertifika modelini getiriyoruz. Kentsel dönüşüm olan yerlerde de bu şekilde devir işlemleri daha rahat yapılabilecek. Sermaye Piyasası Kurulu gerekli düzenlemeleri burada yapacak. Şehirlerde kişi başı yeşil alan şartı miktarı artırılacak.

Önümüzdeki 6 ay içinde inşallah bu zikrettiğim alanlardaki bütün reform paketleri tamamlanacak, hayata geçirilecek ve kanunlar Meclis’e sevk edilecek.

Bir yıllık reform paketleri çerçevesinde yine başlıklar halinde veriyorum detayları tarihlendirilmiş olarak sizlere verilen dokümanlarda var. Demokratikleşme ve adalet reform paketi bağlamında bu çerçevede yeni seçim kanunu ile siyasi partiler kanunu çıkarılacak, devlet sırrı kanunu çıkarılacak. Hukuki yardım himaye sigortasının altyapısı oluşturulacak. Vatandaşlarımızın daha kolay adalet hizmeti alabilmesi için birçok gelişmiş ülkede uygulanan hukuki yardım, himaye sigortasını biz de başlatıyoruz. Bu kapsamda sigorta edilen hukuki risk sayısını artıracağız, böylece ani bir olay karşısında herhangi bir şekilde adalete başvurmak istediğinde vatandaşlarımız belli bir himayeye mazhar olacaklar. Cebinde avukata ödeyecek ücreti olmayan vatandaşımız adalete ulaşma konusunda kendisini yalnız hissetmeyecek.

Noterlik sistemini yeniden yapılandıracağız.

Sivil toplum kanunu çıkaracağız; ki buradan sivil toplum temsilcilerimize de seslenerek ifade ediyorum, modern, çağdaş, demokratik toplumların en önemli omurga yapılarından biri sivil toplum örgütleridir. Sivil toplum örgütlerimizle önümüzdeki dönemde hangi kesimden olursa olsun hepsiyle istişare edeceğiz ve Türkiye’de sivil toplumun güçlenmesi, toplumsal siyasal hayata daha etkin katılımın sağlanması için gereken adımları atacağız. Ama sivil toplumumuzun da bu çerçevede Türkiye’deki kamu düzeni ve özellikle de teröre karşı mücadele konusunda hep beraber harekete geçmeye hazır olması lazım.

Şu anda teröre karşı mücadele bağlamında birçok ilimizde ceddi fedakarlıklar yapan halkımıza da selamlarımı iletiyorum. Aramıza Diyarbakır’dan gelen esnaf kardeşlerimiz var, Sur bölgesinde terörist faaliyetler dolayısıyla yaşadıkları ıstırabı bizlere de ilettiler şu bilinsin ki: İnşallah Türkiye’nin her sokağında, her mahallesinde, her köyünde, her şehrinde mutlak anlamda kamu düzeni tesis edilinceye kadar mücadelemiz sürecek. Sivil toplumumuzu hangi görüşte olursa olsun bütün sivil toplumumuzu şiddete ve teröre karşı toplumsal barış çerçevesinde omuz omuza vermeye davet ediyorum.

Kamu yönetimi reform paketi içinde 1 yıllık reformlarda kamu personel rejimi reformu gerçekleştirilecek. Hantal bir kamu personel rejimini Türkiye’nin taşıması mümkün değil. Merkezi idare ve yerel yönetimler arasındaki ilişkiler vatandaşlarımızın hizmete erişimini esas almak üzere yeniden düzenlenecek.

Sosyal politikalar ve çalışma hayatı reform paketi çerçevesinde aile sosyal destek programının altyapısı tamamlanacak ve uygulamaya geçilecek. ASDEP ile insan kaynağının planlanması, il bazlı risk haritalarının oluşturulması, hizmet standartlarının geliştirilmesi ve personel görev tanımları tamamlanacak. Sosyal Yardım Kanunu çıkarılarak bütünleşik bir sosyal destek sistemi kurulacak.

13 yıl içinde sosyal destekler konusunda başta engellilerimiz olmak üzere büyük bir sessiz devrim yaşandı bu ülkede. Engellilerimize de buradan selamlarımızı iletiyorum. Şimdi bütün bu sosyal destekler Sosyal Yardım Kanunu çerçevesinde bütünleşik bir hale getirilecek. Sosyal yardım alanında çok başlı bir mevzuat var şu anda, buna son verilerek sistem tek kanunla yürütülecek.

İş uyuşmazlıklarında alternatif çözüm yöntemleri hukuku hukuk sistemlerimize kazandırılacak. Bu hafta içinde değerli Yargıtay Başkanımız, Anayasa Mahkemesi Başkanımızı, daha önce Danıştay Başkanımızı, HSYK başkanlarımızı, temsilcilerimizi misafir ettim, tebrik için geldiler. En çok şikayet edilen husus biriken dosyalar. Onun için bu dosyaların azaltılması için Yargıtay Başkanımızın da ve diğer üst yargı temsilcilerimizin talepleri de bu yönde, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarını destekleyeceğiz. İnsanlarımızın mahkemeye gelmeden de dosyaların o kabarık sayfaları içine girmeden de meseleleri çözecekleri yollar bulacağız. Özellikle alacağa ilişkin uyuşmazlıkları mahkemelere gelmeden çözecek bir model geliştiriyoruz. Bu kapsamda iş uyuşmazlıkları hakem heyetleri kurulacak, arabuluculuk kurumunu teşvik ederek iş mahkemelerinin iş yükünü azaltacağız.

Sağlık ve eğitim personeline yönelik şiddeti önlemek için alınan caydırıcı önlemleri artıracağız. Şiddete uğrayan bütün doktorlarımıza, hemşirelerimize, sağlık çalışanlarımıza ve öğretmenlerimize buradan bir taahhüt olarak ifade ediyorum; onların uğradıkları her şiddet aslında toplumsal vicdana yapılan bir şiddettir, bunlarla mücadelede kesinlikle kararlıyız.

Yine uyuşturucuyla mücadele daha da etkin hale getirilecek ve uyuşturucuyla mücadele strateji belgesi hiç aksatılmadan hayata geçirilecek.

Biraz önce çocuklarımızdan bahsettim. Çocuk hakları en geniş çerçevede hukuki bağlamda korunacak ve gerekli bütün yasal düzenlemeler yapılacak.

Eğitim reformu paketi olarak da, bir eğitimci olarak öğrenci, öğretmeni, okulu, sınıfı, üniversiteyi, eğitimde fırsat eşitliğini her şeyden çok önemsiyorum. Türkiye’nin geleceği eğitimde kalitenin ve niteliğin artmasındadır. Bu çerçevede de eğitimin tüm kademelerindeki müfredat temel becerileri içerecek şekilde güncellenecek ve etkin bir rehberlik sistemi oluşturulacak.

Çok önem verdiğim bir proje olarak özellikle de Hükümet Programımıza ve Eylem Planımıza girmesi için özel çaba sarf ettiğim bir proje olarak öğretmen akademisi kurulacak. Ve aynen diğer bazı mesleklerde olduğu gibi öğretmenlerimizin bu akademilerde meslek içinde de kendilerini geliştirmeleri için onlara her türlü imkan sunulacak.

Okul bazlı bütçe yönetimine geçilecek, bu da devrim mahiyetinde bir adımdır. Bu kapsamda kaynakları öğrenciye, okula ve yerele özgü farklılıkları dikkate alacak şekilde kapsayıcı ve eşitlikçi bir biçimde kullanacağız.

Meslek yüksekokulları kesinlikle yeniden yapılandırılacak. Ve burada organize sanayi bölgelerinde pilot olarak uygulamaya başladığımız sistem yaygınlaştırılarak iş dünyasıyla, KOBİ’lerle devlet birarada onların ihtiyaç hissettiği meslek erbabının yetişmesi için birlikte yeni bir finans yöntemi ve yeni bir müfredat anlayışıyla meslek liselerimiz, meslek okullarımız yapılandırılacak.

Çıraklık eğitiminin altyapısı güçlendirilecek.

Eğitim-istihdam bağlantısı sağlam bir zemine oturtulacak.

Halk eğitimi ve mesleki eğitim merkezleri hayat boyu öğrenme merkezlerine dönüştürülecek.

Yükseköğretime geçiş sınavlarının yılda birden fazla yapılması sağlanacak. Bir gün içinde rahatsızlanan bir öğrencimiz, bütün bir hayatı bu sebeple kararan bir öğrencimize bu anlamda kesin bir çözüm getireceğiz. Yıl içinde üniversiteye giriş sınavlarının ilk aşamada 2, belki daha ileri aşamalarda daha fazla sayıda yapılmasını, TOEFL gibi yapılmasını sağlayacağız.

Ekonomik ve mali düzenlemeler reform paketi, 1 yıllık paket içinde Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu güncellenecek.

Kamu İhale Kanunu güncellenecek.

Kamu ve özel kesim işbirliğine yönelik temel kanun hazırlanacak ve bu alanda halen dağınık bir yapıda olan mevzuat temel bir kanun altında toparlanacak.

Damga Vergisi Kanunu yenilenecek.

Sulama birlikleri yeniden yapılandırılacak.

Piyasa gözetim ve denetim sistemleri için etkin bir uygulama mekanizması oluşturulacak.

Finans ve bilişim başta olmak üzere ihtisas mahkemeleri kurulacak.

KOBİ’lerin taşınırlarının teminat olarak kullanılması sağlanacak.

Kalkınma bankacılığı yeniden yapılandırılacak.

Değerli davetliler; Eylem Planımızı hayata geçirmeye bu haftadan itibaren başladık. Reformlarımızı gerçekleştirecek siyasi irademiz tamdır. Ama önümüzde sadece bizim taahhüdümüzle, sadece bizim emeğimizle ve sadece bizim Meclis’teki gücümüzle çözemeyeceğimiz bir mesele var, ana bir mesele var. Hepinizin tahmin edeceği gibi ana bir mesele var ki bütün toplumun el ele vermesi, birlikte çözmesi gereken, yeni anayasa. Bugünkü Meclis tablosu demokratik, sivil bir anayasanın AK Parti gayreti ve oylarıyla yapılmasına imkan sağlamıyor. Ama çok açık söyleyeyim; sağlamış olsaydı da, biz Anayasa’yı değiştirecek mutlak bir çoğunluğa sahip olsaydık da, anayasanın diğer partilerle ve toplumun her kesimiyle birlikte yapılmasını ilkesel olarak benimser ve ona göre davranırdık, çünkü adı üzerinde anayasa. Öyle bir anayasa çıkaralım ki ana gibi bütün bir toplumu kuşatsın. Öyle bir anayasa çıkaralım ki ana gibi insanları ürkütmek yerine ona merhamet ve şefkat sunsun. Öyle bir anayasa çıkaralım ki ana gibi yar olsun, düşman tanımı yapmasın, vatandaşa dikte edilmesin, vatandaşın özgürlüklerini sınırlamasın. Öyle bir anayasa yapalım ki sayfalarına girdiğimizde kısıtlayıcı hükümlerle bizi karamsar bir tabloya sürüklemesin, kendi anamızda gördüğümüz merhameti, şefkati, insan onurunu onda görebilelim. Onun için herkesin desteğine ihtiyacımız var. Meseleyi şahsileştirmeden, meseleyi partisel ya da siyasal farklılıklar zeminine oturtmadan bütün genel başkanlara bir kez daha çağrıda bulunuyorum; gelin hepimizin yüz karası olan bu darbeler tarihinden kalan 12 Eylül Anayasasını birlikte tarihe tevdi edelim, onun yerine hep beraber hepimizin gurur duyacağı, çağdaş, demokratik, özgürlükçü bir anayasayı çıkaralım. Eğer böyle bir dönemde bunu yapamazsak, gelecek nesillere 12 Eylül Anayasasını bırakmış siyasiler olarak hep pek de hayırla anılmayacağız.

Bu Eylem Programını, bugünkü açıklamamızı müteakip inşallah önümüzdeki hafta içinde yurt dışı temaslarım da var, ama ilk fırsatta muhalefet parti genel başkanlarıyla biraraya gelmeyi istiyorum. Ve onlarla bütün bu Eylem Planını, İç Tüzük başta olmak üzere Meclis içi çalışmalarla ilgili düzenleme ihtiyaçlarını ve tabii anayasayı açık yüreklilikle konuşmak istiyorum. Bu mesele kimsenin tek başına ele alabileceği ve tek başına kendi siyasal kaygısını öne çıkaracağı bir mesele değildir. İnanıyorum ki Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yüzde 95 oranına çıkan demokratik temsil yeni anayasayı kuvveden fiile geçirecek, mümkün ve gerçek kılacak bir irade sergileyecektir. Anayasa değişikliği, bizim temel ve öncelikli hedeflerimizden biridir. Türkiye’nin yeni bir anayasaya sahip olmasının gerekliliğini biraz önce de zikrettiğim gibi parti liderleriyle görüşeceğim. Ortak aklı harekete geçirerek ve en doğru usulü izleyerek, mümkün olduğu kadarıyla en geniş katılımlı bir toplumsal mutabakatla yeni bir anayasaya yapacağınıza inanıyorum.

Siz sivil toplum örgütlerimizin de katkısıyla ortak aklımızı harekete geçirelim ve hem yeni anayasamızı, hem de sair yasal düzenlemeleri birlikte hayata geçirelim. Diyoruz ki; gelin bu şerefli görevi birlikte ifa edelim. İnşallah anayasal değişiklik gerektiren düzenlemelerde iktidarımız ve muhalefet partilerimiz öncelikle şu temel meselelerin düzelmesi için beraberce hareket eder, benim ümidim bu. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında birlikte aciliyeti beklemeye tahammül göstermeyen şu dört hususu, anayasal düzenleme gerektiren dört hususu birlikte hayata geçirelim diyorum.

Bir; yüksek yargıda dağınıklığı giderelim.

İki; HSYK’yı yeniden yapılandıralım, hakimler yüksek kurulu ve savcılar yüksek kurulu kuralım ki Cumhuriyet Halk Partisi’yle yürütülen istikşafi görüşmelerde bunların bir kısmı üzerinde de mutabık kalınmıştı.

Üç; yargı üst yönetiminin oluşumunda Türkiye Büyük Milet Meclisi’nin rolünü güçlendirelim.

Dört; özel üniversitelerin kurulmasına ve yurt dışındaki üniversitelerin Türkiye’de, Türkiye’deki üniversitelerin de yurt dışında faaliyet göstermelerine imkan tanıyacak düzenlemeleri yapalım.

Değerli davetliler, aziz milletim; bir kez daha ifade ediyorum; Eylem Planımızın ve reformların takibini bizzat yapmanızı, çetele tutmanızı istiyorum. Bu programın sorumlusu Başbakan Yardımcımız Sayın Lütfi Elvan’dır. Ama bütün Bakanlar Kurulu, bütün AK Parti Grubu ve tabii ben bizzat bu reformları hem takip edeceğiz, hem de bunların sorumluluğunu üstleneceğiz. Takvimimiz bellidir, bakanlarımız başta olmak üzere kamuda yönetimdeki herkes bu Eylem Planını ve reform paketini yol haritası olarak önüne alacak kendi karnesini, ev ödevi karnesini çıkaracak. Hiçbir mazeret ve gecikme kabul edilmeyecektir. Bu iş ve icraat takvimi bizim iş yöntemimizdir. Milletimize verdiğimiz sözleri nasıl hayata geçireceğimizi milletimiz biliyor. Biz de tam bir hazırlıkla kollarımızı sıvadık. Siyaset kurumundan, muhalefet kadrolarından beklentimiz halkın taleplerinin yanında yer almalarıdır. Başta Anayasa konusunu sorun olmaktan çıkarmak için muhalefetin de aklına, desteğine ihtiyacımız var. Sayısal bir durumdan söz etmeksizin söylüyorum, sayısal olarak hiç ihtiyacımız olmasa da muhalefet partilerinin görüşleri bizim için değerlidir, anlamlıdır, yeter ki bu görüşler siyasi nezaket ve zarafet kuralları içinde ifade edilsin. Milletin talep ve ihtiyacına cevap vermek zorundayız. Özellikle bugünlerde olduğu gibi ateş çemberinin içinden geçerken milli meselelerde ellerini taşın altına koymak herkesin, bütün muhalefet partilerinin de sorumluluğudur. Muhalefet partilerimiz bunun gereğini yapmak durumundadırlar. Aksi istikamette duvara dayanacakları için gidecekleri bir yer kalmaz. Yönetim kademesindeki bütün arkadaşlara talimatım, mazeret üreten bir yönetici olmamalarıdır. Sivil toplum örgütlerinden ricam; yol gösterici ve ufuk açıcı olmalarıdır.

Biz verdiğimiz sözleri yerde bırakmayacağız. Allah’ın izniyle Eylem Planımızı ve reform paketlerimizi, yani yol haritamızı en kısa sürede hayata geçireceğiz. Allah bu yol haritamızı hayırlı eylesin. Ve bizi her daim yolda, hayırlı bir yolda tutsun.

Hepinizi en içten saygılarımla selamlıyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun diyorum.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.