Yükleniyor...

Basbakan Davutoglu’nun Ankara saldirisina iliskin yaptigi açiklamanin tam metni

 

Yaralılara acil şifalar diliyorum, ailelere taziyelerimi sunuyorum.

Büyük milletler zor dönemlerde karşı karşıya kaldıkları sınamalardaki tutumlarıyla tarihe geçerler. Türkiye ateş çemberinin ortasında demokrasisiyle, hukuk devletiyle, kalkınmasıyla örnek bir performans sergilerken, bütün bu değerlerimize yönelik olarak saldırılar da son dönemlerde artmakta, hepimiz buna şahit oluyoruz. Türkiye içinde bazı terör odakları, dışarıda onları kullanan bazı çevreler ülkemizi istikrarsızlaştırmak, demokrasimize darbe vurmak, kalkınmamızı engellemek istiyor, onun için de dünyanın birçok yerinde görülen terör saldırılarının benzeri Ankara’da, Başkentimizde de dün bir kez daha yaşandı.

Her şeyden önce şunu ifade etmek isterim ki; bu terör saldırılarının hedefi bütün bir milletimizdir. Bu terör saldırılarını gerçekleştirenler ise dünyanın en barbar, en alçak hain odaklarıdır. Evine gitmek için otobüs durağında bekleyen ya da seyir halinde otobüs içinde sevdiklerine kavuşmak için yola çıkan insanlara karşı böyle bir saldırı gerçekleştirenler insan olamazlar, barbarlığın en alçakçasını yapmışlardır. Bu barbarca saldırılar, milletimizi hedef alan bu saldırılar kesinlikle amacına ulaşmayacaktır.

Bir kez daha bu sınamalardan geçerken, milletimizin bu saldırıların olduğu andan itibaren göstermiş olduğu vakar, kararlılık, dayanışma için bir kez daha takdirlerimi, teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.

Toplumun her kesiminden teröre karşı yekvücut olduğumuzu hissettiren açıklamaların gelmiş olması, bu saldırının siyasi ve ideolojik gerekçesi ne olursa olsun bütün bir milleti, ülkemizi hedef aldığın açık bir şekilde bütün çevrelerin vurgulamış olması önemlidir. Böyle günlerde terörü yenilgiye uğratacak olan en önemli husus, milletin birliği, beraberliği ve topyekun bu saldırılar karşısında ayakta durma iradesidir. Geçmişte bu saldırılar milli birliğimizi, beraberliğimizi, ülkemizin bütünlüğünü yıkamadığı gibi, bundan sonra da yıkamayacaktır. Bu saldırıyı gerçekleştirenlerle ilgili olarak yoğun bir araştırma, çalışma içindeyiz. Dün gece saldırı olur olmaz bir güvenlik toplantısında bütün güvenlik birimlerimizle biraraya geldik, gece yarısına kadar gelişmeleri takip ettik, bugün Bakanlar Kurulunda bunları bir kez daha gözden geçirdik.

Bugün yaralı vatandaşlarımızın da ifade ettiği gibi, 1,5 dakika içinde 15 ambulansımız olay yerine ulaştı ve süratle yaralılarımız intikal etti. Şu ana kadar 35 cenazemizin kimliği tespit edildi, 34’ü ailelerine teslim edildi. Terörist veya teröristlerin üzerinde hala incelemeler devam ediyor, cenazeleri, cesetleri üzerinde de DNA çalışmaları yoğun bir şekilde devam ediyor.

Dün ve bugün yapılan çalışmalar neticesinde, bu hain saldırının kaynağı açık bir şekilde tespit edilmişti. Şu anda dediğim gibi DNA çalışmaları sürüyor, en kısa sürede çok açık ve net bir şekilde fail ve arkasındaki güçler ortaya konacak, tespit edilecektir. Şu ana kadar 11 gözaltı yapıldı, bütün bir network, bütün bir ağ ortaya çıkartılıyor, onun için de şu anda elimizde olan bilgileri paylaşırken son derece teenniyle davranıyoruz, çünkü hala üzerinde çalıştığımız ve ortaya çıkarılması gereken bir cinayet şebekesi var, bir terör şebekesi var. Fakat bunun kaynağı bellidir. Türkiye 23 Temmuz’dan bu yana birçok terör örgütüne karşı kapsamlı bir mücadele veriyor geçtiğimiz 23 Temmuz’dan bu yana, daha önce de verdik, 30 yılı aşkın süredir bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Bu son mücadelede teröristlerin alanda karşı karşıya kaldıkları ağır hezimet ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, polis birimlerimizin, jandarmamızın, bütün güvenlik birimlerimizin gösterdiği üstün başarı teröristleri bu kez savunmasız ve dediğim gibi bir Pazar günü evine gitmek üzere dershaneden çıkan öğrenciler, evine gitmekte olan yaşlılar… Biraz önce hastaları tek tek ziyaret ettim, birisi öğrenci, diğeri eşiyle birlikte evine dönmekte olan 62 yaşında bir vatandaşımız, eşini orada kaybetmiş, kendisi buraya intikal ettirilmiş. Şimdi bu tablo karşısında hala terörü mazur gösterme çabası içinde olanların bir kez daha millete hesap vermek zorunda olduklarını ifade etmek istiyorum.

Bu terör saldırısı Türkiye’nin 23 Temmuz’dan bu yana özellikle de bölücü terör örgütüne karşı, DEAŞ’a karşı, DHKP-C’ye karşı sürdürdüğü son derece haklı ve başarılı faaliyete, mücadeleye karşı yapılan bir hamledir.

Şunu bir kez daha ifade ediyorum: Bölücü terör örgütü ve arkasındaki odaklar kim olursa olsun bu meselenin sonuna kadar gideceğiz. Bugün yüreğimiz yanıyor, bugün sadece bu kaybettiğimiz vatandaşların evine değil hepimizin ocağına ateş düştü, hepimizin yüreği yanıyor. Ama gelecek nesillerin yüreğinin yanmaması, ama bu ülkenin bekasının sağlanabilmesi için hepimiz fedakarlık yapmaya hazırız. Bu fedakarlıkları yapan ailelere bir kez daha takdirlerimi…

Vakar içinde biraz önce eşini kaybeden o muhteşem vatandaşımızın ifadeleriyle, biz size güveniyoruz, biz devletimize, milletimize güveniyoruz diye seslenen bütün vatandaşlarıma buradan hitap etmek istiyorum; Hiç kaygılanmayın hainler ve alçaklar ne kadar barbarca saldırılar yaparlarsa yapsınlar onun karşısında en güçlü iradeyle duracak bir devletiniz, milletiniz var, ülkeniz var. Bu ülkenin bekası gelecek nesillerin başı dik ve özgür ülkede korkusuzca yaşayabilmeleri için atılması gereken adımlar ne olursa olsun atmakta bir an dahi tereddüt etmeyeceği.

Evvelsi gün Van’da oradaki kardeşlerime ifade ettiğim gibi, Türkiye’nin doğusu da batısı da, kuzeyi de güneyi de, Başkenti de, herhangi bir şehri de hepsi birine eşittir, hepsinin kaderi birdir. Bu mücadele bu toprak parçasında bütün bir yüreğimizin parçası olan bu topraklarda, bu ülkede nihai kamu düzeni sağlanana kadar sürecek.

Bu saldırıyı yapanlar şunu düşünüyorlar: Böyle bir saldırıyla milletin psikolojisini sarsabiliriz, karamsarlığa sevk edebiliriz, toplumsal psikolojiyi tümden olumsuz yönde etkileyebiliriz. Onlar bu milleti tanımıyorlar, bu millet en zor zamanlarda nasıl bir tavır göstermesi gerektiğini işte birkaç gün sonra idrak edeceğiz Çanakkale Savaş’ında da göstermiştir, İstiklal Harbi’nde de göstermiştir ve bugün teröre karşı verilen mücadelede de göstermektedir. Üstümüze ne kadar gelirlerse içeridekiler ve onların dışarıdaki patronları ne kadar gelirlerse gelsinler bu ülkenin savunması, milletimizin huzuru için gereken her türlü adımı atacağız.

Aziz milletime bir kez daha sesleniyorum, milletinize, ülkenize, devletinize güveniniz. Bu terör odaklarının oluşturmaya çalıştırdığı karamsar psikolojiye ve yeise kesinlikle kapılmayınız. Türkiye demokratik sistemi, demokratik hukuk devleti kuralları ve ekonomik kalkınmasıyla hedef gözettiği yolda kararlılıkla yoluna devam edecektir.

Bu terör odaklarına ve arkasındaki sahiplerine de sesleniyorum, bizim irademizi kıramayacaksınız. İşte dün gece bu olayı müteakip olayın terör örgütü anlamında tespitini müteakip Silahlı Kuvvetlerimiz Kuzey Irak’ta çok kapsamlı bir hareket gerçekleştirdi. Aynı şekilde Nusaybin’de, Yüksekova’da bu terör odaklarına karşı mücadelemiz en kararlı şekilde sürüyor. Her zaman söylediğimiz gibi siz ne kadar alçakça saldırı yaparsanız yapın teröre karşı mücadele irademiz sürecektir.

Bu terör örgütlerini yurt dışında birbirinden ayırarak davranan uluslararası çevrelere de sesleniyorum, nasıl bugün yüreğimiz parçalanmış ve birbirinden ayrılamaz hale gelmişse, nasıl dün Ankara’da şehit düşen vatandaşlarımızın kimisi şu etnik kökenden, kimisi bu etnik kökenden, kimisi şu mezhepten, kimisi bu mezhepten, kimisi doğudan, kimisi batıdan, kimisi kuzeyden, kimisi güneyden olmakla birlikte hepsi bu ülkenin ayrılmaz birbirine eşit vatandaşlarıysa, bundan sonra da biz herhangi bir şekilde ayrımcılığa izin vermeyeceğiz. Teröre karşı işbirliği bütün dünyanın gözetmesi gereken bir ilkedir. Bugün birçok muhatabımızdan, başbakanlardan, yolda gelirken Almanya Başbakanı Sayın Merkel, yine ondan önce Sayın Cameron, Ürdün Kralı Kral Abdullah, Yunanistan Başbakanı Sayın Çipras doğrudan telefonla arayanlar ve çok sayıda da mesajla, dayanışma ifade eden meslektaşlarıma, devlet adamlarına teşekkürü bir borç biliyorum. Allah bir daha bu acıları yaşatmasın, ama bütün bu acılar üstünde istikbalimizi karartmak isteyenlere karşı da mücadele azmimiz kesinlikle sürecektir. Dün ilgili güvenlik birimlerimizle, Genelkurmay Başkanımızla, diğer güvenlik birimlerimizle yaptığımız toplantı da açık bir şekilde talimatımız yenilenmiştir. Türkiye’nin her bir karış toprağı, her ilçesi, her şehri, her dağı, her ovası temizleninceye kadar ve bu alçak odaklara hadleri ve dersleri bildirilinceye kadar bu mücadele sürecektir. Yüreğimizin ateş gibi yanıyor olması bu mücadelede kararlılığımızı kesinlikle etkilemeyecektir. Ayrıca biraz önce dayanışma için ziyaretime gelen Sayın Bahçeli’ye de teşekkürü bir borç biliyorum. Bu günler siyasiler içinde imtihan günleridir. Kim bu acıları siyasi hesaba tahvil etmek isterse, kim bu acılar üzerinden siyasi bir hesap görmek isterse millet karşısında hesap vermek zorunda kalır, bu bir siyasi parti meselesi değildir. Bu bir ideoloji şu veya bu siyasi görüş meselesi de değildir. Bu her şeyden önce bir insanlık meselesidir. Dün kaybettiğimiz 35 canımızın her biri yüreğimizin bir parçası olan bu canların, hangi ilden, hangi yurt köşesinden olduğu değil, insan olduğu önemli. Onların canlarına kıyan o insanların canlarına kıyanlar aslında terörün gerçek yüzünü de, bu terör örgütünün arkasındaki çirkin odakların gerçek yüzünü de ortaya koymuştur. Biz insanımıza sahip çıkacağız, biz vatandaşımıza sahip çıkacağız, biz ülkemizin her karış toprağına sahip çıkacağız. Başımız her zamankinden daha dik, her zamankinden daha vakur olmak durumundayız. Bu vakarı gösteren milletime bir kez daha hürmetlerimi, takdirlerimi ifade ediyorum. Ve gece ve gündüz ülkemizin her yerinde ve dünyanın her köşesinde bu aziz milleti temsil etmek bakımından bundan sonra da şimdiye kadar taşıdığımız azimden daha da fazla bir azimle gayret sarf edeceğimizden kimsenin şüphesi olmamalıdır.

SORU- Sayın Başbakan, soruşturmayla ilgili bir şey sormak isterim. 35 kişi yaşamını yitirdi dediniz, 34 kişinin cenazesi teslim edildi dediniz. İki canlı bomba olduğu ifade ediliyordu, acaba tek mi canlı bomba oluyor bu açıklamanızdan?

Birde, bombalı saldırı bir araçla yapıldı, araçla yapılması 17 Şubat, ama sivilleri hedef almasıyla da 10 Ekim’deki saldırıyla bir benzerlik var. Daha önce siz de söylemiştiniz kokteyl bir terör örgütüyle karşı karşıyayız demiştiniz, elde ki ilk veriler hangi terör örgütünü işaret ediyor?

BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU- Şimdi 35 vatandaşımıza kaybettik, yani 34 bugün teslim edilen cenazelerde 35’i de şimdi Sağlık Bakanımız söylüyor 35’ncisi de biraz önce teslim edilmiş anladığım kadarıyla, yani bunlar isimleri tespit edilen vatandaşlarımız. Bir tanesinin kesin terörist olduğu belli ve kimliği üzerinde çalışmaların son aşamasına geldik. Diğerinin de yardım eden bir terörist olduğu noktasında ciddi veriler, bulgular var birlikte oldukları noktasında, onun da son aşamasına geliyoruz. Tabi bunlar ciddiyetle yürütülmesi gereken çalışmalar. İnşallah bu DNA testleri ve diğer çalışmalar bittiğinde bu kamuoyumuza açıklanacak, paylaşılacak. Ve bu terörist yapılanmanın, ki dediğim gibi 11 gözaltı var, bütün networku çıkartıldı, ilginç bazı bağlantılar da bu anlamda var, özellikle bölücü terör örgütünü işaret eden çok ciddi neredeyse kesinleşmiş bulgular var. Ama tabi bütün araştırmalar bitince çok daha net ifade edebileceğiz bu hususu.

Dediğiniz gibi, doğrudan sivilleri muhatap alan bir saldırı, Merasim Sokak’taki de öyleydi aslında, Gar saldırısı da. Daha önce bildiğiniz gibi Kumrular olayında olduğu gibi bu tür saldırılar daha önce de gerçekleşmişti. Bu terör örgütü ne zaman köşeye sıkışsa, ne zaman ciddi bir güvenlik harekatıyla karşı karşıya kalsa hep milleti yeise sürüklemek için bu tür doğrudan sivilleri de hedef alan saldırılar gerçekleştirir. Dediğim gibi, bu ilk defa olan bir olay değil, ama bu dahi terör örgütünün çirkin yüzünü açık şekilde ortaya koyuyor.

Sayın Bahçeli’ye teşekkür ettim, çünkü talep kendisinden geldi ve çok açık bir ifadeyle teröre karşı verilen mücadelede destek beyan ettiler, alınacak tedbirlerin hepsinde Hükümetin yanında olduğunu ifade ettiler. Bu noktada tabi muhalefet lideri olarak kendisinden gelen bu desteğe dediğim gibi teşekkür ifade ettim.

Biz her seferinde dikkat ederseniz terör saldırılarından sonra ortak tavır için çağrıda bulunduk, ama maalesef bu çağrılara istediğimiz ölçüde cevap gelmedi hiçbir zaman. Ümit ederiz bu sefer bütün partiler terörü lanetleme konusunda ortak bir tavırda buluşurlar. Daha önceki saldırılarda olduğu gibi, daha biz canlarımızı hastaneye taşımaya çalışırken katil devlet diye, son olarak yine bize, Başbakan olarak bana, Hükümete dönük katil diye de yaklaşım sergileyenlerin tutumlarında herhangi bir samimi bir değişim olacağına inancımı kaybettim açık söylemek gerekirse. Ama bugünler bütün siyasiler için bir imtihan günleridir. Bizim tavrımız açık, terörün karşısında dimdik duracağız, teröriste kim destek olursa onun karşısında dimdik duracağız, ister siyasi olsun, ister içeride olsun, ister dışarıda olsun canımıza kasteden kim olura olsun yakalayıp adalete teslim edeceğiz. Eğer bu anlamda canımıza kastetme tavrını sürdüren odaklarsa onlarla da Türkiye’nin içinde ve dışında her alanda mücadele etmeye devam edeceğiz.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.