Basbakan Davutoglu’nun Bursa Mitingi konusmasinin tam metni
Selam olsun, selam olsun, selam olsun sırtını ulu bir dağa vermiş olan ulu şehre selam olsun. Camilerin ulusuna sahip, manevi derinliğe sahip ulu şehre selam olsun. Uludağ gibi vakur, ipek gibi zarif Bursa’ya selam olsun. Devletlerin ulusuna başkentlik yapmış, sultanların ulusuna, Osman Gazi’den itibaren mekan olmuş, devletimizin ulu şehri Bursa’ya selam olsun. Manevi ulularımızın diyarı Üftâde Hazretlerinin, Emir Sultan’ın, Süleyman Çelebi’nin, Somuncu Baba’nın, Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerinin manevi ulularımızın şehri ulu şehir Bursa’ya selam olsun. Devletimizin kalbi, demokrasimizin omurgası, milletimizin nireng noktası Bursa’ya selam olsun. İstiklal Harbimizin merkez şehri, demokrasimizin yükseldiği şehir ulu şehir sana selam olsun. Bir tohumdan bir çınar yetiştiren şehir, bir beylikten bir devlet, bir devletten bir imparatorluk çığırı açan şehir sana selam olsun, Bursa’nın her bir köşesine selam olsun. Büyükorhan’a selam olsun, Gemlik’e selam olsun, Gürsu’ya, Harmancık’a selam olsun. İnegöl’e selam olsun, İznik’e selam olsun, Karacabey’e selam olsun, Keles’e, Kestel’e selam olsun, Mudanya’ya selam olsun, Mustafakemalpaşa’ya selam olsun, Nilüfer’e selam olsun, Orhaneli’ne, Osmangazi’ye selam olsun, Orhangazi’ye selam olsun, Yenişehir’e, Yıldırım’a selam olsun. Bursa’nın her bir köşesine selam olsun.
Aziz Bursalılar, birkaç gün içinde Bursa’da sıcaklık olağanüstü arttı onu biliyorum, ama bizi saatlerce beklediniz. Bu sizin kalbinizdeki sıcaklığın, muhabbetin bu meydana yansıması hepinize teşekkür ediyorum. Yine her meydan biz (“Ulu şehir Bursa’dan Hoca’ya selam” sesleri) Biz ulu şehir Bursa’nın ancak talebesi oluruz, gelir Ulu Camii’den feyz alırız, ulu şehirden devlet devlet adabını öğreten bu şehirden ders alırız.
Aziz Bursalılar, bu benim 39. Mitingim her meydanda davamızı anlatıyoruz, sizlerle dertleşiyoruz, halkımızla hasbihal ediyoruz, ama AK Parti davasını belki de en kolay, en doğrudan anlatabileceğimiz şehirlerden birisi Bursa. Çünkü biraz önce söyledim dün Bilecik’teydim, Söğüt’teydim orada bir tohum atıldı, o tohum büyüdü Bursa da fidan oldu. Kayı Boyundan bir beylikten Bursa’da bir devlet doğdu bir devlet. O devlet sonra İstanbul’da bir imparatorluğa dönüştü. Bursa, siz tohumları fidan yapan, fidanları çınar yapan bir topraksınız. Onun için Bursa’yı ihmal eden bir siyasi hareket başarılı olamaz. AK Parti her zaman Bursa’yı merkez aldı, Bursa’nın irfanını merkez aldı, Bursa’nın geleneğini merkez aldı. Ey Bursa, AK Parti’yi bu anlamda bir tohum olarak 2001’de bu topraklara atılmış olan AK Parti hareketini fidan haline getirdiniz, şimdi çınar olmaya var mısınız? ("Varız" sesleri) AK Parti’yle birlikte Türkiye Cumhuriyeti Devletini bir fidan devletten küresel güç haline, bir çınar devleti yapmaya var mısınız? ("Varız" sesleri) Var mısınız? ("Varız" sesleri) Ve bu tarih içinde yaklaşık 100 yıllık Cumhuriyet tarihimiz içinde çok badirelerden geçtik, çok sınamalardan geçtik hepsini aştık bugünlere geliyoruz. Bakınız iki gün önce Yassı Ada’daydık 14 Mayıs 1950’de bir büyük yürüyüşün, demokrasi yürüyüşünün öncüleri Türkiye’de iktidara gelmişlerdi. Ve geldiler Ulu Camii Allah-u Ekber sesine hasretti Adnan Menderes şehit Başbakanımız o nidayı bu semalara iade etti Allah ondan razı olsun. (“Ya Allah Bismillah Allah-u Ekber” sesleri) Özellikle gençlere sesleniyorum, ne zaman ruhunuz dinginlik ararsa, ne zaman şöyle bir tefekkür edeyim derseniz hemen Ulu Camii’ye gidin. Ben ilim adamlığı dönemim de ki hala ilim adamlığını devam ettiriyoruz akademik hayatımda hep hayal etmişimdir, Bursa’da yaşasam da her sabah şafağı Ulu Camii’de hissetsem. Bursa’da yaşasam da bu mekanın feyzinden istifade etsem. Şimdi de Başbakan olarak her fırsatta Bursa’ya gelmeye çalışıyorum, çünkü bizim devletimizin omurgası, ahlakı burada dokundu. Bursa’nın kıymetini bilin ve Bursa’nın hakkını vereceğiz hepimiz.
Adnan Menderes niye cezalandırıldı, niye idam sehpasına gönderildi? Çünkü 10 yıl aralıksız bu millete hizmet etti aralıksız bir şekilde milletin değerleriyle buluştu. Ezanı Muhammedinin aslına dönmesinden, imam hatiplerin yaygınlaştırılmasına Türkiye’de milletle devleti buluşturma çabasına öncülük etti, ama cezalandırdılar. Ama bilsinler ki, onu idam sehpasına gönderenler bilsinler ki biz hala Adnan Menderes’in adını hayırla yad ediyoruz, ama onu idam sehpasına gönderenler bugün adları anılmıyor adları. Yassı Ada’yı demokrasi ve özgürlük adası yaptık, her seferinde de Yassı Ada anıldıkça milli iradeye sahip çıkma bilinci de artacaktır. Milli iradeyi bir daha idam sehpasına ya da Anayasa Mahkemesine önüne çıkmayacak şekilde korumaya hazır mısınız? ("Evet" sesleri) Hazır mısınız? ("Evet" sesleri)
Şimdi aziz Bursalılar, buradan bütün ülkemize de seslenerek iki olaydan bahsedeceğim bu bağlamda. Birisi, bugün hepiniz takip ettiniz Mısır’da seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi idama mahkum edildi. Türkiye’de 55 yıl önce yaşanan zillet, 55 yıl önce yaşanan bir acı şimdi Mısır’da tekrar ediliyor. Ve bakınız Türkiye’de şu anda bugün Doğan Medyası, kartel medyasının internet sayfası üzücü ve acı olduğu için doğrudan veriyorum herkes ders alsın diye doğrudan söylüyorum hiç kaçınmadan. Manşeti ne biliyor musunuz? Yüzde 52’yle Cumhurbaşkanı olan Mursi idama mahkum oldu. Ne demek istiyorlar, ne demek istiyorlar? Eğer kast ettikleri Türkiye’de yüzde 52’yle Cumhurbaşkanı olan Başbakanımız Sayın Tayyip Erdoğan’sa bilsinler ki bu topraklarda bir daha seçilmiş Cumhurbaşkanı ya da Başbakan idam sehpasına gönderilemeyecek, muhakeme edilemeyecek, mahkeme önüne çıkarılamayacak. Her ne surette olursa olsun demokrasiyi sonuna kadar koruyacağız. Bütün bu mesajları üstü örtülü verenler Bursa’nın bu mekanından ders alsınlar.
Son 12 yıl içinde girdiğimiz üç genel seçimi kazandık, üç mahalle seçimi kazandık, iki referandumu kazandık hala Türkiye’de AK Parti’nin demokratik yollarla elde ettiği bu başarıyı kıskananlar, durdurmaya çalışanlar var, her fırsatta durdurmaya çalıştılar. Yine bunlara akıl veren paralel çetenin savcısı diyor ki, bunların sonu, yani bizi kast ediyor Cumhurbaşkanımızı, bizi kast ediyor Adnan Menderes gibi olacak diyor. Nasıl bir işbirliğiyle karşı karşıyayız görüyor musunuz? Diyorlar ki, Adnan Menderes’in akıbeti gibi olacak. Yassı Ada’dan ona cevap vermiştim şimdi de veriyorum, eğer kaderde şehadet gibi ulu şehrin adına atfen söylüyorum, ulu bir makam varsa biz bir an bile durmaz o makama doğru yürürüz korkmayız, kimseden korkmayız. Mutlaka milli iradeye sahip çıkacağız, mutlaka demokrasiye sahip çıkacağız. Bursa bir tohumdan bir çınar yetiştiren Bursa bilin ki, devlet kurmak, devleti yüceltmek kolay olmuyor. Bu devleti yüceltirken fedakarlıklar yapmak gerekiyor, bu devleti yüceltmek için zor günlerde sabırla, metanetle yürümek gerekiyor. Bu sabırlı ve metanetli yürüyüşte bizimle beraber misiniz? ("Evet" sesleri) Beraber misiniz? ("Evet" sesleri) 7 Haziran’da bütün bu tuzaklara karşı milli iradeyi haykıracak mıyız? ("Evet" sesleri) Haykıracak mıyız? ("Evet" sesleri)
Şimdi bir muhasebe daha yapalım, bizi 12 yıl içinde Türkiye’nin nereden nereye geldiği malum bu 12 yıl içinde birçok kez durdurmaya çalıştılar. 12 yıl içinde birçok kez bizi durdurmaya çalıştılar, şimdi Bursalılar 7 Haziran’ın önemini hep beraber teyit etmek için söylüyorum. Önce kurucu Genel Başkanımızı siyasi yasaklı yaptılar 2002’de iktidar olmamızı engelleyebildiler mi? ("Hayır" sesleri) Biz iktidara milletle birlikte yürüdük mü? ("Evet" sesleri) Sonra 2004’te genç subaylar rahatsız diye başlıklar attılar, darbe çığırtkanlığı yaptılar bizi durdurabildiler mi? ("Hayır" sesleri) 2006’da adından başka hiçbir şeyi cumhurla ilişkili olmayan cumhuriyet mitingleri tertip ettiler, Danıştay saldırısı yaptılar durdurabildiler mi? ("Hayır" sesleri) 2007’de e-muhtıra verdiler 27 Nisan’da durdurabildiler mi? ("Hayır" sesleri) E-muhtırayı aynen adresine iade ettik. İlk defa bir iktidar bir muhtıraya, bir ültimatoma net bir tavır sergiledi. Baktılar ki, bizi bu yollarla deviremiyorlar bu sefer partimize kapatma yasağı getirmek istediler 2008’de kapatabildiler mi? ("Hayır" sesleri) Milletle bizim aramıza girebildiler mi? ("Hayır" sesleri) Milli yürüyüşü, kutlu yürüyüşü o tohumdan fidan ve çınar yapacak yürüyüşü durdurabildiler mi? ("Hayır" sesleri) Olmayınca bu sefer bakın dikkatinizi çekiyorum tam Mısır’da darbe olmadan bir ay önce Türkiye’de Gezi provokasyonu yaptılar ve Türkiye’ye 4 milyarı aşkın fidan dikmiş olan bir iktidarı suçlamak için 10-12 ağacın yer değiştirmesini bahane ettiler Taksim’de ve şehirlerimizi şiddet, talana duçar ettiler. Bu 2013 Mayıs’ı ona geleceğiz niye Mayıs? Türkiye’de başaramayınca 1 ay sonra Mısır’da darbe oldu ve halkın seçtiği Mursi’yi götürdüler şimdi idama mahkum ediyorlar darbe lideri Sisi başa geldi. Türkiye’de de aynısını yapmak istediler. İşin çarpıcı yanı ne biliyor musunuz? Gezi sebebiyle Türkiye aleyhine Cumhurbaşkanımız, Hükümetimiz aleyhine bütün uluslararası medya hareketi geçirildi bütün uluslararası medya. Ama karşılarında bu sefer öğle bir muhtıraya şapkasını bırakıp giden ya da hemen teslim olanlar yoktu Uludağ gibi duran Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti vardı AK Parti. Şimdi utanmadan manşet atıyorlar yüzde 52’yle seçilen Cumhurbaşkanı idama gitti. Neyi söylemek istiyorsanız mertçe söyleyin mertlik burada biz mertçe halkın önündeyiz. Biz buradan da Batılı demokrasiyi, özgürlüğü savunduğunu düşünen, iddia eden Batı medyasına, Batı ülkelerine de sesleniyorum neredesiniz? Seçilmiş bir Cumhurbaşkanı idama mahkum edilirken neredesiniz? Türkiye’de Gezi olayları olurken özgürlük dersi vermeye kalkanlar şimdi neredesiniz? Yoklar, çünkü onların meselesi demokrasi ve özgürlük meselesi değil. Onların meselesi onların çıkarını kim savunuyorsa onları koruma meselesidir. Bu çok demokrasi meraklısı Batı Türkiye’de de 27 Mayıs’a karşı çıkmamıştı. Aynı şekilde 12 Eylül’e bizim çocuklar demişti Kenan Evren’e. 28 Şubat’ı desteklemişlerdi, çünkü milletle barışık bir devletten korkar bunlar. Biz AK Parti iktidarı milletle, devleti barıştırdık milletle devleti. Bunu önce Adnan Menderes rahmetli yaptı ezanla başlamak üzere milletle, devleti barıştırdı onu cezalandırdılar. Kim milletle devleti barıştırmışsa milletin adamlarını cezalandırdılar. Özal’ı, rahmetli Erbakan Hocamızı cezalandırdılar. Ama bu sefer bütün bu birikim üzerinde milletle kenetlenmiş AK Parti kadrolarına bir santim bile geri adım attıramazlar.
Gezi olayları başarısız olunca bu sefer 17-25 Aralık olaylarını çıkardılar. Milletin iyi niyetli dindar kesiminden sağladı imkanlarla büyüyen, serpilen ama karargahını Pensilvanya’da kuran bir örgüt bütün bu milletin güvenine, himmetine ihanet edip yurt dışındaki işbirlikçilerle Türkiye’de iktidar değişimine yöneldiler. Yazdılar iddianamede dönemin Başbakanı diye, şimdi işte geldik bir sene geçti dönemin Başbakanı dedikleri Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı engelleyebildiler mi? ("Hayır" sesleri) Durdurabildiler mi? ("Hayır" sesleri) O iddianameyi yazanlarsa dönemin savcıları oldular. Şimdi bakın Bursalılar, bütün bu tablo önünde (“Pensivanya çetesi hesap verecek” sesleri) Hiç merak etmeyin verecekler. KPSS sorularını çalıp yandaşlarına verenler milletin çocuklarının hakkını, hukukunu yiyenler hesap verecekler kaçamazlar.
Ama şimdi geliniz muhalefet partilerinin durumuna bakın. İktidara gidiyoruz, seçime gidiyoruz AK Parti’nin tutumu belli 12 yıl biz bu millete hizmet ettik biraz sonra rakamlarını vereceğim. Yani gayri safi milli hasılayı 230 milyar dolarlardan 800 milyar dolarlara çıkardık. Bölünmüş yolları 6 bin kilometreden 24 bin kilometreye çıkardık. Hangi rakamı alırsanız alın her bir alanda devrim mahiyetinde adımlar attık. Biz şimdi diyoruz ki, çok açık bir şekilde seçime giderken tutumumuz belli bütün bu kazanımları korumak için sizden milli iktidar istiyoruz, iktidarın, istikrarın, refahın devamını istiyoruz.
Birde diğerlerine bakın, günlerdir soruyorum diyorum ki, biz eğer birinci parti olmazsak, seçimi kazanmazsak İngiltere’de olduğu gibi bu koltukları bırakırız, siz ne yapacaksınız diye soruyorum? Kılıçdaroğlu cevap vermiyor. Çünkü kendine güvenemiyor. Diyor ki, benim hedefim yüzde 35 yani ben iktidar olacağım diyemiyor. Bahçeli dün şöyle bir cevap vermiş diyor ki: Eğer oylarımı korursam biraz da artırırsam ben başarılı sayılırım. Yani iktidar olacağım demiyor, iktidar olabilirim demiyor, millet bana güveniyor demiyor. Neden böyle biliyor musunuz? 1999’da da Bahçeli o zaman ikinci parti geldiğinde kendisine Başbakanlık teklif edildi diğer partiler tarafından. Başbakanlığı bıraktı DSP’nin o zaman Ecevit rahmetlinin arkasına takıldı. Bahçeli’nin bütün meselesi CHP’nin arkasına takılmak arkasına.
HDP ise diyor ki, barajı aşarsam başarılı olurum. Özeti şu: Hiç birisi biz iktidar olacağız diyemiyor. Peki, niye siyaset yapıyorlar, niye yapıyorlar siyaseti biliyor musunuz? Arkadaki paralelciler daha ötedeki akıl hocaları onlara diyor ki, bir araya gelin AK Parti’yi durdurun siyasetlerinin esası AK Parti’yi durdurmak. Ey Bursa, ulu Bursa AK Parti’yi durdurabilirler mi? ("Hayır" sesleri) Bir kez bu toprağa tohum atılmış fidan olmayı engelleyebilirler mi? ("Hayır" sesleri) Fidandan bir küresel devlet olarak bir çınar devleti inşa etmemizi engelleyebilirler mi? ("Hayır" sesleri) Bu nedir biliyor musunuz? Özellikle genç arkadaşlarımız bilir ama Türkiye’nin hepsi bilir, hani üniversite sınavlarında bir kural vardır 4 yanlış 1 doğruyu götürür değil mi? Bunlara diyorlar ki, siz 4 yanlışsınız ama, doğru olan AK Parti’yi götürün. Biz de diyoruz ki, bu sınav üniversite sınavı değil millet sınavı burada 1 doğru 4 yanlışı götürür 4 yanlışı. Doğru belli AK Parti. Doğru ne? ("AK Parti" sesleri) Doğru ne? ("AK Parti" sesleri) Doğru ne? ("AK Parti" sesleri) Peki, dört yanlış ne? Bir, CHP yani tek parti zihniyetini bugüne getiren. Biraz sonra üzerinde duracağım her gün yalan söyleyen, milletle kavgalı CHP birinci yanlış bu.
İkinci yanlış, MHP ikinci yanlış neden? Ya eğer sen millete hizmet edecektiysen 2002’de koltuğu Başbakan Yardımcılığını bırakıp niye terk ettin? Daha seçimlere vakit vardı, niye terk ettin? 99’da sana Başbakanlık teklif edildiğinde hayır, ben almayacağım Fazilet Partisi dinlensin, diğerleri de yapmıyorum deyip DSP’nin arkasına niye takıldın, niye şimdi çatı aday diye bir adayı çıkarıp Cumhurbaşkanlığı seçiminde bizim karşımıza geçtin? İkinci yanlış MHP.
Üçüncü yanlış, mübarek Miraç gecesini dün idrak ettik, Diyanet İşleri Başkanımızda Türkiye’yi, milletimizi temsilen Mescid-i Aksa’da dün hutbe okudu hutbe. O Diyanet İşleri Başkanına hakaret eden HDP Eş Başkanı, CHP’liler ders alsınlar ders. Mescid-i Aksa bizim miracımızın sembolüdür, Hazreti Peygamberin Miraç’a yükseldiği makamın olduğu yerdir Mescid-i Aksa’da Kudüs’te. Bu gafil, özellikle de şimdi Bursa’da dahi gelip buradaki samimi Kürt vatandaşlarımızdan destek istemeye kalkışan bu gafil HDP Eş Başkanı diyor ki, Kudüs Yahudilerin kutsal mekanıdır. Yanlışın büyüğünü görüyor musunuz? Şimdi Ulu Camii’ye giden Ulu Camii’de Kudüs’ün Mescid-i Aksa’nın kokusunu alan bir Bursalı Allah aşkına bu adamlara oy verir mi? ("Hayır" sesleri) Oy verir mi? ("Hayır" sesleri) Öbür tarafta Miraç günü zikrederek söylüyorum dün de yine Kahramanmaraş’ta sormuş niye bizim İsrail’de büyükelçimiz yok diye soruyor. Ya Miraç günü bunu soruyor. Bilmiyor ki öğrenmesi lazım, Miraç Mescid-i Aksa’dır, Mescid-i Aksa bizim ilk kıblemizdir, ilk kıblemize asker postallarıyla girenle biz dost olmayız. Bedeli ne olursa olsun olmayız. Ama bilmiyor sonra da şimdi Kemal Bey’in problemi şurada: Hesap uzmanıyım diyor hesap bilmez ona ayrıca geleceğim, ama Mescid-i Aksa nerede deseniz onu da bilmez. Sonra da din derslerinin zorunluğunu kaldıralım der. İşte din derslerinin biz bunun için zorunlu kılıyoruz. Öğrensin millet dinini de öğrensin, başka dinleri de öğrensin, ama ezberden konuşmasın.
Peki, dördüncü yanlış, adamlarını gönderip Diyarbakır Belediye binasının arkasından gelip oradaki HDP Belediye Başkanıyla oturup hangi tuzakları kuruyor onu soracağız ayrıca ama oturup Kandil ile Pensilvanya arasında bağ kurmaya çalışan paralel çete. 4 yanlış yan yana. Karşılarında elif gibi bir doğru var elif gibi elif. Bizim hareketimizin sembolü eliftir elif, Uludağ gibi dimdik duran elif. Ey Bursa, bu gafiller karşısında elif gibi duranların yanında duracak mısınız? ("Evet" sesleri) Ulu Camii’nin hakkını verecek misiniz? ("Evet" sesleri) Ulu sultanların hakkını verecek misiniz? ("Evet" sesleri) Ulu manevi önderlerin müjdesi için, muştusu için yola çıkmış yola çıkmış olanlara destek verecek misiniz? ("Evet" sesleri) Yani özetle 1 doğru 7 Haziran’da 4 yanlışı birden tarihten silecek.
Bakın Bursalılar, sizler devlet, millet yiğit arıyor yiğide ihtiyacımız var dediğinde en önce ön safta çıkanlarsınız. Devletimizin, ulu devletimizin kurulduğu diyardasınız.
Şimdi gelin bir muhasebe daha yapalım, 12 yılda nereden, nereye geldik? 12 yıl önce 2002’de hani Bahçeli’nin Başbakan Yardımcısı olduğu DSP olarak CHP zihniyetinin devam ettiği günlerde Türkiye IMF’den borç istemek durumundaydı sıradan bir borç isteme değil. Şimdi CHP’ye de sesleniyorum burada, 2002’de biz yoktuk diyorlar. 1994’te de DYP-CHP koalisyonu onlar IMF’den borç aldılar 33 milyar dolar borç IMF’den alındı. Şimdi 14 Mayıs’ta iki gün önce 2 yıl önce 2013 14 Mayıs’ında IMF’ye son taksitimizi de ödedik. Bütün Avrupa ülkeleri küresel kriz sebebiyle IMF’ye borcu giderken, biz borcumuzu bitirdik. Milleti borçtan kurtaran kim? ("AK Parti" sesleri) Milleti namerde, merde kim olursa olsun hiç kimseye mağdur ve mahcup eylemeyen kim? ("AK Parti" sesleri) Kim? ("AK Parti" sesleri) Onlar konuşur ("AK Parti yapar" sesleri)
Biz 2002’de terörle mücadele esnasında veya herhangi bir savaş ihtimali karşısında silah almak istediğimizde hibe almak durumundaydık, çünkü o silahların bedelini ödeyecek dahi kasamızda para yoktu. Hibeyle alıyorduk tankları sonra modernizasyon için İsrail’e gönderiyorduk. Hiçbir silahı yapamaz durumdaydık. Halbuki silahını, kendi savunma sanayini yapamayan birisi kimden silah alıyorsa onun önünde başı eğik olur. Ey Bursalılar, şimdi sizi şahit kılıyorum şuna konularda şahitliğinizi istiyorum: Bir hafta önce Bitlis’ten Muş’a uçarken Başbakanlık helikopterinin sağ ve sol kanadında iki helikopter daha vardı yüzde 100 Türk yapımı Atak Helikopterleri. Artı biz kimseden helikopter istemeyeceğiz kendi helikopterimizi yapıyoruz, kimseden tank isteyeceğiz kendi tankımızı yapıyoruz, kendi füzemizi yapıyoruz, kendi uzay ajansımızı yapıyoruz. İnşallah Uludağ’ın o ulu, ulu semalarında en geç 2023’te milli savaş uçağımızı uçuracağız, Türk yapımı milli savaş uçağı. Onlar konuşa dursunlar, onlar yalan ve palavralar üzerine konuşa dursun, biz yeni bir Türkiye inşa ediyoruz. Milli savaş uçağımız yapan kim? ("AK Parti" sesleri) Türkiye onuru, itibarı kazandıran kim? ("AK Parti" sesleri) Paramızdan altı sıfırı atan Türk Lirasına itibar kazandıran kim? ("AK Parti" sesleri) Kim? ("AK Parti" sesleri) Kim? ("AK Parti" sesleri) Onlar konuşur ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar konuşur? ("AK Parti yapar" sesleri) İşte mesele budur.
Ekonomiye bakalım ekonomiye. Türkiye’nin geldiği yeri görmek için ekonomiyi en iyi anlayan Bursalılardır. Bursa hem bir tarih şehridir, hem bir tarım şehridir, hem bir kültür şehridir, hem bir sanayi şehridir. Bakınız 2002’yle karşılaştırmalı olarak bazı rakamları sizlerle paylaşacağım. Organize sanayi bölgesi Bursa’mızda da ekonomimizin belkemiği olan organize sanayi bölgesi. 2002’te Türkiye’deki toplam organize sanayi bölgesi sayısı 70’ti şimdi 281. Organize sanayi bölgelerinde 415 bin kişi çalışıyordu, şimdi 1,5 milyon kişi çalışıyor. Bursa’mızda biz iktidara geldiğimizde dört organize sanayi bölgesi vardı şu anda dokuz organize sanayi bölgesi var, yedi tane daha yapıyoruz inşallah. Ve Bursa’da önümüzdeki dönemde 20 organize sanayi bölgesi olacak. Yine ihracatımız biz iktidara geldiğimizde 36 milyar dolardı, şimdi 158 milyar dolar. Bursalılar, size teşekkür borçluyuz. Bu ihracat artışında ki en büyük paylardan biri Bursa’nındır Bursa ihracatı.
Bakın Türkiye’nin ve Bursa’nın ne kadar büyüdüğünü göstermek için ihracatımız 2002’de 36 milyar dolardı, şimdi 158 milyar dolar. Bursa’nın ihracatı 2002’de 3.9 milyar dolardı, şimdi 9.3 milyar dolar. Yani 2002’de toplam Türkiye ihracatının 4’te 1’ni bugün sadece Bursa yapıyor, bereketli Bursa yapıyor. Bursa otomotiv sektörünün başkenti. 2002’de Türkiye’de bir yılda 91 bin otomobil satılmıştı, şimdi ise 781 bin otomobil satıldı 1 yılda geçen sene. Bu fark hani Kılıçdaroğlu Türkiye yoksullaşıyor diyor ya ona söylüyorum, 91 bin otomobil satılan ülkede şu anda 781 bin otomobil satılıyorsa bu yoksullaşma mıdır Allah aşkına?
Dün meydan okudum cevap gelmedi, eline kağıt vermişler ezberlemiş aynı şeyi tekrar ediyor. Bugün Bursa’da Ulu Camii’nin huzurunda tekrar ona sesleniyorum. Diyor ki, dün Kahramanmaraş’ta bir insan yalan söylerde bir yalanı bir cümlede söyler bu bir cümlede üç yalan birden söylüyor yalan. Yalan bir diyor ki, Türkiye’de 17 milyon 200 liranın altında yaşıyor. (“Yalancı Kemal” sesleri) Ben liderleri yuhalatmıyorum, ama doğru ne gerek var doğru yalancı. Doğru söz engellenir mi? Yalancı. Söylüyorum doğruysa çık ispat et, ispat et ben özür dileceğim. Yok ama ispat edemiyorsan senin adın bu kampanyada yalancı kalacak.
Diyor ki, 200 liranın altında (“Çarkçı Kemal” sesleri) Siz çok iyi tanıyorsunuz çarkçı. Şimdi 200 liranın altında 17 milyon kişi varmış Türkiye’de yalanın dik alası. Biz yüksek lisans öğrencilerine bile 300 lira burs veriyoruz öğrenciye bırakın haneyi bir öğrenciye. Eşi vefat etmiş hanımlarımıza destek olarak ayda 250 lira iki ayda bir 500 lira yardım yapıyoruz. Koruyucu bir aileye engelli birisi varsa evinde engellinin anne, babasına 780 lira veriyoruz. Bunlar bu gerçekleri örtmek için bizim yaptığımız her şeyi beyannamelerine koyuyorlar. İŞKUR’la ilgili 17 madde yazmışlar hepsi bizim yaptığımız işler. Bizim yaptıklarımıza bunların hayali yetişmez hayali. Yalan bir, söylüyorum ispat etsin 200 liranın altında 17 milyon kişi yaşıyor diyor ispat etsin ispat etsin, yok böyle bir şey. Diyor ki, 1000 liranın altında maaş alan emekli sayısı 8 milyon emekli diyor yalan. Son yaptığımız seyyanen zamla şu anda sadece 1 milyonu biraz aşkın 1 milyon 300 bin emeklimiz 1000 liranı altında. İnşallah seçimden sonra da onlara en iyi şartlarda, en iyi imkanları sunacağız.
Yalan üç, diyor ki Türkiye’de 6 milyon 500 bin işsiz var. Ya bunların rakamları yayınlanıyor zaten yani baksalar internetten herhangi bir yere girseler bütün bu rakamlar var söz konusu değil. Son işsizlik rakamları ki, dünyada işsizlik yayılırken biz son 5 yıl içinde 6 milyon istihdam yaptık, bu sene de 2014’te 1,5 milyona yakın istihdam gerçekleştirdik bunlar yalan. Ama niye tekrar ediyor biliyor musunuz? Biri ona demiş ki, biri ona yalanda olsa şu yalanları her gün tekrar edersen bu Türkler saftır sana inanırlar. Allah aşkına siz buna inanır mısınız? ("Hayır" sesleri) Birileri ona akıl vermiş her gün bu yalanları tekrar et merak etme seçimde başarılı olursun. Yalancıların seçimde başarılı olması mümkün mü? ("Hayır" sesleri) Sözü yalan olanın vaadine inanılır mı? ("Hayır" sesleri) Noterden kağıt getirse o noterin yolunu bilmeyen birinden gelen vaade inanır mısınız? ("Hayır" sesleri) Tutmuş kendi aday olduğu seçimde sandığın yolunu kaybetti. Kendisi İstanbul Belediye Başkan adayı oldu kendisi için oy kullanamadı. Ya kendisi için oy kullanamayan birinden millete fayda gelir mi? ("Hayır" sesleri) Önce kendine bak, yolunu bul, öğren yolu değil mi?
Şimdi diyor ki, bize hesap dersi verecekmiş. Her söylediği yalan olan birinin hesap dersi olur mu? Ama ben arkadaşlara talimat verdim inşallah seçimden sonra bizim siyaset akademisi var kurs veriyoruz siyaseti merak edenlere Kılıçdaroğlu’nu da kaydederiz biraz siyaset ahlakı öğrenir. Siyaset önce doğru sözle başlar doğru konuşacaksınız ki notere gitmeyeceksiniz. Ben buraya geldim Bursa’ya 39. vilayetim bu 39 miting yaptım. Hiçbir meydana çıkarken de notere uğramadım, çünkü biliyorum ki millet bize inanır, biz millete inanırız. Çünkü ben konuştum mu dilden kulağa konuşmam, kalpten kalbe konuşurum kalpten kalbe. Ve konuştuk mu inandırırız, çünkü biz çeyiz-cağız demeyiz, biz yaptık deriz yapıyoruz deriz, yaptık deriz yapıyoruz deriz, ne söz verdiysek yaparız.
Bacılarıma söyleyeyim, bir örnek vereceğim onlarca, yüzlerce örneği var ama bir örnek. Ocak ayında ailenin korunması paketini açıkladık ve dedik ki, Türkiye’de doğum yapan her kadına doğum hediyesi önce devletten. İlk çocuğu 300 lira, ikinci çocuğa 400 lira, üçüncü çocuğa 600 lira altın takacağız. Evvelsi gün bu uygulamayı başlattık memnun musunuz? ("Evet" sesleri) Biz söz verdik mi yaparız. Çocuklarını evlendirecek anne babaya çeyiz hesabı vereceğiz dedik, yani anne baba çocuğunu evlendirmek için bir hesap açarsa o hesaba yatırdığı paranın yüzde 20 fazlasını biz ona vereceğiz kredi olarak, prim olarak ta ki bu gençlerimiz kolay evlenebilsinler diye, söyledik ve yaptık aramızdaki fark bu.
Aziz Bursalılar, (“Gençlik seninle gurur duyuyor” sesleri) Biz de sizlerle gurur duyuyoruz. Türkiye 2023’e yürürken bütün ülkemizde olduğu gibi Bursa’mızda yükselecek, yücelecek ve Uludağ gibi başı dik olacak inşallah.
Şimdi Bursa’mızla ilgili vizyonumuzu da paylaşalım sizinle. Bursa, bu Dersaadetten önce Osmanlı’nın baş şehri olan bu güzel şehir sizi Türkiye’nin de, Balkanların da, Ortadoğu’nun da, Kafkasların da en önemli sanayi, kültür, tarih ve ulaşım merkezi yapacağız.
Bakınız önce ulaşımdan bahsedeyim, İstanbul-İzmir otoyolu yapılıyor. Körfez Geçişi bitmek üzere. Bu otoyol ile İstanbul, Bursa ve İzmir birbirine bağlanacak İstanbul, Bursa arası 1 saate inecek 1 saate 3 saatlik yol. 8,5 saatlik İstanbul-İzmir yolu 3,5 saate inecek. Bursa dikkat edin ana istasyon noktası. Aynı şekilde Ankara, İstanbul arasındaki yüksek hızlı tren ve oradan Eskişehir’e gidiyor, oradan da Konya’ya. Şimdi Bandırma, Bursa, Bilecik hattıyla bu hızlı trene Bursa birleşmiş olacak. Beni çok heyecanlandırıyor neden biliyor musunuz? Doğduğum başşehir Konya Selçuklu başşehri. Bu yolla hayran olduğum ulu şehre Osmanlı başşehri Bursa’ya bağlanıyor. Yine Dersaadete cihan devletinin başşehri İstanbul’a bağlanıyor ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin izzetli Başkenti Ankara’ya bağlanıyor. İşte bizim ulaştırmamız bile bir tarihi bilinç yansıtır. Artık Bursa, Bursalılar başşehrimizin ulu şehri İstanbul’a, Ankara’ya bu hızlı trenli 2 saat 15 dakikada ulaşacaksınız. Eskişehir üzerinden Konya’ya gelmek isterseniz Emir Sultan’dan, Hazreti Mevlana’ya selam getirmek isterseniz bineceksiniz hızlı trene İstanbul’dasınız, Konya’dasınız, Ankara’dasınız işte bizim vizyonumuz bu. Aynı şekilde, Ankara-İzmir otoyolunu da Bursa’ya irtibatlandıracağız. Bursa’dan geçmeyen yol, Bursa’ya selam vermeyen kimse kalmayacak.
Yenişehir Havalimanı kurduğumuzda 2003’te ilk yapıldığında acaba ne kadar yolcu alır deniyordu, şimdi 2 binlerden yolcu sayısı 75 bine çıktı. Ve şimdi Bursalılara birkaç müjdem daha var, inşallah yakında Bursa Havalimanından Muş’a, Diyarbakır’a ve Samsun’a seferler koyuyoruz. Bursa mademki başşehir bir kez başşehir olan hep başşehirdir, her yere bağlantınız olacak. Daha önemlisi, daha güzeli Üsküp’e sefer koyacağız Üsküp’e. Evlad-ı Fatihan’dır Bursalılar, Rumeli’den gelen Evlad-ı Fatihan’a selam olsun, Üsküp’e sefer koyacağız.
Yine biraz önce Başbakan Yardımcımızla konuştuk Bülent Bey’le, Sağlık Bakanımızla konuştuk Kuveyt’te de sefer konulacak Kuveyt’e. Çünkü Bursa şifa diyarıdır jeotermal merkezidir, Bursa’dan şifa bulmak isteyen bütün turistler için Bursa Havalimanını en iyi şartlarda uluslararası havalimanı haline getiriyoruz. Bursalılar, size borcumuz ödenmekle bitmek, siz bize hep destek verdiniz, biz de size her ne surette olursa olsun borçlarımızı birer birer ödeyeceğiz. Bursaspor, Bursa’ya gelip de Bursaspor’dan bahsetmeden olmaz. İnşallah, stadyumunuz Timsah Arena 45 bin kişilik stadyumu açıyoruz inşallah 45 bin kişilik. Ve eskiden üç büyükler denildi sonra Trabzon katıldı şampiyonluğa dört büyükler. Bursa’da katıldı 5 büyükler oldu Bursa’ya da bu yakışır, Bursaspor’a da başarılar diliyorum.
Yine en önemli projelerimizden birisi şehir hastaneleri projesi. Bursa’ya 1300 yataklı Türkiye’nin en büyük şehir hastanelerinden birini yapıyoruz. 700 yataklı Çekirge Devlet Hastanesini de inşallah proje aşamasından çıkardık, en kısa zamanda hizmete koyacağız. İznik, Orhangazi ve Gemlik Devlet Hastanelerini yapıyoruz. Bursa’da 80 bin metrekare alanlı meslek lisesi eğitim kampüsü yapacağız. Ayrıca proje ve ihale çalışmaları devam eden 1400 konut daha yapıyoruz. Kentsel dönüşümü en iyi şekilde Bursa’da yapıp, bu kentsel dönüşümle ilgili de vatandaşlarımızın bütün sorunlarını çözeceğiz. Bizim için Bursa tarihimizin merkezidir, sanayimizin merkezidir, tarımımızın merkezidir, mimarimizin, güzel mimarimizin merkezidir, turizmimizin merkezidir. Bursa’yı tekrar eski İpek Yolu’ndaki haşmetli günlerine geri götürmeye var mısınız? ("Varız" sesleri) O İpek Yolu Bursa’sından, küresel şehir Bursa’ya geçmeye var mısınız? ("Varız" sesleri) Türkiye’yi 2023’e doğru dünyanın 10 büyük ekonomisinden biri yapmaya var mısınız? ("Varız" sesleri) Bu yolda yürürken kaos çıkartmak isteyenler, kriz çıkarmak isteyenler, koalisyon hesabı yapıp Türkiye’nin 90’lı eski karanlık yıllarına götürmek isteyenlere karşı istikrar demeye var mısınız? ("Varız" sesleri) Huzur demeye var mısınız? ("Varız" sesleri) Refah demeye var mısınız? ("Varız" sesleri) İtibar demeye var mısınız? ("Varız" sesleri) Onur demeye var mısınız? ("Varız" sesleri) Bütün bunları sağlayan ve sağlayacak olan AK Parti’ye destek olmaya var mısınız? ("Varız" sesleri) 7 Haziran’da Bursa’da yeni bir tarih yazacak mıyız? ("Evet" sesleri) Bursa’dan Ankara’ya çok güzlü bir şekilde milli irade mesajı gönderecek misiniz? ("Evet" sesleri) Rekorların rekorunu kıracak mıyız? ("Evet" sesleri) Allah razı olsun. Bursa her zaman yanımızdaydı, 7 Haziran’da da yanımızda mısınız? ("Evet" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Bursalı söz verdi mi yapar.
Allah yar ve yardımcımız olsun Allah yardımcımız olsun.