Yükleniyor...

Basbakan Davutoglu’nun Finlandiya Basbakani Spila ile birlikte yaptigi açiklamanin tam metni

 

Teşekkür ediyorum sevgili arkadaşım Sayın Juha. Misafirperverliğiniz için teşekkür etmek istiyorum. Bu benim Başbakan olarak Finlandiya’ya gerçekleştirmiş olduğum ilk ziyaret. Helsinki’ye Dışişleri Bakanı olarak birçok kez geldim, fakat buraya tekrar bu vesileyle gelmek çok memnun edici.

Bu bizim Türkiye ve Finlandiya arasındaki diplomatik ilişkilerimizin tesisinin de 90. yıldönümü. Bu 90 yıllık süreç içerisinde Finlandiya ve Türkiye arasında herhangi bir ihtilaf olmamıştır, Finlandiya Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra diplomatik ilişkilerin tesis edildiği ilk ülkelerden birisi olmuştur. Ve bizler ikili ilişkilerimizde siyasi anlamda işbirliği ruhuna ve karşılıklı anlaşmaya, dayanışmaya dayanan bir ilişkimiz mevcuttur. Ben ulusum adına dayanışmanız için, terör anlamındaki dayanışmanız için sizlere teşekkür etmek istiyorum Sayın Başbakan ve başsağlığı dilekleriniz için de teşekkür ederim. Ve sizin ve Finlandiya Hükümetinin Türkiye-AB anlaşması konusundaki tam desteğini duymaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Ekonomik anlamda ve ikili ilişkiler konusunda da büyük bir potansiyelimiz mevcuttur. İkili ticaretimiz 1.3 milyar dolar fakat, bu 3-5 milyar doları kesinlikle bulabilir, çünkü birbirini tamamlayan ekonomilerimiz bulunmaktadır, Türkiye büyük bir ekonomik pazardır, birçok bölgenin kesişme noktasında yer almaktadır. Finlandiya ise son derece gelişmiş bir teknolojik altyapı imkanlarına sahiptir ve bu da yeni bir momentum yaratıp bizleri daha da geliştirebilir. Benim heyetimde önemli iş adamları bulunmakta ve özel bir toplantımız olacak onlarla birlikte telekomünikasyon alanında, yenilenebilir enerji alanında. Bunlarla birlikte tekstil gibi, diğer sektörler konusunda daha fazla işbirliğine gitmeye ve daha fazla yatırıma hazırız. Biz Finlandiyalı yatırımcıları da Türkiye’de görmek istiyoruz. Şu anda 6 milyon dolarlık bir yatırım bulunmakta bu anlamda Türkiye’de, bu çok daha seviyelere çıkartılabilir. Avrupa konuları içinse bizler Finlandiya’ya destekleri konusunda teşekkür etmek istiyoruz, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği konusunda her kritik aşamada Finlandiya 1999 yılında olduğu gibi önemli bir rol üstlenmiştir. Sayın Martti Ahtisaari Cumhurbaşkanı o dönemde kendisi doğrudan bizim bu sürecimizde yanımızda yer alan ve sürecin başlaması konusunda bize destek olan, bizim aday ülke olarak gösterilmemizi sağlayan kişilerden birisidir ve aradan geçen yıllarda son yıllarda da Sayın Başbakanla birlikte Türkiye-Avrupa arasında bir anlaşmaya varılması konusunda önemli bir destek gördük.

Üçüncü seviye ise bölgesel ve uluslararası konular. Bu konuda da gerçekten geçmişten günümüze gelen önemli bir birikimiz bulunmaktadır ve bununla gurur duyuyorum. Arkadaşlarım ve meslektaşlarımız Alexander Stubb ile birlikte kendisi Dışişleri Bakanıyken bir oluşum ortaya koyduk ve Türkiye ve Finlandiya şu anda aracı iki önemli ülke konumunda. Hali hazırda Türkiye önümüzdeki yakın bir tarihte Türkiye’de Birleşmiş Milletler İnsani Zirvesini ağırlayacaktır ve Finlandiya’yı da buraya bekliyoruz. Sığınmacı ve göçmen konularıyla ilgili olarak da aynı şekilde sevgili arkadaşım, Sayın Başbakan Juha’ya sana ve Finlandiya halkına teşekkür etmek istiyorum iki gün önce Türkiye’den gelen sığınmacıları kabul ettiğiniz için. Bizim anlaşmamızın yürürlüğe girmesi sonrasında Türkiye-Avrupa Birliği arasında bu gerçekleştirildi. Bu anlamda da desteğiniz için sizlere teşekkür etmek istiyorum. Bu sığınmacı konusu kesinlikle bir tek bir ülkeyi ilgilendiren bir konu değil, sadece bir bölgesel konu değil, şu anda Avrupa ve Ortadoğu’yu ilgilendirir gibi görünse de, aslında insanlığı ilgilendiren bir konudur. Bu insanlar bir sivil savaşın, iç savaşın mağdurlarıdır, terör örgütlerinin de mağdurlarıdır bu sebeple bizim işbirliği ruhumuzun ve dayanışmamızın ve insanlık alanındaki önemli bir göstergesidir. Bu yeni hedeflerle birlikte tabi ki daha fazla işbirliğine gitmemiz gerekmektedir önümüzdeki yıllarda ve önümüzdeki aylarda. Finlandiya’ya gerçekleştirdiğimiz ziyarette benim Kasım ayında bizim seçimleri kazanmamızdan sonra gerçekleştirdiğimiz ilk ziyaret ve sizleri Juha Türkiye’ye en kısa süre içerisinde davet etmekten büyük memnuniyet duyacağım. Böylece yakın işbirliğimizi sürdürmeye devam edebileceğiz ve Meclislerimiz arasındaki işbirliği ilişkilerini göreceğiz. Daha fazla aynı şekilde Finlandiyalı turisti de görmek istiyoruz Türkiye’de, geçtiğimiz yıl 250 bin turist vardı galiba. Bunun dışında daha fazla Türkü de Finlandiya’da görmek istiyoruz, binlerce Türk daima olarak Finlandiya’da yaşamaktadırlar.

Tekrar teşekkür ediyorum misafirperverliğiniz için ve kısa zaman içerisinde sizleri Türkiye’de görmek istiyorum.

SORU: Anadolu Ajansından, öncelikle Finlandiya Başbakanına bir soru yöneltmek istiyorum. Geçen yıl gerekirse evinizi Suriyeli mültecilerle paylaşabileceğinizi söylediniz bundan sonraki süreç içerisinde kaç tane başvuru size ulaştı ve Finlandiya, Türkiye’yi Avrupa Birliği’yle anlaşmaya varmasından sonra ilk mülteci kabul eden ülke ve kaç mülteci şu ana kadar sığınmacıyı ağırladınız ve kaç tane sığınmacıyı ağırlamaya devam edeceksiniz. Türkiye’den Avrupa Birliği’ne genel olarak da sizce yaklaşık olarak ne kadar sığınmacı kabul edilebilecektir? Türkiye’de bildiğiniz gibi yaklaşık olarak 3 milyon sığınmacı var. Bunun dışında uluslararası örgütler tarafından da bazı kaygılar, endişeler bulunmakta, buradaki süreç nasıl işlemektedir, neler düşünmektesiniz?

BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU: Teşekkür ediyorum. Tabi ki bu anlaşma son iki gün yürürlüğe girdi bildiğiniz gibi, iki farklı konu bulunmaktadır. Birisi, Türkiye’yle ve Avrupa Birliği arasındaki anlaşma ve yasadışı sığınmacıların Ege adalarından tekrar Türkiye’ye gönderilmesi. Diğer anlaşma ise sığınmacıların Türkiye’deki sığınmacıların Avrupa Birliği’ne doğru yönlendirilmesi dolayısıyla, yasadışı sığınmacılar Ege Adalarından Türkiye’ye gelecektir, diğer taraftan da Türkiye’deki sığınmacılar Avrupa Birliği’ne gidecektir. Son iki gün içerisinde 20 Mart tarihinden sonra bizler bu anlaşmanın yürürlüğe girmesini beyan ettikten sonra yasadışı sığınmacı sayısı oldukça azaldı. Ekim ayında 6 bin civarındaydı bu sayı ve şu anda 20 Mart sonrasında günlük olarak yasadışı sığınmacı sayısı 350’ye düştü günlük olarak dolayısıyla, bu başarı sadece Türkiye-Avrupa Birliği anlaşması sayesinde mümkün olabildi dolayısıyla, buradaki süreç gayet iyi işlemektedir. Pazartesi günü anlaşmanın yürürlüğe girmesinin ilk gününde 200 civarında sığınmacı geldi ve Almanya, Hollanda ve Finlandiya’ya bunların bir kısmını yönlendirdik. Önemli olan buradaki mekanizmanın işleyişi ve devam etmesi ve özellikle de yasadışı sığınmacıların sayısının azaltılması.

İkinci bir husus ise, Avrupa Birliği tarafından buradaki sığınmacıların yeniden konumlandırılması. Birincisi dolayısıyla yasadışı göçü önlemek, diğeri ise mültecileri, sığınmacıları Avrupa’ya yönlendirip onları yeniden belirli bölgelere yerleştirmek, sonrasında bunun iç düzenlemesi tabi ki Avrupa Birliği tarafından gerçekleştirilecektir. Fakat yasadışı göç olmadığı ana kadar bu çalışmalara devam edeceğiz.

SORU: Sığınmacıların geri dönüşü konusundaki planın hayata geçirilmesinde gecikmeler olduğunu duyduk. Sınır kontrolleri anlamında, Yunanistan’da örneğin kaynak yetersizlikleri olduğunu öğrendik. Dolayısıyla, iki Başbakana sorumuz, plan ne kadar başarıyla başladı ve sizler şu anda önemli olan sıkıntılar, gözlemlediğiniz sıkıntılar nelerdir?

BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU: Tabi ki bu zor bir süreç Ege adalarında Türk yetkilileri bulunmaktadır ve Türk tarafında Yunan yetkilileri bulunmaktadır. UNHCR var, diğer uluslararası örgütler var hepsi beraber takım olarak çalışmaktadırlar ve Yunan tarafındaki, Yunan adalar da tabi ki herhangi bir eksiklik olup, olmadığıyla ilgili bir yorum getiremem, bunu belirlemek onların görev alanıdır. Kendi tarafımızla ilgili olarak ise herhangi bir sıkıntı yaşanmadı. Çeşitli Türkiye’nin bölgelerinde çeşitli kamplarımız bulunmaktadır ve bizler yeni sığınmacıları kabul ettiğimiz andan itibaren öncelikle söz konusu kadın ya da erkeğin Suriyeli olup olmadığını belirliyoruz. Suriyeli değiller ise hangi ülkeden olduklarını UNHCR‘a başvurup, başvurmadıklarını belirliyoruz ve bu kriterler sonrasında onları tekrar gruplayıp kamplara iade ediyoruz ya da kendi ülkelerine tekrar geri gönderiyoruz eğer Türkiye ve söz konusu ülke arasında bir anlaşma mevcut ise şayet. Son iki üç gün içerisinde ben şu ana kadar bizim tarafımızda herhangi bir sıkıntı görmedim, fakat diğer tarafla ilgili tabi ki bir açıklama yapamam. Ama eminim ki Yunan yetkilileri Hükümeti ve Avrupa Birliği yetkilileri buradaki anlaşmanın kolay bir şekilde uygulanması için ellerinden geleni yapmaktadırlar.

SORU: Efendim, sorum size olacak, Türkçe olacak izninizle çeviri yapılacak herhalde. Efendim, Türkiye’de 50 milyon kişinin internete sızan bilgileri söz konusu, yani sizin dahi isminizi girdiğimiz zaman eski adresiniz veya yeni adresiniz bazı bilgiler sızıyor bütün bakanlar, bizlerin. Buna yönelik bir çalışma, bir adım atılacak mı? İşte bir öneri geldi T.C. kimlik numaralarının değiştirilmesi yönünde bir öneri de var, hani bununla ilgili süreçte ne yapacaksınız?

Bir de ek olarak, geçen hafta bir CHP’yle görüşmeniz olmuştu dokunulmazlıklarla ilgili buradan bir adım bekleniyordu son önerinizi sunmuştunuz, gelinen son noktada AK Parti olarak nasıl bir yol izleyeceksiniz?

BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU: Müsaade ederseniz ben Türkçe olarak cevap vereyim, çünkü iç siyasi konularla ilgili. Evet, bu kişisel verilerin sızdırılması veya ele geçirilmesi konusunu ciddiyetle ele alıyoruz. Dün Bakanlar Kurulu’nda Ulaştırma Bakanımız Binali Bey’den bu konuda Bakanlar Kurulu’na bilgi arz etmesini istedim, o da bunun geçmiş dönemde, 2009’dan itibaren bu konularda ortaya çıkan söylentiler, haberler konusunda Bakanlar Kurulunu bilgilendirdi ve bu konuda yapılması düşünülen çalışmalar konusunda da konusunu da ele aldık.  Kendisine bu konunun detaylı olarak incelenmesini ve mutlaka gerekli tedbirlerin alınmasını istedik, bu konuda Ulaştırma Bakanlığımız bünyesinde bir çalışma yürütülüyor. 2009-2010’da ilk defa bu haberler yayınlandığı dönemle ilgili olarak zikrediyorum. Bütün vatandaşlarımız bu konularda gerekli tedbirin alındığından emin olunmalı. Tabi siber suçlar ve bu tür aktiviteler bütün dünya için büyük tehdit oluşturuyor ve devlete, kurumlara emanet edilmiş kişisel verilerin korunması önem taşıyor. Bu Başbakan olarak benim kişisel verilerim ne kadar mahrem ve önemliyse, herhangi bir vatandaşımızın da o ölçüde önemlidir. Yani benim bilgilerimin elde edilmiş olmasıyla, herhangi bir vatandaşın bilgilerinin elde edilmiş olması insani haklar bağlamında da bir farkı yok. Eğer bazı bilgiler var ki sormuş olsalardı ben de söylerdim evimin adresi bildirilmiş misafir olarak gelmek isteyen varsa buyursun ben de bunları zikrederdim, ama nihayetinde bu bilgilerin korunması için gerekli tedbirleri alacağız.

Dokunulmazlık konusunda ise bizim tutumumuz açık ve nettir. Partilere gerekli çağrıda bulunduk, bu çağrı üzerine Cumhuriyet Halk Partisi’nden bize iletilen bazı teklifler oldu. Geçtiğimiz hafta arkadaşlar, bu teklifler konusunda bizim görüşlerimizi kendilerine verdiler. Dün grup başkanvekillerimizle bir toplantı yaptım grup toplantısından sonra, bu konuda hiçbir gecikme olmaması için gerekli talimatları verdik. Cumhuriyet Halk Partisi’nin nihayetinde zannediyorum yarın tekliflerini iletecekleri bana bildirilmişti, bu teklif geldikten sonra ister olumlu cevap gelmiş olsun teklife, ister olumsuz cevap gelmiş olsun derhal harekete geçilecek. Olumlu cevap gelirse ortak bir inisiyatif olarak, değilse AK Parti kendi görüşünü ve teklifini Anayasa Komisyonuna ve Parlamentoya sunacak, ondan sonra da bütün grubumuzla buna destek vereceğiz. Bu konudaki kararlılığımızdan hiç kimsenin tereddüdü, şüphesi olmamalıdır.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.