Yükleniyor...

Basbakan Davutoglu’nun Iran Cumhurbaskani Yardimcisi Cihangiri ile yaptigi açiklamanin tam metni

 

Bu İran’a Başbakan sıfatıyla Başbakanlık görevini aldıktan sonra ilk ziyaretim. 1 Kasım seçimlerinden sonra Türkiye’de çok istikrarlı bir döneme geçiş sağlandı, önümüzdeki dönemde İran’la ilişkilerimiz her zaman olduğu gibi gündemimizin en önceki unsurlarından biri olacak. 

Bu vesileyle geçtiğimiz hafta İran’da yapılan seçimler dolayısıyla da tebriklerimi sunmak istiyorum. İran’da da Meclis seçimleri neticesinin hayırlı olmasını diliyorum. 

Her iki ülkedeki seçimler sonrasında biraraya gelmemiz Sayın Cihangiri’nin de vurguladığı gibi yeni bir dönemin başlangıcı mahiyetindedir. 

Özellikle de nükleer anlaşmanın gerçekleşmesi sonrasında çok geniş imkânlar önümüze açılmış bulunuyor. Nükleer anlaşma dolayısıyla da tebriklerimi sunuyorum. Geçmişte Dışişleri Bakanı olarak böyle bir anlaşmanın gerçekleşmesi için çok çaba sarf etmiş biri olarak, bugün İran’ın dünya ekonomisine entegrasyonunun önünü açan böyle bir anlaşma dolayısıyla mutluluğumuzu ifade etmek istiyorum. 

Geçmişte bu konuda çaba sarf ederken İran’ın en zor günlerinde ve yaptırımlar karşısında da en açık ve net tavrı Türkiye göstermiştir. Dostluklar zor günlerde belli olur. Biz geçmişte bu zor dönemlerde birbirimize dostluklarımızı göstermiş olduğumuzdan eminiz. 

Şimdi İran’ın bu yeni dönemde dünyaya açılması, ekonomisi üzerindeki baskılarının kalkması, kısıtlamaların ve yaptırımların kalkması en fazla Türkiye’yi sevindirmektedir. Geçmişte 30 milyar dolarlık hedefe ulaşmamızın önündeki en önemli engel bu yaptırımlardı, şimdi bu yaptırımlardan kurtulmuş olmak, 30 milyarın daha da ötesine hedefleri gerçekleştirebileceğimizi de bazı konularda farklı görüşlere sahip olabiliriz. Ama tarihimizi ve coğrafyamızı değiştiremeyiz. Bu tarih kadim bir komşuluk tarihidir, coğrafyamız da birbirini tamamlayan coğrafyalardır. Ve gerek özel baş-başa görüşmemizde, gerekse heyetlerarası görüşmede bu yeni dönemi nasıl şekillendireceğimiz konusunda önemli adımlar attık.

Ticarette, enerjide, ulaştırmada, turizmde ekonomilerimizin birbirine entegre olması ve en üst düzeyde birlikte bir ortak ekonomik havza oluşturmamız bakımından önemli kararlar aldık. Ulaştırmada İran Türkiye’nin Asya’ya açılan kapısıdır, Türkiye de İran’ın Avrupa’ya açılan kapısıdır. İki ülke puzzle’ın parçaları gibi birbirini tamamlıyor. Ticarette iki ülkenin de büyük pazarları var ve üretim kapasiteleri var. Enerjide İran büyük bir üretici, Türkiye hem büyük bir tüketici, hem de en önemli geçiş transit ülkesi. 

Turizmde Türkiye dünyanın en büyük 6. büyük ülkesi, İran da turizmde keşfedilmemiş bir hazine. Türkiye’nin bu alandaki birikimiyle İran’ın güzellikleri biraraya geldiğinde eminim çok önemli bir çekim alanı oluşturacaktır. İran kültürünü, tarihini yakından tanıyan biri olarak ifade etmek isterim ki; İran’ın doğalgaz kaynakları kadar zengin olan diğer bir hususu da İsfahan, Şiraz, Yezd gibi şerhlerin kültürel zenginliğidir ve bunun dünyaya açılması büyük bir önem taşımaktadır. 

Buraya bütün bu sektörleri kapsayan çok geniş bir işadamları heyetiyle geldik. Ve bu işadamları heyetiyle sadece ticaret hacminin artması değil karşılıklı yatırımların da yoğunlaşması bakımından özel bir önem veriyoruz. İkili ilişkilerdeki bu büyük potansiyeli değerlendirirsek bölgemizde şu anda söz konusu olan istikrarsızlıkları, terör tehdidini ve kardeş kavgasını da engellemek üzere ortak bir zeminde buluşmamız kolaylaşır. 

Bölgemizdeki kardeş kavgasının sona ermesi, etkin ve mezhebi çatışmaların durması için Türkiye ile İran’ın ortak bazı perspektifler geliştirmesi büyük bir önem taşımaktadır. 

Görüş ayrılıklarımız, dediğim gibi farklı kanaatlerimiz olabilir, ancak bölgemizin kaderini bölge dışı aktörlere bırakmamalıyız. Ve bölgemizde kalıcı istikrarın, barışın, huzurun olması için de Türkiye ile İran arasındaki ilişkilerin taşıdığı önemi herkes bilmektedir. 

Bir kez daha söylüyorum; zor günlerinde biz İran’la birlikteydik, önümüzdeki günlerde de birlikte çalışmamız hem iki ülkenin, hem de bölgenin yararına olacaktır. 

Bu vesileyle son olarak İran’ın kaybettiği çok değerli bir şahsiyet, ilim adamı Sayın Ayetullah Tebesi’ye Allah’tan rahmet diliyorum. Başta Sayın Ayetullah Hamaney olmak üzere bütün İran halkına da taziyelerimi iletmek istiyorum.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.