Yükleniyor...

Basbakan Davutoglu’nun Konya Ekonomi Ödülleri töreninde yaptigi konusmanin tam metni

 

İlmin, irfanın, hikmetin, bereketin diyarı aziz Konya’mızın değerli hemşehrileri, bu bereket diyarını daha bereketlendiren iş camiamızın, iş dünyamızın değerli temsilcileri, sevgili hemşehrilerim, aziz Konyalılar; hepinizi saygıyla, muhabbetle selamlıyorum, Allah’ın selamı üzerinize olsun.

Bir kez daha bilgi ve irfan diyarı Konya’da, doğduğum, yetiştiğim, her zaman söylediğim gibi ruhumun yorulduğu, bedenimin var olduğu bu aziz şehirlerde sizlerle, hemşehrilerimle buluşmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Ülkemizin her köşesine gittiğimde hep muhabbetle karşılaşıyoruz. Tabi Konya’mız daha doğduğumuz andan itibaren ruhumuza öylesine işlemiş ki, nereye gitsek Konya’yı görürüz, nereye baksak Konya’yı hissederiz kendi yüreğimizde. Konya benim için daima ana kucağıdır, daima baba ocağıdır, ata diyarıdır, manevi feyz alma makamıdır.

Konya bir yanıyla mana şehri, bir yanıyla da dünya şehridir, bir dünya şehrinde olması gereken bütün değerlere sahiptir. Onun için, Konya başkentler başkentidir, bu diyardaki ilk payitahtımızdır. Konya’dan sonra hep başkentler Konya’yı ilham alarak büyüdüler, Konya’dan feyz alarak büyüdüler. İlmin merkezidir, irfanın merkezidir, Anadolu’nun kalbidir, merkez ülke Türkiye’mizin merkez şehridir, bakınız tarihte de böyleydi, şimdi de böyle. Fikir, ilim Konya’ya doğru akar, Konya’dan tekrar yayılır. Ticaret, ulaşım, sanayi modern dönemde, kadim dönemde ticaret İpek Yolu Konya’ya doğru gider, Konya’ya selam eder Konya’dan devam eder. Saraybosna’ya gitseniz derler ki oradakiler, benim aslım Konyalıdır, Batı Trakya’ya gitseniz benim aslım Konyalıdır, Belh’e gitseniz, sizin aslınız burada ama, bizim ruhumuz Konya’da derler Hazreti Mevlana’yı kastederek. Dolayısıyla dünyada aslında Konyalı olmayan yok galiba, bir şekilde Konya’dan feyz almayan kimse yok.

Kültürümüz burada yoğruldu, burada harmanlandı, bereket burada gerçek anlamda bereket niteliği kazandı. Ruhum daralsa Konya’ya sığınırım, güç almak istesem Konya’ya başvururum. 

Bugün ziyaretimizin, gündüz de zikrettiğim gibi 3 temel sebebi vardı.

Birisi, sizlere teşekkür etmek. 7 Haziran akşamı Türkiye’nin en yüksek oylarından birini almış olmakla birlikte tek parti hükümeti olamamamızın hüznünü Konyalılar bana unutturmuştu, arkanızdayız demişlerdi. Ankara’ya giderken Konya’yı arkama almış olmanın inancıyla o hüznünün yerini büyük bir enerji ve azim aldı. 1 Kasım’da aynı Koyna seçim neticeleri geldiği andan itibaren bütün sokakları, meydanları doldurdu, 7 Haziran’da arkanızdaydık, şimdi de arkanızdayız, ebediyete kadar da akanızda olacağız sesini, nidasını bize duyurdu. Allah aşkına, böyle bir beldeyle gurur duyulmaz mı? Hüzün duyduğunuzda sığınağınız, zafer hissettiğinizde arkanızı dayadığınız dağ gibi bir belde. Allah Konya’yı bizim arkamızdan, bizim yüreğimizden, bizim zihnimizden hiç eksik etmesin. 

Onun için teşekküre gelmiştim, ayrıca güç almaya geldim dedim bugün, doğru. Çünkü ülkemiz etrafındaki ateş çemberini görüyorsunuz, dünyadaki ekonomik krizleri görüyorsunuz, bütün bu çalkantılar içinde bizim tek meselemiz var, ülkemizi bu çalkantıların içinde bir istikrar adası kılmak. Tek rüyamız var, Türkiye’nin yükselmesinin devamı. Tek beklediğimiz teşekkür var, o da milletimizin Allah razı olsun, bizi iyi temsil ettiniz, Allah emeğinizi zayi etmesin diye bize dua etmesidir. 

Biz ne aziz bir milletiz arkadaşlar. Bunu hamaset için söylemiyorum, her yerde bunu hissediyorum.

Bugün 3’üncü vesile olarak hem bu Ekonomi Ödülleri Töreni, hem de 42 eserimiz 1 milyar 170 milyon Türk Liralık, onları açmak, yani ekonomi ağırlıklıydı, yarın da inşallah borsamızla beraber olacağız.

Ama arada bir şey yaşadım ki, onu size zikretmesem eksik olur, onun için biraz geciktik. Son dönemde ziyaret edemediğim şehit ailelerini ziyaret ettim, mübarek aileler. Emin olun hepsi şehitliğin anlamını o kadar kavramışlardı ki, bir şehidimizin mübarek babası, İhsan amca, sizi bekliyorduk dedi, sarıldı, gözleri doldu. Ben hep evlat acısı çekmeyeyim diye dua etmiştim ama, Rabbim bana şehit babası olmayı nasip etmiş dedi. Ve bugün ülkenin Başbakanı beni ziyaretime geliyor, bu ne büyük şeref dedi. Ben dedi sizi televizyonda dinlerken hürmeten ayağa kalkarım. Düşünün, ben onu teselliye gitmişim, o bana güç veriyor. Ben de ona dedim ki, amca, şehit babası olmanın makamı başka hiçbir makamla karşılaştırılmaz, hürmet bizden sizedir. Sizden daha büyük bir makam tanımıyorum. Hiçbir makam, başbakanlık da dahil, bir şehit babasının, bir şehit anasının ulaştığı makamdan daha büyük, daha aziz değildir. Hepimiz son ahir anımız için dua ederiz, Allah son nefesimizde hayırla ebediyete bizim gitmemize vesile olsun deriz. Ama hiçbirimiz son anımızdan emin değilizdir, onun için dua ederiz. Ama şehitlerimizin dedim son anı bellidir, şehit babaları ve anneleri de o son anın bereketiyle yaşarlar. 

Buradan bir kez daha bütün bu şehit analarımıza, babalarımıza Konyalıların huzurundan, ülkemizin ilk başkentinden selam ve hürmetlerimi iletiyorum. Konyalı ve ülkemizin bütün şehirlerindeki şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ankara’da son terör olayında vefat eden kardeşlerimize rahmet diliyorum.

Bilinsin ki, bu şehit anneleri, bu şehit babaları bu dirençle ayaktaysa, bilinsin ki etraf ateş çemberindeyken bir ülkede o ateş çemberinin içinde insanlarımız böylesine toplantılarla ekonomiyi ayakta tutuyorlarsa, herkes karamsarlığa doğru dönüp Türkiye’yi bazı ajanlar, paralel yapılar içeride ve dışarıda bir karanlık tablo takdim ederek Türkiye’yi karamsarlığa döndürmek isterken, sizler bereketli iş dünyasının öncüleri, hayır, biz buradayız, biz buradaysak, biz çalışıyorsak, biz bu topraklarda üretiyorsak Türkiye’yi kimse karamsarlığa sokamaz diyorsanız, işte bu ülke her zaman bütün bu zorlukları aşacak kudrete, güce de sahiptir. 

Şehit analarımızın, babalarımızın acısını yüreğimizde hissediyoruz. Ama bu acının, bu hürmetin gereği olan, yas tutmak değil daha çok çalışmaktır. Bu acının, bu hüznün gereği olan, birilerinin Türkiye’yi sanki savaşa giriyormuş gibi karamsar bir tabloya sürüklemesine inat, hepimizin bu ülke bir barış ülkesidir, kardeşlik ülkedir diye haykırmasıdır. Birilerinin bu ülkeyi Türk, Kürt, Sünni Alevi diye bölmesine inat, Konya’da olduğu gibi, Cihanbeyli’de, Kulu’da, Yunak’ta olduğu gibi, biz Türk’üz, Kürt’üz, ama her şeyden önce bu ülkenin evlatlarıyız diye el ele verme bilinci ve şuurudur. 

Biz taziyelerimize yanıyoruz, bakıyorsunuz haince bir saldırıyı, masum insanlara dönük, kimi öldürdüğü bile belli olmayacak şekilde bir cinayeti işleyen bir katilin taziyesini de yapan milletvekili çıkabiliyor bu ülkede. Biz yüreğimizde bu ülke evlatlarının her birinin içimizde derinden acısını hissederken, birileri Türkiye’nin üzerinde oyun oynayan dış mihrakların piyonu olarak bu ülkeyi karıştırmak istiyorlar.

İşte buradan söylüyorum, bu ülkenin ilk başkentinden, bu topraklardaki ilk başkentinden, başkentler başkentinden ifade ediyorum, tek birimiz kalana kadar bu ülkenin bölünmesine asla ve asla izin vermeyeceğiz.  Büyük milletler zor zamanlardaki birliktelikleriyle, zor zamanlardaki dirençleriyle tarihe geçerler. Biz çok zamanlar gördük, bizim dedelerimiz nesilden nesle cepheden cepheye koştular, biz de gereken her türlü fedakârlığı yaparız. 

Şunu ifade etmek isterim ki değerli Konyalılar; zannetmeyin ki bu sadece Konya’nın hissiyatıdır. 3 hafta önce Mardin’deydim, 2 hafta önce Erzincan’daydım, geçen hafta maalesef Van’a olan ziyaretimi hain Ankara terör saldırısı dolayısıyla ertelemek zorunda kaldım. Mardin’den de size selam getirdim, Artuklu başkentinden. Mardinlilerle Konyalılar ne hissediyorsa aynı şeyi hissediyorlar. Erzincanlıların Kurtuluş Gününde beraberdim, onlar da aynısını hissediyorlar.

Ve şunu da bilin ki; hangi şartta olursa olsun, hangi tehditle karşılaşıyor olursak olalım, bu ülkenin Başbakanı ve Bakanları ve sizin sorumluluk verdiğiniz kardeşleriniz olarak her an ülkemizin her yerine gideceğiz, her yerde kardeşlik ilkesi üzerinde her yerde eşit vatandaşlık, tarihdaşlık temeli üzerinde birliğimizi, beraberliğimizi haykıracağız ve her yerde biriz diyeceğiz, beraberiz diyeceğiz, diriyiz diyeceğiz, ebediyete kadar kardeşiz diyeceğiz. 

Onun için sizleri bu törende, biraz sonra Konya üzerinde daha çok konuşacağız ama, özellikle bir ricada bulunmak istiyorum, bu Ekonomi Ödülleri Töreni aynı zamanda bereketin ifadesi, bereketinizi Doğu ve Güneydoğu’daki kardeşlerimizle paylaşın. Oralara çöktürülmeyi istenen karabulutlara karşı omuz omuza verelim ve o karabulutları birlikte dağıtalım. Onun için bir Konya milletvekilimize Şırnak’ta milletvekilimiz olmadığı için Şırnak milletvekili olma görevi verdim, Abdullah Ağralı Beye. Ve bundan sonra dedim diğer, Hakkâri’ye, Tunceli’ye de fahri milletvekili olarak bazı milletvekillerimizi dağıttık. Her birimiz bütün Türkiye’yi temsil ediyoruz. 

İnşallah Konya birliğin, beraberliğini adresi, birlikte Konya’yız diyerek haykıranların, birlikte Türkiye’yiz diye sesi olmaya azmetmiş Konyalıları ülkenin her yerinde görmek istiyorum. Her yerinde yardımlarla, kardeşlik ahitleşmeleriyle, bereketli ortaklıklarla, yatırımlarla da görmek istiyoruz. Bugün bizim her şeyden daha fazla ihtiyacımız olan husus, bu birlik ve beraberliği yaşatma ve istikrarımızı korumadır. Ekonomi ancak istikrarla kaim olur, istikrarın olmadığı yerde ekonomiden bahsedemeyiz. İstikrarımızın, düzenimizin, bu anlamda bereketimizin de teminatı değerli kardeşlerim, birliğimiz, beraberliğimizdir. 

Her ne surette olursa olsun hiçbir zaman öz güveninizi kaybetmeyeceksiniz. Ben bunu sizde gördüm, 7 Haziran’da beni buradan uğurlarken belki yüreğiniz hüzünlüydü, ama hiçbiriniz bana bunu hissettirmediniz, arkanızdayız diye uğurladınız. Şimdi de kim hangi açıdan olursa olsun bir hüzün yüreğinde duysa bile, hiçbirimizin başı öne eğilmeyecek. Hiçbir kardeşimin, 78 milyon kardeşimin ve bunun içinde de hiçbir Konyalının başının öne eğilmesini istemiyorum. Mademki şehidimizin babası İhsan amcanın başı diktir, dünyaya ibret olsun, hainlere ibret olsun diye başımızı her zaman dik, gönlümüzü her zaman ferah, zihnimizi her zaman millet sevgisiyle dolu tutacağız. 

Değerli Konyalılar, bugün gelinen noktada da Konya bu büyük geçmişine, ipek yollarının üzerinde olan o kadim geçmişine yakışır bir medeniyet üssü haline gelmiştir. Konya tarihte hiçbir zaman nesne olmadı, hiçbir zaman Kılıç Arslan’dan bu yana herhangi bir işgale de boğun eğmedi. Ve bu büyük medeniyet şehri uzunca bir süre hak etmediği bir ilgisizliğe duçar olmuştu. Bizim dönemimizde, son 13 yıl içinde ise tarihteki ihtişamlı konumuna doğru tekrar yol almaya başladı. Her zaman söylüyorum, ülkelerin yükselişine bakmak isteyen şehirlerin yükselişine baksın, ülkeler ancak şehirlerle yükselirler. Gururla iftihar ediyorum, Türkiye’nin her bir şehri şu anda bir devinim içinde yükselme trendi içinde Türkiye’nin yükselmesine paralel olarak.  Konya bir tarım şehri olarak, bir kültür şehri olarak, bir turizm şehri olarak, bir sanayi şehri olarak, ulaşımın merkezi olarak ve şimdi bilim merkeziyle, üniversiteleriyle bir bilim merkezi olarak bu yükselişin simge şehirlerinden biridir. Bu sene yeni bir unvanla bu yükselişi taçlandırıyoruz, 57 İslam ülkesinin tamamının üye olduğu İslam İşbirliği Teşkilatı 2016 yılı için Konya’yı İslam dünyası turizm başkenti ilan etti; hayırlı, uğurlu olsun.

Bakın Dışişleri Bakanı olarak da takip ettiğim bir meselesiydi, Allah bunu bu sene bize nasip etti. Gerçekten de Konya İslam dünyasında ne meziyetler varsa, ne güzellikler varsa hepsini bünyesinde barındırandır. Konya ilim diyarıdır, İslam’ın o derin hoşgörüsünü, o derin hikmetini dünyaya ve insanlığa en iyi anlatan Hazreti Mevla’nın diyarıdır. İlim isteyen Konya’ya baksın, aşk isteyen Konya’ya baksın, irfan, hikmet isteyen Konya’ya baksın. Eminim, bu yıl içinde yapılacak faaliyetlerde sizler bizi gururla temsil edecek ve gelen her bir kardeşinize, insanlık, beşeriyet kardeşinize Konya’da kucağınızı açacak, onlara Konya’nın irfanının, hikmetinin güzel örneklerini sunacaksınız. Bir önemli boyutu daha var bunun, Konya bu payeyi 2015 yılında İslam dünyası turizm başkenti ilan edilen kutsal şehir Kudüs’ten devralmıştır. Kudüs ve Konya ne kadar güzel yakışıyorlar birbirlerine. Allah özgür Kudüs’le Konya’nın birlikteliğini görme günlerini de bize nasip eylesin. Konya Kılıç Arslan’la Kudüs’e kalkan olmuş şehirdir. Haçlılar Kudüs’e doğru yürüdüğünde Kudüs’e kalkan olmuş şehir, Kudüs’ü zırh gibi korumuş şehir Konya olmuştur. Bugün de İslam dünyasının bu kara günlerinde İslam dünyasında kardeşi kardeşe kırdırmak isteyen zalimlerin zulmünün olduğu günlerde, mazlumların fevç-fevç ülkemize akıp bize emin bir diyar olarak Rabbimizin lütfettiği emin diyar diye ülkemize geldiği günlerde aziz Konyalılar, biliniz ki bu bize bir yük değildir. Biliniz ki bu bizim üzerimize bir şekilde istemeden gelmiş bir yük değildir, tarihin bize öğrettiği bir derstir. Tarih ve Konya’nın ruhu bize şöyle sesleniyor: Siz o derece bereketli topraklardasınız ki başı daralan size gelecek. Başı daralan ve kendisine emin bir diyar arayan size gelecek. Onun için Kudüs’ten bu bayrağın devralınmış olması başlı başına anlamlı. Dediğim gibi, Kudüs’e kalkan olmuş Konya, inşallah önümüzdeki dönemde de Kudüs’ün özgürlüğünü açacak, özgürlük yolunu açacak insanların yetiştiği şehir olacaktır ve bir gün Ortadoğu gerçek barışı bulduğunda bizler bütün bu şehirlerin ruhuna hep beraber vakıf olacağız. 2017 yılında İslam dünyası turizm başkenti bayrağını İslam’ın diğer kutsal şehri Medine’ye devredeceğiz. Yani Kudüs’ten aldığımız bayrağı Medine’ye devredeceğiz. Bu ne güzel üçlü; Kudüs, Konya ve Medine. İşte tam da bu güzel tevafukla biz bizim köklü medeniyetimiz neyi temsil ediyorsa, onu bünyemizde barındırıyoruz, onun sözcülüğünü yapıyoruz. Miracın diyarı Kudüs’ten aldığımız bayrağı alemlere rahmet olan Efendimizin ebedi diyarı Medine’ye devredeceğiz. Allah onun yolundan, izinden Konyalıları ayırmasın. Bu bize ilahi bir ikramdır. Bu vesileyle Konya’yı tebrik ediyor, çalışmalara katkı veren ve verecek olan kurum-kuruluş, sivil toplum kuruluşlarına ve hemşehrilerimize başarılar diliyorum. 

Türkiye son 14 yılda gerçek anlamda bir seferberlik yaşıyor, hepiniz buna şahitsiniz. Ekonomiden eğitime, sağlıktan kültüre ülkeyi bir baştan bir başa kuşatan bir seferberlik. Hızımızı keseceklerini zannettiler kesemediler, kesemeyecekler. Bu seferberlik halini gece rüyalarımızda bile sürdürüyoruz biz. Maddi-manevi kalkınma hamlemiz sürüyor. 14 yılda her alanda olduğu gibi ekonomide de Türkiye’yi bir aydınlık geleceğe, farklı bir düzeye taşıdık. Sürekli krizlerle anılan bir ekonomiyi küresel krizlerde güvenli liman olarak görülen bir ekonomi haline getirdik. Geçtiğimiz 14 yıl boyunca Türkiye’nin her yöresine tam bir adaletle devlet imkânlarını ulaştırdık. Burası benim şehrim, orası başka bir şehir, başka hemşehrilerin olduğu şehir değil. Biz her yeri Konya gibi sever, her yere Konya gibi aşık oluruz, hiçbir şehrimizi de diğerinden ayırt etmeyiz. Bölgeler arası zaten böyle bir ayrımcılık yapmaya kalksak ki Allah’a sığınırız bundan, önce Konyalılar bunu kabul etmez. Başkent olan Konya ister ki bütün kentler Konya ile birlikte yükselsin. Bölgeler arası gelişmişlik farkını gidermek için ekonomik kalkınmışlık seviyelerini gözeterek bazı şehirlerimize istihdam ve yatırım teşvikleri sağladık. Hem bu rakamlar zihnimizde olmalı. 2002 yılında Türkiye’ de sadece 36 milyar dolar ihracat vardı, 2015 yılında 143,9 milyar dolara ulaştırdık. Bütün çevredeki krizlere rağmen, küçük bir düşme trendine rağmen bu rakama ulaştık. 2003 yılında 230 milyar dolarlık bir ekonomiyi 800 milyar dolar düzeyine çıkardık ve şu anda dünyada yüzde 4’le, bizim için küçük gibi gelen bir rakam, ama Çin ve Hindistan’dan sonra en hızla büyüyen üçüncü ülke durumuna geldik. 

Böylece 2002’de düşük gelir düzeyinden devraldığımız Türkiye’yi dünya ülkeleri arasında üst-orta gelir düzeyine taşıdık. Türkiye küresel bir güç olarak yükselirken Konya da yükseliyor, daha da yükselecek. Son 14 yılda birçok şehrimizde olduğu gibi Konya’da da bir destan yazdık. Hem milli iradenin destanı yazıldı bu şehirde, hem de kalkınmanın destanı yazıldı. 

Konya, evet derviş ruhlu, dervişane bir şehirdir. Her bir Konyalı bir anlamda gönlü geniş bir derviştir. Evet, mana değerlerimizin üretiminde zirve şehirlerden birisidir, ama aynı zamanda bileğin, alın terinin, üretimin, istihdamın da şehridir Konya. Biz tevazu ile günlük hayatımızda ne kadar derviş isek, çalıştığımız anda da vakarımızla, enerjimizle o kadar kendimizden emin ve özgüvenimiz tamdır. 

Bu itibarla Ankara’da Konya’nın medeniyet tasavvurumuzdaki yeri ve önemini müdrik bir kadro olarak başta ben olmak üzere Konya’nın ve Türkiye’nin hizmetindeyiz. Bu kadro, Konya’nın hak ettiği kalkınma hamlesi için gereken neyse yapıyor, yapmaya da devam edecek. Gelin çok kısa bir karşılaştırmayla kısaca bir hatırlayalım. 17 bin metre uzunluğunda olan Mavi Tüneli tamamlayarak II. Abdülhamit Han’ın rüyasını gerçekleştirdik. Burada öncülük eden Sayın Cumhurbaşkanımıza da, Orman ve Su İşleri Bakanımıza da tekrar teşekkür ediyorum. Hepsi fahri Konyalıdır, hatta asli Konyalıdırlar. Bağbaşı Barajını tamamlamak da bize nasip oldu. Bozkır Barajı bitmek üzere, Afşar Barajının yapımına da hızla devam ediyoruz, temelini birlikte atmıştık. Son 13 yılda 678 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Geniş ovalara sahip Konya’mızın bereketi daha da arttı. Yine Konya bir önemli merkez olarak Aksaray, Karaman ve Niğde’yle birlikte Konya Ovası projesinin de gelişimine merkezlik yaptı ve toplam 1,1 milyon hektar arazi KOP bölgesinde suyla buluşuyor. Böylece milli ekonomiye yılda 2,57 milyar dolar katkı sağlanacak. Bu 4 ilde yaşayan 100 bin hemşehrimize doğrudan istihdam sunulacak. Konya’yı 2003’te AK Parti iktidarlarının daha ilk yılında doğalgazla tanıştırdık. 2008 yılında Karapınar-Ayrancı Bölgesinde 1,8 milyar tonluk kömür rezervi bulduk. Şimdi Konya büyük de bir enerji üssü haline geliyor. Hani tarım ambarıydı da, elhamdülillah Allah bereketimizi daim etsin, tarımla gurur duyarız, tarım olmadı mı insanlığın geleceği olmaz. Ama aynı zamanda enerji üssüdür, aynı zamanda organize sanayi bölgesi üssüdür. Bu enerji üssü olma niteliğini geliştireceğiz. Kömür havzasının yanına 5 bin megavatlık termik santral inşa edeceğiz. Ayrıca Türkiye’de bir ilk olarak Karapınar’da enerji ihtisas organize sanayi bölgesi kuruyoruz. Karapınar bölgesini yenilenebilir enerji kaynak alanı ilan ettik. Karapınar’ın zengin güneş potansiyelini ekonomiye kazandıracağız.

Ulaşım, yol, İpek Yolu’ndan bu yana medeniyetin işaretidir. Konya’ya 797 kilometre bölünmüş yol yaptık. Konya’yı Afyon’a, Ankara’ya, Mersin’e, Niğde’ye, Karaman’a ve Aksaray’a bölünmüş yollarla bağladık. Konya Çevre Yolunun yapımına başladık ve Lütfü Beyden biraz önce bile rapor aldım ne hızla gittiği konusunda, bunu da hızlandıracağız. Farklı noktalarda tam 25 ayrı yol çalışması yapıyoruz. Alacabel ve Tınaztepe tünelleriyle Torosların bir eteğindeki Konya’yı diğer eteğindeki Antalya’ya dağları delerek bağlayacağız. Kuşyuvası denilen, herkesin ürkerek geçtiği, benim çocukluğumda iki şey zihnimde kalmıştır. Bir Kaf Dağı, bir de Kuşyuvası. Antalya’ya gidenler, Taşkent üzerinden Alanya’ya inenler bilirler Kaf Dağı gibi bir yerdir. Ama elhamdülillah azim olunca bütün onları aşarak Konya-Antalya arasını birbirine yaklaştırıyoruz Alanya üzerinden. 2011’de Ankara-Konya yüksek hızlı tren hattını, 2014’te de Konya-İstanbul hızlı tren hattını hizmete aldık. Konya-İstanbul arası şimdi sadece 4 saat 15 dakika. Konya-Karaman hızlı tren projesini başlattık, oradan da Mersin’e ineceğiz. Antalya’dan Konya’ya, Konya’dan –Rifat Bey de artık Konyalı sayılıyor ama- Kayseri’ye kadar tren hattını da tamamlıyoruz. İnşallah bu iki şehir arası hızlı trenle 73 dakikadan sadece 40 dakikaya düşecek Konya ile Karaman arası. 

Şehir içi ulaşımı kolaylaştırmak için burada müjdemizi vermiştik seçim öncesinde, 45 kilometrelik metro hattını yapıyoruz. Ve bu anlamda da Anadolu’da tarihi şehirlerin hepsinde yapmak istediğimiz trafiği tarihi şehrin altına alma projesini ilk olarak Konya’da gerçekleştireceğiz ve Konya metroya sahip olacak. (Alkışlar) Tabii Büyükşehir Belediye Başkanımız ilk alkışlayanlar arasında yer aldı, bu Konya’nın da tarihi niteliğinin korunmasına, şehrimizin özgün karakterinin korunmasına katkıda bulunacak. Burada bir vesileyle tekrar söylüyorum; önümüzdeki günlerde imar çalışmaları ve diğer konularda da bizzat brifing alacağım, Konya’nın tarihi karakterinin hiçbir şekilde bozulmasına izin vermeyeceğiz, hiçbir şekilde. Gelenler Konya’da hem Selçuklu Başkentini görecekler, hem Bedestenindeki son şeyleri de biliyorum, hem Bedestende tarihi İpek Yolu’nun kültürünü alacaklar, hem de çağdaş Konya’yı, büyük bir enerji, ulaşım, sanayi merkezi olan Konya’yı da görecekler. 2014 yılında Konya Havalimanı Terminal Binası tamamlandı. Şimdi çarpıcı bir misal vereceğim. Konya’da 2003 yılında 76 bin, toplam 76 bin yolcu vardı bir yılda. 2015 yılında 1 milyon 67 bin yolcu var. Daha çarpıcısını söylüyorum; Ocak ayı istatistiği, Konya’nın yolcu sayısı Ocak ayında, 2016 Ocak, 83 bin. Yani 2003’te bir yılda 76 bin, 2016’da bir ayda 83 bin. İşte bir şehrin büyüdüğünün, bir ülkenin yol aldığının bundan daha iyi göstergesi olur mu? 

14 yılda 27 milyar lira yatırım ve destek sağladık Konya’ya 5600 derslik yaptık. Bu arada derslik kampanyasını burada, bu salonda başlattığımız zaman destek beyan eden bütün iş adamlarımıza ki bir kısımlarıyla göz göze de geliyorum buradan, bütün iş adamlarımıza da teşekkür ediyorum, bu desteklerin devam etmesini istiyorum. Konya en iyi dersliklerin olduğu, en kaliteli eğitimin olduğu bir ilimiz olma niteliğini koruması lazım. 

72 sağlık tesisi, 49 spor tesisi, 19 atık su arıtma tesisi ile 15 bin konut inşa ettik. 42 bin seyircilik, sembolik rakam, bugün de 42 tesis açtık, 42 bin seyircili stadyumu hizmete aldık. Konya’da ilk milli maç heyecanını yaşadık. Şimdi Fatih Terim Hoca hep Konya’da maç yapalım diyor. Çünkü Konya’da kaybetmek mümkün değil, Konya’ya sırtını alan kaybetmez. Konya’ya güvenenin kaybettiği görülmemiş. Konya’dan bir şekilde destek alanın boynunun öne eğildiği görülmemiş. 

Konya’nın kadim kültürünü, tarihini gelecek nesillere aktarmak için yaklaşık 200 esiri restore ettik. 838 yataklı şehir hastanesinin de aralarında olduğu 25 sağlık tesisi 7 bin konut yapacağız. Bu eski rakam, 838 olmayacak, en az 1000 yataklı olacak şehir hastanemiz, gerekiyorsa da ek yapılacak. Ve daha birçok şey, böylece manevi bereketin bu velut şehri mamur bir şehir oldu, daha da olacak. Bereketlendi, daha da bereketlenecek. AK Parti hükümetleri öncesinde sayısı üç olan organize sanayi bölgelerini yediye çıkardık. Çalışan sayısı bu bölgelerde 7 bindi 36 bine çıkardık. 

Son 12 yılda Konya’ya 4 üniversite daha açtık, 5 üniversiteyle şu anda Konya en fazla üniversiteye sahip dördüncü şehrimiz durumunda. Konya’ya da bu yakışır. İlim diyarı dedik ya, bilim merkezini de, en büyük bilim merkezini de ilk örnek olarak Konya’da açtık. Ve raporlarını alıyorum, çok büyük bir ilgi olduğunu biliyorum. Konya Bilim Merkezi, Türkiye’deki diğer bilim merkezlerine örnek olan bir prototip niteliğinde. Konya tarihte nasıl ilim merkezi olmuşsa, bu dönemde de ilim merkezi olma diyarını, irfan merkezi olma diyarını koruyacak. 

Bakınız Konya 2002 yılındaki bütün Konya’daki ihracatın toplamı 130 milyon dolardı, 130 milyon dolardı, zihninizde tutalım. 2014 yılında ise Konya tam 1 milyar 490 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi. İhracat açısından çevrede yaşanan krizler sebebiyle, iste bu krizler sebebiyle ihracat piyasalarındaki daralmaya rağmen 2015 yılında dahi çalışkan Konyalı 1 milyar 354 milyon dolar ihracat yaptı. Yani Konya’nın ihracatı 13 yılda 10 kat attı ve demin söylediğim gibi bir aylık ihracat şimdi neredeyse 2003’teki bir yıllık ihracattan fazla hale geldi. Çünkü 130 milyar dolar neresi, 1.5 milyar dolar neresi? Ki bu yetmez, inşallah biz bir gün Konya’nın 5 milyar dolarını da göreceğiz, 10 milyar dolarını da göreceğiz, ben size güveniyorum. 

Ve bir de bizim hep başımızınım derdi, ithalatın ihracatımız karşısındaki yüksekliği, yani ihracatımızın ithalatımızı karşılama oranı. Şimdi çok çarpıcı, ihracatın ithalatı karşılama oranı, yani ne kadar ihraç ediyorsunuz-ne kadar ithal ediyorsunuz, bu oran Konya için 2002’de yüzde 80’di. Yani ihracat ithalatın yüzde 80’ini karşılayabiliyordu. Yani her 100 dolarlık ithalata karşı 80 dolarlık ihracatımız vardı Konya’dan. 2015 yılında bu hepsiyle tek tek gurur duyduğum aziz hemşerilerim bereketli elleriyle, azimleriyle, kararlılıkla ihracatın ithalatı karşılama oranını yüzde 111’e çıkardı. Yani bu şu demek: Konya ithal ettiğinden daha fazla ihraç eden, Türkiye’ye net ihraç fazlası sağlayan bir ilimiz; teşekkür ediyorum. Yani 2002’de her 100 dolarlık ithalata karşı 80 dolar ihracat yaparken, şimdi her 100 dolarlık ithalata karşı 111 dolar ihracat yapıyoruz. Konya bereket diyarı dedik ya, Allah bereketlendirsin. Allah emeklerimizin karşılığını versin, rızkınız bol olsun. 

Konya’nın geldiği seviyeyi ihracat yapan firma sayılarında da görüyoruz. 2002 yılında Konya’da sadece 517 ihracatçı vardı, firma vardı. 2015 yılında bu sayı 1543. 2002 yılında İSO ilk 500 listesinde Konya’dan sadece 5 firma vardı, 2015 yılında Konya’mızın 10 firması bu listenin içinde. Türkiye ekonomisi yükselişe geçer de, Allah aşkına Türkiye’nin ilk başkenti Konya durur mu? Konya, Türkiye’den daha da hızlı koşarak Türkiye’nin ortalamasının üstünde koşarak Türkiye’nin çıtasını yukarıya çekmeye devam edecek. Konyalı güçlenen Türkiye’nin gücüne güç katar, yatırım yapar, çalışır, üretir, bereketlendirir. Girişimcidir, gelsin hazırda para kazanayım diye beklemez. Koşar, üretimin, ticaretin, kazanmanın yollarını bizzat arar. Hem çoluğunun çocuğunun nafakasını temin eder, hem ülkesine katkı sağlar. Konyalı hemşehrilerim bilir ki, milletin gücü de, devletin gücü de çalışmaktan gelir. Bakınız inşallah Cuma günü onun için gelip sizinle bütçeden önce bu toprağından bereket almaya geldim, Cuma günü 2016 bütçesinin Genel Kurul görüşmeleri başlıyor. 

Bütçelerimizi de şöyle bir karşılaştıralım. Bakın 2002 yılında 119,6 milyar Türk Lirası olan merkezi yönetim bütçe giderleri, 2016 yılında 570,5 milyar Türk Lirası olmasını öngörüyoruz. 119,5 milyardan 570,5 milyara. Şimdi neredeyse sadece eğitime ayırdığımız kaynak, Türkiye’nin 2002’deki bütçesinin tümü kadar. Benzer şekilde 2002 yılında 79,4 milyar Türk Lirası olan bütçe gelirlerinin 2016 yılında 540,8 milyar Türk Lirası olmasını planlıyoruz. 2016 bütçemiz 2002 bütçemizin tam 4,7 katı büyüklüğündedir, yaklaşık 5 misli. Artık daha geniş imkânları olan, bu imkânları etkin kullanan, mali disiplini sağlam bir yönetim var. Çünkü biz bütün bu kaynakların bize değil millete ait olduğunu biliyoruz. Bütün bu kaynakların bizim şahsi mülkümüz, şahsi hesabımız değil milletin, hem de sadece bugün yaşayan milletimizin değil bu milletimizin çocuklarının, torunlarının mülki ve sahibi olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla her bir kuruşunu harcarken kendi bütçemizden yaptığımız harcamalardan çok daha titiz, çok daha dikkatli kullanıyoruz. Bütün bu imkânlar işte bugün burada ödüllerini verdiğimiz iş adamlarımız gibi çalışkan, ülkesini seven girişimcilerimiz ve kıymetli çalışanlarımızın vergileriyle mümkün oluyor. Bütün bu imkânları biz sizin emeğinizle elde ettiğiniz, bize ödediğiniz vergilerle yapıyoruz. Onun için her bir verginizin en doğru yere gittiği konusunda sadece ve sadece size hesap veririz, bizden başka kimse hesap soramaz. Allah hesap sorar, millet hesap sorar, tarih hesap sorar, başka kimseye hesap vermeyiz. 

Biz alın terinin değerini iyi biliriz. Biz müteşebbisin aldığı riskleri, karşılaştıkları zorlukları iyi biliriz. Verilen vergileri en ince hesapların ardından yine milletimizin hizmetine sunuyoruz. Verdikleri vergilerle bu ülkenin kalkınmasına katkı yapan tüm iş adamlarımıza, tüm çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. 

Değerli dostlar; Konya şehrimizin son 13 yılda gerçekleştirdiği atılımın pozitif etkilerini iş gücü piyasasında da görüyoruz. 2002 yılında yüzde 9.8 olan işsizlik oranı Konya’da, 2014 yılında yüzde 5.6’ya düşmüştür, yani Türkiye ortalamasının çok gerisinde hamdolsun. Yaptıkları yatırımlarla bu istihdamı sağlayan Konyalı işverenlere tüm Konyalılar adına teşekkürü bir borç biliyorum. Konyalı iş adamlarımızın, çalışanlarımızın, çiftçilerimizin bu azmini gördükçe biz de devlet olarak elimizden gelen desteği veriyoruz, vermeye devam edeceğiz. 2002 yılında Konya’ya, aziz Konya’mıza sadece 106 milyon Türk Lirası kamu yatırımı yapıldı. 2014 yılında yaptığımız kamu yatırımları ise 1 milyar seviyesine dayanarak 910 milyon lira oldu. Yine 2004 yılında Konya’ya 149 yatırım teşvik belgesi vermişken geçtiğimiz yıl bu rakam 251 oldu. 

Değerli hemşehrilerim; Konya’nın bu yükselişinin bir göstergesi de, bu geceki ödül törenimizdeki manzaradır. İşte hem Konya’nın, hem Türkiye’nin ekonomisine büyük katkılar yapan iş adamlarımız burada. Her birinizle gurur duyuyoruz. Onların ürettikleri değerler, o değerlerin maddi karşılıkları artan istihdam, yükselen cirolar hepimiz için gurur vesilesi. Ben bu vesileyle Konya Ticaret Odası, Konya Ticaret Borsası, Konya Sanayi Odası ve Konya Vergi Dairesi Başkanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Konya İl Müdürlüğüne ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Geleneksel hale getirilen bu ödüllerin Konyalı girişimcilerimizi teşvik ettiğini de görüyorum. Siz böyle ürettikçe bilin ki bundan sonra da her sene bu ödül törenlerine katılıp sizleri teşvik etmeye devam edeceğim. Marifet iltifata tabidir prensibince bu geceki ödüller bir sonraki ödüllerin adaylarını motive edecektir. Bu gece burada Konya’nın, Türkiye’nin kalkınmasına çok kıymetli katkılar yapan ekonominin yiğit insanlarıyla birlikteyiz. Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi rekortmenlerimiz var. Dünyanın dört bir yanına Konya’nın emeğini, alın terini taşıyan ihracat şampiyonlarımız var. İstihdamı arttıran yiğitlerimiz var. İSO ilk 500’e, ikinci 500’e giren gözbebeğimiz firmalarımız var. Tarımsal tescil alan dostlarımız, Konya sanayisinde-ticaretinde 30-40 yılını dolduran, hepimize bu yolun önünü açan büyüklerimiz var. Allah hepsinden, hepinizden razı olsun. Konyalı iş adamlarımızın başarılarının daha da artmasını temenni ediyoruz. Biz Hükümet olarak yatırım yapan, üreten, ihracat yapan tüm iş adamlarımızın yanındayız. Ülkemizin değerine kim değer katarsa hemen yanı başında, hemen omuzlarının sağ ve sol tarafında bizi görecek. 

Bir kez daha tüm ödül alan iş adamlarımızı ve güzel neticeleri elbirliğiyle ortaya çıkaran çalışanlarımızı tebrik ediyorum. İş adamlarımızı tebrik ederken belki bu salonda burada bulunmayan, ama o iş adamlarımızın başarılarına katkıda bulunan eşlerini de tebrik ediyorum, aile bireylerini de tebrik ediyorum, iş kadınlarımızı da tebrik ediyorum. Ve tabii bütün bu iş dünyası camiamıza bu başarılarda emeğiyle katkı veren bütün işçilerimizin de alnından öpüyorum. Eğer sizler bugün bu ödülleri alıyorsanız, bugün ödül vereceğimiz firmaların bütün emekçilerini-işçilerini toplasaydık herhalde Konya Stadı da almazdı. Onlar burada değillerse de emekleriyle buradalar. Siz de lütfen bu ödülü aldıktan sonra ailenize gittiğinizde aile fertlerinize benim adıma teşekkür edin, çünkü sizin başarınız onların eseridir aynı zamanda. Ama fabrikalarınıza girdinizde onlara topluca hitap etme imkânı varsa selamımı iletiniz ve her bir işçimizin, emekçimizin terli alınlarından öptüğümü de kendilerine ifade ediniz. 

Allah emeğimizi bereketli kılsın, rızkımızı bol ve helal kılsın, başımızı eğdirmesin. Dedemin güzel bir duasıyla bitiriyorum; bize öyle bir feyzi kanaat versin ki değil namerde merde dahi bizi muhtaç eylemesin. 

Saygılar sunuyorum. 

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.