Basbakan Davutoglu’nun Reform Tanitim Toplantisi’nda yaptigi konusmanin tam metni
Hepinize hayırlı, bereketli güzel yıllar diliyorum. Allah yolumuzu hayır eylesin, günümüzü bereketli, emeğimizi inşallah kıymettar eylesin. Sizleri saygı ve muhabbetlerimle selamlıyorum.
64. Hükümet olarak da göreve başladığımız günden bu yana 4,5 aylık bir süreyi tamamlamış olduk. Biliyorsunuz 1 Kasım seçimlerinden önce açıkladığımız seçim beyannamemizde milletimize gerçekleştirmeyi planladığımız vaat ve reformları tek tek beyan ettik. Hükümetimizi kurduktan sonra hemen kolları sıvadık ve 20 Aralık’ta milletimizin huzuruna çıkarak verdiğimiz sözleri gerçekleştirmeye yönelik yol haritamızı açıkladık. O zaman Ankara’daydık yol haritamızı açıklarken. Şimdi yol haritamızın neticelerini aziz İstanbul’umuzda milletimizle paylaşıyoruz. Bu imkânı bize sunan milletimize tekrar şükranlarımı ifade ediyorum.
Eğer bugün burada huzurunuzdaysak en büyük şeref milletimize aittir, çünkü 1 Kasım’da huzur yönünde, istikrar yönünde, icraat yönünde oy kullanan milletimizin o güçlü iradesi olmasaydı bugün böyle gururla huzurunuzda olamazdık.
Sadece yol haritamızı açıklamakla kalmadık, ayrıca yapacaklarımızı belli bir takvimle kayıtlayarak kendimizi bu konuda bağladık. 3 aylık ve 6 aylık hedeflerimizi açıkça milletimizle paylaştık. Bugün geçen zaman zarfında Hükümet olarak neler yaptık, bunun bir muhasebesini yapalım, bu konuda milletimizi bilgilendirelim istedik. Bugün itibariyle hamdolsun huzurunuzda gururla ifade ediyorum; 3 aylık vaatlerimizin ve seçim döneminde 81 vilayeti dolaşarak verdiğimiz vaatlerin yüzde 100’ünü gerçekleştirmiş olarak huzurunuzdayım. Reformlarımızın ise yüzde 70’ini 3 aylık reformlarımızın, 6 aylık reformlarımızın da yüzde 30’unu gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Tekrar tekrar bu çalışmalara emeği geçen arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Dikkat ediniz, biz icraatlarla huzurunuzdayız. Ama bugünlerde hepiniz herhalde takip ediyorsunuz, biz icraatlarımızla gece-gündüz meşgul iken bazıları hakaretle meşgul. Biz söz verip gereğini yaparken, bazıları sadece ve sadece haya ve edep duygularını çiğneyerek muhataplarını hakaretle karşılayan bir zihniyete sahip. Buradan bir kez daha hakareti siyaset üslubu zannedenleri şiddetle lanetliyorum. Ve bir kez daha söylüyorum; söz vermek bize düşer, verdikleri sözden kaçmak onlara düşer. Söz verip gereğini yapmak bize düşer, yapmak, icra etmek, inşa etmek, ihya etmek bize düşer, tahrip etmek, yıkmak onlara düşer. İcraat bize düşer, hakaret onlara düşer. Bu hakaretleri bir kez daha huzurunuzda telin ediyorum ve herkesi, her şeyden önce milletimizin edep duygularına saygı göstermeye ve özellikle de kadınlarımıza ihtiramda, hürmette kusur göstermemeye davet ediyorum. Ümit ederim Ana Muhalefet Partisi Lideri de bu tavsiyelerimizi ve Şeyh Edebali’nin tavsiyelerini bir göz önüne alır ve icraatlarıyla, fikirleriyle gündeme gelir, hakaretleriyle, tahkirleriyle değil.
Geldiğimiz noktada her AK Parti Hükümeti döneminde olduğu gibi milletimize verdiğimiz sözleri günü gününe yerine getirmiş olmanın mutluluğunu taşıyoruz. İç ve dış meselelerle ilgili önemli sıkıntıların yaşandığı bir dönemde Hükümet olarak ortaya koyduğumuz programa harfi harfine uyarak ülkemize hizmet ediyoruz.
Coğrafyamızda büyük yangınlar var arkadaşlar, güney sınırımızda kanlı çatışmalar yaşanıyor ve bunun olumsuz etkilerini her gün görüyoruz. Canını kurtarmak için ülkemize sığınan milyonlarca kardeşimize kapımızı, soframızı, şehirlerimizi, ama en önemlisi de gönlümüzü açmış, bütün imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Dahası, 7 Haziran’dan bu yana ülkemize eş zamanlı saldırılar başlatan terör örgütleriyle kapsamlı ve yoğun bir mücadele yürütüyoruz. Bütün bunlar herhangi bir hükümetin hedeflerinden geri adım atmak için ya da icraatını durdurmak için kullanacağı mazeretler olabilirdi. Ancak bizim zihniyetimiz bunu asla kabul etmez. Biz hiçbir zaman mazeretlerin arkasına sığınacak bir hükümet olmadık-olmayacağız.
Bu ateş çemberinin içinde milletimizin güvenliği için gece-gündüz çalışırken bir taraftan da icraatlarımıza ve ekonomide istikrar ve büyümeyi sağlayacak faaliyetlerimize devam ediyoruz. Eş zamanlı olarak demokratik gelişme istikametinde reformlar yapıyor, yine eş zamanlı olarak kamu düzenini sağlıyor ve Avrupa Birliği hedeflerimize yürüyoruz. Türkiye’nin yürüyüşünü kimsenin ve hiçbir gücün durdurmasına izin vermedik, vermeyiz Allah’ın izniyle. Türkiye bütün negatif çabalarına rağmen büyüme hedeflerinden, kalkınma hedeflerinden, demokrasi ve hukuk devleti hedeflerinden geriye doğru tek bir adım atmayacaktır. Hem çok yönlü her alanda mücadelemizi veriyor, hem de hedeflerimizi tek tek yerine getiriyoruz.
Geçen hafta Diyarbakır’daydım, orada vatandaşlarımızla buluştum, teröre karşı tek bir yürek olduk. Bugün de aziz İstanbul’umuzda yaptığımız icraatlarla sizinle tek bir bilek oluyoruz. Şükürler olsun ki bugün itibariyle milletimize verip de tutmadığımız bir söz yok. “Söz verdik, yaptık” diyoruz. Söz vereceğiz, yapacağız diyoruz. Vaatler ve reformlar takvimimizde herhangi bir gecikme olmadığı gibi, bazen verdiğimiz bir sözü gününden önce de hayata geçirdiğimiz oluyor. Bütçe maratonu, bütçe sonrası Meclis’te teamüller çerçevesinde iki hafta aranın verilmiş olması ve Avrupa Birliği’yle vardığımız vize muafiyeti anlaşması çerçevesinde öncelememiz gereken bazı yasal düzenlemeler olması dolayısıyla üç aylık reformlarımızın yaklaşık yüzde 30’luk bir kısmını erteledik, ama 6 aylık reformlarımızın da yine yaklaşık yüzde 30 kısmını gerçekleştirmiş olduk. Dolayısıyla toplamda bakıldığında hamdolsun reformlarda da istediğimiz gerçekleştirmeyi sağlamış durumdayız.
Birazdan detaylarıyla bu başarı tablosunu ortaya koyacağım. Ama vaat ve reformlarınıza geçmeden önce bir hususun altını çizmek istiyorum; biz yegâne derdi bu millete hizmet etmek olan bir siyasi kadroyuz. Hükümetimizin istikameti de budur. Toplumun her kesiminin refah ve huzur içinde yaşadığı, işçinin, esnafın, çiftçinin ürettiği ve ürettiğinin karşılığını aldığı müreffeh, kalkınmış, başı dik insanların Türkiye’sini kuruyoruz Allah’ın izniyle. Bu gayeyle 14 yılda demokrasinin ve ekonomik büyümenin önündeki engelleri bir-bir kaldırdık. Demokrasinin tıkanmış kanallarını açtık. Hukuk ve adalet yolunu genişlettik. Krizlerle boğuşan Türkiye’yi kalkındırdık. Birinci nesil reformlarla Türkiye’yi kapasitesini en iyi şekilde kullanan bir performansa taşıdık. İş adamlarımıza özgüven kazandırdık. Şirketlerimizi dış dünyaya açılmaya, katma değeri yüksek ürünler üretmeye, ihracata teşvik ettik. Dış ticaret, uluslararası yatırım, turizm, istihdam gibi alanlarda rekorlar kırdık. Ekonomimizi, milletimizi tarihine yakışır şekilde şaha kaldırdık. İşçimizin emeğinin karşılığını verdik, çalışma şartlarını iyileştirdik. Çiftçimize destek olduk, tarım ve hayvancılığı teşvik paketleriyle hiç yapılmadığı kadar destekledik. Gece-gündüz durmadan, yorulmadan insanımızın refah ve huzuru için çalıştık. Zira bizim siyasetimizin merkezinde sadece insan var, insan onuru var. Vatandaş var, vatandaşımızın onuru var. Burada bir kez daha bütün bu kutlu yolculuğu başlatan Sayın Cumhurbaşkanımıza da huzurlarınızda teşekkürü bir borç biliyorum.
Kıymetli dostlar; 2015 yılında Orta Vadeli Program beklentimize paralel olarak yüzde 4 büyüdük. Küresel ekonominin henüz toparlanmadığı bir ortamda Türkiye olarak kalkınmamızı sürdürdük. Yaşadığımız iki genel seçime, bölgemizdeki jeopolitik risklere, dış talepteki darılmaya rağmen Türkiye ekonomisi AK Parti’yle ve AK Parti’nin erdemli siyasetiyle büyüyor. AK Parti’yle Türkiye ekonomisi doğru yönde, doğru istikamette ilerliyor. Bakınız vaatlerimizi tek-tek söz verip yaptığımız hususları zikredeceğim, ama özellikle ekonomideki bazı verilere de dikkatinizi çekmek istiyorum.
Yüzde 4’lük büyümeyle şu anda Çin ve Hindistan hariç, gelişmekte olan ülkeler ortalamasının 2 katından fazla büyüdük. G-20 ülkeleri arasında en hızlı büyüyen 4. ülke olduk ki bu iki seçim gerçekleşen bir yılda, 2015’te gerçekleşti. Bu büyümenin olumlu etkileri toplumun her kesimi tarafından hissedildi, işçimiz de, esnafımız da, çiftçimiz de bu büyümeden nasibini aldı. Büyüdük ve büyürken insanımızın ekmeğini büyüttük, refah seviyesini yükselttik. 2015 yılında yaklaşık 700 bin kardeşimize, krizden bu yana da yaklaşık 6,5 milyon kardeşimize ilave istihdam sağladık. OECD ülkeleri içinde Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra en fazla istihdam üreten ülke olduk. Özellikle kadınlarımızın iş gücüne katılımını belirgin bir şekilde artırdık. 2015 yılında cari işlemler açığının milli gelire oranını 0,9 puan azaltarak yüzde 4,5 seviyesine indirdik. AK Parti hükümetlerinin mali disipline verdiği önemi artık tüm Türkiye ve bütün dünya biliyor. 2002 yılında yüzde 11’in üzerinde devraldığımız merkezi yönetim bütçe açığını milli gelire oranını 2015 yılında yüzde 1,2 seviyesine indirdik. Ekonomimizin can damarlarından bankacılık sektörünü sağlam bir zemine oturttuk.
Değerli arkadaşlar; ekonomik göstergelerdeki olumlu görünüm, 2016 yılının ilk aylarında da devam etti. Mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretimi 2016 yılı Ocak ayında yıllık yüzde 5,6 oranında arttı. İmalat sanayi kapasite kullanım oranı Mart ayında geçen yılın aynı dönemine göre 1.9 puan artarak yüzde 74,3 puan seviyesine yükseldi. 2016 yılı Şubat ve Mart aylarında ihracat yeniden artış eğilimine girdi. Böylece yıllıklandırılmış dış ticaret açığı 2010 yılından bu yana dikkatinizi çekerim en düşük seviyeye indi.
Türkiye’yle birlikle büyüyen, Türkiye’nin değerine katan iş adamlarımıza, aramızda bulunuyorlar temsilcileri, işçilerimize, çiftçilerimize bir kez daha huzurlarınızda teşekkür ediyorum.
Yılın ilk 2 ayında mali disiplinden de taviz vermedik. Çok şüpheler beyan edenler oldu, bu vaatler gerçekleşirken bütçe yükü ne olacak, bütçe açığı artacak mı, nereye gidiyoruz, acaba bunların hesabı mı yapıldı diye soru sorunlar oldu. Bilsinler, biz hesap etmeden yola çıkmayız. Söz verdiğimizde yaparız, hesabımızı da her gün en son noktasına kadar takip ederiz.
Merkezi yönetim bütçesinde, Ocak-Şubat döneminde 6,6 milyar Türk Lirası fazla, faiz dışı dengede ise 16,4 milyar Türk Lirası fazla verdik, elhamdülillah bütçemiz bereketlendi. Çünkü biz milletimizin duasıyla yola çıktık, çünkü biz elimizi uzattığımız mazlumların duasıyla yolumuza devam ediyoruz. Hükümetlerimiz bu konuda bundan sonra da hep dikkatli olacak, mali disiplinden hiç taviz vermeyeceğiz.
Bizim 14 yıllık hükümetlerimiz döneminde enflasyonu tek haneli seviyelere indirdik ve inşallah daha düşük seviyelere indireceğiz. Bakınız, Mart ayı enflasyon oranı piyasa beklentilerinin de altında geldi. Mart ayında yüzde 7,46 seviyesinde gerçekleşen yıllık enflasyon son 7 ayın en düşük seviyesidir. Aylık olarak baktığımızda, endeks bir önceki aya göre yükselmedi, bilakis geriledi. Biz inanıyoruz ki, 2016 yılı daha da bereketli bir yıl olacak. Kaos ve kriz bekleyenler hayal kırıklığına uğrayacak. Türkiye’nin ilerlemesini sabote etmek isteyenler amaçlarına asla ulaşamayacak. Türkiye ekonomisini daha da büyüteceğiz ve vatandaşımızın refah seviyesini daha da yükselteceğiz, Türkiye’yi küresel ekonomide daha da yükseklere taşıyacağız.
Değerli misafirler, ekranları başında bizi izleyen değerli vatandaşlarım; Türkiye’de refahı daha da artırmanın ve ülkemizi yüksek gelir grubuna taşımanın vakti geldi. Bu vizyonla 25 öncelikli dönüşüm programında yapısal reform gündemimizi belirledik. Yine bu vizyonla, göreve gelir gelmez 2016 yılı eylem planını kamuoyuyla paylaştık, vaat ve reformlarımızı bir takvime bağladık. O günden beri düzenli olarak kamuoyunun önüne çıktık, son durumu paylaştık. Biz tutamayacağımız sözleri vermedik, söz verdik mi gereğini yaptık. Biz söz verip de unutanlardan, bahaneler, mazeretler uyduranlardan olmadık. 14 yıllık başarılarımızın arkasında ahde vefa, söze sadakat yatmaktadır. Biz halkımıza güveniyoruz, halkımız bize güveniyoruz. İnsanımız AK Parti iktidarına güveniyor, vaat edilenin yerine geleceğini biliyor. Biz bin kere düşünür bir kere söyleriz, bir kere söyleriz, bir kere de söz verirsek gereğini yaparız. Verdiğimiz her sözün takipçisi de yine biz oluruz.
Bakınız, reform programımızın etkin ve zamanında hayat geçirilebilmesi için Başkan Yardımcımız Sayın Lütfi Elvan Başkanlığında Reformların Koordinasyonu ve İzlenmesi Kurulunu oluşturduk. Bununla kalmadık, kamuoyuyla vaat ve reformlarımızın gerçekleşme aşamalarını paylaşmak için bir internet sitesi kurduk, her vatandaşımız “reformlargovtr” internet adresinden vaat ve reformların en güncel halini öğrenebilir. Biz şeffaf bir şekilde her şeyi sizinle paylaşıyoruz, sizden hiçbir şey saklamadık, sizinle paylaşmadığımız hiçbir hususta adım atmadık.
Gururla ifade ediyorum, gerek 7 Haziran seçimlerinde, gerek 1 Kasım seçimlerinde 81 vilayetimizi dolaştım, bazı vilayetlerimize 6 kere, 7 kere gittim Van’a olduğu gibi. Her yerde zikrettiğimiz vaatlerimizi biz önce kendi zihnimize, gönlümüze yazdık, sonra milletimizle paylaştık, şimdi de yerine getirmenin gururuyla tekrar huzurunuzdayız.
Bugün itibarıyla vaatlerimizin tamamını gerçekleştirmiş durumdayız. Biraz önce de söylediğim gibi, 3 aylık reformlarımızın yüzde 70’ini tamamladık, 6 aylık reformlarımızın yüzde 15’ini gerçekleştirdik, yüzde 15’i de Meclis aşamasına gelme noktasında. AB’yle müzakereler kapsamında birtakım yasal düzenlemelere öncelik vermek durumunda olmasak bu takvim daha da önce tamamlanabilirdi. Ama bilinsin ki, söz verdik mi yaparız, biz size Mart ayında söz verdik Haziran’da inşallah vizesiz olarak Avrupa’ya gideceksiniz diye, inşallah Haziran’da da huzurunuza çıkıp vizesiz olarak Avrupa’ya gitme hakkını elde etmiş olarak sizlerle paylaşacağız. Onun için, 3 aylık reformların bir kısmını erteledik ki vize muafiyet işlemleri için gerekli olan yasal düzenlemeleri yapabilelim.
Muhalefetin geçici bütçeyle kalıcı bütçeyi beraber çıkarma teklifimize olumlu cevap vermemesi de gecikmeye sebep oldu. Hâlbuki hepsinden rica etmiştik, gelin geçici bütçeyle uğraşmayalım, kalıcı bütçe yapalım diye. Önce olumlu yaklaştıklarını ifade ettiler, sonra buna onay vermediler, aksi takdirde yaklaşık 3 hafta Meclisimiz sadece geçici bütçeyle uğraştı. Biz her anımızı değerlendirirken, muhalefet her an bize çelme takmaya çalıştı. Biz onların çelmelerine alıştık ama, onlar da bizim söz verip yapmamıza ve bu kültüre de alışacaklar bir gün inşallah.
Bütçe çalışmaları sebebiyle Meclis takviminde zorunlu kaymalar yaşandı, buna rağmen verdiğimiz sözlerden geri adım atmadık, şükürler olsun ki milletimize de mahcup olmadık. Tüm bu vaat ve reformlarımız hayırlı, uğurlu olsun. Daha da müreffeh, daha da kalkınmış bir Türkiye’nin habercisi olsun.
Vaat ve reformlarımızda önceliğimiz, yatırım ortamını iyileştirmek, çalışanlarımızın hayat standartlarını yükseltmek ve ekonomimizin rekabetçi karakterini güçlendirmektir. Amacımız, bir yandan güçlü ve sürdürülebilir büyüme için toplam faktör verimliliğini attırmak, diğer yandan refahın toplumun geneline yayılmasını, diğer bir deyişle kapsayıcı büyümeyi sağlamaktır.
Şimdi sizlerle gerçekleştirdiğimiz vaat ve reformlarımızı paylaşmak istiyorum. Bunu yaparken hangi reformun hangi derde deva olacağını, hangi alanlarda Türkiye’yi kalkındıracağını da hep beraber göreceğiz.
Değerli vatandaşlarım, yüksek gelir grubuna çıkmanın en ön şartlarından biri verimliliğin arttırılmasıdır. Vaat ve reformlarımızda hem iş gücü verimliliğini, hem de sermaye verimliliğini arttırmayı hedefliyoruz. İş gücü verimliliğinin arttırılmasının en önemli şartı, kaliteli ve planlı bir eğitimdir. Bu gayeyle 2016 eylem planında eğitime ve iş gücü verimliliğine özel önem verdik. Bu kapsamda eğitimin niteliğinin ve nitelikli istihdamın arttırılmasına yönelik adımlar atıyoruz. Genç işsizlik oranının düşürülmesi, kadın iş gücüne katılım oranının daha da arttırılması ve iş gücü piyasasının esnekleştirilmesi için çalışıyoruz. Bu gayeyle çıraklık eğitimini zorunlu eğitim kapsamına alıyor ve altyapısını güçlendiriyoruz.
Kadınlarımızın çalışma hayatında daha da aktif yer alması için çalışan kadınlarımızın doğuma ilişkin izin ve haklarını arttırıyoruz. Daha önce annelerimize ilk çocukta 300, ikinci de 400, üçüncü ve sonraki çocuklarda ise 600 Türk Lirası doğum yardımı veren düzenlemeyi hayata geçirmiştik. Şimdi de 850 bin kadın memurumuzun kariyerlerini kolaylaştırmak için doğum nedeniyle ücretsiz izinde geçen sürelerini memuriyet kıdeminde değerlendirme kararını aldık, uygulamaya başladık.
Ayrıca, çocuğu olan anne ve babaya çocukları mecburi ilköğretim çağına gelene kadar kısmı süreli çalışma hakkı tanıdık. Biraz önce ekranda hanımefendiyi dinlediniz, bütün kadınlarımızın önünde hep seçmek zorunda kaldıkları iki alternatif vardı, ya meslekleri, ya anne olma sorumlulukları. Biz bu dilemmayı, bu gerilimi kadınlarımızın, mübarek kadınlarımızın, özellikle altını çizerek söylüyorum, bugünlerde sık sık söyleyeceğiz.
Hangi siyasi görüşe sahip olursa olsun, hangi kanaati taşıyor olursa olsun, hangi etnik, mezhebi, dini kökene sahip olursa olsun bütün kadınlar mübarektir, anne olan her kadının da ayaklarının altı öpülecek kadar bize bir emanettir. Toplumumuzu da bundan sonra kadına karşı şiddete ne kadar karşı çıktıysak hep beraber, kadına karşı hakarete de aynı ölçüde karşı çıkma konusunda birliğe, beraberliğe davet ediyorum. Kadına dönük hakaret, tahkir bir tür şiddettir ve kadına uzanan elleri nasıl durduruyorsak, bu ellere nasıl gerektiği cezayı veriyorsak, kadına karşı uzanan dillere de aynı tepkiyi göstereceğiz.
Eminim bu sesler en fazla güvenerek Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy vermiş olan değerli hanımefendilere ulaşacaktır. Onların da aynı tepkiyi vereceğine inanıyorum.
Doğum sonrasında kadın memurların analık izni bitiminde başlayan 24 ay aylıksız izin süresinin yarı zamanlı çalışma süresinin bitiminde başlayabilmesinin önünü açtık.
Bu düzenlemelere ek olarak, gerek işçi, gerekse memur kadın çalışanlarımıza doğum sonrası ilk doğumda 60 gün, ikinci doğumda 120 gün, sonraki doğumlarda ise 180 gün süreyle yarı zamanlı çalışıp tam ücret alma hakkını getirdik, söz vermiştik yaptık Allah’ın izniyle.
İşçi statüsünde yarı zamanlı çalışan kadınlarımızın çalışmadığı süreye ilişkin prim ve ücretlerini asgari ücret üzerinden devlet olarak biz karşılıyoruz.
Evlat edinenlerin de doğuma bağlı haklardan faydalanabilmesini sağlıyoruz.
Güvenceli esneklik düzenlemeleriyle mevsimlik tarım işçisi ve ev eksenli olarak çalışan kadınları geçici iş ilişkisi kapsamına dahil ediyoruz ve sosyal güvencelerini yaygınlaştırıyoruz.
Dikkat ediniz özellikle doğumdan başladım, seçim meydanlarında vatandaşlarımıza vaatlerimizi daha iyi anlatabilmek için doğumdan emekliliğe kadar olan süreci adım adım anlatırdım. Doğumdan başlayan, okul çağlarındaki çocuklara devam eden, üniversite sonrasında askerlik şartlarında, efendim yeni iş kurma imkânları, evlenmek istediklerinde çeyiz hesabı, bütün bunları bir hayat silsilesi içinde anlatırdım. Şunun için: Bizim elimizi değmediğimiz hiçbir vatandaşımız kalmayacak; bir.
Hayat boyu bizim elimizi değmemiş olduğumuz hiçbir vatandaşımız da kalmayacak; iki.
Bakınız, 3 aylık vaatlerimizde doğumdan emekliliğe kadar hayatın her aşamasında vatandaşlarımıza elimiz değiyor, çünkü vatandaşlarımızın yüreği yüreğimize değiyor. Hiçbir aşamada vatandaşlarımızı yalnız bırakmayacağız.
Şimdi gençlerimize gelelim. Gençlerimiz teminatımızdır, Türkiye’nin en büyük kıymeti, en büyük güç kaynağı gençlerimizdir. Genç nüfusumuzu, potansiyelimizi değerlendirebilmek için gençlerin iş gücüne bir an önce katılması ve becerilerinin artması için hem genç istihdamını, hem de genç girişimciliğini destekliyoruz.
Sevgili gençler, bakın sizler için neler yaptık bu 3 ay içinde.
İlk kez iş bulan ve işbaşı eğitim programlarına katılan her gencimizin ücretini 1 yıl sureyle net asgari ücrete tekabül edecek şekilde biz karşılıyoruz, uygulamaya da başladık. Yani 1 yıl süreyle yeni işe başlayan gençlerimizin ücretini biz karşılıyoruz, helali hoş olsun. 2016 yılında tam 200 bin gencimizin bu destekten faydalanmasını bekliyoruz.
Meslek liseli ve üniversiteli stajyer öğrencilerimize asgari ücretin yüzde 30’u oranında ücret ödeme imkânı getirdik, söz vermiştik yaptık.
Firmaların istihdam ettiği kişi sayısına bağlı olarak 130 Türk Lirası veya 260 Türk Lirası olmak üzere stajyerlerimize ilk kez doğrudan ücret desteği sağlıyoruz. Artık öğrencilerimiz pratik eğitimlerini ücret açısından daha adil bir şekilde tamamlayacaklar.
Lise veya üniversite mezunu gençlerimizin genel sağlık sigortası giderlerini mezuniyetlerini takip eden 2 yıl süreyle, lise mezunları için 20 yaşına, üniversite mezunları için 25 yaşına kadar gelir testi yapmaksızın biz karşılıyoruz. Bu da gençlerimizin talebiydi, yerine getirdik.
Gençlerimizin bilgiye erişimine sağlamak için ücretsiz internet imkânını yaygınlaştırdık.
Üniversite öğrencilerinin kısmi süreli çalışmalarının önündeki engelleri kaldırdık. Nasıl kadınlarımız başımızın tacıysa, gençlerimiz de gözümüzün nurudur.
Mesleki ve teknik eğitim kurumlarımızı katma değer üretiminin merkezi yapma yolunda çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bu amaçla organize sanayi bölgeleri ve bu bölgeler dışında açılan özel mesleki ve teknik eğitim okullarına da öğrenci başına destek vermeye başlıyoruz, ta ki OSB’ler dışında da teknik ve mesleki eğitim yaygınlaşabilsin.
Şimdi yine verdiğimiz bir sözü, herkesin biraz fazla iddialı bulduğu bir sözü sizlere hatırlatayım, biraz önce de bir gencimizi dinlediniz. Kendi işini kurmak isteyen gençlerimize proje karşılığı 50 bin Türk Lirası’na kadar karşılıksız nakdi destek vermeye başladık, söz verdik ve yaptık. Bu kapsamda bakınız, çok kısa bir sürede şimdiden 731 işletmeye 8,7 milyon Türk Lirası yeni girişimci desteği verdik.
Yine genç girişimcilerimize geliştirecekleri projeler için 100 bin Türk Lirası’na kadar kredi imkânı getirdik ve bu krediler için yüzde 85 oranında kefalet imkânı sağladık.
Yeni iş kuran gençlerimize destek olmak amacıyla 3 yıl boyunca yıllık 75 bin Türk Lirası’na kadar olan kazançları için Gelir Vergisi muafiyeti sağladık. Bakın sağlayacağız demiyoruz, sağladık ve bitti. 1 Kasım’dan önce sağlayacağız diyorduk, yapacağız diyorduk, şimdi ise sağladık diyoruz, yaptık diyoruz, gerçekleştirdik diyoruz ve bunlar 3 ay içinde oldu. Her yıl 10 bin genç girişimcimizin bu imkândan yararlanmasını bekliyoruz.
Gençlerimizin kısa film, ilk film, kitap, dergi gibi sanatsal faaliyetleriyle sportif faaliyetlerine proje bazlı karşılıksız destek veren GENÇDES programını da hayata geçiriyoruz.
18-40 yaş aralığındaki çiftçilerimize proje karşılığı 30 bin Türk Lirası’na kadar hibe desteğiyle ilgili düzenlemeleri de tamamladık, uygulamayı inşallah önümüzdeki hafta başlatıyoruz. Ta ki topraklarımız bereketlensin, genç çiftçilerimizin yüzü gülsün.
Sevgili gençler, siz projenizle gelin, deyin ki bize, ben kendi işimi kuracağım, ama yeterli sermayem yok. AK Parti Hükümeti size destek de olacak, sermaye de verecek, kalkınan Türkiye’nin yeni gençliğini geleceğe birlikte hazırlayacağız. Siz yeter ki Türkiye’nin değerine değer katmak için, iş kurmak, istihdam oluşturmak için teşebbüs edin. Gençlerimiz hem kendileri için, hem ülkeleri için hedefler koyacaklar, hayaller kuracaklar, işte bizim önemli olan bu. Biz daima gençlerimizin arkasındayız, yanındayız, onları hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız.
Değerli arkadaşlar, iş gücü piyasamızı daha esnek hale getirebilmek için çalışmalara devam ediyoruz. Bu kapsamda kıdem tazminatı sisteminde yaşanan sorunların çözümü için gerekli düzenlemeleri hazırlıyoruz.
Çalışma hayatına güvenceli esneklik sağlayacak düzenlemeler yapıyoruz.
İş hayatına uzaktan çalışma modellerini getiren düzenlemeyi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk ettik.
Özel istihdam bürolarının faaliyetlerinin geçici iş ilişkisini de içerecek şekilde genişletilmesi, bu amaçla gerekli düzenlemelerin yapılması çalışmalarını tamamlıyoruz.
Böylece, süreklilik arz etmeyen işlerde genellikle kayıt dışı olarak çalışan vatandaşlarımızı kayıt altına alarak sosyal güvenceli bir şekilde istihdam edilmelerini hedefliyoruz.
Kamuda çalışan yaklaşık 720 bin alt işveren, taşeron işçimizi asıl iş, yardımcı iş ayrımı yapmadan belirlediğimiz kriterlere uymaları halinde kamuda istihdam edeceğiz. Biz bu sözü de vermiştik, çok zor olur dediler, yükü ağır olur dediler. Ama biz şunu söyledik: Biz söz verdik mi yaparız. Söz verdik ve yaptık inşallah.
Bildiğiniz gibi, 1 Kasım seçimleri öncesinde sadece asıl işte çalışan taşeron işçilerimizi kamuda istihdam edeceğimizi taahhüt etmiştik, Ancak, verdiğimiz sözün ötesine geçerek asıl iş, yardımcı iş ayrımına gitmeden bütün alt işveren işçi kardeşlerimizi bu avantaja sahip kılmaya karar verdik. Söz konusu çalışanlarımız özel sözleşmeli olarak aldıkları ücretle birlikte çalıştıkları kurumlarda çalışmaya devam edecekler. Bütün işçi kardeşlerimize hayırlı olsun, emekleri ve alın terleri mübarek olsun.
Türkiye’de katma değeri yüksek üretimi desteklemek için orta ve üst teknolojili yatırımların arttırılması çok önemli. Bu kapsamda yatırımların yurt içi tasarruflarla finansmanını teşvik etmek, yatırım ortamını iyileştirmek, katma değerli üretim yapısını ve girişimciliği desteklemek için çok önemli adımlar atıyoruz.
Hane halkının tasarruf alışkanlığını attırmak için konut hesabı uygulamasını başlatıyoruz. Konut sahibi olmayan vatandaşlarımıza ilk konutlarını almak için banka hesaplarında biriktirdikleri tutarın yüzde 20’sini ve 15 bin Türk Lirası’nı geçmeyecek tutarda devlet katkısı ödeyeceğiz.
Çeyiz hesabı uygulamasını da başlatıyoruz. Gençlerimize belirli şartlar altında evlilik hazırlıkları oluşturdukları birikimlerine yüzde 20’ye varan oranda ve 5 bin Türk Lirası’na kadar katkı sağlıyoruz.
Bireysel emeklilik sistemimizi ve yüzde 25’lik desteği daha da yaygınlaştırmak için çalışmalarımızı da sürdürüyoruz.
Sermaye verimliliğini attırmak açısından sınai mülkiyet haklarını düzenleyen yeni patent kanunu önümüzdeki günlerde inşallah Meclise sevk edilecek.
Ar-ge ve yenilik desteklerinin etkinliğini arttıracak ve koordinasyonu güçlendirecek düzenlemeler yaptık. Ar-ge ve tasarım alanında erken aşamaya yönelik fonlar kurulması ve kamu olarak bu fonlara toplamlara 250 milyon Türk Lirası’na varan destek sağlanmasına yönelik çalışmaları sona erdirdik.
Yatırım ortamının iyileştirilmesi çerçevesinde ilgili sivil topluk kuruluşlarıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu çerçevede önümüzdeki günlerde şirket kuruluş ve tasfiye süreçlerinin basitleştirilmesi de dahi olmak üzere, yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik bir paketi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk edeceğiz.
Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarını birleştirerek etkin, basit ve daha adil bir vergi sistemi oluşturmayı amaçladığımız düzenlemeyi de Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na gönderdik.
Serbest bölgelerin cazibesini arttıracak düzenlemeleri hayata geçiriyoruz.
Perakende ticaretin düzenlenmesine yönelik ikincil düzenlemeleri tamamladık.
Sanayi işletmelerinin makine ve teçhizat alımı için kullandıkları kredilere banka ve sigorta muameleleri vergisi istisnası getirdik.
Sermaye piyasalarına kurumsal yatırımcıların girmesini teşvik edecek yeni düzenlemeler getiriyoruz.
İslami finans alanındaki süreçleri yönetmek üzere Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcımız Başkanlığında Faizsiz Finans Koordinasyon Kurulunu oluşturduk. Faizsiz finans sistemi için uygun ürün ve hizmet çeşitliliğinin arttırılması yönünde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarımızın daha etkin ve verimli bir yapıya ulaşmaları için standartlar oluşturduk.
Dünya Ticaret Örgütü Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşmasını Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onayına sunduk ve söz konusu anlaşma 15 Ocak 2016 tarihinde yasalaştı.
Hukukun üstünlüğünü, yargı bağımsızlığını gözümüz gibi koruyoruz, yargı sisteminin etkinliğini arttırıyoruz. Geçen sene 17 Nisan’da, yaklaşık bundan 1 yıl önce seçimlere giderken yargı reformu paketini açıklamıştık, seçimlerden sonra hemen bu konudaki çalışmaları hızlandırdık ve bu kapsamda İstanbul Tahkim Merkezi’nin faaliyete geçmesini sağladık, faaliyet alanının genişletilmesine ilişkin de tedbirler alıyoruz.
Bilirkişilik müessesini yeniden ele aldık ve bütün bir süreç üzerinde düzenleyici bir rol üstlenecek ve müstakilen bu alanda faaliyet gösterecek kurumsal bir yapı oluşturulması amacıyla hazırlanan bilirkişi kanununu da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk ettik.
Yine aynı tasarıda rapor ve görüş sunma sürecinin hızlandırılması ve kurumun iş yükünün azaltılması amacıyla Adli Tıp Kurumu’nu yeniden yapılandırılıyoruz.
Türkiye’de demokratik standartların daha da yükseltilmesi amacıyla önemli düzenlemeleri hayata geçiriyoruz.
Ayrımcılığın önlenmesini sağlamak için faaliyet göstermek, işkence ve kötü muameleyle etkin mücadele etmek ve bu konuda ulusal önleme mekanizmasını görevini yerine getirmek üzere Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nu kurduk.
Kişisel verilerin korunmasına ilişkin yasal düzenlemeleri geçtiğimiz günlerde hayata geçirdik.
AK Parti Grubu olarak siyasi etik kanun teklifini de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk ettik. Ümit ederiz ki bu kanun tasarısıyla birlikte siyasetimize hem etik, hem de üslup açısından bir seviye gelir.
Siyasetin finansmanının şeffaflığını arttıracak düzenlemeleri önümüzdeki Bakanlar Kurulunda Pazartesi günü ele alacağız.
Roman vatandaşlarımızın sorunlarının çözümüne yönelik hazırladığımız strateji belgesi ve eylem planını önümüzdeki günlerde yürürlüğe koyacağız.
Geleneksel irfan merkezleri ve cemevlerine hukuki statü tanınmasını sağlayacak ve bu kurumların ihtiyacını karşılayacak bir kanun hazırlığı için sona gelmiş bulunuyoruz, istişareler sonucunda inşallah bu süreci de tamamlayacağız.
Darbe dönemlerinden kalan mevzuatı gözden geçirerek antidemokratik hükümleri kaldırıyoruz. Darbe döneminden ne kaldıysa ayaklarımızın altındadır ve bu mutlaka darbe ve vesayet dönemlerini unutturacak şekilde bütün bu mevzuatı gözden geçirip tasfiye edeceğiz.
Değerli arkadaşlar, toplumun tüm kesimlerinin büyümeden faydalanması, refahın tabana yayılması için genç işsizliği azaltan, kadınların iş hayatına katılım oranlarını attıran ve girişimcileri destekleyen reformları da bir-bir gerçekleştiriyoruz.
KOBİ’lerin, orta ölçekli üreticinin üretim zincirinde daha etkin rol almaları ve esnafımızın desteklenmesini içeren düzenlemeleri hayata geçirdik. Bu kapsamda, emekli olduktan sonra BAĞKUR kapsamında çalışmaya devam eden 655 bin emeklimizin emekli aylıklarından kesilen yüzde 10’luk kesintiyi tamamen kaldırdık, hayırlı, mübarek olsun. Böylece emekli aylıklarında net yüzde 11’lik artış gerçekleştirdik.
Esnafımıza makine, ekipman ve demirbaş alımları, iş yeri modernizasyonu veya hammadde ve sermaye ihtiyaçlarının karşılaması amacıyla 20 bin Türk Lirası’na kadar faizsiz kredi imkânı getirdik, büyük bir ilgi gördü. Mart ayı itibarıyla arkadaşlar, bu 3 ay içinde 24 bin esnaf ve sanatkârımıza yaklaşık 700 milyon Türk Lirası faizsiz kredi sağladık, ta ki esnafımız kimseye muhtaç olmasın.
Küçük ve orta ölçekli işletmelerin TSE ve patent belge maliyetlerinin tamamını karşılıyoruz. Böylelikle KOBİ’lerimizin ar-ge ve yerli katma değer üretimine ağırlık vermelerini destekliyoruz.
51 ilimizde uyguladığımız bölgesel istihdam teşviki uygulamasında 10 ve daha fazla işçi çalıştırma şartını kaldırdık, böylece yaklaşık 500 bin kişinin istihdam edildiği 200 bin iş yeri daha bu teşviklerden faydalanacak.
İmalat sektöründeki KOBİ’lerimizin kefalet limitlerini arttırdık. Bugüne kadar 68 imalatçı KOBİ’miz bu imkândan faydalandı.
Basit usule tabi esnaf ve sanatkârlarımızın ekonomi içindeki yerini sağlamlaştırmaya yönelik bir diğer sözümü daha yerine getirdik, yaklaşık 750 bin küçük esnafımız yıllık kazancından 8 bin Türk Liraya kadar olan kısmı için Gelir Vergisi artık almıyoruz.
Çiftçilerimizin girdi maliyetleri azalsın diye, çiftimiz rahat rahat ekip biçsin diye yemde ve gübrede KDV’yi söz verdiğimiz gibi kaldırdık.
Beş dekar altında yetiştiricilik yapan çiftçilere dekar başına 100 Türk Lirası destek vermeye başladık.
Seracılarımızın yüzün güldüren uygulamaları hayata geçirdik. Seralarını yenilemek isteyen çiftçilerimize 100 bin Türk Lirası’na kadar faizsiz kredi desteği veriyoruz.
Ayrıca, artık seralarda ticarethane elektrik fiyatı yerine sulama suyu elektrik fiyatı uyguluyoruz.
42 ilimizde uyguladığımız Avrupa Birliği kırsal kalkınma programının bir benzerini ulusal program olarak tekrar ele aldık ve bu uygulamayı kalan 39 ilimizde de hayata geçirmeye yönelik düzenlemeleri tamamladık, ta ki hiç kimse kendisini terk edilmiş hissetmesin.
Program kapsamındaki yatırıma yönelik harcamalara hibe desteği vereceğiz.
Emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren yatırımcılarımızın yatırım başlangıç maliyetlerini azaltmayı, ellerindeki mevcut ekonomik kaynakları doğrudan üreteme aktarmalarını teşvik edecek düzenlemeyi Bütçe Kanununda yaptık.
Değerli vatandaşlarım, verimliği, kapsayıcı büyümeyi, istihdamı ve rekabetçi ekonomiyi destekleyen bu reformların yanı sıra verdiğimiz tüm sözleri tuttukları, yapacağız dediğimiz her şeyi yaptık. Bu kapsamda asgari ücreti 1300 Türk Lirası’na çıkarttık. Olmaz dediler oldu, fazla dediler hayır dedik ve elhamdülillah bugün asgari ücret 1300 Türk Lirası. Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde asgari ücrete bir seferinde böylesine yüzde 30 bir artış sağlanmadı. Ama biz inşallah bu artışın işçilerimizin hayatını, hayat seviyesini yükseltme yanında, iş adamlarımızın, işverenimizin de rekabetçi gücünü kırmamasına özel önem verdik. Böylece yaklaşık 5,5 milyon asgari ücretli çalışanımızın refah seviyesini, alım gücünü yükselttik.
Bu düzenlemeyi yaparken işverenlerimizi de unutmadık, yüklerini paylaştık. İşverenlerimize 2015 yılında günlük 85 Türk Lirası ve altında çalıştırmış oldukları kişi başına 1 ay için 100 Türk Lirası’na varan prim desteği sağladık. İnşallah buna benzer bir desteği de esnaflarımıza sağlayacağız.
İşçi ve BAĞKUR emeklimize 1 Ocak 2016’dan itibaren aylık 100 Türk Lirası seyyanen zam yaptık, yılda 1200 lira, böylece 9,5 milyon emeklimizin rahat bir nefes almasını sağladık.
65 yaş aylığı alan 630 bin mübarek yaşlımızın gelirlerini kimin yanında yaşadığına ve hanede kaç kişi olduğuna bakmaksızın yalnızca eşlerinin gelirleriyle birlikte değerlendirdik. Böylece 65 yaş aylığı alan 630 bin yaşlımıza rahat bir nefes aldırmış olduk. Hepsinin ellerinden öpüyoruz, onların varlığı bizim için en büyük değerdir.
Ve muhtarlarımız, onlara da söz vermiştik, sözümün gereğini yaptık, 50 bin muhtarımızın 950 Türk Lirası olan maaşını 1300 Türk Lirası’na yükselttik.
Teröre karşı mücadelede kahramanca görev yapan uzman erbaşlarımızın 2200 olan ek göstergelerini 3000’e çıkarttık.
Yine teröre karşı kahramanca görev yapan polislerimizin emniyet hizmet tazminatını da yüzde 25 oranında arttırdık.
Astsubaylarımızdan daha önce çeşitli nedenlerle birinci dereceye yükselmesine imkân tanınmayanların birinci dereceye kadar yükselmelerini ve 3600 ek göstergeden yararlanmalarını sağladık. Böylece birinci dereceye yükseltilen 52 bin astsubayımızın emekli ayaklarında ortalama 450 Türk Liralık artış gerçekleştirdik.
Tabi geçtiğimiz günlerde öğretmenlerimizle beraberdim, yeni atanmış öğretmenlerimizle, söz verdik, verdiğimizi yaptık ve 2016 yılı Şubat ayında 30 bin yeni öğretmen atamasını gerçekleştirdik. Her birini ülke sathına yeni nesilleri yetiştirmek üzere gönderiyoruz.
AK Parti Hükümetleri olarak her şeyden önce eğitim dedik. 2002’de 10 milyar lira olan eğitim bütçesini 2016’da 109,3 milyar liraya çıkardık, yani 10 misline. Böylece eğitime ayrılan kaynağın bütçe içindeki payını yüzde 9,4’ten yüzde 19,2’ye çıkardık. Şu an hizmet veren her iki öğretmenden biri bizim dönemimizde atanmıştır. Artık o kalabalık sınıflar, öğrencisini bu kalabalık sınıflar sebebiyle tanıma şansı bile bulamayan, ismen bile hitap edemeyen öğretmenler dönemi geçti. Her bir öğretmen öğrencisini tek tek tanıyacak, ruhi, ilmi gelişmelerini temin edecek şekilde, şartlarda az sayılı sınıflarda eğitim görecekler.
Sosyal yardımlardan yararlanmakta olan vatandaşlarımızın iş hayatına kazandırılmasını, iş gücü piyasasında yer almalarını teşvik ediyoruz. Önlisans ve lisans öğrencilerinin burslarını yüzde 21 artırarak 330 Türk Lirasından 400 Türk Lirasına çıkarttık. Biraz önce öğrencimizin ne kadar mutlu bir şekilde bunu yüzüne yansıttığını gördünüz. Burs ve öğrenim kredisi tutarını yüksek lisans öğrencileri için 660 liradan 800 Türk Lirasına, doktora öğrencileri için ise 990 liradan 1200 liraya çıkardık. 2002 yılında 450 bin öğrenciye öğrenim kredisi verilmekteyken bugün itibariyle 1,5 milyon öğrenciye burs veya öğrenim kredisi sağlıyoruz. Askeri öğrenciler ile er ve erbaşların harçlıklarını yüzde 100 oranında artırdık.
25 yaşın altındaki gençlerin genel sağlık sigorta prim borçlarını sildik. Bunların hepsi sözümüzdü, hepsini yaptık. Bu düzenlemeyle 3 milyon 300 bin kişinin 3,7 milyar Türk Lirası borcunun tahsilatından vazgeçiyoruz. Öğrenim gören ve 25 yaşını doldurmamış gençlerimizin pasaport harcı ödemesini de kaldırdık.
Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın askerlik bedelini 6 bin avrodan 1000 avroya düşürdük, bu benim Almanya’da seçim kampanyasını başlattığım zaman verdiğim sözdü. Allah’a hamdolsun, biz söz verdik, milletimiz oy verdi. Milletimiz oy verdi, biz sözümüzü yerine getirdik.
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla belirlenecek yoksul ailelere ücretsiz ve güvenli internet ulaştıracağız. Bu kapsamda yılda 400 bin aileye internete erişim imkânı sağlamayı hedefliyoruz.
Tarihimizin önemli şahsiyetlerinin, olaylarının ve masal kahramanlarımızın belgesel, dizi ve çizgi filmlerle tanıtılmasını destekliyoruz. Çocukların sevebilecekleri ve sorumlu bireyler olarak yetiştirilmelerini sağlayacak bilgisayar oyunlarının ve animasyonlarının üretilmesini teşvik ediyoruz.
Opera ve tiyatronun geliştirilmesine yönelik destek mekanizmaları oluşturuyoruz. Tiyatro sanatının daha da yaygınlaşıp sevilmesini sağlamak ve Türk oyun yazarlarını bu yönde teşvik etmek için kolları sıvadık. Bu nedenle özel tiyatrolar tarafından hazırlanan projelere destekler veriyoruz.
Mevsimlik tarım işçileriyle göçer ve yarı göçerlerin çocuklarının okullaşmasına yönelik tedbirler alıyoruz. Eğitimi o yavrularımızın ayağına götürmek için gerekli tüm tedbirleri alacağız. Eğitime ulaşmayan hiçbir çocuk kalmayacak.
Kentsel dönüşümün teşvik edilmesi amacıyla, dönüşüm ve yenileme uygulamalarına muvafakat verilmesi şartıyla yapı ruhsatiyesi veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılara geçici olarak elektrik, su ve doğalgaz bağlantısı yapılmasını öngören yasa tasarısını da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunduk. Böylece hem kentsel dönüşümü teşvik edeceğiz, hem de hiçbir vatandaşımızın elektrik ve su sıkıntısı çekmesine izin vermeyeceğiz. Yasal düzenleme neticesinde kentsel dönüşüme girecek bölgelerdeki vatandaşlarımızın mağduriyetleri giderilmiş olacak.
Elektronik Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartının vatandaşlara dağıtımına başladık. Yılsonuna kadar tüm illerde yeni kimlik kartlarının dağıtımına başlamayı ve ülke genelinde üç yıl içinde tamamlamayı hedefliyoruz. Çağdaş, bugünkü şartlara uygun kimlik kartlarıyla eminim bütün vatandaşlarımız gurur duyacak.
Saygıdeğer konuklar; bugüne kadarki 3 aylık süre içinde gerçekleştirdiğimiz reform ve vaatlerimizi sizlere aktardıktan sonra müsaadenizle şimdi de önümüzdeki 3 ay içerisinde hayata geçirmeyi planladığımız bazı reformlarımızı anmak istiyorum.
20 Aralık’ta 3 aylık programı açıklamış ve söz vermiştim, 3 ay biter bitmez huzurunuza çıkacağım diye; geldik, çıktık ve alnımızın akıyla sözlerimizi tuttuğumuzu gördünüz.
Şimdi de önümüzdeki 3 ayın programını, eylem planını sizlerle paylaşacağım, inşallah Temmuz ayında da bu sefer tekrar buluşup sizlerin huzurunda bunları gerçekleştirdiğimizi göstermiş olacağız.
3 aylık dönemde gerçekleştirilecek olan eylemlere yönelik çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. Allah’ın izniyle bu reformlarımızı da herhangi bir gecikme olmadan zamanında yerine getirecek ve yine gururla millete verdiği sözleri harfiyen yerine getiren bir Başbakan olarak, bir millet hizmetkârı olarak huzurlarınıza çıkacağım.
Demokratikleşme alanında Kamu Denetçiliği Kurumu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları İnceleme Komisyonu etkinliğinin artırılması;
Ülke genelinde ideal yargılama sürelerinin belirlenmesi, temyiz mahkemelerinin alt derece mahkemeler üzerindeki hukukilik denetiminin ötesine taşan yetkilerinin sınırlandırılması ve iş uyuşmazlıklarında arabuluculuğun zorunlu hale getirilmesini sağlayacak şekilde iş mahkemelerinin yapısı ve işleyişinin gözden geçirilmesiyle ilgili çalışmalar tamamlanma aşamasına geldi, inşallah bunları önümüzdeki üç ay içinde tamamlayacağız.
Kamu yönetimi alanında kamu hizmetlerinin adil, etkili, verimli, süratli ve kaliteli sunumunu sağlayacak şekilde kurumlar arası yetki mükerrerliklerinin kaldırılması, bürokrasinin azaltılması;
Siber güvenliğe ilişkin yasal düzenlemenin hayata geçirilmesi;
Büyükşehir Belediye Kanununun gözden geçirilmesi;
Kalkınma ajansları, bölge kalkınma idareleri ve yatırım destek ofislerinin daha etkin hale getirilmesine yönelik çalışmalar bu dönemde tamamlanacak.
Eğitim alanında Yükseköğretim Kanununun ve reformunun hazırlanması, yükseköğretim kalite kurulunun oluşturulması, ulusal öğretmen strateji belgesinin hayata geçirilmesi, eğitim fakültelerinin yeniden yapılandırılması çalışmalarını da üç ay içinde tamamlamayı planlıyoruz.
Sağlık alanında sağlık hizmetlerinde vatandaş memnuniyetini daha da artırmak amacıyla koruyucu halk sağlığı hizmetlerini ve aile hekimliği uygulamasını bütünleşik şekilde yeniden yapılandıran yeni bir sağlık reformu üzerinde çalışıyoruz, inşallah önümüzdeki aylarda bu da hayata geçmiş olacak. Hazırladığımız taslağı en kısa zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk edeceğiz.
Uyuşturucuyla daha etkin mücadele edebilmek için de Uyuşturucuyla Mücadele Eylem Planındaki söz verdiğimiz adımları atacağız. Gerek güvenlik önlemlerin artırılması, gerekse rehabilitasyon hizmetlerine erişim noktasında daha etkin bir yapıyı hayata geçiriyoruz. Uyuşturucu maddelerin yasadışı imal, ticaret ve kullanımıyla mücadelede görev alan kamu görevlileri içinde ödül mekanizmasını iyileştireceğiz.
Kamu maliyesi alanında vergi usul kanununun güncellenmesi, vergi beyannameleriyle sosyal güvenlik bildirgelerinin birleştirilmesi, mali mevzuatta yer alan dönemsel artışları belirli bir göstergeye bağlayan düzenlemelerin gözden geçirilmesi çalışmaları devam ediyor, üç ay içinde tamamlayacağız.
Gümrüklerde belge ve onaya ilişkin işlemlerin elektronik ortamda gerçekleşmesini sağlayacak tek pencere sisteminin uygulamaya konulmasına yönelik çalışmalar da son aşamaya geldi.
Diğer taraftan, iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik olarak yatırımlarda bürokrasinin azaltılması, uluslararası doğrudan sermayenin ülkemize çekilmesi, iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarında basitleştirme, Turkuaz kart sisteminin oluşturulması, yurt dışında yaşayan nitelikli insan gücünün ülkemize kazandırılması, araştırma projelerinde yabancı uzman çalıştırılmasının kolaylaştırılması ve mevcut vergi mevzuatı gözden geçirilerek enerji verimliliğin teşvik edilmesi çalışmaları da tamamlanma aşamasında. Bunlar da önümüzdeki 3 ay içinde tamamlanacak.
Yine yükselen Türkiye’nin önemli bir adımı olarak, Türkiye uzay ajansının kurulmasını 3 ay içinde gerçekleştiriyoruz.
Su kanunu ve tabiatı ve biyolojik çeşitliliği korumaya yönelik yasal düzenlemeleri de hayata geçireceğiz.
Son olarak vize muafiyetiyle ilgili gelişmeleri de arz etmek istiyorum. Vize muafiyeti çerçevesinde 72 şartın, 72 gerekliliğin 43’ünü tamamladık. Kasım ayında yaptığımız Türkiye-Avrupa Birliği Zirvesinde 72 gereklilik, atılması gereken adım vardı, 43’ü gerçekleşti. Geriye kalan idari ve yasal düzenlemeler de kısa süre içinde tamamlanacak. İnşallah söylediğim gibi Haziran ayının sonu itibariyle de vizesiz seyahat imkânı sağlanmış olacak.
Aziz konuklar; son olarak en büyük vadimiz, en önemli reformumuz olarak gördüğümüz yeni anayasayla ilgili düşüncelerimi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Seçim meydanlarında da açıkça ifade ettiğimiz gibi milletimize verdiğimiz en önemli söz yeni bir anayasadır. Hükümetimizin en öncelikli hedefi; Türkiye ve milletimize yakışan özgürlükçü, demokratik, adil bir anayasa hazırlamaktır. Biz Meclis’in kendi işleyişi içinde gerçekleştirmemiz gereken müzakereleri düşünerek anayasa için 1 yıllık bir takvim öngörmüştük. Ancak ne yazık ki Meclis Başkanımızın riyasetinde oluşturulan Meclis Uzlaşma Komisyonu çalışmaları özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’nin olumsuz tutumu yüzünden sonuç alamadı ve akamete uğradı. Bu nedenle anayasa vaadimizin takvimini öne aldık. Biz milletimize verdiğimiz sözün arkasındayız. Tüm kesimlerin işte bu benim anayasam diyebileceği sivil bir milli anayasa yapacağız inşallah.
Biz de kadınlarımızla gurur duyuyoruz.
78 milyon vatandaşımızı dikkate alarak, onların taleplerini-ihtiyaçlarını gözeterek yolumuzda yürümeye devam edeceğiz. İnsan onurunu koruyan, insan hak ve özgürlüklerini genişleten, milleti değil devleti tanımlayan bir anayasa yapacağız. Güçler ayrılığını tahkim eden, yetki ve sorumluluk dengesinin en iyi kurgulandığı bir metnin ortaya çıkması için azami gayreti gösteriyoruz. Her hafta akademisyenlerle, siyasi devlet tecrübesine sahip arkadaşlarımızla sürekli toplantılar halindeyiz. Partimizin yetkili kurullarında MYK ve MKYK’da çok verimli istişarelerde bulunduk. Milletimizin bu beklentisini karşılamaya dönük özel komisyonlar, çalışmalar planladık. AK Parti bünyesinde oluşturduğumuz Anayasa Komisyonu bir yandan yazım sürecini yürütürken, diğer yandan da kamuoyuna yönelik faaliyetleri sürdürecektir. İnşallah kısa bir süre içinde yazım çalışmalarını tamamlayacağız. Ortaya çıkan taslağı yetkili kurullarımızla tartışıp olgunlaştırdıktan sonra nasip olursa Meclis’imize en kısa sürede sunmuş olacağız. Biz milletin vicdanından gelen sesi dinleyip milletin taleplerine uygun bir şekilde bu anayasayı milletimizle paylaşarak, milletimizle istişare ederek yüce Meclis’imize arz edeceğiz. Bu şekilde Meclis’ten de vizeyi alacağımızı ümit ediyorum. Sonrasında yine milletin huzuruna çıkarak yeni anayasa için vatandaşlarımızın onayını isteyeceğiz. Hedefimiz kısa bir gelecekte Türkiye’ye yeni bir anayasayı kazandırmaktır. İnşallah Türkiye’nin hızını kesen değil önünü açan, gelişmemizin hızına hız katan yerli milli sivil bir anayasa hep birlikte yazacağız inşallah. Biz hukukun üstünlüğünü benimsemiş, özgürlüklerin kısıtlanmadığı, demokratik bir Türkiye hayaliyle yola çıkıyoruz. Bunu gerçekleştirmeyi milletimize aziz bir borç olarak görüyoruz.
Kıymetli misafirler, özetle; söz verdik yaptık. Şahit misiniz? Söz verdik mi, yaptık mı? Seçimde çok güzel tutmuş bir sloganımız vardı, “Onlar konuşur, AK Parti yapar.” Şimdi de diyoruz ki; söz verdik ve yaptık Allah’ın izniyle. Gencimize-yaşlımıza, erkeğimize-kadınımıza, çocuğumuza, annemize, işçimize-memurumuza, esnafımıza-çiftçimize ne vaat ettiysek hepsini yerine getirdik, hem de 3 ayda yerine getirdik. AK Parti hükümetleri bundan önce olduğu gibi bundan sonra da sözünün eri olacaktır. İnsanımızın huzur ve refahı için gereken tüm reformları hayata geçirmeye devam edeceğiz.
Nasıl vaatlerimizin tamamını gerçekleştirdiysek, reformlarımızı hayata geçirdiysek, 2016 Eylem Planının tamamını da sene sonunda hayata geçirmiş olacağız. Böylece kapsayıcı bir büyüme ile yeni istihdam alanlarının oluşmasını ve toplumun refah seviyesinin artmasını sağlayacağız. Bu reformlarla güven ve istikrarının pekişmesini, Türkiye ekonomisinin ikinci atılımı yapmasını sağlayacağız.
Tüm vaat ve reformlarımız bir kez daha hayırlı uğurlu olsun. Bu vaat ve reformların gerçekleştirilmesinde emeği geçen bütün arkadaşlarıma bir kez daha huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Ama tekrar en büyük teşekkürü her iki seçimde de meydanları dolduran, soğuk, sıcak, güneş, yağmur demeden bize destek veren, bu vaatlerimizi o meydanlarda dinleyip sonra da gümbür gümbür sandıklara giden aziz milletimize teşekkür ediyorum. 7 Haziran’da tek parti hükümeti olarak Meclis’te çoğunluk sağlayamadığımız dönemde kaos çıkarmak isteyenlere karşı milli birliği, kardeşliği, demokrasiyi, huzuru, barışı, istikrarı savunan aziz milletimize teşekkür ediyorum. Allah bizi bu aziz millete karşı hiç mahcup etmesin. Allah bizi size karşı hiç mahcup etmesin. Karşınızda hep başı dik, alnı açık çıkanlardan eylesin. Biz hep Türkiye için çalışıyoruz. Allah bu güzel ülkeye güzel gelecekler versin.
Allah’a emanet olun.