Yükleniyor...

Basbakan Davutoglu’nun Sanliurfa’ya Istiklal Madalyasi verilmesi töreninde yaptigi konusmanin metni

 

Saygıdeğer Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız, peygamberler şehri, kendini kurtaran istiklal şehri ve kardeşlik şehri Şanlıurfa’nın yiğit insanları, aziz kardeşlerim; hepinizi saygıyla, muhabbetle, hürmetle selamlıyorum.

Bizi hür bir ülkede, hür bir şekilde bu mübarek günde buluşturan Rabbimize hamdolsun. Salat ve selam peygamberler şehrinde yaşamış bütün peygamberlere ve alemlere rahmet olan Hazreti Muhammed Aleyhissalatu Vesselam’a olsun.

Aziz Şanlıurfalılar, peygamber şehrinin huzurundayız, istiklal şehrinin huzurundayız, insanlığın ilk üniversitesinin kurulduğu Harran’ın huzurundayız, Halil-ur Rahman’ın huzurundayız, istiklal şehrinin kahramanı 12 güzel insanın huzurundayız, biz Şanlıurfa’nın hikmetini, irfanını, yiğitliğini, feyzini biliriz, Şanlıurfa’nın peygamber aşkını, istiklal aşkını biliriz, onun için biz de Şanlıurfa’ya ağışız. 

Bu, Şanlıurfa’ya Başbakanlığım dönemimde 6’ncı gelişim, 6 kez geldim, 6’ncı gelişimde elimiz boş gelmesin istedik; daha nice seferler geleceğiz inşallah. Urfalıyım ezelden, Urfalılar, gönlüm geçmez sizlerden. Her gelişimizde Urfa’da aşk görürüz, muhabbet görürüz. Bu kez 1 Kasım seçimlerinden sonra Şanlıurfa’yı ziyaretimizde dedik ki, Şanlıurfa’ya farklı gelelim ve size yüce Meclisimizden bir hediye, bir de Rabbimizden güzel bir hediyeyle geldik.

Düşündük, baktık ki Şanlıurfa’nın gecikmiş bir hakkı var, İstiklal Madalyası hakkı. Gecikmiş ama, hiçbir zaman manevi olarak terk edilmemiş bir hak. Ve gönlümüzde Şanlıurfa aşkı, elimizde İstiklal Madalyasıyla 11 Nisan’da 96. Kurtuluş Yıl Döneminde Şanlıurfa’dayız.

Önce teşekkür, minnet, önce Şanlıurfa’nın kurtuluşu için şehit düşen o güzel insanlara, teşekkürümüz evinde 12 güzel insanı ağırlayan Güllüzade Osman Efendi’ye, Onlara Başkanlık yapan Jandarma Komutanı Ali Rıza Efendi’ye, Belediye Reisi Hacı Kamilzade Efendi’ye ve onların güzel arkadaşları Hacı Mustafa Efendi’ye, Barutçuzade Hacı İmam Efendi’ye, tüccar Hacı Kamilzade’ye, Hacı Mustafa Reşid Efendi’ye, Mollazade Mahmut Efendiye, Arabikatibizade Şakir Efendi’ye, Şellizade Ali Ağa’ya, Nebozade Hacı İmam Efendi’ye, Hacı Bedirağazade Halil Ağa’ya,  Jandarma Tabur mülhakı İzmirli, -dikkat edin İzmirli- Adil Hulusi Efendi’ye, Mülazım-ı Evvel Hüseyin Pertev Beye, Jandarma Çavuşu Sofizade Hacı Mustafa Çavuş’a ve bütün Urfalı şehitlerimize rahmet ve minnet borçluyuz. Allah onlara mekanların en güzelini versin. Ve Rabbim bize onların emanetini korumayı, nasip eylesin. Kıyamete kadar al bayrağı Şanlıurfa’nın şemasından eksik eylemesin. 

Yine bu ecdada layık olduğunu gösterir bir şekilde Ankara’da AK Parti Gençlik Kolları Toplantımızda bana gelerek Şanlıurfa gençliği adına, şanlı bir gençlik adına, Sayın Başbakanım, bize İstiklal Madalyasını lütfeder misiniz diyerek bizden bunu talep eden Şanlıurfa gençliğine selam ediyorum.

Tez elden en kısa şekilde bu hediyeyi alabilmek için, bu hediyeyi Şanlıurfa’ya takdim edebilmek için arkadaşlara gerekli talimatları verdik. Çok kısa sürede Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Sayın İsmail Kahraman’ın liderliğinde Meclisimiz tam bir mutabakatla İstiklal Madalyası kararını verdi. Sayın Meclis Başkanımıza ve bütün milletvekillerine teşekkür ediyorum.

Çok az karar 1 haftadan kısa süre içerisinden geçmiştir Mecliste, ama Şanlıurfa bunu hak etmişti. Ve nihayet, bu kararı duyduğu, önüne bu karar geldiği anda hiç gecikmeden onaylayarak Şanlıurfa’ya bu hediyeyle gelmemizi sağlayan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyorum. 
Aziz gençlik, sizin ecdadınız 12 güzel insan dik durdu ve eğilmedi, Şanlıurfa’yı teslim etmedi. Emin olunuz, sizlerle birlikte biz de her zaman başımız dik olacak, her zaman hürriyetin, istiklalin bekçisi, sözcüsü, emanetçisi olacağız.

Biz Şanlıurfa’ya bu güzel hediyeyle yola çıkarken, Rabbim de mademki böyle güzel bir vesileyle bu insanlar buluşuyor, mademki Şanlıurfa şehitleri bu insanlar biraraya gelmiş, o zaman ben de rahmetimle onları bereketlendireyim dedi ve bugün Şanlıurfa’ya o yağmur dualarından sonra rahmet nasip oldu. 

Arkadaşlar, bu bir tesadüf değildir, bu Rabbimin iradesinin tecellisidir. Eğer insanlar onun aşkıyla biraraya gelmişse, eğer insanlar onun davası için biraraya gelmişse ve onun ezanının bir semadan inmemesi için biraraya gelmişse, işte hediyesiyle bizi şereflendirdi. Rabbimize hamdolsun, ülkemize hamdolsun, Şanlıurfa’ya şükran ve minnet olsun.

Değerli Şanlıurfalılar, şanlı yiğitler, sizin tarihinizden bu güne üç aşkınızdan bahsedeceğim, üç ateşe karşı üç aşk, Şanlıurfa’yı Şanlıurfa yapan üç aşk. 

Bir, Nemrut’un küfür ateşine karşı iman aşkı Şanlıufra’da doğdu. Nemrut, Halil İbrahim’i ateşe gönderdiğinde Hazreti İbrahim tereddüt etmedi. Beni halk eden Rabbim beni korur dedi ve Şanlıufra’nın diyarında ateş suya döndü ve ateş iman aşkıyla yenildi. İşte o zamandan beri Şanlıurfa peygamberler şehridir, Şanlıurfa iman şehridir, Şanlıurfa imanın getirdiği hikmetin okutulduğu, öğretildiği, büyütüldüğü şehirdir. Halil İbrahim’den bu yana ve ondan önce hatta Hazreti Adem’in ilk tarımı burada Harran’da yaptığı rivayet edilir. O günden bu yana Şanlıurfa hep imana ev sahipliği yaptı, aşka ev sahipliği yaptı. Küfür ateşine karşı iman ateşini yaktı ve buradan hep iman ile yükselen tekbir sesleri arşa ulaştı. Ve İslam medeniyetiyle Hazreti Ömer döneminde tanıştığından bu yana hep bizim medeniyetimizin en kadim, en köklü şehri oldu. Aziz gençler, hocaların hocası Şanlıurfa’nın bizatihi kendisidir, hepimizin yolunun yolcusu olduğu Halil İbrahim’in şehridir hoca. Biz buraya bu hocadan ders almaya, biz buraya o hocadan ders almış Şanlıurfalılarla buluşmaya geldik. Biz de Urfa’yla gurur duyuyoruz. Birinci, küfür ateşine karşı iman aşkı.

İkincisi, istila ateşine karşı, istiklal aşkı da Şanlıurfa’dan doğdu. Evet, müstevliler Urfa’yı o zaman ki adıyla söyleyeyim kısa sürede istila edeceklerini zannettiler, Urfalıların teslim alınacağını zannettiler. Urfa’yı tanımayanlar, onların bu şehre olan bağlılığını bilmeyenler Urfalıların müstevliler karşısında geri adım atacağını zannettiler. Bre gafiller, bre tarih bilmezler, Şanlıurfa istila ateşine karşı istiklal aşkıyla bu şehri tekrar Al Bayrakla buluşturdu. İşte o günden bugüne Şanlıurfa hep istiklalin, hep Ezan-ı Muhammediye’nin, hep tekbirin şehri oldu ve Şanlıurfa tek yürek oldu, tek bilek oldu, tek bir beden oldu istilacılara karşı, müstevlilere karşı bu şehri savundu. Bu şehri savunarak aslında Anadolu’daki istiklal ateşinin de öncülüğünü yaptı. Kahramanmaraş’la, Gaziantep’le birlikte İstiklal Savaşının ilk habercisi, ilk muştucusu oldu.

Değerli Şanlıurfalılar, şimdi bir muhasebe yapalım, sizler şehrinize sahip çıktınız ve istiklalinizi kazandınız, ama maalesef 1921 sonrasında aziz vatan topraklarının dışında kalan Halep’te, Rakka’da, Haseke’de, Deyrizor’da, Humus’ta bugün kan varsa, bugün gözyaşı varsa emin olunuz 100 sene önce onların istiklal aşkını yaşamamış olmalarındandır. Şehirlerimiz bölündü Tel-Abyad Akçakale’den, Suruç Kobani’den, Resulayn Ceylanpınar’dan ayrıldı. Ama bu istiklal şehri her zaman o günden bugüne o aziz vatan topraklarıyla bağını koparmadı. Bugün 520 bin kardeşine ev sahipliği yaparken Şanlıurfa’da doğan istiklal aşkının inşallah Halep şafağında da doğması için hepimiz dua ediyoruz. Bir gün Halep’te özgür olacak, Rakka’da özgür olacak, Humus’ta, Şam’da özgür olacak inşallah. 

Birileri haritalar çizdi Sykes-Picot dediler, o haritalarla Şanlıurfa’yı kardeşlerinden ayırmaya çalıştılar. Yüz yıl sonra Şanlıurfa o kardeşlerine bağrını açtı, ey Şanlıurfalılar siz Halilürrahman sofrasını kardeşlerinize açtınız ya Allah sizi hiçbir zaman sahipsiz bırakmaz, Allah sizi hiçbir zaman bereketsiz, rızıksız bırakmaz. Hepinize teşekkür borçluyuz, hepiniz bütün bir 78 milyon adına insanlığa büyük bir destan yazdınız. İşte biz de istiklal madalyasını bu şehre getirirken işte bunu hak etmiş bir şehre başımız dik giriyoruz, alnımız açık giriyoruz ve Şanlıurfalı kardeşlerimizle ilelebet kardeşliğinin tadını, huzurunu yaşıyoruz. Üç ateşe üç aşk dedim Nemrut’un küfür ateşine karşı Hazreti İbrahim’in iman aşkı, müstevlilere karşı 12 güzel insanın istiklal aşkı ve şimdi aziz Şanlıurfalılar, birilerinin başlatmaya çalıştığı fitne ateşine karşı kardeşlik aşkı da Şanlıurfa’da seda buluyor. 

Evet, birileri fitne ateşi yakmaya çalışıyor, birileri Suriye’de, Irak’ta yanan o ateşin Türkiye’ye sıçramasını istiyor, birileri bu topraklarda ezeli ve ebedi olarak kardeş olmuş 78 milyonun arasına asabiyeyi, etnik mezhebi çatışmayı sokmak istiyor. Şimdi biz Şanlıurfa’dan istiklal madalyası için yan yana savaşmış Türklerin, Kürtlerin, Arapların şehrinden sesleniyoruz, sizin fitne ateşinize karşı biz de kardeşlik aşkı var. İstilacıların istila ateşine karşı istiklal aşkımızı ne kadar kuvvetliyse, ne kadar köklüyse fitnecilerin, bölücülerin, teröristlerin fitne ateşine karşı kardeşlik aşkımız da o derece büyüktür.

Aziz Urfalılar, Nemrut’un küfür ateşine karşı iman aşkını uyandıran o Şanlıurfalılar. Müstevlilerin, istilacıların istila ateşine karşı istiklal aşkını uyandıran Urfalılar. Teröristlerin, bölücülerin fitne ateşine karşı kardeşlik aşkını ayağa kaldırmaya var mısınız? Var mısınız? 12 yiğit insanın izinden gitmeye, 12 yiğit insanla birlikte istiklal aşkının sembolü Al Bayrağı ilelebet bu topraklarda dalgalandırmaya var mısınız? Güllüzade Hacı Osman’ın torunları var mısınız? Ali Rıza Bey’in torunları var mısınız? Belediye Başkanı Hacı Kamilzade’nin torunları biriz, kardeşiz, ilelebet beraberiz demeye var mısınız? Var mısınız? İşte bu bölücülere, bu teröristlerin fitne ateşine karşı 23 Temmuz’dan bu yana şanlı bir mücadele yürütüyoruz aziz Şanlurfalılar. Her yerde, her ilçede, her şehirde sizin yaktığınız istiklal ateşi bugün aşkı her yerde, onun için son iki ay içinde Doğu ve Güneydoğu’da her vilayetimizi dolaşıyorum. Mardin’de buluştuk kardeşlerimizle, Silopi’de buluştuk, Bingöl’de, Van’da ve geçen hafta Diyarbakır’da buluştuk. Size Diyarbekir’in selamını getirdim, size İzmir’in son iki gün içinde birçok vesilelerle bir arada bulunduğum İstanbulluların selamını getirdim. İşte burada Şanlıurfa’nın istiklal gününde bir kez daha en gür sedayla haykırıyoruz, biz istiklalimizi sonuna kadar koruyacağız, biz istiklalimizin sembolü olan Al Bayrağı sonuna kadar bu semalarda dalgalandıracağız. İstiklal aşkıyla birlikte istiklal günümüzde Şanlıurfa’nın hizmetinde olduğumuzu bir kez daha ilan ediyorum. Şanlıurfa’ya nice hizmetler getirdik, nice büyük katılımları birlikte gerçekleştirdik. Şanlıurfa’nın hava alanını yeniledik 23 bin olan yolcu sayısı 700 bine çıktı, 532 kilometre bölünmüş yol yaptık. Son geldiğimde söz verdiğim Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ni Şubat ayında açtık 600 yataklı. Birçok büyük hamleleri 1,5 milyon dönüm araziyi suyla buluşturduk. Yanı başımızda Suriye’de şehirler yıkılırken, biz Şanlıurfa’yı, bütün GAP bölgesini ayağa kaldırmaya kararlıyız. Söz veriyoruz inşallah 1750 kişilik şehir hastanesini Şanlıurfa’ya yapacağız. Şanlıurfa’yı hızlı trenle buluşturacağız. Şanlıurfa, bütün bu istiklalin merkezi olan Şanlıurfa hızlı trenle tanışacak. 3 milyon dönümlük araziyi sulamaya açacağız. 

Şanlıurfa, işte bizim vizyonumuz buyken, işte biz istiklal ve hizmet vizyonuyla hareket ederken bu bölücüler yolumuzu kesmeye çalışıyor. Aşkımızı, kardeşliğimizi baltalamaya çalışıyor. Şehirlerimizi, ilçelerimizi kana bulamaya, çukurlar kazmaya, barikatlar kurmaya çalışıyor, onlar istilacı ordulardan daha kuvvetli değiller. İstilacılara bu memleketi teslim etmemiş Şanlıurfalılar fitne ateşine karşı da dimdik durdular, hepinize teşekkür borçluyum. Bu hainleri, bu alçakları Şanlıurfa’ya yaklaştırmadığınız için, terör ateşine karşı kardeşlik aşkını yaşattığınız için Şanlıurfa’ya teşekkür borçluyuz. Onun için Bakanlar Kurulumuzla birlikte huzurunuzdayız. Biz de buradayız, Bakanlar Kurulumuzla birlikte buradayız. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımızla birlikte buradayız, geçmiş Meclis başkanlarımızla buradayız. Ama 78 milyonun yüreğiyle buradayız, aşkıyla, birliğiyle, kardeşliğiyle buradayız, imanıyla buradayız. 

Bu Al Bayrağı dalgalandıran ellere kurban, bu Al Bayrağı yüreklerinde barındıran Şanlıurfa’ya kurban. 

Aziz Şanlıurfalılar; bugün size 78 milyonun yüreğinden gelen İstiklal Madalyasını değerli Meclis Başkanımızla getirdik. 

Başkent dışındaki ilk Bakanlar Kurulu toplantısı Başbakanlığımda Şanlıurfa’da gerçekleşiyor. Bir kez daha söylüyorum, inşallah Şanlıurfa’ya nice vesilelerle tekrar geleceğiz, nice güzel hizmetlerle birlikte olacağız. Yüreklerimizi yüreklerinizle buluşturacağız. Şanlıurfa’nın, peygamberler şehrinin bu güzel atmosferinden feyz alacağız. Şanlıurfa’nın yiğit insanlarının güzel gözlerinden kardeşlik aşkını göreceğiz. Yaşasın Şanlıurfa’nın istiklal aşkı, yaşasın Şanlıurfa’nın hürriyet aşkı, yaşasın düşmana teslim olmayan Şanlıurfalılar. Allah sizden razı olsun, Allah birliğimizi-beraberliğimizi daim eylesin. Allah bu İstiklal Madalyasını Şanlıurfa’nın üstünden hiç eksik etmesin. Bir daha böyle bir İstiklal Madalyası için savaşmak zorunda kalmasın. Ebediyen iman şehri, hürriyet şehri, istiklal şehri, ebediyen kardeşlik şehri olunuz. 

Allah yar ve yardımcımız olsun. Allah’a emanet olun. Hepinizi istiklal aşkına, kardeşlik aşkına bağrımıza basıyoruz. İstiklal Madalyanız hayırlı uğurlu olsun. Kıyamete kadar bu madalyanın aşkını, huzurunu, gururunu yaşayın. 

Hayatta çok güzel hediyeler aldık, ama hediyelerin en güzelini bugün alıyoruz, peygamberler şehrinden, istiklal şehrinden, kardeşlik şehrinden en güzel hediyeyi alıyoruz. Biz ezelden kendimizi Şanlıurfalı addetmişiz. Ama bugün bu belgeyle hukuki olarak da Şanlıurfalıyım. Bu belgeyi bize layık gören bütün Şanlıurfalılara, hassaten Sayın Bakanımıza, Valimize, Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum. 

Bundan sonra her zaman Şanlıurfa’nın aşkını yüreğimde eskiden olduğu gibi taşıyacağım. En büyük gurur Şanlıurfalı olmaktır. Şanlıurfalı olmak, bizatihi gururların en büyüğüdür, bununla iftihar ediyorum. Gelecek neslime en büyük armağan olarak Şanlıurfa Hemşehrilik Beratını ileteceğimi ifade ediyorum.

Allah razı olsun, teşekkür ederim.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.