Yükleniyor...

Basbakan Davutoglu’nun Savunma Sanayii Icra Kurulu Toplantisi‘nda yaptigi konusmanin tam metni

 

Etrafımızdaki güvenlik risklerinin artması ve ülke içinde de terör tehdidinin yeni bir boyut kazanması sebebiyle, tabi bu Savunma Sanayii İcra Komitemiz özel bir önem taşıyordu, bu çerçevede birçok projeyi gözden geçirdik, yeni bazı kararlar aldık. Bunları ana başlıklarıyla sizlerle ve kamuoyumuzla paylaşmak istiyorum. 

Her şeyden önce, değişen güvenlik riskleri ve tehdit tanımlamaları çerçevesinde savunma sanayii yapılanmasını yeni bir stratejik zeminde ele almaya karar verdik. İnşallah Savunma Sanayii İcra Komitemiz gerekli hazırlıkları tamamlayarak önümüzdeki dönemde Nisan, Mayıs ayları gibi Savunma Sanayii Koordinasyon Kurulu’nu toplamayı planlıyoruz, daha sonra burada ele alacağımız perspektif çerçevesinde konuyu uzmanlarıyla da değerlendirmek üzere kademeli toplantılar gerçekleştireceğiz ve tekrar bu konu Eylül, Ağustos ayları gibi Savunma Sanayii Koordinasyon Kurulu ve İcra Komitesi’nde ele alındıktan sonra bir savunma sanayii şûrası yılsonuna doğru tertiplemeyi düşünüyoruz. Böylece kademeli bir şekilde bütün paydaşların devreye girdiği, savunma sanayiinde öncü özel sektörün de devreye girdiği Türkiye’nin savunma sanayiinin millileşmesi ve bu konuda dışarıya olan bağımlılığın azaltılması için alınacak tedbirlerin göz önüne alındığı yeni bir yapılanmaya geçmeyi planlıyoruz. Bu çerçevede yeni bir siyasi, askeri konsept geliştirerek önümüzdeki dönemde, önümüzdeki on yıllar içinde Cumhuriyetimizin, devletimizin korunması, bekası ve milletimizin huzur ve güvenliği için alınması gereken tedbirleri geniş bir perspektifle ele alacağız.

Bu çerçevede çift kanatlı tabiri caizse bir yol takip edeceğiz. Bir taraftan acil ihtiyaçları göz önüne alarak tedarik imkanları çerçevesinde alımları sürdüreceğiz, diğer taraftan da orta ve uzun vadede savunma sanayiinde millileşmenin oranını artıracak yerli üretime ağırlık vereceğiz. Böylece acil ihtiyaçları karşılarken, orta ve uzun vadede yerli savunma sanayiinin gelişmesini de göz önünde bulunduracağız.

Bugün ele aldığımız projeler bağlamında toplamda 5,9 milyar dolarlık yeni projelere onay verdik. Bunun 4,5 milyar doları yerli üretim şeklinde, yerli ekonominin üretimi şeklinde gerçekleşecek, bu da tabi genelde de sanayimizin üretim artışına önemli katkı sağlayacak. Bugünlerde yayınlanan sanayi üretim rakamları da bizi gerçekten teşvik edici bir sonuç doğurdu.

Ayrıca, 12 milyar dolarlık sözleşmesi tamamlanan veya planlanan projeyi de devreye sokmuş olduk bugün.

Bir güzel haber de, 2016’nın ilk 2 ayı içinde savunma sanayii ihracatımız yüzde 35 arttı. 

Geçen toplantılardan bugüne intikal eden iki önemli yeni gelişmeyi sizler gerçekleşen hususlar olarak paylaşmak isterim. 

Birincisi; milli piyade tüfeği üretimimizi hedeflemiştik, bugün bana da prototip üretimi anlamında seri üretime geçmek üzere takdim edildi. Ben önümüzdeki dönemde de, bu yıl içinde de seri üretime geçecek, bu konuda emek veren bütün mühendislerimize ve Silahlı Kuvvetleri mensuplarımıza, Savunma Sanayi Müsteşarlığımıza teşekkür ediyorum. Çok önce gerçekleşmesi gereken bir hedefti, yine kararlı bir şekilde bunu takip ettik ve iktidarlarımız döneminde 2009’da alınan bir kararın bugün uygulanması mümkün olmuş oldu.

Ayrıca, özellikle terörle mücadele ve çevre ülkelerdeki istikrarsızlıklar bağlamında çok önemli bir ihtiyaç olarak ortaya çıkan akıllı mühimmat üretimi konusunda da çok önemli mesafeler alındı ve bunun artık Türkiye’de üretilmesi gerçekleşmiş oldu.

Bu noktada bugün ele aldığımız projeler bağlamında da bazı görüşleri paylaşmak istiyorum. Müşterek savaş uçağı üretimiyle ilgili gelişmeleri gözden geçirdik. Savunma hava sistemini bildiğiniz gibi son aldığımız kararla milli bir proje olarak geliştirmeye karar vermiştik, bu konudaki son atılan adımları ve paydaşlarla yapılan görüşmeler hakkında bilgi aldık. Bu proje aksamadan, herhangi bir kesintiye uğramadan devam edecektir. Bizim için hayati, varoluşsal bir proje olarak her zaman gündemimizde olacak.

Atak Helikopterlerinin özellikle motorlarının yerli motor ile tümüyle millileşmesi konusunda çok önemli bir projeyi devreye sokuyoruz. 

Yine İHA’ların, silahlı İHA, ki hatırlayacaksınız diğer müttefik ülkelerden silahlı predatör almak için yıllardır uğraşıyoruz, silahlı İHA yapımı konusunda da önemli bir aşamaya gelindi.

Elektronik harp sistemleri bağlamında da yine son derece önemli aşamalar kat edildi, bunları arkadaşlarımızdan dinlemekten büyük bir mutluluk ve gurur duydum. Türkiye’nin bağımsızlığının, özgürlüğünün, istikbalinin en önemli garantisi, milli savunma sanayiine sahip olmadır. İlan ettiğimiz her proje yakından takip edilecek ve bu çerçevede de atılması gereken adımlar atılacak. 

Tabi bu Savunma Sanayii İcra Komitesi’nin özel bir gündemi de, 23 Temmuz’dan beri süregelen terörle mücadele bağlamında sınır içinde ve sınır ötesinde yapılan operasyonlarla ilgili ihtiyaçlar da gündemimizdeydi. Bu bağlamda önemli kararlar aldık. Ayrıca, Emniyet Genel Müdürlüğümüz, Milli İstihbarat Teşkilatımız, Silahlı Kuvvetlerimiz, Kara Kuvvetleri Komutanlığımız, Jandarma Genel Komutanlığımızın ihtiyaçlarını hiç kesintisiz ve hiç aksamadan sağlanması için gerekli talimatlar verildi, bu konuda herhangi bir kaynak sıkıntısı yoktur. 

Ve yine biraz önce 17 Atak Helikopterinin bu sene devreye gireceğini söylemiştim, yani Atak Helikopterleriyle ilgili önemli bir aşamadır. Geçen sene 10’unu teslim almıştık, şimdi 17 Atak Helikopteri daha bu sene devreye girecek. 

Terörle mücadelede ihtiyaç hissedilen diğer zırhlı araçlar, tek tek ihtiyaç kalemleri göz önüne alarak değerlendirdik, hepsi hiçbir gecikmeye mahal olmaksızın karşılanacak. Özelikle şehirlerimizin, ilçelerimizin bu barikatlardan, mayınlardan temizlenmesi esnasında ihtiyaç hissedilen zırhlı araçlara da özel önem vereceğiz.

İHA’ların sayılarının artması, teknolojilerinin geliştirilmesi anlamında da önemli mesafeler kat edildi. İHA bu terörle mücadelede çok ciddi katkılar sağlayan bir enstrüman. O bakımdan İHA’ların da daha da geliştirilmesi, -ve yine memnun oldum- İHA’ların şu anki teknolojik donanımında artık yabancı herhangi bir desteğe ihtiyacımız yok; bu önemli bir gelişme.

Mayın tespit ve EYP’lerin tespit edilip imha edilmesi konusunda da yine gerekli teçhizat alımı, tedariki ve üretimi konusunda da değerlendirmeler yaptık. 

Ve MOBESE sistemlerinin yaygınlaşması ve etkin bir şekilde kullanılması konusunda da önemli kararlar aldık.

Gördüğünüz gibi, dışarıdan gelebilecek bir tehditle ilgili olarak acil alınması gereken tedbirler var, bunlarla ilgili tedarik yönetimi başta olmak üzere gerekli adımlar atıldı.

İkincisi, sınır içi ve ötesinde süren terörle mücadele bağlamında olan ihtiyaçlar gözden geçirildi, hiçbir teçhizat eksikliği olmaksızın bunlar karşılanacak. 

Üçüncüsü ise, savunma sanayiinin millileşmesi ve tümüyle yerli bir niteliğe mümkün olduğunca ulaşılabilmesi için yeni bir savunma sanayii konseptinin ve stratejisinin geliştirilmesi için de gerekli adımlar atıldı. 

Ben toplantıya katkıda bulunan bütün arkadaşlarımıza, Genelkurmay Başkanımıza, Milli Savunma Bakanımıza, Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı yetkililerine, Silahlı Kuvvetler temsilcilerimize teşekkür ediyorum.

Bu kararlılığımız mutlak surette devam edecek, Türkiye kendi geleceğini teminat altına alacak savunma sanayii altyapısına mutlaka kavuşacak.

SORU- Sayın Başbakan, bölge yolcu uçağı projesi de SSM tarafından yürütülüyor, bir ön protokol imzalanmış, mutabakat zaptı imzalanmıştı bir şirketle. Projenin geldiği aşamada mevcut protokol çerçevesinde mi devam edecek, yoksa proje değiştirilerek farklı bir boyuta mı dönüştürülecek? Şu anda bölgesel yolucu uçağı projesinin geldiği aşama nedir?

BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU- Bölgesel yolcu uçağı projesi biliyorsunuz geçen sene ilan ettiğimiz, sivil ve askeri kullanım anlamında Türkiye’nin kapasitesini arttıracak bir proje. Bunun yerli üretimi hem belli menzillerde sivil uçuşları kolaylaştıracak, ama aynı şekilde askeri amaçlı da kullanılabilecek şekilde bir imkan sağlayacak. Bu konuda toplantıda son gelinen aşama hakkında Savunma Sanayi Müsteşarımızdan bilgi aldık, ilgili şirketlerle de görüşülüyor, projede herhangi bir aksama yok, en uygun yöntemle bu projenin devamı için gerekli tedbirler alınıyor. 

SORU- Sayın Başbakan, bugün 5 HDP’li milletvekilinin fezlekesi daha Meclise geldi ve 453 fezleke şu anda Mecliste bulunuyor. Daha önce de fezlekeler sıkça gündeme getirilmişti ve hep dönem sonuna bırakılıyordu, ama bu defa farklı bir kararlılık sezinliyoruz. Sizce sonuna kadar gidilecek mi bu sürecin ve bu süreç sonuna kadar gidilecekse kriter ne olacak? Kaç milletvekili bu işin içerisinde olacak?

BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU- Şimdi daha önce de birçok vesileyle zikrettim, kürsü dokunulmazlığı demokrasinin olmazsa olmaz şartlarındandır ve Meclis kürsüsünde herkes fikrini açıkça ifade etme özgürlüğüne sahiptir. Ama bu kürsü dokunulmazlığının istismar edilerek mahşeri vicdanı, toplumumuzun temel değerlerini ve özelikle son dönemde terörle verilen mücadelede ortaya çıkan ortak vicdanı rahatsız eden ve teröristleri kutsayan, yapılan eylemleri mazur gören, 29 canımızı kaybettiğimiz bir saldırıdan sonra dahi bu tavrını sürdürenlerin tutumlarının dokunulmazlık içinde değerlendirilmesi mümkün değil. Bu çerçevede istişarelerimizi de sürdürüyoruz, Meclis Başkanımızla da bu konuyu görüşeceğim ve bazı temaslarımız da olacak. Önemli olan, Türkiye’de belli ilkelerin, belli değerlerin demokratik değerler olarak yerleşmesi. Hepimiz demokratik özgürlük alanlarını kullanma konusunda hiçbir sınır görmemeliyiz, kabul etmemeliyiz, ama hepimizi demokrasinin de içinde yaşayacağı güvenlik ve huzur ortamının sağlanması, kamu düzeninin sağlanması ve terörle mücadele konusunda da ortak bir tavırda buluşmalıyız. Ayrıca, diğer partilerin tutumlarını da bu anlamda açık ve net görmek istiyorum. Bunları değerlendireceğiz, bizim AK Parti olarak kurullarımızda da gözden geçireceğiz, ama öncelikle de Meclis Başkanımızla bu çerçevede bir görüşme yapmayı planlıyorum.

Peki, teşekkür ediyoruz arkadaşlar.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.