Basbakan Davutoglu’nun Sinop Mitingi konusmasinin tam metni
Bizi aşkla, sevdayla, muhabbetle karşılayan Sinop’la gurur duyuyoruz. Mutlu insanların şehri Sinop’a selam olsun. Evliya Çelebi’nin, Katip Çelebi’nin, İbn Battuta’nın güzelliğiyle övdüğü güzel Sinop’a, yeşille mavinin buluştuğu Sinop’a selam olsun.
Karadeniz’in dalgalarına selam olsun. Küre Dağlarına, Zindan Dağına selam olsun. Pirlerin piri Sarı Saltuk’a selam olsun. Gazi Çelebi’ye selam olsun. Türk denizciliğinin piri Seydi Ali Reis’e selam olsun. Ve dahi Kefevi Hazretlerine, bütün erenlere selam olsun.
Bir selam da Sinop’ta doğmuş Konya’da siyasetin zirvesine yürümüş Necmettin Erbakan Hocamıza selam olsun.
Ve dahi gelirken gördük Sinop’ta birçok acılar yaşamış, Sinop Cezaevinde Sinop’un güzelliğini göremeden cezaevinde kalmış o mağdurlara selam olsun. Ki Sebahattin Ali, Refik Halit Karay… Başın öne eğilmesin, aldırma gönül aldırma. Ağladığın duyulmasın, aldırma gönül aldırma” dizelerini Sinop Cezaevinde yazmışlardı.
İşte eski Türkiye’nin o karanlık günlerinden yeni Türkiye’ye yürürken AK Parti’ye verdiğiniz destek dolayısıyla bütün Sinop’a selam ediyorum.
Bir kez daha huzurunuzdayız. Bu günler sınav günleridir. Herkes Türkiye’yle ilgili vizyonunu ortaya koysun isteriz. AK Parti icraatlarıyla 12 yıldır Sinop’ta da, Türkiye’de de büyük bir fark oluşturdu. Şimdi de kararlı bir şekilde 2023’e yürüyoruz. Sizinle de bunu paylaşacağım. Maçın tabiri caizse ikinci yarı başlıyor. Şimdiye kadar büyük hizmetler yaptık. Buraya ne güzel yazmışsınız. Sinop’ta AK Parti iktidara geldiğinde sadece 4 kilometre bölünmüş yol vardı, ona 109 kilometreyi biz ekledik biz. Samsun’a, Kastamonu’ya bölünmüş yolları yaptık, bu hizmetleri anlatacağım. Buradan girme sebebim şu: Türkiye’de 12 yıl içinde büyük hizmetler yaptık ve önümüzdeki dönemde ikinci hamle döneminde ikinci yarı başlarken 2023’e doğru küresel bir güç olan merkez ülke Türkiye’yi kuran biziz.
Bugün sabah Kılıçdaroğlu günlerdir reklamla bir sır gibi sakladıkları projesini açıkladı. Kendisini dinlerken acı bir şekilde tebessüm ettim. Çünkü çok geriden geliyor çok geriden. Bütün kavramlar bize ait. Benim 2001 yılında yazdığım Stratejik Derinlik kitabının arka sayfasını okusaydı merkez ülke tabirini biz 15 yıl önce kullandık, 15 yıl önce. Şimdi yeni bir şey keşfetmiş gibi bunu takdim ediyor. Problemi ne biliyor musunuz Kılıçdaroğlu’nun? Bir, okuma alışkanlığı yok. İki, hafızası zayıf hafızası.
Bundan birkaç sene önce ben Dışişleri Bakanıyken bir gazeteci sordu; Davutoğlu’nu eleştiriyorsun, ama kitabını okudunuz mu dedi. Okumadım dedi, sadece bir özetini verdiler. Şimdi kendisine tavsiye ediyorum, bu sefer başlamış, kitabın arka sayfasından okumaya başlamış, merkez ülkeyi öğrenmiş, ama o kadarla kalmış. Buradan kendisine sesleniyorum; bu açık bir intihaldir, intihali de bilmez o da, yani hırsızlıktır hırsızlık, akademik hırsızlık. Afro-Avrasya kavramını kullanıyor, ilk kullananlar açsınlar baksınlar bütün AK Parti bildirgesinde dış politika anlatımında bu vardır. Ama hafızası zayıf olduğu için, idraki de düşük olduğu için yeni bir şey keşfettim zannediyor. Onun yanındaki akıl hocaları herhalde getirmiş ona bir kağıt vermişler, o da okuyor. Halbuki bizim hayata geçirdiğimiz projelerle Afro-Avrasya’nın merkezi ülkesi kuruldu bile kuruldu. İpek Yolu Projesinden bahsediyor, Pekin’den Anadolu’ya. Ya bunu biz Bakü-Tiflis-Kars demir yoluyla yaptık, Marmaray’la bu tren yolunu birleştirip hızlı terini Ankara’dan İstanbul’a, oradan Londra’ya kadar bağlayacak projeleri yaptık. Bunları yeni bir şey gibi satıyor. Kılıçdaroğlu’na tavsiyem, biraz okusun, öğrensin, ondan sonra yapacaksa bir açıklama bari neyi yaptığını bilsin. Bizi taklit ederek, bizim kavramlarımızı kullanarak, 10’uncu kalkınma planımızdaki perspektifle Türkiye’de siyaset yapamazlar.
Açsın, hadi o eski, Stratejik Derinliği okumak zor, o anlayamaz da, Yeni Türkiye Sözleşmesini yazdık yine kalemimle, açsın Yeni Türkiye Sözleşmesi 100 madde, orada bunları biz anlatıyoruz. Önce bunları bir okusun, anlasın, sonra karşımıza yeni proje diye çıksın.
Yeni bir mega kent kuracakmış. Bunu da 2011’de Kanal İstanbul çerçevesinde yeni şehir projesiyle biz bunların hepsini zaten gündeme getirdik.
Meselesi şu: Kendisine ait hiçbir düşüncesi yok. İstanbul mitinginde söyledim, biz AK Parti olarak siyasetin öznesiyiz, onlar nesnesi. Biz esasız, onlar türev. Biz ne yaptıysak onlar arkadan takip ederler, ama geç takip ederler, geç intikal ederler. Biz sosyal devleti inşa ederiz, 10 yıl sonra fark ederler, sosyal destekten bahsederler. Biz Türkiye’yi merkez ülke yaparız, kavramı da biz kullanırız, ama kullandığımız kavramı da hayata geçiririz, onlar 15 yıl sonra fark ederler. Kılıçdaroğlu’nun bütün meselesi, hafıza zayıflığı ve az okuması.
Şimdi benim vaktim yok, dolayısıyla ona ders veremem merkez ülke konusunda ama, bir öğrencimle konuşurum, benim öğrencim gerekirse ona bir staj dersi verir; verir mi? ("Evet" sesleri) Anlatır merkez ülke ne demek, jeopolitik ne demek, Afro-Avrasya ne demek, Türkiye’nin İpek Yolu projesi ne demek, bunların hepsini anlatır, anlatır da Kılıçdaroğlu anlar mı onu bilemem. ("Anlamaz" sesleri) Anlamaz değil mi? ("Anlamaz" sesleri) Anlamaz.
Kendi aday olduğu dönemde belediye başkan adayı, kendisine oy veremeyen adamdan mega proje çıkar mı? ("Hayır" sesleri) Çıkar mı? ("Hayır" sesleri) Çıkar mı? ("Hayır" sesleri) Kağıthane’ye gider Kağıttepe der, Mersin’e gider Güneydoğu’nun incisi der. Allah aşkına, Mersin’in yerini bilmeyen Afro-Avrasya’yı bilir mi? ("Hayır" sesleri) Birisi yazmış eline vermiş, tabi o da kitap okumadığı için kaynağını bilmediğinden almış okumuş.
Sadece Kılıçdaroğlu mu? Sayın Bahçeli’ye birkaç gün önce soruyorlar kitap okur musunuz diye. Kitap okumuyorum. Daha yeni, birkaç gün önce. Yahu kitap okuyup kendisini yenilemeyenden Türkiye’de lider çıkar mı? ("Hayır" sesleri) Biz kitap da okuruz, kitap da yazarız, ama en önemlisi biz tarih yazarız, tarih. Onlar ancak bizim yazdığımız tarihi okuyabilirler, ancak arkadan gelebilirler.
("Sinop seninle gurur duyuyor" sesleri) Biz Sinop’la gurur duyuyoruz, Sinop’un her köşesiyle gurur duyuyoruz, Ayancık’la gurur duyuyoruz, Boyabat’la gurur duyuyoruz, Dikmen’le gurur duyuyoruz, Durağan’la, Erfelek’le gurur duyuyoruz, Gerze’yle gurur duyuyoruz, Saraydüzü’yle, Türkeli’yle gurur duyuyoruz, Sinop’un her köşesiyle gurur duyuyoruz.
Bakın, bütün bu CHP, Kılıçdaroğlu masalları hep bu şekilde ya türevdir ya da yaşanan gerçekleri çalıntı usulü, intihal usulü yansıtmadır. Ama bunların meselesi ne biliyor musunuz? Türkiye’yle ilgili gerçek anlamda bir vizyonları yok, onun için böyle çalıntı fikirler üzerine inşa etmeye çalışıyorlar. Hiçbirisinin Türkiye’yle ilgili tek bir ideali, perspektifi, fikri yok. Günlerdir seçim meydanlarındayız, biz anlatıyoruz nasıl bir Türkiye istediğimizi, ama onlar birbirleriyle paslaşıp önümüzü kesmeye çalışıyorlar.
Bakın ikinci önemli husus; şimdi biraz önce açıklama yapıldı, bunu da sizlerle paylaşmak istiyorum ki nasıl bir tuzak var, Adana’da, Mersin’de HDP binalarına saldırı yapıldı, saldırıyı duyduğum anda açık bir şekilde bunu kınadım, en şiddetli şekilde kınadım ve bütün parti liderlerine gelin hep beraber seçim sürecinde bütün bu saldırılara karşı çıkalım dedim. Ama şuna kadar diğerleri AK Parti’ye saldırı yapıldığında Van’da, Ağrı’da, Siirt’te, AK Parti adaylarına Erzurum’da saldırılı yapıldığında sesleri çıkmadı. Şimdi biliyorlar seçimi kaybedeceklerini, şimdi o saldırılar üzerine birden düğmeye basılmış gibi bu 3 parti ve paralel çete ve Doğan Medya suçu AK Parti’ye yüklemeye kalktılar. Allah aşkına, Sinoplular siz şahitsiniz, şimdiye kadar AK Partili herhangi birinden, Sayın Cumhurbaşkanımız Başbakanken, şimdi benden ya da AK Parti Teşkilatından birinden şiddet sözü duydunuz mu? ("Hayır" sesleri) Herhangi bir şiddetin içinde yer aldık mı? ("Hayır" sesleri) Teröre, şiddete karşı dimdik AK Parti olarak durmadık mı? ("Evet" sesleri)
İşte şimdi HDP dedi ki… ("Dik dur eğilme, AK gençlik seninle" sesleri) Allah aşkına, Sinop…
Başbakanım, çaya bekliyoruz. Allah nasip ederse geliriz inşallah hanımlar, sizi kırmayız.
Şimdi HDP anında açıklama yaptı Eşbaşkan, bunu dedi AK Parti yaptı ve doğrudan Cumhurbaşkanımızı ve beni suçladı. Bir de, topu havalandırdı tabiri caizse, MHP’ye pas attı, MHP işareti yapıyorlar bazen ama, bunu MHP’liler yapmamıştır, açıklama yapsınlar dedi. Hani HDP’ye hep karşı olduğunu söyleyen MHP var ya, hemen pası aldı, doğru, biz yapmadık, AK Parti yaptı dedik. O yolunu bulamayan Kılıçdaroğlu bir anda suçluyu 2 saatte ilan etti AK Parti yapmıştır diye. İşte o an İçişleri Bakanımıza talimat vermiştim, bu suçluyu bulun, ta ki bu yalancıların maskeleri insin. Önce tespit edildi, dün tespit edildi, bugün detayları açıklandı, bu saldırgan geçtiğimiz yıllarda DHKP-C’den tutuklanan bir terörist.
Şimdi DHKP-C militanları rahmetli Başsavcımız Mehmet Selim Kiraz’ı şehit ettiklerinde CHP’lileri çağırmışlardı. CHP’nin Hatay birinci sırası bu gruplarla, Esad rejimiyle ilişkide olan adamlar, şimdi aynı şekilde DHKP-C’yle PKK bağlantısı var.
Aziz Sinoplular, oyunu görüyor musunuz? ("Evet" sesleri) Bir taraftan bir terör örgütü mensubu böyle bir saldırı yapacak, arkasından AK Parti suçlanacak. İşte maskeler birer birer iniyor, maskeleri indireceğiz, indireceğiz.
Dışarıdan birileri, birtakım çevreler bunlara akıl veriyor, diyor ki…
BİR VATANDAŞ- Allah razı olsun…
BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU- Allah Sinop’tan razı olsun, Sinop’tan.
Diyorlar ki, siz tek tek iktidara gelemezsiniz, ama biraraya gelin, hep beraber bu AK Parti’ye bir köşeden zarar verin, bu 12 yıllık istikrar dönemi bitsin. Onun için, gençler biliyor, bunu zikrettim ben, CHP, MHP, HDP, bir de paralel, 4 tane yanlış, diyorlar ki, 1 doğruyu, AK Parti’yi götürsün. O üniversite sınavında olur, siyaset sınavında 1 doğru 4 yanlışı götürecek, 4 yanlışı götürecek.
Aziz Sinoplular, elif bir doğruyla, AK Parti’yle 4 yanlışı götürmeye var mısınız? ("Varız" sesleri) Var mısınız? ("Varız" sesleri) Var mısınız? ("Varız" sesleri) 7 Haziran’da bir destan yazmaya var mısınız? ("Varız" sesleri) 2’de 2 yapmaya var mısınız? ("Varız" sesleri) Nazım Beyi, Cengiz Beyi birlikte Ankara’ya göndermeye var mısınız? ("Varız" sesleri) Var mısınız? ("Varız" sesleri) Var mısınız? ("Varız" sesleri) İşte Sinop meydanı cevabı veriyor bu tuzaklara karşı.
("2-0 olacak, bizim olacak" sesleri) İnşallah, Sinop’a da bu yakışır.
Biraz sonra Sinop’la ilgili müjdelerimi paylaşacağım birer birer. Ama o kadar güzel sesleniyorsunuz ki, hemen de söyleyebilirim.
İnşallah Sinoplular, 2016 başında doğalgazınız geliyor inşallah, geliyor. İnşallah yeni modern bir kampus kuruyoruz, olimpik atletizm pisti ve futbol sahası yapıyoruz. Yeni bir devlet hastanesi 300 yataklı. Birçok hizmeti birlikte inşa edeceğiz. Saraydüzü baraj sulamasını yapıyoruz. Boyabat Ilıksu göletinin, proje aşamasında, inşallah inşaatını tamamlayacağız. Yine Boyabat’a bir organize sanayi bölgesi yapıyoruz. Sinop bizim dönemde büyük hizmetler aldı, alacak.
Şimdi hedeflerimizi biraz daha paylaşalım… ("Sen bize Reis’in emanetisin" sesleri) Allah razı olsun. Sinoplular bütün emanete, en önemlisi de sandık emanetine sahip çıkar, sandık emanetine. Allah razı olsun.
Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı döneminde Türkiye olağanüstü hamleler yaptı. Bakın çarpıcı bazı rakamlar vereyim.
Sağlıkta; sağlık sistemi çökmüştü, gittiğinizde günlerce randevu için sıra beklerdiniz, 737 hastane inşa ettik Türkiye’nin her yerinde, Sinop’ta da. Yine 1737 birinci derece sağlık merkezi inşa ettik. Türkiye’nin her yerinde vatandaşlarımızın sağlığı için her türlü çalışmayı yaptık.
Çarpıcı bir istatistik vereyim, 2002’de biz iktidara geldiğimizde Sinop’ta MR cihazı yoktu, MR cihazı, kim getirdi? ("AK Parti" sesleri) Kim getirdi? ("AK Parti" sesleri) Kim getirdi? ("AK Parti" sesleri) Onlar konuşur... ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar konuşur... ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar konuşur... ("AK Parti yapar" sesleri)
Yine sadece 3 ambulans vardı Sinop’ta 3, şimdi 30 ambulans var, 30. Sinop’ta Küre Dağları’nda, Karadeniz açıklarında herhangi bir olay olsa, karlıysa dağlar kar paletli ambulansla gideriz, Sinop’tan başka bir yere hasta nakli yapılacaksa helikopter ambulansla göndeririz.
Ey aziz Sinop, kudretli ve şefkatli bir devletin vatandaşı olmaktan memnun musunuz? ("Evet" sesleri) Memnun musunuz? ("Evet" sesleri) Bu devleti daha da kudretli yapmaya var mısınız? ("Varız" sesleri) Var mısınız? ("Varız" sesleri) Var mısınız? ("Varız" sesleri) Sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına değil, bütün dünyaya şefkat gösteren bir devleti inşa etmeye var mısınız? ("Varız" sesleri) Var mısınız? ("Varız" sesleri) İşte biz Sinop’a güveniriz, onun için Muhammet beni her yerde takdim eden, size de takdim eden, kendisi de Sinoplu. Seçim otobüsümüzde hemen arkamızda oturur, her an tetiktedir. Biz emaneti Sinopluya teslim etmişiz, Sinopluya. Muhterem babasını 2 hafta önce kaybettiğinde Muş’a giderken, Allah rahmet eylesin, cenazeyi defnettikten sonra tekrar geldi ve görevine döndü. Sinoplu böyledir, nöbet verildi mi nöbet alanını terk etmez. Allah rahmet eylesin.
Şimdi Sinoplular, 7 Haziran nöbetine hazır mıyız? Yeni bir destan yazmaya hazır mıyız? ("Evet" sesleri) Bu sefer 2-0 yapmaya hazır mıyız? ("Evet" sesleri) Bu tuzakçıların tuzaklarını başlarına çalmaya hazır mıyız? ("Hazırız" sesleri) Hiç şüphemiz yok.
Yine bakınız, 2002’de Sinop’ta üniversite var mıydı? ("Hayır" sesleri) Kim kurdu? ("AK Parti" sesleri) Kim kurdu? ("AK Parti" sesleri) Türkiye’de sadece 76 üniversite vardı, onların da çoğu büyük şehirlerdeydi, 81 ile üniversiteyi biz kurduk, biz. 76 üniversiteye 117 üniversiteyi biz ekledik, Türkiye’nin her yerini üniversitelerle donattık.
Şimdi Kılıçdaroğlu doktora burslarından bahsediyor. Biz iktidara geldiğimizde öğrenci bursu 45 liraydı hani o SSK Genel Müdürü olduğunda ya da Bahçeli Başbakan Yardımcısıyken. Öğrenci burslarını 330 lira lisans bursunu biz çıkarttık, yüksek lisans bursu 660 lira, doktora bursu 990 lira. Kılıçdaroğlu yüksek lisansla doktora arasındaki farkı da bilmez ama. Eğer eğitimse bu memleketi eğitim kurumlarıyla donatan AK Parti’dir her yerde.
İşte burada bacılarımız var, 28 Şubat zulmünde ne kadar büyük acılar çektiler. Yine başı örtülü, başı açık bütün kadınlarımızın onuru bizim onurumuzdur, bizim. İster başı açık olsun, ister başı örtülü, ister şu görüşten, ister bu görüşten, bütün kadınlarımızın onurunu korumak bizim görevimizdir.
Ama düşünün, 1999’dan bir hanım başörtülü olarak seçime girdi, kazandı. Ama Bahçeli’ye bir talimat geldi, bu hanımın başını açacaksın diye ve Meclise baskıyla başını açarak girmek zorunda kaldı. Öbür tarafta yine bir başka Hanımefendiye dışarı dışarı diye tempo tutuldu. Şimdi Sinoplular, talimatla iş yapandan milliyetçi çıkar mı? ("Hayır" sesleri) Biz ise her yerde başımız dik oldu, her yerde insan onurunu savunduk, her zaman bütün vatandaşlarımızı tek bir vatandaş gibi gördük. Hiçbir vatandaşımız arasında bir ayrım yaptılar.
O yılları ben hatırlarım, üniversite öğretim üyesi olarak yüreğim sızlardı öğrencilerimize yapılan farklı muamelelerden. Bir tek öğrencimizle diğeri arasında hiçbir zaman fark yapmadık. Şimdi yeni Türkiye’de herkes özgürlükler içinde insan onuruyla yaşıyorsa, bu AK Parti’nin icraatıdır, AK Parti’nin.
BİR VATANDAŞ- Onlar konuşur, AK Parti yapar…
BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU- Onlar konuşur... ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar konuşur... ("AK Parti yapar" sesleri)
Şimdi kaynaklar birikince, Hazine dolunca hepsi heveslendiler. 2002’de biz Türkiye’yi devraldığımızda Türkiye IMF’den borç isteyen zor durumda, hasta adam durumunda zelil bir görüntü sergiliyordu. Şimdi ise IMF’ye borç veren bir Türkiye var gururla, onurla.
Kılıçdaroğlu İstanbul’u merkez yapmaktan bahsediyor. Ya Allah aşkına, İstanbul onların idaresindeyken, Cumhurbaşkanımız Belediye Başkanı olana kadar İstanbul’un en büyük sokakları çöp kokusundan geçilmiyordu, çöp kokusundan. İstanbul’un suyu olmadığı için herkes küvetlerde su biriktiriyordu. Bu, CHP’nin dönemi. CHP varsa bereket yok, CHP varsa huzur yok, bu tek parti döneminde de böyleydi, 90’lı yıllarda koalisyon ortakları olduğu dönemde.
Şimdi ise İstanbul’u küresel ekonominin finans merkezi yapıyoruz, her yerden İstanbul’a büro açan, merkez açan uluslararası şirketler var.
Ayrıca, dikkat edin, İstanbul’a 3’üncü havalimanını, dünyanın en büyük havalimanını yapma kararı aldık 2013 Mayıs’ta, elhamdülillah süratle ilerliyor; bunlar hayal bile edemezler. Ama inşallah önümüzdeki 2017’de ilk etap, daha sonra da kademeli olarak tamamlanacak, İstanbul’a yılda 150 milyon yolcu gelecek dünyanın en büyük havalimanına. Biz söyledik mi öyle kağıtta kalmaz, biz söyledik mi sözde kalmaz, biz söyledik mi yaparız, tarihe geçeriz, tarihe.
Türkiye’de 26 ilde havaalanı vardı, çoğuna uçulmuyordu, şimdi 53 ilimizde havaalanı var, hepsi de uçuşa açık, hepsine de uçaklar iniyor, kalkıyor.
Sinop’ta bir havaalanı vardı güya, ama işlemiyordu, pistini genişlettik, şimdi yeni bir terminal binası yapıyoruz ve Sinop’a gelen yolcu sayısı her yıl artıyor.
Sinop’u inşallah bölünmüş yollarla, havaalanıyla bu güzelliği herkesin göreceği Karadeniz’in inci şehri yapacağız, inci şehri. Bu güzellikleri herkes görmeli.
BİR VATANDAŞ- …
BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU- Ayancık’a da, Boyabat’a da, bütün Sinop’a inşallah tek tek gelip ziyaret edeceğim inşallah.
Ayancık’a da yeni bir hastane yapıyoruz, Durağan’a, Boyabat’a, üç ilçemize de yeni hastane yapıyoruz.
Biz Sinop’un her ilçesini önce gönlümüze yazmışız, sonra siyasi icra planımıza yazmışız. Güzel Sinop, hizmetin en güzeline her zaman layıksınız. Bakın organize sanayi bölgesi biz geldiğimizde atıldı, yoktu, güya adı vardı kendi yoktu. Ama şimdi full kapasite çalışıyor, bini aşkın vatandaşımız istihdam ediliyor. İşte bir müjde daha; Boyabat’a da bir organize sanayi bölgesi kuruyoruz inşallah; hayırlı mübarek olsun.
Biz iktidara geldiğimizde doğru dürüst gençlik merkezleri, spor salonları yoktu, 198 gençlik merkezi kurduk. İnşallah buraya da yarı olimpik yüzme havuzuyla üniversite gençlerimize en iyi şartlarda bütün spor imkanlarını sunacağız. Biz iktidara geldiğimizde adliye sarayları aynen Sinop Cezaevinin kötü hatıraları gibiydi. 199 adliye sarayı yaptık. Şimdi hedefimiz ne biliyor musunuz Sinoplular? İnşallah önümüzdeki dönemde ikinci yarı başlıyor, duble yolları otoyollara çevireceğiz. Trenleri, demiryollarını önce hızlı trene, yüksek hızlı trene, süper yüksek hızlı trene çevireceğiz. Ankara-İstanbul arası şimdi yüksek hızlı trenle 3,5 saat. Ama inşallah proje aşamasına getirdiğimiz süper yüksek hızlı trenle 1,5 saat olacak. Yine hastanede, sağlık hizmetinde şehir hastaneleriyle, 34 şehir hastanesiyle bütün Türkiye’de yepyeni bir çığır açacağız. Bütün bunları yaparken bir taraftan halkımıza en iyi imkanı sunacağız, diğer taraftan da devletimizin kudretini, gücünü artıracağız.
2002 yılında Türkiye Cumhuriyeti Devleti gibi onurlu, güçlü bir devlet, Türk milleti gibi onurlu bir millet piyade tüfeği konusunda bile yabancılara muhtaçtı. Kendi tankımızı yapamıyorduk, kendi helikopterimizi yapamıyorduk, Amerikan Kongresinden çıkacak izinlere bakıyorduk, aylarca-yıllarca bekliyorduk. Şimdi Sinoplular, kendi tankını yapan bir Türkiye var, memnun musunuz? ("Evet" sesleri) İki hafta önce hizmete soktuğumuz Atak helikopterleri var. Kendi helikopterini yapan yeni Türkiye’den memnun musunuz? ("Evet" sesleri) Memnun musunuz? ("Evet" sesleri) Memnun musunuz? ("Evet" sesleri) İnşallah Savunma Sanayi İcra Komitesinde kararı aldık. Düşünün 2023 yılında en geç bu semalarda, Karadeniz semalarında, Küre Dağlarının semalarında yüzde 100 Türk yapımı savaş uçağı uçuracağız. Kimseden muhtaç olmayan yeni Türkiye’ye var mısınız? ("Evet" sesleri) Var mısınız? ("Evet" sesleri)
Bakın Sinoplu, Sinop kökenli Seydi Ali Reis, burayla adı anılan 16. yüzyılda Doğu Afrika’ya kadar gitmişti Seydi Ali Reis, o günden bugüne Doğu Afrika’ya Türk donanması gitmemişti. Geçen sene yüzde 100 Türk yapımı Heybeliada Gemisinin de olduğu Barbaros Hayrettin Misyon Konvoyu Donanması bütün Afrika’yı dolaştı. Seydi Ali Reis’in torunları, güçlü Türk donanmasından memnun musunuz? ("Evet" sesleri)
Dünyaya bir ders veren, mazlumlara sahip çıkan politikalarımızdan memnun musunuz? ("Evet" sesleri) Memnun musunuz? ("Evet" sesleri) Memnun musunuz? ("Evet" sesleri) İnşallah bu politikaların devamı için, kalkınmanın devamı için Sinop’a da her alanda hizmetin devamı için 7 Haziran’da yeniden AK Parti diyecek miyiz? ("Evet" sesleri) Yeni Türkiye’ye birlikte yürüyecek miyiz? ("Evet" sesleri) 2’de 2 yapacak mıyız? ("Evet" sesleri) 2’de 2 yapıyor muyuz? ("Evet" sesleri) Allah razı olsun. Sinoplu söz verdi mi yapar, Allah razı olsun.
O zaman İstanbul mitinginden beri tekrar ettiğimiz ahdimizi bir kez de Sinop’ta söyleyelim.
(Halkla Birlikte Söyleniyor)
Karadeniz’in incisi Sinop şahit olsun, bir olmaya, iri olmaya, diri olmaya, milli birliği, milli iradeyi ve insan onurunu korumaya, kudretli ve şefkatli yeni Türkiye’yi inşa etmek için gece-gündüz çalışmaya Allah, tarih ve millet önünde söz veririz, söz veririz, söz veririz.
Sinoplu söz verdi mi yapar. 2-0 yapıyor muyuz? ("Evet" sesleri) 2-0 yapıyor muyuz? ("Evet" sesleri) Yeni bir destan yazıyor muyuz? ("Evet" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Allah razı olsun, Karadeniz, Küre Dağları şahit olsun Sinop söz verdi.
Allah yar ve yardımcımız olsun, Allah’a emanet olun.