Yükleniyor...

Basbakan Davutoglu’nun Igdir Mitingi konusmasinin tam metni

 

Selam olsun bereket diyarı Iğdır’a selam olsun, bu meydanı bereketlendiren Iğdırlılara, yiğit Iğdırlılara, kardeşlerime, bacılarıma selam olsun. Yüceler yücesi Ağrı Dağı’na selam olsun, coşkun akan Aras’a selam olsun. (“Türkiye seninle gurur duyuyor” sesleri) Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Hem bu ön saftakilerle göz göze geldiğimiz, hem de bu meydanın en arkasındaki kardeşlerimle göz göze değil ama, gönül gönüle geldiğimiz değerli kardeşlerimle, Iğdırlılarla gurur duyuyorum. Bütün Iğdır’la, Aralık’la, Karakoyunlu’yla, Tuzluca’yla gurur duyuyorum Iğdır’ın her bir köşesine selam olsun.

Bugün gerçekten çok güzel bir gün yaşadım bütün bölgede Ardahan’da, Kars’ta şimdi de Iğdır’da. Iğdır’da bir başka saatlerdir bizi bekliyorsunuz coşkunuz hiç azalmamış. Ne güzel yazmışsınız oraya güneş ilk burada doğar, ezan ilk burada başlar, üç ülkeye komşu Iğdır. Iğdır güneşin doğduğu, ezanın ilk okunduğu Iğdır sana selam olsun. Iğdır’da Ehlibeyt aşkını yüreğinde taşıyan Iğdırlı kardeşlerime selam olsun. Iğdır’ın her bir köşesinde bu aşkla hayırlar feth ola, şerler def ola diyen bütün kardeşlerime selam olsun, Iğdır’ın her bir köşesine selam olsun.

Iğdır, bereket diyarıdır bugün burayı bereketlendirdiniz Allah sizi de bereketlendirsin, Iğdır’ı da bereketlendirsin. İnşallah Iğdır’ın Ankara’daki temsilini de bereketlendirsin. En başında söyleyeyim, bu sefer bizi garip bırakmayacaksınız değil mi? Iğdır’dan 2 istiyorum 2, bir dahi yetmez. İnşallah 7 Haziran’da 2’de 2, 2 milletvekilimizi Iğdır’a gönderiyor muyuz, Iğdır’dan Ankara’ya gönderiyor muyuz? (“Evet” sesleri) Allah razı olsun.

Bakınız Iğdır benim yüreğimde özel yeri olan illerimizden biri. Dışişleri Bakanıyken geldim, Iğdır’ın bütün ilçelerin dolaştım Dilucu’na kadar gittim, Azerbaycan tarafına geçtim yarabbi bu kadar güzel bir ova, bu kadar yüce bir dağın eteğinde bu kadar yüce gönüllü insanlar sizler ne mübareksiniz Iğdırlılar. Allah sizleri her zaman mübarek eylesin. Türkiye’de bir tek şehir var ki üç ülkeye birden komşu. İşte Iğdır siz bizi temsil ediyorsunuz. Azerbaycan can Azerbaycan’la komşu Iğdır, İran’la, Ermenistan’la komşu Iğdır siz küçük bir Türkiye’siniz burada tek başınıza ve bizi temsil ediyorsunuz, size her türlü hizmet layıktır.

Toprağın bereketli olduğu, insanın yiğit olduğu Iğdır (“İmam hatip seninle gurur duyuyor” sesleri) Biz sizlerle gurur duyuyoruz, bütün Iğdırlılarla, imam hatiplilerle de gurur duyuyoruz. Bütün gençlerimizle, yaşlılarımızla, bütün Iğdır’la gurur duyuyoruz.

Şimdi bu 3 ülkeye komşu olmak özel bir mesuliyet getirir sizler bizi bu topraklarda gururla temsil ettiniz, her zaman başınız dik oldu. Her zaman, her yerde inancınızla, kültürünüzle, irfanınızla gurur duydunuz. (“Masumların umudu Türkiye’nin gururu” sesleri) Iğdır, Iğdırlı gençler evrensel bir adalet arayışında mazlumlara sahip çıkmamızı istiyor Iğdır mazlumlara sahip çıkalım mı? (“Evet” sesleri) Dünyanın neresinde olursa olsun ister Müslüman, ister Hıristiyan, ister Sünni, ister Şii, ister Türk, Kürt, Arap nerede olursa olsun mazlumlara sahip çıkalım mı? (“Evet” sesleri) Kudretli Türkiye Cumhuriyeti Devletini mazlumların hamisi kılalım mı? (“Evet” sesleri) İşte yolumuz budur. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bütün vatandaşlarını insan onuru içinde taçlandırdığı kimlikleriyle seviyoruz, onları yaradan dolayı seviyoruz. Hiçbir mezhep ayrımı, hiçbir etnik ayrım bizim aramıza fitne sokamaz. (“Dik dur eğilme Iğdır seninle” sesleri) Iğdır bizimleyse hep dik dururuz. Gelin Iğdırlılar gelin buradan Kafkaslara önce bir dostluk mesajı verelim. Ne güzel orada Azeri lehçesiyle yazmışlar ki, can Azerbaycan’a hörmetli Başbakanımız Ehmed Hoca şehrimize hoş gelipsen, hoş bulmuşam, hoş bulmuşa, yahşi gelmişem, yahşi giderim inşallah.

Bakın milletler tarihte büyük sınavlar yaşar. Bugün sabah Kars’taydım öğleyin Sarıkamış destanın yazıldığı diyarlarda. Daha önce Ardahan’da, Çanakkale’de, bütün Türkiye’de geçtiğimiz iki hafta içinde Çanakkale’nin 100. yılında, Sarıkamış’ın 100. yılında dedelerimizi andık. Biz dedelerimizi anarken birileri de yurt dışında Türkiye aleyhine ve bütün milletimiz aleyhine büyük bir kampanya başlattılar, bizden hesap sormaya kalktılar, 100 yılın hesabını. Eğer hesap sormaya başlarsak Kafkaslarda çok hesap sorulması gerekir teker teker sormamız gerekir, Çerkezlere ne oldu dememiz gerekir, Çeçenlere ne oldu dememiz gerekir, Azerilere can Azerilere Hocalıda ne oldu dememiz gerekir. Gürcülere trenlere bindirilip Sibirya’ya gönderilen, yollarda ölen yiğit Ahıskalılara ne oldu dememiz gerekir, Kırım Tatarlarına ne oldu dememiz gerekir. Biz o acıyı yüreğimizde hep taşıdık, ama dünya alem bilsin ki biz millet olarak mertçe savaşır, mertçe barış yaparız. Şimdi de Türkiye’nin en doğusundan, bereketli Iğdır’dan, Ağrı Dağı’nın eteğinden bütün Kafkas milletlerine sesleniyorum, gelin yepyeni bir Kafkasya kuralım, barış içinde, huzur içinde yaşanacak, refah bölgesi, enerji bölgesi, adalet bölgesi olan bir Kafkasya kuralım. Tarihi düşmanlıkları bırakalım, geleceğe adım adım açılalım. İşte biz böyle bir çağrıyı hem Kafkas milletlerine, hem Balkan milletlerine, hem Ortadoğu milletlerine sunduk. Bizim dinimiz barış dinidir, selam dinidir, bizde hiçbir şekilde şiddet ve nefret dili yoktur. Dünyaya barış götürmeye var mısınız? (“Varız” sesleri) Kafkaslara barış getirmeye var mısınız? (“Varız” sesleri) İşte bizim gençlerimize, geleceğimize mesajımız bu. Barış isteriz, ama herkeste bilsin ki eğer bir yerde bir zulüm varsa, o zulmün karşısında da ha bu Ağrı Dağı kadar dimdik dururuz, dimdik dururuz, dimdik dururuz.

İşte barış istemekle, onur ve erdem istemek aynı şeylerdir. Şimdi değerli kardeşlerim, bu meydanı dolduran Aziz Iğdırlılar, Kılıçdaroğlu dünde buradaydı Ardahan’daydı yuhalamayın söyledim her zaman Ardahan’daydı. Tekrar Suriyelilerden şikayet etti, onları geri göndereceğiz diyor. Bakın ne zaman hatırlasam özellikle Iğdır’da söylüyorum biraz daha detaylı olarak yüreğime hançer saplanmış gibi olan bir olaydır, günlerdir bunu söylüyorum ne Kılıçdaroğlu’ndan, ne Bahçeli’den, ne Demirtaş’tan bir ses yok. Tarih 1944 can Azerbaycan can kardeşlerimiz Ahıska Türkleri sürülürken onlardan bir kısmı 146 tanesi buraya Boraltan Köprüsünden Türkiye’ye özgürlük için yürüdüler. Zannettiler ki, sınırın bu tarafından onları bekleyen gardaşları var. Doğru, bütün Anadolu onları bekliyordu, ama yönetimde CHP yönetimi vardı sınırı kapattı. Anadolu onları beklerken biz çırpınırdı Karadeniz diye ağıtlar yakarken onlar o yiğit insanlar oradan düşmana teslim edildiler. Şef milli demekten bile artık şey yapıyorum İnönü, Kılıçdaroğlu, CHP zihniyeti 146 kardeşimizi Ruslara teslim eti. Ve bu 146 yiğit Türk askerinin gözü önünde şehit edildi. Şimdi buradan Azerbaycan’daki can kardeşlerimize ve Iğdırlılara soruyorum ve bir Azeri şairinin şu seslenişiyle sorumu getireceğim. Azeri şair, yüreği yanan bir Azeri şair dedi ki;

Bizi siz öldürün vermeyin Rus’a
Yakışmaz Türklüğe sığmaz namusa.
Ben ne diyeyim bu vefasız dağlara,
Öz gardaşı dönek olana ağlar ha.
Öz gardaşı dönek olur mu, öz gardaşı dönek olur mu? Yüreğimize hançer gibi saplandı bu sözler işte Kılıçdaroğlu’na bu meydandan sesleniyorum, bütün Azeriler adına, bütün Suriye’deki Türkmenler, Kürtler, Araplar Saray Bosna’daki Boşnaklar adına, Kırım’daki tatarlar adına Allah şahit ki bu topraklarda bir daha böyle bir zillet yaşanmayacak, yaşanmayacak, yaşanmayacak. Bu toprağa gelen yetimler, bu toprağa gelen garipler ister Kafkaslardan, ister Ortadoğu’dan, ister Balkanlardan sığınacak bir diyar olarak Anadolu’ya gelirlerse Allah şahit ki aşkımız aşklarıdır, evimiz evleridir, bağımız bağlarıdır, canımız canlarıdır. Bugün şimdi Azerbaycan’la bu dostluktan sonra ağıt yakmak kolaydır. Şimdi Kılıçdaroğlu diyor ki, Bayır Bucak’tan gelen Türkmenleri de, Esad zulmünden kaçan gelen Türkmenleri de geri göndereceğim Esad’a teslim edeceğim. Aynen İnönü’nün yaptığı gibi Boraltan Köprüsünde. Aziz Iğdırlılar, bu acıyı yaşamış olan Iğdırlıların torunları biz mazlumu zalime verir miyiz? (“Hayır” sesleri) Biz mazlumu zalime verir miyiz? (“Hayır” sesleri) Yine soruyorum günlerdir Bahçeli’den bir ses çıkmıyor demiyor ki, biz Türkmenleri vermeyiz demiyor, diyor m? Demiyor. Öte yandan eğer Kılıçdaroğlu’na kalsa Kobani’den gelen Kürt kardeşlerimizi de IŞİD’e teslim ederdi. 3 günde 290 bin Kürt kardeşimizi aldık onu da IŞİD’e teslim ederdi bunun zihniyeti bu. Şimdi Ağrı Dağı gibi yürekleri dik, başı dik bu faşizmdir gençler biliyorlar, Esad faşizmine teslim edecekti. Şimdi buradan bu meydandan bir kez daha seslenerek söylüyorum bütün Kafkaslara barış gelsin, bütün Ortadoğu’ya, Balkanlara barış gelsin bunun için çabalıyoruz. Ama zalime biz hiçbir zaman mazlumu teslim etmedik, etmeyeceğiz. (“Başbakan Ahmet millet sana emanet” sesleri) Millette, vatanda, kaldırın ve görsünler bu al bayrakta bize emanettir, her bir karışıyla bize emanettir.
Şimdi o acı olaylar sonrasında şu anda Türkiye’yle, Azerbaycan etle, tırnak gibi iç içe. Kim yaptı bunu, Azerbaycan’la stratejik işbirliğini kim kurdu? AK Parti. Bizim dönemimize kadar Türk Dünyası Konseyi kurulmamıştı Azerbaycan’la bu derece ilişkiler gelişmemişti daha da geliştireceğiz inşallah. Ve Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı döneminde Türkiye Azerbaycan ilişkileri en üst düzeye çıktı. Bizim için Nahçıvan’la Iğdır arasında bir fark yoktur, Azerbaycan’la Türkiye arasında da bir fark yoktur.
Aziz kardeşlerim, bir taraftan biz Kafkaslara bu barış çağrısında bulunurken, diğer taraftan da ülkemizde büyük bir milli birlik ve kardeşlik hamlesini yürütüyoruz. Birileri 77 milyonun arasına fitne sokmaya çalışıyor. Sünni, Şii, Caferi, Alevi ya da Türk, Kürt ayrımları üzerinden. Bizim için Sünni, Şii ayırımı yoktur hepimiz Müslümanız, hepimiz Müslümanız bizde mezhep ayrımı yok. Ve bizim için Türk, Kürt bütün Anadolu’daki her bir vatandaşımız için hep söylüyoruz ya bizim için her yer Türkiye, bizim için her yer Türkiye. (“AK gençlik burada Hocasının yanında” sesleri) Hocanızda her zaman sizinle. Böyle bir gençliğe sahip olduğumuz için gurur duyuyoruz. İşte Türkiye’yi birleştirecek olan tablo budur, birileri buraya gelecek ve sadece bir parti bir kesime hitap edecek, başka bir parti gelecek, başka bir kesime hitap etmeye çalışacak. Peki, şimdi soruyorum size Türkiye’nin her yerinde bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını bağrına basan parti hangi parti? (“AK Parti” sesleri) Hangi parti? (“AK Parti” sesleri) Hangi parti? (“AK Parti” sesleri) Etnik ve mezhebi ayrıma karşı milli birlik ve beraberliği savunan parti hangi parti?(“AK Parti” sesleri) Hangi parti?(“AK Parti” sesleri) Onun için Iğdırlılar ben bugün çok ümitlendim, emin olun bu benim 20. mitingim 20. Hiç yorgunluk hissetmiyorum. Iğdır’da şu tabloyu gördüm ya artık gam yemem, isterseniz sabaha kadar da dururuz hiç yorulmam. Iğdır’da bu tabloyu gördüm ya, bu ışıl ışıl bakan gençleri, kardeşlerimi, vatandaşlarımı gördüm ya inşallah önümüz emindir.

Biz Türkiye’deki bütün bu nifak tohumlarına karşı milli birlik ve beraberlik dedik, çözüm süreci dedik. (“Türkiye seninle gurur duyuyor” sesleri) 2005’te Cumhurbaşkanımızın Diyarbakır’da yaptığı konuşmayla başlayan, daha sonra milli birlik projesi olarak, şimdi çözüm süreci olarak devam eden sürecin esası 78 milyonu kardeş yapmaktır, bütün ayrımcılıkları ortadan kaldırmaktır. Bu topraklarda mezhebi dolayısıyla kimse farklı görülemez. Sünni kardeşlerimiz ne kadar aziz ise, Şii kardeşlerimiz, Caferi kardeşlerimiz, Alevi kardeşlerimizde o ölçüde azizdir. Türk, Kürt, Boşnak, Arnavut her bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı azizdir. Biz sadece bu nazarla bakarız ve bağrımızı açtığımızda Kürt mü, Azeri mi demeden bütün Iğdırlılara bağrımızı açarız, bütün Iğdırlıları bağrımıza basarız, her bir Iğdırlı da kendimizi görürüz. (“ Ya Allah Bismillah Allah-u Ekber” sesleri) İşte aziz gençler, bu tekbirlerle şu semaları inletin de Kabe’yle, Taksim’i karşılaştırmaya kalkan Demirtaş duysun. Kudüs Yahudilerindir diyen Demirtaş duysun. Duyuracak mısınız? (“Evet” sesleri) buraya gelirse ona bir ders verecek misiniz? (“Evet” sesleri) Kudüs Mescid-i Aksa İslam toprağıdır, ebediyete kadar da İslam toprağı kalacaktır diyecek misiniz? (“Evet” sesleri) Bir ders verin ki burada kimse İsrail ağzıyla konuşamasın, kimse yabancı ağızla konuşamasın. Bu semalarda sadece ve sadece tevhidin sembolü olan tekbir bu gökyüzünde milli birliğimizin sembolü olan al bayrak dalgalanır, al bayrak dalgalanır, al bayrak dalgalanır.

Bunlar aynı tastan içiyorlar biliyor musunuz? HDP Eş Başkanı Kudüs Yahudilerin diyor, CHP’de günlerdir yeni de sordu Kılıçdaroğlu İsrail’de niye büyükelçiliğimiz yok, niye İsrail’le dost olmuyoruz diyor. Be ey gafil, bunu bilmiyorsan Mavi Marmara şehitlerine sor, Gazze’deki şehit çocukların annelerine, babalarına sor Mescid-i Aksa’daki postallara karşı direnen yiğit Filistinlilere sor. Bizim kimseyle davamız yok, ama bizim kutsalımıza kim dokunursa, nerede dokunursa işte Ağrı Dağı burada, eğer Ağrı Dağı gibi dik durmazsak tarihte bizi af etmez, millette af etmez, Allah’ta af etmez.

Iğdırlılar, bütün bu zulümler karşısında dünyanın her yerinde dimdik duracak mıyız? (“Evet” sesleri) Bütün bu muhalefete bir ders verecek miyiz? (“Evet” sesleri) İsrail ağzıyla konuşanlara, gereken cevabı verecek miyiz? (“Evet” sesleri) Yurt dışındaki basın, yurt içindeki birtakım işbirlikçileri 13 yıllık itibarlı, yükselen Türkiye’nin imajını bozmak için paralel çeteyle birlikte her türlü kampanyayı yürütüyorlar her türlü kampanyayı. Biz onlara karşı vakarımızla dimdik yürüyüşümüze devam ediyoruz. Bu yürüyüşün en önemli duraklarından biri 7 Haziran seçimidir. 7 Haziran seçiminde bütün bu dış çevrelere, onların işbirlikçilerine, yerli işbirlikçilerine bir ders verecek misiniz? (“Evet” sesleri) Verecek misiniz? (“Evet” sesleri) Iğdır’dan 2’de 2 milletvekilimizi bize gönderecek misiniz? (“Evet” sesleri) Ferdi Bey’i, Cengiz Bey’i el ele gönderecek misiniz? (“Evet” sesleri) Iğdır’ın kardeşliği bunu gerektirir. 4 yıldır Iğdır garip, biz garibiz bizi garip bırakmayın. İnşallah 7 Haziran’da iki milletvekilimizi birden istiyoruz tamam mı, söz mü (“Söz” sesleri) Söz mü? (“Söz” sesleri) Söz mü? (“Söz” sesleri) İşte Iğdırlı söz verdimi bu Ağrı Dağı’nın sözüdür, Aras sözüdür başka söze benzemez.

Şimdi biz çözüm süreci için bakınız (“Iğdır hazırlan hedef 7 Haziran” sesleri) Iğdırlı vatandaşlarımız, kardeşlerimiz duymuyor olabilir burada gençler haykırıyor Iğdır hazırlan hedef 7 Haziran.

Şimdi aziz Iğdırlılar, bakınız 12 Eylül rejiminden bu yana ana dil yasaklandı bu memlekette, olağanüstü hal ilan edildi, bir tarafta terör baskısı, bir tarafta Ergenekoncuların ve diğer bazı devlet içine sızmış unsurların baskısı, bütün milletimiz baskılar altında ezildi.  Hem Kürt vatandaşlarımız, hem diğer birçok toplum kesimi ezildi. Onların bu baskılar karşısında kaybettikleri hakları tekrar temin etmek için 2002’den bu yana olağanüstü reformlar yaptık. Olağanüstü hali Türkiye’de kim kaldırdı? (“AK Parti” sesleri) Kim kaldırdı? (“AK Parti” sesleri) Onlar konuşur, AK Parti yapar. EMASYA Protokolünü kim kaldırdı?(“AK Parti” sesleri) Ana dilde konuşma konusundaki kısıtlamaları kim kaldırdı? (“AK Parti” sesleri) Güzel Yunus Emre Türkçemiz gibi,  Feqiyê Teyran’ın güzel Kürtçesiyle de televizyon yayınlarını bu Anadolu lehçelerinin hepsini de kim başlattı? (“AK Parti” sesleri) Kim başlattı? (“AK Parti” sesleri) O sırada bunlar, bugün baskı yapanlar dağda bölge halkına baskı yapmakla meşguldüler. Demokratik hak ve özgürlükleri kim genişletti? (“AK Parti” sesleri) Başörtü yasağını kim kaldırdı? (“AK Parti” sesleri) İmam hatipler üzerindeki baskıları kim kaldırdı? (“AK Parti” sesleri) Memlekette özgürlüğü kim getirdi kim? (“AK Parti” sesleri) Özgürlüğü kim getirdi kim? (“AK Parti” sesleri) İşte bu sesi duymalı hepsi. Biz adım adım bütün toplum kesimlerine özgürlükleri, onuru tekrar kazandırma çabasındayken, onlar tuzak içindeler.

Buradan Iğdır’dan Iğdır meydanından bütün vatandaşlarımıza sesleniyorum, kim ne yaparsa yapsın, kim hangi şiddeti, hangi terörü uygularsa uygulasın biz çıktığımız yoldan geri dönmeyiz. Bu yol kardeşlik yoludur, çözüm süreci her ne surette olursa olsun başarıya ulaşacaktır, ebedi kardeşliğimiz birlikte gerçekleşecektir.
Çözüm süreci en ileri aşamasına gelmişken, Mayıs 2013’te bu silahlı unsurlar Türkiye’yi terk edecekken son anda terk etmediler, çünkü Gezi provokasyonları başladı. Gezi provokasyonlarıyla Türkiye’nin altını üstüne getirmeye kalktılar. Peki, Gezi provokasyonları bizi etkileyebildi mi? (“Hayır” sesleri) Bizi durdurabildiler mi? (“Hayır” sesleri) Bizi engelleyebildiler mi? (“Hayır” sesleri) O zaman engelleyemediler şimdi engelleyebilirler mi? (“Hayır” sesleri)

Daha sonra 15-27 Aralık paralel çeteyi devreye soktular durdurabildiler mi? (“Hayır” sesleri) 30 Mart seçimlerinde millet onlara da dersini verdi. 10 Ağustos seçimlerinde daha önce muhtar bile olamaz dedikleri Recep Tayyip Erdoğan Başbakanımız o zaman Cumhurbaşkanı oldu mu? (“Evet” sesleri) Bizi durdurabildiler mi? (“Hayır” sesleri) Durdurabilirler mi? (“Hayır” sesleri) Kalbinde iman olanı, arkasında millet olanı, ufkunda yepyeni bir Türkiye olanı durdurabilirler mi? (“Hayır” sesleri)

6-7 Ekim olayları bakınız tam cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı, cumhurbaşkanlığı seçimi üzerinden Türkiye’de görev değişimi oldu, ben denizde Başbakanlık görevini aldım. Başbakanlık görevini aldıktan bir ay sonra 6-7 Ekim olaylarını çıkardılar. Kim çıkardı, kim tahrik etti? HDP. Bugün barış türküsü çığıran Demirtaş, açıkça sokaklara inin sokaklara inin diye birtakım tweetler attılar.

Aziz Iğdırlılar, 6-7 Ekim’i yaşadıktan sonra bir daha bu vandallara, bu güzelim şehirleri bırakır mısınız? (“Hayır” sesleri) Bir daha terörü, şiddeti, bütün şehirlere yapmak isteyenlere fırsat verir misiniz? (“Hayır” sesleri) Yasin Börü kardeşimiz gibi bu ülkenin saf evlatlarının dördüncü kattan atılmasına izin verir misiniz? (“Hayır” sesleri)
Şimdi sınav vaktidir bütün HDP’ye söylüyorum, ya demokrasiyi seçeceksiniz ya silahı ikisi birden olmaz, ikisi birden olmaz. Demokrasiyi seçiyoruz seçime gidiyoruz diyorsanız silahları bırakacaksınız. Yok, ama silah elimde olsun, baskı yapayım, o yolla millet üzerinde Demokles’in kılıcını tutup birtakım sandık oyunlarına gideyim derseniz buna bu millet izin vermez, Iğdırlılar hiç izin vermez. Iğdırlılar, siz baskılara boğun eğer misiniz? (“Hayır” sesleri) Sandığa sahip çıkma konusunda hiç tereddüt eder misiniz? (“Hayır” sesleri) Bu tür baskılara karşı inşallah 7 Haziran’da fevç fevç sandıklara gidecek misiniz? (“Evet” sesleri) Bu Diyanet’i kaldıralım diyen zavallılara dersini verecek misiniz? (“Evet” sesleri) Dersini verecek misiniz? (“Evet” sesleri) Bu HDP var ya tek parti döneminin CHP’si gibi, olduğu yerde başkasının olmasına izin vermez bir tek ben olacağım diyor bu Suriye’de de böyle oldu, şimdi Türkiye’de de. Birde milletin diniyle, diyanetiyle uğraşıyor aynen CHP. Birisi Türkleri dininden soğutmak istedi, koparmak istedi, biri de Kürtleri kopartmak istedi, hala Marksist, Leninist bir ideolojiyle hareket ediyorlar. Onun için bu Ağrı Dağı gibi imanı sağlam, bizim Anadolu insanımız, bizim yiğitlerimiz Sultan Alparslan’ın ordusunda, Sultan Selahaddin Eyyubi’nin ordusunda omuz omuza durmuş Türk, Kürt, Sünni, Şii kardeşlerim buna izin verir misiniz? (“Hayır” sesleri) Bu milleti tarihinden koparabilirler mi? (“Hayır” sesleri) Bu milleti inancından koparabilirler mi? (“Hayır” sesleri) Bu milletin kutlu yürüyüşünü durdurabilirler mi? (“Hayır” sesleri) Allah bizden razı olsun heyecanınız hiç bitmiyor, hiç bitmesin, aşkınız bitmesin. O güzel Ehlibeyt duasıyla artsın, eksilmesin aşkınız. Hayırlar feth olsun, bu şerler def olsun. 7 Haziran’da hayırları feth etmeye var mısınız? (“Evet” sesleri) Şerleri def etmeye var mısınız? (“Eve” sesleri) Allah razı olsun.

Bakınız Iğdır bereketli topraklardır, Iğdır Türkiye’yle birlikte inşallah önümüzdeki dönemde bütün bu Kafkasya’nın en önemli refah bölgesi olacak. Bir gün barış gerçekleştiğinde Iğdır bütün Kafkasya’nın bereket deposu olacak bereket Kafkas barışı. Şimdi Iğdır’da birçok hizmete imza attık, daha niceleri var Allah’ın izniyle.
Şimdi sorayım birer birer sizde cevap verin ki Kılıçdaroğlu buraya dün gelmiş, ama kimseyi fazla görememiş, duyamamış. O gelir çok kendisinin getirdiği kişilere hitap eder, biz ise Iğdır’a hitap ederiz Iğdır’a.

Şimdi Iğdır’da üniversite var mıydı? (“Hayır” sesleri) Kim yaptı?(“AK Parti” sesleri) Iğdır Üniversitesinden memnun musunuz? (“Evet” sesleri) Onlar konuşur (“AK Parti yapar” sesleri) Iğdır Üniversitesinde bugün yedi fakülte var, bir enstitü var, üç meslek yüksekokulu var daha niceleri gelecek niceleri Iğdır’a Allah’ın izniyle.

Peki aziz Iğdırlılar, şu Ağrı Dağı’na bakarken hep bu dağın arkasından ah bir uçak gelse diye bekler miydiniz? (“Evet” sesleri) Ah şu Iğdır’a inse diye bekler miydiniz? (“Evet” sesleri) İndi mi? (“Evet” sesleri) Kim getirdi uçağı?(“AK Parti” sesleri) Havaalanını kim açtı?(“AK Parti” sesleri) Onlar konuşur(“AK Parti yapar” sesleri) 2012’de açtık, 2013’te 58 bindi, geçen sene 200 bin yolcu geldi Iğdır’a. Iğdır işte dünyaya açılıyor bu yolla dünyaya Allah’ın izniyle.

Şimdi daha büyük hamlelere gideceğiz. Bakın acı bir şeydir Iğdırlılar, bütün Türkiye’de acıydı, ama gelince isteklere baktım gelirken 2002’de Iğdır’da kaç ambulans varmış biliyor musunuz? Sadece bir. Hani bu Bahçeli’nin Başbakan Yardımcısı olduğu Türkiye’de bir, ola ki Iğdır’da iki yerde trafik kazası olsa ambulans birine gider diğerleri ölüme terk edilir. Şimdi kaç ambulans var? 30, 30. Kars’ta da burada da kar paletli ambulanslar var istediğiniz anda isterseniz Ağrı Dağı’nın zirvesinde olsun bir yaralımız oraya ulaşacak ambulans helikopterimiz var. İşte kudretli ve şefkatli Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu. Rakam bilmeyenler bu rakamlara baksınlar. Türkiye’de 611 ambulans vardı sadece, 611. Şimdi 4387 ambulans var her yerde. Biz Sakarya depremi olduğunda kendi vatandaşımıza yardım edemedik değil mi? ("Evet" sesleri) Şimdi Nepal’de deprem oluyor, ilk inen yardım uçağı Türk Hava Yolları’nın uçağı, Türk Hava Yolları’nın. Haiti’de deprem oluyor, ilk inen uçak bizim uçağımız. Böyle onurlu bir devletin vatandaşı olmaktan memnun musunuz Iğdırlılar? ("Evet" sesleri) Memnun musunuz? ("Evet" sesleri) Bu onurun korunması için 7 Haziran’da sandıkları doldurmaya var mısınız? ("Varız" sesleri) Aşkla, muhabbetle doldurmaya var mısınız? ("Varız" sesleri) Allah razı olsun.

Buralar bereketli topraklar, tarım ve hayvancılıktaki durumumuzu sormuş Kılıçdaroğlu dün. Bakın ders vereyim de dinlesin. 2002’de Türkiye’deki toplam tarım desteği, halkımıza verilen tarım desteği 1.8 milyar Türk Lirasıydı. Şimdi kaç? 10 milyar Türk Lirası, 10 milyar. Toplam 70 milyar Türk Lirası tarımsal destek verdik. Mazot desteği olarak çiftçilerimize verdiğimiz miktar 5 milyar Türk Lirası. Prim desteği, 250 milyondan başlayan prim destekleriyle her yıl prim desteğini artırıyoruz. Hayvancılık desteği sadece 80 milyondu 2002’de, şimdi 3 milyar. Toplamda da 13 milyar Türk Lirası hayvancılığa destek verdik.

Aziz Iğdırlılar; siz biliyorsunuz, ama diğerleri de duysun diye söylüyorum, duysun diye söylüyorum. Çiftçimizin Ziraat Bankası’na ödediği faiz 2002’de yüzde 59’du. Şimdi sıfır faizli kredi veriyoruz hayvancılığa, sıfır faiz. Iğdır’a geçen sene verdiğimiz destek 150 milyon Türk Lirası. Daha da fazla vereceğiz. Iğdır, bütün Türkiye gibi ayağa kalkacak inşallah. Tarımda, hayvancılıkta hibelerimizi artırıyoruz. İyi takip edin bu hibeleri. Eğer hayvancılık alanında bir inşaat yapacaksanız yüzde 30 hibe veriyoruz. Eğer bir düve, damızlık düve alacaksanız yüzde 40 hibe. Islah geliştirme yapacaksanız, nesil geliştirme yüzde 80’e kadar hibe. Biz bu toprakların bereketini artırmak için varız. Onlar gibi bereketi yok eden kıtlık Türkiye’sinin temsilcileri değiliz. O eski Türkiye’ydi, yeni Türkiye geliyor. Bu yeni Türkiye, yükselen bir güçtür.

Şimdi birkaç müjdemi daha vereyim sizlere, Iğdırlılara; Bakü-Tiflis-Kars demiryolu yapılıyor, bu sene inşallah hizmete girecek, bütün çalışmaları yürütüyoruz. Kars’tan inşallah o yol Iğdır’a gelecek, Iğdır’dan da Nahçıvan’a geçecek, Nahçıvan’a. Böylece buradan can Azerbaycan’a, Nahçıvan’a bir selam edelim. Biliyorsunuz Ermeni işgali dolayısıyla orada ara bir toprak var. Ama şimdi Bakü’den kalkan bir Azeri kardeşimiz bu hattı dolaşarak Nahçıvan’a aralıksız gelebilecek. Azerbaycan’ın iki yakası da bir araya gelmiş olacak. Selam olsun can Azerbaycan’a, selam olsun can Azerbaycan’a.

Ünlendi Barajını inşallah 2017-2018’de bitiriyoruz, bekliyordunuz. Ünlendi Barajıyla 475 bin dönüm arazi sulanacak, memnun musunuz? ("Evet" sesleri) Iğdır’a bereket gelecek mi? ("Evet" sesleri) Kim getirecek? ("AK Parti" sesleri) Kim yapıyor? ("AK Parti" sesleri) Onlar konuşur… ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar konuşur… ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar konuşur… ("AK Parti yapar" sesleri) Ünlendi Barajı ve ek sulamalarla birlikte bakın merkez Iğdır, üç ilçe, üç belde, 70 köy içme suyuna kavuşacak ve 2050 yılına kadar Iğdır’ın içme suyu problemi olmayacak, hiçbir problemi olmayacak.

Yakın zamanda Iğdır’da 1 ay kadar önce faaliyete geçti, inşallah resmi açılışını da yapacağız. Bugün yapmayı planlıyorduk, ama açılışlarla mitingi bir arada yapmayalım diye düşündük, 200 yataklı devlet hastanesi de Iğdır’da hizmete girdi. 6 sağlık merkezi kurmuştuk, Iğdır’ın her bir köşesine sağlık hizmetini götüreceğiz inşallah.

Ayrıca, en güzel müjdelerden biri de… İki müjdem daha var. Birisi, Dilucu Sınır Kapısı yenilendi, en modern hale geldi. Dilucu, Nahçıvan ve Azerbaycan’la Dışişleri Bakanı olarak... Dün burada Kılıçdaroğlu karşı tarafa pasaportla geçmekten bahsetmiş. Güzel, biz Gürcistan’la biliyorsunuz pasaportları da kaldırdık, nüfus cüzdanıyla geçiyoruz. Azerbaycan’la da bunu istiyoruz. Türkiye olarak bütün Azeri kardeşlerimize vizeyi kaldırdık, hiçbir vize yok onlara. İnşallah Azerbaycan da hazırlıklarını tamamladığında vizeleri de kaldırırız, pasaportları da kaldırırız. Bir millet, iki devlet diye birleşip kucaklaşırız. Ama bilmedikleri bir şey var ki bu Kılıçdaroğlu’nun bunları söylerken, bunlar devletlerarası ilişki, iki tarafın da hazır olmasıyla ilgili. Biz Azerbaycan’a bunu teklif ettik. Ne zaman hazır olduklarında başımızın üzerinde yerleri var. Bütün Azeriler için Türkiye ana vatandır, kendi vatanlarıdır. Bizim için de Kafkas Dağları ve Azerbaycan bizim vatanımızdır, öz vatanımızdır, menemdir menem, bizimdir bizim bütünüyle.
İşte bütün bunları tam bir vizyon ve ideal etrafında hep birlikte gerçekleştireceğiz.

Ve beklediğiniz bir müjdeyi daha söyleyeyim, çok beni üzen bir husustu; Iğdır’da, birkaç şehrimiz kaldı 6 kadar, doğalgaz yoktu. İhalesi yapıldı, Iğdır’a da doğalgazı en kısa sürede getireceğiz. AK Parti söz verdi mi yapar mı? (“Yapar” sesleri) Biz söz verdik mi yapar mıyız? (“Yapar” sesleri) Biz notere gider miyiz? ("Hayır" sesleri) Notere kendine güvenmeyenler gider değil mi? ("Evet" sesleri) Millete güvenen kişi notere gider mi? ("Hayır" sesleri) Milletin güvendiği kişi noter tutar mı?
Ezan-ı Muhammedi başladı, hep beraber onu dinleyelim. Sonra da bu güzel akşamda bunu dinledikten sonra ahitleşerek vedalaşalım. Hep beraber dinleyelim.
(Ezan Okunuyor)

Allah bu Ezan-ı Muhammedi’yi bu semalardan hiç eksik etmesin. (“Amin” sesleri) Allah birliğimizi beraberliğimizi daim etsin. (“Amin” sesleri) Siz beni çok güzel karşıladınız. Hem Azerice “Hörmetli Başbakanımız Ahmet Hoca şehrimize hoş gelmişsen” dediniz, hem de Kürtçe “…” Beni Türkçe, Azerice, Kürtçe, her dilde çağıran Iğdırlılar, ama en önemlisi de gönül diliyle çağıran Iğdırlılar, bana gönlünüzü açar mısınız? ("Evet" sesleri) Bize gönlünüzde bir yer var mı? ("Var" sesleri) Gönlünüzdeki bu yeri inşallah sandıklardaki oylarınızla teyit ve tescil eder misiniz? ("Evet" sesleri) 7 Haziran’da gönül dilini siyaset diline dönüştürecek misiniz? ("Evet" sesleri) Bütün Türkiye’de Türk, Kürt, Azeri, Sünni, Şii, Caferi, Alevi, bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kardeştir diyecek miyiz? ("Evet" sesleri) Kardeştir diyecek miyiz? ("Evet" sesleri) Kardeştir diyecek miyiz? ("Evet" sesleri) Allah kardeşliğimizi daim etsin. Bu kardeşlik aşkına sizi 7 Haziran’a kadar seferberlik halinde olmaya çağırıyorum. Iğdır’ın her köşesine gidin, her köşesine, Aralık’a, Karakoyunlu’ya, Tuzluca’ya, her köşesine gidin ve kardeşlik türküsü söyleyelim. Ağrı Dağından duyulacak kadar haykıralım kardeşlik türküsünü. Haykırmaya var mısınız? ("Evet" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) İnadına kardeşlik, inadına barış, inadına demokrasi diyecek miyiz? ("Evet" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) 7 Haziran’da Iğdır’dan 2 milletvekilini Meclis’imize AK Parti milletvekilleri olarak gönderecek misiniz? ("Evet" sesleri) 2-0 yapacak mıyız? ("Evet" sesleri) Ferdi Beyi, Cengiz Beyi gönderecek miyiz? ("Evet" sesleri) Allah razı olsun. Söz mü? ("Söz" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri)

Allah sizden, Iğdır’dan, Iğdırlılardan razı olsun. Allah yar ve yardımcımız olsun, Allah’a emanet olun.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.