Yükleniyor...

Basbakan Erdogan’in 10 Temmuz tarihli Yozgat Mitingi konusmasinin tam metni

 

Sevgili Yozgatlılar, Bozok Yaylası’nın yiğit evlatları, sevgili kardeşlerim, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri bu anlamlı buluşmada, böyle güzel bir Ramazan gününde en kalbi duygularla hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Yozgat’a, Yozgat’ın tüm ilçelerine, tüm Yozgatlı kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi iletiyorum.

Bugün yine bir farkı ortaya koyuyorsunuz. Bugün yine bir başka güzelsin Yozgat. Bugün yine kabına sığmıyorsun Yozgat. Rabbim sizlerden razı olsun. Rabbim kardeşliğimizi, yol arkadaşlığımızı daim kılsın.

Siz her zaman yanımızda oldunuz. 3 Kasım’da bize yüzde 51 oy oranıyla destek verdiniz, 22 Temmuz’da yüzde 62 oy oranıyla destek verdiniz. 12 Haziran’da yüzde 66’yla AK Parti dediniz, adeta sandıkları patlattınız. En son 30 Mart’ta yüzde 53 oy oranıyla Yozgat Belediyesi’ne bir kez daha AK Parti’yi taşıdınız. 2007’de halk oylamasında cumhurbaşkanını halk seçsin mi diye sorduğumuzda, evet Türkiye yüzde 69, Yozgat yüzde 84’le evet dedi. Kardeşlerim, 2010 halk oylamasında Anayasayı değiştirelim mi dediğimizde Yozgat yüzde 77’yle evet dedi. Siz farklısınız, yiğidin harman olduğu Yozgat her zaman farklı, Bozok Ovası her zaman farklı. Daha önce de söyledim; Yozgat bizim gözbebeğimizdir, Yozgat bizim canımızdır. Yozgat nasıl ki her seçimde sapasağlam bizim yanımızda durduysa, biz de Yozgat’ın yanında durduk, durmaya da inşallah devam edeceğiz.

Kardeşlerim, soruyorum; cumhurbaşkanını halk mı seçsin dediğimizde buna hayır diyen kimdi? CHP. Kimdi? MHP. Kimdi? BDP. Ya şimdi bunlar hangi yüzle halka gelecekler soruyorum sizlere? Bunu halkımıza anlatmak lazım, bunu Yozgatlı kardeşlerime anlatmak lazım. Seni cumhurbaşkanı seçmeye layık görmeyen bu adamlar hangi yüzle karşına gelecekler?

Kardeşlerim, maalesef ne yaptılar? Bir manevra, bir ikili Bahçeli ve Kılıçdaroğlu biraraya geldiler. Ya partideki arkadaşlarının bile cumhurbaşkanı adayı kim olacak haberleri yok. İkisi bir araya gelerek bir aday belirlediler, bir yerle de her yerde muhabbet ettiler, o muhabbetin neticesinde bir isim ortaya koydular.

Kardeşlerim, 22 Şubat’ta seçim mitingimiz için hatırlarsanız Yozgat’a gelmiştim. Burada muhteşem bir miting gerçekleştirdik. 30 Mart’ta Yozgat’ta bir ilk yaşandı. Boğazlıyan ilçesinde ilk kez AK Parti’nin adayı seçimleri kazandı. Seçimin hemen arkasından Boğazlıyan’a geldim, teşekkür için geldim ve Boğazlıyan’da da muhteşem bir miting yaptık. Şimdi bir kez daha Yozgat’tayız. Bu benim 12. gelişim. Çünkü sadece AK Parti’yle gelmedim, AK Parti öncesi siyasi yaşamımda da benim Yozgat’ta hatıralarım var.

Şimdi 10 Ağustos’ta seçim yapılacak. Kardeşlerim, 10 Ağustos’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri için bugün Yozgat’ta kardeşlerimizle buluşuyoruz, sizlerle kucaklaşıyoruz. Bugün burada Yozgat’ta 10 Ağustos’ta sandıkların neticesini işte bu meydanda görüyoruz. Ramazan ayındayız, biliyorum oruçlusunuz. Ama sizden şimdi öyle bir gür seda bekliyorum ki Ankara sizi duysun. Sizden öyle bir gür seda bekliyorum ki İstanbul, Edirne, Van sizi duysun, Türkiye sizi duysun. Yozgat, 10 Ağustos’a hazır mıyız Yozgat? Cumhurun başkanını seçiyor muyuz Yozgat? Yeni Türkiye’yi inşa ediyor muyuz Yozgat? Oy pusulasında milletin adayını tercih ediyor muyuz Yozgat? Kimi seçiyoruz? Kimi seçiyoruz? Maşallah, Yozgat’ta bu iş bitmiştir, Yozgat kararını vermiş. Yozgat cumhurbaşkanını şimdiden belirlemiş. Hayırlı, mübarek olsun inşallah. Rabbim 10 Ağustos seçimlerini ülkemiz için, milletimiz için, vatanımız, devletimiz, bayrağımız için hayırlara tahvil etsin.

Kardeşlerim, bakın Pazar günü Erzurum’daydık. Erzurum’da muhteşem bir miting gerçekleştirdik. Erzurum tarih boyunca çok büyük kahramanlar, çok büyük yiğitler, çok muhterem ilim insanları, gönül insanları yetiştirdi. Aynı şey Yozgat için de geçerli. Yozgat da tarih boyunca çok büyük kahramanlar yetiştirdi. Yozgat, tarihi boyunca hep şehitler diyarı oldu. Yozgat Agah Efendi gibi, Çapanoğlu Cami’nin banisi Mustafa Bey gibi, Ahmet Efendi gibi büyük devlet adamlarını, büyük gönül insanlarını yetiştirdi. Erzurum’da buradan dışarıya giden bir zat vardı. Yozgat’ta dışarıdan buraya getirilen bir zat var. Aslında aynı oyun, aynı tezgah. Yozgat oynanan oyunun farkında. Çünkü Yozgat CHP zulmünü bilir. Yozgat tek parti döneminde burada ne büyük zulümler yaşandığını bilir. Yozgat camilerin nasıl kapatıldığını, Kur’an öğrenmenin, öğretmenin nasıl yasaklandığını, milletin nasıl tahkir edildiğini çok iyi bilir. Büyük Camide imamların, müezzinlerin nasıl derdest edildiğini gayet iyi hatırlar, gayet iyi bilir. Ben inanıyorum ki Yozgat gidip CHP’yle işbirliği yapanlara dersini sandıkta verecektir. Ben inanıyorum ki Yozgat yaşanan onca zulümden sonra gidip CHP’nin oyuncağı olanlara cevabını çok iyi verir. Yozgat’tan Kılıçdaroğlu’na oy çıkar mı? Yozgat’tan CHP’nin oyuncağı olan Bahçeli’ye oy çıkar mı? Yozgat’tan Pensilvanya’ya oy çıkar mı? İşte bu. Hiç kimse Yozgat’ı, Yozgatlıyı kandırmasın. Burası yiğidin harman olduğu yerdir. Burası Bozok Ovası’dır. Billboardlara Bozok Yaylasının yiğidi demekle yiğit olunmuyor. Sormak lazım; sen Bozok Yaylasına kaç kere geldin ya? Öyle mi? Sormak lazım, kaç kere geldin? Acaba Bozok Yaylasının yolunu biliyor musun diye sormak lazım. Burası CHP’nin, İsmet İnönü’nün zulmünü iliklerine kadar yaşamış bir şehirdir. İşte onun için Yozgat’tan Pensilvanya partilerine inanıyorum ki inşallah oy çıkmayacaktır.

Kardeşlerim, şimdi bu CHP Genel Müdürü haftalar öncesinden çıktı cumhurbaşkanı adayının kimler olamayacağını sıralamaya başladı. Ne dedi? Yalan söyleyenden cumhurbaşkanı adayı olmaz dedi. Zaten yalan söylediğin için Başbakan dahi olamıyorsun. Geldiğinden beri oyların hep düşüyor. Ahlaki değerleri yüksek olmayan kişiden cumhurbaşkanı adayı olmaz dedi. Dünyada saygınlığı olmayan birisi cumhurbaşkanı olamaz dedi. Geçmişi şaibeli olan cumhurbaşkanı adayı olamaz dedi, Daha birçok şey saydı. Sonra da dediklerinin arkasında durdu, gerçekten de cumhurbaşkanı adayı olmadı. Doğru söylüyor, yalancıdan cumhurbaşkanı adayı olmaz, nitekim kendisi olmadı. Değerli kardeşlerim, doğru söylüyor; geçmişi şaibeli olandan cumhurbaşkanı adayı olmaz. Nitekim SSK’nın Genel Müdürüyken Sosyal Sigortalar Kurumu’nu nasıl dolandırdığı, nasıl berbat ettiği, kuyruklarda benim vatandaşımı nasıl inim inim inlettiği bilinen bir gerçek. Ah benim kardeşlerim, Sosyal Sigortalar Kurumu’nun hastanelerinde kuyruklarda az mı bekledik? İlaçları alabiliyor muyduk? Hastanede, sıralarda sefalet içinde değil miydik? Şimdi bu çıkmış bunları anlatıyor. Kendisi olmadığı gibi, şimdi Bahçeli’yi de cumhurbaşkanı adayı yapmak istedi, o da olmadı.

Buradan soruyorum kardeşlerim; yahu diyorum ey CHP, siz CHP’nin içinde bir tane yalan söylemeyen adam bulamadınız mı ya? Ey Bahçeli, sizin içinizde bir tane yalan söylemeyen adam yok muydu ya? Niye onlardan bir tanesini aday yapmadınız? CHP içinde geçmişi şaibeli olmayan bir tek aday bulamadınız mı? Dünyada saygınlığı olan bir tek kişi bulamadınız mı? Az önce Bekir kardeşim söyledi. Ne diyor bunların adayı; ben CHP’nin adayı değilim diyor. Doğru diyor, çünkü babasını CHP iktidarları bu ülkeden sürdü Mısır’a. Sürdüğü içindir ki orada kendisi de doğdu. Dışarıdan aday ithal ettiler. O adayı da hem CHP’ye dayattılar, hem MHP’ye dayattılar.

Buradan MHP’ye de soruyorum, Genel Başkan Bahçeli’ye soruyorum; ülkücü camia içinden, MHP milletvekilleri arasından cumhurbaşkanı adayı yapacak, hadi sen olamadın, onlar arasından bir tane bulamadın mı? Hatırlarsanız Bahçeli geometrik şekiller çizmede maharetlidir. Üçgenler çizer, hesapları onun üzerinden yapar. Ortaya çıka çıka ne çıktı? Paralel çıktı. Kendilerine paralel bir çatı kurdular, çok tabii olarak da şu anda çatı akıyor, akıyor. Şimdi bakın sahada yoklar, adaylarının dahi arkasında durmuyorlar. Önümüzdeki hafta çıkacaklarmış. Ankara’da ellerinde dilekçe o mahkemeden o mahkemeye koşuyorlar. Bizimle sandıkla mücadele etmek yerine her zaman yaptıklarını yapıyorlar, mahkeme kapılarını aşındırıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanını mahkemeler belirlemeyecek, Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanını artık vekiller belirlemeyecek, cumhurbaşkanı asıllar belirleyecek, millet belirleyecek.

Kardeşlerim, bunu daha anlayabilmiş, kavrayabilmiş değiller. Bakın sandık bu CHP için, bu MHP için büyük bir dert. Her zaman bunu söyledim; Bakınız ne zaman sandık milletin önüne gelse bu CHP de, bu MHP de tir tir titriyor. Çünkü her sandık sonucunda millet bunlara ne diyor? Git, gidin ya sizden bir şey olmaz diyor. Ben son seçimlerde ne dedim, burada da söyledim hatırlayın; eğer AK Parti birinci olmazsa bırakıp gideceğim dedim, hatırlıyorsunuz değil mi? Fakat dedim bu Genel Müdür Kılıçdaroğlu bırakıp gidebilecek mi? Bahçeli bırakıp gidebilecek mi? Ne oldu? Bak oyları ortada, ikisinin oyunu toplayın yüzde 45.5 yapmıyor. Biz ikisinin toplamından daha fazla oy aldık. Siz verdiniz, siz bize yürü dediniz ve biz de yürüyoruz. Ne dedik biz? Durmak yok yola devam.

Şimdi 10 Ağustos’tan korkuyorlar. 10 Ağustos’ta çıkacak sonuç bu Kılıçdaroğlu’nun, bu Bahçeli’nin geleceğini tayin edecek. Söylüyorum, Allah’ın izniyle bir kez daha yenilecekler. Bu sefer seçimi değil, izzetlerini yitirecekler. İnşallah bu beceriksiz idareciler artık o koltuklarında da oturamayacaklar. Onun için ben özellikle Yozgat’ta MHP’ye gönül vermiş kardeşlerime sesleniyorum; Yozgat’ta Pensilvanya adayına oy vermeyin. Değerli kardeşlerim, Yozgat’ta iradesi esir alınmış Bahçeli’nin anlayışına artık destek vermeyin. Bahçeli yönetimi öyle bir ders istiyor ki yaptıkları hatayı anlasınlar. Ben inanıyorum ki Yozgat’ta CHP’ye gönül veren kardeşim de, MHP’ye gönül veren kardeşim de, diğer partilere, Saadet Partisi’ne, Büyük Birlik Partisi’ne gönül vermiş kardeşlerim de Allah’ın izniyle bizi tercih edecekler. Yozgat’tan çok farklı bir sonuç bekliyorum. 2007’de cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine yüzde 84’le evet diyen Yozgat’tan şahsıma böyle yüksek bir oy bekliyorum.

Kardeşlerim, Anayasa diyor ki; cumhurbaşkanı tarafsız olacak. Ama cumhurbaşkanı kime karşı tarafsız olacak? Millete karşı, millete karşı tarafsız olacak, 77 milyon arasında ayrım yapmayacak. Siyasi görüşler, ideolojiler, etnik kökenler, mezhepler arasında ayrım yapmayacak, devletin kurumları arasında ayrım yapmayacak. Amma mesele milletin çıkarlarıysa, mesele bayraksa, vatansa, mesele istiklalimizse cumhurbaşkanı taraf olacak. Ülkesinin, milletinin, bayrağının tarafında olacak. Bugüne kadar birkaç istisna dışında hiçbir cumhurbaşkanı tarafsız olmadı. Soruyorum İsmet İnönü tarafsız mıydı? Cemal Gürsel tarafsız mıydı? Cevdet Sunay, Fahri Korutürk, Kenan Evren, Süleyman Demirel, Ahmet Necdet Sezer tarafsız mıydı? Bunlar siyaset üstü müydü? Hepsinin de tarafı vardı, hepsinin de siyaseti vardı. Hatırlayın başörtü meselesinde millet özgürlükten yana oldu, devlet yasaktan yana oldu. Millet milli ve manevi değerlerine özgürlük istedi, saygı istedi, devlet her zaman baskıyla geldi, yasakla geldi, zulümle geldi. Vatandaş görüşlerine, inançlarına, kültürüne, diline değerli kardeşlerim özgürlük istedi, devlet her zaman inkar etti, reddetti, asimile etmeye çalıştı. Tarafsız göründüler, hep statükonun vesayetin yanında yer aldılar.

Kardeşlerim, bakınız şurada biz iktidara gelene kadar başörtülü yavrularımız okulların kapısından kovuldular mı? Döndürüldüler mi? Üniversiteler alındılar mı? Kardeşlerim, bize geldiler. Ben iki kız yavrumu bu ülkede okutamadım. İmam hatip mezunuydular, katsayı engeli de vardı, iki erkek evladım katsayı engeli de vardı, dördü de imam hatipte okudular, ama maalesef bu ülkede garip kaldılar ve mecburen yurt dışına gönderdim. Ve yurt dışında kızlarım benim Amerika’da başörtülü olarak okuyabildi, ama Türkiye’de okuyamadı. Çünkü onlar öz yurdunda garipti, öz vatanında parya idi. Şimdi var mı böyle bir sorun? Başı örtülü gidiyor muyuz? Başı açık kardeşlerimizle el ele veriyor musunuz? Bir sorun var mı? Ülke parçalandı mı? Ülke battı mı? Ülke bitti mi? Neydi bunların istekleri? Bu işin altında CHP yok muydu? Değerli kardeşlerim, işte biz dik durduk, sabırla geleceğe yürüdük ve hamd olsun bu problemleri çözdük. Şimdi devlet dairelerinde de başörtülü olarak çalışıyor mu? Bak nereden nereye geldik. Sabreden derviş muradına ermiş. Siz sabrettiniz, işte buraya geldik. Sabırlı olun.

Kardeşlerim, bütün bunlarla beraber tabii bir şey daha var; şimdi artık bir devir kapandı, milletle devlet kucaklaşıyor. Devletin başına artık milletin seçeceği bir cumhurbaşkanı geliyor. Bugün bir cumhurbaşkanı adayı, malum CHP-MHP’nin ortak adayı diyor ki; ben icranın başı değilim diyor, Anayasayı da okumamış, Anayasayı da okumamış, birkaç kere bunu söyledi, ben icranın başı değilim dedi. Aç Anayasayı bir oku, Cumhurbaşkanı bu ülkede birinci derecede icranın başıdır. Başbakan ikinci derece icrada görevi vardır. Niye? Bunlar çalışmaya alışmamışlar. Ağızlarında başka bir sakız var, onu çiğneyip duruyorlar. Neymiş? İşte İslam dünyasında şunları yapmış, bunları yapmış vesaire. İslam dünyasında Türkiye’nin bu dönemde yapmış olduklarıyla, evet sen de bir yer edindin, o kadar. Ve Türkiye yaptıklarıyla kalmadı, hala yapıyor. Şu anda bakın Filistin’i vuruyor. Ve söylediğini daha sonra inkâr ediyor. Filistin konusunda Türkiye tarafsız kalmalı, Ortadoğu konusunda Türkiye tarafsız kalmalı. Ya nasıl tarafsız kalırsın? Şu anda Gazze’ye bombalar atılırken, Batı Şeria’ya bombalar atılırken, orada yavrular öldürülürken, şehit edilirken, kadınlar şehit edilirken biz nasıl olur da tarafsız kalırız ya, olur mu böyle bir şey?

Kardeşlerim, bakın burada bir şey söylüyorum; bir Müslüman olarak bir tarafta Hakk var, bir tarafta batıl var. Müslümanın görevi Hakk’ın tarafında yer almaktır, tarafsız olamazsınız. Ya o, ya o, ikiden birini seçeceksin. Onun için büyüklerimizin güzel bir ifadesi var, bitaraf olan bertaraf olur. Biz bitaraf olamayız, taraf olacağız, doğrunun yanında yer alacağız, yanlışın yanında yer alamayız. Onun için bir tarafta millet var, bir tarafta devlet var; biz milletin yanındayız, milletin yanındayız. Onun için insanı yücelt ki devlet yücelsin diyor Şeyh Edebali.

Kardeşlerim, insanı ihmal eden böyle bir devlet yaşayamaz. Milletini kendisine hasım gören devlet yücelemez. Biz inşallah devletle milleti buluşturan, kucaklaştıran, aradaki mesafeleri ortadan kaldıran bir cumhurbaşkanı olacağız.

Kardeşlerim, 12 yılda Türkiye’ye çok büyük hizmetler kazandırdık, 12 yılda Türkiye’ye altlardan aldık, hamd olsun milletimin desteğiyle üst seviyelere yükselttik. Ve o kadar dünyadan bihaber ki bu aday, Marmaray’a binmiş, İstanbul kartı elinde, eski Ulaştırma Bakanımız gerçi cevabı verdi ama, belki duymamışsınızdır, ben söyleyeyim; buranın diyor proje çalışmalarını Süleyman Demirel yürüttü, Bülent Ecevit yürüttü. Ya bunu Osmanlı’dan projesini biz aldık. Yani bunu da kalksa, şimdi teyit edeyim, asıl projenin sahibi, dağıttığın projenin sahibi Osmanlı’da kimdi Binali Bey? Daha öncesi var, iş Abdülmecit’e dayanıyor, ondan sonra Abdülhamit merhum o projede oynamalar yapıyor. Fakat ondan sonra onlar rafta kalıyor, arşivlerde kalıyor. Biz arşivlerden çıkararak bu projeyi hayata geçiriyoruz. Temel atmasından tut, bitişine kadar Marmaray’ı adım adım takip ederek elhamdülillah bitirdik. Ama ben Ekmel Beye teşekkür ediyorum, hiç olmazsa buradan istifade etti. Ama diğerleri edemedi, diğerleri edemedi, hala binemediler. Binin binin, bak önümüzdeki yıl inşallah 2 katlı tüp geçidi de inşa ediyoruz, o da bitecek, önümüzdeki yıl o da bitecek, o da boğazın altından geçiyor. Ve Yavuz Sultan Selim Han Köprüsü de bitiyor. Önümüzdeki yıl inşallah o da bitecek. Biz bu işlerin adamıyız. Laf ola beri gele yok. İcraat icraat ve bu icraatların her zaman takipçisi olacağız.

Ekonomide, dış politikada, sosyal hayatta, demokratikleşmede Türkiye’ye ilkleri biz yaşattık. Bu süreç Allah’ın izniyle, sizlerin desteğiyle bu şekilde sürüp gidecek. İnşallah Türkiye artık geriye gitmeyecek, hep ileriye gidecek. Seçilmiş bir cumhurbaşkanı ile seçilmiş bir başbakan kabinesiyle el ele vereceğiz, daha ileri seviyelere inşallah Türkiye’mizi taşıyacağız. Hiçbir yatırım, hiçbir iş yarım kalmayacak.

Kardeşlerim, daha iyi bir uyum içinde daha bir koordinasyon içinde Türkiye’yi hep birlikte zirvelere taşıyacağız.

Kardeşlerim, bakınız AK Parti olarak son 12 yılda hem Türkiye’ye, hem Yozgat’a çok büyük eserler kazandırdık. Yozgat’a ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 6,6 katrilyon. Ulaştırma ve Haberleşmede 1,5 katrilyon, Gıda Tarım ve Hayvancılıkta 1 katrilyon 150 trilyon, Orman ve Su İşlerinde 550 trilyon, Eğitimde 441 trilyon, Toplu Konutta 641 trilyon, Enerjide 189 trilyon, Sağlıkta 140 trilyon değerli kardeşlerim yaptığımız yatırımlar. Toplamı 6,6 katrilyon. Burada şu hususun altını özellikle çiziyorum: Yozgat’ta hiçbir yatırım yarım kalmayacak. Ne söz verdiysek hepsinin takipçisi olacağız. Bölünmüş yolların, şu anda biliyorsunuz şehir hastanesi başladı, devam ediyor, hızlı trenin bizzat takipçisi olacağım, bu yatırımları daha da hızlandıracağız. 22 Şubat’ta buraya geldiğimde Yozgat’a bir havalimanı sözü vermiştik, havalimanının yeri belirlendi, proje hazır, inşallah en kısa sürede diğer altyapı işlerini tamamlayıp inşasına başlayacağız.

Biz göreve geldiğimizde Yozgat’ın sahip olduğu bölünmüş yol uzunluğu neydi biliyor musunuz? Ah hanım kardeşlerim, 44 kilometre ya, 44 kilometre 79 senede buraya bölünmüş yol yapmışlar. Peki biz ne yaptık? 311 kilometre yaptık. 44 kilometre 79 senede, kardeşlerim biz 12 senede neredeyse 10’a katladık. Böylece Yozgat’ın toplam bölünmüş yolu 355 kilometreye çıktı. Bölünmüş yolların kalitesiyle bütün ilgili sorunlar inşallah bunları da süratle gideriyoruz.

Kardeşlerim, Ankara-Yozgat arasını 1 saate, Yozgat-İstanbul arasını ise 4 saate düşürecek olan Yozgat yüksek hızlı tren projemiz son süratte devam ediyor. İnşallah 2017 yılında tamamlayacağız. Ankara-Sivas yüksek hızlı tren projesi tam 5,5 katrilyon liralık bir yatırım. Yozgat’ı Kayseri’yle hızlı trenle bağlıyoruz, yatırım programına aldık. İnşallah önümüzdeki dönemlerde buranın da yapımına başlıyoruz. Hızlı trenle ilgili dedikodulara kulak asmayın, biz başladığımız işi bitiririz. Hızlı treni de Yozgat’a ulaştıracak, inşallah cumhurbaşkanı olmamız halinde gelip açılışını da yapacağız.

Kardeşlerim, şehir hastanemizin maliyeti ne biliyor musunuz? 270 trilyon. Kamu-özel ortaklığıyla 475 yataklı şehir hastanemizin temelini attık, inşa aşamasında birtakım sıkıntılar olsa da süratle çalışmalar başladı. İnşallah Yozgat’ı şehir hastanesine kavuşturuyoruz, bundan sonra git-gel Ankara olmayacak. Bütün işi inşallah Yozgat şehir hastanesinde bitireceğiz. Hiç endişeniz olmasın kardeşlerim, diğer projeler gibi şehir hastanesinin de bizzat takipçisi olacağız.

Yozgat’a 1700 dönüm alan üzerinde kurulu bir spor ve yaşam vadisi yapıyoruz, biliyorsunuz değil mi? 50 trilyona mal olacak bu projeyle Yozgat’ın çehresi değişecek. İçinde birçok branşta spor tesisi, gölet, seyirlik ulaşım araçları, macera parkı gibi her türlü sosyokültürel ihtiyaca cevap verecek bir alan meydana geliyor. Yapımı devam eden inşallah bir proje bu. En kısa sürede tamamlayıp bunu da sizlerle buluşturacağız. Kadınlar termal ve spor kompleksi projemizin de müjdesini buradan veriyorum. Bu tesisten sadece hanım kardeşlerimiz faydalanabilecek, onlara ait. Her türlü konforu düşünüldü, bu kompleksin projesi bitti, bu ay içinde ihalesini yapıyoruz.

Değerli kardeşlerim, son 12 yılda Yozgat’ı tarihinde görmediği yatırımlarla buluşturduk. Eğitimde biliyorsunuz 1427 derslik yaptık. Okullarımıza 10 bin 33 adet bilgisayar gönderdik. 499 adet okula internet bağlantısı yaptık. Kardeşlerim, 419 adet bilişim ve teknoloji sınıfı kurduk ve bütün bunlarla beraber Yozgat’ımıza 1500 öğrencili inşallah bir imam hatip lisesi kazandırıyoruz. Temeli atıldı, inşallah en kısa zamanda çok farklı bir projeyi göreceksiniz, muhteşem bir eser olacak inşallah. 2014-2015 eğitim-öğretim yılına yetişmez, ama 2015-2016 eğitim-öğretim yılına inşallah yetişecek.

Yozgat Bozok Üniversitesini biz kurduk biz. Şu anda 10 bin öğrenci okuyor. Neredeydi bizden evvelkiler ya, niye onlar Yozgat’a bir üniversiteyi layık görmediler?

Kardeşlerim, 12 yıl boyunca yaptığımız eserlerin tamamını tek tek anlatmaya hakikaten zaman da yetmez. Fakat, şu mübarek Ramazan inşallah bereketlerle dolu.

Diyorlar ki cumhurbaşkanının yolla, elektrikle, suyla, şehirlerin, ilçelerin sorunlarıyla ne ilgisi var.

Size acemi birliği yakışmaz, size usta birliği yakışır. Ustalara usta yakışır, böyle bakacaksınız bu işe.

Kardeşlerim, cumhurbaşkanı temsil makamıdır, öyle mi? Olmaz böyle bir şey, temsilini de yapacaksın, icraatını da yapacaksın. Biz bu millete efendi olmaya gelmedik, biz bu millete hizmetkar olmaya geldik.

Kardeşlerim, deyim yerindeyse halktan kaçan, halkıyla bütünleşemeyen bir cumhurbaşkanı olamayız, bizim anlayışımızda böyle bir cumhurbaşkanlığı anlayışı yok. Biliyorum ki milletimin gönlünde de böyle bir cumhurbaşkanlığı yatmıyor.

Kardeşlerim, bizim anlayışımıza göre cumhurun başkanı cumhura hizmet yolunda, millete hizmet yolunda terlemeli, koşmalı, hizmet üretmeli. Makamlar fark etmez, bizim işimiz hizmet.

Kardeşlerim, biliyorum hava sıcak, siz de bu sıcakta hakikaten çok çok terlediniz, terliyorsunuz. İnşallah biz bu yürüyüşü hep birlikte yapacağız. Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece dedik, gideceğiz gündüz gece. Ama ben sizden bir şey istiyorum; bu ülkede bakınız kumsalların partisi, siyasi Türkçülük yapan parti el ele verdiler. Bir de siyasi Kürtçülük yapan parti var, o da kendi adayını çıkardı. Ama biz bu ülkede 77 milyonun partisi olarak huzurunuzdayız. Bizde ayrım yok; Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Abzhaza’sıyla, Boşnak’ıyla, Arnavut’uyla, Roman’ıyla yaratılanı Yaradan’dan ötürü seviyoruz, biz bu yola böyle çıktık, böyle seveceğiz.

Şimdi ben size diyorum ki; şöyle bir işaretimizi yapalım. Gür bir seda ile seslenelim, Türkiye duysun. Biz 77 milyon tek millet. Bayrağımız tek bayrak, ikinci bir bayrak asla. Üç; tek vatan, 780 bin kilometrekareyle, asla operasyon yaptırmayız. Kim ki bizim topraklarımız üzerinde operasyon düşünürse karşısında bizi bulur. Tek devlet, devlet içinde paralel devlet olmaz, buna müsaade etmeyiz. Demek ki tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Tamam? Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

Kardeşlerim, şarkımıza da hazır mıyız? Gür seda ile, tamam?

Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Yozgat’ı hatırlatıyor, bana her şey Türkiye’yi hatırlatıyor.

Evet, 10 Ağustos hayırlı olsun, şimdiden Ramazan Bayramınız mübarek olsun. Allah beraberliğimizi daim kılsın, kardeşliğimizi daim kılsın. Hepiniz inşallah tüm ailelerinizle mutluluk içerisinde Ramazan-ı bayramı yaşayın diyorum.

Kalın sağlıcakla.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.