Yükleniyor...

Basbakan Erdogan’in 18 Temmuz tarihli Bursa Mitingi konusmasinin tam metni

 

Bursa, Osman Gazi’nin şehri Bursa, Orhan Gazi’nin, Murat Hüdavendigar’ın, Yıldırım Beyazıt’ın şehri Bursa, sultanların, şairlerin, alimlerin şehri Bursa, yeşilin şehri, şifanın şehri, dostluğun, kardeşliğin şehri, çalışkanlığın şehri Bursa, bugün seni bir kez daha yürekten selamlıyorum.

Ey Bursa, aşkınız, sevdanız, ahdevefanız için bir kez daha sizlere teşekkür ediyorum. Daha en başından itibaren bu davaya, bu harekete, bu kutlu yürüyüşe sahip çıktığınız için her birinize sonsuz teşekkür ediyorum.

Bundan tam 4 ay önce, 20 Mart’ta Bursa’ya geldik, Bursa’da bu meydanda tarihi nitelikte bir miting gerçekleştirdik, hatırlıyorsunuz değil mi? ("Evet" sesleri) Bursa’da sizlerle dertleştik, Bursa’da sizlerle muhabbettik ettik, Bursa’da istişare ettik. 30 Mart’ta Bursa sandığa gitti, kendisine yakışanı yaptı, Bursa bir kez daha yüzde 50 oy oranıyla AK Parti’nin adaylarını Büyükşehirde, ilçelerde göreve getirdi. Bu muhteşem sonuçtan dolayı da sizlere ayrıca kutluyorum.

Rabbim kardeşliğimizi, muhabbetimizi daim eylesin. ("Amin" sesleri) Rabbim Bursa’yı ve Türkiye’yi bütün kötülüklerden muhafaza eylesin. ("Amin" sesleri) Rabbim şu mübarek Ramazan gününde inşallah dualarımızı kabul eylesin diyorum. ("Amin" sesleri)

Kardeşlerim, 12 yıl Türkiye’ye Başbakan olarak hizmet etme şerefine nail oldum, 4,5 yıl İstanbul’a Büyükşehir Belediye olarak hizmet etme şerefine nail oldum, Allah’a hamdolsun, milletimin yüklediği emaneti gururla, şerefle, büyük bir hassasiyetle taşıdım. 81 vilayete, 77 milyon kardeşimize ulaşmanın, onların elini tutmanın mücadelesini verdim. Türkiye’yi büyültmenin, yüceltmenin, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk Bayrağının itibarını artırmanın gayreti içinde oldum. Şimdi yeni bir makamda, daha üst bir makamda ülkeme, milletime, bayrağıma hizmet vermek için kutlu bir yola çıktık. 10 Ağustos’ta sizler takdir ederseniz, sizler yetki verirseniz Türkiye Cumhuriyeti’nin halk oylarıyla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olacak, o makamda Türkiye’ye, vatanıma, bayrağıma, milletime hizmetkar olacağım.

Kardeşlerim, Türkiye’de Gazi Mustafa Kemal’in ardından Cumhurbaşkanı seçimleri her zaman çok büyük sıkıntı oldu, çok büyük kriz oldu. 10 Kasım 1938’de Gazi Mustafa Kemal hayata gözlerini yumdu, hemen ertesi gün 11 Kasım’da askerler Meclisi kuşattı, zorla İsmet İnönü’yü Cumhurbaşkanı seçtirdiler. 1950 yılına kadar 12 yıl boyunca İsmet İnönü Milli Şef sıfatıyla Cumhurbaşkanlığı yaptı; CHP budur işte, CHP budur.

Ardından Türkiye demokrasiye geçti, Celal Bayar Cumhurbaşkanı oldu. 1960’da merhum Menderes Hükümetiyle birlikte Celal Bayar’ı o koltuktan indirdiler, idamla yargıladılar, eğer yaşlı olmasaydı asacaklardı. 1961’de darbece Cemal Gürsel’i yine zorla, zorbalıkla Cumhurbaşkanı yaptılar. 1966’da Cevdet Sunay yine bu şekilde Cumhurbaşkanı oldu. 1970’lerde askerler yine istedikleri cumhurbaşkanını seçtirmek için Meclisi kuşattılar, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Fahri Korutürk 1973’de Cumhurbaşkanı seçildi. 1980’de aylar boyunca Meclis başkanı seçemedi, 12 Eylül darbesi oldu, ardından Kenan Evren Cumhurbaşkanı seçildi. Merhum Özal ilk sivil Cumhurbaşkanıydı, CHP’nin ağır saldırılarına rağmen o makama seçildi. Sayın Demirel Cumhurbaşkanı seçildi ve 28 Şubat’ta kendisine verilen vazifeyi ifade edildi. Sayın Sezer Cumhurbaşkanı seçildi, o da kendisinden beklenen vazifeyi ifa etti.

2007 yılına gelince Meclis cumhurbaşkanı seçmeye hazırlanırken bir kez daha bu CHP kriz çıkardı, çünkü AK Parti’nin cumhurbaşkanı seçmesini istemediler, cumhurbaşkanı seçilemesin, Türkiye’de kriz çıksın diye ellerinden gelini yaptılar, 367 diye bir kural uydurup hukuku çiğnediler. Dönemin Cumhurbaşkanını, Anayasa Mahkemesi’ni, bazı hukukçuları yanlarına aldılar, Meclisin ve milletin iradesine karşı adeta savaş açtılar. Ne yaptık? Millete gittik. Önce 22 Temmuz seçimleriyle size geldik, ardından anayasa halk oylamasıyla size geldik. Genel seçimlerde, hatırlayın, siz yüzde 47 ile AK Parti dediniz, halk oylamasında yüzde 69’la evet dediniz, Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki krizleri sizler artık tarihe havale ettiniz, cumhurbaşkanını biz seçeceğiz dediniz.  Değerli kardeşlerim, Allah’ın izniyle 10 Ağustos’ta artık kararı siz veriyorsunuz, son sözü siz söylüyorsunuz.

Kardeşlerim, 2007’de bu CHP Mecliste cumhurbaşkanı seçilmesine karşı çıktı, aynı şeklide halkın cumhurbaşkanı seçmesine karşı çıktı, halk cumhurbaşkanı seçemez dediler, halk anlamaz dediler, halkın aklı bu işlere yetmez dediler. Ama biz ne dedik? Halk her şeyin en iyisin bilir, halk basiret sahibidir, feraset sahibidir, bal gibi cumhurbaşkanını da kendisi seçer dedik.  Cumhurbaşkanını halkın seçmesine karşı çıkan CHP şu anda cumhurbaşkanı adayı için halktan oy istiyor. Şimdi ben merak ediyorum, dün halk bu işten anlamaz diyen CHP hangi yüzle halkın karşına geleceksin, öyle mi, hangi yüzle? Kardeşlerim, bunlarda yüz yok ki. Ama ben diyorum ki, CHP’ye, MHP’ye, HDP’ye gönül veren kardeşlerim, size bu denli saygısız davrananlara karşı 10 Ağustos’ta cevabı vermeye hazır mıyız? ("Evet" sesleri) Hazır mıyız? ("Evet" sesleri) Hazır mıyız? ("Evet" sesleri) Bu iş bitmiştir. Bunlar sabah başka, akşam başkadır, hiçbir zaman dürüst olmadılar, hiçbir zaman ilkeli siyaset yapmadılar, hiçbir zaman milletin, ülkenin, hakkın ve hayrın yanında olmadılar. Bunlar eski Türkiye’nin karanlığından beslendiler, yeni Türkiye’den her zaman korktular.

Bakın, günlerce hesap yaptılar, şekiller çizdiler, üçgenler, çatılar çizdiler, ortaya çıka çıka paralel bir aday çıktı, sabah-akşam Pensilvanya, Pensilvanya’daki ihanet şebekesine selam çakıyor, millete değil Pensilvanya’ya yaranmaya çalışıyor.

Ben şuna gönülden inanıyorum: Bursa’daki CHP’li kardeşim bu adayı hazmedemedi ve hazmedemeyecek. (“Evet” sesleri) Bursa’daki MHP’li kardeşim bu paralel adayı hazmedemedi ve asla kabullenmeyecek. (“Evet” sesleri) Bu aday CHP’ye gönül veren kardeşlerime de, MHP’ye gönül veren kardeşlerime de dayatıldı. Dışarıdan birileri bu adayı bu iki partiye zorla dayattılar, parti yönetimlerine dayatırlar, ama parti tabanlarına dayatamazlar.

Ne diyor CHP’nin Genel Müdürü? Bu Genel Müdürün 92-98 aralarında SSK’da yaptığı görevi biliyorsunuz değil mi? (“Evet” sesleri) Geçenlerde sahurda bir televizyon kanalında Savaş Ay’ın onunla yaptığı röportajı izlediniz mi? (“Evet” sesleri) Merhum Ahmet Kaya’nın da olduğu program. İstanbul’da Ok Meydanı SSK Hastanesinin o halini gördünüz değil mi? (“Evet” sesleri) Samatya SSK Hastanesinin o haline gördünüz değil mi? (“Evet” sesleri) O serum şişeleri, o paslı serumların takıldığı o kancaların halini gördünüz değil mi? (“Evet” sesleri) O 3 yaşındaki yavrunun yanlış serum takılması sebebiyle nasıl kolunun kesildiğini gördüğünüz değil mi? (“Evet” sesleri) Ya adama soruyor Savaş Ay, adam sırıtıyor ya, üzülmesi gereken yerde sırıtıyor ya. Adam dertli değil, adamın ıstırabı yok, 3 yaşında yavru kolu kesiliyor adam dertli değil. Ve utanmadan diyor ki, 10 yıl önce daha iyiydi diyor. Eee, 6 yıldır buradasın ne iş yaptın ya?

Kardeşlerim, 3 koyun teslim edin inan kaybeder. Bunlara güven olmaz, bunlarda hiçbir hizmet yok.

Şimdi çıkmış ne diyor? Tıpış tıpış sandığa gideceksiniz, bu adaya oy vereceksiniz diyor. Kendi seçmenini adeta koyun yerine koyuyor. İnanıyorum ki, CHP, MHP, diğer partilerin seçmenleri koyun olmadıklarını 10 Ağustos’ta gösterecekler.

Kardeşlerim, CHP ve MHP’nin yönetimleri çok ama çok zor durumdalar. Eğer 10 Ağustos’ta bir kez daha kaybederlerse o koltuklarda oturamayacaklar, ben buna inanıyorum. 30 Mart’ta kaybettiler yüzsüzlük yaptılar, o koltuklarında oturmaya devam ettiler, ama 10 Ağustos’tan sonra artık bunu sürdüremeyecekler.

Bakın, MHP Genel Başkanı aylardır şahsıma sen Çankaya’ya çıkamazsın, seni oraya çıkartmayız diyordu. Herhalde şimdi oraya çıkacağımızı anladı, fakat çark etti; ne diyor? Şimdi diyor ki Bahçeli, velev ki Erdoğan cumhurbaşkanı oldu, onunla özel görüşme yapmayız diyor. Yani cumhurbaşkanı olacağımızı kabul etti, cumhurbaşkanlığı sonrası için şimdiden planlar yapıyor. Sayın Bahçeli, biz sizden bu tür sözleri çok duyduk çok. CHP ne diyordu? Eşi başörtülü bir cumhurbaşkanının resepsiyonuna gitmeyiz diyordu; öyle mi? Sayın Gül Cumhurbaşkanı oldu, ne yaptılar? Tıpış tıpış gittiler, aynı masada gelip oturdular. Bunlarda ufuk yok, bunlarda dürüstlük yok, bunlarda yalan çok. 12 Haziran seçimlerinin ardından Meclis’e gelmeyeceğiz dediler, hatırlayın, ne oldu? Tıpış tıpış geldiler. Ben ne dedim? Gelecekler dedim göreceksiniz. Yemin etmeyeceğiz dediler, tıpış tıpış yeminlerini de ettiler. Ya bunlarda dürüstlük yok, bunlarda yalan çok. MHP Genel Başkanı da eğer hala o koltukta oturuyor olursa, hiç merak etmeyin, sözünü yutacak, tıpış tıpış gelecek. Çünkü, MHP’nin bu yönetimi kendi iradesiyle, kendi aldığı kararlarla yürümüyor, verilen talimatlarla yürüyor. MHP’ye anında talimat geliyor, o da anında yerine getiriyor. İradelerini CHP’ye kiraya verdiler, iradelerini Pensilvanya’ya kiraya verdiler. İradelerine ipotek koyduranlara, milletim de sandıkta ipotek koyacaktır. Kendi iradesiyle hareket etmeyen bu CHP’ye, bu MHP’ye, diğer irili ufaklı partilere milletim 10 Ağustos’ta bir kez daha ders verecek.

Kardeşlerim, Bursa 2007’deki halk oylamasında bize yüzde 67 oy oranıyla destek verdi, yüzde 67. 2010 halk oylamasında Bursa yüzde 56’yla evet diyerek yanımızda durdu. 10 Ağustos’ta sadece AK Partililerden değil, Bursa’daki tüm siyasi kesimlerden yeni Türkiye için destek bekliyoruz. Bursa’nın sandıkları patlatmasını, sandıklardan en yüksek şekilde milletin adayına oy çıkmasını istiyoruz. Bursa, yeni Türkiye demeye hazır mıyız? (“Evet” sesleri) Milli irade demeye hazır mıyız? (“Evet” sesleri) Daha güçlü bir Türkiye demeye hazır mıyız? (“Evet” sesleri) Daha aydınlık bir Türkiye demeye hazır mıyız? (“Evet” sesleri) 10 Ağustos’ta sandıkları patlatıyor muyuz Bursa? (“Evet” sesleri) 10 Ağustos’ta yeni Türkiye’yi inşa ediyor muyuz Bursa? (“Evet” sesleri) Büyük Türkiye’ye evet mi? (“Evet” sesleri) Güçlü Türkiye’ye evet mi? (“Evet” sesleri) Öncü Türkiye’ye evet mi? (“Evet” sesleri) Milletin adayına evet mi? (“Evet” sesleri) Kim o aday? (“Recep Tayyip Erdoğan” sesleri) Maşallah, Bursa’da bir biiznillah bu iş tamam. Osmanlı’nın payitahtı Bursa kararını vermiş, cihan İmparatorluğu’nun başkenti Bursa bu işi bitirmiş; Allah hayırlı etsin. ("Amin" sesleri) Rabbim hepinizden razı olsun.

Kardeşlerim, bakınız biz göreve geldik… ("Bursa seninle gurur duyuyor” sesleri) Biz sizlerle gurur duyuyoruz.

Şimdi ben bir şey söyleyeceğim, ortada, karşımda iki tane aday var. Kardeşlerim, bunların bu ülkede esamesi nedir, ne yapmışlar, ne emekleri var? Yok.

230 milyar dolardan milli geliri aldık, şu anda 820 milyar dolara çıkarttık.

Kardeşlerim, şu anda CHP, CHP’nin yavrusu DSP, MHP, ANAP, IMF’ye borçlandılar 23,5 milyar dolar, biz geldik geçen yıl 14 Mayıs’ta bu borcu sıfırladık, artık borcumuz yok. Şimdi IMF bizden borç istiyor, biz de 5 milyar dolar borç verebiliriz dedik. 23,5 milyar doları ödedik, şimdi de 5 milyar dolar onlara borç vereceğiz.

Kardeşlerim, aynı şekilde bizim milli bankamız Merkez Bankası değil mi? ("Evet" sesleri) Merkez Bankası’nın döviz rezervi neydi biliyor musunuz? 27,5 milyar dolar. Ah kardeşlerim, şimdi ne oldu biliyor musunuz? 135 milyar dolar.  Hani ya bu MHP milliyetçiydi? Bunlar kafatası milliyetçisi, kafatası. El benim MHP’ye gönül veren kardeşlerim, eğer millik arıyorsan işte bu bizde. Merkez Bankamız bak nereye geldi, IMF’ye borç bitti, sıfırlandı. Artık ayakları üzerinde duran bir Türkiye var.

Göreve geldik, dünyadaki fakir fukaraya dağıtılan para neydi biliyor musunuz? 45 milyon dolar, şimdi 3,5 milyar dolar, neredeyse 1’e 9.

Kardeşlerim, bu millet sıradan bir millet değil, ama bunlar bizi ezdirdiler. Bizim ecdadımız buradan ta Açe’ye, Hint Yarımadası’na orada zulüm var diye donanma gönderen bir Osmanlı. Biz onun torunlarıyız be. İşte siz şimdi bu topraklarda yaşıyorsunuz. Çok önemli bu, sıradan bir olay değil, bunu çok önemsememiz lazım, onunu için şu toprakların kıymetini bilmemiz lazım.

Yola çıkarken ne dedik? Tek millet dedik. Ne dedik? Tek bayrak dedik. Ne dedik? Tek vatan dedik. Ne dedik? Tek devlet dedik. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet dedik; Rabia.

Kardeşlerim, bakınız 79 senede 6100 kilometre duble yol yaptılar, 79 sene, biz 12 senede 17000 kilometre bölünmüş yol yaptık; farkımız bu. Şimdi, inşallah biraz sonra anlatacağım, farklı hizmetlerle Bursa, Türkiye farklı bir yere doğru gidiyor.

Değerli kardeşlerim, bu Ramazan maalesef Filistin’de acı haberleri aldığımız bir Ramazan. Terör devleti İsrail günlerdir Gazze’yi bombalıyordu, şimdi kara harekatına başladı. Çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 240’dan fazla masum son hafta içinde şehit edildiler, 2000’den fazla masum da yaralandı. İsrail, okulları, hastaneleri, camileri acımasızca, insafsızca vurmaya devam ediyor. Ortadoğu’daki bu insanlık dışı saldırı devam ederken, ne yazık ki dünya susuyor, İslam ülkeleri susuyor. Bizim de Filistin için, Gazze için sesimizi yükseltiyor olmamızdan birileri ciddi manada rahatsız oluyor. İstiyorlar ki biz de susalım, istiyorlar ki biz de sesimizi çıkarmayalım, ama biz Türkiye Cumhuriyeti Devletiyiz. Biz şurada, yanı başımızda metfun Osman Gazi’lerin, Orhan Gazi’lerin, Yıldırım Beyazıt’ların torunlarıyız, herkes susar, biz susmayız.

Kardeşlerim, bakınız dünyada bazı liderler şu anda acayip, garip açıklamalar yapıyorlar. Bakıyorsunuz, çıkıyor bir tanesi diyor ki, İsrail savunma hakkını kullanıyor. Bir başkası çıkıyor, İsrail savunma hakkını kullanıyor. Ya Allah aşkına, nasıl bir savunma hakkı ki bu bunlardan kimse ölmüyor, ölenler sadece Filistinli. Şu ana 240’a aşkın ölü var, çocuklar var, kadınlar var, yaşlılar var, nasıl olur da bunu söyle söylersin? Efendim, Filistin’den roketler atılıyormuş. Ya bu roketler atılıyor da ne oluyor? Havada vuruyorlarmış roketleri. Bir kişi ölmüyor, nasıl oluyor bu iş ya?

Kardeşlerim, hepsi oyun, hepsi numara, bunlar samimi değil, bunlar dürüst değil. Yeni bir Haçlı ittifakıyla karşı karşıyayız, bu çok yanlış bir gidiş. Ben Batıya sesleniyorum, bu dürüst bir yaklaşım değil. Bu yaklaşım yarın inanıyorum ki sizleri de boğacaktır.

İşte buyurun, bakın Ukrayna hava sahasında Malezya uçağı maalesef Rusya tarafından füzeyle vurularak indirildi. Ne vardı bu uçakta? Kardeşlerim, çok enteresan, uçaktaki yolcuların yaklaşık 160 tanesi Hollandalı. Bakınız, Hollanda’dan Malezya’ya gidecek ve uçak Ukrayna sahasında vuruluyor. Bu nasıl bir yaklaşımdır, bu nasıl bir anlayıştır? Hani dünya barışı için koşacaktık, hangi dünya barışına çalışacaktık? Ve bunlar, ben güçlüyüm, istediğim gibi vururum, istediğim gibi indiririm diyenlerden. Biz de diyoruz ki, siz bu gücünüzü bir yere kadar kullanacaksınız. Ama unutmayın, bütün tuzakların üzerinde çok daha büyük bir tuzak var, o tuzak da bir gün sizi vuracak.

Bakın, bizim Filistin’in, Gazze’nin hakkını savunuyor olmamızdan sadece dışarıdakiler değil, içerideki bazıları da rahatsız. Pensilvanya’nın içerideki uşakları bizim İsrail’e hakkı söylüyor olmamızdan rahatsızlar. Pensilvanya’nın yayın organlarında İsrail’in aleyhinde bir haber görüyor musunuz? (“Hayır” sesleri) Bir yazı görüyor musunuz? (“Hayır” sesleri) Bunlar Mavi Marmara olayında da aynı şeyi yaptılar, şimdi de aynı şeyi yapıyorlar, çünkü bunlar İsrail destekli bir hareket olarak gidiyorlar.

CHP Genel Müdürü şu ana kadar çıkıp İsrail’e tek söz söyleyebildi mi? (“Hayır” sesleri) Buna cesareti yok, buna kudreti yok, buna icazeti yok. MHP Genel Başkanı aynı şekilde Filistin için tek bir cesur cümle kurabildi mi? (“Hayır” sesleri)

Cumhurbaşkanı adaylarına bakın Allah aşkına, sadece orta sahada top çeviriyor. Milletin değil, başka çevrelerin adayı olursanız işte böyle zelil olursunuz. Biz bu adayı İslam İşbirliği Teşkilatındaki icraatlarında gördük ve yanıldık. Ve geçen günü Dışişleri Bakanım anlattı, bu konuda neler olduğunu çok iyi biliriz. Ve şimdi bir de yalanlar konuşuyor. Bir defa, ya haddini bil, dürüst ol. Şimdi Bayram sonrası sesini yükseltecekmiş. Sesinin yükselttiği zaman, o zaman gerekli cevabı arkadaşlarım zaten kendisine verirler.

Kardeşlerim, Artvin Hopa’da Filistin’e büyük yardımlar yapmış, Mavi Marmara yardım gemisini oraya götürmüş İnsani Yardım Vakfına alçaklar saldırı düzenlediler. Bu CHP, bu MHP, onların monşer adayı ağızlarını bile açmadılar, hatta bazı CHP’li milletvekilleri çıktı bu alçakça saldırıyı övdüler, Pensilvanya medyası bu alçakça saldırıyı övdü. Bunlar nasipsiz, bunlar tarihimizden, ecdadımızdan, medeniyetimizden nasiplerini almamışlar.

Kardeşlerim, bize susmak yakışmaz. Şurada Osman Gazi Söğüt’te bir devlet kurdu, o devlet gitti Filistin’de adaleti sağladı, tüm Ortadoğu’da, Kuzey Afrika’da, Balkanlar’da asırlarca adaleti tesis ettiler. Çanakkale’de, Plevne’de, Irak’ta Osmanlı topraklarını savunmak için bizim Filistinli, Kudüslü, Gazzeli, Nabluslu kardeşlerimiz savaştılar ve bizim dedelerimizle birlikte şehit oldular.

Küçük devletler korkarlar, susarlar, biz küçük devlet değiliz, susmayacak, Filistin davasını haykırmaya devam edeceğiz. Buradan soruyorum, ey Avrupa Birliği, neden susuyorsunuz? Mısır’a sustunuz, Irak’a sustunuz, Suriye’ye sustunuz, Filistin’de insanlık onuru ölüyor, neden susuyorsunuz? Buradan Birleşmiş Milletlere soruyorum, daha ne kadar susacaksınız? Filistinli çocuklar çocuk değil mi? Filistinli kadınlar kadın değil mi? Ey insan hakları örgütleri, daha ne kadar 3 maymunu oynayacaksınız?

Bakın, İsrailli bir kadın milletvekili çıktı, kadınlık adına bir rezalet. Ne diyor? Bütün Filistinli anneler ölmeli diyor. Kardeşlerim, İsrail bu, İsrail Parlamentosundaki zihniyet bu. Dünyadan bir tepki duydunuz mu? İnsan hakları örgütlerinden, kadın örgütlerinden bir tepki duydunuz mu? (“Hayır” sesleri) Dünya seyretse de ben hanım kardeşlerime sesleniyorum, biz seyretmeyeceğiz. (“Evet” sesleri) İslam ülkeleri Filistin’e sırtını dönse de biz dönmeyeceğiz; tarih bize bunu emrediyor, ecdadımız bize bunu söylüyor, Osman Gazi, Orhan Gazi bizden bunu bekliyor. Elimizle, dilimizle, hiçbir şey yapamasak da kalbimizle hakkı haykırmaya devam edeceğiz; bu da imanın en zayıf derecesidir.

Kardeşlerim, 12 yıl boyunca Bursa’yla, Bursalı kardeşlerimin sorunlarıyla yakından ilgilendim. Bursa’yı daha da kalkındırmak, Bursa’yı daha da güzelleştirmek, belediyelerimizle Hükümetimiz el ele Bursa’nın yanında olduk, Bursa’yı tarihin en büyük yatırımlarıyla hamdolsun zenginleştirdik.

12 yılda Bursa’ya ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 16 katrilyon. Ulaştırma ve haberleşmede 3 katrilyon, orman ve su işlerinde 1 katrilyon 700 trilyon, toplu konutta 1 katrilyon 600 trilyon, eğitimde 1,5 katrilyon, tarım ve hayvancılıkta 743 trilyon, sağlıkta 574 trilyon yatırım yaptık.

Şimdi 45 bin seyirci kapasiteli Büyükşehir Stadı, yani sizin deyiminizle Timsah Arena’nın yapımı devam ediyor. Bu stadı inşallah önümüzdeki sezona yetiştiriyoruz.

2 yıl öne Bursa yüksek hızlı tren projesini başlattık, şu anda yapımı devam ediyor.105 kilometrelik çift hatlı yeni hızlı tren yoluyla Bursa’yı Bilecek üzerinden yüksek hızlı tren ağına bağlamak için dağları deliyoruz. 105 kilometrenin 33 kilometresi tünel, 12 kilometresi viyadük, toplam 2,5 milyar lira, yani 2,5 katrilyon. Bursa’yı Bilecik’e, Sakarya’ya, İzmit’e, İstanbul’a, Eskişehir’e, Ankara’ya, oradan Sivas’a, Konya’ya, yine Polatlı kavşağından Afyon, Uşak, Manisa, İzmir illerimize bağlıyoruz.

Kardeşlerim, yüksek hızlı tren bitince Ankara-Bursa arası ne olacak biliyor musunuz? 2 saat 15 dakika.

Yük treni ayrıca bunu işletiyoruz, Bursa sanayisinde üretilen ürünlerin demir yoluyla yurt iç ve yurt dışı pazarlaması sağlanacak.

Bursa-Gemlik demir yolu hattının da proje çalışmaları devam ediyor.

Ankara-İzmir Otoyolu projemizin içerisine Bursa’yı da dahil ettik, şu anda yoğun bir çalışma var. 2023 hedef projelerimizden olan otoyolun ön proje çalışmalarını bu yıl tamamlıyoruz.

Değerli kardeşlerim, inanın Bursa’ya yaptığımız tüm hizmetleri burada tek tek anlatmaya kalksam saatler, günler yetmez. Onun için burada, bu Ramazan gününde Bursa’ya kazandırdığımız hizmetleri tek tek saymayacağım.

Ben burada şunu özellikle bilmenizi istiyorum: Allah nasip eder de milletimin teveccühüyle, sizin teveccühünüzle cumhurbaşkanlığına seçilirsem, size söz veriyorum, Bursa’da devam eden tüm yatırımların, tüm hizmetlerin takipçisi olacağım, hiçbir hizmet yarım kalmayacak. Seçilmiş bir cumhurbaşkanı halkın oylarıyla, seçilmiş bir başbakan, kabine el ele verecek ve inşallah aynen kaldığımız yerden pik yaparak yola devam edeceğiz.  Zira, anayasamızda zaten cumhurun başı cumhurun her ihtiyacıyla ne yapar? İlgilenir.

(“Vur vur inlesin, Ekmeleddin dinlesin” sesleri) Kardeşlerim, değer mi? Hiç gerek yok, o bizim muhatabımız değil. Bizim muhatabımız millet, siz bizim rotamızı çizdiniz. Şair ne diyor? Yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan, sana selam getirdim Ulubatlı Hasan’dan. Elde sensin, dilde sen, gönüldesin, baştasın, Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın. Böyle yürüyeceğiz bu yolda. İşte bunun için bizim hizmet sevdamız asla bitmeyecek, hiç endişe etmeyin.

Kardeşlerim, bakınız faiz yüzde 63’tü, şimdi 8,5.

Kardeşlerim, bakınız devletin borçlanması neydi biliyor musunuz, milli gelire oranla yüzde 73, şimdi 35. Yani biz geldiğimizde 100 liranın 73 lirası borçtu, şimdi 100 liranın 35 lirası borç; bak nereden nereye düştü, daha iyi olacak evvel Allah. Biz yolsuzlukla mücadele dedik bunu başardık, yasaklarla mücadele dedik bunu başardık, yoksullukla mücadele dedik bunu başardık. Bunlar iftiralarını atarlar, ama müfteriler o iftira çamuru içerisinde inşallah batarlar.

Kardeşlerim, şimdi ben diyorum ki, biz sizi Allah için seviyoruz. Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Türkiye’de 10 Ağustos’ta bir ilk yaşanacak, sandıklarda tarih yazılacak. Onun için sizlerden özellikle rica ediyorum, ablalar, durmak yok değil mi?  ("Evet" sesleri) Kapı kapı dolaşacak mıyız? ("Evet" sesleri) Bu tarihi anı hep beraber yaşayacak mıyız? ("Evet" sesleri)

Çocuklarınıza, torunlarınıza bir emanet bırakacaksınız; ne biliyor musunuz? Benim annem, benim anneannem, babaannem işte bu milletin seçtiği cumhurbaşkanı oylamasına gitmişti, oraya oyunu vermişti, bunu bize anlattı diyecekler. Bu güzelliği hep beraber yaşayalım inşallah.

Ağabeyler, aynı şekilde kapı kapı dolaşmaya varız değil mi? ("Evet" sesleri)

CHP’nin Genel Müdürü tıpış tıpış sandığa gideceksiniz diyor. Ben demiyorum, ben milletime böyle hakaret edemem, milletimin iradesine ipotek koyamam, böyle bir hakkım yok, milletim demokratik iradesini, hakkını en güzel şekilde evvel Allah kullanır.

Hatırlarsanız, 30 Mart seçimlerinde bunlar seçmenlere ne diyordu? Bas geç. Bu ne edeptir ya? Şimdi de tıpış tıpış gideceksiniz diyorlar; o üslup bize yakışmaz. Hani bizde bir söz var ya, üslubu beyan, ayniyle insan. Biz milletimizle sahici bir dil kullanıyoruz.

Burada Bursalı kardeşlerimden bir şey rica ediyorum,  mutlaka sandığa gidin. Sandığa gitmeye var mıyız? ("Evet" sesleri) Gitmeyenleri götürmeye var mıyız? ("Evet" sesleri) Yeni Türkiye’nin kuruluşu için mutlaka, oy pusulasında 3 fotoğraf var, birinci sırada bu kardeşiniz var, ikiyi, üçü söylememe gerek yok.

Kardeşlerim, şimdi hazır mıyız? ("Evet" sesleri) Ama gür sedayla; tamam? Bütün bursa duysun.

(Halkla beraber söyleniyor)

Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

Şimdi geliyoruz şarkımıza; beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey Bursa’yı hatırlatıyor, bana her şey Türkiye’yi hatırlatıyor.

Günümüz kutlu olsun, 10 Ağustos hayırlı olsun. ("Amin" sesleri) Kadir Geceniz mübarek olsun.  ("Amin" sesleri) Ramazan Bayramınız alemi İslam’ın, insanlığın birliğine, beraberliğine, barışına vesile olsun diyorum. ("Amin" sesleri)

Dualar Filistin için, dualar Suriye için, dualar Irak için, dualar Mısır için. ("Amin" sesleri) Unutmuyoruz değil mi? ("Evet" sesleri)

Sağ olasınız, var olasınız.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.