Basbakan Erdogan’in 20 Temmuz tarihli Hatay Mitingi konusmasinin tam metni
Hatay, kardeşliğin şehri Hatay, dayanışmanın şehri Hatay. Suriyeli muhacir kardeşlerine ensar olan Hatay; seni bugün bir kez daha yürekten selamlıyorum Hatay. Habib-i Neccar’ın şehri, Bayezid-ı Bestami’nin şehri, Cemil Meriç’in şehri Hatay; seni bir kez daha gönülden selamlıyorum. Buradan Hatay’ın kardeşi şehirleri selamlıyorum, İdlib’in mazlumlarını selamlıyorum, Lazkiye’nin, Tartus’un, Hama’nın, Humus’un, Halep’in, Şam’ın mazlumlarını selamlıyorum. Buradan Trablus’u, Beyrut’u selamlıyorum, buradan Nablus’u, Ramallah’ı, Kudüs’ü, özellikle de Gazze’nin yiğitlerini, Gazze’nin kahramanlarını selamlıyorum. Rabbim bütün o mazlumların yar ve yardımcısı olsun. Rabbim mübarek Ramazan gününde oruçlarını ölümle, şehadetle açan o mazlumlara sabır, tahammül, dayanma gücü nasip etsin. (“Amin” sesleri) Allah tüm Müslümanlara kardeşlik hukukunu hatırlama, akıllarını başlarına alıp zulme karşı itiraz etme gücü nasip etsin. (“Amin” sesleri) Irak’ta Suriye’de, Filistin’de, Mısır’da zulmün altında inim inim inleyen kardeşlerimize Allah merhamet etsin. Şu mübarek günde Rabbim inşallah dualarımızı kabul etsin diyorum. (“Amin” sesleri)
Kardeşlerim 4 ay önce Hatay’a geldik, bu meydanda mitingimizi yaptık. Hatay 30 Mart’ta bize yüzde 40 destek verdi, bu bizim adayımızın seçilmesi için yeterli olmadı. Fakat 16 büyük şehirle beraber ilçesi olan Hatay’ımızda 11 ilçeyi AK Parti’ye verdiniz, bundan dolayı teşekkür ediyorum. Ve Büyükşehir Belediye Meclisinin büyük bir çoğunluğunu, 87 üyenin 50’sini AK Parti’ye verdiniz, bundan dolayı da teşekkür ediyorum. Bizim siyasetimizde kırgınlık olmaz, bizim siyasetimizde küskünlük olmaz. Bizim siyasetimizde kazanamadığı yere sırtını dönmek olmaz. 81 vilayet bizim nazarımızda birdir, 77 milyon bizim nazarımızda aynıdır. (“Hatay seninle gurur duyuyor” sesleri) Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Hatay’a 12 yıl boyunca hizmet ettik. Bugün de, yarın da Hatay’a hizmet etmeyi sürdüreceğiz. Fakat Hatay’ın ortasından geçen şu ırmağı görünce onun içindeki pislik, onun şu anda içinde bulunduğu durum gerçekten beni üzdü. Şimdi diyorum ki hadi bakalım Büyükşehir Belediye Başkanı kendini göster, burayı temizle.
Kardeşlerim, ana arterlerin tamamıyla temizliği büyükşehir belediyelerine aittir. Bakın gelirken yemyeşil olan orta refüjdeki ağaçların Karayollarınınki yeşil, Karayolu bitiyor Büyükşehir başlıyor, orada o canım canım ağaçlar kurumaya başlamış; işte zihniyet bu, zihniyet bu, CHP zihniyeti kuraklıktır, CHP zihniyeti pisliktir, CHP zihniyeti susuzluktur.
Kardeşlerim, onun için adımlarımızı dikkatli atmamız lazım. İnşallah Hatay bütün bunları çok daha şu anda ayniyle görmek suretiyle gereken dersi de en yakın zamanda bu zihniyetlere verecektir. Biz Hatay’la iftihar etmeye, Hatay’la gurur duymaya devam edeceğiz. Ben inanıyorum ki Hatay 30 Mart’ı 10 Ağustos’ta telafi edecek, buna inanıyorum. 10 Ağustos’ta Hatay milletin adayına sahip çıkacak. 10 Ağustos akşamı inşallah gözümüz Hatay’da olacak, Hatay’dan gelecek sonuçta olacak. Hatay’dan çok farklı bir sonuç bekliyoruz, tamam? (“Tamam” sesleri) Hatay’da sadece AK Partili kardeşlerimizden değil CHP’ye gönül vermiş, MHP’ye gönül vermiş, HDP’ye gönül vermiş, Saadet Partisi’ne, Büyük Birlik Partisi’ne velhasıl gönül vermiş kardeşlerimizden de büyük destek alacağımızı umuyorum.
Kardeşlerim, bakın biz 5 Temmuz’da Samsun’dan yola çıktık. Samsun’da ilk adımı attık, ardından Erzurum, ardından Denizli, Tokat, Yozgat, Antalya, Şanlıurfa, ardından Sakarya, Tekirdağ, Bursa, Ordu, 5 Temmuz’dan bugüne kadar 11 ilimizde miting yaptık. Bunun yanında ilçe mitingleri yapıyorum ve gittiğim her ilde 5 bin, 10 bin, 15 bin kişilik iftarlar yapıyoruz. İftar sofralarında da halkımızla beraberiz hamd olsun. Şimdi bu akşam da iftarımızı İskenderun’da açacağız.
Kardeşlerim, Ankara’da, İstanbul’da devasa kapalı salon toplantıları yaptık. Biz milletimizle birlikteyiz, biz milletimizin içindeyiz. Muhalefet inanın şu 10 Ağustos bir geçse de bu işten kurtulsak diyor, muhalefet bu. Cumhurbaşkanlığı seçimi bu CHP’ye, bu MHP’ye büyük dert oldu. Neden? Çünkü kaybederlerse bunun bedelini ağır ödeyeceklerini biliyorlar. Taban şimdiden kaynıyor, taban kendilerine dayatılan adaya itiraz ediyor. Taban bizim içimizden bir aday çıkaramadınız mı diyor, isyan ediyor.
Bakın sevgili kardeşlerim, CHP ve MHP’nin ortak adayı, ithal adayı dün kendisini destekleyen partilerin sayısının 9’a yükseldiğini söylüyor. Gerçekten bu işten çok uzak, bu işi hiç mi hiç bilmiyor. CHP ile MHP’yi bir kenara koyun, 7 partinin oy oranı ne biliyor musunuz? Yüzde 1’e bile ulaşmıyor. Her zaman söylüyorum ya, 40 çürük yumurtadan bir sağlam yumurta etmez. Fakat enteresan bir şey daha var, bakın bu partilerin ismini saymıyor ha. Niye saymıyor? Çünkü bir tanesi Sosyalist İşçi Partisi, bir tanesi Devrimci Halk Partisi bu ortak adayı destekleyeceğini açıklamış. Bunların ismini saymıyor, çünkü bunların ismini sayarsa MHP tabanının, BBP, yani Büyük Birlik Partisi tabanının bunlardan ciddi şekilde rahatsız olacağını biliyor. Allah aşkına şu MHP’nin haline bakın ya, Sosyalist İşçi Partisi’ni çatısı altına aldı, Devrimci Halk Partisi’ni çatısının altına aldı. MHP Genel Başkanı susuyor, ama biz susmayacağız. MHP Genel Başkanı saklanıyor, ama biz onu unutmayacağız. Şimdi çıksın aynı çatının altına girdiği bu partilerle işbirliğini tabanına açıklasın. Bu MHP yönetimi inanın en zavallı, en acınası günlerini yaşıyor. Getirdiler MHP’ye dışarıdan bir aday dayattılar, MHP yönetimi boynunu büktü. Sorgusuz, sualsiz bu adayı kabullendi. Orada kalmadılar, şimdi toplumda hiçbir karşılığı olmayan marjinal partilerle yol arkadaşlığı yapmak zorunda kaldılar. MHP buna itiraz edemez, çünkü MHP bütün iradesini CHP’ye, Pensilvanya’ya kiralamış durumda. Ama benim MHP’li kardeşim buna çok güçlü şekilde itiraz edecek, ben buna inanıyorum. İnşallah benim MHP’li kardeşim tıpış tıpış değil kendi iradesiyle sandığa gidecek, bu MHP yönetimine gereken dersi orada verecektir.
Kardeşlerim, bu tespih taneleri gibi dizilen partilere dikkat edin. Bunların tamamı eski Türkiye partileridir, bunların tamamı statüko partileridir. Bunlar değişim istemez, bunlar Türkiye’nin büyümesini, gelişmesini, aktif, öncü bir ülke olmasını istemez. Bunlar reform istemez, demokrasi istemez, bunlar büyük ekonomi istemez. Üstelik bunlar üç aşağı beş yukarı 2010 halkoylamasında da bizim karşımıza tek blok halinde çıktılar. Ne oldu? Milletim bunlara itiraz etti, milletim bu şer ittifakına gereken cevabı hatırlayın yüzde 58 oy oranıyla Anayasa değişikliğini kabul etti. Diyorum ya 40 çürük yumurtadan bir sağlam yumurta çıkmaz. İnşallah 10 Ağustos’ta da milletim sandığa gidecek, bu ittifaka gereken cevabı en güzel şekilde verecektir.
Kardeşlerim, 12 yıl boyunca bütün mücadelemiz Türkiye’nin büyümesiydi. 12 yıl boyunca demokrasinin standartlarını daha da yükseltmek, toplumsal barışı daha da güçlendirmek için mücadele ettik. Türkiye’yi dünyada ve bölgesinde aktif, öncü, lider bir ülke yapmanın mücadelesini verdik. Karşımıza çok büyük engeller çıkardılar. Karşımıza darbe senaryoları çıktı, onları da aştık. Karşımıza çeteler çıktı, mafya çıktı, onlara da gereken cevabı verdik. Komplolar, tahrikler, tuzaklarla önümüzü kesmek istediler; hepsini geride bıraktık, biz yeni Türkiye’ye inandık.
Kardeşlerim, yeni Türkiye nedir? Yeni Türkiye kardeşliktir, yeni Türkiye dayanışmadır, yeni Türkiye büyük ekonomidir, yeni Türkiye öncü ülkedir, büyük ülkedir. Parası, bayrağı, pasaportu itibarlı ülkedir. Bütün engellere rağmen biz bu yeni Türkiye’yi inşa ediyoruz ve inşallah milletimizle birlikte inşa etmeyi sürdüreceğiz.
Bakın unutmayın kardeşlerim; Reyhanlı’da 53 kardeşimizin şehit edildiği alçakça bir saldırı yaptılar. Bu saldırıda dışarıdaki alçaklar kadar içerideki hainler de rol aldılar. Kim vardı bu rolün içerisinde? CHP vardı. Sınır şehirlerimizde bu tür provokasyonları defalarca denediler, sınır kapılarımızda denediler. Hatay’ın içinde farklı yaşam tarzlarına sahip kardeşlerimizi tahrik ederek sorun çıkarmak istediler. Amaçları yeni Türkiye’yi engellemekti. Ama benim Hataylı kardeşim bir oldu, beraber oldu, sabretti, bu alçakça provokasyonu aştık.
Kardeşlerim, şunu bilmenizi istiyorum: Biz Ortadoğu’daki çatışmaların hiçbirinde taraf değiliz. Mezhepler arasında tarih boyunca taraf tutmadık, bugün de taraf tutmuyoruz. Dinler arasında taraf tutmadık, bugün de taraf tutmuyoruz. Ha biz tarafız, nerede? Bak biz Hakk’ın tarafındayız, biz sadece adaletin tarafındayız, biz barışın tarafındayız. Biz Irak’ta herhangi bir mezhebin, herhangi bir örgütün değil sadece Hakk’ın, sadece mazlumların yanındayız.
Kardeşlerim, nedir o iş? Yok Şia, yok Sünni, ben Şia’nın ileri gelenlerine hep şunu söyledim: Ya bırakın dedim şu Şia’lığı, Sünniliği, biz Müslüman değil miyiz? Müslümanız, ha o zaman bu ölümler niye? Şu Suriye’de 200 bin insan öldürüldü. Siz bu öldüren adama hala katil gözüyle bakmıyorsunuz. Bu Esad denilen katili hala nasıl savunursunuz? Mezhep aşkına bir katil savunulabilir mi, onun yanında olunabilir mi? Ama Kılıçdaroğlu gibiler olur. Olur, çünkü onların bakışı başka, bizim bakışımız başka. Bu kardeşiniz Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Arap’ıyla, Abhaza’sıyla, Boşnak’ıyla, Pomak’ıyla, Roman’ıyla, Alevi’siyle, Sünni’siyle hepsini seviyorum, beni yaratan Allah yarattığı için seviyorum.
Kardeşlerim, şu Hatay’a verilen hizmetlerde biz bir ayrıma gittik mi? Şu anda bu verdiğimiz hizmetlerden Hatay’ın tamamı istifade ediyor mu? ("Evet" sesleri) Burada şu mezhep, bu mezhep dedik mi? ("Hayır" sesleri) Ah kardeşlerim, biraz sonra verdiğimiz hizmetlerin rakamsal olarak sizlere miktarını açıklayacağım. Suriye’de CHP’nin yaptığı gibi zalim Esad’ın yanında değil halkın, Hakk’ın, adaletin, mazlumların yanındayız. Ortadoğu’da, özellikle Irak’ta ve Suriye’de zulmün artık sona ermesini, kardeş kavgasının bitmesini, zalimlerin artık çekilmesini ve halkların huzur bulmasını istiyoruz. Bunu tesis etmek, bunu temin etmek için de imkânlarımız dâhilinde elimizden ne geliyorsa onu yapacağız.
Kardeşlerim, bakın 3,5 yıldır Suriyeli mazlum kardeşlerimize kapılarımızı açık tuttuk. Bunun Hatay’da, Kilis’te, Şanlıurfa’da, Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirlerimizde belli bazı sıkıntılar doğurduğunu biliyorum. Kardeşlerim, dost zor zamanda belli olur. Bombalardan kaçan bu insanlara eğer biz kapımızı açmazsak yarın aynı şeyle biz baş başa olursak ne olacak? Biz öyle bir ecdadın torunlarıyız ki ta Hint Yarımadasında zulme uğrayan bir avuç insan için buradan oraya donanma göndermiş bir ecdadın torunlarıyız. Osmanlı’nın torunu olmak kolay değil.
Kardeşlerim, tarihi bir sorumluluğumuz var, bu tarihi sorumluluğun gereğini yerine getiriyoruz. Kardeşlik, işte bu zor zamanlarda ortaya çıkıyor. Ensar olmak fedakârlık demektir, ensar olmak sofrasındaki ekmeği muhacirle paylaşmak demektir. Suriye’deki bu zulüm ilelebet devam etmeyecek, er ya da geç Suriyeli misafirler evlerine dönecekler. İşte o zaman bize ensar olmanın gururu kalacak. Yüzyıllarca devam edecek bir kardeşliğin temelleri daha da güçlenmiş olacak.
Esad yanlıları ve onlarla birlikte bu CHP’liler ise çeşitli şehirlerimizde provokasyon yapmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Sakın bunlara aldanmayalım, bunların tuzağına asla düşmeyelim. Yarın bize ensar olmanın şerefi, onlara yaptıkları provokasyonların utancı kalacaktır.
Kardeşlerim, şu anda bu mübarek Ramazan günlerinde zulme maruz kalan bir diğer kardeşlerimiz de ne yazık ki Filistin’de. İsrail denilen terör devleti bir yandan Gazze’yi acımasızca vuruyor, bir yandan bölge barışını, dünya barışını dinamitliyor. Kardeşlerim, kumsaldaki oynaşan çocukları vuruyorlar ya.
Şimdi ben soruyorum; ey Amerika neredesin, ey Rusya neredesin, ey Batı neredesin, ey dünya neredesin? Sesleri çıkıyor mu? Bakın şu ana kadar Türkiye gibi, Katar gibi, Şili, Venezüella, Ürdün gibi ülkelerin dışında son olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Çin’in de olumlu açıklamalarını gördüm, İsrail’e gereken net tepkiyi gösteren devlet olmadı. Ama dikkatinizi çekiyorum; ülkelerin yönetimleri sussa da halklar susmuyor. İşte Londra’da halklar ayaklanıyor. Paris’te izin vermedikleri halde halk kalkıyor ayaklanıyor. New York’ta öyle, 100’ü aşkın ülkede halklar ayaklanıyor. Avrupa’da çok büyük gösteriler yapıldı, yapılıyor. Türkiye’de her gün protestolar yapıldı, yapılıyor. Şimdi İstanbul mitingimiz inşallah bunun finali olacaktır. Ağırlıklı olarak İstanbul’da inşallah Anadolu yakasında 1 milyon 250 bin metrekarelik alanda inşallah o dev mitingimizi yapacağız. İsrail her zamanki gibi Filistinlileri acımasızca katledeceğini, karşılığında da hiçbir tepki görmeyeceğini zannediyordu. Ama dünya halkları artık bu zulme, bu barbarlığa, gaddarlığa tepki gösteriyor. Şu hale bakın İsrail Gazze’ye ölüm yağdırıyor. Bazı İsrailliler de seyir terasına çıkıyor, film izler gibi bombaları izleyip alkış tutuyor. Hatta bir gazeteci, CNN’nin muhabiri bundan şikâyet edince onu tehdit ediyorlar. CNN yönetimi de o gazeteciyi oradan alıyor. İsrail Parlamentosunda “bütün Filistinli anneler ölmeli” diyen o kadın milletvekiline dünyadan tepki yok. Sen nasıl kadınsın ya, sen nasıl kadınsın? Senin genlerinde başka bir şey var ya. Sen bütün Filistinli anneler ölmelidir nasıl dersin ya? Soruyorum ey dünyadaki kadın hakları örgütleri, insan hakları örgütleri; siz, sizin gibi düşünen kadınlar olunca mı yanlarında yer alıyorsunuz? Yazıklar olsun, yazıklar olsun. Türkiye’deki kadın örgütlerinin bir kısmına da sesleniyorum; sizin sesiniz niye çıkmıyor? Yoksa Kılıçdaroğlu’ndan izin mi alamadınız, Bahçeli’den izin mi alamadınız? Filistinli çocukların ölmesini isteyenlere karşı tepki yok. Gazze’deki, Gazze hastanelerinde yaşanan drama karşı tepki yok.
Kardeşlerim, zaman zaman yaşananları Hitler zulmüne benzetince bana tepki gösteriyorlar. Allah aşkına, İsrail’in yaptığının Hitler’in yaptığından ne farkı var? Niye rahatsız oluyorsunuz? Aslında İsrailliler benim bu benzetmemden memnun olmaları lazım. Ha İsrail yönetimi, Hitler’in sizin atalarınıza yaptığından daha beterini siz Filistin’e yapıyorsunuz. O nasıl bir soykırımsa, senin yaptığın daha büyük bir soykırım. İsrailli kadın parlamenterin söylediğinin Hitler zihniyetinden ne farkı var? Ne diyor? Şu hale bakın, Müslüman bir hamile kadını kurşunlamaktan çekinmeyin diyor. Aynı anda 2 kişiyi öldürmüş olacaksınız diyor. Hamile, hamileye kurşun sıkmaktan bahsediyor ya, şu kadına bakın. Bu alçaklık neyle izah edilebilir? İçeride İsrail’e tek çift laf söyleyemeyenler, AK Parti Hükümetini eleştirip aradan savuşmaya çalışıyorlar. Şimdi dışarıda da bunu yapanlar çıkıyor. İsrail’e söz söylemeye cesareti olmayanlar bizi eleştirip konuyu kapatacaklarını zannediyorlar. Bakın buradan bütün dünyaya sesleniyorum; biz Hitler zulmüne elbette karşıyız, biz antisemitizme elbette karşıyız. Ama herkes bilsin ki; biz Hitler’in izinden giden İsrail gibi terör devletlerine de karşıyız. Antisemitizme karşı olduğumuz kadar İslamofobiya da karşıyız. Onun için hakkı en yüksek sesle haykırmaya devam edeceğiz. Kim rahatsız olursa olsun, İsrail terörünü eleştirmeye, Filistin davasını savunmaya devam edeceğiz. Yeryüzünde vicdanların harekete geçmesi için ne gerekiyorsa onu yapmaya devam edeceğiz. CHP susuyor, MHP susuyor, ama biz susmayacağız. Ne yapıyorlar? Gazze’ye başsağlığı dileyip sonra Hükümeti eleştiriyorlar. İsrail’e ciddi hiçbir söz söylemiyorlar. Tarihleri boyunca dik durmadılar, bugün de eğilip bükülüyorlar. Çok enteresan dün Pensilvanya’daki zat sözüm ona, sözüm ona itikâftan çıkmış, Gazze için taziye yayınlamış. Sevsinler seni. İsrail’e bir tek söz var mı? Yok. İsrail’i eleştiren bir tek cümle var mı? Yok. Dün Ordu’da da söyledim, ipini elinde tutan efendisine elbette söz söyleyemez.
Kardeşlerim, çok dua edeceğiz Filistinli kardeşlerimiz için, Suriyeli mazlumlar için, Irak’taki kardeşlerimiz için, Libya’daki kardeşlerimiz için, Myanmar’daki kardeşlerimiz için, Patani’deki kardeşlerimiz için çok dua edeceğiz. Bu mübarek Ramazan günlerinde Rabbimin onlara felah vermesi, huzur vermesi için dualarımızdan kardeşlerimizi inşallah eksik etmeyeceğiz.
Sevgili kardeşlerim, 12 yıl boyunca bütün şehirlerimize olduğu gibi Hatay’ı büyültmek, Hatay’ı hak ettiği yere çıkarmak için büyük bir azimle çalıştık. Barışın, kardeşliğin şehri, anavatanımızın son parçası Hatay’ın benim gönlümde, benim nezdimde farklı bir yeri var. Bu anlayışla Hatay’a tarihinin en büyük hizmetlerini götürdük. Ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 12 yılda 11 katrilyon yatırım yaptık, 11 katrilyon.
Kardeşlerim, ulaştırma ve haberleşmede 1 katrilyon 300 trilyon yatırım yaptık. Tarım ve hayvancılıkta 1 katrilyon 300 trilyon yatırım yaptık. Eğitimde 1 katrilyon 200 trilyon yatırım yaptık. Aile ve sosyal politikalarda 1 katrilyon 100 trilyon yatırım yaptık. Orman ve su işlerinde 410 trilyon yatırım yaptık. Sağlıkta 320 trilyon yatırım yaptık.
Sevgili kardeşlerim, 22 Mart’ta buraya sizlere müjdelerimle gelmiştim. Kardeşlerim, aşılmaz denen Gâvur dağlarını aşacağımızın, Hatay’ın çılgın projesi Amanos Tüneli’ni inşa edeceğimizin müjdesini vermiştim. Amanos Dağları’na tünel açarak Hatay merkezini Akdeniz’le birleştiriyoruz. Yaklaşık 15 kilometre uzunluğunda 4 adet tünel, 5 adet viyadük ve 6 adet köprü yapıyoruz. Amanos Tüneli’yle Gaziantep-İskenderun arası 85 kilometre, Kahramanmaraş-İskenderun arası 35 kilometre, Kilis-İskenderun arası ise 40 kilometre kısalacak.
Kardeşlerim, Amanos’larda tünel faaliyete geçince sanayiciye Hatay’ın doğusunda ve güneydoğusunda yer açılacak, buralar yatırıma kavuşacak. Tünel yapıldığı zaman Güneydoğudan gelen ticari mallar tünellerden kolayca limana ulaşacak. Yatırımcılar 20 dakikada hammaddelerini limandan bölgeye getirebilecek. Ülkemizin en önemli liman şehirlerinden biri olan İskenderun’a modern bir yük merkezi kuruyoruz, şu an proje çalışmaları devam ediyor. Antakya’ya modern teknolojilere göre tasarlanmış -bu müjdemi iyi dinleyin- 750 yataklı bir bölge hastanesi kazandırıyoruz, yapımı süratle devam ediyor. İnşallah hedef bu yılın sonunda bitirmek, inşallah. Bu hastaneyle Hatay bölgesinin önemli bir sağlık merkezi haline gelecek.
Hatay’ımızın bereketli ovalarına can suyu sağlayacak dört adet baraj yapıyoruz, dört. Birincisi, Reyhanlı Barajı; yapımı sürüyor, inşallah hedefimiz önümüzdeki yılsonuna kadar bitirmek. İki; Büyük Karaçay Barajı, bunun da yapımı devam ediyor, bu yıl içinde hedefimiz onu da yılsonuna kadar tamamlamak. Üçüncü barajımız ise; Arsuz-Gönen Çay Barajı, bu barajın da inşallah bu yıl yapımına başlıyoruz. Dördüncü barajımız; Tahtaköprü Barajı, işletmede olan Tahtaköprü Barajını büyütüyoruz. Bu barajın da bu yılsonuna kadar inşaat ihalesini yapacağız ve süratle o büyültme çalışmalarını tamamlayacağız.
Kardeşlerim; zeytin, Hatay ekonominin en önemli can damarı. Hatay Altınözü’ne zeytincilik organize sanayi bölgesini kuruyoruz. Bu organize sanayi bölgesi sadece Hatay için değil bölgedeki iller için de önem arz ediyor. Projesi şu anda hazırlanıyor, en kısa sürede hayata geçecek. Zeytincilik enstitüsü de, zeytin ekonomisi için attığımız bir diğer adım, enstitünün arazisi hazır. Personel, bina ve laboratuvar gibi alt yapıyı oluşturmak için kurulum çalışmaları devam ediyor.
Sevgili kardeşlerim, 12 yıl boyunca Hatay’a yaptıklarımız biliyorum ki Hataylı kardeşlerimizin hayatına da büyük bir kolaylık getirdi. İşte havalimanımız Hatay’ı nereden nereye taşıdı. Hiçbir endişeniz olmasın, Hatay’ı önümüzdeki dönemde yapılacak yatırımlarla çok daha parlak, çok daha güzel, çok daha kalkınmış bir şehir haline getireceğiz. Size özellikle söz veriyorum; Allah nasip eder de milletimin teveccühüyle cumhurbaşkanı seçilirsem Hatay’da devam eden tüm yatırımların, hizmetlerin takipçisi olacağım. Hiçbir hizmet yarım kalmayacak. Hiçbir yatırım, hiçbir proje, hiçbir eser atıl kalmayacak. Seçilmiş, milletin seçtiği bir cumhurbaşkanı, bir başbakan, bir kabine ve yasama organı el ele vereceğiz, omuz omuza vereceğiz ve Türkiye’yi Allah’ın izniyle uçuracağız.
Kardeşlerim, bizim hizmet anlayışımız bu. Sevdamız, bu millete sevdamız asla bitmeyecek. Bu sevda inşallah o makamda da devam edecek. Başlattığımız tüm projeleri tamamlayacağız, dev projeleri tek tek hayata geçireceğiz.
Kardeşlerim, bakınız 10 Ağustos herhangi bir tarih değil ha, millet seçiyor, millet. Kimi seçiyor? Cumhur kendi başkanını seçiyor, millet kendi başkanını seçiyor.
Kardeşlerim, siz makûs tarihi değiştireceksiniz. Onun için biz ne diyoruz? Allah bize yeter, millet bize yeter. Onun için de değerli kardeşlerim, el ele vereceğiz, omuz omuza vereceğiz. Ablalar, bak şurada fazla bir şey kalmadı, şurada 20 günümüz var, 20 gün kapı-kapı dolaşmaya var mıyız? (“Varız sesleri) Ağabeyler kapı-kapı dolaşmaya var mıyız? (“Varız” sesleri) Durmak yok… (“Yola devam” sesleri) Eyvallah. El ele vereceğiz, omuz omuza vereceğiz ve koşacağız. Gönülleri alacağız gönülleri, gönülleri fethedeceğiz, tamam? Eyvallah eyvallah eyvallah.
Kardeşlerim, bu mücadele sizler yola çıktığımızdan bugüne bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadınız. Ben inanıyorum ki bundan sonra da yalnız bırakmayacaksınız.
Kardeşlerim, onlar hep önümüzü kesmek istediler, ama biz onların bu gayretlerini Allah’ın izniyle hep boşa çıkardık. Ben şimdi diyorum ki; 10 Ağustos’ta ne yapın yapın hepiniz sandıklara gidin. Sandıklara gitmeyenler olursa onları da uyarın. Hep beraber sandıklarda olacağız, bu bizim için çok önemli. Çocuklarımıza, torunlarımıza anlatacağımız bir şey olsun. Halkın seçtiği o ilk cumhurbaşkanında benim oyum var deyin. Bakın ben CHP’nin Genel Müdürü gibi tıpış tıpış sandıklara gidin demiyorum. O kibirli üslup bize yakışmaz. Bütün şehirlerde yaptığımız gibi burada da Hataylı kardeşlerimden özellikle ricada bulunuyorum; mutlaka sandığa gidin. Yeni Türkiye’nin kuruluşu için mutlaka oy pusulasına mührünüzü basın. Yarın çocuklarınıza, torunlarınıza anlatacak güzel bir hikâyeniz olsun.
Kardeşlerim, yarın 11:30’da Grup konuşmam var, bu Grup konuşmamı özellikle izlemenizi sizlerden istirham ediyorum, rica ediyorum. Çünkü orada bazı görüntüleri de izleyeceksiniz. Bu CHP Genel Müdürünün SSK Genel Müdürü olduğu zaman nasıl bir vazife yaptığını bizzat yaşayarak göreceksiniz. Hastanelerimizin ne halde olduğunu göreceksiniz ve bu adamın meydanlara çıkıp da halkımızı nasıl aldattığını da göreceksiniz.
Kardeşlerim, yine yarın akşam inşallah saat 21:00’de ATV ve A Haber ortak yayınında evet bizim bir söyleşimiz olacak ve o söyleyişi de izlemenizi sizlerden özellikle istirham ediyorum. Birçok konuları görüşeceğiz, öyle zannediyorum ki 1,5-2 saat kadar sürecek olan bir görüşme olacak, bir söyleşi olacak.
Kardeşlerim, biz sizlerle beraber statükoya son verdik. İnşallah şimdi millet aracılarla değil bizzat kendisi başkanını seçiyor, onun için bu seçim çok önemli. Ben size bu heyecanı görüyorum, bu coşkuyu görüyorum. Ama sizden bir şey rica ediyorum.
Hatay çok çeşit, etnik unsurlar açısından, dini unsurlar açından bir farklı yer. Ve çok istismar ettiler Hatay’ı, işte siz gereken cevabı verdiniz. Ben inanıyorum ki yine vereceksiniz. Grup Toplantısı yarın değil Salı günü, o şekilde hatırlatayım, ama ATV-A Haber olayı yarın akşam.
Kardeşlerim, 10 Ağustos seçimleri ülkemiz milletimiz demokrasimiz için hayırlara vesile olsun. Kadir Gece’miz geliyor, Ramazan-ı Şerif bayram olarak o da geliyor. İnşallah bayramı bayram gibi yaşayanlardan olalım.
Kardeşlerim biz tek milletiz, tek bayrağız, tek vatanız, tek devletiz. Bunun üzerinde operasyon yapmak isteyenlere fırsat vermeyiz. Ne olur dualarınızda Filistin’i unutmayın, dualarınızda Gazze’yi unutmayın, Suriyeli mazlumları unutmayın. Allah bizi doğru yoldan ayırmasın. Allah bizi millete hizmet yolundan ayırmasın. Allah bizi utandırmasın, mahcup etmesin.
Kardeşlerim, şimdi hep birlikte öyle haykıralım ki Türkiye duysun.
(Halkla Birlikte Söyleniyor)
Milli irade, milli güç, hedef 2023.
Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda, bana her şey Hatay’ı hatırlatıyor, bana her şey Türkiye’yi hatırlatıyor.
Günümüz kutlu olsun, 10 Ağustos ülkemiz için hayırlı olsun. Bayramınız mübarek olsun. Allah yar ve yardımcımız olsun.