Basbakan Erdogan’in Adiyaman Mitingi’nde yaptigi konusmanin tam metni
Seni muhabbetle selamlıyorum ey Adıyaman. Seni gönülden selamlıyorum ey Adıyaman. Besni, Çelikhan, Gerger, Gölbaşı, Kahta, Samsat, Sincik, Tut; hepinizi kalpten selamlıyorum.
Bu ne yaman bir manzaradır, Allah sizlerden razı olsun. Hanım kardeşlerim, beyefendi kardeşlerim, gençler; bu ne yaman bir manzaradır. Rabbim bu birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim etsin inşallah.
Bizlere bu muhteşem coşkuyu, bu muhteşem manzarayı yaşattığınız için Rabbim sizlerden razı olsun.
Oy aman, burası Adıyaman. Alem düşman kesilir sizi sevdiğim zaman. Varsın kesilsin be, varsın çekemeyenler olsun, varsın kıskananlar olsun. Fitne için, nifak için gece-gündüz çalışanlar olsun. Sizin şu coşkunuz var ya, sizin şu muhabbetiniz, şu aşkınız, sevdanız var ya bize işte bu yeter. Bize Allah yeter, bize millet yeter. Bize işte bu Adıyaman yeter. Rabbim uhuvvetimizi, dayanışmamızı, yol arkadaşlığımızı muhafaza etsin inşallah.
sesleri. Hiç merak etmeyin, evvel Allah, dik duracağız dikleşmeyeceğiz. Buraya gelip de, Adıyaman’a gelip de Adıyaman’da o kutup yıldızlarını, o mübarek zatları yad etmemek olur mu? Hazreti Ebu Zerr el Gifari, Hazreti Süreka, Hazreti Mahmud el Ensari, Ebu Sadık Hazretleri; Mahmud Gazi Hazretleri, Abdurrahman Erzincani Hazretleri, Adıyamanlı büyük zat Muhammed Raşit Erol Hazretleri, elbette Adıyaman’da makamı olan Hazreti Safvan bin Muattal Hazretleri; Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi üzerlerine olsun. Allah onlardan razı olsun diyorum.
Bakın burada sahabeyi kiramdan Safvan bin Muattal Hazretlerini özellikle hatırlatmak ve hatırlamak istiyorum. Zira Hazreti Peygamberin aleyhissalatu vesselam hayatı da, onun ashabının hayatı da bizim için ibretlerle dolu. Bildiğiniz gibi Peygamber Efendimiz bir seferden dönerken Hazreti Aişe Validemize iftira atıldı. Münafıklar ümmetin arasına, bilhassa da Hazreti Peygamberle Hazreti Ebubekir Sıddık arasına nifak sokmaya çalışıyorlardı. Medine’deki Müslümanları birbirine düşürmeye çalışıyorlardı. İffetli bir insana, Annemiz Hazreti Aişe Validemize leke sürmeye çalışıyorlardı. İşte Adıyaman’da makamı olan sahabeyi kiramdan Safvan bin Muattal Hazretlerini de bu iftira ile karalamak istediler. Ama Rabbim bu nifakı, bu fitneyi, bu tuzağı darmadağın etti ve Nur Suresi nazil oldu. Bütün Müslümanlara şunu emretti: O yalan haberi getirenler içinizden bir topluluktur. Siz, onu sizin içinden şer zannetmeyin, tersine o sizin için hayırdır. Evet, iftira atan iftirasının cezasını çeker, hiç endişe etmeyin. Namuslu insanlara leke bulaştırmaya çalışan o lekeyi eline yüzüne bulaştırır. Temiz insanlara, temiz kadınlara, temiz erkeklere iffetsizlik hakaretini yapan dünyada da, ahirette de lanetlenir, hiç merak etmeyin. Biz şer zannederiz, ama ondan hayır vardır. Hakk şerleri hayır eyler, zannetme ki gayr eyler Arifi anı seyreyler. Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler.
Şimdi bakın bize iftira atanlar iftiralarının altında kalıyorlar, öyle mi? Bize çamur atanlar o çamurun içinde şu anda boğuluyorlar. Bizimle ilgili yalan söyleyenler ve buna susanlar, buna sessiz, tepkisiz kalanlar işte şu anda mahcup oluyorlar. Pensilvanya’da bir zat var biliyorsunuz değil mi? Bize iftira atmaya, bize beddualar etmeye, oradan Türkiye’ye fitne sokmaya başladı. 3 ayda maskesi düştü, foyası meydana çıktı. Rabbim elini ayağını dolaştırdı, işte böyle mahcup oldu. Ne diyor? Savaş Ay’la bir röportaj yapmış. O röportajında ne diyor dinlediniz değil mi? Televizyonlarda dinlediniz değil mi? Ben oraya gönül veren sevgili kardeşlerime söylüyorum, hala uyanmayacak mısınız? Hala başınızı iki elinizin arasına alıp Yarabbi, bu ne gafletmiş ya, ben ne yaptım demeyecek misiniz? Ne diyor? Cebrail bir parti kursa kusura bakmasın ben onu desteklemeyeceğim diyor. Cebrail parti kursa desteklemem diyen zat, şu anda CHP’yi destekliyor, CHP’ye istikamet çiziyor, CHP’yi güya bir kukla gibi idare ediyor. CHP’nin olmadığı yerde de MHP’yi destekliyor. Al birini vur öbürüne, farkı var mı? Bakın Adıyaman’da köylere gidiyorlarmış ablalar, abiler. Size de geldiler mi? Size de geldiler, kapıları çaldılar mı? Onlara siz zaten gereğini söylemişsinizdir. Benim söylememe gerek var mı? Onlara şunu da söyleyin be: Adıyaman havaalanından Adıyaman merkeze hangi yüzle geliyorsunuz? Siz, benim kızım başörtülü olarak üniversiteye alınmadığı zaman sizin Hocanız başörtünüz füruattır, başörtülerinizi kaldırın atın diyen adam değil miydi? Şimdi bu AK Parti iktidarı kızlarımızın başlarının örtülmesinin önünü açtı, başörtülü olarak üniversiteye girmelerinin önünü açtı. Artık devlet dairelerine başörtülü olarak kızlarımız girebiliyor. Başörtülü başı açık el ele, kol kola beraberce bu ülkeye yaşayabiliyor. Bundan mı rahatsız oldunuz? Onlara şunu söyleyin: Eğer gücünüz varsa gidin partinizi kurun, bizim karşımıza öyle gelin. Ve Pensilvanya’daki zatı da davet edin, o da gelsin partinizin başına geçsin, beraberce Türkiye’de boyunuzun posunuzun ölçüsünü alın.
Ya sizin başınızdaki zatın vatanı burası değil mi, Türkiye değil mi? Amerika mı? Niye oradan Türkiye’yi karıştırıyor. Eğer dürüstse, doğruysa bu vatanı karıştırmasın gelsin buraya, vatanına gelsin, niye gelemiyor? Yoksa onunla ilgili de yasaklar mı var? Yoksa onunla ilgili de kumpaslar mı var, niçin gelemiyor diye bir sorun.
Kardeşlerim, işte 30 Mart bu oyunu bozmanın tarihidir. Onun için gençler, hanım kardeşlerim, beyler; ne kaldı şurada, 26 gün. 26 gün gece-gündüz demeden çalışmaya var mıyız? Var mıyız? Varız. Unutmayın, bu tarih sıradan bir tarih değil. Bu tarih aynı zamanda Kahire’de Esma kızımızın ruhunun şad edildiği bir tarih olacak. Unutmayın çünkü o da bu ülkenin aynen yaşananların özlemi içerisindeydi Kahire’de, Mısır’da, onlar da bu özlemi çekiyorlardı. Ona nasip olmadı ve o şehit edildiği gün babası zindana gitti. Ama o ne dedi? Aynen Said-i Nursi gibi; zalimler için yaşasın cehennem dedi. Evet, Adıyaman’da aynı şeyi ben de söylüyorum; zalimler için yaşasın cehennem diyorum.
Kardeşlerim, zulüm ile abat olunmaz, alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste.
Sevgili kardeşlerim, bunların kardeşliği kaset kardeşliği. Bu Pensilvanya’daki iftira ve fitne şebekesi önce CHP’yi dizayn etti, sonra MHP’yi. Ve üç kafadar biraraya geldiler. Bu arada ne oldu biliyorsunuz değil mi? Bitlis’te 5 parti bir oldular, duydunuz mu? CHP, MHP, BDP, DSP ve Demokrat Parti, hepsinin toplamı ne biliyor musunuz? Yüzde 7. Kardeşlerim, 40 çürük yumurtadan bir sağlam yumurta olmaz; olay bu. Onun için Adıyaman diyorum ki sandıkları evvel Allah patlatacak. AK Parti’yle gümbür gümbür yeni bir döneme başlayacağız.
Şimdi gelirken hamd olsun o cadde boylarında Adıyamanlı kardeşlerimin halini görünce iftihar ettim, gurur duydum. Adıyaman bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Bakın meydanlara sığmıyor, Adıyaman bu. Bunların sandıktan umudu yok, bunlar milletten teveccüh göremeyeceklerini çok iyi biliyorlar. Onun için iftirayla, montajla, çamur siyasetiyle işi idare etmeye çalışıyorlar.
Kardeşlerim, bu Pensilvanya’daki zat, CHP Genel Başkanının eline kasetler veriyor. CHP Genel Başkanı da Grup toplantılarında Pensilvanya’nın borazanlığını yapıyor ve Anayasaya, yasalara aykırı olduğu halde. Düşünün, bu zata çarkçı Kemal diyorlar biliyorsunuz. Geçenlerde söyledim, senden dedim bir şey olmaz. Sen zaten kasetle geldin, kasetle de gideceksin. Ve utanmadan, sıkılmadan kalkıyor iftiralarla Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanına çeşitli yalan dolan şeyler söylüyor. Sen SSK’nın Genel Müdürüyken SSK’yı batırdın ya. Biz sigorta hastanesinin kapılarında kuyruklarda rezil olmadık mı, sefil olmadık mı? Ya biz alacak ilaç bulamıyorduk ya. Öyle mi kardeşlerim, Adıyaman öyle mi? Onun için 30 Mart’ta sandıklarda bunlara bizim bir siyasi tokat atmamız lazım. Onun için çok çalışmamız lazım, rehavete kapılmayacağız. Ben diyorum ki Adıyaman Türkiye’nin 1 numarası olsun. Öyle 60-70 değil ha, daha fazla, daha fazla inşallah. Adıyaman merkez, ilçeler, hep birlikte gümbür gümbür AK Parti demeli, bunu görmeliyiz.
Ve bu Bay Kemal sabah söylediğini öğlen, öğlen söylediğini akşam bizzat kendisi yalanlıyor. 3 yıl önce bir televizyon kanalına çıkmış, partileriyle ilgili kayıtları eleştiriyordu. Bunları veren savcının bu ülkede hesap vermemesi diye bir olay olabilir mi diye soruyordu. Bu dinleme kayıtlarını kim veriyor, bunlar gizli değil mi, soruşturma gizli değil mi, kim bu savcı diye soruyordu ve Başbakanı dinleyen hangi derin devlet diyordu; bakınız Milliyet Gazetesi 27 Aralık 2012. Kardeşlerim, bitmedi. Savcı suç işliyor diyordu. Şu anda bu kayıtları yapan, bunları bir yerlere servis eden, bunları internette yayınlatan savcılara aynı CHP Genel Başkanı bugün sahip çıkıyor.
Kardeşlerim, CHP Genel Başkanı daha iki yıl önce yasa dışı dinleme hepimizin tepki göstermesi gereken suç diyordu. Bakınız bununla ilgili de bir başka şey daha söylüyordu, çark etmek bunun tabii fıtratında var. O koltuğa kasetle oturdu, şimdi onun bedelini ödüyor. Bu paralel yapı CHP’nin Genel Merkezini, il başkanlıklarını, milletvekillerini dinlemiş, ama CHP’nin Genel Müdürü ağzını dahi açamıyor. Bu paralel yapı MHP il başkanlıklarını dinlemiş, MHP’nin milletvekillerini dinlemiş, 450 MHP’liyi dinlemiş, ama MHP Genel Başkanı tek söz söyleyemiyor. İşte buyurun, CHP’nin Genel Müdürünün, Başbakanın dinlenmesi çok vahim bir olay diye gazetelere yansıyan, Türkiye Gazetesi 27 Aralık 2012. Başbakanın dinlenmesi çok vahim bir olay. Altında ne diyor? Yeniden yargılanmayı da destekleriz diyor. İnanın bugün sorun tam aksini söyler. Niye? Akşam başka, sabah başka.
Kardeşlerim, burada da bir şey var, bu çok enteresan, ne diyor biliyor musunuz? Cemaat saydamlansın diyor. Hürriyet Gazetesi 2 Nisan 2011. Bunu diyen kim? Yine CHP’nin Genel Müdürü. Akşam başka, sabah başka.
Bundan siyasetçi olur mu ya? Söylüyorum, yine söylüyorum; bundan ancak İstanbul’un Tahtakale’sinde kasetçi olur, kasetçi olur, bundan başka bir şey olmaz. Orada gitsin bu kaset satsın, kaset. Çünkü bu SSK’nın Genel Müdürüyken orayı batırdı, Rahşan Affı’yla kurtardı. Eğer Rahşan Affı çıkmasaydı kurtaramayacaktı.
Şimdi bunların İstanbul adaylarını gördünüz değil mi? İstanbul’da Trabzonlular gecesinde yuhalanıyor. Çıkarken de oradaki bir vatandaşa yumruk atıyor. Hiç merak etmeyin, vatandaş da bunlara sandıkta yumruğu vuracak. İstanbul bu karikatür siyasetçilere sandıkta yumruğunu vuracak. Trabzon aynı şekilde, Adıyaman aynı şekilde, tüm Türkiye o yumruğun hesabını 30 Mart’ta sandıkta soracak sandıkta.
Şunu bilmenizi istiyorum sevgili kardeşlerim, bütün Türkiye’nin bunu bilmesini istiyorum, kurdukları tuzak artık bozuldu, CHP’nin, MHP’nin, Pensilvanya’nın, onlarla birlikte medyanın, iş çevrelerinin kurdukları tuzak artık altüst oldu, ellerine, yüzlerine bulaştırdılar. Dediler darbe yapalım, sandıksız Hükümeti devirelim dediler, ayakları dolaştı, tökezlediler. Ama şimdi bunun hesabını verecekler ve millet bunun hesabını soracak, ardından hukuk yoluyla da biz hesabını soracağız.
Kardeşlerim, Türkiye’nin kutlu yürüyüşünü kimse durduramayacak, hiç endişeniz olmasın kimse durduramayacak.
Bakınız, aradık, sorduk diktatörü bulduk. Ey CHP, diktatör senin içinde ya. Kim? İnönü. İşte İtalya’da, biliyorsunuz orada Nazi, faşizm, onlar iktidar olduğunda onları ilk tebrik edenlerden olmuştur.
Ve öyle ki, bunlar Dersim’de katliamın baş sorumlusudur ve katliamın baş sorumlusu olduğu halde bugün kalkıp da bu CHP’nin Genel Müdürü Dersimli olduğu halde orayla ilgili bir kelime edebiliyor mu? Hiç duydunuz mu? Edemez, çünkü onu söylemeye başladığı anda bataklığa batacak, bunu biliyor.
Şimdi bakın sevgili Adıyamanlılar, Adıyaman her zerresiyle bir kardeşlik şehri, Adıyaman Türkmenlerin, Kürtlerin, Zazaların, Arapların, Sünnilerin, Alevilerin bir, beraber, iri, kardeş olarak, diri olarak, Türkiye olarak bir arada yaşadığı şehir.
Onun için ne diyoruz, tek millet, tamam, tek millet, tamam, tek millet diyoruz.
İki; diyoruz ki tek bayrak. Burada bir endişemiz var mı? Bayrağımızın rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehidimizin sembolü, simgesi. Ve biz bayrağımızın dışında bir bayrak düşünmüyoruz.
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır; o da 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Batıda ne varsa Adıyaman’da da o olacak, Erzurum’da da o olacak, Trabzon’da, Rize’de, Artvin’de de o olacak, 780 bin kilometrede her şey olacak.
Şimdi 10 yıl önce deseydiler ki, Adıyaman’da modern bir modern bir havalimanı olacak, inanır mıydınız? Peki şimdi oldu mu? Adıyaman’dan havalimanına, havalimanından buraya nasıl, yollar nasıl?
Ah ah, şöyle bir 15 yıl önce ben buralara geldiğim zaman kasaba gibiydi be, ama elhamdülillah şimdi artık burası şehir oldu. Yeterli mi? Değil, daha güzel olacak.
Hamdolsun, doğusuyla, batısıyla, kuzeyiyle, güneyiyle tek vatan.
Ve geliyorum 4’üncüsüne, ne o? Tek devlet. Biz devlet içinde devlet, paralel devlet, asla böyle bir şeye müsaade etmeyiz. Ve bunları ininden çıkaracağız, devlet içinde yapılanları çıkartacağız. Asla bu devletin bütünlüğünü, birliğini bozamayacaklar, bozmaya çalışanlar gereken dersi, gereken cevabı hukuk içinde alacaklar, hiç merak etmeyin.
Kardeşlerim, elhamdülillah, Rabia, inşallah bu 4 Afyonkarahisar’dan yola çıkarken ilkemizdi, işte bununla yola devam ediyoruz.
Kardeşlerim, bir şey söyleyeceğim, bakınız, bizim şu ana kadar Adıyaman’a yaptığımız toplam yatırım ne biliyor musunuz? 3,5 katrilyon. Niye? Ya bizim Adıyaman’a sevdamız var be, Adıyaman’a aşkımız var aşkımız. Kardeşlerim, bunları yeterli görmüyoruz, daha iyisi olacak. Eğitimde olacak, sağlıkta olacak, adalet sarayıyla, emniyet sarayıyla olacak, ulaşımda olacak, enerjide olacak, her şeyde.
Kardeşlerim, bütün bu adımları atarken inşallah çok daha güzel günler önümüzde, bunu özelikle bilmenizi istiyorum.
Bakınız, az önce bu coşku bana bir şeyi unutturdu, 3,5 değil, yapılan yatırım ne biliyor musunuz? Şimdi size kalem kalem söyleyeceğim, 6,3 katrilyon. Kardeşlerim, bütün bu adımları atarken çok daha modern bir Adıyaman için bu adımları attık ve atmaya devam edeceğiz.
Şu anda değerli kardeşlerim, bu adımların atılmasında emeği geçen çok kardeşlerim var. İşte sizler şu kardeşliği bize gösterdiniz, bu kardeşlikle beraber Adıyaman’ın geleceğine sizler farklı bir işaret koydunuz, bundan dolayı bizim size olan sevdamız çok farklı.
Kardeşlerim, bu adımları atarken özellikle Adıyaman’daki bu kardeşliği, bu hoşgörüyü görünce gerçekten bizim çok daha farklı düşünmemiz mümkün. Bakınız, barışı, kardeşliği, huzuru Türkiye’nin 780 bin kilometresinde hakim kılmak istiyoruz. Kardeşlerim, 1 yıldır Allah’a hamdolsun artık şehitler gelmiyor, terörde çok önemli gelişmeler var, terör artık son buluyor. Birliğimizi, beraberliğimizi tehdit etmeye kalkışanlara karşı Adıyaman dik durdu, dik duruyor. Siz teröre geçit vermediniz, Allah’ın izniyle veremeyeceğinize inanıyorum, çünkü siz bu ülkede Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle bir ve beraber oldunuz, yaratılanı Yaratandan ötürü sevdiniz.
Kardeşlerim, artık silahlar değil siyaset konuşuyor Adıyaman’da ve Türkiye’de, işte bunun adımları atılıyor.
Kardeşlerim, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çalışmalarına ara vermeden önce milletimize sözümüz olan yeni demokratikleşme paketini çıkardık, yasa Genel Kurulda görüşüldü, oylandı ve Cumhurbaşkanımıza gitti. Türkiye’yi daha rahatlatacak adımlar attık, tarihi nitelikte reformlar yaptık, kardeşliğimizi daha da güçlendirecek, birliğimizi pekiştirecek düzenlemeleri getirdik. Siyasi partiler artık ülkemizin farklı bölgelerinde kullanılan dil ve lehçelerde propaganda yapabilecek, bunun önünü açtık.
Hanım kardeşlerim, oralarda bayılan filan mı var? Böyle yelpaze gibi sağa-sola dalgalanmalar oluyor, endişeleniyorum. Yoksa gösteri mi yapıyorsunuz?
Siyasi partilerde isteyenler için eşbaşkanlık sistemini getirdik, beldelerde teşkilat kurma zorunluluğu kaldırdık, siyasi partilerle devlet yardımı için genel seçimlerde almaları gereken oy oranını yüzde 7’den 3’e çektik.
Toplantı ve gösteri yürüyüşlerini yeniden düzenledik, hakları genişlettik.
Çıkardığımız yasayla özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim imkanını getiriyoruz. Çok önemli bir düzenleme yaptık, eğitim ve öğretim hakkını engelleyenlerin cezasını artırıyoruz, 2 yıl ila 5 yıl arası hapis cezası getiriyoruz. Senin başörtün var, senin sakalın, bıyığın var diye hiç kimse okulundan kovulamayacak, kapıdan döndürülemeyecek.
Aynı şekilde vatandaşın kamu hizmetlerinden yararlanmasını engelleyenlerin de cezasını artırdık. Devlet dairesinde, sen Türk’sün, sen Kürt’sün, sen Alevi’sin, Sünni’sin, sen başörtülüsün diye bir engelleme yapan olursa ona ağır cezalar getiriyoruz.
Din ve vicdan hürriyetini engelleyene ceza getirdik, ayrımcılık ve nefret suçuyla mücadeleyi yoğunlaştırdık.
Köy isimlerinin değiştirilmesini, eski köy isimlerinin yeniden alınmasını kolaylaştırıyoruz.
Kurban derisinin toplanmasında tekeli kaldırdık.
Türk Ceza Kanunundaki şapka giymeyenlere, bazı harfleri kullananlara verilen cezayı kaldırdık, giyim kuşama da, klavyelere de özgürlük getirdik.
Bunlar devrim niteliğinde reformlar, ilk defa bugün Adıyaman’da açıklıyorum. Bunlar Türkiye’de, engelleri, anlamsız yasakları kaldıran, ayrımcılığın, nefretin önüne geçen tarihi nitelikte reformların, bunların hepsinin hayırlı olmasını diliyorum. Bu reformların ülkemiz, milletimiz, 77 milyon için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Çok daha fazlasını yapacağız, işte bu çetelerle, örgütlerle mücadele ederek, tüm engelleri aşarak kardeşliğimizin, birliğimizin önündeki engelleri, bariyerleri tek tek geride bırakarak inşallah istikbale yürüyeceğiz. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber olacağız, birlikte Türkiye olacağız.
Sevgili kardeşlerim, sevgili Adıyamanlılar; 30 Mart’ta Adıyaman’da çok farklı bir sonuç, buna hazır mıyız? Rekorların şehri Adıyaman, 30 Mart’ta yeni rekor bekliyoruz, buna hazır mıyız? Tüm ilçelerde Adıyaman inşallah sandıkları patlatacak.
Ancak bir şeye özellikle dikkatlerinizi çekiyorum, partimizden aday olmayan bazı kardeşlerimiz, ilçelerde ben seçileceğim, AK Parti’ye geçeceklerini ifade ediyorlar, bu yolla oy istiyorlarmış. Kardeşlerim, bunlara aldanmayın, bunlara aldırmayacağız. AK Parti’nin adayları AK Parti’den seçime girerler. Mührü biz AK Parti’ye basıyoruz. Hiçbir iddiaya, hiçbir yalana kulak asmıyor AK Parti’de bütünleşiyoruz, birleşiyoruz.
Değerli kardeşlerim, biz hep eser siyaseti yaptık, Türkiye’nin diğer 80 vilayetiyle birlikte Adıyaman’ımıza çok büyük hizmetler, çok büyük yatırımlar kazandırdık.
İşte Çetintepe Barajı, temelini geçtiğimiz Eylül ayında attık, bu önemli projenin sadece birinci safhasıyla yaklaşık 60 bin dönümden fazla araziyi sulamaya açıyoruz. Projenin ikinci merhalesinin yapımıyla, Adıyaman, Gaziantep ve Kahramanmaraş il sınırları içerisinde 700 bin dönümden fazla araziyi sulamaya açacağız.
Bir başka önemli proje Koçali Barajı. Kardeşlerim, mazisi eski, Koçali Barajı için de gerekli adımları attık. Koçali Barajıyla değerli kardeşlerim, inşallah yaklaşık 178 bin dönüm araziyi sulayacağız, 120 milyon kilovatsaat enerji üreteceğiz. Bu projeyi de inşallah kısa zamanda hayata geçiyoruz.
Şimdi sırada Besni ve Gömükan barajları var, şu anda proje çalışmaları yapılıyor, tamamlanır tamamlanmaz inşaata başlıyoruz. Bu barajlar tamamlandığında, Adıyaman’ın toprakları daha fazla suyla buluştuğunda inşallah buradaki işsizlik de çok ciddi manada düşecek, sorun olmaktan çıkacaktır.
Kardeşlerim, şimdi önemli bir yere geliyorum, nedir o? Adıyaman- Diyarbakır arasındaki trafiği rahatlatacak olan Nissibi Köprüsü’nün biliyorsunuz inşası hala sürüyor. Bu köprü Adıyaman-Diyarbakır ulaşımını kolaylaştırmanın yanında, bölgenin turizmine de önemli katkı sağlayacak. Atatürk Baraj gölü üzerinde inşa ettiğimiz Nissibi Köprüsü’nü inşallah bu yıl içinde tamamlayıp trafiğe açıyoruz.
Kardeşlerim, şimdi 6,3 katrilyon liralık yatırım yaptık dedim. Enerjide ne yaptık biliyor musunuz? 939 trilyon, ulaştırma ve haberleşmede 587 trilyon, eğitimde 388 trilyon, sağlıkta 291 trilyon, aile ve sosyal politikalarda 658 trilyon, toplu konutta 447 trilyon, kültür ve turizmde 60 trilyon liralık yatırımı Adıyaman’la buluşturduk.
Kardeşlerim, eğitimde yavrularımız artık kitaplarını ücretsiz alıyor mu? Ah kardeşlerim ah, kitap bulamazdık kitap.
Adıyaman Üniversitesini biz kurduk mu? Daha önce Adıyaman’a bir üniversite layık gördüler mi? Biz yaptık.
Öğrencilerimiz 45 lira burs alıyorlardı, şimdi beslenme yardımıyla beraber 500 lira, 300 lira burs, 200 lira da beslenme yardımı 500 lira.
Yavaş yavaş olacak, her şey bir anda olmuyor biliyorsunuz. Yani kutlu bir doğum 9 ay 10 günde oluyor, 6 ayda olmaz, 7 ayda olmaz, Allah göstermesin, sağlıksız olur. Olacak, güçlendikçe bunların hepsi hallolacak.
Bakınız, Adıyaman’a 1203 yeni derslik inşa ettik, okullarımıza 10 bin bilgisayar gönderdik, 730 okulu internet bağlantısı yaptık, FATİH Projesi çerçevesinde 897 sınıfa etkileşimli tahtayı kurduk ve bilgisayarlar, tablet bilgisayarlar dağıtılmaya başlandı.
Adıyaman Üniversitesi’ne 7 fakülte, 5 meslek yüksekokulu, 2 yüksekokul, 1 devlet konservatuvarı, 2 enstitü açtık. Bugün Adıyaman Üniversitesi’nde 15 bin öğrenci öğretim görüyor.
Kardeşlerim, sağlıkta hastanemiz bitti mi? Modern bir hastaneyi elhamdülillah biz Adıyaman’ımıza kazandık. 400 yataklı bir hastane, artık sağa-sola gitmenize gerek kalmayacak, şu anda donanımları bitmek üzere ve kısa zamanda da inşallah hizmetinize sunacağız.
Kardeşlerim, hastanelerimize her türlü aracı getirdik.
Kardeşlerim, istediğin hastaneye gidebiliyor musun? İstediğin eczaneden ilacını alabiliyor musun?
Yatağa bağlı olan hastalarımızın ayağına doktor gönderiyoruz, evlerinde bakım ve tedavilerini yaptırıyoruz. Adıyaman’da 1700 hastanın evde bakım ve tedaviden yararlanmasını sağladık.
Toplu konutta Adıyaman’a 3463 konut inşa ettik.
Adıyaman, Gölbaşı ve Kahta adalet saraylarını tamamladık.
Değerli kardeşlerim, Adıyaman’da 23 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 165 kilometreye çıkarttık.
Ve Adıyaman Havalimanına eskisinin 20 kat büyüklüğünde bir terminal binası ve 2 kule yaptık, pisti genişlettik. Havalimanın 2005’te 7 bin olan yolcu sayısı şu anda 100 bini aştı.
İnşallah Adıyaman il merkezinin 2020 yılına kadar olan içme suyunu ihtiyacını karşılayacak yatırımı yaptık. Adıyaman GAP kapsamında şanslı 9 ilimizden biri, ülkemizin en büyük kalkınma projesinden Adıyaman da nasibini alacak.
Ne diyorsunuz, bitirelim mi? Bitirelim mi? Rahmet geldi, rahmet Adıyaman’a rahmet, sizinle beraber daha güçlü inşallah.
Kardeşlerim, inşallah atılan bu adımlarla, atılacak bu adımlarla 230 milyar dolardan aldığımız milli geliri 800 milyar dolara çıkardık.
Kardeşlerim, bu CHP’nin, bu MHP’nin geçmişi kirli, bunlar soydular soğana çevirdiler. Ve biz geldiğimizde Ziraat Bankası’nı batırmışlardı, Halk Bankası’nı batırmışlardı, Vakıfbank batmıştı, şimdi ise bu bankalarımız güçlü elhamdülillah.
Çiftçimiz Ziraat Bankası’ndan yüzde 59 faizle kredi alıyordu, şimdi yüzde 5. Halk Bankası yüzde 46 faizle kredi veriyordu, şimdi yüzde 5; biz buyuz.
Kardeşlerim, memur ve işçi 13,5 katrilyon devletten alacaklıydı, biz ödedik.
Konut Edindirme Yardımı altında işçi ve memurdan değerli kardeşlerim, 3,5 katrilyonu biz ödedik.
IMF’ye borç vardı 23,5 milyar dolar, biz ödedik, bitti.
Merkez Bankası’nın rezervi 27,5 milyar dolardı, şimdi 124 milyar dolar oldu.
Kardeşlerim, artık herhalde şöyle bir nokta koyalım, ama ben sizden bir ricada bulunacağım.
Hanım kardeşlerim, gençler, beyler, bir ricada bulunacağım, 26 günümüz var, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Ve seçim günü sandıklara hakim olmaya var mıyız? Sandık müşahitlerine çok önemli görev düşüyor, sandıklara hakim olacağız, bunların hilelerine fırsat vermeyeceğiz.
Şarkımıza var mıyız?
Kardeşlerim, önce şimdi 2 dönem Adıyaman milletvekilimiz, çalışma arkadaşım, Hüsrev Kutlu kardeşimi ben sizlere emanet ediyorum. İnşallah bu seçimlerde Adıyaman’dan inanıyorum ki Hüsrev Kutlu kardeşim çok daha güçlü bir şekilde çıkarak ve Adıyaman’a arzulanan, beklenen hizmetleri daha ileri seviyelere taşıyarak bu yolculuğa devam edecek. Durmak yok yola devam dedik, durmak yok yola devam dedik, durmak yok yola devam dedik.
Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda, bize her şey sizi hatırlatıyor, bize her şey sizi hatırlatıyor, bize her şey Adıyaman’ı hatırlatıyor.
Gününüz kutlu olsun, 30 Mart hayırlı olsun.
Ve bu vesileyle Belediye Başkanımız Necip kardeşime de teşekkür ediyorum, o da inşallah 30 Mart’a kadar Hüsrev kardeşimle el ele, omuz omuza bu başarıya ortak olacaklar. İnşallah hayırlı olsun diyoruz, uğurlu olsun diyoruz.
Şu cefakarlığınız var ya, şu vefanız var ya, bu her şeye değer.
Kalın sağlıcakla diyorum, Allah yar ve yardımcımız olsun.