Basbakan Erdogan’in Beylikdüzü Ilçe Mitingi konusmasinin tam metni
Bu ne coşku böyle, bu ne muhteşem manzara böyle. Ayağınıza sağlık, coşkunuza sağlık. Biz sizlerle gurur duyuyoruz, biz sizlerle gurur duymayacağız da kimlerle gurur duyacağız?
Siz bize istikamet verdiniz, siz bize yürüyün dediniz, yürüyün arkanızdayız dediniz; elhamdülillah yürüdük, 12 yıldır sizler beraber yürüdük. İşte bugün haftalardır, aylardır kuraklığın olduğu İstanbul hamd olsun bugün rahmetle kucaklaştı. Ama siz rahmetten kaçmadınız, inşallah bu rahmeti 30 Mart’a taşıyacaksınız. Ben buna inanıyorum, sizi böyle görüyorum. Şahsım, tüm bakan, milletvekili, Belediye Başkanım, ilçe belediye başkanlarım, İl Başkanım adına, ailem, hepsi adına sizlerin selamla, saygıyla huzurunuzdayız.
Kardeşlerim, bugün biliyorsunuz Dünya Kadınlar Günü, Dünya Kadınlar Gününüzü kutluyorum. İşte… Gürpınar, sağ olasınız, teşekkür ediyorum. Her zaman sevdamız devam eder evvel Allah, sonu da tabii ki toprak.
Kardeşlerim, Sinan Erdem’de bugün muhteşem bir Kadınlar Günü yaptık. Yaklaşık 20 bin kişinin katıldığı Türkiye’nin değişik yerlerinden hanım kardeşlerimizle bir araya geldiğimiz bir Dünya Kadınlar Günü toplantısı yaptık. Muhteşem bir coşku vardı, muhteşem bir katılım vardı. Orada da söyledim, kale içeriden fethedilir.
Kardeşlerim, biliyorsunuz şimdi üç kafadarlar türedi; CHP-MHP-Pensilvanya. Pensilvanya’nın ablaları sizin kapınıza da geldi mi? Gelemez. Bakınız onların ablaları varsa, işte bizim de ablalarımız var. Onların abileri varsa, bizim de abilerimiz var ve 21,5 milyon oy aldı bu hareket son seçimlerde. Şimdi inşallah bu oylar daha da kenetleniyor, inşallah 30 Mart bir başka olacak, yeni bir milat olacak, demokrasi de bir milat olacak. Ama benim sizden bir ricam olacak; 22 gün, bugün de gitti 21 gün. Kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Var mıyız? Durmak yok… Eyvallah, bu iş bitmiştir.
Kardeşlerim, şimdi tabii ki Beylikdüzü’nde Belediye bizde yine devam edeceğiz, Büyükşehir inşallah biz de yine devam edeceğiz ve Merkezi Yönetim biz de yine devam edeceğiz ve bu üçlü dayanışma inşallah Beylikdüzü’müzü çok daha güzel yarınlara taşıyacak.
Şu yere düşen bayraklarımızı lütfen toplayalım, Türk bayraklarımız, parti bayrakları, lütfen onları toplayalım.
Kardeşlerim, bakınız bu adımları atarken hep beraber olduk. Fakat şimdi şöyle bir 10 yıl, 15 yıl öncesine gidin nasıl bir Beylikdüzü, vardı öyle mi, son 10 yılda nasıl bir Beylikdüzü oldu? Bunlar durup dururken olmadı, bir aşkla oldu.
Bak Sümeyye ablasını ta Van mitinginden beri aramasını bekliyormuş.
Ve kardeşlerim, bakınız burada bir metrobüs var mı? Nasıl geldi buraya bu, CHP’liler mi geldi? MHP’lilerle mi geldi? Yani bunlardan bir hizmet geleceğine inanıyor musunuz?
Kardeşlerim, biz hizmet siyaseti yaparız, CHP iftira siyaseti yapar. İşte son zamanlarda yatıyor-kalkıyor ne diyor? Yolsuzluk da yolsuzluk, inanıyor musunuz? Ya söylenen şeyin kardeşlerim, bir aslı astarı olur. Böyle bir şey yok, böyle bir şey yok ve sağlama basmadan yasaları, anayasayı çiğneyerek adımlar atıyor.
Kardeşlerim, bakınız 79 senede bu ülkede 6100 kilometre bölünmüş yol yapıldı, biz 10 senede 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptık. Bu kadar açık ortada ya; 6100 kilometre 79 senede, 10 senede 17 bin kilometre. 79 senede Cumhuriyet tarihinde toplam yapılan derslik sayısının yarıdan fazlasını, 205 bin derslik biz 10 senede yaptık.
Sevgili kardeşlerim, çocuklar okula gidiyor kitap bulamazdık, şimdi her yıl okula giderken sıraların üzerinde yavrularımız kitaplarını buluyor mu? Ücretsiz olarak buluyor mu?
Kardeşlerim, göreve geldik 76 üniversite vardı Türkiye’nin genelinde, ama her ilde değil. Biz buna 99 üniversite daha ilave ettik, şimdi 175 üniversite var 81 vilayetin tamamında.
Kardeşlerim, başka bir şey daha söyleyeceğim sizlere, bakınız bununla kalmadık, attığımız adımlar devam etti. Borcumuz kardeşlerim 100 liranın 73 lirasıydı, şimdi 100 lirayı 35 liraya indirdik, 100 liranın 35 lirası borç, nereden nereye.
Kardeşlerim, devlet 100 liraya 63 lira faiz ödüyordu, şimdi tek haneli rakama düşürdük; bak nereden nereye. Nerede kalıyor şimdi bu aradaki fark? Benim kardeşimin cebinde kalıyor.
Kardeşlerim, bakınız devlet yüzde 63 faizle borçlanırken şimdi tek haneli de, aradaki fark benim Beylikdüzü’ndeki kardeşimin cebinde kalıyor. Çok daha enteresanı, bakınız bizler bu süreç içerisinde reel faizi yüzde 2’ye indirdik ve IMF’e bizden önce CHP’nin yavrusu DSP ve MHP 23.5 milyar dolar borçlanmıştı, bize öyle devrettiler. Biz ne yaptık? Ödedik, ödedik geçen 14 Mayıs’ta sıfırladık. Şimdi borcumuz yok bizim IMF’e. IMF bizden şimdi borç istiyor, 5 milyar dolar borç vereceğiz. Daha ileri gidiyorum. Kardeşlerim, Milli Bankamız Merkez Bankası kasasında ne vardı biliyor musunuz? 27.5 milyar dolar, şimdi 126 milyar dolara çıktı. Yolsuzlukların olduğu bir iktidar bunu yapabilir mi, bunları sağlayabilir mi?
Kardeşlerim, bütün bunların yanında hamd olsun dünyada özellikle Avrupa Birliği üyesi ülkeler ve yanında Amerika hepsinin büyüme hızı şu anda 1’in altında; 0.5, 0.4, 0.6, böyle, Türkiye 4. Türkiye büyüyor, Türkiye gelişiyor, bütün engellemelere rağmen, Gezicilere rağmen gelişiyor, Pensilvanyacılara rağmen gelişiyor.
Ve bunlar o kadar ileri gittiler, o kadar ileri gittiler ki yavrularımızı evlerinden atıyorlar, yurtlarından atıyorlar. Ve gece seansları yapıyorlar, kaldırıyorlar kız çocuklarını gece seansları yapıyorlar. Ne seansı? Beddua seansı yapıyorlar. Kime? Başbakana. Kime? Ailesine. Kime? Bakanına, bakanlarına. Ne olacak? Kâinatın imamı -televizyonlarda izlediniz- kalkar da beddua sallarsa onun arkasından gelenler ne yapar? Aynısını yapar. Ve bununla da kalmadılar. Kardeşlerim, sevgili Peygamberimizi Miraçtan indirdiler, kamyonete bindirdiler, kamyonette yürüttüler. Ya böyle bir şey olabilir mi? Bunlar bu, bunlar bu. Ve bununla da kalmadılar, rüyada tweet atıyorlar. Duydunuz değil mi? (“Evet” sesleri) Ve Peygamberimizi görmüş, Peygamberimiz demiş ki; bir kat daha arttırın tweet’leri ve onu kalkıyor Pensilvanya’ya soruyor, o da diyor ki iyi olur diyor, tweet’leri iki kat arttırın. Ya böyle saçmalık olur mu, bu nasıl bir şeydir? Bunlar iyice istikametlerini şaşırmışlar, bunlar akıllarını kiraya vermişler. Bunlar iradelerini kiraya vermişler. Kardeşlerim, bizim inancımızda akledenler için Kur’an’da hikmetler vardır.
Sağ olasınız, sağ olasınız.
Şimdi soruyorum, metrobüsten memnun musunuz? İnşallah şimdi size bir de bizim hediyemiz olacak Merkezi Yönetim olarak metroyu getireceğiz ve Büyükçekmece merkeze kadar metro gidecek. Biz yaparız. Bu kardeşiniz İstanbul’da Büyükşehir Belediye Başkanıydı biliyorsunuz. O zamanlar İstanbul’da çöp dağları nasıldı? Hava kirliliği nasıldı? Susuzluk nasıldı? Biz bunları çözdük mü? Biz buyuz. Nereden getirdik suyu biliyor musunuz? 180 kilometre Istranca Dağlarından dağları delerek geldik. Şimdi Marmaray’ı yaptık kıskanıyorlar. Üçüncü köprüye başladık kıskanıyorlar. Üçüncü havalimanını yapacağız burada kıskanıyorlar. Denizin altında ikinci iki katlı tüp geçidi yapıyoruz kıskanıyorlar. Allah’tan Marmaray’la tüp geçitleri denizin altından yapıyoruz da bu CHP’liler, MHP’liler görmüyor onları. Görseler onun için de yürüyüşe kalkarlar. Geçenlerde denizden üçüncü köprüye gitmişler. Tabi yol bulamadılar karadan denizden gittiler. Çıkarma harekâtları yarı kaldı. Fakat 250 metre yükseklik bir tarafta, 250 metre yükseklik bir tarafta kuleler bitmek üzere ve asma köprü. 4 gidiş-4 geliş, ortasından da tren geçiyor, tren. Bunu biz yapıyoruz, biz.
Kardeşlerim, biz hizmet üretiyoruz, eser üretiyoruz. Onlar iftira, onlar değerli kardeşlerim hakaret siyaseti üretiyorlar, aramızdaki fark bu. Onun için diyorum ki; şu kalan 22 gün, 21 gün bugünü saymazsak, gece-gündüz demeden çalışmaya var mıyız? Var mıyız? Çok çalışacağız. Yani 30 Mart akşamı ah şu eve de gitseydim demeyelim, tamam? Bakın biz de mitinglerimize devam ediyoruz. Yarın inşallah Şanlıurfa’dayım, Suruç’tayım. Devam edeceğiz, durmak yok… Durmak yok… Evvel Allah, 30 Mart’ın şu anda sandıkta adresi belli olmuştur.
Ve gerek gerek Yusuf Uzun kardeşimizle, gerekse Kadir Topbaş kardeşimle bu yola devam ediyoruz. Ben Yusuf Uzun kardeşimi sizlere emanet ediyorum, Kadir Topbaş kardeşimi sizlere emanet ediyorum.
Ve şunu bilmenizi istiyorum: Birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz çok önemli. Kardeşlerim, birliğimizi bozmaya çalışanlar var. Biz Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Pomak’ıyla, Boşnak’ıyla, Arnavut’uyla, aklınıza ne gelirse tek milletiz. Yaratılanı Yaradan’dan ötürü seviyoruz; tek millet.
İki; tek bayrak. Bayrağımızın rengi şehidimizin kanıdır, hilal bağımsızlığımızın ifadesidir, yıldız şehidimizin simgesidir.
Mithat Cemal Kuntay öyle diyor: “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” Onun için üçüncüsü nedir? Tek vatan diyoruz. Ama sadece batı değil 780 bin kilometrekareyle batısı da, doğusu da, güneydoğusu da, Karadeniz’i de, Akdeniz’i de, Orta Anadolu’su da, Marmara’sı da, tamam 780 bin kilometre.
Dört; tek devlet. Devlet içinde devlet asla. Paralel yapı olmaz, paralel devlet olmaz. Kim buna tevessül ederse karşısında bizi bulacaktır. Onlara 30 Mart’ta gereken dersi vermek için var mıyız? Çok çalışacağız, çok çalışacağız. Çünkü ulusal güvenliğimizi tehdit eden yapılanmalara karşı gereken dersi 30 Mart’ta vermeliyiz.
Kardeşlerim, bugün çok beklediniz, beklettik, hakkınızı helal edin.
Şu anda hazır mıyız? Rahmet güzel.
Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda, bize her şey sizi hatırlatıyor, bize her şey sizi hatırlatıyor, bize her şey Büyükçekmece’yi hatırlatıyor, Beylikdüzü’nü hatırlatıyor, İstanbul’u hatırlatıyor, Türkiye’yi hatırlatıyor.
Sağ olun, var olun, 30 Mart hayırlı olsun inşallah.