Yükleniyor...

Basbakan Erdogan’in Karabük Mitingi’nde yaptigi konusmanin tam metni

 

Karabük, emeğin, sabrın şehri Karabük, seni yürekten selamlıyorum Karabük. Eflani, Eskipazar; sizleri kalpten selamlıyorum. Ovacık, Yenice; sizleri gönülden selamlıyorum. Güzelim Safranbolu, sizleri muhabbetle selamlıyorum. Karabük’ün emekçilerini selamlıyorum. Haddehanelerde alın terini çeliğe katan yürekli işçi kardeşlerim, emekli kardeşlerim; sizleri selamlıyorum. Filyos’un Yenice’nin kıyılarında, Karabük’ün bereketli topraklarında emeğiyle ekmek kazanan çiftçi kardeşlerim, sizleri selamlıyorum. Esnaf, memur, sanayici kardeşlerim; sizleri selamlıyorum.

Karabük, şunu bilmenizi istiyorum: Allah’tan başka sadece rükuda eğiliriz, başka bir yerde eğilmek bilmeyiz.

Rabbim sizlerden razı olsun, Rabbim Karabük’ü, Karabüklü kardeşlerimi muhafaza etsin. Kardeşliğimiz, yol arkadaşlarımız, birliğimiz daim olsun.

30 Mart seçimleri inşallah ülkemiz, milletimiz, demokrasimiz, en çok da Karabük için hayırlara vesile olsun.

Kardeşlerim, sesimde biraz sıkıntı var ama, iletişimimiz devam ediyor değil mi?

Sizlere Düzce’nin selamını getirdim, size Kastamonu’nun, Samsun’un selamını getirdim. Sivas’tan yola çıktık, bugün Karabük’le 53 diyoruz. 53 şehrimize uğradık, İstanbul’da, Ankara’da, Şanlıurfa’da ayrıca ilçelerimize uğradık. İnanın şu Karabük’teki manzara neyse, uğradığımız diğer 52 vilayette de aynı manzara vardı. Burada nasıl bir coşku varsa, heyecan varsa, burada nasıl bir hissiyat varsa, inanın diğer 80 vilayetimizde de aynı hissiyat var. On binlerin, yüz binlerin meydanlara aktığına şahit olduk. İşte İstanbul, 2 milyona aşkın İstanbullu Yenikapı’ya aktı.

Kardeşlerim, bu yerel seçim değil, bu seçim farklı, adeta bir genel seçim. Meydanlara sadece AK Parti’ye gönül verenler değil, geçmişte CHP’ye, MHP’ye, BDP’ye, diğer partilere gönül vermiş kardeşlerim de koşuyor. Sadece AK Parti’yi gönül verenler değil, tüm Türkiye oynanan oyunu görüyor, çirkin oyunu görüyor, ahlaksız tuzağı görüyor. Milleti için, bayrağı için, ülkesi için, istiklali için kaygıları olanlar itirazlarını dile getirmek için meydanlara koşuyorlar. Bu bir AK Parti meselesi değil, bu benim şahsımla ilgili bir mesele değil, bu doğrudan doğruya Türkiye’nin meselesi, bu bir istiklal mücadelesi, bir istikbal meselesi.

Türkiye’nin kalkınmasından, ilerlemesinden rahatsız olanlar Türkiye’ye bir tuzak kurmak istediler, önce Gezi olayları dediler… İnşallah Pazar günü bu zihniyetleri sandığa gömün. Gençlerimizi sokağa döktüler, esnafımızın cam, çerçevesini indirdiler, bunun adına da özgürlük dediler. Allah aşkına soruyorum, böyle bir özgürlük olur mu? Vatandaşın, esnafın camını, çerçevesini indireceksin, özgürlük; lanetler olsun, yazıklar olsun.

Ekonomimize zarar vermek istediler, tutmadı, 17 Aralık dediler, tutmadı, 25 Aralık dediler, tutmadı. Dik durduk, bu saldırılar karşısında eğilmedik, bu saldırlar karşısında boynumuzu bükmedik, haklıyız dedik, sonuna kadar mücadele edeceğiz dedik. İşte millet bizim haklı olduğumuzu gördü. Kardeşlerim, bu aziz millet ferasetiyle, basiretiyle bizim haklılığımızı gördü.

81 vilayette Pazar günü benim milletim, sevgili vatandaşım sandıklara sahip çıkıyor, iradesine sahip çıkıyor, demokrasiye, kardeşliğe sahip çıkıyor, 77 milyon bu tuzağı bozmak için tek yürek oluyor, tek yürek halinde 30 Mart’ı bekliyor. İnanın, sadece Türkiye’den değil, dünyanın her yerinden telefonlar alıyoruz, mesajlar alıyoruz, hep bizi izliyorlar, acaba Pazar günü ne olacak?

Dualar; Pensilvanya beddua ediyor, ama dünya dua ediyor, Mekke’de, Medine’de dualar, Suriye’de dualar, Sudan’da dualar, Libya’da dualar, Tunus’ta dualar, Myanmar’da dualar, Mısır’da dualar, kardeşlerim, ülkemizin dört bir yanında dualar.

Onların tuzakları varsa, milletimin bir tuzağı var ve Rabbimizin bir tuzağı var, onlar bunu göremiyor. Biz dik durduk, Hükümet olarak dik durduk, sizler millet olarak dik durdunuz, bu oyun bozuldu, bu tuzak bozuldu. Ve değerli kardeşlerim, bilesiniz, Pazar gününü Allah’ın izniyle görür gibiyim, Pazar günü bir başka olacak.

Ben şu anda Karabük’ü böyle görünce bugüne kadar bu alanda yaptığım mitinglerde böylesi bir Karabük görmemiştim; bu ne coşku, bu ne heyecan.

Kardeşlerim, Türkiye üzerinde oynanan oyun çok büyük.

Ekonomisi büyüyen bir Türkiye var, 26’ncı sıradan aldık dünyanın en büyük ekonomisi arasında 17’nci sıraya yükselttik. Ey Bahçeli, sen bize devrettiğin zaman kaçıncı sıradaydı Türkiye?

Milli gelirimiz 230 milyar dolardı, şimdi kardeşlerim, milli gelirimiz 820 milyar dolar.

Ey Bahçeli, bize devrettiğiniz Türkiye’de 6100 kilometre bölünmüş yol vardı, 79 senede 6100 kilometre, 12 senede biz bunun üzerine 17 bin kilometre bölünmüş yol ilave ettik. Lafla peynir gemisi yürümüyor, bunlar lafçı.

MHP’ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum, ah benim amcacığım, ah benim kardeşlerim; bakınız MHP iktidara geldi değil mi? 5 yıllığına geldi, 3,5 sene kaldı kaçıp gitti. Niye kaçtın?

Sakarya depreminin altında ezildi, Düzce depreminin altında ezildi, Kocaeli Gölcük depreminin altında ezildi, Bolu depreminin altında ezildi, ondan sonra dedi ki, deprem ekonomiyi vurdu. Kardeşlerim, biz de deprem yaşadık, Bingöl depremi, 1 yılda yeni Bingöl inşa ettik, Simav depremi, 1 yılda yeni Simav inşa etti, Van depremi, 1 yılda yeni Van inşa ettik.

İnanın bunlara 3 koyun teslim edin kaybedip gelirler.

Refahı artan, huzuru artan, kardeşliği daha da güçlenen, çözüm süreciyle kanın, gözyaşının durduğu Türkiye bunları rahatsız etti.

Şimdi BDP’ye bakıyorsun siyasi Kürtçülük yapıyor, MHP’ye bakıyorsun siyasi Türkçülük yapıyor. Kardeşlerim, bak biz ne diyoruz? Tek millet diyoruz, tek bayrak diyoruz, tek vatan diyoruz, tek devlet diyoruz.

Tek millet; ben Türk’ü olduğu için sevmiyorum, ben Kürt’ü Kürt olduğu için sevmiyorum, Laz’ı Laz olduğu için sevmiyorum, Gürcü’yü, Boşnak’ı, Abhaza’yı, Gürcü oldukları için, Abhaza oldukları için sevmiyorum, beni yaradan Allah onların da yarattığı için seviyorum. 77 milyon bizim için aynı. Niye? Onları da Allah yarattı; öyle mi? Ne Arap’ın beyaza, ne beyazın Arap’a üstünlüğü yoktur, üstünlük sadece Hakk’a yakınlıktadır.

Kardeşlerim, ikincisi ne dedik? Tek bayrak. Rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehidimizin simgesi. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.

Onun için tek vatan diyoruz, tek vatan. 780 bin kilometrekare, batıda ne varsa doğuda da o olacak, kuzeyde ne varsa güneyde de o olacak. Ah benim kardeşlerim be, 12 sene önce denseydi ki Şırnak’a havaalanı yapılacak, inanır mıydınız? Ağrı’ya, Kars’a, Iğdır’a havaalanı yapılacak dense inanır mıydınız? Hakkari’ye hava alanı yapılacak dense inanır mıydınız? Şu anda Hakkari terör sebebiyle biraz gecikiyor, tehditler, ama diğerlerinin hepsinin havalimanı var, oldu bak, oldu, modern Türkiye böyle olacak. Geldiğimizde 26 havaalanı vardı, şimdi 52 havaalanı var.

Kardeşlerim, şimdi malum Pensilvanya’da bir zat türedi. Ne oldu? 99’da Türkiye’den kaçtı gitti. Hani sen bu vatanı seviyordun, hani bu milleti seviyordun. Sorulduğu zaman verilen cevap şu: Pensilvanya’da inzivaya çekilmiş. Ya inziva için İstanbul olmaz mı, Konya olmaz mı, memleketin Erzurum olmaz mı, Kabe olmaz mı, Medine olmaz mı? Ama dert başka. Bak şimdi uluslararası istihbarat örgütleriyle konuşmalar, görüşmeler, şimdi onlar da düşmeye başladı. Bu Hoca mı, istihbarat şefi mi?

Kardeşlerim, bir cumhurbaşkanını dinlemek suçtur, başkanı dinlemek suçtur, bakanları dinlemek suçtur, ama bunlar ajanları eliyle maalesef Cumhurbaşkanını da dinliyorlar, Başbakanı da, Genelkurmay Başkanını da, bakanları da dinlediler.

Şimdi bunlar CHP’yle beraber çalışıyor, MHP’yle beraber çalışıyor, BDP’yle beraber çalışıyor. Ölçü ne biliyor musunuz? AK Parti’nin karşısında en güçlü olan kimse oyu gidin ona verin.

Şimdi Karabük’te AK Parti’yi 4 gün sonra belediye başkanlığına getirmeye var mıyız? Ablalar, var mıyız? 4 gün çok çalışacağız, tamam?..

Şimdi yalan yanlış bazı şeyler….

 Bakın, gelirken o modern hastaneyi gördüm, beğendiniz mi? Güzel olmuş mu? Ya şimdi çıkmış bu MHP’liler yalan yanlış şeylerle eski hastaneyi yıkacakmışız, kadın doğum hastanesini yıkacakmışız. Ya dürüst olun dürüst, dürüst olun. Ya sizin zaten şu Karabük’te dikili taşınız yok ya, yok.

Göreve geldim, şu KARDEMİR, Karabük Demir-Çelik bitmişti,  tükenmişti, çalışmıyordu. Oturduk, konuştuk, dedim ki, her türlü desteği vermeye hazırız, siz bu işi sahiplenecek misiniz? Sahipleneceğiz dediler. Ve biliyorsunuz, o zaman, enteresan, bütün işçilerini de dışarı çıkarmıştı. Ve başladık, bakın şimdi KARDEMİR eleman bulmakta zorlanıyor, o hale geldi. Ve o zaman 10 metre uzunluğunda ray imal ederken, aynı KARDEMİR şimdi 70 metre uzunluğunda ray imal ediyor. Ve raylar kısa olduğu için perçinlerle biliyorsunuz traverslere oturtuluyordu, şimdi artık özel kaynak sistemleriyle oturuyor ve trenlerimiz giderken o ek yerlerinde en ufak bir sarsıntı yapmıyor; modern Türkiye bu. Ve KARDEMİR şu anda güçlenerek devam ediyor. Kardeşlerim, bu Pensilvanya’nın işi filan bu değil, derdi bu değil, bizim derdimiz bu.

Ya adam çıkmış şunu söylüyor, hale bak: Allah rahmet etsin, Savaş Ay’la bir söyleşi yapıyorlar, bu söyleşide Savaş Ay soruyor hiç oy kullandınız mı diye. Bir kere kullandım diyor. Ardından bundan sonra verdiği cevap çok enteresan gençler, hanım kardeşlerim; Hazreti Cebrail’i çok severim diyor, Hazreti Cebrail gökten inse, parti kursa ona bile oy vermem diyor. Ya ne biçim Hocasın ya, sen nasıl Hocasın ya? Yani Hazreti Cebrail’in bütün işleri bitti de şimdi parti mi kuracak ya? Şu hale bak. Ya bizim dinimizde meleklere iman var, sen nasıl Hocasın?  Teşbih, benzete hata kabul etmez, bu nasıl benzetme, böyle saçmalık olur mu?

Ve bu Pensilvanya’daki zat aynı zamanda senaristtir ha, bütün senaryolar ona gider, onun onayını alır, ondan sonra yayınlanır. İşte Peygamber Efendimizi Miraç’tan indirdiler, kamyonete bildirdiler, ondan sonra salatu selamla yolcu ediyorlar; böyle saçmalık olur mu? Ben boşuna ya bunlar Haşhaşidir demiyorum, bunlar böyle, boşuna demiyoruz.

Kardeşlerim, Türkiye Cumhuriyeti bu haddini bilmezlere boğun eğmeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti, kasetlerle, montajlarla, şantajlarla esir alınamaz. Kardeşlerim, millet eğilmez, Türkiye yenilmez.

Nasıldı bayrak reklamımız, beğendiniz mi? Güzel mi? Peki, İstiklal Marşı’nı da beğendiniz mi? Okuyanı beğendiniz mi?

Kardeşlerim, inşallah Karabük seçimlerini kazanıyorsunuz, seçimlerden sonra teşekküre geliyoruz, tebrike geliyoruz, tebrike geldiğimizde inşallah onu söyleriz, hiç merak etmeyin.

30 Mart’tan itibaren işte bunlara, bunların efendilerine çok net bir cevap vereceğiz.

Kardeşlerim, bu MHP 2011 seçimlerinde bunlar tarafından ahlaksız bir saldırıya uğradı, Pensilvanya, adayların ve vekillerin gizlice biliyorsunuz kaydedilmiş görüntüleri yayınlandı, bazı adaylar çekildi, birisi MHP’den ihraç edildi, ama seçilerek Meclise geldi. O dönem MHP Genel Başkanı Bahçeli bu okyanus ötesine verdi, veriştirdi, çok ağır ifadeler kullandı, ama bugün bakıyorsunuz MHP şu anda okyanus ötesinin dizinin dibine oturdu, onun müridi oldu. Okyanus ötesi kaset üretiyor, Bahçeli pazarlıyor. Okyanus ötesi montaj yapıyor, Bahçeli tezgahında onu satıyor; Kılıçdaroğlu da aynısını yapıyor ha. Ben kendisine adres verdim, dedim ki, İstanbul Tahtakale’de bunu yapabilirsin veya Unkapanı’nda yaparsın, sana bu yakışır.

Kardeşlerim, bakıyorsunuz MHP Genel Başkanı çıkıyor CHP Genel Müdürümün avukatlığını yapıyor, CHP’nin Genel Müdürü çıkıyor bozkurt işareti yapıyor. MHP Genel Başkanı çıkıyor Ankara’da bayrak yakan, İstanbul’da başörtülüye saldıran, camiye hareket eden Gezicilere, marjinal sol örgütlere sahip çıkıyor.

Kardeşlerim, bakıyorsunuz CHP’nin Genel Başkanı teşkilatında hiç adam kalmamış, eski MHP’lileri aday yapıyor. Bunlar Doğu, Güneydoğu’da da BDP’yi destekliyorlar. İşte bir CHP milletvekili açıkladı, Ağrı’da HDP’yi destekliyoruz.

Oyun çok büyük Karabük, bunların kimlerle birlikte hareket ettiklerine çok dikkat edelim. Bu CHP, bu MHP, bu Pensilvanya Suriye’de zalim Esad’ın avukatı, Mısır’da Sisi’nin avukatı, 28 Şubat’çıların avukatı, DHKP-C gibi eli kanlı terör örgütlerinin avukatı, Twitter gibi Türkiye’nin kanunlarını tanımayan, Türkiye’ye üçüncü dünya ülkesi muamelesi yapan şirketlerin avukatı; ama bir tek Türkiye’nin avukatı değiller.

Bakınız, Suriye MİG 23 uçakları bizim hava sahamızı ihlal ettiler geçenlerde biliyorsunuz, hava sahamızı ihlal edince bizim uçaklarımız da kalktı ve bunlardan bir tanesini vurdu. Ve kendileri art arda uyarıldığı halde hava sahamızı terk etmedi, 1-1,5 kilometre içeri girdi. Değerli kardeşlerim, sınırımıza yakın uçuş yapamazsınız dedik ve angajman kurallarını ihlal edince ikaz ve uçak ikaza uydu o çekip gitti, diğeri uymayınca uçaklarımız da o uçağı vurdu.

Kardeşlerim, inanın Suriye tarafı açıklama yapmadan CHP Genel Başkan Yardımcısı çıktı Suriye lehine açıklama yaptı. Ardından önceki gün CHP Genel Müdürü çıkmış, Genelkurmay Başkanımıza ne diyor biliyorsunuz? Şuna bakın ya, ucuz işlere girmesin diyor.

Bakın, ben şehitler diyarı Karabük’ten CHP Genel Müdürüne soruyorum, ey Kılıçdaroğlu, sen hangi ülkenin muhalefet partisisin? Sen CHP’nin mi, BAAS Partisi’nin mi Genel Müdürüsün?  Türkiye’nin mi, yoksa Suriye’nin mi yanındasın? Sen benim Genelkurmay Başkanıma bu şekilde bir yakıştırma yapamazsın, önce haddini bileceksin. Haddi bilmeyene Pazar günü bu millet haddini bildirir.

Geçen yıl Hatay Reyhanlı’da 53 vatandaşımızı şehit ettiler, arkasından kim çıktı biliyor musunuz? CHP heyetini Esad’a götüren rehberler çıktı. 1 yıl oldu, hala bir açıklama gelmedi. Ve CHP hala zalim Esad’ın, zalim Suriye rejiminin yanında yer alıyor.

Ve bakınız, Bayır Bucak Türkmenlerine biliyorsunuz malzeme götüren MİT tırlarını çevirdiler. Bu Türkmenler şu anda orada tehlikede, riskte, ne CHP’den bir açıklama geldi, ne MHP’den. Biz dedik ki, gereğini yapacağız, biz asla onları yedirmeyiz, olması gereken neyse o olacak, yedirmedik, yedirmeyeceğiz.

Şimdi bu CHP’nin Genel Müdürü var ya, utanmasa Suriyeli pilotlar için de ekmek almaya gidiyordu diyecek, inanın böyle. Ya bunlarda yalan gani, hayatı yalan üzerine bunun bina edilmiş, Türkiye bunlara bırakılmaz kardeşlerim, Türkiye’ye bunlara emanet edilmez, ne CHP’ye, ne MHP’ye, ne BDP’ye, bırakın Türkiye’yi şehirler dahi emanet edilmez.

Kardeşlerim, bakınız göreve geldiğimizden bu yana attığımız adımlar ortada, eğitimde attığımız adımlar ortada. Kitaplarımızı ücretsiz alıyor muyuz?

Kardeşlerim, şu Karabük Üniversitesi, ne zaman yapıldı bu, ne zaman? Kim yaptı? Biz yaptık ya. Ya bizden önce MHP iktidardı, niye yapmadı? Şu anda bu üniversitede 32 bin öğrenci var ya.  32 bin öğrencinin şu Karabük’e getirdiği hareketliliği düşünüyor musunuz?

Kardeşlerim, biz bu dönem içerisinde şu ana kadar yaklaşık 3 katrilyon Karabük’e yatırım yaptık, 3 katrilyon: Ulaştırma ve haberleşmede 586 trilyon, eğitimde, üniversite dahil, 311 trilyon, toplu konutta 338 trilyon, gençlik ve sporda 220 trilyon, sağılıkta 142 trilyon, orman ve su işlerinde 114 trilyon, enerjide 110 trilyon.

Ve değerli kardeşlerim, şu anda Karabük Üniversitesi’nde tıp fakültesi var, 12 fakülte var ve Karabük’e yaraşır şekilde bir de demir-çelik enstitüsü açtık. Ve tabi Türkiye’de ilk, burası önemli, tıp mühendisliği bölümünü Karabük Üniversitemizde hayata geçirdik.

Kardeşlerim, böyle bu sıradan siyasetçilerle olmaz, derdi olanlarla olur. Biz size aşığız aşık, sevdalıyız sevdalı.

Bakın, biz 30 yıllık sağlık planlarımız çerçevesinde ülkemizin dört bir köşesinde modern hastaneler kuruyoruz, mevcut hastanelerimizi, yeni yaptığımız hastaneleri tıbbı cihazlarla donatıyoruz.

Kardeşlerim, şu yeni hastaneyi koy bir kenara, eski hastanede geçmişte şöyle bir röntgen çektirmeye kalksanız kaç ay sonraya gün veriyorlardı? 6 ay, 7 ay. Şimdi mevcut da dahil yeni yapılan, tomografisi var, MR’ı var, ultrason var, diyalizler var, yok-yok. Kardeşlerim, bu hastaneye girdiğin zaman bütün bilgisayar sistemleriyle size saati veriyor, geliyorsun ona göre muayeneni oluyorsun.

Eczane olarak istediğin eczaneden ilacını alıyor musun? Ya geçmişte bu Kılıçdaroğlu SSK’nın Genel Müdürüydü, ne çileler çektirdi bize ne, ah ah.

Ya bunlara inanın 3 koyun teslim edin kaybedip gelirler ya; bunlar bu.

IMF’ye düşman değil mi bu MHP, öyle demiyor mu? Kardeşlerim, bakınız 23,5 milyar dolar borçla bize devretti ve ödedi ödedik bitirdik. Şimdi var mı?

Bunlar milliyetçi değil mi? Bunlar kafatası milliyetçisi, kafatası.

Merkez Bankası milli banka değil mi? Bize nasıl devrettiler biliyor musunuz? 27,5 milyar dolarla, şimdi 128 milyar dolar. Nereden nereye…

Ah kardeşlerim, enflasyon yüzde 30’du, şimdi yüzde 8. Fark kimin cebinde kaldı? Halkımın.

Benim çifti kardeşim, Ziraat Bankası size yüzde 59’la faizle kredi veriyordu ya, şimdi yüzde 5, yüzde 5. Kimin cebinde kalıyor bu para? Çiftçimin.

Kardeşlerim, esnaf kardeşim; Halk Bankası yüzde kaçla veriyordu? 47, şimdi 4-5. Kimin cebinde kalıyor? Esnaf kardeşimin cebinde kalıyor.

Kardeşlerim, Ziraat Bankası batıyordu onun döneminde, Halk Bankası batıyordu, Vakıfbank batıyordu, bunlar biz kurtardık.

Kardeşlerim, bütün bunlarla beraber, Devlet Demiryolları, Karabük Üniversitesi ve KARDEMİR arasında KARDEMİR’de uzun ömürlü ray üretimi ve testi için işbirliği anlaşması imzalandı. Eskiden Almanya’daki Köln Üniversitesi’nin, Çek Cumhuriyeti’ndeki Prag Üniversitesi’nin laboratuvarlarında yapılan ray test işlemleri artık Karabük Üniversitesi’nde yapılıyor. Kardeşlerim, sürekli ilerliyoruz, daha ileri gideceğiz.

Ve ulaştırma mühendisliği bölümünü açtık.

Yaptığımız bütün bu çalışmalar Türkiye’nin bütün kurumlarında bir zihniyet devrimi yaşadığını ortaya koymak için, daha iyi olacak.  Ve 12 yıl önceki KARDEMİR, bugünkü KARDEMİR, her şey ortada.

Kardeşlerim, bakınız 12 yılda KARDEMİR’in ihracatı ne kadar arttı biliyor musunuz? Bakın sadece Karabük olarak vereyim, 16 kat Karabük’ün ihracatı arttı, 16 kat.

Şimdi geliyorum önemli bir müjdeye, yıllardır beklenen bölgemiz ve özellikle Karabük için büyük bin ehemmiyet taşıyan Filyos Limanı projesini nihayet hayata geçiriyoruz. Sadece altyapı yatırımlarının tutarı ne biliyor musunuz? 810 trilyon. Mendirek ve diğer bölümleri düşündüğünüzde katrilyonları aşıyor. Bu projenin gerçekleşmesiyle, Karabük, Zonguldak ve Bartın illeri başta olmak üzere bütün bölgenin çehresi değişecek. Bölgede toplam 15 bin ilave istihdam imkanı ortaya çıkacak ve bundan en fazla istifa edecek olan il Karabük, aynı zamanda bu proje bütün Türkiye’yi etkileyecek. Filyos projesi 2020 hedef projelerimizden biridir, ihalesini yaptık, değerlendirme süreci devam ediyor, şimdiden hayırlı olsun.

Karabük Üniversitemiz 26 trilyon maliyetle Türkiye’nin ilk Türk Bayrağı görünümündeki stadyumunu Karabük’e kazandırdı. 25 bin seyirci kapasiteli stadyumun tribün altları beden eğitimi yüksekokulunun derslikleri olarak kullanılıyor.

Hiç endişe etmeyin, rahat olun, evvel Allah.

Kardeşlerim, Karabük bir üniversite şehri, bir gençlik şehri olma yolunda hızla ilerliyor, öğrencilerimizi her alanda destekliyor, yanlarında oluyoruz. Ve bugüne öğrencilerimize ödediğimiz burs ve kredi ne biliyor musunuz? 80 trilyon.

4 adet 2425 kapasiteli yükseköğretim yurdu açtık, şimdi Karabük’e 600 yatak kapasiteli bir yükseköğrenim yurdu daha yapıyoruz, proje çalışmaları sürüyor. Safranbolu’ya da 200 yatak kapasiteli bir yükseköğrenim yurdu yapıyoruz.

Ve Karabük’e bir polis meslek eğitim merkezi kurduk. Polis meslek eğitim merkezi 22 bin metrekare alanda Karabük’ün ikinci üniversite kampüsü gibi oldu. Kardeşlerim, her yıl binden fazla gencimiz eğitim görüyor, mesleğe atılıyor.

68 trilyon lira maliyetle Karabük’e 300 yataklı Merkez Devlet Hastanesini kazandırdık, hayırlı olsun.

Ve tekrar ediyorum; yakınında 32 trilyon lira maliyetle 150 yataklı kadın doğum ve çocuk bloğunu ayrıca yapacağız, onun da proje çalışmaları sürüyor.

Kardeşlerim, kitaplar ücretsiz mi? Tablet bilgisayarlar geliyor mu? Devam edecek. Etkileşimli tahtalar monte ediliyor mu? Ah ah, bu Kılıçdaroğlu ne diyor? Başörtü sorununu ben çözdüm diyor. Aman ya rabbim, bir garip ya.

İmam hatip okullarının orta kısmını kimler kapattı? Bunlar. Ah kardeşlerim, ne yaptık? 4-4-4, 12 yıllık zorunlu eğitim. İmam hatipler açıldı mı? Pensilvanya’yı bu çıldırttı.

Düz liselerde Kur’an-ı Kerim var mı? Siyer-i Nebi var mı? Pensilvanya’yı bu çıldırttı.

Ve ne diyorum biliyor musunuz? Çocuklarınızı bunların dershanelerinden alın. Hafta sonlarında Milli Eğitim olarak biz ücretsiz takviye kursları vereceğiz. Bunların okullarından da alın, devletin okulları bize yeter ya, yeter. Bunlar sülük gibi emiyorlar, ama sülük zararlı kanı emer, bunlar faydalı kanı emiyorlar, aralarında böyle bir fark var. Tamam mı değerli kardeşlerim?

Ve emin adımlarla toplu konutta 3046 konut yaptık, sahiplerine teslim ettik.

Safranbolu adalet sarayını yaptık, hizmette.

Kardeşlerim, şu Karabük’te biz geldiğimizde ne kadar bölünmüş yol vardı biliyor musunuz? 7 kilometre ya, 7 kilometre. 12 yılda biz ne yaptık? 109 kilometre.

Ben diyorum ki, ey benim MHP’ye gönül veren kardeşlerim, siz bu hizmetlere oy vereceksiniz, yoksa ideolojiye mi? Eşeğin bile bir eseri var, nedir? Semeri, değil mi? Eşek kalır semeri, insan ölür kalır eseri. Biz eserlerimizle anılıyoruz.

Şimdi 4 gün çok iyi çalışacağız, tamam?..

Bakınız o kadar kendimize çalışıyoruz ki, bakın demir yollarında Karabük-Zonguldak arasını rayını kendimiz üreterek, her türlü malzemesini kendimiz üreterek adeta sıfırdan yapmışçasına yeniledik.

Safranbolu’nun içme suyu sorununu çözdük, göletler inşa ettik.

Karabük Organize Sanayi Bölgesini kurduk.

2008 yılında Karabük’e doğalgazı getirdik mi? Ah ah bacılar, ne anneler ne çile çektiniz ya değil mi? O kömürlerle, külleriyle ne çile çektiniz. Ama şimdi hemen butona basıyorsun bütün daire ısınıyor, mutfakta sıcak su, banyoda sıcak su. Ya biz sizin hizmetkarınınız ya, biz size efendiye olmaya gelmedik, hizmetkar olmaya geldik.

Kardeşlerim, Karabük’te yaptığımız bu yatırımlarla beraber, sizlere gerçekten yerel yönetim tecrübesiyle ve milletvekilliği yapmış, şu anda bakan yardımcısı olan kardeşimizi size biz tekrar adadık. Mehmet Ceylan zaten Safranbolu’da başarılı Belediye Başkanlığı’yla tanıyorsunuz, milletvekilliği, ardından bakan yardımcılığıyla temayüz etti. Şimdi de diyoruz ki, inşallah Karabük Belediye Başkanlığıyla merkezi yönetim, ilçe belediyeleri, belde el ele vereceğiz, Karabük’ü daha farklı bir hale getireceğiz. Var mıyız?

4 gün çok çalışacağız, ablalar, çok koşacağız. Unutmayın, kale içeriden fethedilir, tamam?..

Oy pusulalarına dikkat, sakın çizik mizik olmasın, AK Parti’nin ampulünün altına mührü vuracağız, tamam?..

Şimdi burada sizler şahit olacaksınız, söz vereceğiz, şu 4 gün iyi çalışacağız; tamam?..

Pazar günü seçimi almaya var mıyız? Seçimi almaya var mıyız? Karabük şahit ol.

Hep beraber çalışmaya var mıyız?

Şimdi diyorum ki, hazır mıyız?

Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Karabük’ü hatırlatıyor, bana her şey Türkiye’yi hatırlatıyor.

Günümüz kutlu olsun, Pazar günü hayırlı olsun.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.