Basbakan Erdogan’in Osmaniye Mitingi’nde yaptigi konusmanin tam metni
Sevgili Osmaniyeliler, çok değerli kardeşlerim; bugün bir kez daha sizleri hasretle, muhabbetle selamlıyorum.
Buradan tüm Osmaniye’ye, Osmaniyeli tümü kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum.
Bahçe, Kadirli, Toprakkale; sizleri muhabbetle selamlıyorum.
Sumbas, Düziçi, Hasanbeyli; sizleri gönülden selamlıyorum.
Hacı Osmanlı, Alibekirli, Karaçay mahallelerindeki kardeşlerim; sizleri selamlıyorum.
Karakoyunlu, Mehmet Akif, Mimar Sinan Mahallesi’ndeki kardeşlerim, sizleri selamlıyorum.
Ulaşlı Mahallesi’ndeki kardeşlerim, sizleri selamlıyorum.
Ey cebeli bereket, ey yaylalar şehri, kaleler şehri Osmaniye, sizleri yürekten selamlıyorum.
Aşkınıza, sevdanıza, coşkunuza, ahdevefanıza yürekten teşekkür ediyorum.
Rabbim kardeşliğinizi daim eylesin, Rabbim birliğimizi, dirliğimizi, dayanışmamızı muhafaza eylesin.
30 Mart seçimleri inşallah Osmaniye için, Türkiye için, aziz milletimiz için hayırlara vesile olsun.
Kardeşlerim, meteorolojik durum sebebiyle maalesef Niğde’den buraya yetişmemiz gecikmeli oldu, hakkınızı helal edin. Zira, tekrar Nevşehir’e döndük, Nevşehir’den Adana’ya, Adana’dan buraya, maalesef gecikmeli bir yolculuk. Ama inşallah 30 Mart’ta bu coşkunuz, bu heyecanınız bunu çok farklı bir yere taşıyacaktır.
Kardeşlerim, Sivas’ta bir şey söyledik, uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece dedik. Evet, gideceğiz gündüz gece, durmak yok yola devam dedik, durmayacağız.
Kardeşlerim, Yozgat’a uğradık, Afyonkarahisar’a, Kütahya’ya, Burdur’a, Uşak’a uğradık, Balıkesir’e, Kırklareli’ne, Denizli’ye, Isparta’ya, Muğla’ya uğradık, şu anda 12’nci ildeyiz. İşte bugün Niğde’yle kucaklaşıyoruz, ardından Osmaniye’yle kucaklaştık. Ve AK Parti’yi kurduğumuz andan itibaren 13 yıldır yollardayız, 13 yıldır milletimizin içindeyiz.
Şunu bütün samimiyetimle söylüyorum: Şehirlerimizin coşkusu bu sefer çok başka, bambaşka bir coşku var, bambaşka bir heyecan var, milletimizin heyecanı bu defa çok başka, bu sefer muhabbet bir başka, yollar, sokaklar, evler, balkonlar, pencereler bambaşka. Bu aziz millet Hükümetine sahip çıkıyor. Kardeşlerim, bu aziz millet Başbakanına, kendine hizmetkarına sahip çıkıyor. Millet sandığa sahip çıkıyor, milli iradeye sahip çıkıyor, ülkesine, vatanına, bayrağına, istiklaline sahip çıkıyor.
Şimdi bakın sevgili kardeşlerim, bugüne kadar olanlardan çok farklı bir seçime giriyoruz. Kardeşlerim, Türkiye için, sizler için çok çok önemli bir seçime hazırlanıyoruz, istiklalimize güç katacağımız, istikbalimizi aydınlatacağız bir seçime giriyoruz.
Burada şu çok önemli hususları sizlerle paylaşmak istiyorum.
30 Mart seçimlerinin sonucu aslında şimdiden belli oluyor. Bütün saldırılara rağmen, bütün hücumlara rağmen AK Parti bir kez daha gümbür gümbür geliyor. AK Parti mahalli seçimlerde yeni bir rekora hazırlanıyor, AK Parti sandıktan bir kez daha birinci parti olarak çıkıyor, anketler bunu gösteriyor, sokak bunu gösteriyor, meydanlar bunu gösteriyor. Bunu biz ne kadar biliyorsak, siz ne kadar biliyorsanız, inanın muhalefet de çok iyi biliyor, 30 Mart’ta bir kez daha yenileceklerini anladılar.
Dün bir haber aldım, siz de duydunuz, Bitlis’te bir araya gelmişler: duydunuz değil mi? Bakın nasıl birleşiyorlar? Cumhuriyet Halk Partisi, MHP, Büyük Birlik Partisi, DSP ve Demokrat Parti, 5’i bir olmuşlar, topunu bir yere koysan yüzde 7 yapıyor Bitlis’te. Kardeşlerim, 40 çürük yumurtadan bir sağlam yumurta olur mu? Olay bu, olmaz.
Kaybedeceklerini bildikleri için şimdiden kara propagandaya başladılar. Ne diyorlar? Sandıkta hile olacak. İftiralarını yaymaya başladılar.
Biliyorsunuz kardeşlerim, CHP’nin Genel Müdürüyle MHP’nin Genel Başkanı ruh ikizidirler. Şimdi bunlar yanlarına bir üçüncüyü buldular; kim o? Pensilvanya, şimdi 3 kafadar bir araya geldiler ve sokakları kendilerine göre hareketlendirecekler.
Kardeşlerim, evlerinizin kapısını çalanlar oluyor mu? Biliyorsunuz, biz cami imamlarını bilirdik de şimdi bir de bunların kendilerine göre imamları var. Kainatın imamı var Pensilvanya’da, bakıyorsunuz kıtaların imamları var, Afrika, Avrupa vesaire, bir de Türkiye’nin de imamı var, Türkiye’deki kurumların imamları var. Ben de şaşırdım, bayağı safmışız. Ve illerin, ilçelerin imamları var, şimdi imamların yanında bir de tabi ablalar var, bu ablalar kapınızı çalabilirler, kapınızı çalıp size, sakın ha, AK Parti değil, AK Parti dışında CHP’ye, MHP’ye gidin, oyunuzu verin. Değerli kardeşlerim, tabi bu arada cennet, cehennem, bunu da satabilirler.
İşte 30 Mart’ta bunlara şunu söyleyeceksiniz: Benim başörtümle siz uğraştınız siz diyeceksiniz. Sizin imamımız bizim başörtümüze füruattır dedi ve 28 Şubat’ta bizim imam hatipler kapatılırken, üniversiteler kapatılırken, başörtülülerin önü kesilirken sizin imamınız başörtüsü füruattır dedi, açın başlarınızı girin üniversitelere dedi; öyle mi? Hadi sen git kardeşim, git…
Bu Başbakanız oradan geldi mi? 4 çocuğu da oradan geldi mi? Bitti. Bu bir ayrım olsun diye söylemiyorum, biz bu işte çok çile çektik, çok bizimle uğraştılar, fakat biz ayrım yapmadık. İşte bakın, şu anda bu kainatın imamı başların açılmasını tavsiye etti, üniversitelere öyle girin dedi. Değerli kardeşlerim, şimdi de sıkılmadan, utanmadan kapılara geliyorlar.
Ve Savaş Ay 91’de yanılmıyorsam bir röportaj yapmış bu imamla ve bu röportajda çok enteresan bir ifadesi var. Belki dün akşam televizyonlarda dinlemişsinizdir. Ben de 1-2 gündür meydanlarda bunu anlatıyordum, ama sesli olduğunu bilmiyordum, şimdi de seslisi yayınlandı. Çok enteresan, orada ne diyor? Ben Hazreti Cebrail’i çok severim, hatta o hatırıma geldiği zaman burnum sızlamaya başlar. Hayatımda bir kere oy kullandım, bunun dışında oy kullanmadım, Hazreti Cebrail parti kursa ona bile oy vermem.
Şimdi ben bu zata gönül veren kardeşlerime sesleniyorum; Hazreti Cebrail parti kursa oy vermem diyen zat, kalkıyor CHP’ye ve MHP’ye oylarınızı verin diyor. Bunu nasıl anlatacaksın?
Aklıselim sahibi kardeşlerime sesleniyorum, oraya gönül veren o saf, temiz, ihlaslı kardeşlerime sesleniyorum; gelin 30 Mart’ta bu oyunu bozun diyorum. Kardeşlerim, 30 Mart bundan dolayı başka.
Ve çok daha ilginç bir anı var, MHP’nin Genel Başkanı bizim şu andaki durumumuza o daha düşmüş ve okyanus ötesine verip veriştiriyordu, ama şimdi araları kıyak. Demek ki, bir an oluyor öyle, bir ana oluyor böyle.
Şimdi kardeşlerim, öyle veya böyle 30 Mart’ta bu çarkı tersine çevirmek için gece-gündüz demeden kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Var mıyız? (“Evet” sesleri) Allah sizlerden razı olsun.
Şurada benim sizlere anlatacaklarımı siz de burada olmayanlara ulaştırırsanız, evvel Allah 30 Mart çok farklı olacaktır.
Kardeşlerim, biz göreve geldiğimizde Türkiye’de bizim milli gelirimiz neydi? 230 milyar dolardı, şu anda 800 milyar dolar.
Tabi ben burada özellikle MHP’ye gönül veren kardeşlerime, CHP’ye veren kardeşlerime de sesleniyorum, bakınız biz iktidarı kimden aldık? MHP’den aldık değil mi, hatırlayın. Ve MHP 5 yıllığına orada durması gerekiyordu, ama duramadı, 3,5 yılda ne yaptı? Kaçıp gitti, 3,5 yılda. 5 yıllığına iktidar oldun, niye kaçıp gidiyorsun?
Kardeşlerim, 230 milyar dolardan bize teslim etti, biz bunu 10 senede 800 milyar dolara çıkarttık.
İhracatımız 36 milyar dolardı, bakınız 79 senede 36 milyar, ama biz bunu şu 10 senede 152 milyar dolara çıkarttık.
Kardeşlerim, MHP borçlandı borçlandı borçlandı, bize IMF’e 23,5 milyar dolar borç bıraktı, 23,5 milyar dolar. Peki, ey MHP, Sayın Genel Başkan, bu 23,5 milyar dolar borcu kim ödedi? Biz ödedik biz. 2013 14 Mayıs’ında bunu sıfırladık; sıfırladık mı?
Kardeşlerim, milli bankamız Merkez Bankası, Merkez Bankası’nın kasanında ne vardı biliyor musunuz? 27,5 milyar dolar, 79 senede 27,5 milyar dolar. Şimdi Merkez Bankası’nın kafasında ne var biliyor musunuz? 124 milyar dolar.
Şimdi soruyorum, yolsuzlukların olduğu bir iktidar bu borçları ödeyip Merkez Bankası’nın döviz rezervini de buraya getirebilir mi?
Sevgili kardeşlerim, bakınız göreve geldiğimizde Türkiye’nin bölünmüş yolu ne kadardı? 6100 kilometre, 79 senede 6100 kilometre bölünmüş yol yaptılar, 79 senede, biz 11 senede 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptık; farkımız bu. Yolsuzlukların olduğu bir iktidar bunları yapabilir mi? Kardeşlerim, bitmedi, işçi, memur kardeşlerim, sizi yıllarca sömürdüler. CHP’si, MHP’si, DSP’si, ANAP’ı, Doğru Yol’u, sizden Zorunlu Tasarruf adı altında para kestiler mi? Ne kadardı bu biliyor musunuz? Ben Başbakanlığa geldim, 13,5 katrilyondu, 13,5 katrilyon. Arkadaşlara dedim ki, arkadaşlar, bir devlet işçisine, memuruna borçlu olabilir mi ya, böyle bir şey olur mu? Ve ne yaptık? Biz hemen sendikaları toparladık ve bu borcu ödedik.
Bitmedi, bir de dediler ki, bir borç daha var işçiye, memura. Gençler, bunları bilmeyenlere anlatmanız lazım. Nedir o biliyor musunuz? Konut Edindirme Yardımı adı altında para kestiler. Bu ne kadar? Bu da 3,5 katrilyon. Bunu da biz ödedik, hala ödüyoruz, çünkü yeni yeni borçlar var. Ne yaptı? 17 katrilyon.
IMF’nin borcunu biz ödedik, Merkez Bankamızı 27,5’tan 124’e çıkarttık, bunları ödüyoruz.
Ve değerli kardeşlerim, hepsinden öte, yatırımlar devam ediyor ve işte 6100 kilometreden buna ilave 17 bin kilometre bölünmüş yol.
Bitmedi, kardeşlerim, okullar, Cumhuriyet tarihinde yapılan okulların yarıdan fazlasını biz şu 10 yılda yaptık.
Kitaplarınızı sıraların üzerinde ücretsiz olarak buluyor musunuz?
Şu anda, üniversite öğrencilerine sesleniyorum, Osmaniye Üniversitesi’nde, kardeşlerim, buradaki üniversitede okuyan öğrencilerimiz, biz geldiğimizde tabi yoktu, aldıkları burs neydi biliyor musunuz? 45 liracık. Şimdi beslenme yardımıyla beraber ne veriyoruz biliyor musunuz? 300+200, 500 lira. Bire 11, farkımız bu, biz bunu yapıyoruz.
Ve değerli kardeşlerim, adalet sarayları, bunun yanında emniyet sarayları, bunlar yapılıyor. Enerji devam ediyor, doğalgaz bütün illerimize yayılıyor. Geldiğimizde 9 ilin doğalgazı vardı, şu anda 73 ilde doğalgaz var, iktidarımızda bunları da yaptık.
Ve kardeşlerim, bütün bunlarla beraber, şimdi bakıyoruz kirli kirli işler peşinde CHP dolaşıyor, MHP dolaşıyor, bunları anlamak mümkün değil ve Türkiye’yi bu tür montaj kasetlerle esir almak istiyorlar.
Şimdi buradan, Osmaniye’den MHP’nin Genel Başkanına çok basit bir soru soruyorum, sevgili kardeşlerim, çok basit bir soru soruyorum MHP’nin Genel Başkanına, Sayın Genel Başkan, neden susuyorsun, milletvekillerinin görüntülerini yayan bu alçaklar karşısında neden susuyorsun? Milletvekili seçimlerinde senin milletvekillerinin görüntülerini bunlar yayınladılar, neden susuyorsun? Milletvekillerini, il başkanlarını dinleyen bu hainler karşısında neden susuyorsun? 450 MHP’li yol arkadaşını dinleyenler karşısında neden sus pus oluyorsun? Ey Genel Başkan, yahu Gezicilere sahip çıkmak sana mı kaldı? İstanbul’un fethinden rahatsız olanlara sahip çıkmak sana mı kaldı? Bizans kostümleri giyenlere karşı neden sesin çıkmıyor?
Bakın sevgili kardeşlerim, merhum Said-i Nursi neredeyse tüm hayatını zindanlarda geçirdi, sürgünde geçirdi, çok cefa çekti, çok büyük çileler çekti. Vefat edeceğini anlayınca Isparta’daki yanındaki talebelerine Urfa’ya gidiyoruz dedi, arabayı hazırladılar, kış günü Ramazan yola çıktılar. Çok cefalı bir yolculuğun ardından buraya, Osmaniye’ye ulaştılar, sahuru Osmaniye’de yapıyorlar. Ben gerçi yerini bilmiyorum ama, Alman Çeşmesi denilen yerde duruyor, sabah namazını kılıyorlar. Orada şöyle bir şey anlatıyorlar: Çeşmenin başında durdu, bu dağın nedir diye sordu. Gavur Dağı dediklerinde, buranın ismi Nur Dağı olsun dedi. Arkasından da şunu söyledi, bu da çok manidar: Bir kez daha, güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır dedi.
Osmaniye’den Şanlıurfa’ya gidiyor, polisler onu yeniden Isparta’ya götürmek istiyorlar, Şanlıurfa halkı Said-i Nursi’ye sahip çıkıyor, vermiyor. Demokratik Parti İl Başkanı silahını masanın üzerine koyuyor, götüremezsiniz diyor. Bu münakaşa devam ederken Said-i Nursi Şanlıurfa’da Hakk’a yürüyor. Son nefesine kadar mücadele ediyor, son nefesine kadar dirayetten, vakardan, Hakk’a teslimiyetten taviz vermiyor. Sibirya’dan kaçıp vatanına geliyor, ama vatanının hapishanelerinden dahi kaçmayı düşünmüyor.
Şimdi ise onun izinden gittiğini iddia edenler hiçbir sebep yokken vatanlarından kaçıyor, hiçbir sebep yokken Pensilvanya’yı bırakıp ülkeye dönmüyorlar, dönmedikleri gibi burayı da karıştırıyorlar, ülkeyi karıştırmanın, fitne çıkarmanın, ülkeye ihanet etmenin gayreti içine giriyorlar.
Kardeşlerim, bütün bu olaylar karşısında tabi ki bizim de sessiz kalmamız mümkün değil.
Bakınız, CHP, unutmayın, darbelerin partisidir, CHP zaten kasetlerin partisidir. Şu andaki zat kasetle geldi, ama unutmayın kasetle de gidecek ha, hiç endişeniz olmasın.
Ama ben şunu anlayamıyorum: MHP’nin bir ihanet şebekesiyle hareket etmesini hiç kimse izah edemez. MHP bu yanlış ortaklığın altında kalır. MHP eğer dönüş yapmazsa alnına bu işbirliğiyle çok kara bir leke kondurur.
Kardeşlerim, ben inanıyorum ki, MHP’ye gönül veren kardeşlerim bu süreç içerisinde, hele hele 450 MHP’linin dinlendiği bu süreç içerisinde gerekli dersi, gerekli cevabı MHP yönetimine de verecektir.
Kardeşlerim, ben sizlere rakamları açıkladım, MHP’den nasıl bir Türkiye aldık, şu anda neredeyiz.
Bakınız, bugün enflasyon rakamları açıklandı; duydunuz mu enflasyonu? Yüzde 30’la devraldık, şu anda yıllık enflasyon yüzde 8’e düştü; biz buyuz.
Kardeşlerim, kamu net borç stoku, yani 100 liranın 73 lirası borçtu, şimdi ise 100 liranın 35 lirası borç.
Kardeşlerim, devletin borçlanma faizi neydi biliyor muşunuzu? Yüzde 63, yüzde 63’le faiz olarak borçlanıyordu, şimdi tek haneli rakama düştük.
Sevgili kardeşlerim, biz dertliyiz, ama bunların böyle bir derdi yok.
Bakınız, biz yaptıklarımızla övünüyoruz, eserlerle. İşte ortada, daima millet… Bizim işimiz bu. Ve bakın burada ne diyor? Yeni Türkiye yolunda daima ileri.
Biz büyük medeniyet yolunda insan, demokrasi ve şehir diyoruz. Bizim derdimiz var, bizim planlarımız var, bizim projelerimiz var. Peki bunların nesi var?
Kardeşlerim, 5 yıl önce bıraktığımız Osmaniye Belediyesi neyse bugün bakıyorum yine aynı. Değişen bir şey var mı? Şu yollara bakıyorsunuz, bütün bu duble yollar, bölünmüş yollar bizim eserlerimiz, hepsi bizim yaptıklarımız. Ve 3,5 katrilyon 10 yılda biz Osmaniye’ye yatırım yaptık, 3,5 katrilyon.
Ve değerli kardeşlerim, hamdolsun, 30 yıldır canımızı yakan, bizleri üzen terör belasından da yavaş yavaş kurtuluyoruz. Ve 1 yıldır Osmaniye’ye, 80 vilayetimize terör nedeniyle hamdolsun şehitler gelmiyor; öyle mi? Ve terör meselesi bu şekilde çözülürken ekonomiyi daha da büyütüyoruz. Ve şu anda dünyanın gelişmiş ülkelerinde ekonomi yavaş yavaş çökerken, biz yüzde 4 büyüme kaydediyoruz, yüzde 4.
Şimdi gençler, size sesleniyorum, bu işareti unutmayın, bu Rabia’nın 4 anlamı var.
Afyonkarahisar’dan yola çıkarken, bir; dedik ki, tek millet. Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Abhazya’sıyla, Roman’ıyla, Pomak’ıyla, Boşnak’ıyla, Arnavut’uyla, aklınıza ne gelirse, hepsiyle biriz, beraberiz, iriyiz, diriyiz, kardeşiz, hep birlikte Türkiye’yiz, tek millet.
İki; tek bayrak dedik, tek bayrak, bizim bayrağımızın ikinci bir bayrak asla düşünemeyiz. Bayrağımızın rengi şehidimizin kanı, hilalimiz bağımsızlığımızın sembolü, yıldızımız şehidimizin simgesi.
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Onun için ne dedik? Tek vatan dedik, tek vatan. Ama bu tek vatan 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Batıyı al, Doğu’yu, Güneydoğu’yu bırak; yok böyle bir şey. Batı da, Doğu da, Güneydoğu da, Karadeniz, Akdeniz, Marmara, Orta Anadolu, hep birlikte 7 bölgeyle, 780 bin kilometrekareyle tek vatan, Türkiye Cumhuriyeti. Bu vatan topraklarımızın üzerinde asla kimseye operasyon müsaade etmeyiz, asla.
Kardeşlerim, 4’üncüsü; tek devlet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tek devlet. Bu devletimizin içinde de bir paralel devlete, bir paralel yapıya müsaade etmeyiz. Onları da inlerine gireceğiz, çıkartacağız ve devletimizi malum gücüne kavuşturacağız. Hiç endişeniz olmasın, bunları temizlenecek.
Ve değerli kardeşlerim, bakınız şu anda yaptığımız çalışmalarla…
Benim sizden bir ricam var, nedir biliyor musunuz? Şimdi bu paralel yapının Osmaniye’de de dershaneleri, okulları olabilir; var mı? Ben diyorum ki, bu dershanelerden çocuklarınızı çekin alın. Buna evet mi? Okullarından da alın. Niye söylüyorum? Devletimizin okulları bize yeter. Ve biz hafta sonlarında çocuklarımıza eğer takviye kursu gerekiyorsa biz devlet olarak hafta sonlarında yavrularımıza takviye kursunu ücretsiz olarak vereceğiz. Öğretmenlerimize de bu takviye dersleri sebebiyle ücretlerini devlet olarak biz ödeyeceğiz; tamam.
Bunlara bu tavrı koyacağız, neden? Dershane bunlar için bir rant kapısıydı, 1 milyar dolar buradan yıllık rantları vardı, şimdi bu rant gitti diye bu kıyameti kopardılar.
Ve sevgili kardeşlerim, bunların yayın organlarını, gazetelerini, şunu, bunu sakın ha, çünkü bu gazeteler aldatıcı, bunlarda yalan var, dolan var, takiye var, fitne var, fesat var, bunlara asla prim vermeyin.
İşte geçenlerde bunların televizyonlarından bir tanesinde ne diyor? Sevgili Peygamberimizi Miraç’tan indiriyorlar, ondan sonra kamyonete bindiriyorlar; aman Yarabbi. Ya bu ne biçim iştir? Bunlar itikadi noktada da bir sapıklığın içindeler. Ben bunlara gönül veren kardeşlerime sesleniyorum, ne olur başınızı iki elinizin arasına alın.
Kardeşlerim, bizim Miraç ile ilgili Kur’an-ı Kerim’de sure var, burada her şey A’dan Z’ye anlatılmıştır. Fakat, bu nedenli bir edepsizliktir ki sevgili Peygamberimizi Miraç’tan indir, ondan sonra kamyonete bindir, arkasından da yürü. Bunlar tam Haşhaşi, bunlara prim vermemiz lazım.
Biz, bir olacağız dedim, beraber olacağız, kardeş olacağız, kardeşliğimize gölge düşürmek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz.
Kardeşlerim, bakın ülkemiz güçleniyor, altyapıyla, üstyapıyla, her şeyimizle güçleniyoruz.
Fakat, bakın ne diyorum gene? Kardeşlerim, rehavet bize yakışmaz, tatlı dille, güler yüzle kapıları çalacağız, şu sizlere anlattıklarımı siz de Osmaniye’deki kardeşlerime anlatacaksınız.
Bakınız, şu gördüğünüz kitapçıkta değerli kardeşlerim, şu 11 yılda Osmaniye’ye neler yaptık burada bunlar anlatılıyor. Ve bunu bütün teşkilatlarımıza gönderdik, gönderiyoruz ve oralardan bunları almak suretiyle neler yapılmış A’den Z’ye bunları orada görmekte fayda var.
3,5 katrilyonluk yatırım, bugüne kadar Osmaniye böyle bir yatırımı görmedi.
Ve Sayın MHP Genel Başkanı, böyle bir yatırımı, 3,5 sene kaldı, biz sorun bakalım, 3,5 senede Osmaniye’ye ne kadar yatırım getirdin; bir sorun, MHP’nin mensuplarına da sorun. Verin bize hesabı deyin, ne getirdiniz şu Osmaniye’ye; sorun. Ama bakın ben size rakam veriyorum, 3.2 katrilyon, biz bunu yaptık ve değerli kardeşlerim, yapmaya da devam edeceğiz, çünkü durmak yol, yola devam dedik, yola devam edeceğiz.
Kardeşlerim, bunlar milliyetçiyiz diyorlar. Milliyetçilik nasıl olur? Milletini sevmekle olur; öyle mi? Milletine hizmetkar olmakla olur. Biz bu millete efendi olmadık, biz bu millettin hizmetkarı olduk.
Bakınız, biz Etiyopya’nın Harar şehrine gittik. Etiyopya, orada yaşayan Harar Türklerini ziyaret ettik, onlara yardım götürdük. Moğolistan’a gittim, orada yaşayan Dukha Türkleri buluştuk, onlara da yardım götürdük. Kardeşlerim, Moğolistan’daki Orhun Yazıtlarını, Karakurum’dan Orhun Yazıtlarının olduğu yer 42 kilometre, adeta safari yaptık, o kadar çöl gibi bir yer. Tabii Orhun Yazıtları da böyle bir yerde. Ve biz Orhun Yazıtlarını ele aldık, orayı bir müze haline dönüştürdük ve o 42 kilometrelik yolu asfalt yol haline getirttik. Kazakistan’a gittik, Hun Türklerine ait mezarları bulduk, koruma altına aldık. Moldova’ya gittik, Gökoğuz Türklerine yardım götürdük. Makedonya’ya gittik, Kocacık Köyünü bulduk. Orada Gazi Mustafa Kemal’in babasının evini tespit ettik, o evi aslına uygun şekilde yeniden inşa ettik. Manastır’a gittik, Gazi Mustafa Kemal’in okuduğu okulu restore ettik. Kırım Tatarlarına, Ahıska Türklerine biz sahip çıktık. Macaristan’da Zigetvar’a gittik, Kanuni Sultan Süleyman’ın türbesini bulduk. Hem o türbeyi, hem Zigetvar Kalesini yeniden inşa ediyoruz.
Kardeşlerim, Mehmet Akif’in Kosova’da babası ve dedesinin yaşadığı köyü bulduk, oradaki camiyi yeniden inşa ettik. Sinanpaşa Camiini inşa ettik, restore ettik. Fatih Sultan Mehmet’in yaptırdığı, ama yıkılmak durumunda olan camiyi biz restore ettik, açılışını bizzat gidip yaptım. Kosova Meydan Muharebesinin yapıldığı yere gittik. Sultan Murat Türbesini adeta bir gül bahçesi şeklinde inşa ettik, kim milliyetçi? Mostar Köprüsünü biz yaptık biz.
Kardeşlerim, neden? Çünkü bizim ecdadımız Balkanlar’a gitti, oralarda eserler bıraktı. O eserleri bırakan ecdadımızın ruhunu şad etmek için bunları yaptık. Kim milliyetçi? Biz eser milliyetçiyiz, MHP laf milliyetçisi maalesef. Çanakkale Şehitliğimize biz sahip çıktık. Kore, Kıbrıs, Edirne Tabyası, Sarıkamış şehitliklerimize sahip çıktık. Kurtuluş Savaşı şehitliklerimizi yeniden tanzim ettik. Peki, 3,5 sene iktidarda olan bu MHP acaba oralara bir kere uğradı mı? Şimdi MHP’li kardeşlerime bunları anlatın, oraya gönül veren kardeşlerime anlatın, bizim iktidarımız böyle bir iktidar. Bizim iktidarımız laf milliyetçiliği yapmıyor, icraat milliyetçiliği yapıyor.
Kardeşlerim, Hindistan’da ve dünyanın değişik yerlerinde 21 Türk şehitliğini tespit ettik ve onları şu anda hepsini yeniden ele aldık ve gerçekten bakımlarını yapıyoruz ve onları tekrar tüm milletimize yeniden kazandırıyoruz.
Kardeşlerim, bütün bunların yanında bizi biz yapan, bizi değerlerimizle buluşturan ve tabii…
Osmaniye inanıyorum ki, MHP’nin bu esersizlik siyasetine gereken cevabı verecektir. Osmaniye inanıyorum ki 30 Mart’ta eser siyasetine AK Parti’ye mührü vuracaktır. Sadece Osmaniye merkez değil tüm ilçeleriyle, beldeleriyle vuracaktır ben buna inanıyorum.
Kardeşlerim, ulaştırma ve haberleşmede 186 trilyon harcama yaptık. Eğitimde 274 trilyon harcama yaptık. Orman ve su işlerinde 218 trilyon harcama yaptık. Aile ve sosyal politikalarda 357 trilyon harcama yaptık. Toplu konutta 197 trilyon harcama yaptık. Sağlıkta 112 trilyon harcama yaptık. Enerjide 185 trilyon harcama yaptık. Kardeşlerim, Osmaniye’nin demiryollarını, rayını Türkiye’de üreterek, makasını Türkiye’de üreterek, traversini, malzemelerini Türkiye’de üreterek adeta sıfırdan yapmışçasına biz yeniledik, biz. Sadece yolları yenilemekle kalmadık. Kardeşlerim, hat üzerindeki her biri mimari şaheser olan gar ve istasyonları aslına uygun olarak biz restore ettik. İnşallah değerli kardeşlerim şimdi Konya, Karaman, Ulukışla, Mersin, Adana, Osmaniye, Maraş, Antep, Urfa hızlı tren hattını inşa etmek için kolları sıvadık. 2023’e kadar bu takvim içerisinde Karaman’dan başladık, bu tarafa doğru geliyor. Allah’ın izniyle kısa vadede güney hızlı tren hattını tamamlayıp Osmaniye’yi yüksek hızlı tren ağına dahil ediyoruz. Osmaniye’nin doğuya giden demiryolu tabii 100 yıl öncenin şartlarında yapıldığı için trenler Nur Dağında rampadan çıkamıyordu. Fevzipaşa-Nurdağı arasındaki zaman kaybını, enerji kaybını, iş gücü kaybını, yük kaybını önlemek için bahçe Nurdağı varyantını yapıyoruz. İçinde 10 kilometre uzunluğunda tek parça tünel var. Dağları deldik dağları. İnanın biz gelene kadar var ya, Türkiye’de tünel sayısı parmak sayılarını geçmezdi. Ama şimdi 100’e yakın tünel var. Biz Ferhat olduk ya, Ferhat, siz de Şirin. Ferhat, Şirin’e aşık oldu dağları deldi. Biz de milletimize aşık olduk dağlarımızı deliyoruz. Kah otomobiller geçiyor, kah trenler geçiyor, kah o tünellerden sular akıyor.
Kardeşlerim, bunları ne çıldırtıyor biliyor musunuz? Marmaray çıldırtıyor. Marmaray, ya Boğazın 62 metre derinliğinden bu AK Parti bu Marmaray’ı nasıl yaptı, buna çıldırıyorlar. Kardeşlerim, iki gün sis oldu İstanbul’da, iki gün sis oldu ve bu siste çok manidardır bu Marmaray’dan günde 300 bin kişi geçti, 300 bin. Kardeşlerim, şimdi biliyorsunuz Yavuz Sultan Selim Köprüsünü yapıyoruz. CHP bundan da rahatsız. Denizden köprüye gidiyorlar, yol olmadığı için şimdi ona bir şey yapamıyorlar. 250 metrelik kuleler yükseldi. Şimdi asma ve dört gidiş-dört geliş, ortasından da en gidiyor biliyor musunuz? Tren gidiyor. Kardeşlerim, bizim ecdadımız Fatih gemileri karadan yürüttü. Biz de şimdi denizin altından yürütüyoruz. Ve onun biraz daha güneyinden iki katlı bir tüp geçit daha var, oradan da otomobiller geçecek, 2015’te de onu açacağız. Yavuz Sultan Selim Köprüsünü de 2015’te açacağız.
Türkiye güçleniyor. Bakın 3. havalimanını yaptık çıldırdılar ve kaça mal oluyor biliyor musunuz? 46 milyar dolar. Cebimizden 1 kuruş çıkmıyor. Yüklenici firmalar 20 yıl çalıştıracaklar, 20 yıl sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne teslim edecekler. Bizim yaptıklarımıza bunların hayali bile ulaşamaz. Ve inşallah temelini önümüzdeki ay veya Mayıs atacağız. Bunlar çok önemli, bunlar hayati projeler. Yılda 100 milyon asgari yolcu o havalimanına gelip gidecek.
Kardeşlerim, Osmaniye demiryolu için şu ana kadar 60 trilyon sarf ettik. 2 katrilyon liralık yatırım da devam ediyor. Korkut Ata Üniversitesini biliyorsunuz kurduk, biz kurduk. 5 fakülte, 6 meslek yüksek okulu, 2 yüksekokul ve 2 enstitü kazandırdık, biz yaptık biz. Unutmayın, eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri. Ve Osmaniye Korkut Ata Üniversitesine yaklaşık 90 trilyon lira yatırım için kaynak aktardık.
Kardeşlerim, sizlerden ben tabii bugün tekrar bir helallik diliyorum, çok beklettim. Ama şu 27 günün artık 27’ncisi de gitti, 26 gün kaldı. Gençler, çok çalışacağız. İmam hatipler, meslek okulları, inşallah önümüzde daha güzel günler var. Artık biliyorsunuz meslek liselerinden mezun olanların önünde kat sayı var mı? Kalktı. İstediğiniz yere girme şansınız var mı? Devlette başörtülü olarak çalışma imkanınız var mı? Başı açık, başı örtülü, ne oldu, ülke bölündü mü? Kardeş kardeşe çalışıyorlar mı? Kardeş kardeşçe okuyorlar mı? Neydi bu ayrılık ya, yazık değil mi, neler çektirdiler ya. Normalleşen Türkiye bu işte. Bu eski Türkiye değil ha, bu yeni Türkiye, yeni Türkiye; bunu böyle göreceğiz, adımlarımızı da bu şekilde atacağız.
Ve değerli kardeşlerim, inşallah şurada eğitim-öğretimde eksiklerimizin olduğunu biliyorum ve bunların süratle telafi etmek için de bütün gücümüzle çalışıyoruz. İşte Fatih Projesi; Fatih Projesiyle sınıflarınıza etkileşimli tahtalar monte edilmeye başlandı mı? Tablet bilgisayarlar dağıtılıyor mu? Şimdi önümüzde 675 bin tablet bilgisayar daha geliyor. Ve ardından 10 milyon tablet bilgisayarın ihalesine çıkacağız. Bir an önce inşallah bu eksiklikleri gidereceğiz, gidereceğiz inşallah, hepsi giderilecek inşallah.
Kardeşlerim, sağlıkta yeni hastaneler inşa ettik biliyorsunuz ve mevcut hastanelerimizi güçlendiriyoruz. Koğuş sisteminden oda sistemine geçtik. Şimdi de Osmaniye’ye 200 yataklı bir hastane yapıyoruz. Ve bunun proje bedeli 86 trilyon. Ve bir an önce inşallah tamamlayacağız, hizmetinize sunacağız. Yatağa bağımlı hastalarımızın evlerine doktor gönderiyoruz. Bu Genel Müdür vardı ya CHP’nin Genel Müdürü, o SSK’nın Genel Müdürü olduğu zaman, ah bu millet hastane kapılarında ne çile çekti. Hastanelerin eczanesinden ilacı alamıyorduk ilacı. Şimdi istediği hastaneye gidiyor musun? İstediğin eczaneden ilacını alıyor musun? Ya bunlar hangi yüzle hala dolaşıyorlar ortalıkta? CHP’nin Genel Müdürü de öyle, MHP’nin Genel Başkanı da öyle. Tabii bunları MHP’nin Genel Başkanının memleketinde konuşmak bana ağır geliyor ama, hakkı da söylemem lazım, hakkı da söylemem lazım. Bu memlekete, bu millete bir şeyler verseydi öper başıma koyardım, o zaman bizzat ben alkışlardım. Ama yok, eseri yok, eseri. Sadece hakaret etsin. Hele hele geçenlerde bir yerde konuşmuş, beni kulağımdan tutup çekip getirecekmiş. Ya bu bir Genel Başkana yakışır mı ya? Kimi nereden getiriyorsun? Neymiş? Ben hiç yere inmiyormuşum. Uçakla dünyanın değişik yerlerine gidip geliyormuşum. Ya sen uçma özürlüysen bana ne? 3,5 yıl Başbakan Yardımcılığı yaptı, adamlarına ve kendisine sordurun, kaç ülkeyi ziyaret ettin diye. Bir büyük devletin başında olanlar uluslararası eğer kabiliyete, uluslararası bir vizyona sahip değilse ondan bir şey olmaz, ondan bir şey olmaz ve biz uluslararası bir vizyon sahibi yaptık ülkemizi. Artık gündemi belirlenen Türkiye yok, gündem belirleyen Türkiye var; biz buyuz.
Ve toplu konutta 2054 konut inşa ettik Osmaniye’de. İnşallah Kadirli Adalet Sarayını tamamladık. Yeni konutlarımız olacak, hiç endişe etmeyin. Yeni Belediyemizle inşallah Mehmet kardeşimle beraber burada kentsel dönüşüm, değişim projelerine damgamızı vuracağız. Çeşitli adımlar atacağız ve çok daha güzel bir Osmaniye’yi sizlerle beraber inşa edeceğiz.
Kardeşlerim, benim sizden isteğim şu: Rehavet yok, çalışacağız, çok koşacağız. Çünkü 30 Mart’ın bendeki anlamı şu: Mısır’da şehit olan Esma kızımızın ruhunu şad edelim. Çünkü o ebedi aleme giderken babası da biliyorsunuz zindana gitti. Ve burada gençler Said-i Nursi’nin şu ifadesini unutmayın: Zalimler için yaşasın cehennem. İşte zulüm ile abat olunmaz, alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste, çıkacak. Onun için biz mazlumların, mağdurların sesiyiz, kimsesizlerin kimsesiyiz, sessiz yığınların sesiyiz; böyle çıktık bu yola, böyle devam edeceğiz. Onun için Mehmet kardeşimle beraber merkez yönetim-yerel yönetim el ele inşallah Osmaniye’yi inşallah çok daha farklı bir yere taşıyacağız. Ve büyük medeniyet yolunda insan diyoruz, demokrasi diyoruz, şehir diyoruz.
Hazır mıyız? Gümbür gümbür gümbür söylüyoruz, Adıyaman duyacak, yarın Adıyaman’dayım.
Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bize her şey Osmaniye’yi hatırlatıyor.
30 Mart hayırlı olsun, geleceğimiz aydınlık olsun. Allah yar ve yardımcımız olsun.