Yükleniyor...

Basbakan Erdogan’in Silivri Mitingi’nde yaptigi konusmanin tam metni

 

“Çok özledik be Usta” diyor. Ben de çok özledim Silivri. Diyorum ki, 30 Mart’tan itibaren bu özlemi giderelim.

Kardeşlerim, bugün Edirne’deydik. Edirne’de bir pankart önüme çıkarıldı. O pankartta; sen verdiğin sözü tutarsın, seni Silivri’ye bekliyoruz diye bir pankart. Aslında bugün Silivri bizim gündemimizde yoktu. Tekirdağ’a geldik, dedim ki ya böyle böyle bir pankart, bize artık Silivri’ye gitmek farz oldu. Ve şu muhteşem Silivri 3 saat içerisinde bu tabloyu hazırladı. İlçe Başkanıma teşekkür ediyorum, Yönetim Kuruluna teşekkür ediyorum, Belediye Başkanıma teşekkür ediyorum. Bütün Meclis üyelerimize, İl Başkanıma, Yönetim Kuruluna, Büyükşehir Belediye Başkanıma teşekkür ediyorum, zira 3 saatte AK Parti’nin böyle bir organizasyonu yapması takdire şayandır.

İşte bu kadro devlet yönetir, bu kadro Türkiye’yi yönetir, bu kadro İstanbul’u yönetir, bu kadro Silivri’yi yönetir.

Kardeşlerim; sizlerle biz bu yolda beraber yürüyoruz, beraber yürüyeceğiz. Fakat bir 5 yıl ara verdik, ne yapıldıysa 5 yıldan öncesinde yapıldı. Ama şu 5 yıl bir fetret devriydi, maalesef CHP belediyesi buraya bir şey vermedi, veremedi. Ve Kadir Başkan bu süre içerisinde yaklaşık 1,2 katrilyonluk yatırım yaptı sadece Silivri’ye ve köylerine.

Kardeşlerim, eser siyaseti mi, yoksa ideoloji siyaseti mi? Hizmet siyaseti mi, yoksa ideoloji siyaseti mi? Kardeşlerim, bakınız Silivri doğalgazla ne zaman tanıştı? Bizimle tanıştı ve 45 günde değerli kardeşlerim, İstanbul Büyükşehir Belediyemiz Silivri’ye doğalgazı getirdi.

Kardeşlerim, modern olmak lafla olur mu Allah aşkına, icraatla olur icraatla. İcraat bizim işimiz. CHP bol bol laf salatası yapıyor ve şu anda bu tabloyu gören bazı CHP’lilerin çok rahatsız olduğunu yolda gördüm. Ve çok çirkin yollara tevessül ediyorlar.

Kardeşlerim, 30 Mart akşamında sandıkta bunlara öyle bir demokrasi dersi verin ki bir daha bellerini doğrultamasınlar. Çünkü, bizim yolumuz sandıktan geçer, CHP’nin yolu hakaretten geçer, MHP’nin yolu hakaretten geçer, birilerinin yolu da Pensilvanya’dan geçer. Şimdi ne kaldı? 11 gün, 11 gün. Bizim ablalarımız burada. Birilerinin ablaları varmış, bizim de ablalarımız var. Bizim ablalarımız burada, 11 gün kapı-kapı dolaşmaya var mıyız? Onların abileri varmış, bizim abilerimiz de burada. 11 gün kapı-kapı dolaşmaya var mıyız?

Kardeşlerim, çıkmışlar şunu söylüyorlar: AK Parti iktidarı yolsuzluk iktidarıdır. Montajlar, dublajlar, bunlarda ne ararsanız var. Bunlar takiye var, yani riyakarlık, bunlarda yalan var, bunlarda iftira var, bunlarda fitne var, bunlarda fesat var. Aileleri böldüler, aileleri, milleti parçaladılar. Ayrımcılığın daniskası bunlarda. Ama bu oyun 30 Mart’ta bozuluyor. Kiminle? Sizinle sizinle. Kardeşlerim, ben diyorum ki 2 yıl önce dedim, Pensilvanya’daki zata haber gönderdim, nerede? Türkçe Olimpiyatlarında. Dedim ki; ya çık gel, çık gel, bak bu millet sizi özlüyor. Suçun yok, hiçbir şeyin yok, çık gel. Niye gelmiyor? Vatanseversen gel. Bu milleti seversen gel. Ama o bu milleti maalesef parçalamak için fitne-fesat üretiyor ve inanç değerlerimizle adeta oynuyor. İşte 30 Mart bu oyunu bozmanın tarihi. 30 Mart’ta bunu başarmamız lazım.

Kardeşlerim, yolsuzluğun olduğu bir ülkede siz o ülkenin milli gelirini 230 milyar dolardan, bakın 79 senede, 79 senede 230 milyar dolara ulaştırmışlar. Biz şurada 12 senede bunun üzerine ne ilave ettik, 590 milyar dolar ilave ettik, 820 milyar dolara ulaştırdık. Halep oradaysa arşın Silivri’de. Kardeşlerim, 79 senede Türkiye’de yapılan bölünmüş yol ne kadar biliyor musunuz? 6100 kilometre. Peki biz 12 senede ne yaptık? 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptık. Yolsuzlukların olduğu bir iktidar bunları yapabilir mi?

Kardeşlerim, bakınız çok daha enteresanı; bakınız şu anda Türkiye Cumhuriyeti’nin IMF’e borcu yok. Ama biz iktidarı kimden aldık? MHP’den aldık. Kimden aldık? Yavru CHP, DSP’den aldık. IMF’e ne borç vardı? 23,5 milyar dolar. 14 Mayıs’ta, geçtiğimiz 14 Mayıs’ta bunu sıfırladık mı? Sıfırladık. Şimdi IMF bizden borç istiyor, 5 milyar dolar borç vereceğiz, buraya geldik.

Milli bankamız Merkez Bankamız değil mi? Kardeşlerim, Merkez Bankasını bu MHP bize ne kadarla devretti biliyor musunuz? 27,5 milyar dolar, 27,5 milyar dolar. Peki, şimdi kasada ne var? 128 milyar dolar. Ya yolsuzlukların olduğu bir ülkede siz buraya gelebilir misiniz? Benim köylüm, çiftçi kardeşim; Ziraat Bankasından krediyi yüzde kaç faizle alıyordun? Yüzde 59. Şimdi yüzde 5. Esnaf kardeşim, Halk Bankasından yüzde kaçla alıyordun? Yüzde 46. Şimdi yüzde 5. Bak nereden nereye geldik. Ah benim Silivrili kardeşim, enflasyon yüzde 30’du, şimdi yüzde 8. Aradaki fark senin cebinde kalıyor.

Bunun adı nedir biliyor musunuz? İşte aşk budur, sevda budur. Biz size sevdalıyız ya, biz size aşığız.

Kardeşlerim, şu CHP birinci köprü yapıldı karşı çıktı, ikinci köprü yapıldı karşı çıktı, şimdi üçüncü köprü Yavuz Sultan Selim’i yapıyoruz, buna da karşı çıktılar. Ne diyor? Bunların Büyükşehir adayı köprüyü mü yıktıracakmış? Ya bunlar bir alem, bunlar yapmak için gelmemişler zaten, bunlar yıkmak için gelmişler. Taksim-Yenikapı arasındaki metro köprüsü var ya İstanbul’un siluetini bozuyormuş, sorsam buna siluet nedir diye, inanın takım elbisedir der, anlamaz-bilmez bu işleri, onun başka hikayeleri var. Onlara girmeyeceğim zaten, iyi tanıdığım birisidir. Her şeyi yapmacıktır. Ve zaten başındaki kişi ne yaptı? Önce bunun yolsuzluk klasörü önünde poz verdi öyle mi? CHP’den ihraç ettiler, CHP’den ihraç ettikten sonra şimdi de getirdi İstanbul’a Büyükşehir Belediye başkan adayı yaptı, bu nasıl iştir ya. Yolsuzluk yapan diyorsun, Partiden ihraç ediyorsunuz, ondan sonra getirip İstanbul gibi bir şehre Büyükşehir Belediye başkan adayı yapıyorsunuz. Sahte gülücüklerle oy alınmaz, samimiyet gerekir samimiyet. Dürüstlük gerekir dürüstlük. Kardeşlerim, bakınız çok enteresan, gidiyor Taksim-Metro arasındaki köprünün üzerinde diyor ki burayı yıkacağız. Ondan sonra da öbür köprüye geçiyor orada balık tutuyor. Bakın çok enteresan, ya orada balık tutuluyor muydu eskiden? Benim Belediye Başkanlığımda orası tamamen bitmişti, balık falan Haliç’e girmiyordu, bu haldeydi. Haliç’i temizlemek bana nasip oldu. Ve Haliç’e balıklar elhamdülillah hücum etti, Unkapanı Köprüsünde de, Galata Köprüsünde de balıklar tutulmaya başlandı, yüzmeye de başlandı.

Kardeşlerim, şimdi biliyorsunuz Marmaray’ı yaptık. Marmaray’a binenlerin şöyle elini bir göreyim bakayım, ne kadar kişi Marmaray’dan istifade etmiş; güzel güzel. Geçenlerde biliyorsunuz İstanbul’da iki gün ağır sis vardı ve o iki günde her gün 300 bin kişi Marmaray’ı kullandı. Ve iki günde 600 bin kişi, şimdi onun güneyinden bir tüp geçit daha yapıyoruz iki kat ve buradan otomobiller geçecek. Önümüzdeki yıl onu da açıyoruz. Fakat enteresan olan Yavuz Sultan Selim Köprüsünü de bitiriyoruz, onu da önümüzdeki yıl açacağız. Fakat Yavuz Sultan Selim Köprüsü en çok sizin işinize yarayacak. Niye? Kınalı’dan gidiyorsunuz Yavuz Sultan Selim’i kullanıyorsunuz Asya Yakasına geçiyorsunuz, isterseniz şehir merkezlerine bağlantı yollarıyla giriyorsunuz. Ve yollar iyice kısalıyor. Gençler, ortasından da tren geçiyor tren. Biz buyuz ya, biz buyuz. Şimdi size biliyorsunuz bir komşu daha geliyor, nedir o? İlk etabında yılda 100 milyon yolcu, sonunda 200 milyon yolcu kapasiteye ulaşacak olan İstanbul’un üçüncü havalimanı. Yakın bir yere geliyor. Kaça mal oluyor biliyor musunuz? 46 milyar dolar. Devletin cebinden 1 kuruş çıkmıyor. 2017’de bitirecekler ve ondan sonra 20 yıl işletecekler ve yap-işlet-devret, 20 yıl sonunda devlete teslim edecekler. Bu mu yolsuzluk Kılıçdaroğlu? Ah ah, senin dikili ağacın yok, dikili ağacın. Seni biz SSK’dan tanırız. Sosyal Sigortalar hastanesindeki yolsuzluklarından tanırız, Rahşan Affıyla kurtuluşundan tanırız. Ah o hastanelerde ne çileler çektik? Eczanesine inersin, öyle mi anacığım, doktorun verdiği ilacın yarısı var, yarısı yok. Şimdi istediğin hastaneye gidiyor musun? İstediğin eczaneden ilacını alıyor musun? İnsanca muamele bu ya, insanca muamele bu. Benim insanıma insanca muameleyi ne yazık ki layık görmediler.

Kardeşlerim, bakınız şu 30 Mart çok çok önemli. Ben şuna bakıyorum: Hizmet. Silivri’ye hizmet CHP döneminde geldi mi? Ne varsa önceki dönemde var. Ne varsa Büyükşehrin buraya yapmış olduğu hizmette var. Şimdi Tahir kardeşim, aynı şekilde Silivri’nin bir evladı. Geçmişte Çanta Belde Belediye Başkanlığını yaptı, oradan bu yana tanırım. Mesleği mimar. İki mimar yan yana. Silivri’de mimar, Büyükşehirde mimar. El ele verecekler, Silivri’mizi daha güzel yerlere taşıyacaklar. Onun için Silivri’nin gerçekten bu şekilde bir imara ihtiyacı var. Silivri’ye bu yakışır be. Onun için diyorum ki hanım kardeşlerim; şu 11 gün, beyler 11 gün gençler 11 gün kapı kapı dolaşmaya var mıyızGidilmedik, çalınmadık kapı bırakmayalım. Sonra, ah be şunu niye yapmadık demeyelim. Ve 30 Mart akşamı gülen biz olalım. Ben tabii buradan eski belde belediye başkanlarıma teşekkür ediyorum, Allah razı olsun hepsi de iyi çalışıyorlar. Eski Silivri Belediye Başkanıma teşekkür ediyorum. Şu anda bir dayanışma içerisinde kardeşçe bir çalışma yapıyorlar. İnşallah bundan sonraki süreçte de el ele Silivri’ye hizmete devam edecekler.

Kardeşlerim, şimdi benim sizden bir isteğim var. İçinizde müşahit olanlar vardır, sandık kurulu üyeleri vardır. Müşahitler, maşallah. Bakınız sandıklarda kuş uçurtmayacaksınız, tamam? Sandıklara sahip çıkacağız namusumuz gibi ve tutanakları almadan sandıklardan ayrılmayacağız. Hemen anında o imzalı tutanaklarımızı ilçe merkezlerimize bildireceğiz. İlçe merkezlerimiz de il merkezlerimize bildirecek. Ve biz inşallah medyadan veyahut da ajanslardan neticeler gelmeden biz neticeyi inşallah kendi elemanlarımızdan alacağız. Tıpkı 94’te İstanbul Büyükşehir Belediyesini kazandığımız gece gibi Silivri’de böyle bir gece yaşayalım. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını yeniden açık ara kazanmak suretiyle yeni bir zafer ilan edelim. Onun için daima hizmet… Daima millet… İşte bu. Büyük medeniyet yolunda insan, demokrasi ve şehir, üç başlıkla yürüyeceğiz.

Kardeşlerim şöyle bir coşkuyla bitirelim. Şarkımızı biliyorsunuz.

Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey Silivri’yi hatırlatıyor, bana her şey Türkiye’yi hatırlatıyor.

Biliyorum Çatalca, inan size karşı da bir görevim var, ama ne zaman buna fırsat veriyor, ne de yetiştirebiliyoruz. Yoksa bu akşam saat 21:00’de TRT’de ortak yayına yetişeceğim ve ortak yayınım olmasaydı buradan bir de Çatalca yapabilirdim. Onun için Çatalca’ya buradan selamlar ve Çatalca’dan da zafer bekliyoruz. İnşallah Silivri, Çatalca, Büyükçekmece, Avcılar, gümbür gümbür geliyoruz inşallah.

Günümüz kutlu olsun, 30 Mart aydınlık olsun. Allah yar ve yardımcımız olsun.

Pazar günü Yenikapı’da yapılan biliyorsunuz devasa alanda ilk mitingi yapacağız. Orada diğerleri falan miting yapamaz zaten. Ve bu alan 700 bin metrekarelik denize dolgu bir alan, burayı Büyükşehir Belediyemiz yaptı. Şimdi orada mitingimizi yapacağız, ilk miting. Bu alanı tıklım tıklım doldurmamız lazım. Bizim hesaplarımız şudur: Bizde metrekareye 4 kişi olarak yapılır. O gün bakalım göreceğim, 700 bin kişilik alan ne durumda, tamam? Pazar günü Yenikapı’da buluşuyoruz.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.