Yükleniyor...

Basbakan Yildirim, “Ekonomik Müjdeler Paketi"ne iliskin basin toplantisi düzenledi

 

Başbakan Binali Yıldırım, "Türkiye’nin itibarını yükseltmek için çevremizdeki barış çemberini güçlendiriyor, dostluk halkasını genişletiyoruz"dedi.

Yıldırım, Çankaya Köşkü’nde Bakanlar Kurulu üyeleriyle "Ekonomik Müjdeler Paketi"ne ilişkin düzenlediği basın toplantısına, vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutlayarak başladı.

Bakanlar Kurulunun toplantısı sırasında kamuoyuna bazı müjdeli haberler vereceklerini, bunun bir ilk sayılabileceğini belirten Başbakan Yıldırım, "Öyle inanıyorum ki bugünkü müjdeli haberlerimiz ne ilk ne de son olacak. Bundan sonra da milletimizin, vatandaşımızın hayatını kolaylaştıracak, yaşam kalitesini artıracak bu ve buna benzer kararları aldıkça paylaşmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

Türkiye’nin son zamanlarda Akdeniz ve Karadeniz’e kıyısı olan komşularıyla ilişkilerinin normalleştirilmesine yönelik politikasının somut sonuçlarının görülmeye başlandığını vurgulayan Yıldırım, şunları söyledi:

"Nedir bunlar? Rusya ile eski günlerimize dönüyoruz ve  normalleşme süreci başladı. İsrail ile varılan mutabakatla tekrar normalleştirme sürecine başladık. Bu sürecin ilk semeresine de dün Gazze’de şahit olduk. 11 bin tonluk yardım gemisi Gazze’ye insani yardımları Mersin’den götürdü ve oradan, Aşdod Limanı’ndan, Gazze’de bulunan, çok zor şartlarda yaşayan 1,5 milyonu aşkın Filistinli kardeşlerimize ciddi bir insani destek olarak Türkiye verdiği sözü yerine getirmiş oluyor. Bunun ikinci adımı enerjiyle, altyapıyla ilgili. Hazırlıklar da yapıldı, önümüzdeki günlerde hemen bayramdan sonra gereken temaslar yapılıyor, hayata geçirilecek."

OTELLERİMİZİN DOLULUK ORANI YÜZDE 90’LARIN ÜZERİNE ÇIKTI

Turizmle ilgili gelişmelere de değinen Yıldırım, şöyle konuştu:

"Rusya ile ilişkilerin bozulması ve bölgedeki istikrarsızlıktan dolayı, terör olaylarını da ilave edersek turizmde bu sene ciddi krizle yıla başladık. Bazı tedbirleri aldık ancak yeterli olmadı. Şimdi ne yapıyoruz? Bu iki mutabakatla birlikte zaten kendiliğinden Rusya tarafı öncelikli olmak üzere bir rahatlama sağladı ve buradan ülkemize ziyaretçiler gelmeye başladı, daha da artarak devam edecek. İkincisi de bayram tatilinin 9 güne çıkarılması ve bunu bizim ramazanın başında ilan etmemiz dolayısıyla iç turizmde düşündüğümüzün çok üzerinde bir hareketlenme oldu. Allah’a şükür turistlik ülkelerde otellerimizin doluluk oranları yüzde 90’ların üzerine çıktı. Bu kısa vadeli bir şey ancak bunun 2017’de kalıcı hale gelmesi için şimdiden tedbirlerimizi almaya devam ediyoruz. 2017’ye yönelik tedbirleri de bu sene sonuna kadar tamamlamış olacağız. Dolayısıyla gerek kruvaziyer turizimde, gerek tatil, kültür, tarih turizminde 2017’de daha güzel bir sene geçireceğimizi söyleyebiliriz. Tarım sektöründen dış ticarete, dış yatırımlardan ulaşım sektörüne ciddi bir, bu normalleşme süreci hareketlenmeyi de beraberinde getirdi."

Başbakan Yıldırım, Türkiye’nin Avrupa Birliğine tam üyelik hedefine yönelik yeni bir döneme girildiğini de belirterek, "Fasıllar yeniden açılmaya başlandı, konuları daha doğru bir zeminde konuşma, tartışma fırsatı bulduk." diye konuştu.

DOSTLUK HALKASINI GENİŞLETİYORUZ

"Türkiye’nin itibarını yükseltmek için çevremizdeki barış çemberini güçlendiriyor, dostluk halkasını genişletiyoruz" diyen Yıldırım, şöyle devam etti:

"Rusya’dan İsrail’e, Mısır’dan Suriye’ye, Irak’tan İran’a, AB ülkelerinden ABD’ye biz herkesle barışçı, dostane, gerçekçi ilişkilerimizi geliştirme azmindeyiz, bunu sürdüreceğiz. Özellikle Suriye’deki bu durum sürdürülebilir değil, Suriye’nin normalleşmesi mümkündür ama bunun için herkesin gerekli fedakarlığı yapması lazım. Stratejik ortaklar, koalisyon ortakları da kanayan Suriye yarasını sarmak durumundadır, daha fazla sorumluluk almalıdır. Biz barış, güvenlik için çözüm kapılarını açmak için gereken gayreti Türkiye olarak gösteriyoruz."

Başbakan Yıldırım, Kıbrıs’ta kalıcı barışa yönelik görüşmelerin devam ettiğini hatırlatarak, "Bu konuda Türkiye hep yapıcı oldu bundan sonra da yapıcı olmaya devam edecek. Burada tek sınırımız var adil, eşit iki taraflı bir devletin oluşması." dedi.

Barış, güven ve huzuru en büyük müjde olarak nitelendiren Yıldırım, şunları söyledi:

"Terörle mücadelede, operasyonlarda şehirlerde tam hakimiyeti sağladık, kırsalda da terörü temizlemek için güvenlik güçlerimiz yoğun bir çalışma içerisinde. Lice ve etrafındaki temizlik harekatı bitti. 62 milyon kök kenevir, 36 ton esrar, çalınmış araçlar, el yapımı patlayıcılar, yani bir cephanelik gibi bunların hepsi çökertildi, etkisiz hale getirildi. Bütün bu sürecin başlamasında Sayın Cumhurbaşkanı’mızın gösterdiği dirayet ve liderlik var. Başından beri ilişkilerimizin normale dönüştürülmesi, dostlukların artırılması, düşmanlıkların azaltılması konusunda bize gösterdiği rehberlik ve vizyoner tutumundan dolayı Bakanlar Kurulu olarak kendisine şükranlarımızı sunuyoruz."

Yıldırım, Çankaya Köşkü’nde Bakanlar Kurulu üyeleriyle "Ekonomik Müjdeler Paketi"ne ilişkin düzenlediği basın toplantısında söz konusu paketin yatırım yapana, işe başlayacaklara, tarım sektöründe faaliyet gösterenlere, esnafa, turizmciye, işçiye, emekliye ve gençlere yönelik olduğunu söyledi.

Tasarrufu asla ihmal etmeyeceklerini, bunu da öncelikle kamuda başlatacaklarını bildiren Yıldırım, vatandaşa örnek olunacağını ifade etti.

Yıldırım, pakette öncelikle yatırımcılara yönelik kolaylıkların olduğunu kaydederek, "Şirket kuruluşlarında damga vergisi diye bir şey var. Damga, resim, harç vesaire... Bunlarda ciddi reform niteliğinde düzenleme yapıyoruz. Diyelim ki bir tane sözleşme yaptınız, bu sözleşmeden 10 nüsha istiyorlar, her birinden damga vergisi alınıyor. Bunu kaldırıyoruz, bir nüshadan verdi mi bitiyor." diye konuştu.

Bireysel emeklilik sistemine dahil olanlara da damga vergisi muafiyeti getirdiklerini açıklayan Yıldırım, böylece "cepten daha az para çıkacağına" işaret etti.

Başbakan Yıldırım, yükte hafif pahada ağır işlerle uğraşan yatırımcılarla, tedarikçileri arasındaki sözleşmelerde de damga vergisi istisnası getirildiğini duyurdu.

Firmalarla, iş adamlarının yurt dışı fuar ve katılımlarıyla ilgili işlerinde de damga vergisini kaldırdıklarını belirten Yıldırım, "Ülkemizi yatırımlar için güçlü cazibe merkezi haline getirecek adımlar atıyoruz. Uluslararası firmalar, bir dünya devi firma var, Türkiye’yi bölgesel üst olarak yapmaya karar verdi. Bu kararı verince Türkiye’den 70 ülkeyi yönetmeye karar verdi. Buna kurumlar vergisi muafiyeti getiriyoruz. Dolayısıyla buradan yönetince insan çalıştıracak, buranın ekonomisine katkı sağlayacak, bilgi birikimi olacak ve Türkiye bu anlamda, diğer ülkelere göre fark oluşturacak."değerlendirmesinde bulundu.

BİR BEDEL YÜKLEMİYORUZ, RAHATLAYINCAYA KADAR SÜRE VERİYORUZ

Başbakan Yıldırım, "Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki binalardan 5 yıl, arazilerden de teşvik süresi boyunca emlak vergisi alınmayacak. Bu da reform niteliğinde bir düzenlemedir." diyerek, doğal afetlerle, tutukluluk ve sabotaj gibi nedenler dolayısıyla ekonomik kayba uğrayan yatırımcıların, sigortalı çalışanların süresi dolmuş borçlarını bir yıla kadar erteleyeceklerini açıkladı.

Yıldırım,  "Böylece terör mağduru vatandaşlarımızın mağduriyeti gideriliyor. Yani onların elinde olmadan bu şartlar oluştuğu için bir bedel yüklemiyoruz, rahatlayıncaya kadar süre veriyoruz." şeklinde konuştu.

Geçmişte vergi ve prime yönelik vecibelerini yerine getiremeyenlere bir fırsat daha verdiklerini bildiren Yıldırım, şöyle devam etti:

"Vatandaşlarımız veya yurt dışındaki herhangi bir yatırımcı, varlığını Türkiye’de değerlendirmek istiyor. Türkiye’ye bunu rahatlıkla getirebilecek. Bir istisna var, bu kara para ve terör kaynaklı bir para olmayacak. Birikimi, varlığı olan insanlar paralarını Türkiye’ye getirsinler, ekonomimize soksunlar, ticarete dahil etsinler. Böylece ’Bu parayı ben nasıl koruyacağım?’ endişesinden kurtulacak, aynı zaman da parası da Türkiye’nin üretimine katkı sağlayacak. Veya bir seçenek de dışarıda yaptığı işten dolayı bir borcu varsa ve borcunu öderse bu da aynı şey olacak. Buraya getirmiş gibi bir işlem olacak."

Yıldırım, primlerini zamanında ödeyen Bağ-Kur’lulara 5 puan indirim yapılacağını belirterek şunları kaydetti: 

"Bağ-Kur’da kim var, esnaf var, muhtar var, çiftçi var. Bağ-Kur’a dahil olan, yanında çalışan sigortalılar değil kendisi, Bağ-Kur sistemine dahil olan işverenler... Primlerini sigortalılar öderken ne yapıyor, zamanında öderse 5 puan düşük ödüyor. Bu hakkı Bağ-Kur’lulara da tanıyoruz. Ama Bağ-Kur’lu esnafa, muhtara, çiftçiye diyoruz ki: Bu imkandan yararlanırken ödemezseniz o zaman bu imkan ortadan kalktığı gibi takibat da olur. Yani vecibenizi yerine getirin ve bu haktan yararlanın."

Yıldırım, Çankaya Köşkü’nde Bakanlar Kurulu üyeleriyle "Ekonomik Müjdeler Paketi"ne ilişkin düzenlediği basın toplantısında, devrim niteliğinde alınan kararlardan birinin de taşımacılık sektörünün beklentileri yönünde olduğunu söyledi.

OTOMOTİV VE TAŞIMA SEKTORÜ CANLANACAK 

Taksicilerin, her görüştüklerinde "Araçlarımızı yenilemek istiyoruz. Buna bir imkan verin" dediğini anımsatan Yıldırım, "Aracını yenileyeceksen ÖTV almadan yenileyeceksin. Bunda taksi, şehir içi toplu taşıma yapan dolmuş, minibüs, belediye ve halk otobüsü var. Bunlar yenilendiği zaman ÖTV’siz alacaklar. Ayrıca sadece yük taşıma amacıyla kullanılan kamyon ve kamyonetler için de bu geçerli. Kamyoncular, K1, K2 ve K3 belgesi ile taşıma yapanlarda bundan yararlanacak. Bu muazzam bir şey. Otomotiv ve taşımacılık sektörü canlanacak. Araç eskidikçe maliyetler artıyor. Tamir bakım parası artıyor. İşletme giderleri artıyor. Bundan kurtulacak vatandaşımız. Aracı da cillop gibi yeni olacak. Daha ucuza alacak hem kendi hem üretici kazanacak. Sonunda Türkiye kazanacak." diye konuştu.

"Terörle mücadelede şehit olan kardeşlerimizin yakınlarından bir tanesinden araç alacağı zaman ÖTV alınmayacak" diyen Yıldırım, şehitlere ve geride bıraktığı yakınlarına ne yapsalar borçlarını ödeyemeyeceklerini, şehitlerin bu vatan için hayatlarını verdiklerini belirterek, şehitlere rahmet diledi.

ŞEHİT YAKINLARININ KAMUYA ATANMASI 

Şehit yakınlarının devlette istihdam edilmesiyle ilgili de düzenleme yaptıklarını vurgulayan Yıldırım, "Şehit yakınlarına devlette iş verme konusu yılda 2 sefer oluyordu, bunu kaldırdık. Allah göstermesin, şehit haberi geldi ve ondan sonra hemen bu haktan yararlanma ve istediği branşına, müktesebatına uygun şekilde, gecikmeden yerine getirilecek. Bu konuda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı gerekli çalışmaları yaptılar. Daha başka güzel şeyler var. İleride bunlara da temas edeceğiz." dedi.

MERKEZ BANKASI GEREKLİ ÇALIŞMALARI YAPIYOR

Tüccar, sanayi ve iş adamlarının paraya erişimi konusunda sıkıntılar yaşadıklarını, teminatların yüksek olduğunu anlatan Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti:

"Faizi düşürüyoruz. Politika faizi yüzde 7’ye düştü mesela. Normal kredi alacağı zaman yüzde 7 değil iki katını falan buluyor. Birtakım masraflar oluyor teminatlardan dolayı. Burada alacağımız tedbirlerle bunu kolaylaştırıyoruz. Kredi kullanımında gayrimenkul gibi sağlam diye düşünülen teminatlar vardı. Şimdi menkul değerleri, taşınabilirleri, teminat gösterebilecek. Gençken bankaya gittim. Daha yeni mezun olmuşum. Heyecan dorukta. Banka memuru dinledi. ’Sen nesin?’ ’Gemi inşaat mezunuyum’ dedim. Küçük bir tekne yapacağız. Bankacı ’Evladım babam bana, altından su geçen ve hava geçen şeylere teminat verme’ dedi. Ben de sana vermiyorum. Gemi batar, araba kaza yapar, uçak varsa düşer anlayışını sona erdiriyoruz. Elinde ne varsa teminat olarak gösterebileceğiz. Tezgahın, motosikletin araban var. Taşınabilir menkul değerleri de teminat olarak verebileceğiz. Böylece artık teminat işi hafiflemiş oluyor. Merkez Bankası gerekli çalışmaları yapıyor. Kredinin kullanma maliyetinin de zaman içinde düştüğünü göreceğiz. Allah’a şükür işler iyi gidiyor. Enflasyon düşme eğiliminde. Bütçemiz tıkır tıkır. Hiçbir sıkıntı yok. Öngördüğümüz hedeflerden gelirler yönünde fazlamız var."

Yıldırım, 110 bin esnafın geçmişe dönük borçlarının olduğunu, kredi alanların gecikme faizlerinin Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Merkez Birliği ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın bir araya gelerek yaklaşık 400 trilyonluk gecikme faizini karşıladıklarını, geri kalan paranın da tekrar yapılandırılıp taksitlendirilerek ödeneceğini aktardı.

Yıldırım, Çankaya Köşkü’nde Bakanlar Kurulu üyeleriyle "Ekonomik Müjdeler Paketi"ne ilişkin düzenlediği basın toplantısında, yatırım ve ihracat kredilerine erişimi kolaylaştıracaklarını belirterek, Kalkınma Bankasını tekrar işler hale getireceklerini, yatırımcının daha iyi şartlarda ve daha kolay kredi almasını sağlayacaklarını söyledi.

Eximbank’ın kredi verme şartlarını kolaylaştıracaklarını ifade eden Yıldırım, teminat açığı olması halinde Kredi Garanti Fonu’nun devreye girerek söz konusu açığı kapatacağını bildirdi.

İTHALAT YERİNE İHRACATA AĞIRLIK VERİLECEK 

Yurt dışına çok daha fazla ne satılabilir konusuna kafa yorulacağını da vurgulayan Yıldırım, "Böylece cari açığımızı azaltabiliriz, satın almalarımızı da eğer ihtiyacımız yoksa erteleyelim veya içeriden alabiliyorsak içeriden alalım. Boşu boşuna yurt dışına paramız gitmesin. Burada tasarrufumuz artsın, yeni fabrikalar kurulsun, memleketin yüzü gülsün." dedi.

Vatandaşlara "tasarruf yap" diyebilmeleri için tasarrufa kamuda başlayacaklarını vurgulayan Yıldırım, "Çalışanların ücreti hariç, yatımlar hariç kamuda her alanda tasarruf seferberliği başlatıyoruz. Bu konuda bakanlarımız kapsamlı bir program hazırlayacaklar ve yıl sonuna kadar kendilerine verilen hedeflerin gerçekleşmesini sağlayacaklar." diye konuştu.

Yurt dışında emeklilik hakkını kazananların Türkiye’de 6 aydan az kalmaları durumunda araçlarını getiremediğine dikkati çeken Yıldırım, bu uygulamadaki aksaklığı gidereceklerini bildirdi.

2B ARAZİLERİ İÇİN EK BAŞVURU İMKANI

Yıldırım, 2B arazileriyle ilgili tanınan imkanın çok başarılı bir uygulama olduğunu ve yaklaşık 700 bin vatandaşın bundan yararlandığını belirterek, şunları kaydetti

"Hala bu imkandan yararlanmayan 70-80 bin kişi var. Bu vatandaşlara tekrar bir fırsat tanıyoruz. Ümit ederim Antalya başta olmak üzere birçok ilimizde bu imkandan yararlanamayan vatandaşlarımız da böylece yararlanmış olur. Ayrıca müracaat etmiş ama taksitlerini aksatanlar varsa onlara da kalan süre için bir imkan sağlıyoruz. Hem yeni baştan müracaat hem de müracaat etmiş ama ödemesini tamamlayamamış olanlara bir imkan verilecek. Bunun dışında, ecrimisil ile kullanılan tarım arazilerinin tekrar kullanılmasına imkan veren bir düzenleme getiriyoruz."

YERLİ MAKİNEYE 300 BİN LİRAYA KADAR FAİZSİZ KREDİ 

Müjdeler arasında KOBİ’lere ilave imkanların da olduğunu bildiren Yıldırım, şöyle devam etti:

"Terör ve doğal afetlerden etkilenen KOBİ’lere -özellikle bölge için konuşuyoruz- 100 bin lira destek. İmalat sanayinde, organize sanayi bölgelerinde çalışan, terörden, doğal afetlerden işleri bozulan esnafımıza da 100 bin liraya kadar kredi kullandırabileceğiz. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız bunun çalışmasını yaptı. Yerli makine imalatçısını desteklemek için yerli makine alımında 300 bin liraya kadar faizsiz krediyi KOSGEB verecek. Böylece yerli üretimi teşvik etmiş olacağız. İmalat sanayinde çalışan KOBİ’lerin yerli makine ev teçhizat alımında anlaşmalı bankalardan kullanacakları kredilerin faizini de KOSGEB karşılayacak. KOSGEB’e geri ödemeli desteklerin, teminat ve kefaletinin masrafları, faizleri yüzde 100 oranında karşılanacak. Kredi Garanti Fonu yedi bankayla yapılan anlaşma sonucu KOSGEB’den geriz ödemeli destek kullanmak isteyen bütün küçük işletmelerin ihtiyaç duyduğu teminatların masraflarının tamamı KOSGEB marifetiyle karşılanmış olacak."

BİR VERİYORSAK ÜÇ MİSİ GERİ GELECEK

Yıldırım, açıklanan müjdelerin hiçbirisinin uygulanan mali disiplini bozmayacağını belirterek, "Biz cepten bir veriyorsak, üç misli geri gelecek. Üretim olacak, iş alanı oluşacak, oradan para kazanılacak, döviz geliri olacak. Bunlar misli misline gelir getirici tedbirler. Şehit yakınlarımıza ÖTV’siz araç verilmesi gibi birkaç tanesi sosyal tedbir. Bunların birçoğu için yasal düzenleme taslaklarımız hazır, Meclis tatile girmeden bunu çıkartacağız, bazıları da Bakanlar Kurulunun veya bakanların kendi inisiyatifiyle yapabileceği işlerden oluşuyor. Türkiye’nin emeği, aşı büyüsün diye bu işleri yapıyoruz. Yatırımcı, yatırım yapsın ki işsizlere iş kapısı açılsın, fabrika açılsın ki ülkemizin işsiz evlatları iş bulsun. Ülkeye para gelsin ki yatırımlar daha da artsın. Türkiye, zenginleşsin ki merhamet elini ihtiyaç sahiplerine daha fazla uzatsın." ifadelerini kullandı.

Başbakan Yıldırım’ın konuşmasının bazı bölümlerinde Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve Maliye Bakanı Naci Ağbal da bakanlıklarının sorumluluk alanına giren müjdelerle ilgili teknik bilgiler paylaştı.

Yıldırım, Çankaya Köşkü’nde Bakanlar Kurulu üyeleriyle "Ekonomik Müjdeler Paketi"ne ilişkin düzenlediği basın toplantısında, dış ticaret erbabının artık kapı kapı dolanmayacağını, bu konuda bir düzenleme yapacaklarını ifade etti. 

Gümrüklerde sadece Gümrük ve Ticaret Bakanlığının değil, her bakanlığın işinin bulunduğunu anlatan Yıldırım, "Bu şekilde hem maliyetler artıyor, kişi her bakanlığın görevlisine dil dökmekten yoruluyor. Şimdi bunlar kalkıyor. Bir tane Gümrük Ticaret Bakanlığının adamı var, önünde bilgisayarı var, plaka gibi bilgileri verince hemen hepsi önüne geliyor ve tek pencere sistemiyle geçiş yapacak. Yani bütün bakanlıklar, ellerindeki yetkiyi Gümrük Ticaret Bakanlığı’na protokolle devrediyorlar ve Gümrük Ticaret Bakanlığı tek elden bu işleri yürütüyor. Böylece hem zamandan hem bürokrasiden hem maliyetten tasarruf." diye konuştu. 

"Çek" konusunun kanayan bir yara olduğunu aktaran Yıldırım, ekonominin çok iyi olması durumunda sorunun küçüldüğüne, ekonominin biraz zora girmesi halinde ise sorunun büyüdüğüne işaret etti. Bu sorunun tekrar gündemde olduğunu, karşılıksız ödenmeyen çeklerin yaptırımı yetersiz kaldığı için mağduriyetlerin oluştuğunu dile getiren Yıldırım, çek ödenmediğinde buna bağlı olarak piyasadan mal alan vatandaşların, yükümlülüğünü yerine getiremediğini ve dolayısıyla zincirleme olarak herkesin bu işte bedel ödediğini söyledi. Burada iki şey getireceklerini belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

"Karşılıksız çek işlemine para cezası geliyor. Tekrar ederse ve alışkanlık haline gelirse bu sefer hürriyeti kısıtlayıcı ceza da arkasından gelecek. Bu bir. İkinci şey, çek verdim, çeki ben aldım, bu çekin arkasında bir kutu var, karekod diyorlar. Ona telefonu tutacağım, bakacağım bu çek sağlam mı değil mi? Ondan sonra ’kardeşim sağol, ben almayayım’ diyeceksin. Böyle bir sistem. Karekod uygulamasıyla da çekin güvenilirliği, daha çek alınmadan öğrenilebilecek. Bunu da güzel bir imkan olarak söyleyebiliriz."

YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ YENİLENİYOR

Başbakan Yıldırım, 10’uncu madde olarak da yatırım teşvik sisteminin yenileneceğini, bazı süreli teşvikleri kalıcı hale getireceklerini söyledi.

Teşvik sisteminde birtakım uygulama değişiklikleri yaptıklarını dile getiren Yıldırım, bunların çok önemli bir yere geldiğini, sonra bölgesel teşviklere geçtiklerini, bölgesel teşviklerin her ne kadar istedikleri seviyeye gelmediyse de başladığından beri 600 bin istihdam oluştuğunu, bunu da küçümsememek gerektiğini vurguladı.

Yıldırım, "Şimdi yapacağımız, daha etkin hale nasıl getiririz? Başta Doğu ve Güneydoğu olmak üzere bu teşviklerde sektörel teşviği de içerek şekilde uygulamalardan edindiğimiz tecrübeyi hayata geçireceğiz. Teşviklerde böyle bir sistem var. Mevcut bölgesel yatırım teşvik sistemimizde orta, yüksek teknoloji ürünlerinin üretimine yönelik yatırımın olduğu bölgeler, bir tek bu teşvikten yararlanıyordu. Şimdi ise orta yüksek teknoloji üretim yatırımlarının tamamı da 4. bölge teşviklerine alınacak. Bunlar teferruat..." değerledirmesinde bulundu. 

Devrim niteliğinde bir yeniliğin ise getirecekleri proje bazlı destek sistemi olduğunu bildiren Yıldırım, "Yani bölge bazlının yanı sıra proje bazlı...’Ben tekstil işi yapmak istiyorum filan yerde yapacağım, oranın hangi bölge olduğuna bakmadan ona has veya yeni buluş yaptım, ’bir yazılımla Türkiye’deki bütün ulaşım alt yapısının güvenlik açığını ortadan kaldırıyorum, şu oluyor bu oluyor’ diyorsun, akıl terinin ağırlıklı olduğu. Ona da ayrı teşvik gelecek. Yatırımcılarının yıl sonuna kadar geçerli olan avantajlı vergi indirim oranları ile sigorta primi işveren hissesi desteği sürelerinin kalıcı olarak uygulanması sağlanacak. Bu şu anlama geliyor; süre bitiyor merak etmesinler, telaşlanmasınlar,  süre yenilenecek, yatırımlarına vatandaşlar devam etsin." şeklinde konuştu.

TARIMSAL TEŞVİKLERİ ANLAMLI HALE GETİRECEĞİZ

Yıldırım, 11. madde olarak da şirket kuruluşunu ve şirket tasfiyesini kolaylaştıracaklarını bildirdi. Bu şekilde dükkan açmanın ve dükkan kapatmanın da kolaylaşacağına dikkati çeken Yıldırım, "Benim başıma geldi. 1983’te bir fabrikam vardı. Açarken çok kolaydı, kapatırken 2 sene dolaşmadığım kapı kalmadı. Yoruldum. Bu belki kısmen yine var, dolayısıyla bunları rahatlatıyoruz." diye konuştu.

Tarımsal teşviklerdeki kafa karışıklığını ortadan kaldıracaklarının da altını çizen Yıldırım, teşviklerde verilen bu destekleri anlamlı hale getireceklerini söyledi.

Yıldırım, "Yılın içerisinde 2 dilimde vereceğiz. Bunlar Maliye’nin imkanları bakılacak. Hangi aylar ne zaman olacağına karar vereceğiz. 2 sefer destek vereceğiz yılda. Hiç değilse çiftçimiz, köydeki vatandaş, aldığı para da bir işini görsün, bir derdine derman olsun. Şimdi bir parça 1 ay alıyor, öbür parçayı öbür ay alıyor, onu değerlendiremiyor. Ondan fazlasını borçlanmış oluyor bir işine yaramıyor. Dolayısıyla destek daha anlamlı hale gelecek. Bu da önemli bir değişiklik." ifadelerini kullandı. 

SERTİFİKALI ÜRÜN  BORSASI

Başbakan Yıldırım, sertifikalı ürün borsası konusunda yapılacaklara ilişkin açıklamayı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in yapmasını istedi. 

Çelik ise lisanslı depoculukta yasal düzenleme yapıldığını belirterek, "Lisanslı depoculuğa geçilecek ve bu şekilde ürün borsası kurulacak. Neticesinde de üreticilerimiz ürünlerini çok daha yüksek düzeyde değerlendirme imkanını elde etmiş olacaklar" dedi. 

Yıldırım, "Demek ki arada aracı, tefeci azalacak. Direkt ürünü satın alacakla satacak bir şekilde buluşacak ve burada hem üretenin malı değer kazanacak hem de alan daha iyi değerlendirecek. İstediği zaman satacak. Yani borsada parasal işlemler gibi ürünler de geleceğe yönelik bir parasal araç gibi kullanılacak." değerlendirmesinde bulundu. 

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ YASASI UYGULANACAK

Başbakan Yıldırım, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın bazı hükümlerinin yürürlük tarihinin 1 Temmuz olduğunu anımsatarak, bazı hükümlerin yürürlük süresini 1 yıl öteleyeceklerini bildirdi. Yasanın uygulanan kısımlarında bir sorunun olmadığını, ama bazı maddelerinde küçük bir iki konuda henüz alt yapının hazır olmadığını belirterek, "O altyapıyı hazırlayana kadar bir zamana ihtiyacımız var. Onun için burada yaşanacak olumsuzlukların önüne geçmek için böyle bir karar aldık ama yasayla ilgili bir geri adım yok, yasa uygulanacak." diye konuştu.

Yıldırım, Turkuaz Kart Sistemi’nde özellikle beyin göçünü tersine döndürme amaçlı olarak Türk vatandaşı olarak yurt dışında yerleşen, çok önemli buluşları ve uzmanlıkları olan insanların ülkeye gelmesini teşvik ettiklerini hatırlattı.

Şimdi ise başka uyrukta olanlara bir imkan getireceklerini bildiren Yıldırım, "Gel memlekette otur, çalış, fikirlerini burada bir faydaya, bir üretime dönüştür biz sana gereken her şeyi yapacağız diyoruz. Bunun bir artısı da ihracatçımıza şartları belirlenecek şekilde hususi pasaport vereceğiz, meşhur yeşil pasaport. İş, ihracat yapan, ülkeye döviz kazandıran ihracatçılarımızı da bu imkandan yararlandıracağız ki yurt dışına gidişlerde orada burada kapılarda perişan olmasın." ifadelerini kullandı.

Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye’ye sığınan Suriyelilerin kayıt altına alındığını, geçici iş imkanı verildiğini belirterek, "Adım adım onların Türkiye’yi artık vatanları olarak görmelerini sağlayacak ve hissedecekleri ortamı hazırladık ama sonunda kararı kendileri verecek. Ülkemizin huzurunu, barışını bozacak faaliyetler içinde olanlara asla vatandaşlık düşünülemez. Türkiye’nin büyümesine katkı sağlayacak, katma değer getirecek olanlara tabii ki vatandaşlık verilir." dedi. 

Yıldırım, Çankaya Köşkü’nde Bakanlar Kurulu üyeleriyle "Ekonomik Müjdeler Paketi"ne ilişkin düzenlediği basın toplantısının sonunda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, hazırlanan paketin bütçeye yükünün ne olduğunu sorması üzerine Yıldırım, "Yükü, bütçeye getirisinin çok çok altında. Bundan vatandaşlarımız emin olabilir." diye konuştu.

Türkiye’deki Suriyelilere vatandaşlık verilmesi hakkında nasıl kriterler olacağı ve yasal sürecin nasıl işleyeceğine yönelik soruya karşılık Yıldırım, iç savaştan kaçan Suriyelilere kapıların açıldığını, bu politikada bir değişiklik olmadığını ifade etti.

 Başbakan Yıldırım, "Suriyeli göçmenlerle ilgili olsun, genel olarak vatandaşlığa girişte olsun İçişleri Bakanlığımız bir çalışma yaptı, hazır. Onları kayıt altına aldık, çocuklarını okula gönderiyoruz, sınırlı da olsa çalışma imkanları getirdik. Adım adım onların Türkiye’yi artık vatanları olarak görmelerini sağlayacak ve hissedecekleri ortamı hazırladık ama sonunda kararı kendileri verecek. İşler Suriye’de düzelirse ’Ben gidiyorum’ derse gidecek." şeklinde konuştu.

Türkiye vatandaşı olmak isteyenler için kısıtlayıcı şartların belli olduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da bunu açıkladığını belirten Yıldırım, şöyle konuştu:

"Teröre bulaşmışsa vatandaşlık veremeyiz, karışık kuruşuk işleri varsa vatandaşlık veremeyiz. Ülkemizin huzurunu, barışını bozacak faaliyetler içinde olanlara asla vatandaşlık düşünülemez. Türkiye’nin büyümesine katkı sağlayacak, katma değer getirecek olanlara tabii ki vatandaşlık verilir. Bunların da belirli bir silsilesi, süreci var. Bu süreçler başladı, oturma, geçici çalışma, vesaire... Buna göre bu işlemler devam edecek."

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kurulacak fabrikalarda üretilecek ürünlerden kamuya alım yapılıp yapılmayacağı yönündeki soruyu yanıtlarken Yıldırım, bunun görüşüldüğünü ancak üzerinde çalışılması gerektiğine karar verdiklerini, bayramdan sonraki bir veya ikinci Bakanlar Kurulunda açıklayacaklarını bildirdi.

SURİYE İLE KISA VADEDE GÖRÜŞME YOK

Yıldırım, Suriye konusunda koalisyon ortaklarından beklentilerin neler olduğunun sorulması üzerine, Suriye’deki gelişmelerden en fazla canı yanan ülkenin Türkiye olduğunu söyledi. Yıldırım şöyle konuştu:

"Diğer ülkeler uzakta. Onlara ne sığınmacı geliyor, ne de teröristler oraya çok kolay erişiyor. Ama zannetmesinler ki bu böyle devam edecek. Eğer birtakım rekabet düşüncesini terketmezlerse, karar verici büyük ülkeleri kastediyorum, bölgede rekabet etmeye devam ederlerse buradaki kan akmaya devam edecek, mağduriyetler artmaya devam edecek. Küresel bir tehdide dönüşecek. Dünyada yayılan DAEŞ terörünün kaynağında bu var. O yüzden diyoruz ki buradaki paydaşlar, başta koalisyon güçleri olmak üzere stratejik ortaklarımızın bireysel hesapları bir kenara bırakması, artık Suriye’de bu zulmün, bu akan kanın durdurulması lazım. Türkiye olarak biz bölge ülkesi ve sınırdaş ülke olarak her türlü katkıyı vereceğiz. Dediğimiz budur, bunun artık zamanı geldi, geçiyor. Böyle bir çağrı yapıyoruz."

Suriye ile görüşmelerin kısa vadede olmayacağını anlatan Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü: 

"Önce bir kere oradaki zulüm sona ersin, o diktatör rejim sona ersin. Kendi insanlarını gözünü kırpmadan öldüren, yarım milyondan fazla insanı öldüren bir rejimle neyi anlaşacaksınız. Bu konuda zaten herkes hemfikir, burada işler düzene binerse tabii ki bizim ilişkilerimiz... Biz komşuyuz. Tabii ki iyileşeceğimiz, iyileşmek mecburiyetinde olduğumuz bir ülkedir Suriye."

Yıldırım, daha önce Merkez Bankasının faiz indiriminin piyasaya, vatandaşa yansıması için önlemler alacaklarını söylediğinin hatırlatılması ve nasıl bir önlemin söz konusu olduğunun sorulması üzerine, Merkez Bankasının faiz indirdiğini ancak faiz indirimlerinin yansımasının eş zamanlı olmadığını kaydetti.

Başbakan Yıldırım, bunun zorlamayla olmayacağını belirterek, buna karşılık araçlar bulunduğunu, yeri geldiğinde bu araçların devreye gireceğini ve kamuoyuyla paylaşacaklarını dile getirdi.

ÖTV İSTİSNASI YIL SONUNU KADAR

Yıldırım’ın taksi, kamyon, halk otobüsü gibi ticari araçlara ÖTV istisnası getirilmesiyle ilgili soruyu Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın yanıtlamasını istemesi üzerine Ağbal, bu imkandan yıl başına kadar yapılan alımlarda faydalanılmasını planladıklarını bildirdi.

Ağbal, bütçeye gelecek yükün, ne kadar sayıda araç satın alınacağına bağlı olduğu için açık bir öngörü bulunmadığını belirterek, ekonomik olarak olumlu bir dönüş getireceğini de kaydetti.

Başbakan Yıldırım da bu imkandan yararlanılmasıyla daha fazla üretim sağlanacağını, istihdamın artacağını, kat kat üstünde bir gelir sağlanacağını söyledi.

Bir gazetecenin, "Tasarruflarla ilgili düzenlemeler yapılacağını söylediniz. Bu konuda detay verebilir misiniz? Kamudaki araç ve bina kiralamaları çok tartışılıyor, sürekli gündemde. Burada yeni bir düzenleme olacak mı ne tür tedbir olacak?" şeklindeki sorusuna Yıldırım, "Detayı siz verdiniz aslında. Söyleyeceğimi söylediniz, ipucu verdiniz ama onlarla sınırlı değil, onları da önümüzdeki günlerde açıklayacağız." yanıtını verdi.

Bir gazetecinin, bir televizyon kanalında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun İncirlik üssünün DAEŞ’le mücadele kapsamında Rus uçaklarına açılabileceği şeklinde bir açıklaması olduğunu ve Rusya’nın da buna olumlu tepki verdiğini belirterek, ayrıntıları sorması üzerine Yıldırım, soruyu Çavuşoğlu’nun yanıtlamasını istedi. Bakan Çavuşoğlu, şöyle konuştu: 

"Benim böyle bir ifadem olmadı. ’Biz DAEŞ’le mücadelede herkesle işbirliği yapabiliriz’ dedik. Örnek olarak da koalisyon içindeki ülkelerin İncirlik Hava Üssü’ndeki uçakları ve bulundurdukları gücü verdik. Dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın Putin’e daha önceki dönemlerde de uçak düşürme hadisesinden önce de ’Endişeniz DAEŞ ise gelin DAEŞ’e karşı birlikte mücadele edelim’ sözünü de hatırlattık. Bundan sonraki süreçte DAEŞ’le mücadelede de Rusya ile işbirliği yapabileceğimizi söyledik. İncirlik Hava Üssü’ne Rus uçaklarının gelmesi konusunda herhangi bir ifade kullanmadım."

Yıldırım, Bakanlar Kurulu üyeleriyle  "Ekonomik Müjdeler Paketi"ne ilişkin düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin terör örgütü ile bağlantıları tespit edilen belediye yöneticilerine yönelik düzenlemenin bu yasama yılında tamamlanıp tamamlanmayacağını sorması üzerine Yıldırım, "Yetişecek. Burada yaptığımız şey şu: Teröre dolaylı, doğrudan destek veren yerel yönetimleri, belediye başkanları veya meclis üyeleri... Bunlar belirlendiği, tespit edildiği zaman bunların görevine son verilecek, onun yerine oradaki işlerin nasıl yapılacağına dair bir düzenleme bu. Bu da bu yasama dönemi bitmeden gelecek, Mecliste, üçüncü pakette bunlar da öngörülüyor" diye konuştu.

İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin söz konusu iddialara ilişkin bir süredir çalışmalarını sürdürdüğünü dile getiren Yıldırım, bununla ilgili görevden alınan, tutuklanan, hüküm giyen kişilerin olduğunu da hatırlattı.

SEÇİM ZAMANI BİTİ ŞİMDİ GEÇİM  ZAMANI

Bazı basın yayın organlarında erken seçime ilişkin haberlerin yer aldığı belirtilerek değerlendirmesi sorulan Başbakan Yıldırım, şunları söyledi:

"Nereden çıktı ya? Seçim, seçim millet yoruldu kardeşim. Bırakın bunları ya. Artık işimize gücümüze bakalım, geçim zamanı. Seçim zamanı bitti şimdi geçim zamanı. Vatandaş iş bekliyor, yatırım bekliyor, daha çok para kazanmak istiyor, yüzünün daha fazla gülmesini istiyor, terör bitsin istiyor. Seçim belli 2019’da inşallah yapacağız. Bunun için millet rahat rahat yatırımını yapsın, geleceğe yönelik kararlarını versin. Hiç endişe etmesin Türkiye’de güven, istikrar, güçlü bir siyasi irade var. Yani anayasa değişikliği ile bunu karıştırıyorlar bazen. O ayrı bir fasıl. Anayasa değişikliği gündemimizde, seçimle bunun bir alakası yok, o apayrı bir iştir. Onun için millet rahat etsin, kafasını da karıştırmayın, seçim falan yok."

ATATÜRK HAVALİMANI’NDA TEÖR SALDIRISI

Atatürk Havalimanı’ndaki terör saldırısının ardından alınan yeni önlemlere ilişkin bir soru üzerine de Yıldırım, "Önlemler sürekli var, önlemler bir sefer alınıp bitmez, tehdidin boyutuna göre sürekli önlemler güncellenir." cevabını verdi. 

Söz konusu terör saldırısının yeni bir modelle gerçekleştirildiğine dikkati çeken Başbakan Yıldırım, şunları kaydetti:

"Nedir o? Hem canlı bomba hem de fedai saldırı. Ne demek? Gireceği yere giremeyince önce silahı çıkarıyor, tabanca değil, tüfek, makineli tüfek. Tarıyor her tarafı, diğerleri aradan giriyor, can korkusuyla herkes kaçıyor, gidiyor eylemini yapıyor. ’Orada, girişte bir güvenlik zafiyeti yok’ derken ben onu kastettim. Orada canlı bomba normal şartlarda, elinde kalaşnikof, tabanca, el bombası olmasa giremez. Ne yapıyoruz? Şimdi bu tecrübeyi gördük İçişleri Bakanlığımız bütün bu insanların yoğun olarak bulunduğu havalimanı, metro vesaire bunların önüne ağır silahlı özel harekatçı arkadaşlarımızı koydu ki herhangi bir şey Allah göstermesin karşılaştığında ilk cevabı onlar verecek. Tedbir bu, daha başka tedbirler var. Bunlar havaalanı yöneticileriyle, valilik, İçişleri Bakanlığı, ilgili bütün kısımlar düzenli olarak bir araya gelip tedbirlerini sürekli artırıyorlar, güncelliyorlar. Amacımız bir daha bu ve buna benzer bir tatsız hadise yaşamamak. Ama şunu bileceğiz, biz terörle en yoğun mücadele eden bir ülkeyiz. Adeta bir ölüm kalım mücadelesi içindeyiz, dolayısıyla hedef ülkeyiz. Hedef ülke olduğumuz için de çok daha uyanık, titiz, hem istihbarat yönüyle hem fiziki tedbirler yönüyle gereken şeyleri yapmamız gerekiyor. Bunun adımlarını da atıyoruz."

Başbakan Yıldırım, vatandaşların bayramını tekrar kutlayarak, "Bu memleket bizim, bu bayram hepimizin" ifadelerini kullandı.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.