Basbakan Yildirim’in 18 Nisan 2017 tarihinde TBMM Grup Toplantisi’nda yaptigi konusmanin tam metni
Değerli arkadaşlarım, aziz vatandaşlarım; hepinizi saygı, sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.
16 Nisan cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini de içeren halkoylaması ardından gerçekleştirdiğimiz bu ilk Grup Toplantımızın hayırlara vesile olmasını Cenabı Mevla’mdan niyaz ediyorum. Bu vesileyle, yeni Meclis çalışmalarımızın ülkemize, milletimize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.
Değerli arkadaşlarım, demokrasimiz 16 Nisan halkoylamasında bir kere daha bütün dünyaya olgunluk sınavını göstermiştir. 81 ilimizde insanlarımız barış içerisinde, huzurla yüzde 85’i aşan yüksek bir katılımla sandıklara giderek oylarını kullanmış, tercihlerini yapmışlardır. Demokrasimize sahip çıkan yurt içinde 80 milyon, yurt dışında 3 milyona yakın vatandaşımıza şükranlarımı sunuyorum.
16 Nisan halkoylaması milletimizin demokrasiye sarsılmaz bir inancının göstergesi olmuştur. Pazar günü ilk kez sandık başına giden 1 milyon 269 bin genç kardeşimizi özellikle tebrik ediyorum. Tam bir demokratik olgunlukla gerçekleştirdiğimiz bu halkoylamasıyla siyasi tarihimizde yeni bir sayfa açılmıştır. Bu yeni sayfanın ülkemize, milletimize, siyasi hayatımıza çok güzel bir gelecek vaat ettiğine yürekten inanıyorum.
Pazar günü kesin olmayan sonuçlara göre, 58 milyon 517 bin 931 kayıtlı seçmenden 49 milyon 794 bin 539’u sandığa giderek oy kullanmıştır, katılım oranı yüzde 85,09 gibi rekor bir düzeyde olmuştur. Hazırlayıp millete sunduğumuz anayasa paketinin milletimizin teveccühüne mazhar olmasından büyük bir bahtiyarlık duyuyoruz.
Sandıktan çıkan bu sonuçla Türkiye kazanmıştır, millet kazanmıştır, bu halkoylamasının kaybedeni yoktur. Bu sonuç yeni bir dönemin başlangıcıdır. Kazanan sadece evet kampanyasına destek veren 25 milyon 154 bin 257 vatandaşımız değildir, tercihi hayır olan 23 milyon 775 bin 294 vatandaşımız da 16 Nisan’da kazanan olmuştur, çünkü Türkiye kazanmıştır, millet kazanmıştır, demokrasimiz güçlenerek bu halk oylamasından kazançlı çıkmıştır. Bu sonuçtan 81.7 ile evet oyu veren Bayburt da, yüzde 80.41 hayır diyen Tunceli de aynı derecede kazançlı çıkmıştır.
Artık bugün yeni bir gün, bugün kendimizi yenileme zamanıdır. Mevlana’nın dediği gibi: “ne kadar söz varsa düne ait dünde kaldı cancağızım, şimdi artık yeni şeyler söylemek lazım.” Bugün biz siyasetçiler yüzümüzü geleceğe dönmemiz, yeni şeyler söylememiz gerekiyor. Bugünden itibaren ülkemiz ve geleceğimiz için sorumluluğumuzun daha da arttığını, çok daha fazla çalışmamızın gerektiğinin farkındayız.
Şaibe söylentileri yayarak halkoylaması sonucuna gölge düşürmeye çalışmak beyhudedir, boştur. Millet iradesi özgürce sandığa yansımız ve bu iş bitmiştir. Buna Ana Muhalefet Partisi başta olmak üzere her kesimin saygı duyması gerekmektedir. Oy oranlarından yola çıkarak milletin sözü üzerine söz söylemek yanlıştır. Evet ve hayırların yakın oranlarda olmasından hareketle vatandaşları ayrıştırmak isteyenlerin asla oyununa gelmeyeceğiz. Büyük bir uyum içerisinde hep birlikte geleceğe yürümekten vazgeçmeyeceğiz.
Demokratik olgunluk içinde bu oylamanın gerçekleşmesini sağlayan bütün vatandaşlarımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.
Yurt dışında yaşayan, binlerce kilometre uzaktan da ülkenin geleceğine sahip çıkan gurbetteki memleket sevdalılarına teşekkür ediyorum.
Allah milletimize zeval vermesin, Türkiye’nin yolunu açık etsin.
Değerli arkadaşlarım, AK Parti kadroları olarak cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine en başından beri inandık, bu anayasa değişikliğinin ülkemiz için, milletimiz için, geleceğimiz için ihtiyaç olduğunu söyledik. Daima millet, kararımız evet diyerek kampanyayı başlattık. İlk mitingimizi 26 Şubat’ta 15 Temmuz’da bir destan yazan kardeşlerimizle Kahramankazan’da gerçekleştirdik. Kıbrıs, Almanya’daki vatandaşlarımızla buluşarak bu değişin önemini anlattık. 2 aylık sürede 54 il ziyareti gerçekleştirdik, ayrı 2 yurt dışı ziyaretimizde de vatandaşlarımızla beraber olduk. İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük illerimizde de ilçelerle buluştuk, mitingler yaptık. Toplamda yaptığımız miting sayısı 71 oldu. Ülkemizin her köşesine giderek vatandaşlarımızla kucaklaştık. Bu arada, bir yandan halk oylaması için çalışırken, diğer yandan da devlet ve memleket işlerini aksatmadık, 14 açılış ve temel atma töreniyle toplu açılışlarımızı gerçekleştirdik, yurt dışından gelen resmi misafirlerimizi ağırladık. Çeşitli illerde sivil toplum kuruluşlarımızın, iş adamlarının, kanaat önderlerinin katıldığı 22 toplantı gerçekleştirdik.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu kanaat önderleriyle oldukça verimli bir toplantı yaptık. Yine sanatçıların katılım sağladığı bir toplantıyı gerçekleştirdik. Görsel, yazılı basında programlar yaparak halk oylaması hakkında milletimizi bilgilendirmeye çalıştık. Bir kez de gençlerimizle bir araya geldik ve onların sorularını cevaplandırdık. Ayrıca yabancı medya temsilcileriyle gündeme dair değerlendirmelerde bulunduk. Her vesileyle her fırsatta milletimizle buluştuk, hasret giderdik. Her zaman olduğu gibi her gittiğimiz yerde vatandaş, millet, bizi bağrına bastı.
Siz değerli milletvekili arkadaşlarım da bölgelerinizde çok yoğun bir tempoyla çalıştınız. Sizlere özverili ve gayretli çalışmalarınız için ayrıca teşekkür ediyorum.
AK Partimizin bütün kademeleri il, ilçe teşkilatlarımız her zaman olduğu gibi kadın kollarımız ve gençlik kollarımızda canla, başka çalışmayı sürdürdüler.
Bütün vatan sathında cadde-cadde, sokak-sokak, ev-ev, dükkan-dükkan vatandaşlarımızla bir araya geldik, dertleştik, onları dinledik meramlarını anlamaya çalıştık. Fedakarca yürütülen bu çalışmalar için bütün yol arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Genel Merkez yöneticilerimize, bakanlarımıza, milletvekillerimize, yetkili kurullarımıza, il, ilçe, belde, mahalle teşkilatlarımıza, sandık müşahitlerimize, belediye meclis üyelerimize, hülasa bütün AK Parti kadrolarına huzurlarınızda bu özverili çalışmalardan dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum ve değerli yol arkadaşımla çok büyük gurur duyuyorum.
Yola çıktığımız 2001 yılından bu yana bütün unvanlardan bağımsız olarak sadece AK Partililik şuuruyla hareket eden yol arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Sağ olun, var olun Allah sizden razı olsun.
Değerli arkadaşlarım, halk oylamasında partimiz öncülük görevini yerine getirdi. Bu tarihi yolculukla bizimle birlikte aynı amaç uğrunda çalışan partilerde oldu. Başta Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı ve bütün Milliyetçi Hareket Partisi kadrolarına, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı ve teşkilatına, HÜDA-PAR Genel Başkanı ve teşkilatına da bu halk oylamasında verdikleri destekten dolayı teşekkür ediyorum. Tabi ki biz bu değişikliği Milliyetçi Hareket Partisiyle ortak hazırladık. Komisyon ve Meclis görüşmelerinde güzel bir ortak çalışmayı da, ortak duruşu da yerine getirdik ve bu halk oylamasının milletin kararına giderken de aynı hedef uğrunda birlikte çalıştık.
Sonuçlardan sonra kimin ne kadar destek verdiğini sorgulamaya kalkmak abeste iştigaldir. Bu Sayın Bahçeli’nin de Meclis görüşmelerinde dediği gibi kim kabul dedi, kim ret dedi bunu mercekle aramak lazım böyle bir şey olmaz. Bu bir parti seçimi değildir, partiler seçime girmiyor, partiler oy almıyor, bu milletin geleceğinin seçimidir. Millet geleceğine karar vermiştir, sistem değişikliğine evet demiştir, olay bitmiştir.
Bu arada değerli yol arkadaşlarım, Doğu ve Güneydoğu’dan gelen desteği teröre karşı mücadelede birlik ve beraberliğimizin bütünlüğüne verilmiş, anlamlı bir destek olduğunu düşünüyorum ve orada yaşayan bütün vatandaşlarıma da ayrıca teşekkür ediyorum.
Tabi teşekkürün en büyüğü kurucu Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a. AK Parti Grubu olarak buradan kendilerine selamlarımızı iletiyoruz. Cumhurbaşkanımız Türkiye’nin önünü açacak bu tarihi değişimi başından beri büyük bir kararlılıkla savundu. Milletimizle arasında öteden beri var olan muhabbet köprüsüyle gönülden gönle seslendi. O milletimize inandı, güvendi, milletimiz de ona inandı güvendi. Kendilerine şahsım ve partim adına şükranlarımı sunuyorum.
Bu değişiklikle beraber bildiğiniz gibi bazı hususlar hemen yürürlüğe girecek, bazı konularda 3 Kasım 2019’da Meclis seçimiyle cumhurbaşkanlığı seçiminin birlikte yapılacağı seçimden sonra yürürlüğe girecek. Önce yürürlüğe girecek olan hususlardan bir tanesi Hakimler Savcılar Kurulunun yeniden oluşturulmasıdır. Resmi sonuçların açıklanmasıyla süreç başlayacak ve 40 gün içerisinde tamamlanmış olacaktır.
Diğer bir konuda yargıda birliğin sağlanmasıdır. Askeri yargı tamamen sona erdirilecek, yargıda birlik sağlanmış olacak, yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı bir kez daha teyit edilmiş olacaktır. Ayrıca hemen yürürlüğe girecek olan diğer bir hususta Cumhurbaşkanımızın kurucusu olduğu AK Parti’yle ilişiğinin tekrar kurulmasıdır. Dolayısıyla, resmi sonuçların ilan edilmesiyle beraber kurucu Genel Başkanımızı partimize davet edeceğiz ve kendilerini aramızda görmekten büyük bir bahtiyarlık duyacağız.
Değerli arkadaşlarım, bugün gelinen nokta büyük bir aşamadır, ama işimiz henüz yeni başlıyor, yoğun bir çalışma programı bizi bekliyor. Zira bu anayasa değişikliyle beraber yeni döneme kadar iç tüzük değişikliği mevcut kanunların cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine uyumlu hale getirilmesi gibi önemli çalışmaları seçimlerden önce mutlaka bütün grupların istişare ederek, anlayış birliği içerisinde tamamlamayı hedefliyoruz. Yeni dönemde milletimize söz verdiğimiz her konuda gerekli adımları atacağız ve sürekli gündemimiz olan yapısal reformlara kararlılıkla devam edeceğiz. Milletimize en iyi şekilde hizmet etmek, Türkiye’yi geleceğe taşımak hepimizin birinci derecede önceliğidir. Türkiye’yi insan hak ve özgürlüklerinde sadakatle bağlı, insan onurunu korumayı esas alan en ileri demokrasiler seviyesine taşıyacağız. Halk oylaması sonrası buradan yaptığımız ilk grup toplantısından ilan ediyorum, istisnasız bütün vatandaşlarımızın hukukunu korumak, savunmak siyasetimizin esası olmaya devam edecek. Evrensel değerlerin korunması, bütün vatandaşların, bütün canlıların, bütün inanç ve düşüncelerin hukukunun korunması en büyük meselemiz ve önceliğimiz olacak. Bir tek vatandaşımızın dahi kalbinin kırılmasına rıza göstermeyeceğiz. Allah’ın izniyle kibir ve gurur nefislerimizi rehin almayacak. Kapalı kapılar ardında değil, hep milletimizin içinde olacağız. Şeffaf ve berrak bir yönetim anlayışıyla vatandaşımıza hizmet etmeye devam edeceğiz. Ayrımcılığın her türlüsünü reddedeceğiz, eleştiriye daima açık olacağız. Muhalefetin demokrasimizin olmazsa olmazı olduğu gerçeğini göz zardı etmeyeceğiz. Şimdi hepimize düşen görev aşkla, şevkle milleti emanetine sahip çıkmaktır. Bu dava birliğin ve bütünlüğün davasıdır. Bu mesele sen ben meselesi değil, Türkiye meselesidir, memleket meselesidir.
Unutmayalım ki, dünyanın gözleri üzerinizdedir. Bizler sadece bütün vatandaşlarımızın değil mahzun ve mağdur bütün vatandaşlarımızın değil, mahzun ve mağdur bütün insanlığın meselelerini kendimize dert ediniyoruz. Bütün insanlık için adalet ve barış istiyor, bunun mücadelesini veriyoruz. Bu felsefeyi taşıyan partimiz evrensel siyasetin markası haline gelmiştir. Bu evrensel markanın sadece vatandaşlarımız için değil, bütün bölge ve insanlık için ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz.
Aziz yol arkadaşlarım, insan ve vatandaş odaklı siyasetçimizin aslı, esası ve özeti, insan onurunu yüceltmek, vatandaşlarımızın hak ve hukukunu muhafaza etmektir. Siyasetimizin esası, demokrasimizi güçlendirmek, hukuk düzenini daha muhkem hale getirmektir.
15 yılda sessiz devrimler yaptık, devletle vatandaş arasındaki ihtilaf alanlarını büyük ölçüde azalttık, bütün bunlara rağmen 15 Temmuz ihanetine maruz kaldık ve milli iradeyi hakim kılmak için böyle bir karar almak mecburiyetindeydik. Devletin içindeki vesayet odaklarının vatandaş adına tamamen tasfiye edilmesi ve gelecek için tedbir alınması bir mecburiyet haline gelmişti. İşte 16 Nisan’da milletle birlikte bu tedbiri aldık, almaya da devam edeceğiz. Vesayet artıklarını milletin demokrasisinin başına bela olmaktan çıkaracağız inşallah.
Yoğun bir kampanya dönemi geçirdik, o heyecanlı günlerin toz-dumanında bazen sözlerimiz maksadını aşmış beyanlarımız olabilir, evet’i savunanlar da, hayır diyenler de zaman zaman birbirini incitmiş olabilir. Şimdi incinmeleri, kırgınlıkları kenara bırakma, millet için ele ele verme, geleceğimizi inşa etme zamanıdır.
Baştan beri söylediğimiz söz şudur: 50+1 meşruiyettir, milli iradenin tecellisidir. Sonunda da milletimiz fikrini söylemiştir ve tercihini yüzde 51.4 oran ile evet’ten yana kullanmıştır. Seçmen son sözünü söylemiştir, şimdi her zamankinden daha fazla kardeşlik, daha fazla dayanışma günüdür. Unutmayalım, biz biriz, beraberiz, kardeşiz, birlikte Türkiye’yiz. Bütün farklılıklarımızla birlikte bir bütünüz. Türkiye, tarihin, coğrafyanın, ortak kültürün kardeş kıldığı büyük bir ailedir. Biz bu ailenin içine fitne sokmaya çalışanlara asla müsamahama göstermeyeceğiz. Allah birliğimizi, beraberliğimizi, dirliğimizi bozmak isteyenlere fırsat vermesin.
İktidar partisi olarak bu demokratik vakarı özenle koruyacağımızdan bütün vatandaşlarımız emin olsun. Bu noktada muhalefet partilerimizle bütün muhalif kesimlere de bir çağırım olacak; tartışmalar, sert söylemler, seçim kampanyalarının belki bir nebze tuzu, biberi oldu, ama millet kararını verdi, oylama yapıldı, sonuç belli oldu. Bundan sonra hepimize düşen görev, enerjimizi ülkemizin daha güzel, daha güçlü, daha güvenli, daha istikrarlı ülke olması için harcamaktır. Bundan sonra ekonomimiz daha da güç kazanacak, refah toplumu bütün fertlerimiz tarafından daha da hissedilecektir. Türkiye’yi dünyanın en güçlü ekonomileri arasına taşımak için gerekli bütün reformları, çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz. Sanayicinin, girişimcinin, ihracatçının, işçinin, memurun, emeklinin, işsizin, esnafın, velhasıl 80 milyon vatandaşımızın gözü, kulağı olacağız, hukukunu gözeteceğiz.
Türkiye’de istikrar bu şekilde bu oylamayla birlikte bir kez daha teyit edilmiş ve kalıcı hale gelmiştir. Yerli ve yabancı için Türkiye bundan böyle daha da cazip hale gelmiştir. Türkiye’nin yarını bugünden çok ama çok daha güzel olacak inşallah. Bize düşen daha çok çalışmak, ülkemizin değerine değer katmaktır.
Değerli yol arkadaşlarım, AK Parti hakkaniyetin sesi olmaya, aklıselimin sesi olmaya, milletin sesi olmaya devam edecek. Sorumluluğumuz, yükümüz daha da artmıştır, ama bu yükü taşımak en büyük onurdur.
Siyaseti dürüstlükle, samimiyetle, mutlaka hakkaniyetle sürdürmek bizim millete olan sözümüzdür. Millet olarak geleceğe alnı ak, başı dik olarak yürüyeceğiz. Ülkemizin yarınına en küçük bir fikri olan, bir sözü olana mutlaka kulak vereceğiz. Eskisinden daha çok, bir elin nesi var, iki elin sesi var diyeceğiz. Meclis çatısı altında dışarıdaki sivil siyaset kurumlarıyla da her zaman iletişime açık olacağız. Allah yar ve yardımcımız olsun, bizi milletimize mahcup etmesin.
Allah’a emanet olun, sağ olun, var olun, teşekkür ediyorum.