Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in 2018 yili bütçe oylamasi sonrasi yaptigi konusmanin tam metni

 

Sayın Başkan, yüce Meclisin değerli üyeleri; yüce heyetinizi ve aziz milletimi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.

Bugün 2016 yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı ile 2018 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı görüşmelerini an itibarıyla tamamlamış bulunuyoruz ve yüce Meclisin, siz milletvekillerimizin oylarıyla bütçelerimiz kabul edilmiştir.

Öncelikle yoğun ve özverili çalışmalar neticesinde bütçenin Genel Kurula gelmesinde emeği geçen Plan ve Bütçe Komisyonu, Başkan, üyeler, bakanlar ve bürokrat arkadaşlarıma huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Tasarının Genel Kurulda görüşülmesi sırasında katkılarını esirgemeyen bütün partilerimize, milletvekillerimize ve emeği geçen bütün Meclis çalışanlarına da ayrıca teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bütçeyle ilgili kısa değerlendirmeden önce, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda gerçekleştirilen oylamayla ilgili birkaç cümle söylemek istiyorum.

Bilindiği gibi, Amerikan yönetimi Kudüs’le ilgili kararının yanlışlığıyla ilgili tasarı Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yapılan oylamada Amerika’nın bu kararı aleyhinde kabul edilmiş ve böylece 128 ülke hakkaniyetli bir duruş göstererek bu kararı kınamıştır, adeta reddetmiştir; beklenen olmuş, hak yerini bulmuştur. Bütçe açılış konuşmasında da ifade etmiştim, yanlış hesap Kudüs’ten döner, nitekim dönmüştür. Haksız ve insafsız bir karara karşı bütün dünya ülkeleri neredeyse ittifak yaptı. Tehditlere rağmen ve ülkeler egemenlik haklarını tehditlere, baskılara karşı korumuşlar ve bunların karşısında boyun eğmemişlerdir.

Olayın meydana geldiği ilk günde İstanbul zirvesiyle tutuşturduğu Cumhurbaşkanımızın Dönem Başkanlığında ateş bütün dünyada yankılandı ve dünya 1’den büyük olduğunu bu kez göstermiştir.

Dün Birleşmiş Milletler’de aklıselimin galip gelmesi, çözüm konusunda ümitleri de yeşertmiştir. Bu kararla sadece Kudüs değil, sadece Filistin değil, insanlığın onuru kazanmıştır. Amerikan yönetiminin hiçbir hukuki meşruiyeti olmayan, haksız, adaletsiz, keyfi kararı insanlığın vicdanından geri dönmüştür. Hiçbir ülkenin keyfi kararlarını dünyanın geri kalanına dayatma hakkına sahip olmadığı bir kez daha kesin olarak ortaya çıkmıştır. Türkiye olarak bu kararın bu yönde çıkması için büyük gayret gösterdik; bu çalışmalara katkı sağlayan bütün arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Bu kararın arkasında duran bütün Birleşmiş Milletler üye ülkelere teşekkür ediyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dünya farklı bir döneme girdi, savaşlar, bölgesel, küresel gerginlikler, doğal felaketler ve ekonomik belirsizliklerin arttığı bir süreçteyiz. Bunun yanı sıra, ulusal ittifakların azaldığı, ekonomik ve siyasi ilişkilerin daha da karmaşık hale geldiği, korumacılık eğilimlerinin arttığı dönemi yaşıyoruz.

Diğer taraftan, küresel krizden sonra ilk defa 2017’den itibaren dünya ekonomisinde bir iyileşme ve ticarette bir artış olduğu görülmektedir. Böyle bir ortamda, Türkiye sadece tarihi devlet geleneği olarak hedeflere kenetlenmiş vatandaşlarından oluşan milleti ve işleyen demokrasisiyle değil, aynı zamanda güçlü ekonomisiyle de gıpta edilen bir ülke olmayı sürdürmektedir. Kalkınmamızın önüne set çekmeye çalışanların ve bütünlüğümüzü tehdit edenlerin emellerine ulaşmasına milletimizden aldığımız güç ve aldığımız, alacağımız tedbirlerle asla müsaade etmedik, etmeyeceğiz.

Değerli milletvekilleri, 2016 yılındaki hain darbe girişimi sonrası iç ve dış birçok çevre Türkiye ekonomisinin çökeceğini, bir daha toparlanamayacağını hep söylemişti. FETÖ’cü hainlerin gerçekleştirdiği darbe girişiminin milletimizin desteğiyle bertaraf edilmesinden hemen sonra ekonomideki bu olumsuz algıyı yıkmak için harekete geçtik. Üstüne basa basa, Türkiye güçlü bir ülke, ekonomimiz sağlam temeller üzerinde duruyor dedik. Aldığımız tedbirler, attığımız adımlarla ne kadar bir sağlam ekonomiye sahip olduğumuzu cümle âleme gösterdik.

Zor bir 2016’yı geride bıraktıktan sonra 2017 ekonomide başarılara imza atılan bir yıl oldu. Ekonomik büyümemizde bu yılın üçüncü çeyreğinde beklentileri ters yüz ederek bir rekora ulaştık, üçüncü çeyrekte son 6 yılın en yüksek büyüme oranına ulaştık, büyümede hep önde giden Çin’i ve Hindistan’ı da sollayarak dünyada liste başına oturduk. Sonuç olarak, 2017’yi tahminlerin ve hedeflerin üzerinde, yüzde 7’yi bile aşabilecek bir büyümeyle tamamlamayı hedefliyoruz.

Yatırımlar artıyor, ihracatta tüm zamanların rekoruna gidiyoruz, istihdamı artırmayı sürdürüyoruz. Yeni yılda yeni tedbir ve teşviklerle binlerce gencimize, kadınımıza, vatandaşlarımıza iş ve aş kapısı açmaya devam edeceğiz. Ülkemiz güçlüdür, ekonomide büyümemiz de artarak devam edecek.

Türkiye’nin güçlü olması önemlidir. Türkiye sadece kendinden ibaret değil, aynı zamanda Türkiye Filistin demektir, Kudüs demektir, Arakan demektir, Somali demektir, Yemen demektir. Ülkemiz, dünyanın dört bir yanında haksızlığa maruz kalanların, mağdurların, mazlumların umududur ve umudu olmaya devam edecek. Türkiye’nin güçlü olması demek, mazlumların da güçlü olması demektir, işte bu bilinçle çalışmalarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz, ekonomideki hedeflerimize kararlı adımlarla gideceğiz.

2018 yılında Türkiye ekonomisinde nitelikli istihdam oluşturan, yatırım ve ihracata dayalı bir büyümeyi tekrar sürdüreceğiz. Onaylamış olduğunuz 2018 yılı bütçemiz ülkemizin kalkınma hedeflerine ulaşmasında önemli bir kilometre taşı olacaktır. Hükümetimiz olaylara kısa vadeli bakış açısı ve günlük kaygılarla bakmamakta, ülkemizin uzun vadeli çıkarlarına ve kalkınmasına odaklanmaktadır. Hazırlıklarını halen sürdürdüğümüz, 2018’de yüce Meclise sunacağımız 11. kalkınma planımız da aynı düşüncelerle hazırlanmaktadır.

Ülkemizi Cumhuriyetimizin 100. yılına, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesinin de ötesine taşıyacak vizyonu sürdürüyoruz, projeleri gerçekleştiriyoruz. Hızla değişen dünyayı yakalayabilecek, dönüşüme seyirci kalmayacak, bölgesinde daha müreffeh ülke olarak gelişmişlikte bir üst lige çıkacak stratejileri, politikaları hayata geçiriyoruz. AK Parti hükümetlerinin tek gayesi, vatandaşlara en üst düzeyde hizmet etmektir. Sorumsuz, mesnetsiz beyan ve eylemlerle uğraşacak, kaybedecek bir dakikamız bile yoktur. Hükümet olarak kendimizi milletin hakimi değil hadimi olarak gördük, görmeye devam edeceğiz.

Kalkınma anlayışımızın odağında, insanı yücelt ki devlet yücelsin anlayışı vardır. Bu anlayışla Türkiye’nin her günü bir önceki gününe göre daha iyi olacaktır, bundan zerre kadar milletimin şüphesi olmasın. Yeter ki dayanışmamız devam etsin, hep birlikte milletimize hizmet etmeye devam edelim.

Sayın milletvekilleri, 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesinin bir kez daha ülkemize ve milletimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyor, başta siz milletvekilleri olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Sağ olun, var olun, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.