Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in 21 Haziran 2016 tarihinde TBMM Grup Toplantisinda yaptigi konusmanin tam metni

 

Sayın milletvekilleri, değerli yol arkadaşlarım, bugün Grubumuzu şenlendiren, bizlerle birlikte olmanın heyecanını yaşayan çok değerli teşkilat mensuplarımız, hanımefendiler, beyefendiler; haftalık grup toplantımızda hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum; hoş geldiniz. 

Mübarek Ramazan’ınızı bir kez daha tebrik ediyorum. Şöyle böyle Ramazan’ın yarısı geride kaldı, sayılı gün gelip geçiyor. Allah Ramazan’ı bizden razı eylesin, yaptığımız ibadetleri, tuttuğumuz oruçları dergâhı izzetinde kabul eylesin.

Konuşmamın başında dün Elazığ’da hemzemin geçit yerine herhangi bir yerden tren yolundan geçmeye çalışırken bir sürücü maalesef vatandaşlarımız, 9 vatandaşımız hayatını kaybetti. Her şey insanla başlıyor, her şey insanla bitiyor. Ne tedbir alırsanız alın, hangi teknolojiyi kullanırsanız kullanın, ama insan hatasını ortadan kaldıracak bir makine henüz icat edilmedi. İnsanların hayatı bu kadar ucuz olmamalı. Kendi hayatını düşünmesen bile, taşıdığın, sorumluluğunu aldığın insanların hayatını düşünmek zorundasınız. Onun için kazaların, önümüzde bayram var, vatandaşlarımıza hep bir şey söyledim; kaymak gibi yollar yaptık, yolları böldük memleketi birleştirdik, yolları böldük hayatları, gönülleri birleştirdik. Siz, siz olun kurallara uyun. Çünkü yolların kralı olmaz, yolların kuralı olur. 

Değerli kardeşlerim; tabii bütün bu kazada hayatını kaybeden tarım işçilerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifa diliyorum. Elazığlı vatandaşlarımızın başı sağ olsun.

Değerli kardeşlerim; 65. Hükümeti kurduğumuz günden bu yana yaklaşık 1 ay oldu, yarın 1 ayımızı, 30 günümüzü tamamlıyoruz. Türkiye’nin meselelerini çözmek için canla başla Hükümet olarak, bakanlarımız olarak, Meclis Grubumuz olarak çalışıyoruz.

Daha önceki hükümetlerdeki gibi birinci önceliğimiz; demokrasimizi geliştirmek, hukuk devletinin tam anlamıyla yerleşmesini sağlamak ve vatandaşlarımızın refahını, mutluluğunu sağlayacak tedbirleri almak, düzenlemeleri yapmak. Bu dönemde Hükümetimiz ve bütün kurumlarımız heyecanla Türkiye’yi de daha da büyütmek, daha da ileri götürmek, 2023 hedeflerini gerçekleştirmek için aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. 

Bildiğiniz gibi geçen hafta Kütahya’da, Tunçbilek’te yerin 500 metre altında hayatını kara elmasla kazanan madenci kardeşlerimizle iftar sofrasında birlikte olduk. Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Gerek Tunçbilek’te, gerek Tavşanlı’da, gerek Kütahya’da vatandaşlarımızın gece yarısı olmasına rağmen heyecanı, coşkusu, bizi sıcak şekilde karşılamaları hakikaten dikkate değerdi. İşte AK Parti bu, AK Parti’nin farkı bu. AK Parti geçmişten aldığı tecrübeyi geleceğe taşıyan bir partidir, bir Türkiye partisidir. Onun için bu partiyle, AK Parti’yle ne kadar övünsek yeridir diye düşünüyorum değerli kardeşlerim. Vatandaşlarımız bizleri bağrına bastı, sevgileriyle, samimiyetleriyle bize doğrusu güç verdiler. Ülkemiz için çok daha güzel işler yapmamız gerektiği gerçeğini bir kez daha hatırladık. 

Yine geçen hafta 2001 yılından bu güne merkezi yönetimden taşra teşkilatında AK Parti hareketinin bütün öncü kadrolarıyla bir iftar sofrasında biraraya geldim. AK Parti’nin kuruluş felsefesini ve AK Parti siyasetini bir kez daha konuştuk, değerlendirme fırsatı bulduk. AK Parti hareketinin bir erdemliler hareketi olduğu, bir vefa hareketi olduğu bu toplantıda bir kez daha ortaya çıktı. Bu vesileyle millete hizmetten, Türkiye’ye hizmetten emekliliği olmadığını bu toplantıda bir kez daha gördüm. 

Daha sonra bildiğiniz gibi AK Parti İl Başkanlığımızın düzenlediği geleneksel iftara katıldık. Ankara’daki iftardan sonra İzmir’de şehit aileleriyle ve gazilerimizle biraraya geldim. Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte hafta sonu Burgazada Korvetini denize indirme, Kınalıada Korvetini kızağa koyma törenlerine katıldık. Deniz Kuvvetlerimizin elde ettiği o büyük gelişmeyi yakından görme fırsatını gördük. Gurur duyduk, göğsümüz kabardı. Çünkü bir zamanlar bu gemileri paramızı verdiğimiz halde dışarıda inşa ettirip teslim alamıyor. 74 Harekâtında o haklı davamızda bizi yüzüstü bırakanlar, bugün Türkiye’nin bu alanda savunma ve caydırıcılık alanında kat ettiği mesafenin o günlerde yaşadığımız sıkıntıların bize öğrettiği tecrübeden geldiğini herkes anlamıştır. 

Değerli kardeşlerim; savunma sanayine son 14 yılda aktardığımız kaynak miktarı tam 30 milyar dolar. Peki, ne yaptık? Yerlileştirme ve millileştirmeye önem verdik. Yerlileştirme tek başına yetmez, millileştirme de çok önemli. Her alanda olduğu gibi savunma sanayinde de kendi kendimize yeterliliğimizi arttırmamız, bölgedeki ülkelerin güvenliği ve geleceği için olmazsa olmazdır. İşte bu nedenle kendi insansız hava aracımızı artık yapabiliyoruz. Şimdi teçhizatlı, silah donanımlı olanını da yapmaya başladık. Tankımızı yapıyoruz, milli piyade tüfeğimizi yapıyoruz, yetmez, bölgesel uçak projesini yapıyoruz. Helikopterlerimizi yaptık, uçuruyoruz. Kısacası savunma sanayinde yerlilik oranını 2003’te yüzde 20’den aldık, bugün yüzde 60’ın üzerine çıkardık; işte Türkiye’nin gelişmesi bu, gelişen büyüyen Türkiye’nin geldiği nokta bu. Güçlü millet güçlü orduyla ancak mümkündür. Türkiye’yi güçlendiriyoruz, Türkiye güçlendiği oranda ordumuz da güçleniyor. Dostlarımıza güven veriyor, düşmanlarımıza da korku salıyor. 

Değerli kardeşlerim; tabii bundan sonra yapacaklarımız bununla sınırlı değil bu alandaki çalışmalarımız hızla devam ediyor. Ve önümüzdeki 2023 sürecinde inşallah bölgesel uçağımızı semalarımızda uçuracağız, kuyruğunda Türk Malı yazan uçağımızı uçuracağız bunun için başladık. 2018’in evet değerli kardeşlerim, gençler izin verin de şu işimizi bir aradan çıkaralım, ondan sonra sınırsız tezahürat serbest.

Değerli kardeşlerim, keza 2018’in sonunda tamamen yerli kaynaklarla, yerli akıl teriyle, anıl teriyle yapılmış uydumuzda gökyüzünde olacak. Türkiye bölgesinde güçlü olmak ve güçlü kalmak mecburiyetindedir. Zira etrafımızda ülkemize bel bağlamış, umut bağlamış birçok ülke var, bu ülkelerin geleceği de Türkiye’nin geleceğiyle aynı derecede önem kazanıyor. 

Cuma günü bildiğiniz gibi okullar tatile girdi. 18 milyon yavrumuz ilkokuldan liseye karnelerini aldılar ve güzel bir tatili hak ettiler. Ayrıca onları yıl boyunca yetiştiren, üzerlerine titreyen 1 milyona yakın öğretmenimizde böylece yaz tatiline girmiş oldu. Bu yavrularımızın heyecanını yaşamak için değişik bir şey yaptım, gözlerimi açtığım İstanbul’da Piri Reis Orta Okuluna gittim. Okuduğum okulu, okuduğum sınıfı, okuduğum mahalleyi görüp orada hemşerilerimle, güzel öğrencilerle çok güzel anlar yaşadım, o tarihleri düşündüm. O günlerde büyük şehre gelip, büyük şehirdeki çocukların arasında öğrenciliğin ne kadar zor olduğunu bir kez daha orada hissettim, yaşadım. 

Değerli kardeşlerim, bir hatıram oldu onu sizlerle paylaşmak istiyorum. Ortaokulda okurken son sınıfta ben öğretmen okuluna gitmeye karar verdim, çünkü burada dedemin amcalarımın yanında kalıyorum onlara daha fazla yük olmamak için bir yatılı okula hemen gidip bir meslek kazanmayı kafama koymuştum, bunun için öğretmen okulu sınavlarına müracaat ettim. Sınava iki gün kala sınav kâğıdımı alacağım dediler ki, müdür senin sınav kâğıdını vermedi. Gittim Hasan Çelik Rizeli yaşıyorsa Allah selamet versin, vefat ettiyse Allah rahmet eylesin. Girdim biraz böyle sert mizaçlı, asık yüzlü yani bizim Hayati Bey’e biraz benziyor. Ama öyle bir güzel gönlü var ki o ciddi ve sert mizacın arkasında müthiş bir insan sevgisi var tıpkı Hayati Yazıcı gibi. 

Efendim tabi sen dedi öğretmen mi olacaksın dedi? Efendim, izninizle öyle dedim. Kâğıdı aldı önümde yırttı çöpe attı. Beni görmüyor musun dedi ne yapacaksın öğretmen olup hadi git defol git dedi, iki gün ağladım. Yani bizim gelecekle ilgili planımızı ortaokuldaki müdürümüz değiştirmişti, başka bir güzergâha bizi soktu ondan sonrasına gerek yok. 

Şimdi değerli kardeşlerim, öğretmen hakikaten çok önemli, yani anneyi, babayı çocuklar görüyor, onlar anne baba çocukları şekillendiriyor, ama zamanımızın daha çoğu okullarda geçiyor, o çağlarda dolayısıyla öğretmenlerimiz çocuklarımızı gelecek ufkunu, özgüven kazanması ve şekillenmesinde çok büyük emekleri var. Bütün öğretmenlerimize yavrularımızı, gençlerimizi geleceğe hazırlamak için fedakârca gayret eden bütün öğretmenlerimizi yürekten tedbir ediyorum, kutluyorum. Onları da unutmayalım dedik ve Pazar günü ilk defa Çankaya Köşkünün bahçesinde 81 ilden gelen bütün öğretmenlerimizi Milli Eğitim Bakanımızla da beraber biraraya getirdik temsilcileri onlarla iftarları beraber açtık. Karne alan bütün öğrencilerimizi bir kez daha tebrik ediyorum, ailelerini tebrik ediyorum.

Değerli milletvekilleri, Türkiye’nin her bölgesinde güçlü parti olmanın mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Türkiye’nin bütün şehirlerine, bütün köylerine tam bir adaletle hizmet götürmenin onurunu yaşıyoruz. Akdeniz Bölgesini Karadeniz’den ayrı tutmadık. Trakya’ya hangi yatırımı yaptıysak Güneydoğu’ya da aynı yatırımı yapmayı şiar edindik. Hiçbir bölgeyi, hiçbir şehri, hiçbir ilçeyi asla ve asla diğerinden ayırmadık. Her zaman kucaklayıcı ve adaletli olmaya gayret ettik. Bu yüzden değerli arkadaşlar, AK Parti bütün Türkiye’nin partisidir, AK Parti bütün vatandaşlarımızın partisidir. AK Parti sadece oy verenlerin değil, her vatandaşın hukukunu korumayı esas edinmiştir. Etnik siyaset, bölge siyaseti yapanlar, ayrımcılık yapanlar bizim bu hassasiyetimizi asla ve asla anlayamazlar. Grup toplantılarımızın hepsinde asıl vurgumuz nedir? Millete hizmet, Türkiye’ye hizmet. Daima işimiz hizmet, gücümüz millet dedik bu günlere geldik. Her zaman Türkiye’nin birliğini, bütünlüğünü her şeyin üzerinde tuttuk. Bütün icraatlarımız da milletimizin menfaati bizim önceliğimiz oldu, demokrasiyle ekmeğimizi, aşımızı büyüttük. Hukuk devleti anlayışıyla vatandaşlarımızın hukukuna sahip çıktık. Bundan sonra da aynı istikamette kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. İyi ki AK Parti var, iyi ki 79 milyona ayrı gayrı demeden hizmet götüren AK Parti neferleri var. Gençler, evvel Allah, Allah’ta bizden yana millette bizden yanadır hiç merak etmeyin. 

Değerli kardeşlerim, Türkiye’de demokratik istikrar ile ekonomik istikrar birlikte gelişiyor Türkiye büyüyor, Türkiye kalkınıyor. Etrafımızdaki tehditlere, tehlikelere, ateş çemberine rağmen bütün dünyanın küçülmesine rağmen dünya ekonomileri gittikçe daralıyor. Her ülke büyüme ekside, ancak Türkiye bütün bu olumsuzluklar içerisinde geçtiğimiz 4 ay içerisinde 2016’nın ilk 4 ayında dünyanın en fazla büyüyen 5 ülkesi arasına girmeyi başardı işte bu başarı Türkiye’nin başarısıdır, bu başarı bu kadroların başarısıdır. Bütün bu umut verici gelişmelerin arkasındaki sır iki kelimede gizli, güven ve istikrar. Türkiye elde ettiği güven ve istikrar, güçlü siyasi iktidarla tam yol ileri devam ediyor, 2023 hedeflerine emin adımlarla gidiyoruz. Bizim anlayışımızda millet güçlü olacak ki devlet güçlü olsun. Devlet güçlü olacak ki millet güçlü olsun. 2000’li yılları, 70’li yılları, 90’lı yılları kayıp yıllardan ayıran güven ve istikrardır. Güven ve istikrar sayesinde, sağlam siyasi irade sayesinde Türkiye’nin ekonomisini 14 yılda şaha kaldırdık ve üretimde, yatırımda, istihdamda, ihracatta rekor üstüne rekorları kırdık.

Değerli kardeşlerim, bundan sonra yapacaklarımız bununla da sınırlı değil. Hükümet Programımızı açıklarken demiştik ki, Hükümet olarak daha fazla üreteceğiz ve adaletle paylaşacağız. Yatırıma, istihdama, ihracata daha fazla kafa yoracağız. Bunun için Ekonomi Bakanlığımız, Maliye Bakanlığımız, Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığımız ve ilgili bütün bakanlıklarımız bir araya geldik Ekonomik Koordinasyon Kurulunda bir dizi karar aldık. Bu kararların içeriği ne, niçin bu kararı aldık? Yakında Meclis’e size getireceğiz. Burada şunu yapıyoruz dedik ya, üreten, istihdam oluşturan, yatırım yapan, ihracatı arttıran, pastayı büyütüp adilce paylaşan bir ekonomi. Mali disiplinden vazgeçmeden, gerçek ekonomiyi büyütecek tedbirler alıyoruz. Bu tedbirlerde ne var? Bir kere yatırımcının önündeki kırtasiye işlerini ortadan kaldırıyoruz. Yatırımcının önüne tabiri caizse turkuaz halı seriyoruz yeter ki yatırım yap, yeter ki bu ülke için üret, bu ülke insanları için iş, aş alanları oluştur. 

Bununla da yetinmiyoruz yatırım için onlarca belge, harçlar, vergiler her evraka para, oraya gitti para, buraya gitti para, o kâğıt, bu kâğıt yatırımcı daha yatırım başlamadan yoruluyor pes ediyor. Bütün bunları ortadan kaldıracak yatırımcının hemen üretime geçeceği, ekonomiye katkı sağlayacağı bütün imkânları sağlayacak düzenlemeleri yapıyoruz, yatırım ortamının iyileşmesiyle ilgili ezber bozan adeta düzenlemeler geliyor. Ayrıca nitelikli beyin göçünü geri döndürecek tedbirler alıyoruz. Türkiye artık beyin göçü veren değil, beyin göçü almaya başlayan ülkeler arasına elhamdülillah girdi. Bu bağlamda diğer ülkelerde, gerek Türk vatandaşı, gerek başka ülke vatandaşları olsun yetişmiş, alanında uzmanlaşmış insanları ülkemize gelmesi için oturma izni, çalışma izni ve hatta vatandaşlıkta dahil olmak üzere her türlü kolaylığı sağlayacağız. Böylece Türkiye’ye daha fazla yatırımcı gelmesini, Türkiye’de daha fazla küresel yatırımcının iş yapmasını... Bazı köklü düzenlemeler yapıyoruz. Biliyorsunuz son birkaç yıldır genel sağlık sigortası uygulaması nedeniyle mağduriyetler yaşanıyor. Gelir testi meselesi yüzünden vatandaşlarımız sağlık hizmetini alıyor, ama kendilerine de birtakım borçlar çıkartılıyor. Veya bunun dışında yine yaşlı bakım aylığı veya engelli bakım aylığı, evde bakım aylığı gibi ödemeler kesiliyor. Bu şikâyet bolca sahadan sizlere de geliyor, bizlere de geliyor. Bunu ortadan kaldıracak bu işlerin çok daha düzenli bir şekilde yapılacağı, yeni bir düzenlemeyi Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığımız yapıyor, yakında bunu da Meclis’e getirmiş olacağız. Vatandaşımızla Hükümet arasında anlaşmazlık, niza kalsın istemiyoruz. Biz vatandaş mutluysa varız, vatandaşımız mutlu değilse bizim Hükümet olmamızın ne anlamı var? Yapacağımız her şey, insanımızın hayatını kolaylaştıracak, yaşam kalitesini arttıracak, bölgesel kalkınmışlık farklıklarını ortadan kaldıracak. 

Değerli kardeşlerim, bu dönemde önem vereceğimiz diğer bir alanda tarım sektörüdür. Tarım sektörü dünyada olduğu gibi Türkiye’de de her zaman stratejik sektör olmaya devam ediyor. Dünya nüfusunun hızla arttığı, iklim değişikliğinin çok büyük boyutlara ulaştığı günümüzde tarımın, tarımda kendi kendine yeterliliğin önemi gittikçe artmaktadır. Ülkeler çok gelişmiş olabilir, çok büyük buluşlar yapabilir, ama nihayetinde beslenme ihtiyacı her zaman temel ihtiyaç olarak kalmaya devam edecek. 

Son 14 yılda Türkiye’de her alanda olduğu gibi tarım alanında da önemli gelişmeleri sağladık. Daima çiftçimizin, üreticimizin yanında olduk buğday, arpa, hububat fiyatları Tarım Bakanlığımızca her an yakın takiptedir. Bu sene biraz kuraklık olmasına rağmen, üretimde biraz düşme olmasına rağmen, fiyatlarda herhangi bir çiftçimizin aleyhine gelişme olursa Tarım Bakanımız anında müdahale edecek, gereken önlemleri alacaktır. Onun için çiftçilerimiz rahat olsun, onlar hasatlarını yapmaya devam etsinler. 

Bu dönemde çiftçimize verdiğimiz desteklerde de bir değişikliğe gidiyoruz. Bu değişiklik şudur: Biliyorsunuz destekler genellikle çeşitli kalemlerde yıl boyunca veriliyor. Küçük küçük miktarlar çiftçimiz alıyor maalesef hiçbir işine yaramıyor. Ya hasat öncesi ihtiyacı olunca alamıyor veya aldıktan sonra borçlanmış oluyor borcunu karşılamıyor, o yüzden de şimdi bir uygulamaya geçiyoruz. Yılda iki sefer destek yapacağız ve toplu yapacağız aldığı para da bir işe yarasın, yoksa arada parça pinçik alınıyor paralar kayboluyor. Bu uygulamayla çiftçimizin ihtiyaçlarını daha güzel şekilde gidermesini sağlayacağız. 

Ayrıca tarımda mazot desteğini başlatan iktidar bizim iktidarımızdır. Bununla da yetinmedik, şimdi gübrede KDV’yi, yemde KDV’yi ortadan kaldırdık. Bu arada tabi amonyum nitrat gübresini de yasakladık. Niye yasakladığımızı biliyorsunuz, çünkü maalesef bu katil terör örgütü üretim için, hasat için lazım olan gübreyi insanları öldürme makinesi olarak kullanıyor. Bunun önüne geçmek için nitratlı gübre üretimini, dağıtımını yasakladık ve bunu tekrar başka yerine konacak gübre çalışmalar da devam ediyor. 

Değerli kardeşlerim, tarımla ilgili hedeflerimiz büyük. 2023’te 150 milyar dolarlık tarımsal üretime ulaşmayı hedefliyoruz. İhracat hedefimizde 40 milyar lira olacak. Bu hedefleri hayata geçirmek, vatandaşlarımız için gıda, arz güvenliğini teminat altına almak, küresel arenada daha fazla söz sahibi olmak için önemli çalışmalar yapıyoruz. 

Tarım bahsinden sonra bu diğer değinmek istediğim bir konu değerli kardeşlerim, ekonomik büyümedir. Son 26 çeyrek kesintisiz Türkiye büyümeye devam ediyor. Türkiye ekonomisi üzerine bahis oynayanlar, Türkiye ekonomisinin kırılgan olduğunu söyleyenlere selam olsun. Yapacağınız her türlü manipülasyon, yapacağınız her türlü alavere dalavere Türkiye’nin büyümesini engelleyemez, Türkiye’nin yolunu kesemez. Çünkü Türkiye’de milletin partisi var, AK Parti var. AB ülkeleri eksi büyümede, Amerika büyümesi aşağıya doğru gidiyor. Büyüyen birkaç ülke var; Hindistan, Çin, Türkiye, bir-iki ülke daha var. İşte ilk 5 arasında geçen ülkelerin başında Türkiye geliyor. Onun için bütün vatandaşlarımız rahat olsun. Türkiye’nin önünde güzel bir gelecek var, aydınlık bir gelecek var. Bu geleceğimizi olumsuza çevirmek isteyenler içeride ve dışarıda terör örgütlerini üzerimize salıyorlar. Ama şunu cümle alem gördü: Türkiye terör belasından kurtulacak. Allah’a şükür ilçelerimizde, illerimizde kalkışmaya çıktılar, hepsi dersini aldı. Şimdi vatandaşımız bunların çirkin yüzünü gördü. Acımasızca nasıl insanları öldürdüklerini, nasıl binaları yerle bir ettiklerini gördü. Şimdi artık bölgede vatandaşlarımız hükümetinin yanında, milletinin yanında devletinin yanında.

Partimiz, sivil toplum kuruluşları Ramazan boyunca bölgeyle gönül köprüleri kurdu. Belediyelerimiz gönül köprüleri kurdu, doğuyla batıyı birleştirdik, kardeşliğimizi arttırdık, Ramazan’ın feyzini bereketini elhamdülillah ülkenin her tarafında yaşattık. 
Evet, şimdi tabii terörden sonra yapmamız gereken birkaç tane iş var. Bunlardan bir tanesi, teröre mali destek veren belediyelerin hesabını görmek. Devletten parayı alacaksınız yol yapmak için, park yapmak için, kanalizasyon yapmak için, sosyal destekler yapmak için, bu kaynakları çeşitli yollarla, hileyle düzenbazlıkla terör örgütüne aktaracaksınız; yemezler. En kısa sürede devletin verdiği kaynakları millet için kullanmayan bu yerel yöneticilerden bunun hesabını soracağız, burunlarından fitil fitil getireceğiz. Bu konuda düzenleme de Meclis’e gelecek. Yağma yok, insanlar dişinden tırnağından artıracak vergi verecek, kendilerine hizmet olarak dönsün diyecek, gençlerimiz daha iyi yetişsin diye verecek, siz dağa lojistik destek yapacaksınız ve ondan sonra da demokrasi diyeceksiniz, ondan sonra da yurt dışında kapı-kapı dolaşıp Türkiye’yi şikâyet edeceksiniz. Bunu yapacağınıza gelin deyin ki, ey ahali, ey hemşehrilerim; biz hata ettik, yanlış yaptık, pişman olduk, siz doğrusunu yaptınız deyin milletimizin bağrına dönün. Marifet, Yüksekova’ya yapılan havalimanının şantiyesini 99 kere yakmak değildir. Marifet, Doğu’nun, Güneydoğu’nun hizmetlerini engellemek değildir. Marifet, oradaki vatandaşın derdine derman olmaktır, vatandaşın önündeki engelleri kaldırmaktır. Önüne çukurlar, hendekler kazmak değildir. 

Şimdi operasyonlar bitti, ikinci adımı atıyoruz; fiziki yenileme, sosyal yenileme. Fiziki yenileme ne? Bütün yıkılan yerleri daha güzeliyle yapıyoruz. Çalışmalar başladı, alt yapısıyla, üst yapısıyla en güzel yöresel mimariyi yansıtan evleriyle. Yetmez, gençlerimizi hayata bağlayacak, dağdan daha güzel bir gelecek olduğunu onlara yaşatacak tedbirleri de hayata geçiriyoruz. Nedir bunlar? Doğu’ya, Güneydoğu’ya yeni zenginlik merkezleri oluşturuyoruz, cazibe merkezleri oluşturuyoruz. Ne olacak burada? Burada fabrikalar yapılacak. Fabrikaları biz yapacağız, özel sektör işletecek, ürettikleri ürünleri de belirli bir süreyle biz satın alacağız. Ne olacak? Oradaki bütün vatandaşlarımıza, gençlerimize iş-aş imkânı daha güzel bir gelecek göstereceğiz, gelecek hazırlayacağız. İşte bu surette terörün istismarından gençlerimizi ve bölge halkımızı kurtarmış olacağız. Biz bütün bunları yaparken, maalesef teröre müzahir parti Türkiye’yi bıraktı kapı-kapı Avrupa’da, Amerika’da, Rusya’da dolaşıyor, Türkiye’yi şikâyet ediyor. Oyları Amerikalı vermeyecek, Avrupalı vermeyecek, oyları sen Türkiye’den alacaksın Türkiye’den. Oy aldığın vatandaşların önüne git de ona derdini anlat. Tanışık Köyüne gidemedin, Sur’a giremedin, niye? Yaptıklarının ne olduğunu oradaki vatandaş gördü. Ne kadar aldatıldığını gördü vatandaş. Bundan sonra oradaki vatandaşlarımızın geleceğini, hayallerini yıkmaya, onları istismar etmenize asla müsaade etmeyeceğiz. Biz 79 milyon vatan evladıysa, 780 bin kilometrekare vatan toprağıyla ay-yıldızlı bayrağımızla tek vatan, tek devlet, tek millet, tek bayrak olarak geçmişte de var olduk, bundan sonra da var olmaya devam edeceğiz. 

Değerli kardeşlerim; yoğun bir haftaya giriyoruz. Grubumuz önünde çok önemli kanunlar var, önemli çalışmalar var. Yeni haftada bütün Grubumuza Meclis çalışmaları için başarılar diliyoruz. Tabii gündemde Silahlı Kuvvetleri’mizin, güvenlik güçlerimizin terörle mücadeledeki koordinasyonunu daha iyi şekilde sağlamak adına ve onların bu mücadelesini rahat yapmalarını sağlayacak düzenlemeler bu hafta Meclis’imizde görüşülecek. Ayrıca, diğer reform niteliğinde kanunlar da yine Meclis gündeminde olacak. Bu yoğun çalışma temponuzda size başarılı bir hafta diliyorum.

Grubumuz geçmişte olduğu gibi bundan böyle de gücüyle, dayanışmasıyla Meclis’te oluşan muhalefetin karşılık kararlılıkla milletin arzu ettiği düzenlemeleri demokrasi içerisinde milli iradenin gereğini yerine getirerek çıkarmaya devam edecektir. AK Parti bir yandan Meclis Grubuyla, bir yandan Hükümetiyle, bir yandan yerel yönetimiyle topyekûn bu mübarek ayda milletimizin geleceği için, milletimizin selameti için gece-gündüz demeden kutlu yürüyüşüne devam edecektir.

Değerli kardeşlerim; bu duygu ve düşüncelerle hepinizi bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun, Allah’a emanet olun. Sağ olun, var olun. 

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.