Basbakan Yildirim’in 21 Subat 2017 tarihinde TBMM Grup Toplantisi’nda yaptigi konusmanin tam metni
Değerli yol arkadaşlarım, hanımefendiler, beyefendiler, aziz milletim; hepinizi sevgiyle, muhabbetle selamlıyorum, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Grup Toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve demokrasimiz için bereketli olmasını Cenabı Mevlamdan niyaz ediyorum.
Son Grup Toplantımızdan bu yana değerli kardeşlerim, yoğun ve önemli gelişmelerle dolu günleri geride bıraktık.
Bildiğiniz gibi PKK terör örgütü 3 gün önce Şanlıurfa Viranşehir’de alçakça bir saldırı gerçekleştirdi, bu saldırı sonucunda 11 yaşında Ahmet Oktay Günak evladımız ve İbrahim Kete adlı bekçimiz şehit oldu; Allah rahmet eylesin, mekanları cennet olsun. Yaralılara da acil şifalar diliyorum.
Ayrıca, bugün Bab’da temizlik harekatı esnasında Astsubay Yunus İşcan şehit olmuş, iki askerimiz de yaralanmıştır. Şehidimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza şifa diliyorum.
Bu saldırılar terörün canilikte hiçbir sınır tanımadığını gösteren saldırılara yenisi eklemiştir. Bu olay şüphesiz hepimizi derinden üzmüştür. Buradan saldırıya uğrayan lojman sakinlerine, yargı mensuplarına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu terör saldırısı sadece yargı görevi yapanlara değil, aynı zamanda 250 bin Viranşehirli kardeşlerimize ve kardeşliğimize yapılmıştır.
Yine geçtiğimiz hafta kardeş ülke Pakistan’da yaşanan terör saldırısı da çok vahim bir durumdur. DEAŞ terör örgütünün üstlendiği bu saldırıda 70’den fazla masum insan hayatını kaybetmiş, 150 kişi de yaralanmıştır. Kardeş Pakistan halkına 80 milyon halkımız adına taziye dileklerimizi iletiyoruz.
Değerli kardeşlerim, DEAŞ terör örgütü bölge ilçeler için ne kadar büyük tehditse, Asya için, Avrupa için, Amerika için de aynı şekilde tehdittir. İsmi ne olursa olsun, bütün terör örgütlerinin hedefi insandır. Bugün bizim kapımızı çalan tehdit, unutulmasın ki yarın bunların sırtını sıvazlayanların da kapısını zorlayacaktır.
Maalesef son dönemde bazı ülkelerde terörü ve şiddeti destekleyen ırkçı ve ayrımcı söylemler yükseliyor. İsrail Meclisinin ezan kısıtlaması, Avrupa’da yükselen İslam karşıtı söylemler çok ama çok tehlikeli bir gelişmedir. Bu söylemlerin hepsi nefret suçlarını beslemekte, evrensel insani değerleri bir bir yok etmektedir, birlikte yaşama kültürünü yok etmektedir, terör örgütlerini beslemektedir.
Buradan bütün ülkelere bir çağrıda bulunuyorum; birlikte barış içerisinde yaşayacağımız bir başka dünya yok, bindiğimiz dalı kesmeyelim. Bu ırkçılık, ayrımcılık hastalığına kapılmadan, dünyanın ve insanlığın huzuru için elimizi biraz daha taşın altına koyalım.
Bu süreçte yine partimizin Merkez Yürütme Kurulunu topladık, hem gündemdeki gelişmeleri, hem de halk oylaması süreci için yol haritamızı belirledik.
Kıymetli kardeşlerim, geçtiğimiz günlerde İstanbul’da Dünya Turizm Forumunun açılışını gerçekleştirdik. 40’dan fazla ülkeden üst düzey katılımın sağlandı forumda, bir kez daha ülkemizin eriştiği müspet noktayı gururla gördük. Dünyanın tüm renklerinin, tüm farklı kültürlerinin aynı çatı altında İstanbul’da küresel turizmi konuştuğuna şahit oldum. Bu tür küresel ölçekli saygın toplantıların Türkiye’de yapılması bir rastlandı değil. Bu, Türkiye’nin her alanda olduğu gibi turizmde de göstermiş olduğu gelişmenin, gayretin ve başarının bir meyvesidir.
Evet, hafta içinde biz de yola revan olduk, ilk durak Malta, Maltalı mevkidaşımızla ikili görüşmeleri ele aldık.
İzmir reklamları başladı. Güzel İzmir her şeyin en güzeline layık.
Bakanlarımız kendi mevkidaşlarıyla görüşmeler gerçekleştirdi ve anlaşmalar imzaladı. Malta’yla sağlık alanında, sosyal politikalar alanında işbirliği öngören iki anlaşma imzaladık. Ziyaretimizin önemli bir amacı da dost ülkelerle ilişkilerimizi geliştirme, ticaretimizi arttırmak. Bu çerçevede Türkiye-Malta İş Forumuna katılarak bu yönde yapılması gereken konuları etraflıca konuştuk.
Değerli kardeşlerim, yurt dışındaki bir sonraki durağımız Münih oldu. Münih Güvenlik Konferansına katıldık. Münih’te ayrıca birçok ikili görüşmeyi gerçekleştirdik. Dost ülkelerle ekonomi, göç, terörle mücadele, Avrupa Birliği, eğitim, sağlık gibi konularda yapılacak işbirlikleri üzerine müzakerelerde bulunduk. Ayrıca, Almanya’da yaşayan vatandaşlarımızın tertip ettiği Memleket Sevdalıları Evet Diyor programına katıldık. Buradan açıkça ifade ediyorum ki, gurbetteki kardeşlerimizin gözünde hasret dolu memleket sevdasını gördük ve çok duygulandık. Bu vesileyle size gurbetteki kardeşlerimizin selamını getirdim. Almanya’da binlerce vatandaşımız Türkiye’ye selam yolladı şehit analarına selam yolladı, gazilerimize selam yolladı, askerimize, polisimize selam gönderdi, Ay Yıldızlı bayrağımıza selam gönderdiler.
Ne dediler biliyor musunuz? Dinar’a kucak dolusu selamlar. Burada oradaki kardeşlerimiz ne dedi biliyor musunuz? Burada seçimler Türkiye’den önce başlayacak biz daha şanslıyız, bizim rengimiz belli sandıkları önce biz dolduracağız. Almanya’da o gün 10 binin üzerinde Türkiye sevdalısı binlerce demokrasi gönüllüsü tek yürek oldu evet evet evet dedi.
Sizler bizim geleceğimizsiniz sizlerle gurur duyuyoruz. Önceden memleketi kucaklayan, kapsayan, bir cümle kurarken Edirne’den Kars’a kadar derdik, şimdi değişti Almanya’dan Kars’a kadar oldu, Almanya söz verdi sandıklara ilk giden bizler olacağız dedi, ilk evet mührünü de biz vuracağız, demokrasiye Türkiye’nin aydınlık yarınlarına karar vereceğiz dediler.
Yine Almanya’da sivil toplum kuruluşlarımızın temsilcileriyle bir araya geldik onlarla dertleştik. Birçok temsilci Avrupa’nın farklı ülkelerinden katılım sağladı. Bir kez daha gördük ki mesele memleket meselesiyse gerisi teferruat. Ne yol dayanıyor, ne dağ dayanıyor hasret kalanlar bir araya geliyor. Evvel Allah bütün engelleri aşacağız birbirimizle kenetleneceğiz.
Değerli yol arkadaşlarım, uğradığımız her durakta sizlerin 15 Temmuz’da yazdığı milli iade destanı konuşuluyor Avrupa’da, şimdi bu destanı taçlandırma vakti geliyor. Milli iradeyi tanklar, uçaklar, darbeci teröristler karşısında aslanlar gibi müdafaa ettik. Artık sandığa gideceğiz milli iradeyi garanti altında daha da etkin kılacağız. Sözde demokrasi değil, etkili temsil için evet.
15 Temmuz’da 248 şehidimizin kanına giren hain darbeci teröristler bir daha cesaret bulmasın diye Kandil’e selam duranlara millete selam durmayı öğretmen için Pensilvanya’nın karşısında hazır ola geçenlere sadece milletin karşısında hazır ola geçeceğini öğretmen için siz bakmayın hayır türküsüyle milletin içini karartan bu felaket tellallarına. Ne diyor bu tellallar? Efendim, ülke bölünecek. Yahu bu referanduma evet deyince ülke bölünecek olsa önce Kandil koşa koşa evet der, onların amacı Türkiye’yi bölmek değil mi zaten. Böyle fırsat gelmiş ayaklarına teperler mi? Bakın 15 Temmuz gecesi Türkiye’yi bölmek isteyen FETÖ terör örgütü hayır kampanyası yapıyor. Pensilvanya’daki fitne yuvasından hayır oyu talimatı çıkıyor. Bunlar memleketin yararına olacak hiçbir şeye evet derler mi? Demezler. O yüzden de hayır diyorlar.
Değerli kardeşlerim, 2017’ye çok hızlı girdik. 2016 yılında yaşadığımız acı tecrübeleri unutmadan, yaşadığınız her bir olaydan ders çıkararak yolumuza devam ediyoruz. Türkiye’nin geleceğini karatmaya yönelik hesap yapanlar kaybetmeye mahkum. Türkiye’nin yükselişini hiç, ama hiçbir güç engelleyemez, engelleyemeyecek. Türkiye adımlarını çok sağlam atıyor, her şeye rağmen istikrarı koruyor bundan zerre kadar şüpheniz olmasın.
2016’da uluslararası doğrudan yatırımların yüzde 56’sını 15 Temmuz darbe girişiminden sonra aldık. Sadece bu oran bile Türkiye’yi yöneten AK Parti Hükümetlerinin güveninin artarak devam ettiğini göstermeye yeter. 2017’de yatırımlarımız da, üretimimiz de, reformlarımız da kesintisiz devam edecek. Küresel krize rağmen son 7 yılda yakaladığımız büyüme eğilimini daha da arttıracağız. Bildiğiniz gibi küresel kriz döneminde dahi 7 milyon vatandaşımıza iş-aş sağladık. Son dönemde işsizlikte istemediğimiz ufak tefek olumsuzluklar yaşandı, ama bunlar geçici, bunların hepsini aşıyoruz.
2016 yılının sonunda almaya başladığımız kararlar yavaş yavaş etkilerini göstermeye başladı. İşte görüyorsunuz döviz kurlarındaki iniş devam ediyor. Yukarı çıkarken yaygara yapanlar aşağıya doğru inerken sus-pus ağızlarını bıçak açmıyor.
Son olarak Cumhurbaşkanımızla birlikte iş adamlarıyla bir toplantı yaptık, istihdam seferberliğini başlattık.
Biz de sizlerle gurur duyuyoruz. İzmir’le gurur duyuyoruz, Afyon Dinar, Haydarlı, Tatarlı’dan gelen kardeşlerimizle gurur duyuyoruz. Aydın Yenipazar İlçe Teşkilatı, İncirliova Gençlik Teşkilatı; hoş geldiniz. Bolu İl Gençlik Kolları, Bursa İl Kadın Kolları, Kocaeli Gölcük Kadın Kolları, Çankırı şehit ve gazi yakınları, Amasya mahalle muhtarları, İstanbul Erzurumlular Kültür Dayanışma Vakfı, 15 Temmuz gazileri, Tekirdağ Süleymanpaşa ilçe muhtarları, Kastamonu mahalle muhtarları, Nevşehir Acıgöl, imam hatipliler; hoş geldiniz. Acıgöl’de söz verdim bu gençlere değerli arkadaşlar. Israrla bizi okullarına davet ettiler, gidemedik tabiatıyla, işimiz çoktu, vaktimiz yoktu, ama en kısa zamanda sizi Ankara’da görmek istiyoruz dedik, bugün Grup Toplantısında bizlerle beraberler, hoş geldiniz.
Zonguldak Emekliler Derneği üyeleri, İstanbul Maltepe Fatih’in Nesli Derneği, Erzincan dernekleri, Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı, Tekirdağ Süleymanpaşa muhtarları, Türkiye Geri Dönüşümcüler Konfederasyonu üyeleri, Kocaeli Erzincanlılar Derneği, Bursa’dan gelen hanımefendiler; hoş geldiniz, hepiniz hoş geldiniz. Ödemiş, Kaymakçı; siz de hoş geldiniz. Aydın, hoş geldiniz.
İnşallah 2017 istihdamda seferberlik yılı olacak. Hükümet olarak biz de destek adımlarımızı attık. İşe gireceklere destek olmak için vergi kolaylığı, işletmelerin finansmana erişimi gibi imkanlar getirdik. Stratejik önemi olan sektörlerde süper teşvik uygulamasını başlattık. İşletmelerimize verdiğimiz destekleri artırarak bir pakette topladık. Kurumlar Vergisi indirimden Gümrük Vergisi muafiyetine, stopaj istisnasından işverene sigorta primi desteğine, yüzde 50 enerji desteğinden asgari ücretin 20 kadar nitelikli personel ücreti desteğine kadar birçok uygulamayı hayata geçirdik.
Şimdi de KOBİ’lerimize ve esnafımız başta olmak üzere nakit ihtiyacı olan küçük ve orta ölçekli işletmelere Kredi Garanti Fonu teminat vermek suretiyle kredi kullandırabilecek.
Vatandaşlarımız için beyaz eşya ve mobilyada vergi indirimlerine gittik. Mobilyadaki KDV oranını düşürdük, ilk andan itibaren piyasalarda bir canlanma, alış verişte ciddi bir bereket oldu. Evlenecek, ev kuracak ya da evini yenileyecek vatandaşlarımıza bizden de bir destek olsun dedik.
Son olarak, öğretmen adaylarımız için de bir müjdemiz var, 20 bin 127 öğretmenin atamasını yapmaya karar verdik, Mart ayında işlemler başlıyor.
Değerli yol arkadaşlarım, dün Sayın Cumhurbaşkanımızın Başkanlığında Bakanlar Kurulunu Beştepe’de Külliye’de gerçekleştirdik. Türkiye’nin bölgesiyle ilişkilerini, geniş çerçevede uluslararası ilişkilerini ele aldık. Fırat Kalkanı Harekatını konuştuk, daha ötesini Münbiç ve Rakka’yı konuştuk. Şu bilinmelidir ki; Türkiye’nin etrafını terör örgütlerinin egemenlik alanı olarak parsellemelerine asla izin vermeyeceğiz. Terör örgütünün adı ne olursa olsun hiç fark etmez, ister dayı olsun, ister yeğen olsun, ister kuzen olsun, ister kardeş olsun, bunların topunu bu ülkeye tehdit olmayacak şekilde kökünü kazıyacağız. Terör örgütleri arasında. Yine yoldan çıktınız. Bunlar bizi konuşturmayacak.
Gördüm gördüm. İzmir Meclis üyelerimiz, hoş geldiniz.
Terör örgütleri arasında ayrım yapanlar şunu iyi bilmesi lazım: Bizim için PKK eşit YPG eşit PYD eşit DEAŞ eşit FETÖ, hepsi aynı derecede terör batağına batmış katiller sürüsüdür. Türkiye’nin ulusal güvenliği ve çıkarları için bunların hepsiyle amansız mücadelemiz devam edecek.
Biliyorsunuz Bab’da şehrin tamamı kontrol altına alındı, şimdi temizlik harekatı yapılıyor, bu yüzden şehirde güvenliğin tam olarak sağlaması bir miktar daha zaman olacak.
Devleti FETÖ denen illetten temizleme konusunda da aralıksız çalışıyoruz. FETÖ elebaşına gelince, ABD’li yetkililerle iade konusunda görüşmelerimiz devam ediyor, yeni yönetimin bu konuda daha anlayışlı ve duyarlı olacağını görüyoruz. Şartlar ne olursa olsun Feto gelecek, hesap verecek.
Elbette hesap verecek, merak etmeyin.
Artık bu terör örgütleri içeride ve dışarıda başını kaldıramaz hale geldi. Yeter mi? Yetmez, bölücü terör örgütleri tamamen yok oluncaya kadar bu mücadele kararlılıkla sürecek.
Değerli kardeşlerim, Türkiye 15 yıldır kontrollü bir hızla, hissedilebilir güçle ilerleme sağlıyor. Lafların değil, icraatların mimarı olan AK Partiyle çok yönlü kalkınma politikası sağlıklı bir şekilde tıkır tıkır uygulanıyor. Küresel ekonomik daralmalar, finansal dalgalanmalar, bölgesel ve geniş çaplı siyasi belirsizlikler, bütün bunları dikkatle takip ediyoruz. Ülkemizin asgari düzeyde etkilenmesi için veya asgari düzeyde hiç etkilenmemesi için gerekli gayreti gösteriyoruz.
Bakın 15 Temmuz gecesi memleketimiz, güzel yurdumuz bir işgal girişimiyle karşı karşıya kaldı. Ya Özcan bak uslu uslu duruyor, Latin sen de biraz sabret. 15 Temmuz’u takip eden gün de dünyanın en büyük havalimanını inşaatı devam etti mi? Ulaşım, teknoloji, eğitim, sağlık, turizm yatırımlarımız inşaatına başlanan bütün büyük projeler devam etti mi? Daha geçtiğimiz günlerde Çanakkale’ye inşa edilecek köprünün görselleri kamuoyuyla paylaşıldı mı? İnşallah Çanakkale şehitlerimizin anısına 18 Mart günü köprümüzün dünyanın en uzun köprüsünün temelini atıyoruz hayırlı, mübarek olsun. Bu köprüyle İstanbul’u Çanakkale’ye, Ege’ye, İzmir’e, Manisa’ya, hatta Akdeniz’e bağlıyoruz. Bu eser köprü üç gidip, üç geliş altı şeritli otoyollardan oluşuyor. Bu muhteşem yapı da 2023 metrelik ayak açıklığıyla dünyanın en uzun köprüsü oluyor. Türkiye’ye de bu yakışır, Çanakkale destanına da bu yakışır, Çanakkale yiğitlerine de bu yakışır. Hükümet olarak Türkiye’nin karşısına çıkacak yol kazaları konusunda…
Eyvallah, hepsine geleceğiz, her yere gideceğiz merak etmeyin. Anadolu’nun her köşesine ayağımızın basmadığı yer kalmayacak, her yere gideceğiz. Milletimizle buluşacağız, hasret gidereceğiz, gerçekleri anlatacağız, oyunları bozacağız. Hesabı kitabı iyi yapıyoruz. İşimizi kış tutuyoruz, yaz çıkarsa bahtımıza.
Gördüğünüz gibi yatırımlara zerre kadar ara vermiyoruz, yavaşlatmıyoruz. Dünyaya ilham verecek projeler ve hizmetlerle ülkemizin potansiyelini en doğru yönde kullanıyoruz. Ama birileri çıkıp hayır deyin diyor. Şimdi hayırcıların nereden başlayıp nereye vardığını bir görelim.
Hayır demeyi adet edinenler Marmaray’a hayır dedi mi? Yavuz Sultan Selim Köprüsüne hayır dedi mi? Üçüncü havalimanına hayır dedi mi? Avrasya Tüneline hayır dedi mi? Çanakkale Köprüsüne hayır dedi mi? Bölünmüş yollara hayır dedi mi? Türkiye’nin istikrarlı bir şekilde gelişmesini sağlayacak ne varsa bunlar hayır dediler. Şimdi de Türkiye’nin demokratik dönüşümünü engellemek için kampanya başlattılar.
Buradan açık bir şekilde Sayın Kılıçdaroğlu, sana sesleniyorum. Kılıçdaroğlu halk oylaması için bir ilham peşinde. Nerede bulmuş bir ilhamı? Şili’de. Adamlar bir film yapmış, CHP de ondan medet ummuş. Tamam anladık, uzun yıllar halka güvenmediniz, seçkin takıldınız, amma hani değişiyordunuz, hani artık halkı esas alacaktınız? Şili’ye kadar uzanacağınıza Şile’ye gitseydiniz, bu ülkenin köylerine gitseydiniz, kasabalarına gitseydiniz. Ve gidip de bir kahvehanede otursaydınız. Bizim bilgilerden daha çoğunu orada size öğretirlerdi, Şili’ye boşu boşuna niye gittiniz? Ama kafa takılmış, farklı. Kafa bu ülkeye yabancı. Kafa bu halkın aklına, irfanına, idrakine güvenmiyor. Akıl dedin miydi adamın aklına uzak diyarlar geliyor. Sayın Kılıçdaroğlu; senin bu derdin bu kafayla derman bulamaz, nere gidersen git. Eyvallah, biz bir tek Rabbimizin önünde eğiliriz, hiç merak etmeyin, başka hiçbir gücün önünde eğilmeyiz.
Artık kimse yıllardır çöreklendiği kamu kaynaklarıyla, meslek odalarıyla siyasete ayar veremeyecek. Artık hiç kimse dünya standartlarını aşan yatırımlara hayır deyip topluma geri kalıyoruz masalı anlatamayacak.
Daha geçen hafta Ortadoğu Teknik Üniversitesindeydik, 5G Mükemmeliyet merkezinin açılışını gerçekleştirdik. Gayretimiz, Türkiye sadece kullanan olmasın, bilgisayarı, telefonu, yazılımları sadece kullanan olmasın, aynı zamanda üreten olsun, bilgiye sahip olsun.
2003 yılında yollar gibi akıl yollarının da hali pürmelali çok vahimdi. Bakın 2003 yılında hızlı internet neredeyse yoktu. Sadece 20 bin abone vardı. Bugün hızlı, geniş bant internet abone sayısı 60 milyonu aştı, Avrupa ortalamasını yakaladı. Sadece 2 olan teknopark sayımız bugün 64, ar-ge merkezi sayımız 371’e çıktı. Bu kadar bereketli işe tabii ki evet diyeceğiz, tabii ki evet diyeceğiz. Bak, oluyor mu, becerebiliyor muyuz? Tabii ki evet.
Kılıçdaroğlu anlamıyor, belki bu lisanla anlar. Tabii ki evet. Tabii ki evet. Tabii ki evet. Hadi bakalım. Evet’te bereket var diye biz boşuna demiyoruz. Şimdi birileri baktık ki Türkiye’nin yelkenlerine dolan rüzgarı engellemeye çalışıyorlar. O zaman algı operasyonları yapalım, korku dağları oluşturalım gayreti içerisine girdiler. Bakanlarımız, milletvekillerimiz, Genel Merkezimiz, Kadın Kollarımız, Gençlik Kollarımız, AK Parti’nin A’dan Z’ye bütün teşkilatı sahada var gücüyle çalışacak inşallah.
Kadın Kollarımız hazır mısınız?
Gençler hazır mısınız?
Yalnızca geleceğimizin teminatı değil bugünün de ortağısınız. Yeni Anayasayla 18 yaşında temsil yetkisi geliyor. Gençler, duyalım sesinizi şöyle: Siz hazır mısınız? O zaman ne diyoruz hep birlikte?
Tek vatan için evet.
Tek millet için evet.
Tek devlet için evet.
Tek bayrak için evet.
Evet evet evet. Sevdamız evet, kararımız millet. Maşallah, bu coşku 16 Nisan’a kadar hiç azalmasın, devam etsin tamam mı?
Biz Abdülhamit Han’dan aldığımız ilhamla onun hayali olan projeleri gerçekleştiriyoruz. Marmaray’ı, Avrasya Tünelini yapıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonuyla muasır medeniyetler seviyesini yakalamaya çalışıyoruz.
Milletin adamları merhum Özal’ın, merhum Türkeş’in, merhum Yazıcıoğlu’nun, merhum Menderes’in, merhum Erbakan’ın, Demirel’in özlem duyduğu, gerçekleştiremediği cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi hayata geçiriyoruz.
Rejim meselesi diyerek meydanlarda konuşacaklar kendilerini boşa yormasın. Rejimin adı belli, Cum-hu-ri-yet, milletiyle, üniter yapısıyla 780 bin kilometrekare vatan toprağıyla bölünmez bir ve beraber Cumhuriyet.
Şimdi biz ne yapıyoruz? İki başlı yönetim biçimini değiştirerek güçlü Meclis yapısıyla cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini getiriyoruz. İki başlı yönetimden neyi anlıyoruz? Türkiye’nin ünlü ekonomik krizini hatırlayın 2001 yılı. Değerli kardeşlerim, o dönem görevdeki Cumhurbaşkanı Başbakanla bir münakaşaya giriyor, anlaşmazlığa giriyor, anayasa kitapçığını fırlatıyor, olan ondan sonra oluyor, borsa yüzde 14 düşüyor, repo faizi yüzde 760 artıyor, Merkez’in kasasından bir anda 8 milyar dolar buhar olup gidiyor, millet bir gecede fakir düşüyor. Akşam cebinde 10 lirası olan, uyandığında 5 lira kaldığını görüyor. Akşam 10 bin dolar borcu olan üretici, sabah 20 bin dolar borçla uyanıyor. Millet son kalan paramı da kurtarayım diye bankalara akın ediyor, bankalar kapı-duvar, içi boşalmış, tamtakır. İşte yaşanmış bu gerçek, ekonomik felaket ve sanal korku yayanlara ithaf olunur.
Türkiye Cumhurbaşkanı ve yürütme uyumsuzluğu yüzünden ortaya çıkan bu tabloları artık bu devirde kabul edemeyiz. Millete bir daha böyle bir acı fatura asla kimsenin çıkarmaya hakkı yoktur. Mevsim aşırı kurulan hükümetlerle, 115 turda seçilemeyen cumhurbaşkanlarıyla, bunu bahane edilerek yapılan darbelerle insanımızın demokratik beklentilerine cevap verilemez.
Değerli kardeşlerim, bir de tutturmuşlar, efendim, cumhurbaşkanı partili olur mu? Olur, bal gibi olur. Kurucu Genel Başkanımız Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan -buradan kendisine selam gönderiyoruz. Şimdi Cumhurbaşkanımız Cumhurbaşkanı olmadan önce neydi? Hem AK Partinin Genel Başkanıydı, hem de Başbakandı; öyle değil mi? Başbakan olarak Türkiye’yi kim imar etti yeni baştan? Erdoğan ve arkadaşları. Doğudan batıya, kuzeyden güneye her vatandaş hizmetle buluşmadı mı? Üniversiteler yapılmadım mı, oralara bu milletin evlatları gitmedi mi? Hastaneler açılmadı mı? Evet. Açıldı, tüm vatandaşlarımız yararlandı. Bölünmüş yolları tüm insanımız kullandı, havaalanları inşa edildi, bütün memleket hava taşımacılığını en iyi şekilde kullanmaya başladı, hava yolu halkın yolu oldu. Hızlı tren hayali gerçeğe döndü, şehir hastaneleriyle sağlıkta bir devrim yaptık. Allah aşkına, bu millete bu hizmetlerden faydalanırken partisi mi soruldu? Bizim siyaset anlayışımızda hizmet ederken seçmen ayrımı yapmak asla yoktur. Bizim için geçerli tek kural, hizmette siyaset olmaz.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi meşru yönetim erkleri arasındaki koalisyonu güçlendiriyor.
Değerli kardeşlerim, bunlar cumhurbaşkanı partili olmaz diyor. Başbakan partili, CHP’li belediye başkanları seçildikten sonra partisini bırakıyor mu? Onlar da partili.
Eyvallah. Milliyetçi ve ülkücü kardeşlerim, önce memleketim ve önce milletim dediler ve birlikte yola çıktık, nasıl unuturuz.
Aynı gün seçilen cumhurbaşkanı ve Meclis birlikte işbaşı yapıyor, millete hizmet götürüyor. Vakti gelince iki sandık arasında millet yetki veriyor, biz sandıktan sonra 5 yıl geçiyor, tekrar yetki veriyor, iki sefer, fazla yok, şimdi sınır da yok, en fazla 2 sefer ne kadar başarılı olursan ol. Başbakan olmak için Meclisten seçil, bir sınırı yok. Hani nerede buna diktatörlük diyenler, bunun neresi diktatörlük?
Unutmayalım, bu referandum, bu bir genel seçim değil. Daha önce de söyledim, şimdi de tekrar ediyorum; 16 Nisan’da sandıklara siyasi değil, milli kimliğimizle gideceğiz, evet’te bereket var diyerek mührümüzü vuracağız.
Tek adam safsatasına inat, tek vatan, tek bayrak, tek millet, tek devlet için evet.
Değerli kardeşlerim, bu hafta Mecliste yine yoğun mesai var. Grup başkan vekillerim düşünüyorlar, düşünceliler, gündem yoğun. Güzel teklifler var, vatandaşın hayatına dokunan, hayatını kolaylaştıran teklifler görüşülecek, kanunlaşacak; neler var neler.
Vergisini vaktinde ödeyenlere yüzde 5 indirim var. Latif, kanaatkar ol.
İş yeri ve evlerin ilk satış bedelleri için şahıslar ve kurumlar tarafından dışarıdan kaynak getirerek aldıkları zaman KDV ödemeyecekler. Ama bu ticarete bozarlarsa, al-sat yaparlarsa, alınmayan KDV tekrar alınacak. Bütün yurt dışında ister Türk vatandaşı olsun, ister yabancı uyruklu olsun herkes bundan istifade edecek.
Elektrik borçları, tarım kredi alacakları yeniden yapılandırılıyor, işçimizin, köylümüzün hayatı kolaylaştırılıyor.
Daha önce müjdesini açıkladığımız Esnaf Ahilik Sandığını bu hafta Mecliste kanunlaştıracağız. Böylece küçük esnaf işsiz kaldığında, dükkanı kapandığında bu fondan yararlanacak, yeni iş kuruncaya kadar sıkıntı çekmeyecek.
Değerli kardeşlerim, referandum çalışmalarını, burayı dikkatli dinle Latif, 25 Şubat’ta Ankara Arena’da tanıtım programıyla başlatıyoruz. Türkiye’yi bakanlarımızla, milletvekillerimizle, üst kademe teşkilatımızla karış karış dolaşacağız.
Tabi ki evet. Ama bir görelim, 25 Şubat’tan önce sizler hazır mısınız? Ben sözlerimin sonuna geldim, şimdi söz sırası sizde, hazır mıyız? Evet.
Kalıcı istikrar, güçlü Türkiye için evet.
Terörden temizlenmiş huzurlu Türkiye için evet.
Üstünlerin değil milletin iradesi için evet.
Yeni köprüler, yeni hastaneler, üniversiteler, tüneller, bölünmüş yollar için evet.
Daima hizmet, daima millet için evet.
Gençlerin siyasette daha çok söz sahibi olması için evet.
Büyük Türkiye hedefi için evet.
Muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için evet.
Kutuplaşma için değil, kucaklaşma için evet.
Ayrıştırma değil, birlikte çalışma için evet.
İşte bu coşku, işte bu şuur, 16 Nisan’da anlamlı bir zaferin ayak sesleri. Bu ter temiz zafer yalnızca ve yalnızca yüce milletimize aittir.
Bu duygu ve düşüncelerle güzel yurdumun çeşitli yerlerinden gelen fedakar, cefakar yol arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum, bağrıma basıyorum.
Tüm millet ve demokrasi sevdalılarını 25 Şubat’ta Ankara’da Arena’da gerçekleştireceğiz demokrasi şölenine davet ediyorum.
Gününüz mübarek olsun, Rabbim yar ve yardımcımız olsun.
Hepinizi muhabbetle, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, Allah’a emanet olun.
Bu arada 1500 tane de engelli öğretmen alımını gerçekleştiriyoruz, hayırlı, uğurlu olsun.