Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in 22-26. Dönem Milletvekilleriyle Iftar programindaki konusmasinin tam metni

 

Değerli kardeşlerim, Ramazan bereket, rahmet ve günahlardan arınma ayı. Cenabı Mevla’m, bu Ramazan’ı ülkemiz için, milletimiz için, İslam alemi için huzurun, barışın, kardeşliğin gelişmesine vesile olmasını niyaz ediyorum.

Geçen yıl da burada Ramazan’da birlikte olmuştuk. AK Parti’nin ilk gününden itibaren yola çıktığımız bütün arkadaşlarımızla yine bir aradayız; hamdolsun, şükürler olsun. Bu kutlu davaya verdiğiniz emekler, yaptığınız katkılar her türlü takdirin üzerindedir. Zira bu dava milletin davasıdır, halkın davasıdır, büyük Türkiye davasıdır. Sizler AK Parti ailesi olarak Türkiye’nin bütünlüğünü temsil ediyorsunuz. Türkiye’nin bütün renklerini, bütün motiflerini temsil ediyorsunuz.

Biz AK Parti’yi bir zümrenin, bir çıkar grubunun partisi değil 81 vilayetin, bütün bir milletin partisi olarak kurduk ve hizmetlerimizi de ilk günden bugüne aynı anlayışla sürdürüyoruz.

Değerli milletvekili arkadaşlarım; bildiğiniz gibi 3 Kasım 2002’de milletimizin teveccühüyle AK Parti Türkiye’de iktidar oldu. Siyaset alanında, ekonomi alanında çok derin krizlerin yaşandığı, adeta Türkiye’nin dibe vurduğu bir durumdan görevi milletimiz bize tevdi etti, AK Parti ailesine sorumluluk verdi. Biz de milletten aldığımız güçle yola çıktık. Bu kutlu yolculukta 3 Kasım 2002’den itibaren AK Parti Meclis Grubunu, daha sonrasında gruplarını oluşturan sizlerin tarihi rolü aşikârdır, kaçınılmazdır. Bu Grubun gayretleriyle Türkiye sıkıntılarını geride bıraktı, bugünlere geldi. Sizler Türkiye’ye birlik, beraberlik, vahdet ruhunu aşıladınız. Sizler Türkiye’nin aklını birleştirdiniz ve ülkenin aklı ve vicdanı oldunuz. Ülkemizi karanlıklardan aydınlığa taşıyan büyük değişimin mimarları sizler oldunuz.

Son 15 yılda AK Parti hükümetleri olarak Meclis çatısı altında Türkiye’nin geleceği adına çok ama çok önemli kararlara imza attık. Bazen sabahlara kadar süren yasama faaliyetleriyle sessiz devrimleri gerçekleştiren AK Parti Grubunun mensuplarısınız. Türkiye dönüştü, gelişti, güçlendi ve milletimizin beklediği hizmetlerle buluştu. Bütün bu dönüşümlerde bu gelişmede her birinizin alın teri var, akıl teri var; Allah sizlerden razı olsun.

Anayasa değişikliklerinden reformlara, yasalara, vesayet zincirlerini kırmış bütün temel kanunlarda sizlerin emeği var. Siyasetten ekonomiye, sağlıktan eğitime, ulaşımdan birçok alana varıncaya kadar Türkiye’nin kat ettiği bu ilerlemelerde her birinizin büyük emeği var. AK Parti Grubunun mensupları olarak sizler Türk demokrasi tarihine mührünüzü vurdunuz. Demokrasimizi hak ve özgürlükleri temelinde daha da ileriye taşıyacağız, işimiz henüz bitmedi. Güven ve istikrarı geçmişte olduğu gibi bundan sonra da ülkemizin, milletimizin beklediği hedefleri gerçekleştirmek için aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.

Milletimiz bugün mutlu ve müreffeh bir geleceğe güvenle yürüyor Allah’a şükür. Bugün dev yatırımlarla güçlenen ve başarı çıtasını daha da yukarıya koyan bir Türkiye var. Gelecek nesiller inanıyorum ki bütün bu gayretlerimizi hayırla yad edecekler. 3 Kasım Türkiye’nin değişim ve dönüşümü için bir milat olmuştur.

Sayın Genel Başkanımız, kurucu liderimiz, Cumhurbaşkanımız milletin önüne düştü, biz de onunla beraber bu kutlu yürüyüşü başlattık. 14 Ağustos 2001’de AK Parti kurulduğu gün Kurucu Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan “bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” dedi. Aradan geçen 15 yıl bunun nasıl gerçeğe dönüştüğünü gördük, milletimiz gördü. Evet, hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Vesayet odakları bir-bir ortadan kaldırıldı. Devletle millet arasındaki mesafe kapandı. Vatandaş devleti her zaman yanında hissetti. Devletin imkânlarını bütün vatandaşlarımızın istifadesine sunduk. Bölgeler arasında ayrım-gayrım yapmadık. Etnik kimlikleri değil milletin birliğini ön plana çıkardık. Dini etkinlikler, mezhebi etkinlikler ve her türlü etnik yapılanmaların filizlenmemesi için birleştirici, üniter devlet yapısını güçlendiren siyasi kararlara imza attık. Bütün vatandaşlarımızı kucakladık. Vatandaşlarımız da AK Parti’yi kucakladı, AK Parti’nin arkasında durdu ve yapılan 12 seçimde arka arkaya AK Parti’nin çıtasını daha da yükseğe çıkardı. Allah nasip etti, millet bize güvendi, biz de bu güveni boşa çıkarmadık. Biz de hep birlikte bu gurur tablosundan hissedar olduk.

Buradan bir kez daha Cumhurbaşkanımıza, kurucu Genel Başkanımıza ve Genel Başkanımıza selamlarımızı, saygılarımızı gönderiyoruz.

Değerli kardeşlerim; 22, 23, 24, 25, 26. dönem birçok kurulan hükümetlerimiz birçok reforma imza attı. Çok özetle hatırlatmak isterim;

22. döneme bakarsak, sıkıyönetim üzerinde askeri bir vesayet kurumu olarak algılanan Milli Güvenlik Kurulunu sivilleştirdik. Ve şimdi sıkıyönetimi de kaldırdık en son değişiklikle.

Avrupa Birliği uyum yasalarıyla ilgili kanunları çıkardık, artık neredeyse uyutmaya bırakmış Avrupa Birliği görüşmelerini canlandırdık.

Farklı dillerde yayın yapılmasının önündeki engelleri kaldırdık.

Siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştırıcı düzenlemeleri gerçekleştirdik.

Toplantı ve gösteri hakkının kullanılmasını kolaylaştırdık.

Bilgi edinme hakkını yaygınlaştırdık.

Belediye Kanununu değiştirerek hizmette yeterlilik ilkesi çerçevesinde idari ve mali özerklik getirdik.

Bölgeler arası, bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla kalkınma ajansları kurduk.

23. dönemde cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini sağladık.

Farklı dil ve lehçelerde yayın yapan kanallarda ve yayın yapılan dil ve lehçelerde reklâmın da yapılmasını mümkün hale getirdik.

1 Mayıs’ı kavga, niza günü çıkardık, emek ve dayanışma günü olarak resmi tatil yaptık.

EMASYA Protokolünü yürürlükten kaldırdık.

12 Eylül 2010 Anayasa değişikliğiyle halkoylamasını gerçekleştirdik ve yargıda reformları yaptık. YAŞ kararlarını yargıya açtık. Sivillerin askeri mahkemede yargılanmasına son verdik. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruyu getirdik.

Kişisel verileri koruma altına aldık.

Milli Birlik ve Kardeşlik Projesini başlattık.

Demokratikleşme sürecini sekteye uğratan 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasının önünü açtık.

24. dönemde bireysel başvuru yürürlüğe girdi, eğitim sistemini daha da demokratik hale getirdik.

TRT’nin Kürtçe yayın yapmasına imkân sağlayan düzenlemeyi yaptık.

18 yaş altı çocukların-gençlerin ücretsiz sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını sağladık.

Ortaöğretimde, üniversitelerde başörtüsüyle eğitim hakkını kısıtlayan engelleri kaldırdık.

Kamu görevlileri üzerindeki kılık-kıyafet kısıtlamasını kaldırdık.

Devlet Güvenlik Mahkemelerini kapattık, özel yetkili mahkemeleri de kurduk, kapattık.

Yerleşim birimlerine eski isimlerinin iadesini sağladık.

Yanlışa düştüler, kapattık. İyi niyetlerle kurduk, ama gördük ki yanlış işler yapıyorlar, onu da kapattık.

Üniversitelerde kılık-kıyafet kısıtlamasını kaldırdık.

Sosyal güvenlik reformları yaptık. Emekli Sandığı, BAĞ-KUR, SSK ayrımını kaldırdık, bütün sosyal güvenlik sistemini tek şemsiye altında birleştirdik.

Genel Sağlık Sigortasını uygulamaya koyduk.

Memurlara toplu sözleşme imkânı getirdik Anayasa değişikliğiyle.

Köylerin altyapısının desteklenmesi için başlatılan KÖYDES Projesiyle köylerimizin tamamının altyapısını, yol, su, kanalizasyon elden geçirdik ve 40 binden fazla köyümüze hizmet götürdük. BELDES projesiyle de aynı şekilde bu hizmetleri yaptık.

Şehit yakınları, gaziler, terör mağdurlarının yaralarını sarmak için ilave kamuda istihdam imkânı sağladık.

Köye dönüş rehabilitasyon projesi ile geçmiş yıllarda terörden mağdur olan köylerdeki vatandaşlarımıza tazminat ödedik. Terör nedeniyle veya terörle mücadele sonunda zarar gören vatandaşlarımın zararını idare kararla tazmin ettik.

Bir kez daha buradan ifade ediyorum ki; bu önemli kararları, bu önemli değişimleri AK Parti çatısı altında sizlerle beraber başardık. Milletin evlatları olarak milletin gücüne güç kattınız, Allah hepinizden razı olsun.

Değerli arkadaşlarım; şimdi yeni bir döneme girdik, yeni dönem Türkiye’nin hükümet sistemi değişikliğini öngören anayasa. Ama bundan önce tabii büyük bir felaketi de yine milletimizin, Cumhurbaşkanımızın, hükümetimizin kararlı tutumuyla akim hale getirdik, o da 15 Temmuz alçak darbe girişimidir. Darbe girişimi Türk demokrasisinin, Türkiye’nin geleceğinin teminat altına alınması için bu milletin aziz evlatlarının verdiği en büyük imtihandır. O gece milyonlar akın akın meydanlara indi, bu bayrağı indirmedi, bu ezanları dindirmedi. Ve böylece bir kez daha milletimiz Hükümetine de sahip çıktı, ülkesine de sahip çıktı, geleceğine de sahip çıktı.

AK Parti büyük meselelerin, büyük projelerin, medeniyet yürüyüşünün hep öncüsü olmuştur. Bizim için siyaset her şeyden önce geçmişin birikimini, ecdadın mukaddes emanetini geleceğe taşımaktır. Ve bu aziz bayrağı medeniyet burcuna dikmektir. AK Parti iktidarının üretim gücüyle Türkiye krizler ülkesi olmaktan çıkarak fırsatlar ülkesi, umut ülkesi haline gelmiştir. Bütün bunlar 15 yıllık bir süre içinde oldu. 15 yıllık süre içerisinde bir Türkiye, üç Türkiye oldu. Bu değişim, Türkiye’yi dünyanın parlayan yıldızları arasına girmeye yetti. Bundan sonra da ülkemizin ufkunu çok daha aydınlık yolunu da görüyoruz, bunun için de canla-başla çalışıyoruz. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye hedefine çok uzak değiliz. İnşallah o günleri de birlikte göreceğiz.

Değerli yol arkadaşlarım; yeni bir dönemeçte yeni bir heyecanla çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz.

Geçen yıl 22 Mayıs’taki Kongreden sonra biliyorsunuz bir görev değişikliği oldu ve bu AK Partimizin Genel Başkanlığı görevini sizlerin, delegelerimizin desteğiyle, tensibiyle üstlendim ve 1 sene sonra da bu görevi Genel Başkanımız, Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’a gururla, onurla teslim ettim. 1 yıllık bir süre kısa olabilir, ama bu 1 yıl Türkiye’nin yakın tarihinde çok konuşulacak bir yıl olacak. Gelecek nesiller bu 1 yılı okurken Türkiye’nin ne kadar zor şartlardan geçtiğini mutlaka en iyi şekilde idrak edecek. 65. Hükümeti kurduktan kısa bir süre sonra hemen 15 Temmuz alçak darbe girişimiyle karşı karşıya kaldık. Bu bizim ilk sınavımız ve belki de en zor sınavımızdı. Allah’a şükür mahcup olmadık, milletimizin bize verdiği emaneti yere düşürmedik. Tehdidi görünce, korkuyu görünce şapkasını alanlardan olmadık, milletle beraber alçaklara göğsümüzü siper ederek bayrağımızı da düşürmedik. İşte bu millet o kadar büyük bir millettir. Bu milletin önünde şapka çıkarılır. Hepimiz böyle bir milletin bir ferdi olduğu için ne kadar gurur duysak azdır.

Darbeden sonra biliyorsunuz DAEŞ örgütüyle başımız dertteydi, canlı bombalarla sınırlarımızdan girerek canımızı yakan, çocuklarımızı şehit eden, sivillerimizi şehit eden bu alçak örgüte karşı yurt dışı operasyonları başlattık. 24 Ağustos’ta verdiğimiz bu kararla Cerablus’tan başlayarak El Bab’a kadar 2 bin kilometrekarenin üzerindeki alanı kontrol altına almak suretiyle ülkemize dışarıdan gelen füzeleri, roketleri engelledik, can ve mal kaybının önüne geçtik.

Bütün bunlar olurken dünyada ekonomilerde bir bozulma başladı. Amerikan seçimleriyle beraber özellikle gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinde ciddi bir erozyon meydana geldi. Bunun ülkemiz ekonomisindeki olumsuz etkilerini asgari düzeye indirmek için süratle kararlar aldık. Ve bu kararla sonucunda Allah’a şükür ekonomimizde bugün bunun olumlu sonuçlarını görüyoruz. Eğer o kararları almasaydık bugün ciddi anlamda bankalarımızda, iş çevrelerimizde sıkıntıya düşecekti, iflaslar artacaktı, bankalardaki kredilerin takip oranları yükselecekti, ekonomimiz olumsuz yönde etkilenecekti. Allah’a şükür bugün ekonomik göstergeler de çok iyiye gidiyor, büyüme oranımız da iyiye gidiyor, enflasyon da düşme eğilimine girdi, her şey çok daha güzel olacak. Yarınımız bugünden güzel olacak, hiç kimsenin endişesi olmasın. Milletimiz rahat olsun.

Tabii Türkiye gibi aynı anda üç tane terör örgütüyle büyük bir mücadele eden başka ülke yok. Bir yanda bölücü terör örgütü, bir yanda FETÖ terör örgütü, diğer yanda da DAEŞ terör örgütü ve diğer ilaveleri saymıyorum. Bunlarla amansız bir mücadele veriyoruz. Allah’a şükür yurdun her köşesinde otorite devletin elindedir. Terör örgütü ayakta kalmak için dış unsurları, üst akılları devreye sokma gayreti içerisine girmiştir. Ne yaparsa yapsınlar, beyhudedir, Türkiye’nin her karış toprağını bu şer odaklarından, bu alçak terör örgütünden temizleyeceğiz. Ve Türkiye’nin her köşesinde her vatandaşımızın rahatça seyahat edebileceği, yaşayabileceği, iş tutabileceği şartları sağlayacağız.

Değerli yol arkadaşlarım, sevgili kardeşlerim; yine bu 1 yıl içinde diğer önemli bir icraatımız, Anayasa değişikliğidir. Anayasa değişikliği bütün bu kargaşanın içerisinde oldu. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim: 15 yıllık AK Parti geçmişinin en zor şartlarında biz bu Anayasa değişikliğini yaptık. Hızlı bir şekilde Meclis gündemine getirdik ve Meclis’te ben çok teşekkür ediyorum, bütün milletvekillerimiz, AK Parti ailesi bir oldu, beraber oldu, bunlar Meclis’te bu Anayasa değişikliğini geçiremez dediler, çeşitli spekülasyonlar yaptılar, birliğimize, kardeşliğimize halel getireceklerine zannettiler, ama bunların hepsinin beyhude olduğunu bir kez daha gösterdi bu grup ve Milliyetçi Hareket Partisi’yle uzlaşma halinde verdiğimiz Anayasa değişikliği Meclis’te kabul edildi. Ondan sonra tabii iş bitmedi, bunu millete götürmek vardı, millete onaylatmak vardı. Bu süre de 70 günlük bir süreydi, bu da çok çetin geçti, çok yoğun bir kampanya. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere bizler, hepimiz bölgelerimizde, Türkiye’nin her köşesinde yaptığımız bu değişikliğin ne olduğunu-ne olmadığını anlatmaya çalıştık. Bizim işimiz zordu, hayır tarafında yer alanların işi kolaydı, çünkü onlar mevcudu anlatıyordu. Önümüzde duran, yaşadığımız bir şeyi anlatıyorlardı. Biz ise geleceği anlatıyorduk. Geleceği satın almak o kadar kolay bir iş değil. Herkes mevcudun muhafazasını daha çok tercih eder. Bilinmezi kabul etmek, ona olur vermenin kolay olmadığını biliyoruz. Ama samimiyetimizle her şeyi olduğu gibi vatandaşlarımızla paylaştık, vatandaşımız nihayet bize inandı ve bu değişikliğe olur verdi. Bakın başlarken biz yüzde 30’la başladık, 70 günde yüzde 30’u yüzde 51.4’e çıkardık; bu az bir iş değil. Çünkü bu değişiklik değerli kardeşlerim, sıradan 18 Anayasa değişikliği olmuş, bu onlardan biri değil. Bu, sil baştan Türkiye’deki yönetim sistemini değiştiriyor. Darbeler üreten, vesayet üreten, sürekli Türkiye’nin yol almasını engelleyen bir sistemi ortadan kaldırıyor, doğrudan milletin yetki verdiği bir sistemi getiriyor. Tabii ki bu kolay olmayacaktı. Ama Allah’a şükür o da geride kaldı.

Şimdi bu sistem nedir diye şöyle bir merak edersek, 4 tane şey söyleyeceğim.

Birincisi; yeni gelen cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle artık her seçimde iktidar var, garantili iktidar var. Seçim oldu, hangi parti kazandı, kim hükümet kuracak diye bir şey yok. Sandıkta millet ülkeyi kim yönetecek ona karar veriyor, beş yıl boyunca yetkiyi veriyor, vesayetçiler avucunu yalıyor, bundan sonra kimseye iş yok.

İkincisi; sürekli istikrar var. Bir kere seçti vatandaş, 5 yıl sonra yine gidecek sandığa tekrar seçecek. Dolayısıyla öngörü var, gelecek vizyonunu gerçekleştirme var, istikrar var, güven var.

Üçüncüsü; bu sistemle Türkiye’nin bölünme riski tamamen ortadan kalkıyor. Çünkü bu sisteme göre yüzde 50+1 oy almayan hiç kimse iktidar olamıyor. Yüzde 50+1 oy almak da, Türkiye’nin her köşesinden destek almakla mümkün. Belirli bölgelerden oy alarak iktidar olma şansı yok. Yani o kampanya dönemindeki iddiaların aksine bu sistemle üniter yapı daha da güçleniyor. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet ilkesi tamamen geçerli hale geliyor. Zaten şimdi tüzüğümüze de bunu koyduk. Tüzüğümüzde de en son değişiklikle bu dört temel ilkeyi partimizin programına dahil ettik.

Bir şey daha var, bu değişiklikle birlikte artık yönetim krizi de bitiyor. Kriz olabilir, olur ki Meclis farklı bir kompozisyonda, cumhurbaşkanı farklı bir irade, kriz ihtimali var mı? Var. Ama krizden asgari etkilenecek düzenlemeler yapıldı. İcranın ihtiyacı olan bütün imkânlar, yetkiler verildi. Bu da yetmez, yasamaya ve yürütmeye aynı güç verildi. Diyelim ki bir kriz oldu, yürütmede seçim kartı var-yasamanın da seçim kartı var. Dolayısıyla krizlerde sistemin kilitlenmesi değil uzlaşmanın önünü açıyor. Sistem tamamen Türkiye’nin ihtiyaçlarına göre kurgulanmış ve yıllardan beri yaşadığımız sorunları ortadan kaldıracak bir anlayışa göre planlanmıştır.

Getirdiğimiz bu değişiklikle öngördüğümüz cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi bir başka ülkeden kopya edilmiş bir sistem değildir. O başka ülkelerde iyi çalışan yönler alınmış, çalışmayan yönleriyle de biz kendi değerlerimizle, kendi tecrübelerimizle değişiklik yaparak bu sistemi getirdik. İnşallah bu sistem 3 Kasım 2019’da yapılacak, Meclis ve yenileme ve Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle tamamen yürürlüğe girmiş olacak.

Bunun üç maddesi yürürlüğe girdi biliyorsunuz.

Birincisi; Cumhurbaşkanımızın partiyle ilişiğinin kurulmasıydı ki bu tamamlandı, Cumhurbaşkanımız önce üye oldu, sonra Büyük Kongremizde Genel Başkanımız oldu.

İkinci madde; Hakimler Savcılar Kuruluydu, yeniden yapılandırıldı, bu da bitti. Seçimler de yapıldı, önümüzdeki Çarşamba günü, yani bu Çarşamba günü görevlerine başlayacaklar.

Bir üçüncü konu da; askeri yüksek mahkemelerin kaldırılması. Bunların kapatılma işlemleri de devam ediyor.

Geri kalan konular 2019 seçimlerinden sonra yürürlüğe girecek, ama bu arada yapmamız gereken düzenlemeler var, uyum yasaları var, İç Tüzük var, velhasıl yapacak çok daha işimiz var. Bir yandan Meclisimiz çalışacak, bu yasal düzenlemeleri yapacak, bir yandan da Hükümet olarak biz çalışacağız, vatandaşımıza verdiğimiz sözleri, vaatleri yerine getireceğiz, ülkemizi 2019 yerel seçimlerine ve daha sonra da Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimlerine hazırlamış olacağız.

Milletin Meclisinde milletin vekilleri olarak büyük bir gayret ve fedakârlıkla çalışmalarınızı şimdi 26. dönem milletvekillerimiz sürdürüyor. Ama işte bu salonda bir kez daha gördük ki AK Parti’de eski-yeni diye bir şey yok. AK Parti’de ne var? Biz birlikte Türkiye’yiz, sen-ben yok, biz varız.

Hepinize çok teşekkür ediyorum. Davetimize icabet ettiniz, bu iftar sofrasında bizlerle beraber oldunuz, hepinizden Allah razı olsun. Şimdiden idrak edeceğimiz Kadir Gecenizi tebrik ediyorum. Yine Ramazan Bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum.

Hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum. Allah’a emanet olun, sağ olun, var olun.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.