Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in 34 Egitim Tesisinin Temel Atma Töreni’nde yaptigi konusmasinin tam metni

 

… sefalar getirdiniz.

Bugün Bağlum’dayız, Seyyid Ahmet Arvasi’nin metfun olduğu güzel Bağlum’dayız. Evet Bağlum, Keçiören’in şirin bir mahallesi. Bağlum’da inşa edeceğimiz eğitim kampüsü de dahil olmak üzere toplam 35 projenin temelini atıyoruz; hayırlı, uğurlu olsun.

Proje dediğime bakmayın, bunun içinde 65 tane bina var, birçok okullar vara, anaokulu, spor solanı, pansiyonlar, atölyeler. Çankaya, Yenimahalle, Keçiören, Sincan, Pursaklar, Altındağ, Gölbaşı, Mamak, Çubuk, Etimesgut, Evren, Beypazarı, Kahramankazan’da da okulların temelini de buradan atıyoruz; hayırlı, uğurlu olsun.

Bugün sadece bu güzel okulların temelini atmıyoruz, ülkemizin geleceği aydınlık yarınların da temelini atıyoruz. Gençlerimiz için, çocuklarımız için eğitim yuvaları yapıyoruz.

Değerli kardeşlerim, bugün 13 ilçemizde temelini attığımız okulların toplam sınıf sayısı bin 10, bin 10 tane sınıfın aynı anda temelini atıyoruz.

Ayrıca, 8 anaokulu, 3 atölye, 8 spor tesisi, 2 halk eğitim merkezi ve toplamda 700 öğrenci kapasiteli öğrenci yurdunun da temelini yine burada atmış olacağız. Toplam ne kadar? 516 milyon, 516 trilyon, helal olsun, gençlerimiz için daha çok fazlasını yapacağız.

Bu adeta bir külliye, burada Ovacık’ta temelini atacağımız bir okul değil, bir külliye şekline. Liseler var, 2 tane Anadolu lisesi, bir imam hatip lisesi, bir meslek lisesi ve yine bir adet atölye, bir adet spor salonu da burada temeli atılmış olacak. Daha sonra bu külliyeye ilaveten Bağlum’un, Ovacık’ın ihtiyacını karşılayacak şekilde yeni okullar da buraya ilave olacak.

Bir hususu özellikle altını çizerek ifade ediyorum; bugün temelini attığımız okullarla, evet, derslik ihtiyacını karşılıyoruz. Peki, hedef ne? 2019 yılı sonuna kadar, az önce bakanımız da söyledi, Türkiye’de tekli eğitime geçeceğiz, sabahçı-öğlenci artık bitecek. Öğrenci sabah okuluna gidecek, akşama da dönüp evine gelecek. İşte bu temel atma bunun önemli bir adımıdır. 2019’un ilk harcını karıp ilk temelini atmış oluyoruz.

Ankara’da, yine Valimiz ifade etti, tekli öğretime-eğitime geçmek için 10 bin dersliğe ihtiyacımız var, bu da yaklaşık 350 okul demektir, 2 yıl içinde bu 350 okulun inşaatını bitirip hizmete alacağız. İnşallah Ankara’da yapacağımız bu yatırımlar, bu tesisler diğer illerimize de bir örnek teşkil edecek, hayırlı, uğurlu olsun.

Sevgili vatandaşlarım, sevgili Ankaralılar; AK Parti iktidarı olarak 2002 sonunda göreve geldiğimizde dedik ki, geleceğe yatırım yapalım, öyle bir yatırım yapalım ki, inşaat gibi, bina gibi 50 sene, 100 sene ömrü olmasın, nesilden nesle devam etsin, ilanihaye geliri olsun, işte bu yatırım eğitime yatırımdır, geleceğe yatırım, gençlere yapılan yatırımdır. Onun için bu yatırımı yaparken hiçbir fedakârlıktan kaçınmadık, kaçınmayacağız.

Bakın, 15 yıl geçti, öğreten sayısı 2 katına çıktı, 1 milyon 100 bine yaklaştık, öğretmensiz okulumuz yok, boş geçen dersler artık tarih oldu. Bir öğretmenin 5 tane ayrı derse girdiği günler geride kaldı. Bu 15 sene içerisinde 300 bine yakın yeni derslik yaptık, bu da işin başka tarafı. Peki, bu dersliklerle ne oldu, yaptık da ne işe yaradı? İşte rakamlar verildi, her bir sınıftaki öğrenci sayısı 36’dan 24’e geriledi, öğretmenlerimiz de kalabalık sınıflardan kurtuldu, daha çok ders anlatma, daha çok öğrencinin derse katılmasını sağladık. Her geçen gün okula giden öğrenci sayımız artmasına rağmen bunu başardık elhamdülillah. Bugün üniversiteler hariç, üniversiteye saymıyorum, 18 milyon öğrencimiz var, üniversiteleri de katarsak 25 milyonu geçiyor.

Şimdi yeni bir adım atıyoruz, tekli sisteme geçiyoruz. Az önce de söylediğim gibi, Türkiye’nin genelinde artık sabahçı-öğlenci ayrımı kalkacak. Şimdiden bazı illerimizde de bu başladı bile, Anadolu’da bazı illerimiz daha bu seneden itibaren tekli eğitime geçmiş durumdalar.

Ankara’ya bir göz atalım, 15 yılda Ankara’da 15 bin derslik yapıyoruz, 36 bin öğretmenimiz vardı, şimdi Ankara’da 70 bin öğretmene çıktık, 2 katına yakın.

Okullaşma oranı, ilk, ortaöğretimde yüzde 100. Tabi bu yeni okullarla artan derslik sayısıyla sınıftaki öğrencilerin sayısı da yarı yarıya azaldı. Örneğin, ortaokulda, lisede, bir okuldaki öğrenci sayısı 775 civarındaydı, şimdi ne oldu? 341’e düştü, yeni açılacak okullarla durum daha da iyi olacak. Tabi sadece güzel güzel konforlu binalar yapmak yetmez, sınıflarda, laboratuvar, teknolojik cihazlar da bunun yanında olacak. Artık sınıflarda internet var, akıllı tahtalar var, öğrencilerimizin elinde tablet bilgisayarlar var.

Okulların güvenliği için de tedbir almayı unutmadık, kamera sistemleri, okul güvenlik görevlileri, okullarımızın çevresinde bulunan timlerle okul içinde, dışında koruyucu tedbirleri alıyoruz.

Servislerden başlayarak çocukların okula güvenle gidip gelmesi için her türlü çalışma yapılıyor. Biliyorsunuz kısa süre önce servis yönetmeliğini bakanlarımız oturdu hazırladılar, yürürlüğe koydular. Hedef ne? Sabah çocuğumuzu evden çıkarırken sağ salim okuluna gitsin, güvenlik içerisinde okula varsın, derslerini görsün, ondan sonra da çıkıp evine dönsün. Çünkü onlar bizim gözbebeğimiz, yavrularımız, bizim aydınlık geleceğimiz. Bu söylediklerimizi ve daha birçoğunu yapabilmek için ne lazım? Kaynak lazım. Kaynakta problem yok, kaynak Türkiye, kaynak sizsiniz.

İşte bu sene de bütçede rekor milli eğitimde. Az önce Bakanım söyledi, diğer yan desteklerle beraber 150 milyarı buluyor, bütçemizin yüzde 20’sinden fazla. 2002’de ne kadardı? 11 milyar. 11 milyar nere, 150 nere; işte fark bu, işte sonuç ortada. Bunların hepsini sizler fazlasıyla hak ediyorsunuz, çünkü bu ülke için, bu ülkenin geleceği için, gençlerimizin, yavrularımızın geleceği için sizler bize destek verdiniz, biz de sizlerden aldığımız bu destekle beraber ülkemiz için, milletimiz için yollar yapıyoruz, havaalanları yapıyoruz, hastaneler yapıyoruz, okullar yapıyoruz, daha da önemlisi vatandaşın gönlüne yol yapıyoruz.

Şimdi sevgili Ankaralılar, değerli vatandaşlarım; biliyorsunuz bir süre önce ortaokuldan liseye geçerken bir sınav sistemi vardı TEOG, bu kalktı. Peki, kalktı da ne oldu? Niye vardı, niye kalktı? Bunu Bakanımız bugünlerde anlatıyor, bütün sorulara cevap vermeye çalışıyor. Ama ben onun kadar detayları bilmesem de şunu söyleyeyim, bu gelen sistemin özelliği şu: Ortaokul bitti, 4 yıl ilkokul, 4 yıl ortaokul 8. Sınıftan son 4 yıla geçecek, yani liseye. Liseye geçerken önceki sistemde herkes imtihana giriyordu, herkes sınava giriyordu. Şimdi bunu kaldırdık, mecburiyet yok, isteyen girsin-isteyen girmesin. İster sınava girsin-ister girmesin herkes mutlaka liseye istediği bir yere kaydını yaptıracak, bu kadar basit. Hiçbir öğrencimiz dışarıda kalmayacak. Ve daha güzel, mümkün olduğu müddetçe, mümkün olduğunca öğrencilerimiz evine yakın yerlerdeki okullara gidecek. Bazı şehirlerimizde mahallesindeki okul yetmeyebilir, ama diğer mahalle, bitişikteki mahalle veya hemen ondan sonraki ilçede, ama mutlaka eğitim bölgesi dediğimiz yaşadığı yere yakın bir okulda liseye başlayacak. Bakanımız ne dedi? En iyi okul, eve en yakın okuldur; bu prensiple hareket ettik. Bir de sınav var, peki sınav niye? Ben evin yanındaki okula gitmek istemiyorum da, birtakım proje okulları var, bu proje okullarına gideceğim; olur, canın istiyorsa ona git. Onların sayısı bütün liseye gideceklerin sayısına yetmiyor, onun için ne olacak, bir yarış olacak, oraya gitmek isteyenler de sınava girecekler. Diyelim ki 120 bin öğrenci alacak bu okullar, sınavda en fazla notu alan 120 bin öğrenci buraya yerleştirilecek. Peki, 120 binin altında kalanlar ne oluyor? Onlar da yine az önce dediğim gibi en yakın okula istedikleri, seçecekleri 5 okuldan bir tanesine yerleşecekler; mesele bu kadar basit ve açık; anlaştık mı, anlaşılmayan bir yer var mı? İşte bu kadar.

Sizden özellikle istirham ediyorum, rica ediyorum; bir sürü kafa karıştırmaya çalışanlar var. Efendim, olayı döndürüyorlar dolaştırıyorlar, bu kadar basit bir sistemi anlaşılmaz hale getiriyorlar. Bunlara hiç kulak asmayın, ben ne diyorsam odur ha. Analar-babalar şu anda eğitim çağında olan yavrularımızın geleceği sizin için, bizim için, hepimiz için önemli. Biz de bir veliyiz, dolayısıyla evlatlarımızın en iyi şekilde eğitim alması, istedikleri eğitimi alması bizim en büyük arzumuz. Hiçbir öğrencimiz üzülmesin, stres yaşamasın, ben ne olacağım, nereye gideceğim diye kaygılanmasın. Bizim tek arzumuz, sizlerin mutluluğu, sizlerin gülen yüzüdür. Hiç merak etmeyin, beklentileriniz karşılanarak gereken her adını atacağız.

Değerli hemşehrilerim, sevgili vatandaşlarım; zaman hızla devam ediyor, geçiyor. Dünya baş döndürücü bir hızla değişiyor. Ülkemizi dünyanın yakaladığı bu gelişme çizgisinden geri bırakamayız. Biz de bu değişimi görüp bu değişime göre hareket etmemiz gerekiyor. Gençlerimizi, yavrularımızı gelişen, değişen bu dünyada yarışta geri kalmamak üzere en iyi şekilde yetiştirmenin gayretini gösteriyoruz. Fakat, bunu hükümet olarak velilerimiz ve öğretmenlerimizle birlikte yapacağız. Sadece okula, öğretmenlere işi bırakamayız. Ana-baba olarak, veli olarak, Hükümet olarak biz gereken tedbirleri ve takibi de yapacağız. Eğitim sadece güzel okul yapmakla, sınıfları süslemekle olmuyor. Özellikle teknolojiyle öğrenme şartları, ortamı çok değişti. Bu nedenle değişime duyarlı olmak, kayıtsız kalmamak ve değişimi, dönüşümü zamanında okumak mecburiyetimiz var. Bunun için de daima geçmişe dönüp bakmak yerine ileriye, geleceğe odaklaşmak, odaklanmak mecburiyetindeyiz. Yeniden, yenilikten, değişimden, dönüşümden korkmayacağız, korkmamız için de bir sebep yok. Türkiye her alanda olduğu gibi eğitim alanında da büyük hedeflere, Gazi Mustafa Kemal’in muasır medeniyetler hedefine kararlı adımlarla yürüyor.

Son olarak bir hususa da değinerek sözlerimi tamamlayacağım. Bugün Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü diye bilinen UNESCO diye bir kuruluşu var. Türkiye olarak geçtiğimiz hafta yapılan oylamada Almanya’yı da geride bırakarak Türkiye 2017-2021 yılları için UNESCO İcra Kurulu üyesi oldu; bu Türkiye’nin bir başarısıdır, hayırlı uğurlu olsun. Bu başarıda emeği geçen Milli Eğitim Bakanımız, Kültür Turizm Bakanımız ve bize destek veren oylarıyla ülkelerin büyük katkısı var. Bu vesileyle desteği olan, katkısı olan herkese teşekkür ediyoruz.

Değerli Ankaralılar, hanımefendiler, beyefendiler; biliyorsunuz bir süre önce Keçiören metrosunu açtık, güzel oldu değil mi? "Evet." Kullanıyor musunuz? "Evet." Şimdi o açılışta ne dedik? AKM’ye kadar bunu açıyoruz Keçiören’den, ama buradan Kızılay’a da bağlantı yapacağız dedik, işte onun da ihalesini yaptık. İnşallah Atatürk Kültür Merkezi-Kızılay arası da yapıldığında Keçiören’den bineceksiniz, Şehitler İstasyonundan ve Kızılay’da ineceksiniz, bu kadar da güzel olacak işte; hayırlı uğurlu olsun.

Ben bu duygu ve düşüncelerle bugün geleceğe yatırımın, gençlerimize yatırımın, temelini attığımız bu güzel eserlerin Ankara’ya, ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. İnşallah bundan böyle de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizi çok daha güzel hizmetleri kazandırmaya devam edeceğiz.

Bugün katılımlarıyla ve bu eserlerin yapımı için büyük destekleri olan Ankara milletvekillerimize, bakanlarımıza, belediye başkanlarımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Sizlere de; bu mutlu günde, bu temel atma töreninde buraya kadar geldiğiniz için, sabırla beklediğiniz için yürekten teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun.

Hayırlı uğurlu olsun. 

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.