Yükleniyor...

Basbakan Yildirim’in ‘65.Hükümetin Ilk Yüz Günü’ degerlendirme toplantisi konusmasinin tam metni

 

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM-İç ve dış siyasetteki gelişmeler, ekonomideki aldığımız kararlar ve bunun piyasalara yansıması, terörle mücadele çalışmamız ana başlıklar olarak vatandaşlarımıza aktaracağımız konuları teşkil ediyor. Zamanı iyi kullanmak bakımından kısa kısa bütün bakanlıklarımızı yaptığı bu 100 gün içerisindeki çalışmaları siz değerli vatandaşlarımızla paylaşmak istiyorum.

Adalet alanında 100 günde yaptığımız çalışmalara şöyle kısaca bir göz atmak gerekirse, özellikle geciken adalet adalet değildir algısı maalesef yılardır adalet sistemimizin önünde en büyük sorundu. Adaletin gecikmeden tecelli etmesi için bölge idare mahkemelerini veya diğer adıyla istinaf mahkemelerini faaliyete geçirdik, 20 Temmuz itibariyle çalışmaya başladı. Burada neyi murat ediyoruz? Davalar çok uzun yıllar sürüyor, Yargıtay’a gidiyor, Danıştay’a gidiyor orada da dosyalar birikiyor vatandaş artık umudunu kesiyor geciken adalet adalet olmuyor. Dolayısıyla, belirli suçlar ve belirli parasal miktarlara kadar olan davalar ilk dereceden sonra ilk mahkemeden sonra istinaf mahkemesine gelecek orada iş bitecek Yargıtay’a, Danıştay’a gitmeyecek öyle mi Bekir Bey? Farklı bir şey olursa yanlış bir şey söylersek düzeltin, benim anladığım bu. Bunu yıllardan beri beklenen bir şeydi ve böylece Danıştay, Yargıtay’da artık biraz daha içtihata yönelik ve çok büyük ölçekli davalara bakma durumunda kalacak. Ayrıca bu 100 gün içerisinde üst yargıda yeniden yapılandırmaya gittik, özellikle Danıştay ve Yargıtay’ın gelişmiş ülkelerdeki örneklerine benzer şekilde üye sayılarında azaltmaya gittik, daire sayılarında azaltmaya gittik. Bunun bir sebebi de istinaf mahkemeleri kurulunca artık böyle çok hantal geniş bir yapıya ihtiyaç kalmamasıydı, bu aynı zamanda da bir tasarruftur. Kamuda tasarruf diye yola çıktık hem işlerin hızlanması, hem de bu alanda daha hızlı sonuç alınması için bu düzenlemeleri yaptık. Bir diğer önemli düzenlememiz, malum 15 Temmuz’da yaşadığımız terör girişiminden sonra çok sayıda bu darbe girişimine iştirak edenler gözaltına aldı, tutuklama kararları verildi, yargılamaları önümüzdeki dönemde devam edecek. Ancak 1 Temmuz 2016 tarihinden daha önce mahkemelerde hüküm giymiş cezaevlerinde bulunan cezalarını çekmiş tahliyelerine 1 yıl kalanlar zaten şartlı olarak çıkarılıyordu. Şimdi burada iyi halleri devam edenlerin 1 yıl yerine 2 yıl kala bırakılmasını öngören bir düzenleme yapıldı ve bu uygulamaya girdi. Buna göre ne kadar mahkum tahliye oldu Bekir Bey?

ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ- Sayın Başbakanım, dün akşam itibariyle 33 bin 838 hükümle cezaevlerinden tahliye edilmiştir.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bunlar tabi tahliye edildi, ama herhangi bir yanlış olursa bu hakkını kaybedecek değil mi?

ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ- Sayın Başbakan, bu uygulama cezanın dışarıda infazını öngörüyor. Tahliye edilenler denetimli serbestlik yöntemiyle cezaları o şartla tahliyeye kalan iki yıllık süre içerisinde devam edecek.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani gözünüz onların üzerinde olacak.

ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ- Yani bir suç işlediğinde bu şartla tahliye hakkı yanmış olacak.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Anladım bu da bu tip haklardan yararlananlara bir uyarı niteliğinde söylemekte yarar var.

Evet, hemen geliyoruz çalışma sosyal güvenlik alanında neler yaptık, yeni Bakanımız çiçeği burnunda Doktor Mehmet Müezzinoğlu, neyse ki yanında iki tane tecrübeli önceki bakanımız var, onlarda gerekirse destek olacaklar. Öncelikle hayırlı olsun diyoruz, başarılar diliyoruz görevi devraldınız bugün itibariyle. Ben birkaç hususu ifade edeyim ondan sonra bazı detaylardı da siz verirsiniz. Özellikle çalışma, sosyal güvenlik alanında bu 100 gün içerisinde ciddi reformlar yaptık bunlardan bir tanesi 50 işçi ve altında çalıştıran iş yerleri. Az tehlikeli sınıfındaki iş yerlerindeki uygulamada bazı sıkıntılar baş göstereceğini dikkate alarak piyasadan gelen uyarıları değerlendirdik ve bu uygulamayı bir yıl erteledik. Yani iş sağlığı ve iş güvenliği kanununun az tehlikeli işlerde ve 50 işçi ve daha az çalıştıran yerlerde 1 yıl süreyle ertelendi.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MEHMET MÜEZZİNOĞLU- Buna kamu kesimi de dahil.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Kamu ve özel hepsi dahil. Turkuaz Kart beyin göçünü geri getirmeye yönelik yeni bir uygulamadır. Bu bağlamda yurt dışında gerek Türk gerek yabancı uyruklu beyinlerin yani ülkemize katma değer sağlayacak bilim insanlarının Türkiye’ye gelmesini sağlayacak bir teşvik unsuru olarak bu da getirilmiş oldu.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MEHMET MÜEZZİNOĞLU- Bir de orada finansman açısından, yatırım açısından belirli miktarların üzerinde yatırım stratejik alanlarda ve belirli miktarın üzerinde yatırım yapanlara da bu Turkuaz Kart verilecek.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Uygulaması sağlanacak. Amaç burada Türkiye’de yatırım yapmayı teşvik etmek, üretimi teşvik etmek, daha çok istihdamı teşvik etmek.

Bir önemli uygulama istihdam alanında oldu. Şimdi fabrikalar işçi alırken onların tabi yetişmesi için bir mesai harcıyorlar, para harcıyorlar dolayısıyla, bunun yüküne de katlanmak istemiyorlar. O yüzden ya ben yetişmiş adam alayım ne diye öyle iş bilmeyen adamı alıp boşuna para vereyim diyor. Bunun önüne geçmek için bir program başlattık dedik ki, bir yıl boyunca al çalıştır bu hem iş öğrensin, ama bunun getirdiği yükü de senin sırtına vurmayacağız. Devlet olarak bir yıl çalıştıracaksın, eğiteceksin, iş öğreteceksin parasının yarısını biz vereceğiz doğru mu yanlış mı?

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MEHMET MÜEZZİNOĞLU- İşbaşı eğitim 6 aydan 1 yıla çıkartıldı.

BABBAKAN BİNALİ YILDIRIM- 6 ay yerine 1 yıla çıkardık 1 yıl boyunca hem ücretini alacak, ücretinin yarı parasını, biz tamamını devlet olarak tamamlıyoruz dolayısıyla, işverene yük gelmiyor. Aynı zamanda da işe giren meslek öğreniyor ve ondan sonra da tam kapasite çalışmaya devam ediyor. Bu şekilde ilave 100 gün içinde değerli vatandaşlarım 205 bin vatandaşımıza iş sağlamış olduk.

Er-erbaşların sağlık hizmetinden istifade etmelerini getirdik. Silahaltına gidiyor sağlık hizmetinden yararlanamıyor bu çok … bir uygulamaydı hiç yakışmıyordu bunu da düzelttik, onlarda yararlanıyor. 15 Temmuz darbe girişiminde şehit olan şehitlerimize yakınlarına ve yaralılarımıza, daha doğrusu şehitlerimize ve gazilerimize kanunen bu unvanın verilmesi ve bölücü terörle mücadele eden, vatan savunması için mücadele eden bütün şehitlerimizle tamamen aynı hakların sağlanmasını imkanını getirdik. Daha birçok uygulamalar var, bunun dışında ilave edeceğiniz bir şey var mı?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Teşekkür ediyorum.

Tarım alanında neler yaptık 100 günde? Bu sene kurbanlıklarla ilgili bir sorunumuz var mı Faruk Bey, Kurban Bayramı yaklaşıyor vatandaş merak ediyor kurban fiyatları nasıl olacak, efendim yeterince kurbanlık var mı, karaborsa olacak mı?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI FARUK ÇELİK- Çok teşekkür ederim Sayın Başbakanım. Geçmiş yıllarla mukayese ettiğimiz zaman geçtiğimiz yıl ortalama 880 bin büyükbaş hayvan kurban edilmiş, yaklaşık 2 milyon 700 bin de küçükbaş hayvan kesilmiş. Bu çerçevede bu yıl ki varlığımıza bakınca 3 milyon 700 bin küçükbaş, 1 milyon 200 bin de büyükbaş hayvanımız şuanda var. Dolayısıyla, herhangi bir bu konuda bir noksanlık söz konusu değil, hayvan varlığımız yeterlidir, yeterli değil çok daha üzerindedir. Spekülatif bazı değerlendirmelere konu olacak hiçbir durum söz konusu değildir.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Teşekkür ediyorum. Bu bayram kurbanlık yerlerini sıkı kontrol altına alalım, bir de vatandaşa fazla fiyat çekmesinler oralara da bir göz kulak olursanız bayram üzeri iyi olur.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI FARUK ÇELİK- İnşallah tabi.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Tadı kaçmasın bayramın.

Tarımsal kooperatiflerin borçlarını 5 yıl süreyle erteledik değil mi? Yeniden yapılanma erteleme değil de 5 yıla yaydık borçlarını.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI FARUK ÇELİK- Şöyle Sayın Başbakanım: 1 milyon 268 kooperatif 1268 kooperatif, 33 bin 500 civarında da üyesinin 640 milyon lira borçları vardı. Bunu sizlerin talimatıyla 5 yıl süreye bu borcu yaymış olduk.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Yani 640 milyon para ödeyeceklerdi vakti gelmiş ödeme vakti ödeyemiyor ne yapalım milleti zora sokacak halimiz yok. Dedik ki, 5 yıl boyunca ödeyin, bir yandan kazanın, bir yandan da ödeyin sıkıntı yaşamayın.

Ayrıca yeni aldığımız bir karar çiftçilerimizin Ziraat Bankasına, Tarım Kredi Kooperatifine olan borçlarını da tamamen bir yıl süreyle erteliyoruz öyle de bir rahatlatma sağlıyoruz. Gübre de ve mazotta KDV kalkmıştı bu yılın başlarında buna ilave olarak gübrede de yüzde 17 indirim sağlandı. Yani bir torba 50 kiloluk torba 99 lira yerine 67 liraya inmiş oldu. Bu da tarımdaki maliyetlerin biraz daha aşağı çekilmesine fayda sağlayacak. Ama tarımla ilgili asıl düzenlemeleri hazırlığını tamamladık önümüzdeki 3 ayda, 6 ayda çok daha iyi sonuçlarını göreceğiz. Çiftçilerimize, besicilerimize buradan müjdeyi veriyorum. Şöyle bir şey yapıyoruz: Tarım da havza bazlı desteklemeye geçiyoruz bunu çiftçilerimiz bilir ne demek olduğunu. Yani herkes her yerde her şeyi ekip biçmeyecek. Dolayısıyla, birisi patates ekiyor, öbürü de ben de patates iyi para ediyor diye ekiyor, diğeri de ekiyor, herkes ekiyor bu sefer patates fiyatı çöküyor. Bunun yerine mevsim, coğrafi şartlar, bölgelere göre hangi ürünlerin, hangi havzalarda yetişeceğine Bakanlık karar verecek ve böylece üretilen üründe para edecek, bir kendi içinde rekabete de girmeyecekler. Buradan herkes kazanacak, ama en önemlisi Türkiye kazanacak, çünkü Türkiye tarımla kalkınmaya tarımla sağlayacak. Sanayimiz, teknolojimiz her şeyimiz gelişiyor, ama tarım bizim için, Hükümetimiz için bundan böle stratejik bir alan olarak ele alınacak ve bu konudaki katma değerimiz ekonomimize olan katkısını daha da artıracağız.

Genç tarım işçisi projesini başlattık ilk uygulamaları önümüzdeki günlerde, yani her bir gencimize 15 bin gence her birine 30 bin lira karşılıksız para veriyoruz. Git köyünde tarımla uğraş yeter ki oradaki toprakları işleyelim böyle bir projemiz var. Damızlık ağırlıklı destekleme projesine geçiş yapıyoruz. Önümüzdeki yıldan itibaren çalışmalar bitmiş olacak ve desteklemeleri öyle parça pirtik vermeyeceğiz yılda iki sefer ekim ve hasat dönemlerinde vermek suretiyle vatandaşımızın, çiftçimizin beklentisini de karşılamış olacağız. Arazilerin toplulaştırılmasıyla, sulamasını projelerini birlikte yürüteceğiz bunu da başlatmış vaziyetteyiz. Tarımda ilave edeceğiniz bir şey var mı?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI FARUK ÇELİK- Talimatınızla son şeklini verdiğimiz bu havza bazlı üretimde 941 havza belirlendi çalışmaları tamamladık, kısa süre içerisinde bu yeni model sizler tarafından kamuoyuyla paylaşacağız efendim. Buradan elde edeceğimiz tarımsal hasıla 11 milyar liradır, ilave 11 milyar liralık bir tarımsal hasıla elde edilmiş olacak bu verimli üretim planlamasından dolayı.

Birde Sayın Başbakanım, balıkçılarımız vira bismillah dediler 1 Eylül itibariyle onlara da bol, bereketli kazançlar diliyorum efendim.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, balıkçılık mevsimi başladı, yasaklar sona erdi balıkçılarımıza biz de bol ve bereketli bir sezon temenni ediyoruz.

Şimdi İçişleri Bakanlığıyla ilgili faaliyetler ağırlıklı olarak iç güvenlik, terörle mücadele ve operasyonlar konusu burada önem kazanıyor. Terörle mücadele özellikle geçtiğimiz 24 Temmuz’dan itibaren yeni bir anlayışla devam ediyor. Yeni anlayış nedir? Ülkenin her köşesinde vatandaşımızın can, mal güvenliği sağlanıncaya kadar vatandaşlarımızı yurdun her köşesine rahatça seyahat edinceye kadar, terör gruplarının bölücü terör unsurlarının güvenlik kuvvetlerimize, sivil vatandaşlarımıza yönelik saldırıları tamamen bitinceye kadar operasyonlara ara vermeden devam edeceğiz, buradaki kararlılığımız artarak sürüyor. Bu bağlamda hatırlarsanız şehirlerimizde, ilçelerimizde maalesef çukurlar açıldı, hendekler kazıldı ve vatandaşlarımızın çok zor şartlar altında bölgeden ayrılmak mecburiyetinde kaldılar ve bütün bu ilçelerimizde, illerimizde terör unsurları temizlendi. Bu hafta sonu vatandaşlarımızın bilgisine sunmak isterim Pazar günü Doğu ve Güneydoğu illerimiz 22 ili kapsayan bir yeniden kalkınma projesi ve ekonomik gelişme programını da devreye alacağız ve bunun detaylarını Diyarbakır’da kamuoyuyla paylaşacağız. Özellikle Doğu’da ve Güneydoğu’daki illerimiz belirli gruplar halinde toplanmak suretiyle cazibe merkezleri oluşturulacak ve buralara yönelik ciddi yatırımları başlatıyoruz. Ve yine Pazar günü 1.4 milyar civarında yeni temel atıyoruz. Bunlar ağırlıklı olarak operasyonlar sırasında yıkılan Silopi’de, Cizre’de, efendim Şırnak’ta, Sur’da, İdil’de, Silopi’deki o vatandaşlarımızın konutları, binaları daha da güzel şekilde kısa sürede yapılacak ve 1 yılda tamamlanacak. Ancak bu terör örgütünün, bu hainlerin verdiği zarar daha büyük. 10 milyar tutarında zarar verdiler o çukurları, hendekleri kazmak suretiyle. Orada güvenlik kuvvetlerimize ve bölge halkına verdikleri zararın parasal tutarı 10 milyar onu da 3 yıl içerisinde tekrar o zararları ortadan kaldıracağız. Vatandaşlarımızın rahatça evlerine, barklarına geri dönmeleri sağlanmış olacak.

Bununla ilgili…

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI MEHMET ÖZHASEKİ-  Efendim, özür dilerim evlerini en geç 1 yıl içerisinde hepsini teslim edeceğiz inşallah.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- 1 yılda evler teslim edilecek ama diğer tarihi eserler Sur’daki işler biraz daha zaman alacak. Burada vatandaşlarımızın şunu bilmesini özellikle istiyorum: Hükümetimiz bir kere bu iç güvenliğin sağlanması konusunda hiçbir taviz vermiyor. Çözüm mözüm yok kardeşim, çözüm vatandaşta. O fırsatı kaçırdılar vatandaşla aramızdaki bu hainleri çıkaracağız. Terör örgütünün Kürt vatandaşlarımızın başına bele olmadan kurtaracağız. Çünkü bu terör örgütlerinin Kürtler diye bir sorunu yok, Kürt vatandaşlarımızın PKK terör örgütü sorunu var. Biz bu sorunu kentlerde büyük ölçüde kontrol altına aldık, şimdi kırsalda güvenlik birimlerimiz, silahlı kuvvetlerimiz, jandarmamız, polisimiz, bütün gücüyle üzerine gidiyor, gitmeye de devam edecek bu konuda herhangi bir zafiyet asla kabul etmiyoruz. Burada tabi 100 günde çok şey oldu Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı İçişlerini hiçbir şarta bağlı olmaksızın bağlandı. Yani bütün personel alımı, yetiştirilmesi, çalıştırılması, onların sicillerinin verilmesi, terfilerinin yapılması özlük hakları her bakımdan bağlandı. Yani önceden jandarma hem silahlı kuvvetlerine bağlı, hem İçişleri Bakanına bağlı, sahil güvenlikte aynı bunlar büyük sıkıntı oluşuyordu sevk ve idare de bunlar düzeltildi. Herkes şimdi yerini biliyor, patronunu biliyor, kimden emir alacağını biliyor ve işini nasıl yapacağını biliyor. Bunun güvenlik bakımından terörle mücadele bakımından büyük bir faydasını önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Bu operasyonlar sırasında tabi özellikle Diyarbakır, Siirt, Şırnak bu bölgelerde yapılan çalışmalarda 40 ton uyuşturucu ele geçirildi. Bu bölücü terör örgütü uyuşturucuyu ne yapıyor bu kadar içecek hali yok. Bunu milleti zehirliyorlar, çocukları zehirliyorlar, hatta Avrupa’ya götürüyorlar oradakileri de zehirliyor. Avrupalılar ne zaman akıllanacak ben merak ediyorum. Onlar onlara sergi açtırmaya devam etsin, bir yandan çocuklarını zehirlemeye terör örgütü de devam ediyor, buradan bu çağrıyı da dostlarımıza yapıyoruz.

Yine 77 milyon kök keneviri imha edildi ve bu uyuşturucu işine bulaşan 8561 kişi gözaltına alındı bunların bir kısmı tutuklandı. Sadece bu uyuşturucunun parasal değeri 4 milyar, 4 katrilyon bu 1 ayda yapılan operasyonun sonucu. Hani terör örgütü nereden kaynak sağlıyor diye merak edenlere söylüyorum. Ayrıca 25 tane de çalınmış araç bulduk Lice’de. Bunlar bomba yüklenecek bir yerde patlatılacak. Şu anda da 910 tane çalınmış araç var yurt genelinde bunlarda takip ediliyor, herhangi bir olaya karışmaması için gerekli çalışmalar yapılıyor.

Evet, artık mahallelerde ve çarşılarda bekçi sistemine geçiyoruz. Kalıcı ve geçici koruculuk sistemini özellikle bölgede yaygınlaştırıyoruz. Bir yandan da tabi terörden zarar gören vatandaşlarımızın zararlarını da ödemeye devam ediyoruz. Şartların bu kadar zor olmasına rağmen yasadışı göçü engelleme konusunda da hiç taviz vermedik, çünkü biz verdiğimiz sözlerin arkasındayız, Avrupa Birliği’nin de verdiği sözlerin arkasında durmasını bekliyoruz.

Darbe gecesi bile Sahil Güvenlik Komutanlığı 2 bin tane göçmenin hayatını kurtardı, yani bu kadar insan hayatına önem veriyoruz. Ayrıca bu DEAŞ denen bela, terör örgütü maalesef dünyanın başına büyük bir bela oldu. DEAŞ’la mücadelede Türkiye zayıf kalıyor falan diyenlere bir cevabım var, 145 ülkenin vatandaşı olan 52 bin DEAŞ’lı veya diğer bölücü terör örgütü şüphelisine giriş yasağı koydu Türkiye. Ayrıca ülkemizden 3800 kişiyi sınır dışı ettik. Geri kabul anlaşmasını tabi ki vize serbestliğine bağlı ne zaman vize serbestisi olursa geri kabulde yürürlüğe eş zamanlı olarak girecek. Göçmenlerin yakalanma işi ve bunların barınma işleri aynı şekilde devam ediyor.

Süleyman Bey, ilave edeceğiniz bir şey var mı?

İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU- Efendim, bir konu var. Özellikle yine bu Uluslararası İş Gücü Kanununda İçişleri Bakanlığı bünyesinde çıkarıldı. Yurt dışından Türkiye’ye yatırım yapacak vatandaşları yönelik aynı zamanda yabancı vatandaşlara yönelik, aynı zamanda maddi kaynak getirecek vatandaşlara yönelik bunun ölçüsünü Bakanlar Kurulunun belirleyeceği vatandaşlık verme hakkı çok özel bir şey dünyada gelişmiş ülkelerde yapılan ve Türkiye’de ilk kez bu hem Türkiye’nin cazibesine yönelik bir olayı ortaya koyabilecek bir süreci gerçekleştiriyor. Birde dün akşam itibariyle 674 sayılı KYK’da çıkan bu terör örgütüne bulaşmış, teröre yataklık yapan belediyelerle ilgili kayyum atanması. Ve yine YİKOB dediğimiz valiliklerin bünyesinde olan bir özel bütçe ve kamu tüzel kişiliğine haiz bir bütçelemeyi onun da hem terörle ilgili bir bölümü daha var onun da önemli olan tarafı şu: Teröre yataklık yapmış bazı işletmeleri var o işletmelere el konulduğu zaman kimin yöneteceği ve bunları veya yerler var bunları kimin yöneteceği de 674 sayılı kanun hükmündeki kararnameyle düzeltilmiş oldu efendim.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Teşekkür ederiz. Buradan şunu söylemek lazım: Yani sadece FETÖ terör örgütünün ülkemize verdiği zararlarla mücadele etmiyoruz, aynı zamanda bölücü terör örgütünün özellikle bölgede yerel yönetimlerin ciddi destek verdiğini biliyoruz ve bunlara yönelik de bu bağlamda tedbiri almış bulunuyoruz. Doğrudan terör örgütüne karışmış, onlara destek olmuş belediyeler ve yerel yönetimler kayyum atanabilecek ve yönetimleri kayyum marifetiyle sürdürülecek. Büyükşehir yasalarıyla birlikte valiliklerin büyükşehirlerdeki faaliyetleri maalesef hemen hemen sıfıra gelmişti, şimdi tekrar valilikler, il özel idareleri belediyelerin erişemediği yerlere hizmet yapabilecek, onlara bütçe tahsil edilecek. Bu da önemli beklenen bir karardı alındı.

Kültür turizm alanında bir de 2017’den itibaren elektronik kimlik vereceğiz. Güvenli elektronik kimlik bütün vatandaşlarımıza dağıtılacak şu anda pilot uygulama yapılıyor. Bu şu demektir: Kimlik kartınızı vereceksiniz içinde her türlü bilgi var. Hangi ilaçları alıyorsunuz, efendim ne tip şeyleriniz var? Bütün bilgileriniz var, ama bu bilgilere kimse erişemiyor. Bu bilgiler sizin bilgileriniz herhangi bir işlem yapılacağı zaman hakkınızda o bilgileri sağdan soldan soruşturmak yerine hemen karttan bakacaklar dolayısıyla bürokrasi ortadan kalkmış olacak.

Turizme kötü başladık çünkü o zaman işte Rusya’yla ilişkilerimiz maalesef iyi değildi, artık ilişkileri normalleştirdik. Rusya’yla, İsrail’le normalleştirdik şimdi inşallah diğer ülkeler Mısır’la, efendim Suriye’yle de kısa sürede ilişkileri normalleştirmek için Türkiye ciddi bir atağa geçti, diğer ülkelerle de bu yönde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Dış politikada prensibimiz dostlukları arttırmak, düşmanlıkları azaltmak üzerine kurulu ve bunun gereğini de adım adım yapıyoruz, yapmak zorundayız, çünkü Türkiye bölgede herkesin umut bağladığı bir ülkedir. Türkiye’deki güven ve istikrar bozulursa bölgenin değil, dünyanın dengesi değişir. Bunun nelere mal olacağını 15 Temmuz gecesi hep beraber milletimiz yaşadı. Allah’tan millet ülkesine sahip çıktı, geleceğine sahip çıktı. Bütün aziz milletimize o gece ortaya koyduğu büyük kahramanlıktan dolayı şükranlarımızı sunuyoruz, teşekkürlerimizi sunuyoruz. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize hayırlı uzun ömürler diliyoruz.

Turizmde işler yavaş yavaş toparlanıyor 20 milyondu geçen sene ilk yarı, bu sene 14 milyon civarında oldu. Ama sezonun en yüksek dönemindeyiz ve artış başladı hem dışarıdan gelişler, hem de Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı da uzun olduğu için, 9 güne çıktığı için iç turizmde de ciddi canlanma oldu. Bu dışarıdan gelen misafirler için verilen uçak şirketlerine destekler vardı, bunları da yılsonuna kadar uzatacağız, o da sonuçlara olumlu yansıyacak.

Bu arada yine 100 gün içerisinde UNESCO’nun önemli bir toplantısı da o darbe günlerinde İstanbul’da gerçekleşti ve 1400’den fazla delege katıldı. Tarihi ve kültürel miraslar anlamında Türkiye’nin listeye alınan eser sayısı 16’ya çıktı, en son Ani Harabeleri de tarihi miras listesine dahil edildi. Bir müjde de, Devlet Tiyatroları önümüzdeki sezonda tamamen Türk sanatçıların, Türk yazarların eserleriyle sahne açacak, bu da çok önemli gelişme.

Başka bir şey var mı Nabi Hocam?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, teşekkür ediyoruz.

Milli Eğitim Bayram’dan sonra 19 Eylül’de ilk ders zili çalıyor, bütün öğrencilerimize, örgün, yaygın 19 milyon öğrenci ders başı yapacak. Allah zihin açıklığı versin yavrularımıza, iyi bir eğitim-öğretim yılı geçirmelerini Mevla’mdan niyaz ediyorum, çocuklarımıza başarılar diliyorum.

Bu sene milli eğitimde özellikle yeni bir uygulamaya gidiyoruz, o yeni uygulama da sözleşmeli öğretmen. 15 bin ilk etapta sözleşmeli öğretmen işbaşı yapacak, bunlar baştan nereye gideceğini biliyor, hangi şartlarda görev yapacağını biliyor ve öyle kurayla gönülsüz, mecburi gitmek yerine, isteyerek, bilerek, heyecanla gidip çalışmalarına başlayacaklar.

Bu bağlamda Doğu ve Güneydoğu’da maalesef terör örgütünün baskısı veya terör örgütüyle bir şekilde ilişkiye girmiş öğretmenleri de değiştiriyoruz, buna karar aldık. Yine bu 14 bin civarında öğretmen maalesef oradan başka yerlere almak mecburiyeti var, bunlar eğitim yerine terör örgütünün amaçlarına hizmet eder bir noktaya gelmişler. Bunu da bu şekilde halledeceğiz.

Bu eğitim döneminde 5 tane yeni üniversite kurduk bu 100 gün içerisinde.

Ayrıca, 498 tane engelli öğretmen ataması yapıldı, 500 lazımdı, ancak 498 müracaat çıktı, yani bütün müracaatlar atandı.

102091 yeni derslik hizmete giriyor, böylece 60 bini geçmiş oluyor, yani okul sayımız 60 bini geçmiş oluyor. Ayrıca, 7800 tane de özel okul bunun içinde var, neredeyse özel okul miktarı yüzde 14’e erişmiş durumda.

Bir güzel uygulamamız, organize sanayi bölgeleri içinde meslek okulları vardı, şimdi artık bu meslek okullarını organize sanayi bölgeleri dışında da açılsa aynı haklardan yararlanacak. Burada ne var İsmet Bey, hani haklar var OSB’de açılan?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI İSMET YILMAZ- Öğrenci başına 4270 ila 6675 TL destek vereceğiz.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Çocuklar hem okuyacak, hem de para alacaklar, bir yıl boyunca 5 bin lira para alacaklar harçlık…

MİLLİ EĞİTİM BAKANI İSMET YILMAZ- Okulunu destekleyeceğiz Sayın Başkanım.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Okula destek veriyor, onların masraflarına katkı sağlamak adına desteklenmiş olacak.

Bir önemli, bu çok önemli bir şey, çıraklık eğitiminde yeni bir yöneteme geçtik. Onun detayını da verir misiniz?

MİLLİ EĞİTİM BAKANI İSMET YILMAZ- Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Eğitim Komisyonunda kabul edildi, Meclisimizin gündemine geldi, çıraklık eğitimini zorunlu eğitim kapsamına alıyoruz. Bu gerçekten çalışma hayatıyla, eğitimle iş yeri arasındaki uyumu sağlamak için çok önemlidir. Ve buraya giden öğrencilerimize net asgari ücretin yüzde 30’unun 2 bölü 3’yle çalıştığı ve işletmenin büyüklüğüne bağlı olarak 1 bölü 3’ü arasındaki bir miktarı devlet olarak biz karşılayacağız. Yine buraya giden öğrencilerimiz iş kazası ve meslek hastalıklarına karşı sigortalı olacak ve mezun olan öğrencilere teknisyen unvanı vereceğiz. İsteyenler de yine üniversiteye de devam edip mühendis unvanı da alabileceklerdir.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- 15 yaş ve üzerinde okuyan öğrenciler, çırakları genellikle iş yerleri yük olarak görür, orada gidecek, onun masraflarını biz karşılayacağız, hem işini öğrenecek, hem de harçlığını, ihtiyacını görecek ve daha sonra da bir meslek kazanmış olarak ülkeye hizmet edecek.

Orman ve su işleri alanında da büyük çalışmalar aralıksız devam ediyor. Bu 100 gün içerisinde 56 milyon fidanı toprakla buluşturdu Veysel Hoca, dolayısıyla orman varlığımız artmaya devam ediyor. Her ne kadar yangınlar olduysa da daha fazlasını dikerek bunun getirdiği zararları ortadan kaldırıyoruz.

80 yeni tesis; neler var? Burada barajlar var, göletler var, taşkın korumalar var, buna benzer önemli tesislerin açılışın gerçekleştirdik, 163 tane de tesisin temelini atmış olduk.

Kıbrıs’ta, malum suyu götürmüştük, ancak su orada boşa akıyordu, o suyun izole hatlarını da yapmak suretiyle belediyelere içme suyunu da, aşağı yukarı 15-20’ye yakın belediye…

BAŞBAKAN YARDIMCISI TUĞRUL TÜRKEŞ- Bir-iki tane belediyenin dışında bütün belediyeler anlaşma yaptı ve sağ olsun Orman Su İşleri Bakanlığımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti içinde 472 kilometre dağıtım ağını da tamamladı, Kıbrıs’ın çoğuna su verilmekte.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, teşekkür ederiz.

Ayrıca Kıbrıs’la 3 yıllık yeni bir yardım programını da Hükümetimiz bu süre içerisinde onayladı, böylece Kıbrıs’ın kalkınmasına, gelişmesine gerekli katkıyı yapmaya devam edeceğiz.

Kıbrıs’ta Güney’le Kuzey arasındaki görüşmeler devam ediyor. Amacımız, hedefimiz, burada bir barışın sağlanması ve iki toplumdan oluşan bir devlet sisteminin yürürlüğe girmesi. Burada Rum Kesimi’nin önüne bir fırsat daha geçmiştir, umarım bu fırsatı daha önce 2005 miydi, 2006’daki gibi tepmezler, kaybetmezler. Türkiye her zaman Ada’da barıştan yana olmuştur, olmaya devam edecek. Ancak burada adil bir yönetişim ve her iki toplumun haklarını koruyan, güvenliğini sağlayan sağlam bir anlaşma bizim için vazgeçilmezdir. Bu konuda Kuzey Kıbrıs Türk Yönetimine her türlü desteği verdik, vermeye devam edeceğiz.

Ulaştırma Bakanımızın yaptığı faaliyetler, 100 gün içerisinde 2 tane büyük eseri Türkiye’ye kazandırdık. Bir tanesi Osman Gazi Köprüsü, İstanbul’u Yalova’ya, Bursa’ya ve İzmir’e, Balıkesir’e, Manisa’ya bağlayan dev bir eser, dünyanın en büyük köprüsü, bir şaheser. Hakikaten ülkemizin, milletimizin gurur k

aynağı, 30 Haziran’da açtık. Bugüne kadar ne kadar vatandaş kullandı?

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN- Günde ortalama 20 bin araç geçiyor Sayın Başbakanım.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- 20 bin araç geçiyor, zannediyorum 1 milyonu aştı, 1,5 milyona yakın açıldığından beri araç kullanıyor. Bu…

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI AHMET ARSLAN- Sayın Başbakanım, bayramda geçerleri sayarsanız 2 milyona yakın.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, bayramda bedava olduğu için sayı daha da arttı.

Şimdi bunun ne faydası var? Bursa’dan İstanbul’a 45 dakika. Yani diyelim Bahçelievler’den kalktın Sabiha Gökçen’e gitmek istedin, 2 saatte gidemezsin. Ama Bursa’dan Sabiha Göçken’e gelip gideceğin yere gidersin, böyle bir kolaylığı var.

Ayrıca, doğuya olan trafik, İzmit tarafına olan trafik de yüzde 25 rahatladı. Millet geliyordu, hele hafta sonları İzmit’te bir kuyruk, ta Hendek’e, Düzce’ye kadar devam ediyordu, şimdi onlar rahatladı, yüzde 25 bir iyileşme oldu.

İkinci büyük eser, 26 Ağustos’ta açıktık, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, ayrıca 215 kilometre de anayol bağlantı yolları.

Bu iki projenin biten kısmı 21 milyar lira, yani diğer bölümleri falan bittiğinde bu rakam 50 milyarı aşıyor.

Ayrıca bu süre içerisinde 350 kilometre yeni bölünmüş yol yapıldı 3 ayda, 214 kilometre tek yol yapıldı, 500 kilometre sıcak asfalt yapıldı, mevcut yollar sıcak asfaltla kaplandı.

Yeni başlanan yol, havaalanı, liman projelerinin 3 aylık tutarı 3 milyar Türk Lirası, 5 milyarlık yeni projenin de ihalesi yapılıyor, dolayısıyla altyapı yatırımları hız kesmeden devam ediyor, bunu da vatandaşlarımıza duyuralım.

Yeni bir müjde, dün itibarıyla Çanakkale 1915 Köprüsünün ve otoyolunun YPK kararını imzaladık, yani resmen süreç başladı, tarih de belli, 18 Mart 2017’de de kazmayı vuracağız, böylece Marmaray’ı, Çanakkale’yi ve Boğazları bir büyük çevre yoluyla birbiriyle birleştirmiş olacağız. Çanakkale geçilmez lafı ancak savaşlarda geçerli, düşmana geçilmez. Çanakkale vatandaşa her zaman geçiler hale gelecek, inşallah bunu da kısa sürede tamamlamış olacağız.

Böylece geçiyoruz, zaman problemi gittikçe arttı.

Sağlık alanında da hizmetlerimiz hem kalite olarak, hem miktar olarak artarak devam ediyor.

Bu arada, 3 aylık kısa sürede 1900 yeni yatak hizmete aldık, 467 yoğun bakım ünitesini hizmete aldık, 270 yeni ambulans hizmet vermeye başladı, 565 evde sağlık hizmeti için araç alındı; öyle mi?

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ- Evet efendim.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Başka ne var? Biraz da sen söyle.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ- Baş üstüne Sayın Başbakanım.

21 adet göçmen sağlığı merkezi hizmete soktuk özellikle Suriyelilere hizmet etmek için.

Van ve Adana’da kapsamlı onkoloji merkezlerini hizmete soktuk. Buradaki maksadımız, bölgesinden bir hastanın başka bir bölgeye gitmeden hizmet almasını sağlamaktır.

18 bin yeni sağlık personeli istihdamı gerçekleştirdik. Özellikle 5 ve 6’ncı bölgeler Doğu-Güneydoğu başta olmak üzere eksikliğimiz çok fazla, buralar için 11 bin de yeni kadro ihtidası yaptık.

Bu arada bildiğiniz gibi askeri hastaneleri Sağlık Bakanlığı’nın çatısı altına aldık, 33 hastane ve 5 sağlık merkezi olmak üzere. Bu malum FETÖ örgütünden de 14 tesisi devralarak vatandaşımızın hizmetine sunduk efendim.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Ayrıca şehir hastaneleri şu anda inşaatları devam ediyor, aşağı yukarı 20 civarında şehir hastanesinin inşaatı devam ediyor, geriye kalan bir 10 tanesinin de hazırlıkları sürüyor. Ama bunlardan 2 tanesi bitti, önümüzdeki aylarda hizmete girecek, biri Mersin, biri Yozgat. Daha sonra Ankara’da 2 tane var, İzmir’de var, İstanbul’da olacak, böylece yavaş yavaş hastane sisteminden şehir hastaneleri sistemine de önümüzdeki dönemde geçmiş olacağız.

Milli savunma alanında bu 100 günün önemli işleri var. Bir anlamda Milli Savunma Bakanlığı yeniden doğdu, bu 15 Temmuz darbe girişiminden sonra kapsamlı bir yeniden yapılanma süreci yaşadık.

Burada ne var? Milli Savunma Bakanlığı tam anlamıyla müstakil bir Bakanlık olarak yeniden yapılandı. Yani burada eskiden müstakil değil mi diyen olabilir. Buradaki kastettiğim şey şudur: Yani sivil-asker birlikte çalışacağı ve her türlü müsteşarından, müsteşar yardımcılarından, bütün genel müdürlükler, daire, diğer bütün bakanlıklar, Ulaştırma Bakanlığı gibi, Milli Eğitim Bakanlığı gibi kapsamlı bir yeni organizasyona kavuştu. Neden böyle bir şeye ihtiyaç oldu? Çünkü Silahlı Kuvvetlerin yan işlerini, personel temini, lojistik, eğitim vesaire, bu tip bütün işlerini artık Milli Savunma Bakanlığı’na geçti, asker kendi işiyle uğraşacak. Kendi işi ne? Harekat, harbe hazırlık, taktik, caydırıcı hizmetler, savunma hizmetleri, bütün bunları yapacak. Milli Savunma Bakanlığı da ona eleman yetiştirecek, onların ihtiyaçlarını görecek, işte silah, teçhizat vesaire. Ayrıca işte tersaneler, fabrikalar gibi lojistik destekleri verecek. Burada tabi önemli bir reform da, 150 yıllık Türkiye’nin gündeminde olan, bir musibet bin nasihatten hayırlıdır derler, hayırlı gelişmelere vesile oldu, Silahlı Kuvvetlerimiz kendi içinde bir yenilenme hareketini de başlatmış oldu. Bu nedir? Daha uzmanlaşmış bir Silahlı Kuvvetler, çevik, profesyonellerden oluşan ve her türlü tehdide karşı hazırlıklı bir hale geliyor. Bu amaca yönelik olarak Askeri Şûranın yeniden yapılanması, kuvvet komutanlarının, Genelkurmay ve Milli Savunma Bakanlığı ilişkilerinin yeniden belirlenmesi, okulların lise, orta kısımlarının kapatılması, harp okuluna bütün kaynaklar öğrenci alınması ve böylece… Bu kahpe örgütün en büyük araçları buradaki öğrencilerle başlıyor, sonra bu terfi, tayin sistemleriyle maalesef devam ediyor. Bunların buradan izlerini silmek için her türlü tedbir alınmış vaziyette.

Ve Türkiye savunma sanayi alanında yerlileştirme ve millileştirme hamlesini bundan sonra daha da hızlandıracak. Sadece savunma değil, Türkiye caydırıcılığını da arttıracak tedbirleri almaya devam edecek.

Tabi ekonomi alanında Maliye Bakanlığımızın Ekonomi Bakanlığımızın, Kalkınma Bakanlığımızın, Gümrük Ticaret Bakanlığımızın efendim, Sanayi Teknoloji Bakanlığımızın çok önemli çalışmaları var, zamanımı oldukça daraldı, ama şu kadarını söyleyeyim: En fazla yaptığımız iş ekonomi üzerinedir. Kapsamlı düzenlemeler yaptık bir kere vatandaşla devleti barıştırdık. Kavga, niza, mahkeme yok kardeşim gelin barışalım ne kadar devlete borcun var? Şu kadar. Ne kadar verebilirsin? Bu kadar. Faizleri, gecikmeleri falan bir kenara bırakıp el sıkışıyoruz barışıyoruz. Devlet vatandaşıyla kavgalı olamaz, bu anlamda kapsamlı bir barış vergi barışı, her türlü cezalar, primler vesaire bütün bunların yeniden yapılandırdık, faizlerini af ettik. Ayrıca vatandaşa diyoruz ki, stok fazlan varsa gel bildir kardeşim saklama malanı, cezalı duruma düşme. Kasa fazlan varsa gel bildir rahat et. Bir yerde duran paran varsa getir götür bankaya yatır kimse sana bir şey sormayacak. Yurt dışından para getiriyorsan buyur getir, yeter ki üretime girsin, memlekete, millete iş olarak, aş olarak, yatırım olarak geri dönsün. Yatırımcıya da öyle konfeksiyon usulü teşvik yok. Her bedene aynı elbise değil, ısmarlama. Gel kardeşim ne yapmak istiyorsun sen? Sen bir elektronik katma değeri yüksek bir fabrika mı kuracaksın, yerli ilaç mı yapacaksın, petrokimya ürünlerine yatırım mı yapacaksın? Ona özel karşı karşıya oturacağız ne kadar adam çalıştıracaksın? Şu kadar. Ne kadar yatırım yapacaksın bu kadar, bütün bunlara destekler vereceğiz. 10 yıl boyunca vergi kolaylığı getireceğiz, yatırımına bile sabit yatırımına bile ortak olacağız yüzde 49’a kadar öyle değil mi Naci Bey?

Biraz daha sen detayları ver istersen.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL- Bu süper teşvik diye adlandırdığımız bu sistemde hem vergi iadelerinde büyük kolaylıklar getiriyoruz, enerji harcamalarına teşvik getiriyoruz, çalıştırdığı elemanlara ücret desteği getiriyoruz. Siz de ifade ettiniz yatırıma yüzde 49 oranında ortak olmayla ilgili teşvik getiriyoruz ve yatırım yapıldığı yerin ücretsiz olarak, bedelsiz olarak yatırımcıya devrini öngören düzenlemeler getiriyoruz. Mevcut Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi, sigorta primi işveren desteklerinde de artışlara gidiyoruz.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Teşekkür ederiz.

Tabii burada çok iş var. Bütün detaylara girmeye vaktimiz yok. Şu kadarını söyleyeyim; emeklilikte otomatik katılımı getirdik, bu tasarruf demek. Millet kendi parasını tasarruf edecek, ama bir o kadar da devlet katkı sağlıyor. İleride emekliye ayrılınca veya çocuklarına destek olsun diye vatandaş tasarruf yaparken kendi tasarrufunun üzerine devlet de katkı sağlıyor ve böylece tasarruf miktarımızı artırmış olacağız.

Çok önemli bir şey, Türkiye Varlık Fonu. Bu neye yarayacak? Bu şuna yarayacak: Büyük projeler artık 10 sene, 20 sene, 30 sene beklemeyecek ya da bütçede para vardı-yoktu, kriz oldu-olmadı bunlara bakmadan buradan büyük projeler gerçekleştirilecek ve Türkiye’deki istikrar, ekonomik istikrar korunacak.

Dünya küçülüyor değerli vatandaşlarım, dünyada büyüme yok. Dünya ticareti gittikçe azalıyor. Bu ne demektir? Dünya fakirliyor. Bütün bu şartlara rağmen Türkiye dünyada en fazla büyüyen 5 ülke arasında ikinci-üçüncü sırada yer alıyor. Bu hangi şartlarda? Terör var, darbe yedik, Allah’a şükür darbeyi defettik, bütün buna rağmen ekonomimiz dimdik ayakta. Suriye’de yaşanan olaylar, Irak’ta yaşanan olaylar, terörle olan mücadele, yani 3 ay içinde memleketin başına gelen işler pişmiş tavuğun başına gelmedi. Bu kadar büyük sıkıntılara rağmen Allah’a şükür milletimizin bize güvencesi, güven duyması, milletimizin ülkesine sahip çıkması, teröristlere, darbecilere prim vermemesi, onlara hak ettiği dersi vermesi sonunda herkes Allah Allah diye bekliyordu, bunlara ne olacak? İşte terör var, darbe var, Suriye’de olaylar var, göçtüler diyecek diye Allah Allah bekleyen dost-düşman gördü ki; bu millet hiçbir zorluğun altında kalmaz. Nerede, ne zaman ülkesine sahip çıkacağına karar verir ve onu yapmıştır. Bu millet darbe sonrası 11 milyar dolar parasını bozdurdu bankalara koydu, yeter ki memlekette sıkıntı olmasın. Hem darbeyi önledi, hem ekonomiyi kurtardı. Böyle milletin karşısında 24 saat selam durulur, başka hiçbir şey yapılmaz. Allah milletimizden razı olsun.

Efendim, tabii Aile Sosyal Politikalar Bakanlığımızın güzel çalışmaları var, özellikle 15 Temmuz darbe döneminde ve bölücü terörde şehit olanlarımızın yakınlarıyla çok ciddi bir dayanışma içerisinde onlara psikolojik ve sosyal destek amaçlı güzel çalışmalar yürüttü. Birkaç cümleyle kendisinden de dinleyelim.

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA- Sayın Başbakanım, şehit yakınları ve gazilerimiz için kendi alanlarında atama hakkı getirdik sizin talimatınızla. Şehit yakınlarımızın yılda iki kere olan atamalarını bundan sonra sürekli halde yapıyoruz. Engelli istihdamı EKPSS ile 6113 engelli bireyin atamasını 24 Ağustos’ta Çalışma Bakanlığı’mızla birlikte gerçekleştirdik.

Aile bireyleri ve sosyal yardım ve hizmetlere olan ihtiyaçların tespiti ve ihtiyaca göre sosyal yardım ve sosyal hizmet modeli planlamasının uygulanması için 1500 adet aile sosyal destek programı personelinin alımını gerçekleştirdik, eğitimlerini tamamladık, Eylül ayı itibariyle de sahada artık talep odaklı değil arz odaklı sosyal hizmet modelini hayata geçireceğiz.

Çalışan annelerimiz için kreş ve gündüz bakımevlerini yaygınlaştırıyoruz. Bunun için belediyelerin kreş ve gündüz bakım evi açmalarını sağladık ve kreş gündüz bakım evlerinin 5 vergilendirme dönemi boyunca Gelir Vergisinden muaf tutulmasını sağladık.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, teşekkür ederiz. Aslında daha anlatacak çok şeyimiz var değerli vatandaşlarım. Fakat zaman dar, bugün Cuma, namaz vakti de olmak üzere Ankara’da, İstanbulluların biraz daha vakti var herhalde.

Burada toparlıyoruz. Gümrük ve Ticaret Bakanımız, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanımızın, Çevre Şehircilik Bakanımızın, Gençlik ve Spor Bakanımızın, Kalkınma Bakanımızın faaliyetleri de var, bunları da yetiştiremedik. Ama Pazar günü Diyarbakır’dayız yine böyle Bakanlar Kurulu olarak arkadaşlarımızla. Doğu-Güneydoğu kalkınma hamlesini Diyarbakır’dan vatandaşlarımızla paylaşacağız. Doğu ile batıyı kucaklaştırmak, milleti birleştirmek, teröristleri yıldırmak için orada olacağız. Bu programın devamını orada da anlatmaya devam edeceğiz.

Son söz şu: Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov hayatını kaybetmiş, Allah’tan rahmet diliyoruz. Özbek halkının acılarını paylaşıyoruz Türkiye Cumhuriyeti olarak.

Değerli vatandaşlarım; 100 gün hakikaten Türkiye’de çok hareketli geçti. Hiç kimsenin hayal edemediği bir alçak darbe girişimiyle 15 Temmuz’da Türkiye yüzleşti ve yıllardır sessiz ve derinden devleti işgal etmiş olan Fethullahçı terör örgütü 15 Temmuz’da nihayet gerçek yüzünü gösterdi. Yıllarca bu tehlikeye dikkat çeken Cumhurbaşkanımızın ne kadar bu konuda haklı olduğu ortaya çıktı. Millet hayatı pahasına bu alçak darbe girişimini defetti, başarısızlıkla bu darbe sonuçlandı. Belki de dünya tarihinde böyle bir örnek hiçbir ülkede olmamıştır. Bunu da başaran milletin adı Türk milletidir. Bu milletle her zaman gurur duyduk, gurur duymaya da devam edeceğiz.

Dostlukları artıracağız, düşmanlıkları azaltacağız, terörle mücadelede asla ve asla hiçbir gevşeme olmayacak. Ekonomimiz dimdik ayakta, hiç kimse dedikodu çıkarmasın, tıkır tıkır işliyor.

Türk milleti her alanda olduğu gibi ülke menfaati söz konusu olduğunda ne kadar büyük bir fedakarlık yapacağını bir kez daha gösterdi. Özellikle gençlerimize, kadınlarımıza 15 Temmuz’da ortaya koydukları vatan sevgisi için çok teşekkür ediyorum. Ve bir kez daha ülkemize, milletimize hayırlı güzel günler diliyoruz.

Bakanlar Kurulumuz olarak yaklaşan Kurban Bayramını da milletimizin şimdiden tebrik ediyoruz.

Teşekkür ediyoruz, hayırlı günler diliyorum.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.