Basbakan Yildirim’in 81 Ilde 81 Kizilay Anaokulu toplu açilis töreninde yaptigi konusmanin tam metni
Diğer illerimizde bizleri bekleyen değerli kardeşlerim, sizleri sevgiyle, muhabbetle selamlıyorum.
Bugün memleketimde, doğduğum, büyüdüğüm, hatıralarım olan, havasını soluduğum, suyunu içtiğim güzel topraklarda hemşehrilerimizle beraber olduk, parti kongremizi gerçekleştirdik büyük bir coşku, büyük bir heyecan içerisinde. Bu toplantıdan sonra yine ülkemizin yarınları yavrularımız, gençlerimizin geleceği için önemli bir hizmeti tekrar burada toplu açılışını gerçekleştiriyoruz.
Milli Eğitim Bakanımız aslında çok kapsamlı bilgiler verdi, proje hakkında bilgi verdi, eğitimin geneli hakkında bilgiler verdi, okul öncesi eğitimin son 15 yılda 4 kat, 5 kat arttığını burada ifade etti. Bu proje aslında bir sosyal sorumluluk projesidir. Şöyle ki; devlet okul yapıyor, çocuklarımızın ihtiyacı olan okulları yapıyor, ancak maşallah genç nüfusuz, okul yaşına gelen çocuklarımız oldukça fazla, bu da bizim için yük değil bizim bir zenginliğimiz. Çünkü petrolünüz olur biter, taşa, toprağa, binaya yatırım yaparsanız, 50 sene, bilmedin 100 sene ömrü var, gelir geçer, ama insana yatırım yaparsanız nesiller boyunca sonsuza kadar devam eder. O bakımdan bu yatırımlar, eğitime yapılan yatırım, insana yapılan yatırım bence dünyadaki en anlamlı ve en dönüşü fazla olan yatırımdır.
Bu projede Türk Kızılay’ı ve Milli Eğitim Bakanlığı, bağışçılar, Türk Kızılay İstanbul şubesi aktif rol alıyor. Ne yapıyorlar? Bağışçılarla Milli Eğitimi buluşturuyorlar ve herkes bir sorumluluk üstleniyor ve bu şekilde bu proje hayata geçiyor. Şu anda 25’ten fazla inşaatı devam eden var, bitenler var, bugün 12 tanesinin toplu açılışını yapıyoruz, 81 ilde 81 anaokulu projesi.
Erzincan’da bulunmamız münasebetiyle bu anaokulunu bizatihi açıyoruz ve aynı zamanda da bağlantı yapmak suretiyle diğer okulları da açacağız. Erzincan’da açılışını gerçekleştireceğimiz okulun adı da çok anlamlı, Şehit Piyade Uzman Çavuş Selim Topal. Selim Topal 1992 doğumlu ve 20 Ocak 2017, bir yıldan biraz fazla bir süre önce Fırat Kalkanı Operasyonu kapsamında El Bab’da şahadet şerbetini içti. Bugün bu anlamlı açılışta annesi ve babası da bizlerle beraberler. Babası Salih Beye, annesi Hatice Hanıma ve akrabalarına bu önemli projenin açılışında geldikleri için çok teşekkür ediyorum.
Evladınızla gurur duyun, şehit anası, şehit babası olmak her kula nasip olmuyor. Onlar ölüler değildir, onlar diridir, ancak sizler bilemezseniz, kitabımız böyle emrediyor. Onlar her ne kadar şahadet şerbetini içtilerse, Peygamber Efendimize komşu oldularsa, bize düşen onlara imrenmektir. Biz de Rabbimize dua ediyoruz bizi de Peygamberimize komşu eyle, onların şefaatlerine nail eyle.
Onlar gibi binlerce ana kuzusu bugün Afrin’de, bugün Irak’ta, Suriye’de, yurdun her köşesinde milletin huzuru için, kardeşliği için, güvenliği için gece-gündüz demeden mücadele ediyorlar. Polisimiz, askerimiz, jandarmamız, güvenlik korucumuz, bütün güvenlik birimlerimizin bu mücadelede Allah yar ve yardımcısı olsun, 81 milyonun duası onlarla beraber.
Evet, bu ülkenin bağımsızlığı, bu ülkenin geleceği, onların yaptığı bu mübarek, bu kutsal mücadeleyle ancak mümkün hale gelecek. Bölgemizde vatandaşlarımızın huzuru, güveni yanı sıra, bölgemiz dışında ülkemizi tehdit eden her türlü nifak tohumlarına karşı, terör örgütlerine karşı Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, kahraman Mehmet’lerimiz çok anlamlı bir mücadele veriyor, bunu yaparken de kılı kırk yarıyorlar. Eğer başka ülkeler gibi, insanı yaşat ki devlet yaşasın hassasiyeti olmasa, bu operasyonlar birkaç günlük iştir. El Bab’da olduğu gibi Afrin’de de tek bir sivilin burnu kanaması için adeta ilmek dokur gibi o teröristleri bir bir tespit edip onlar etkisiz hale getiriliyor. Esasında sivillerle ilgili yalan yanlış karalama propagandası yapanlar öyle zannediyorum ki tek gözlükle bakıyorlar. Gelin şu harekatın başladığı günden geçen 24 gün içerisinde Hatay’a gittiniz mi, Reyhanlı’ya gittiniz mi, Hassa’ya, Kırıkhan’a, Kilis’e gittiniz mi? Orada yok olan hayatları gördünüz mü? Orada hastanelerde yatan gazilerimizi, yaralılarımızı ziyaret ettiniz mi? Yıkılan camileri ibadet ederken, insanların esenliği için ve dünyanın barışı, huzuru için elini semaya açan o mübarek insanların üzerine roketler yağdıran ve o camiyi başlarına yıkanlar o evleri tahrip edenler, o canlara yıkanları yok sayacaksınız, görmezden geleceksiniz başka ülkelerin başka yerlerde yaptıkları mezalimin fotoğraflarını sivillere katliam diye takdim edeceksiniz, böyle şey olmaz. Bak buradan o teröristlerin ağa babalarına, sırtın sıvazlayanlara, onların omuzundan Türkiye’ye namlu doğrultanlara söylüyorum, gittiğiniz yol karanlık yoldur, çıkmaz sokaktır. Türkiye’nin dostluğu sizin için önemliyse bir an önce bu yoldan vazgeçin. Eğer böyle bir hassasiyetiniz yoksa sonuçlarına da kendiniz katlanırsınız. Bu asil millet en zor şartlarda bile Çanakkale’de, Kut’ül Amare’de, İstiklal Harbinde, uzağa gitmeyelim 15 Temmuz’da bütün alçaklara dersini vermiştir. Biz her şeye katlanabiliriz, her zorluğa göğüs gerebiliriz, her türlü yoksunluğa karşı sabredebiliriz, ama istiklalimize karşı herhangi bir kalkışmaya asla müsamaha göstermeyiz bu kadar açık ve net söylüyorum. İstiklal Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi bizim karakterimizdir. Bizim ecdadımız ve biz bunun için yaşadık, asla hiçbir ülkenin esaretine girmedik, ama bir şey daha yaptık hiçbir ulusu, hiçbir milleti kendi boyunduruğumuz altına da almadık böyle bir asil milletiz. Osmanlı 619 yıl hüküm sürdü o coğrafyalarda herkes dilindi, dininde, işinde gücünde serbestti. Ama bugün bizi istilacı diye göstermeye çalışanlar dönüp Cezayir’e baksınlar, Fas’a baksınlar, Sahra Altı Afrika’ya baksınlar kendi dillerini bile unutturdular, ana dillerini terk ettirdiler, kendi dillerini resmi dil yaptılar. Esaretle, istilayla itham edilecek dünyada tek bir ülke ancak bu sıfatı, bu yakıştırmayı hak etmeyen tek bir ülke var o da Türkiye’dir. Biz geçmişimizle de gurur duyuyoruz, geleceğimize de güveniyoruz, inanıyoruz. İşte burada geleceğin gençleri yetişecek.
Biz okulda ilkokuldayken erken yaşta okula göndermezlerdi. Muallim bey idare et bu sene olmazsa seneye olsun ne var, ne acele ediyorsun? İşimiz gücümüz var, tarlamız var, önce onları görelim, sonra da okula gitsin diyorlardı. Ama nereden nereye, şimdi artık çocuklarımız 3 yaşından başlıyor, 5 yaşına kadar, 6 yaşına kadar okula hazırlık dönemini geçiriyor. Aslında okula gitmeden birçok alanda kendisini hazır hale getiriyor.
Değerli misafirler, burada eğitim için, çocuklarımız için çok güzel bir hizmeti az sonra başlatacağız. Evet, bu okulların yapılmasında, bu projenin dizaynında emeği geçen bağışçılar vesile olanlara, Türk Kızılay’ına, İstanbul şubesine, Başkanına ve ekibine teşekkür ediyorum. İnsanın evlatlarına teşekkür etmesi zordur o faslı atlıyorum, ama şu açacağımız okulun finansmanını sağlayan da büyük oğlum Bülent Yıldırım’dır onu da bu arada zikretmeme müsaade edin.
Evet, İl Valimizin büyük emeği var ona da teşekkür ediyoruz. Bir an önce yapılması için gayret gösterdi, arsa temini işin, kontrolü vesaire. Tabi herkesin emeği var, emeği olan, katkısı olan herkese teşekkür ediyorum. Milli Eğitim Bakanımız teçhiz edilmesi ve bir an önce öğretmenlerinin tayin edilmesi konularında çok titiz bir takip içerisinde oldu. Evet, kendisi hatırlattı bizim eğitim için hedeflerimiz var bunlardan en önemlisi 2019’da artık sabahçı-öğlenci sistemini terk edeceğiz ve tek sistem yapacağız. Böylece herhalde bir 6-7 ilimizde biraz daha sıkı çalışmamız gerekiyor, onun dışındakiler hazır bile. Mesela Erzincan bildiğim kadarıyla tekli öğretime-eğitime geçti. İstanbul’da biraz daha işimiz var, Ankara da toparladı, orada da az da olsa işimiz var, ama inşallah bu hedefimizi tutturacağız.
Türk Kızılay’ının son 15 yılda AK Parti iktidarında nereden nereye geldiğini hep beraber görüyoruz. Arakan’a gittik, orada Türk Kızılay’ı var. Komşularımız da deprem oluyor, hatta bazılarında oranın kendi kurumları daha deprem yerine varmadan bizimkiler gidiyorlar. Ama bu Türk Kızılay’ı AK Parti iktidarından önce hep kötü hatıralarla, kötü işlemlerle hatırlanırdı. Makam, mevki kavgasına kurban gitmiş bir Kızılay vardı, bugün ise hizmetle anılan, içeride ve dışarıda sosyal sorumluluk projeleriyle anılan ve Türkiye’nin sivil toplum örgütleri eliyle yardım elinin, desteğinin garip gurebaya, yardıma ihtiyacı olanlara ulaştırılmasında büyük bir hizmet görüyor. Biz de bu hizmeti karşılıksız bırakmadık, bedava reklamlarını yapıyoruz her yerde, bununla da kalmıyoruz, maliyetlerini azaltacak birçok da yasal iyileştirmeler yaptık, bazı vergilerden muaf tuttuk, kaynak oluşturmalarını sağlayacak düzenlemelere yer verdik ve böylece onlar da hizmetlerini arttırarak devam ettiriyorlar. Şimdi
Erzincan özelinde de Türk Kızılay’ından bir müjde vereyim hemşirelerime. Bir süre önce Türk Kızılay’ı… Erzincan Türkiye’nin en kaliteli maden suyu kaynağına sahip bir bölge. Kızılay’ın Afyon’da maden suyu üretimi var, ikinci üretim yaptığı yer de Erzincan. Şimdi Türk Kızılay’ı, Genel Başkan geçen gün söyledi, Erzincan’daki fabrikasını yüzde 100 büyütüyor, kapasiteyi arttırıyor, demek ki epey bir ilgi var, talep var. Ben bir şey söylemedim, kendiliğinden o bana söyledi. Dolayısıyla bu kararlarından dolayı teşekkür ediyoruz. Türkiye’nin 81 vilayetinde, hatta yurt dışında giden o şişelerde Türk Kızılay’ın hemen altında Erzincan yazıyor; bu güzel bir şey, gurur verici bir şey.
Evet değerli kardeşlerim, ismi verilen Şehit Selim Topal kardeşimize Allah’tan rahmet diliyorum, bir kez daha mekanı cennet olsun. Bizim görevimiz onun ismini yaşatmak, onun ismini yaşatmak için de bu ve buna benzer tesisler yapmak, onların adını burada yaşatmak.
Bu düşüncelerle yapılan bu güzel hizmetin şehrimize, ülkemize, Milli Eğitim camiamıza hayırlı, uğurlu olmasını dilerken…
Tabi biz bugünlere kolay gelmedik, bugünlere milletimizin duasıyla, desteğiyle geldik. Ondan sonra millet sevdalısı, gecesini gündüzüne katan Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının gayretiyle geldik. Onun için bütün bu işlerin, bu başarıların arkasında Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanımızın başta olmak üzere AK Parti kadrolarının emeği vardır, el emeği vardır, akıl teri vardır, alın teri vardır. Bu vesileyle de Sayın Cumhurbaşkanımıza da teşekkür ediyorum.
Şimdi bağlantı noktalarına geçeceğiz ve orada bizi karşılayacak olan açılış için valilerimiz, kaymakamlarımız, Milli Eğitim’den mensup olacak, onlarla da bir selamlaşacağız ve açılışları tamamlamış olacağız. Arkasından da, rengarenk güzel bir proje, bu projede içinde ne var, ne yok görme fırsatımız olacak.
Bir kez daha Semiha Hanıma da bu işleri yakından takip ettiği için teşekkür ediyorum. Bunu da unutsaydık işimiz biraz zorlaşabilirdi, yani anlıyorsunuz. Evet, gelinim de var arkada Seda Hanım, damadım Özkan Bey, oğlum Erkan Bey, kardeşim Bünyamin Bey, aile boyu buradayız. Nemelazım işte ne yapalım memleket olunca başka çaresi yok cümbür cemaat biz buraya geliyoruz…